AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Aile Toplantısı ve Sonrası

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Aile Toplantısı ve Sonrası   C.tesi Ağus. 11 2012, 00:00

Büyük annesinin sesini duyunca donuk gözlerle baktığı aynadaki yansımasından uzaklaştı. Büyük annesi bir an önce aşağı inmesini istiyordu. Ama o bu yemeğe katılmak istemiyordu, bu kıyafeti giymekte, saçını böyle yapmakta… Tabi kim ona isteyip istemediğini soruyordu ki . Claudia ne zaman eve gelse evin tüm kontrolünü ele geçiriyordu sanki. Ailesi sahip oldukları soy ad hayatta başka önemli hiçbir şeyleri yokmuş gibi davranıyordu ve bu aile yemekleri her ay işkenceydi onun için. İçinde fırtınalar koparken yine masanın bir köşesinde konuşulanları dinleyecek ve sahte gülümsemesini etraftaki tüm aile yakınlarına gösterecekti. Elbisesinin eteklerinden tutarak hafifçe kaldırdı ve dolabına doğru ilerleyerek ayakkabı kutusunu aldı. Claudia elbise ile beraber bu ayakkabıları da getirmişti. Ayakkabıları da ayağına giydiğinde artık tamamen hazırdı. Elinden geldiğince bu topuklu ayakkabılarla hızlı adımlar atmaya çalışıyordu. Neyse ki yürüyüş sadece evin önüne dek sürecekti. Beyaz bir limuzin kapıda bekliyordu. Claudia e ufak ayrıntıyı bile düşünüyordu, bu toplantılar için. Zaten her zaman ev sahipliğini kendi üstlenirdi. Bir insan kendi soy adına ne kadar düşkün olabilirdi. Bunun en iyi örneği büyük annesi Claudia olmalıydı.

Restorana vardıklarında en özenli ve bol sandalyeli masaya oturmuşlardı. Her zamanki gibi önce içecekler söylendi. Hemen ardından açılış konuşması yapıldı. Sıra yemeklere geldiğinde ise masa tamamen sessizlik ile kaplanmıştı. Yemeklerin gelmesi ile birlikte yemekli güzel bir sohbet edasına dönüşmüştü büyük masa. Bu bir aile toplantısı olsa da herkes aynı soy adı ve kanı taşımıyordu. Çoğunluğu Alistar ailesi oluştursa da aile dostları sayılan hatta aileden biri olarak görülen iki farklı ailede bu toplantılara katılıyordu. Grimm ve Enigma ailesi. Kan bağı olmasa da torunların birbirleri ile evlenmesi üç aileyi birbirine giderek daha da yaklaştırıyordu. Sessiz sedasız yemeğini yerken tam karşısında oturan Grey Enigmanın kendisini süzdüğünü fark etti. Onunla küçükken oynadıklarını hatırlıyordu. Şimdi ise bir tuhaflık sezmişti. İçini dolduran sıkıntı yapmacık gülümsemesini ortadan kaldırmıştı. Büyük annesi bu durumun farkına varmıştı ya da sadece Grey'in bakışlarının. Katniss'i yavaşça dürttükten sonra aralarında fısıldaşmalar başlamıştı.

"Bu kadar asık suratlı olma Katniss gelecekteki eşine biraz güler yüz göstermelisin"

"Ne, ne, ne bu da ne demek şimdi"

"Ne duydu isen o meleğim"

Büyük annesinden duyduklarından sonra neye uğradığını şaşırmıştı. Konuşamıyordu, nefes bile alamıyordu. Kalbi bile teklemişti sanki bir an ve içten içe bir isim fısıldıyordu ona. " Thomas". Olamazdı, buna izin veremezdi. Kalbi ait olacağı kişiyi çoktan seçmişti. Ama şimdi bu masa da bu durumda hiç bir kelime bu durumu düzeltemezdi. Bir anda karnını tutarak hasta numarası yaptı ve masadaki herkesi kibarca selamlayarak oradan uzaklaştı. Yüzü bembeyaz olmuş olmalıydı. Ama bir kişinin bile fark ettiğini sanmıyordu. Dışarıda onu bekleyen arabayı es geçerek kendi arka sokaklara attı. Az ilerde çocuk sesleri duyduğunda yönünü değiştirerek bir parka vardı. Kıyafeti ve buraya uygundu ne de tek başına dışarıda olması için. Ama umursamamıştı. Nefes almaya ihtiyaç duruyordu. Oturduğu bankta nefes almaya çalışırken kafasını toplamaya çalıştı.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   C.tesi Ağus. 11 2012, 11:56

Her gece olduğu gibi kendini yine dışarıya atmıştı. Infinity'nin karanlık sokaklarında dolanıyordu ve yine ne olduğunu bilmediği bir şeyler arıyordu. İnsanların arasında dolaştığından beri bu duygu hakimdi kalbine ve duygularını tam anlamı ile yaşamasına izin vermiyordu. Bundan kurtulmak için ailesinden ayrıldığından beri şehir şehir geziyordu. Evden bir sihirbaz bulmak için ayrılmıştı. Bulmuştuda. Ailesinin sözünden çıkmayan cici bir kız... Whoopi'nin ailesi, Alistar ailesine bağlıydı ve bu kızı ilk gördüğünden beri o ısınamadığı disiplinli, sıkıcı, soğuk aileden ilk kez kendini birine yakın hissetmişti.

Kızın adı Katniss'di. Onunla ilk karşılaştığında ise beş yaşındaydı. O zamanlar sorumluluk gibi şeyleri pek çok insan ve peri çocuğu takmıyordu. Tek amacı yeni arkadaşlar edinmekti ve perilerin sihirbazlara bağlanmasını sonsuza kadar ayrılmayacak arkadaş olmaları şeklinde görüyordu. Ama büyüdükçe gerçeğin çok farklı olduğunu anlamıştı. O gün Katniss'i ilk ve son görüşüydü. Bir ağaçta asılı olan salıncakta sallanırken onu yalın ayakları ile uzaktan izliyordu. Ailesinin peri olarak bağlandığı insanların malikanesinin yakınlarında bir yerlerdeydiler. Tam olarak hatırlayamıyordu. Ama Katniss onu gördüğünde yanına çağırmıştı. Whoopi ise hiç itiraz etmeden yanına gitmişti. Çünkü ailesi bu insanlardan çekinmemesi gerektiğini ve ileride onlardan birine bağlanacağını söylemişti. Küçük Katniss'in yanına gittiğinde kız salıncaktan inmiş onun binmesini söylemişti ve Whoopi'yi sallamıştı. Bu his çok güzeldi. Sallandıkça rüzgar yüzüne çarpıyordu. Aynı kanatları ile uçmak gibi bir şeydi bu, ama biraz daha farklı. O yüzden Whoopi hala salıncakları çok severdi. Katniss'i ona bu güzel anı yaşattığı için teşekkür ederken oraya bir daha geleceğini söylemişti. Bir daha geldiğinde ise Katniss gitmişti. Whoopi ise tanıştığı bu soğuk ailede sadece bu kız ile arkadaş olabileceğini düşünmüştü. O yüzden başka bir aile üyesi ile arkadaş olmayı reddetmişti. Ama gerçekleri öğrendiğinde kimsenin perisi olmak istememişti. Cadılara ya da onların güç bankası olan insanlara hizmet etmek gibi bir niyeti yoktu. Bu arkadaş olmaktan çok uzaktı.

Bu düşüncelerle karanlık sokaklardan aydınlık meydana doğru çıkmıştı. Restoran ve kafelerin arasından geçerken "Acaba bu gece nasıl bitecek?" diye mırıldandı. Her gece ayrı bir şekilde bitiyordu. Bir kafede kahve yudumlarken, bir bankta oturup düşüncelere dalarken, şekerci dükkanında kucağında bir sürü şekerlemelerle çıkarken, mezardaki ölülere dua ederken, parkta sallanırken ya da insanların anlamsız gece hayatını izlerken... Geceleri en büyük eğlencesi ise sarhoşlardı. Kim olduğunu bilmeden ona yaklaşan sarhoşların içki şişelerini alev aldırıp patlamasına neden olmak ve sonra onların yüzündeki korkmuş ifadeyi izlemek hoşuna gidiyordu. Bu halinden memnundu ve özgür hissediyordu. Bir sihirbaza bağlanmak için evden ayrılsada bir süre daha özgürlüğünün tadını çıkarmaya karar vemişti.

Evden ilk ayrıldığında Alistar ailesinin soğuk ve kendini beğenmiş tüm sihirbazlarını dolaşmış ve onları gördükten sonra hiç biri ile konuşmadan oradan ayrılmıştı. En sonunda aslında aradığı insanı bulmuştu. Katniss Alistar... Onu ilk bulduğunda tanıyamamıştı. Onunda diğerleri gibi soğuk bir aile üyesi olduğunu düşünmüştü. Ama tam gideceği sırada yanındaki çocuğun onu adı ile çağırması sonucu olduğu yerde kalmıştı. Perisi olmak istediği sihirbaz oradaydı ama Whoopi onun yanına gitmemişti. Çünkü o da Alistar ailesinin gerçek bir üyesi olmuştu ve tüm sevecenliğinden eser kalmamıştı. O yüzden Whoopi bir süre daha hiç bir sihirbaza bağlanmamaya karar vermişti. ,

Sonunda kendini parkta bulmuştu. Ama bugün aileler gecenin güzel havası ile kendini dışarıya atmıştı anlaşılan. Dolu olan salıncaklara bakarak suratını astı. Kış gecelerini en çok sevmesinin nedenlerinden biri de buydu. Geceleri salıncaklar mutlaka boş oluyordu. Kendini boş bulduğu bir banka bıraktı ve salıncakların boşalmasını beklerken cebindeki lolipoplardan birini çıkarıp ağzana attı. O sırada bankta yalnız olmadığını fark etti. Kafasını çevirip baktığında üzerinde gece elbisesi ile düşüncelere dalmış bir kızı gördü. "Okul balosundan mı kaçmış?" diye düşündü. Pek mutlu görünmüyordu. Cebindeki lolipoplardan birini çıkarıp kıza uzattı.

"İster misin?" diye sordu tüm sevecenliği ile. Bazen karanlık geceler arkadaş edinmek için güzel bir fırsatta olabiliyordu...

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Cuma Ağus. 17 2012, 12:16

Donuk bakışlarla kaydıraktan kayan, salıncakta sallanan çocukları izliyordu. Kafası allak bullak olmuştu. Hayatında belki de ilk kez ailesi ile nasıl konuşabileceğini bilmiyordu. Şimdiye kadar konu ne olursa olsun onlarla hep konuşmuştu. Zaten ailenin birbirine yakın olmasının bir nedeni bu değil miydi? Onun ailesine olan bağlılığı... Ama şimdi başına gelen bu şeyden nefret etmişti. Bir şekilde Claudia'ya Thomas'ı söylemeli ve bu aptalca evlilik fikrinden vazgeçirmesi gerekecekti. Ama bunu yaparken de ondan gelecek tepkiyi biliyordu. Öncelikle onunla buluşmasını isteyecekti. Gerekten eşin olabilecek bir aday olduğunu kendisininden görmedi için. Bunu görmek istemiyordu ki. Grey'i çocukluğundan beri tanıyordu. Birlikte oynadıkları zamanlarda çok eğlenirlerdi. Onun iyi biri olduğunu biliyordu. Evleneceği kişiyi mutlu da edebilirdi elbet ama o kocası olması gereken kişi değildi. Hem üstelik bu koca ve evlilik muhabbeti ne ara filizlenmişti. Bu yaşta evlenecek hali yoktu. Evlilik aklının ucundan bile geçmiyordu ki. Şimdilik sadece kalbinden giderek daha fazla filizlenen bir aşka sahipti. İleri de ne olacağını kimse bilemezdi. Ama hayatını bir erkekle geçirmesi gerekiyorsa kalbi kimin olduğunu çok iyi biliyordu. Bu düşünce yüzünü biraz olsun güldürdü. Kendini bu denli Thomas'a kaptırıp ne ara kör kütük aşık moduna geçmişti. Düşünmek sadece daha çok emin olmasını sağlıyordu. Grey hayatındaki özel kişi olmayacaktı. O kişi Thomas olacaktı ve bunu büyü annesi en kısa zamanda öğrenecekti.

Yüzü gülümserken bir anda tekrar soldu. Haklı olduğunu bilmek şu an o kadar canını sıkıyordu ki. Mutlaka bir randevu olacaktı aralarında ve bu istemese de Thomas'ı aldatmak sayılır mıydı? Belki de sayılmazdı. İşleri düzeltmesi ve bu evliliğe engel olması için bu şarttı. Nefes alamıyordu. Bir fanusun içine kapatılmış bir tutsak gibiydi. İçerideki hava gittikçe daha hızlı bir şekilde kayboluyordu. Göğsü sıkışmaya başlamıştı. Sıkışan tek yer göğsü değildi elbet. Kendini de sıkmaya başlamıştı. Biri dokunsa tüm bedeni sanki kontrolünü yitirip, ağlamaya başlayacaktı. Birinin varlığı ile düşüncelerinden sıyrıldı. Yanına bir kız oturmuştu tanımadığı bir kız. Aslında durumu yadırgayacak hiç bir şey yoktu. Parkta bir banka oturulduğunda yanına tanımadığın birinin oturmasından daha doğal ne olabilirdi ki. Kızın bakışlarını üzerinde hissettiğinde içinde tuhaf bir his ortaya çıktı. Şu anki halini garipsediği ortadaydı. Bir balodan ya da nişandan kaçmış bir kız gibi duruyordu. Hatta kıyafeti birazdan ayrıntılı düşünürse nikahtan kaçmış bir gelin bile sayılabilirdi.

Kızın konuşması ile onun yüzüne daha dikkatli baktı. Uzattı şekeri almalı mıydı? Büyük anne Claudia yabancılar hakkında ne söylemişti. Bir yabancı sana şeker verdiğinde asla alma. Ama bu gece onu dinlemek istemiyordu. Belkide bir anda umursamaz Katniss'e dönüşmüştü. Umursamaz Katniss için gülümsemek o kadar da zor değildi. Bu haldeyken kafasındaki tüm karamsarlığı beyninden uzaklaştrabiliyordu. Yüzünde yeniden açmış gülümsemesi ile konuşmaya başladı.

"Olabilir. Şeker yemeği severim"

Kızın uzattığı lolipopu alarak açtı ve yalamaya başladı.

"Tadı güzelmiş".

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Paz Ağus. 19 2012, 19:17

Kız bir süre elindeki şekere bakarken oda salıncakta sallanan çocuklardan gözünü ayırmıyordu. Bu akşam o salıncaklardan birine binmeden gitmeye niyeti yoktu. Parkın yenilenmesi ile salıncaklar biraz daha küçülmüştü. Bu başlarda Whoopi'nin canını sıksada ona engel olamamıştı. Zaten o da hiç büyümemişti. Sadece salıncağa binmek biraz zor oluyordu. Onu da vücudunun yaydığı sıcaklıkla hallediyordu. Plastik salıncaklar onun gibi bir ateş perisini durduramazdı.

Kısa süren bir beklemenin ardından sonunda kız elindeki şekeri almıştı. Alırken söylediği şeye gülümsedi. "Benim kadar sevemez herhalde." dedi içinden cebindeki şekerleri düşünürken. Happy Bubble şekerci dükkanına aboneydi ve dün akşamki gezisinde aboneliğini tazelemişti. Yaşlı satıcı artık onu her gördüğünde gözbebekleri dolar işareti alıyordu. Whoopi aylık alışveriş yapıyor ama bir dahaki hafta yeniden oraya gidiyordu. Cebine doldurdu şekerlerden biri olan Lolipopunun tadını çıkarırken kızın söylediğine karşılık verdi.

"Happy Bubble'ın lolipopları güzeldir. Özellikle tutti fruttili olanları. Ama en sevdiğim naneli şekerlerdir ve malesef naneli lolipopları yok." dedi iç çekerek. Neyse ki cebinde lolipop dışında dolu olan saniyelik naneli şekerleri vardı. Normal insanlar o şekerleri ağzının içinde dakikalarca çevirsede Whoopi için bu işlem bir dakikayı doldurmuyordu. O sırada aklına bir fikir geldi. Acaba sallanan çocuklara şeker verse salıncaktan inerler miydi? Genç peri bu düşünceden vazgeçti. O salıncağa bindiğinde belki de tüm gece inmeyecekti. O yüzden çocuklara biraz daha izin vermenin daha iyi olacağına karar verdi. Bu süreyi de yanındaki kızla konuşarak geçirmeye kara vermişti. Yeni arkadaşlar onun için yeni şekerler gibiydi. Tatlı ve mutluluk hissi verici…

Lolipopunun tadında koca bir yutkunmadan sonra kıza döndü ve ona dikkatlice baktı yeni arkadaş adayına. Sanki bir yerden tanıdık geliyordu. Buna aldırmadan elini uzattı ve “Ben Whoopi Blaze.” dedi balodan kaçmış gibi görünen kıza. Acaba partneri başka bir kızla mı dans ediyordu? Aynı filmlerde olduğu gibi. Whoopi bunları düşünürken fark ettiği şey karşısında yüzündeki sevecen gülümseme dondu bir anda. Karşınsındaki kişinin Katniss olmasını beklemiyordu. O kız Whoopi’yi tanımıyordu; ama bu onun ateş topunu söndüren bir bardak soğuk suyun hissini hissetmesine engel olmadı. Henüz sihirbaz olayına girmeyi düşünmüyordu Whoopi. Ama bu geceki karşılaşma tesadüf müydü yoksa Tanrı zamanının geldiğini mi söylüyordu? Whoopi tesadüften çok her şeyin bir amacı olduğuna inanırdı ve bu karşılaşmalarının amacı artık birleşmenin zamanını geldiğini söylüyorsa bunu hiç istemiyordu. O yüzden tesadüflere inanmayı seçti ve yüzündeki arkadaşça gülümsemeyi bozmadan zaten tanıdığı kızın kendisini tanıtmasını bekledi. Aynı on bir yıl önce olduğu gibi. Tam salıncakların önünde…

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Perş. Ağus. 23 2012, 21:18

Kızın verdiği şekeri emmeye başladı. Az önce kafasından geçenleri düşündüğünde içten içe hem sinir olmuştu hem de gülmek istiyordu canı. Bu ne kadar tuhaf bir durumdu. İki zıt hareketi aynı anda hissediyordu. Sanki kendini o masa da susması için çok fazla zorlamıştı. Bedeni sırf bu nedenle infilak etmeye hazırdı. Çığlık atmak hissediyordu. Avazı çıktığı kadar sesi kısılana kadar çığlık atmak istiyordu. Ama şekeri emerken tek yaptığı yüzündeki gülümsemeyi büyütmek olmuştu. Lolipopu ağzından çıkardığın sinir bir şekilde kahkaha atmaya başladı. Neye güldüğünü bile bilmiyordu ama birden kahkaha atmaya başlamıştı işte. Bu sinirlerinin ne kadar yıprandığının bir kanıtı olabilirdi belki. Yanında oturan kız onun bir manyak olduğunu düşünebilirdi her halde. Gerçi manyak gibisinden lakapları vardı. Ama genel olarak ona en çok çift kişilikli derlerdi. Yaptıklarının tutarsız olmasından ötürü değildi ama bu durum daha çok görünüşünün altında yatak kendi ruhunun bir yansımasıydı. Ailesi yani daha doğrusu Claudia onu bir prense olarak kafasında hayal etmişti hep. Zaten bir çok yönden ona aldırdığı derslerle bunun olmasını sağlamaya çalışıyordu. Kısmen başarılı sayılabilirdi. Tabi Katniss öğrendiklerini ailesinin dışındaki yerlerde de uygulamayı becerebilseydi. Ama yapamamıştı. Çocukluğundan beri bu böyleydi. Belki de bir şekilde ailenin kibirli geni ona geçmemiş olmalıydı ki. Bundan kesinlikle şikayetçi değildi. İnsanlara tepeden bakmayı başka bir aileye mensup oldukları için onları aşağılamak ona göre bir şey değildi. Parktaki her hangi biri ona delimisin sen demeden önce gülmeyi kesmeliydi. Derin bir nefes çekti içine sonra bir süre tuttu. Ama tam nefesini vermek üzereyken katılarak gülmeye başladı. Kızın sözlerini duymuştu. Ama konuşması biraz zaman aldı. Sanki şeker değildi elinde bir barda saki ile bankta oturuyordu.

"O şekerci dükkanını küçükken talan etmeye bayılırdım. Tabi Claudia'nın şehir dışında olduğu zamanlar"

Bu cümle ile gülmesi bir anda kesilmişti. Yüzündeki gülümseme saniyeler için solan bir çiçeğe benzemişti. O yıllar gerçekten eğlenceli zamanlardı. Grey onun top ya da başka bir oyun oynadığı arkadaşıydı. Büyük annesi onu daha az sıkıyordu. Birde şimdiki zamana baktığında gördükleri sinir bozucuydu. Claudia bir kontrol delisine dönüşmüşken arkadaşı ile evlenmek zorunda kalan bir kız konumundaydı. Gözlerindeki bir şeytanı parlama ile bir kaç şey geçirdi aklından. Bu düğün kesinlikle var olmayacaktı. Üstelik bu gecelik bunu düşünerek kendini sürekli yemesi hiç bir şeyi değiştirmeyecekti, şimdilik. bunları rafa kaldırırken parktaki insanlara odaklandı. en çokta lolipop veren kıza. Elindeki lolipopu tekrar ağzına attı. Çilek sevdiği bir meyveydi bu şekerde çilekliydi.

"Bu arada bende naneli şekerlere bayılırım, hatta şekerleri de çok severim. Ama çikolata kaplı çokotopları daha çok severim"

Kafası tamamen küçüklüğünde kalmıştı sanki. O günleri hatırlamak hoşuna gidiyordu. Hatta parkta olmak bile ona güzel geliyordu şu an. Elbise biraz daha müsait olsa çoktan bir salıncağa çöreklenirdi. Ah tabi ya elbise sinirleri geçsin diye bu elbise şuracıkta parçalamak istiyordu. Aslında bunu bir an önce yapmak için çıldırıyordu. Tam yapmak için ayaklanacaktı ki kızın konuşması ile durdu.

"Benim adımda Katniss"

Soy adını söylememişti. Bir süre onsuz olmayı tercih ederdi.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Çarş. Ağus. 29 2012, 18:05

Karşısındaki kızın davranışları onunda gülümsemesine neden olmuştu. Aslında kahka atmak istiyordu onunla beraber ama kendini tuttu. İnsanların onlara garip gözlerle bakması için Katniss'in kahkahası yetiyordu. Kendini fazla zorlamıştı anlaşılan. Şimdide içindeki tüm duygularla gülüyordu. Whoopi gülerken Katniss'i izledi ve lolipopunu çıkarıp ona genişçe gülümsedi. En sonunda küçük bir kahkaha da o patlattı. Onu yalnız bırakmak istemiyordu nedense. Neye güldüğünden habersiz kahkaha attı sadece. Yapmadığı şey değildi bu aslında, bu yüzden onu garipsemedi. Bazen kendide çok daraldığı zamanlarda lolipopunu ağzına alır ve sadece gülerdi. Bir çocuk gibi istediği her şeyi bahane edip gülerdi. Bir keresinde elektronik mağzasındaki televizyonlarda gösterilen bir kaza haberine gülmüştü. Sadece gülmek istemişti. İnsanlar ona dönüp baktığında ise "Ne? O salak kırmızı ışığı bilmiyor daha." demişti. Susması gerekirken insanların surat ifadesi onu daha da güldürmüştü. Kahkaha atarak oradan uzaklaşmıştı Whoopi. İnsanları hala çok fazla önemsemiyordu. Şu an ailesi ile karşılaşsa babası ona değişmediği ile ilgili, hatalarını yüzüne vurarak büyük bir nutuk çekerdi. Katniss'e kahkahasında eşlik ederken babasının sesini duyar gibi oldu. "Whoopi, hala çok umursamaz ve sorumsuzsun. Halbuki evden ayrıldığında değişeceksin diye umutlanmıştım." Bu Whoopi'nin küçük kahkahasını daha da gürültülü hale getirdi.

"Değişeceğim demedimki. Sadece sihirbaz bulacağımı söyledim." diyerek cevap verdi hayalinde konuşan babasına, içinden. Sonra gözleri lolipopuna kaydı ve içindeki ses konuşmasına devam etti. [color=violet]"Whoopi lolipopu bu halde yiyemezsin, sakinleş." [/color]İç sesini dinledi ve derin nefesler alarak kahkahasına son verdi. Lolipopunu ağzına alarak yanındaki kıza döndü. Katnnis hala gülüyordu. Öyleki kendi kahkahası içinde kaybolurken Whoopi'yi duymamıştı bile. Aklına az önce babası ile aklında yaptığı konuşma geldi. Eğer gerçek olsaydı Whoopi'nin son dediğine şöyle bir cevap verirdi.


"Görüyorum ki henüz bir sihirbazda bulamamışsın." Ama Whoopi sihirbazını bulmuştu. Sadece onun haberi yoktu. Katniss karşısında böyle gülerken içindeki çocuktan bir parça görmüştü onda. Eski Katniss'i görmek Whoopi'yi çok sevindirmişti. Nedenini bilmesede onun büyük ihtimalle bir duygu patlaması sonucu oluşan bu kahkası bile mutlu etmişti Whoopi'yi. Kız sonunda sakinleşip konuşmaya başladığında ağzındaki lolipopu ile sakince onu dinledi. Öyleki az önce kahkahalarla gülen onlar değilmiş gibiydiler.

"Ah evet çikolatalar güzeller. Ama çabuk bitiyorlar. O yüzden şekerleri daha çok severim." dedi gözlerini salıncaklardan ayırarak Katniss'e döndü. Kızın kendini tanıtmasına gülerek cevap verdi. "Bende Whoopi." dedi kendini tanıtarak. "Alistar ailesini duymuştum." dedi ve yaptığı hatanın farkına varmadan kafasını salıncaklara çevirdi. Sonunda biri boşalmıştı. Hızla yerinden kalktı. Ama ondan önce bir çocuk davranmıştı ve salıncağı kaptı. "Ah, olamaz! Şu çocuklar..." diye söylüyerek yerine geri oturdu ve yarım saatir emerek bitirmeye çalıştığı lolipopu sinirden bir ısırıkta ağzında parçalara ayrıldı...

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Perş. Ağus. 30 2012, 22:34

Soy ismini neden söylememişti bilmiyordu. Sanki yanında kız Alistar ailesinden haberdar biriydi. Bazen neyse ki en azından İngiltere de olmadıklarına şükrediyordu. Orada ailesini bilmeyen biri ile karşılaşmamıştı ne yazık ki. Sürekli her yerde, yapmak istediği her işte doğuştan torpili varmış gibi davranıyordu insanlar. En basit olayda bile örneğin; küçüklüğünde hiç şeker ya da çikolata sırası beklediği hatırlamıyordu. Herkes ona bir prenses gibi davranıp sıralarını ona verirdi. Hoş küçükken bu durum hoşuna giderdi. İnsanların okuduğu hikayelerdeki prenses sanki kendisiymiş gibi davranmasına. Çocuk haklı ile bundan garip bir haz alırdı. Ama yıllar geçtikçe aslında bunun diğerlerine haksızlık olduğunu öğrenmişti. Tek kelimelik bir soy ad yüzünden diğer insanlara üstünlük taslanmasına katlanamıyordu. Ama ailesini değiştiremezdi ki. Bazı yönleri dışında ailesini çok seviyordu. Anne ve babası da onun gibiydi aslında. Büyük ihtimalle böyle bir kişiliğinin olmasının nedeni ailesinin böyle olmasıydı. Kendi anne ve babasının. Claudia işlere burnunu sokmadığı sürece iyi bir hayatları oluyordu. Tabi anne babası da onun ailesine yakışır genç bir hanımefendi olmasını istiyordu. Aslında buna hakları da yok değildi. En azından büyük annesi kadar sık boğaz etmiyorlardı kızlarını.

Esen rüzgar tenine değdiğinde bir anlığına ürperti. Üzerindeki kıyafet kesinlikle dışarı da gezmeye uygun değildi. Elbise inceydi bir kere yani ısınmak istenirse seçilecek en son kıyafet olmalıydı. Lolipopu ağzına atarak elleri ile kollarını ovaladı. Bu biraz ısınmasını sağlayabilirdi. Ama işte titriyordu ve buna engel olamıyordu. Keşke diye düşündü, elbisenin bir parçası olan o ceket gibi şeyi üzerine alsaydı. Hoş oda onu ısıtmaya yetmezdi ya. Çıkarken ne düşünmüştü ki zaten aslında eve kaçmak istemişti. Ama dolaşmak daha cazip gelmişti işte. İçeride ciğerlerine zar zor hava çekerken dışarıda rahat bir nefes alabilecekti. Kendi dalgınlığının içinde kızın adını söylediğini işitti. Whoopi ne değişik bir isimdi. Sanki daha önce böyle bir isim duymuştu ne tuhaftı. Ama asıl tuhaf olan şey kızın aile ismini biliyor olmasıydı. Tüm bedeninin bir anda alevlendiğini hissetti. Az önce titreyen bedeni alev almış kağıt parçası gibi ısı yayıyordu. Kız söylediğinin farkında bile olmadan bir anda ileri doğru atıldı. Onun hareketlerini izlerken düşünüyordu. Kız peşine taktıkları bir ajan falan mıydı? Bunun için fazla küçük değil miydi? Belki de daha önce peşine taktıkları herkesten bir şekilde kurtulduğu için böyle bir oyun hazırlamışlardı. Ama neden bu geceyi seçmişlerdi ki. Aile yemeğinin olduğu geceyi. Birden 'Büyük anne' siye mırıldandı. Bu kadar planlı olabilir miydi? Buna cevap veremiyordu. Sinirlerini bozulmuştu bir anda. Başını kıza çevirerek konuşmaya başladı.

"Sana soy adımı söylemedim ki Whoopi. Bir alistar olduğumu nereden çıkardın"

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Salı Eyl. 04 2012, 19:48

Salıncağı kapan çocuklara sinirle bakarken yerine oturdu. Derin bir nefes alıp "Ama önce ben gelmiştim." diye mırıldandı yüzünü asarak. Katniss'in sesi ile kendine geldi. Söylediği şey ile bir an şaşırmıştı. Soyadını söylememiş miydi? Salıncağı kaçırmanın verdiği üzüntü ile yaptığı hatayı fark etmemişti. Gözlerinden bir an da geçen şaşkınlık pırıltısını ustalıkla sakladı. Pot kırmak her zaman yaptığı bir şeydi. Bu yüzden şaşkınlığını gizleyip mantıklı cevaplar düşünmeyi kolayca öğrenmişti. Şu an da olduğu gibi...

Sakince kırdığı lolipop yerine cebinden yenisini çıkardı. Paketini açarken de hızlı bir şekilde düşünmeye başladı. Normalde saniyeler içinde açtığı paketi açmak biraz uzun sürmüştü nedense. Katniss'in şüpheli bakışlarını üzerinde hissediyordu. Ama lolipopu ile ilgilenmeyi tercih ediyordu. En sonunda paketi açtığında aklımdakiler ağzına attığı iki sakız parçasının birleştiği gibi birleşip bir cevap oluşturdu. Paketinden çıkardığı tutti frutili lolipopu iştahla gözünün önünde çevirirken "Ne zamandır sakız çiğnemiyorum." diye düşündü ve sakinliğini bozmadan lolipopu ağzına atıp Katniss'e döndü. Şüpheli bakışlarına, dolu olan ağzı ile olabildiği kadar tatlı bir gülücükle karşılık verdi. Ona doğruyu söyleyecekti. Tabi bir kaç ayrıntı dışında.

"Alistar ailesi, İngiltere'de çok tanınmıştır. O nedenle onları takip eden bir çok kişi var. Malesefki benim ailemde onlardan. Seni bir kaç defa görmüştüm. Ben de bu yüzü nereden tanıyorum diyordum. Demek ki doğru hatırlamışım." dedi. Evet, doğrusu buydu. Katniss'i ilk kez İngiltere'deyken görmüştü ve kendi ailesi, Alistar ailesini izliyordu. Ama bu hayranlıktan dolayı değildi. Bu çok daha derin bir bağdı. Zorunlu bir bağ... Bunu düşünmek Whoopi'yi rahatsız ediyordu. O yüzden eğer bir sihirbaza bağlanacaksa onunla arkadaş olmayı tercih ediyordu. Bir ömür bağlanacağı kişiyle zorunlu olduğu için değil, ona değer verdiği için olmak istiyordu. Ama Alistar ailesinde onu iten soğuk bir hava vardı. Katniss'de hatırladığından farklıydı. Bu soğukluk ona da bulaşmıştı biraz. Fakat az önce beraber gülerken eski Katniss'i görmüştü. Gerçekleri ayrıntıları ile anlatıp anlatmama konusunda içinde kendisi ile tartışırken, kızın gözlerine sabitlediği gözlerini yeniden salıncaklara çevirdi. Derin bir nefes aldı ve "Aslında bir şey daha var..." dedi birden. Bu cümlesi içinde yuvarlanan kar topunu çığa dönüştüren gürültü olmaktan başka bir şey değildi onun için. Bu çığ, karşında üşüyen Katniiss gibi onunda titremesine neden olmuştu. Düşünceleri ile boğuşurken hırkasını çıkarıp kıza uzattı. Hırkaya ihtiyacı yoktu. Sadece akşam serinliğinde daha çok insan görünmeye çalışıyordu. Sonuçta Whoopi bir ateş perisiydi. Bir sihirbaz ile anlaşma yapmak için evden ayrılan bir ateş perisi...

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Paz Eyl. 30 2012, 14:43

İçinde yavaşça büyüyen öfkesi durdurulamaz nokta gelmek üzereydi. Bu öfke aslında kıza değildi. Büyük annesi ve onun olduğu her şeyden nefret ediyordu. Hayatını ona göre yaşamaktan, ona göre şekil vermeden bıkmıştı artık. Onu oyuncak bir kız gibi görmekten ne zaman vazgeçecekti. O ne isterse yapacağı bir robot değildi. O da bir insandı. Kendi kararları vardı. Tamam, belki kıyafet ve davranışlar konusunda ondan yardım alabilirdi ya da tavsiyelerine uyabilirdi. Ama hepsi o kadar daha fazlası gerçekten sinir bozucuydu. Üstelik evlilik kararı, düşüncesi bile hala tüylerini diken diken ediyordu. Kıza iyiden iyiye ters ters bakmaya başlamıştı. Elindeki şekeri bankın hemen yanında bulunan çöpe fırlattı. Artık bedeni titremiyordu. İçinde ki öfke bedeninde bir ısı dalgası meydana getirmişti, sanki. Kız ise hala bir cevap vermiş değildi. Aslında neden cevap beklediğinden de emin değildi. Ne yani sırf o sordu diye; 'Sizin peşinize takılmak için büyük anneniz beni görevlendirdi. Bayan Alistar' demesini bekleyemezdi. İçten içe lanetler okuyordu. Hayatı bu kadar karmaşık olmak zorunda mıydı? Gitmek istiyordu, buradan uzağa belki de Thomas'ın yanına. O karmakarışık hayatında tek düzgün şey gibi görünmüştü bir an. Onun yanına gittiğinde her şeyi geri bırakabilirdi, belki. Ama ailesi sorunu bu şekilde çözülmekten o kadar uzaktı ki. Elbet onları bulurlardı, bu kesindi. Nereye saklanabilirdi ki. Düşünmek beynini yormaktan başka hiç bir işe yaramıyordu. Kızın umursamaz bir tavırla sakız çiğnemesi ve konuşması da ayrı bir sinir bozucuydu.

Bir anda kızın yüzünden bir gülümse belirdi. Buna ne anlam vermesi gerektiği bilemedi bir an. Çok geçmeden kız yine konuşmaya başlamıştı. Kız ailesi bir kaç kelimede anlatmıştı. Ailesi böyle olan birinin asla sağlanamayacağının bariz göstergesiydi. Whoopi ve onun gibi takipçileri olduğu sürece büyük annesine bir kuşun haber vermesi fazla uzun sürmezdi. Kollarını göğsünde birleştirdi.

"Ya demek öyle bendeki şansa bak sen ailenden kaç ve bir aile takipçisi ile karşılaş"

Konuşmasında ne bir kibarlık ne de ailesinin herkese tepeden bakan bir tavrı vardı. Sadece öfke ile söylenmiş bir kaç kelime. Kız başını yine salıncaklara çevirdiğinde artık gitmek istediğine sonunda karar vermişti ki harekette bile bulunmadan kızın söylediklerini duyduğunda dönüp kıza tekrar bakmaya başladı. Başka ne olabilirdi ki ikisinin arasında. Kızın yüzüne dikkatlice baktı. Onu tanımıyordu, gerçekten hatırlamıyordu. Kızın kolunu sıkıca tuttu.

"Yarım bıraktığın cümleni tamamlamanı öneriyorum Whoopi. Dahası neymiş söyle bakalım".

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Ptsi Ekim 15 2012, 14:19

Salıncakları sevmesini sağlayan kız şimdi binmesini engelliyordu. "Ne ironi ama..." diye düşündü genç peri, Katniss'in sımsıkı tuttuğu koluna bakarken. Kendine engel olamadan yüzünde alaycı bir gülüş oluşmuştu. Katniss'in gözlerine bakarak konuşmaya başladı. "Devam etmeden önce açıklığa kavuşturmak istediğim bir şey var." dedi. Kızın gözlerine baktığında az önceki çocuktan hiç bir iz göremiyordu. Şimdi tam da Alistar ailesinin bir üyesine benziyordu ve Katniss'in mırıldandığı cümleye takılmıştı aklı.

"Ben o soğuk Alistar ailesini izleyen biri değilim ve hayatımda o sıkıcı insanlara yer yok. Kusura bakma ama büyükannen hayatımda gördüğüm en sıkıcı insan ve gördüğüm kadarıyla seninde geleceğin en az onunki kadar parlak. Tanrım! Kadın neredeyse içindeki çocuğun tamamını öldürmüş. Korkarım sende sıkıcı bir insana dönmeye başlamışsın ve ben de bu insanların arasına yollanmak zorunda bırakılıyorum. Neden şeker dükkanı olan birinin yanına yollanmıyorum ki?" dedi, alaycı gülümsemesinin yerini çatılan kaşları alırken. Katniss'in hala tuttuğu kolunu kavrayarak onu oturduğu yerden ani bir hareketle kaldırdı ve salıncaklara doğru çekti. İlerleyen saatten dolayı park tamamen boşalmıştı. Salıncakların olduğu yere geldiklerinde Katniss'in kolunu bıraktı ve boş salıncaklardan birine oturdu.

"Bir şeyler öğrenmek istiyorsan biraz daha beklemen gerekiyor. Kaç saattir bu salıncağa binmeyi bekliyordum. O yüzden önceliğim salıncaklar." dedi Katniss'e bakarak, sallanmaya başlamadan önce ve sallanmaya başladı. Bu doğruydu. Buraya gelirken aklında Katniss yoktu. Gitgide hızlanırken konuşmaya devam etti."Beklediğin sürede orada dikilmeni tavsiye etmem. Salıncaklardan birine bin ve tadını çıkar" dedi yüzüne salıncağın verdiği huzura ait gülümseme yerleşirken. Salıncağın ona verdiği his bu sefer daha farklıydı. Sanki ilk defa binmiş gibi heyecanlıydı. Başlarda bunun nedeni anlamasa da, salıncağın büyüsünden kurtulup Katniss'in varlığını yeniden hatırladığında anlamıştı. Onu ilk kez salıncağa bindiren kişi...

Birden salıncağı durdurdu ve Katniss'e döndü. "Katniss, beni sallar mısın?" dedi heyecanla. Sonra sinsice gülümsedi. "Eğer beni sallarsan sana her şeyi anlatacağım."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Salı Ekim 16 2012, 15:31

Kızın kolunu daha sıkı kavradı. Her ne söylemeye çalıştıysa, cümlesini bir an önce tamamlaması gerekiyordu. İçindeki öfkeyi ne yaparsa yapsın bastıramıyordu. Şu an her şeye, herkese öfkeliydi. Ailesine, Whoopi’e, hatta bu lanet parka, hatta ve hatta bu parka ayak bastığı için kendine bile öfke duyuyordu. Bunları hak etmek için ne yapmış olabilirim diye düşündü. Büyük annesinin ondan başka uğraşabileceği bir torunu yok muydu? Kuzenleri ne güne duruyordu. Elise, teyzesinin kızı ondan sadece bir yaş küçük olan kuzeni. Sarı saçları, yeşil gözleri ile çok güzel bir kızdı. Tam bir Alistar. Hatta Grey ile birbirlerine çokta yakışabilirlerdi ya da beyni böyle olacağı konusunda onunla kafa buluyordu. Belki de buna inanmayı çok istediği için doğru geliyordu. Ne yazık ki bilmiyordu. Bildiği tek şey büyük annesinin onun geleceği ile ilgili çok fazla planı vardı ve gerçekleştirme konusunda oldukça takıntılıydı. Lanet düşünceler yumağı içerisinde boğulurken Whoopi’nin sesi ile afallamış bir şekilde ona baktı. Sonrada bakışları kızı hala sıkıca tutan eline kaydı. Elini gevşeterek kızın söylediklerini tam olarak algıladığında sessizce bekledi. Açıklığa kavuşması gereken konular olduğu kesindi. Bu yüzden onu dinlemek şimdilik ne yazık ki tek çaresiydi.

Kızın kullandığı kelimeler, ailesi hakkında söyledikleri sinirini bozmuştu. Tamam, haklı olabilirdi. Gerçekten bazen soğuk ve katı olabiliyorlardı, belki de bazen demek fazla iyimserce olmuştu. Ama konu bu değildi sonuçta o da bir Alistar’dı ve bu onun ailesiydi. İster istemez de duyduğu en ufak kötü söz bile onu öfkelendirebiliyordu. Büyük annesi ile ilgili kısma ise sadece gülümsemekle yetindi. Demek ki büyük annesinin davranışları sadece onun sinirine dokunmuyordu. Sonradan duydukları ise gülümsemesini tek bir hamlede yok etmeye yetmişti. Claudia, gerçekten de ona ait her bir kırıntıyı büyük bir öz veriyle yok ediyordu. Eğer bir şeyler yapmazsa geleceği ondan pek farklı olmayacaktı yani sonuçta o ne istiyorsa o olacaktı. İçini kaplayan büyük sıkıntı ile ne diyeceğini bilemedi. Whoopi’nini onu kavrayıp sürüklemesi ile hissizleşen bedeni nedeniyle çok kolay olmuştu. Kendine gelmeye çalışırken Whoopi’e baktı, salıncağa biner binmez gülümsemiş ve ağzından birkaç kelime dökülüvermişti.

“Salıncaklar konusunda takıntılı gibisin ve elbette şekerler”
Gözü boşta kalan diğer salıncağa takıldı. İçinde ölmeyen bir şeyler kaldıysa bir şekilde dışarı çıkmaları gerekiyordu. İçinde hissettiği küçük bir kıpırdanma ile Whoopi’nin sesini tekrar duydu. İçinde dışarı çıkmaya hazır görünen çocuk kızın söyledikleri ile cesaretlenerek kendini gösterdi. Üzerindeki kıyafete rağmen salıncağa binmişti. Önce yavaş sallanmış ve ardından giderek hızlanmaya başlamıştı. Yüzüne doğru sert esen rüzgâr bedenini titretirken bir yanda da kendini daha canlı hissetmesini sağlamıştı. Tekrar çocukken hissettiği gibi hissediyordu. Az önceki öfkeden eser kalmamıştı. Claudia’ın hala öldürmediği ne varsa bir anda gün yüzüne çıktı. Salıncağı yavaşlatmaya başladığın da kız salıncağını durdurmuştu. Bu ilginç gelmişti, çünkü o gerçekten salıncaklara bağımlı gibiydi. Ondan istediği şeyle bir anda duraksayarak kıza baktı. Heyecanını anlayamamıştı. Sonrasında ki sinsi gülüşü fark etti. Şu saniyeden sonra son kelimeleri duymasa bile kıza seni sallamam demezdi. Ama madem kız böyle bir koşul önce sürüyordu. Yapacak bir şey yoktu.
"Olur"
Salıncağı durdurarak Whoopinin arkasına geçti ve yavaşta sallamaya başladı. Sonra giderek daha da hızlandı. Bu sanki eski bir anısını canlandırmıştı. Daha önce bir kızı salıncakta salladığını anımsadı.




_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Paz Kas. 04 2012, 11:01

Salıncaklar konusunda takıntılı mıydı? Pek sanmıyordu. Salıncaktan çok şeker konusunda takıntılı olduğu söylenebilirdi. Çikolata toplarının içindeki çikolatanın değiştiğini öğrendiğinde, bu enfes tadı değiştirenleri küle çevirip yer yüzünden silmek istemişti. Ama iyi bir kız olduğu için sonradan bundan vazgeçmişti. Üşengeçliğine de sığınarak çikolata toplarını raflara terk etmenin daha kolay olacağı kararına varmıştı. Gerçi salıncakları küçük oyuncaklarla değiştiren park görevlilerini de içindeki ateşle tanıştırmak istiyordu. Bu da bir takıntı sayılır mıydı? Whoopi aklındaki düşüncelere güldü. Demek dışarıdan takıntılı biri olarak görünüyordu. Katniss onu sallamaya başladığında gülümsemesi daha da büyüdü. Tekrar eski haline dönmeye başlamıştı. Salıncakların işe yarayacağını biliyordu. Yetişkinler gibi kendini kaybetmemesini sağlayan şeylerdi salıncak ve şekerler. Her zaman ona kim olduğunu hatırlatıyorlardı. Dünyanın sorunlarında boğulup gitmesini engelliyorlardı.

Whoopi içindeki küçük çocuğa seslendi. "Merak etme. Onu yine buldum." dedi içinden ve gülümseyerek gitgide hızlanan salıncağın rüzgarına bıraktı kendisini. Bir süre sessizce Katniss'in onu sallamasının tadını çıkardı. Sonra da söz verdiği gibi ona olanları anlatmaya başladı. Gerçi nereden başlayacağını bilmiyordu. Bu yüzden kendini hiç yormamaya karar verdi ve aklına gelen ilk kelimelerin ağızından dökülmesine izin verdi.

"Küçükken, çok iyi arkadaş olacağımıza inandığım bir kız öğretmişti bana salıncağa binmeyi. Malikanelerinin yakınlarında bir yerde salıncağa biniyordu. Sonra beni gördü ve yanına çağırdı. O günden beri salıncakları seviyorum. Ama şimdi iyi arkadaş olabilir miyiz, bilmiyorum. Biraz değişmiş. Ne dersin Katniss?" dedi bir şeyler hatırlamasını umarak. Sonra birden salıncağı durdurdu ve Katniss'e döndü. "Perilere inanır mısın?" diye sordu heycanla. Bu soruyu soracağı hiç aklına gelmezdi. Bu yüzden için içten içe kendine gülüyordu. Sanki inanmıyorum derse filmlerdeki gibi ölecekti. Ama Whoopi bu kadar kolay ölecek bir peri değildi. Bu yüzden dünyaya acıyordu. Bu soruyu şu kalsik sahneyi gerçekleştirmek için değil, Katniss'in kim olduğundan haberi olup olmadığını anlamak için sormuştu. Heycanla onun gözlerine bakarken cevabını bekledi.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Paz Kas. 04 2012, 20:24

Kızı sallarken eski bir anısının içinde kaybolmuştu. Kaç yaşında olduğunu bilmiyordu. Tek bildiği içine düştüğü bu anının ona huzur verdiğiydi. Huzur, aslında şu an bu duyguya ne kadar da uzaktı. Ama o eski anı bu duyguya kavuşmasını sağlamıştı işte. Yine aynı nokta da bir salıncağın hemen arkasında duruyordu ve yeni tanıştığı bir kızı sallıyordu. Yer olarak bir parkta değillerdi. Eski malikanelerinin arka bahçesinde kurulu olan salıncaktı bu. Bu anıdan bir kaç saat öncesine döndü. O gün büyük annesi yine bin bir nutuk atmıştı, evdeki her bir çalışana. Katniss küçük olduğu için olanları pek anlamasa da bu durum yine de onu rahatsız etmişti. Büyük annesinin çalışanları azarlaması... Bu konuşmanın ardından bahçeye bir sofra hazırlatılmıştı tam olarak Claudia'nın istediği şekilde. Yemeğe başlamadan önceyse hiç tanımadığı bir aile çıkagelmişti. Büyük annesi onların varlığı ile değişmişti. Huysuz bir kadın değilde daha bir sevecen görünüyordu. O ise büyüklerin yanında sıkılıyordu. Sırf o gün Claudia onlarda kaldığı için arkadaşına gitmesine izin verilmemişti. O da o zamanlarda ki en büyük eğlencesi olan salıncağının başına gitmişti. Sallanırken tüm dünyanın onun olduğunu hayal ederdi. Ondan başka hiç bir canlının olmadığı kendine özel bir dünya. Esen rüzgarın saçlarını dalgalandırıp, tenini gıdıklamasın dan çocukça bir mutluluk duyardı.

Karnı acıkıpta ailesinin yanına gitmek için salıncağı durdurduğunda kendinden küçük bir kız çocuğu görmüştü bahçelerinde. Biraz ürkek görünüyordu. Onun kim olduğunu düşünmeden önce aklına ilk gelen şeyi söyledi. Misafirlerin küçük kızı olmalıydı bu kız ve oda büyüklerin yanında oturmaktan sıkılmış olmalıydı, tıpkı kendisi gibi. Onunda kendi gibi eğlenmesi için kızı yanına çağırıp salıncağa binmesine yardım etti. Onu sallamaya başladığında kızdan gelen gülüşler onunda gülümsemesini sağlamıştı. Bu oldukça eski bir anıydı. O küçük kızı bir daha görmemişti. Adını bile hatırlamıyordu, gerçi adını sorduğundan bile emin değildi.
...
Anı onu eskilere sürüklemişken kendini yine şimdiki zamanda buldu. Sanki huzur kaybolmaya başlamıştı, ama aynı şekilde hala orada olduğunu hissettire biliyordu. Whoopi'nin rüzgarda havalanan saçlarına bakarak yine o küçük kızı düşündü. Saçları aynı gibiydi sanki sadece şu anki salıncaktaki kızın saçları daha uzundu. Elbette saçlar birbirlerine benzerdi ama bir başka insanın eski bir kişinin hissettirdiklerini hissettirmesi işte bu gerçekten olanaksız gibi görünüyordu. Ama birden kızın söyledikleri ile eski anısı ve Whoopi netlik kazanmıştı. Bu kız o olmalıydı? Yıllar önce salıncakta salladığı ve şimdiye dek konuştukları her şey yerli yerine oturmuş gibiydi, tuhaf bir şekilde.

"Sen büyük annemin bizde kaldığı gün gelen misafirlerin küçük kızısın. Seni salıncağım da sallamıştım... Sanırım adını sormamıştım. O günden sonra seni tekrar görmek istemiştim ama büyük annem her neyse. Ben de o gün yeni bir arkadaş edindiğimi düşünmüştüm ama bir sonraki görüşmemiz için bu kadar zaman geçmesi gerektiğini düşünmemiştim"

Whoopi'nin salıncağı durdurması ile göz göze gelmişlerdi. Bu bakışları unutmuş olabildiğine inanmak istemiyordu. Ama oldukça uzun bir zaman olmuştu. Zaman aslında önemli değildi. Sadece içini dolduran her yeni parça bir öncekilerin üstünü örtüyordu. Bunu hiç bir insan engelleyemezdi. O günkü güzel anısı yaşanan onca anının altında ezilmişti, ta ki bugüne kadar. İçindeki çocuk bir anda kendini daha fazla belli etmişti. Tıpkı o günkü gibi hissediyordu kendini her şeyiyle. Gülümsemesi yüzüne yayılırken kıza bakmaya devam etti. Sorusu üzerine bir an duraksadı. Şimdi bu soru nereden çıkmıştı? Periler, büyük annesinin yetirdiği Katniss hepsinin çocuklar için uydurulmuş hayali yaratıklar olduğunu söylerdi. Ama o şu an kesinlikle o değildi. Kendine ait bir cevabı vardı kızın sorusuna.

"Çoğu insan onları çocuklar için uydurulmuş hayali yaratıklar olarak görse de ben perilere inanıyorum. Keşke bir peri görebilecek kadar şanslı olsaydım"


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Ptsi Kas. 05 2012, 10:13

Genç peri karşısındaki kızın düşünceli yüzüne baktı. Kısa süren sessizliğin ardından Katniss konuşmaya başlamıştı. Söyledikleri Whoopi'yi mutlu etmişti. Sonunda onu hatırlamıştı. "Aslında o misafirlerin kızı değilim. Ama o gün ailemin de orada olduğu bir gerçek." dedi gülümseyerek. Şu an kendini sütlü çikolata yemiş kadar mutlu hissediyordu. Katniss birazda olsa tanıdığı kız gibi davranıyordu ve sonunda Whoopi'yi hatırlamıştı, biraz destekle de olsa.. Bu sevinçle birden sorduğu soru Katniss'i daha da şaşırtmış görünüyordu. Kızın düşünceli suratını izlerken cevabı beklemek daha heyecanlı bir hal almıştı. Durdurduğu salıncağı ayağı ile sabırsızlıkla bir ileri bir geri sallamaya başladı. Yavaş yavaş hareket eden demirin gıcırtısı yankılanıyordu parkta sadece. Whoopi tam derin bir nefes almıştı ki Katniss'in konuşmaya başlaması ile nefesini tuttu. Aldığı cevapla salıncaktan hopladı ve Katniss'e döndü. Evet, bir çok insan perilerin masallarda yer aldığını düşünüyordu ama Katniss perilere inanıyordu. "Gerçekten perilere inanaıyor musun?" diyerek Katniss'in üzerine atladı. Bu sefer tutti furitti şerbetinin içine düşmüş gibi hissediyordu. Sıkıca sarıldığı kızdan ayrılarak geriye çekildi. Onu boğmak istemezdi. Bir an sakin düşündükten sonra sözlerinin gerisini hatırladı. Perileri görmekten mi bahsetmişti? Zaten onların içinde yaşıyordu. Belliki sevgili büyükanne Claudia, Katniss'e eve gelen misafirleri tanıtmıyordu. O zaman bunu Whoopi yapacaktı. Karşısındaki bir insanın isteğini yerine getirecek kadar iyi bir periydi o. Tabi işine gelirse...

"O zaman bugün şanslı günündesin." dedi Whoopi, salıncağın demirlerinin gıcırtısı hala parkta yankılanırken. İlk önce etrafta birilerinin olup olmadığına baktı. Kimse görünmüyordu. Zaten bu saatten sonra en fazla sarhoşlar dışarıda olurdu. O yüzden endişe etmeye gerek yoktu. Tekrar Katniss'e döndü ve derin bir nefes alıp içini saran sıcaklıkla ateşinin geceyi aydınlatmasına izin verdi. Tüm vücudu alevlerle sarmalanmıştı. Parkın ortasında çok parlak durduğundan emindi. Şimdi en sevdiği hareketi yapacaktı. Vücudunu saran alev onunla bütünleşerek onun yanan bir volkan gibi gözükmesine neden olmuştu. Kıvılcımlar etrafa saçılırken vücudu eski haline dönmeye başladı ve sırtında alevden oluşan bir çift kanat çıktı. İnsanlar içinde bu hareketi çok fazla yapamadığından hamlaşmış kanatlarını bir kaç kez çırptı ve gülümseyerek bir kaç santim yerden yükseldi.

"Nasıl?" diye sordu Katniss'in tepkisini bekliyerek.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Cuma Kas. 09 2012, 23:13

Whoopiye düşünceli bir şekilde bakmaya başladı. Karşılaştıkları gün ile ilgili biraz daha fazla detay hatırlamaya çalışıyordu. Garip bir ironinin içinde gibi hissetti, kendini. Kıza salıncaklar konusunda takıntısının derken bu takıntıyı kendisinin başlattığı bilmek tuhaf hissettiriyordu. Kızın ailesi ile ilgili söylediklerinden sonra o günle ilgili hatırlaması gereken bir kaç şeyin daha olduğu kanaatine varmıştı.

"Ben sadece büyük annemin yanına bir aile görmüştüm o gün. Senide birden bahçede görünce ailenin onlar olduğu sandım. Başka türlü Alistar malikanesine senin gibi küçük bir kızın girmesine imkan yoktu. Yani malikaneyi sende hatırlıyorsun. Şehirden uzak gösterişli kocaman bir kale"

Bu cümle ile derin bir iç çekti. Zengin ve sosyete olduklarını sanki tüm dünyanın bilmesi gerekiyordu. Aile hakkında verilen her karar son derece irdelenerek hayata geçiriliyordu. Evlerde bu konuda en önce geliyordu aslında. Küçüklüğünden beri babasını işi ve büyük anne baskısı yüzünden bir çok ev değiştirmişlerdi. Her biri birbirinden lüsk kocaman evlerdi. Gerçi küçükken o evler eğlenceliydi. Yani bir koşmaya başladın mı yorulana kadar görebileceğin çok fazla şey oluyordu. Gerçi evlerin büyük olmasının bir diğer nedeniydi, aile toplantıları. Gerçi son zamanlarda hep dışarı da buluşmalara başlanmıştı. Keşke bunlardan birine bile evde kalarak katılmamayı başarabilseydi. En çokta bugünküne. Ama Whoopi'nin varlığı Grey ile ilgili ayrıntıyı ona unutturmuştu. Bugünü şu an eski bir arkadaşla karşılaşılmış bir günü olarak anımsayacaktı. Grey konusuna gelince o zaten ayrı bir sorundu. Zaten elbet düşünmek zorunda kalacaktı, şimdi bunu kendine hatırlatarak Whoopi ile geçireceği vakti heba etmek istemiyordu. Üstelik çoktan aile ile ilgili konuları bir kenara bırakarak başka bir konu açmıştı, Whoopi. Periler... Gerçi neden durup dururken periler hakkında konuşmaya başladıklarını bilmiyordu. Yine de kızın sorusuna çocuksu kişiliği ile karşılık vermişti. Periler evet onlara inanırdı. Okuduğu çoğu hikayenin kahramanı olan perilere. Kızın sorusunu tekrar sorması üzerine hafifçe kaşlarını çatarak tekrar cevap verdi.

"Evet inanırım dedim ya Whoopi"

Bu sözlerden sonra kızın ani ruh değişiminin gözünden kaçmasına imkan yoktu. Kız mutlu bir şekilde üstüne atladı ve onu sıkıca sardı. Sadece perilere inandığını söylemişti hepsi bu. Bu neden onu bu kadar mutlu etmişti. Kızın ona sarılması ile o da ona sarıldı. Ama Whoopi onu çok sıkı sardığı için nefes alması biraz zorlaşmıştı, neyse ki çok geçmeden kız sarılmasını tamamlamış ve uzaklaşmıştı. Göz göze geldikleri anda, sözlerine kulak verdi.

"Şanslı günümde miyim? Emin misin? Bugün başıma gelenleri bilsen böyle söylemezdin. Hem ayrıca şimdi..."

Kıza odaklandığı anda donup kalmıştı. Whoopi ona bir şeyler oluyordu. Bedeni alev almıştı, neler oluyordu. Hayal görünüyor olmalıydı. Kız ateşler içindeydi, ama alevler hiçte canını yakıyora benzemiyordu. Etrafından kıvılcım saçılırken bir adım geri çekildi. Sanki nefes almayı unutmuş gibiydi. Birden öksürmeye başladığında nefesini tuttuğunu fark etti ve derin bir nefes aldı. Bir adım daha geriye gitmişti farkında olmadan. Gözlerini açıp, kapattı bir kaç kere şimdi de alevden kanatlar ortaya çıkmıştı. Neler oluyordu. Tekrar geriye gitti ama tökezlediği için bir anda poposunun üzerine düştü. Acı ile elini kalçasına götürdüğünde Whoopinin havada asılı durduğu fark ederek daha fazla bakamadığı bu manzara karışında sıkı sıkı gözlerini kapattı.

"Nesin sen..."

Sesinin titrediği fark etmemişti ama olan buydu. Bir süre konuştuklarını ve söylediklerini şöyle bir tartmıştı. Şanslı olmak, periler kız bir periydi. Yani masallardaki gibi olmasa öyle hissetmişti. Bir anlık şoku atlattığında ayağa kalkarak ona daha dikkatli bakmaya başladı. Harika görünüyordu.

"Çok güzelsin."



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   C.tesi Kas. 10 2012, 14:03

O dönüşürken Katniss'in söyledikleri takılmıştı aklına. Başına neler gelmişti ki bugün? "Belki de Katniss'i, Alistar ailesinin soğuk havasına sokan şey bu olaylardır?" diye düşündü Whoopi. Kanatları çıktığında sırtındaki sıcaklık daha da arttı. Bir kaç santim yerden yükseldiğinde Katniss'in tepkisini izlemeye başladı. İlk başta ki ifadesi onu endişelendirmişti. Her an buradan kaçacakmış gibi duruyordu. Geri adım attığında endişesi korkuya dönüştü. Dönüp koşmaya başlayacağından korkup elini ona doğru uzatmıştı. Kızın tekrar geriye adım atmasıyla yere düşmesi bir oldu. Whoopi ne kadar endişeli olsa da buna gülmekten alamadı kendini. Şu an kendini bir film senaryosunun içinde gibi hissediyordu. Bir gün böyle bir sahne yaşayacağını da hiç düşünmedi değildi. Kahkahasını bastırdığında zorlukla konuşmaya başladı.

"Özür dilerim, Katniss. Ama kendimi tutamadım." dedi derin nefesler alarak. Katniss'in sorusu üzerine yeniden ciddileşti. Sıkı sıkı kapattığı gözlerine baktı. O kadar konuştuktan sonra bu soruyu onun cevaplamasını isterdi aslında. Hayal kırıklığı ile yeniden yere bastı. Ama kanatlarını saklamadı. Şu an onların sıcaklığına ihtiyacı vardı. Katniss'i korkuttuğu için kendini kötü hissediyordu. "Sanırım bundan sonra bir sihirbazım olmayacak." diye düşündü. Tepkisine bakılırsa Katniss onu reddedecekti. Bu onun istediği şey değil miydi zaten? Sonsuza kadar özgür bir peri olmak... Sonsuza kadar yalnız olmak... Tercihi her zaman sonsuza kadar arkadaş olmaktı ve seçebileceği sınırlı arkadaşlar arasında ona en yakın hissettiği kişi Katniss'di. Ailesi illa bir sihirbazı olsun istiyorsa, bu kişinin o olmasını isterdi.

"Tahmin edeceğin gibi ben bir Periyim. Ama sanırım beğenmedin." dedi üzülerek. Kanatlarını saklayacağı sırada kız ayağa kalktı ve söylediği sözler Whoopi'yi yeniden canlandırmaya yetmişti. Tekrardan bir kaç santim havaya yükseldi ve kıvılcımlar saçarak kanatlarını çırptı. "Biliyordum. Her zamanki gibi güzelim." dedi etrafında kahkahalar atarak dönerken. Sonra birden durdu ve yere basıp kanatlarını sakladı. Birilerinin görmesini istemezdi. Katniss'e biraz daha yaklaştı ve en masum gülümsemesi ile sorusunu sordu.

"Peki, sen bir perinin olmasını ister miydin?"

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katniss Alistar
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 02/06/12

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Cuma Ara. 14 2012, 20:03

Olayın şoku hala üzerindeydi. Ne yapabilirdi ki kaç insan bir parkta bir peri ile karşılaşabilirdi. Hala aklı almıyordu. Mantıklı zihni olanların gerçek olmadığı konusunda kafasını meşgul ediyordu. Ama gözleri yanlış görüyor olamazdı. Kız alevler içinde tam karşısındaydı ve tüm o konuşmalar. Aklına onun peri olması dışında hiçbir ihtimal gelmiyordu. Yine de inanmak her şeye rağmen zor bir durumdu. Kendi hareketlerini kontrol edemediği için geriye attığı adımlar nedeniyle düşmüştü. İşte o zaman kızın gözlerindeki endişeyi görme şansını yakalamamıştı. Onun için endişe duyması belki doğaldı ama böyle derin bir endişeyi her hangi birine göstermek bu kadar kolay olamazdı. Kız özür dilerken bile tek bir kelime edememişti. Bir şeyler söylemesi gerekirken iki kelimeyi bir araya getirememişti. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Ondan korkuyor muydu? Korkmak, hissettiği duygunun bu olduğunu sanmıyordu. Sonuçta ortada tehlikeli bir durum yoktu. Kızı her ne kadar alevler içinde duruyor olsa da ona zarar verecek gibi görünmüyordu. Üstelik onu inceledikçe gözüne giderek muhteşem görünen bir varlığa dönüşmüştü. İçindeki küçük kız onu çok güzel bulmuştu. Hikaye kitaplarını okuduğu zamanları hatırladı, her bir karakteri gözünde canlandırdığı o anları. Fantastik bir romandaki her sıra dışı varlığı gözünde canlandırmıştı, ama şimdi onlardan biri hiç bir şey yapmasına gerek duymadan karşısında duruyordu. İçinden “Vay canına” dedi küçük kız. Sonrasında ise onun hakkındaki gerçek düşünceleri sesli dile getirdi. Güzel olduğunu söylemişti, evet kesinlikle öyleydi, çok güzel. Kızın sözlerine tepkisi gülümsemesine neden oldu. İltifat hoşuna gitmiş olacaktı ki kanatlarını daha da belirginleştirerek tekrar havalanmıştı, ateş perisi. Kanat çırpma hareketi ile çıkan kıvılcımlar göz alıyordu. Korkusuz bir şekilde ona doğru adımlar tam dibinde son bulmuştu. Bedenindeki alevler tenini ısıtmaya yetmişti. Bir kaç dakika evvel esen rüzgar onu üşütüyordu ama Whoopi’ye yakın olmak bu duyguyu yok etmişti.

“Sen şımarık bir perisin Whoopi. Her neyse aynı zamanda çok güzel ısıtıyorsun”

Gülümsemesi yüzünde daha da büyüdü. Şu halini görse büyük annesi aklını kaçırabilirdi, her halde. Nedense bu durum karşısında umursayan bir tavır sergileyeceğini sanmıyordu. Ama aklına gelen ani bir düşünce her şeyi değiştirdi. Büyük annesi perileri tanıyor olabilir miydi? Gerçi ortada başka bir durum vardı. Yine de şimdilik düşünmek istemiyordu. Periyi izlemek onu mutlu etmişti ve buna devam edecekti. Kızın sorusu üzerine bir anlığına şaşkınlığını gizleyemedi. Nasıl yani onun gibi bir varlığa sahip olabilir miydi? Bu bir çocuk mağazasından oyuncak ayı almaya benzemezdi elbette. Kendine fazla düşünme şansı da vermedi zaten.

“Elbette bir perim olsa güzel olurdu, Whoopi. Bunu gerçekten çok isterim.”





_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Whoopi Blaze
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 16/06/12
Lakap : Kıvılcım

MesajKonu: Geri: Aile Toplantısı ve Sonrası   Cuma Ocak 04 2013, 14:30

Kanatlarını çırptıkça Katniss ona daha çok yaklaştı. Doğru, o üşüyordu. Bunu tamamen unutmuştu, o yüzden ısınmasına izin verdi. Böylece kıvılcımlarını da daha net görebilirdi. İnsanların arasında kanatlarını her zaman göremiyordu. Peri olmanın en güzel yanlarından biri kanatlarıydı herhalde. Onların hissettirdiği özgürlük uçmasa bile ona yetiyordu şu anlık ve Katniss'in dediklerine katılıyordu. Kanatları kesinlikle çok güzeldi ve Whoopi'nin biraz da olsa şımarık olduğu doğruydu. Ama bu huyundan vazgeçemiyordu. Onu tamamlayan parçalarından biri çocuksu şımarıklığıydı ve bu çocuksulukla Katniss'e sorduğu soru onu şaşkınlığa uğrattığı gibi kendisini de şaşkınlığa uğratmıştı. Çünkü bu planlarında yoktu. Bir süre daha ailesinden uzakta kalmanın ve yalnızlığın tadını çıkarmayı planlıyordu. Ama planları ne zaman tutmuştu ki zaten. Birden ağzından dökülen kelimeler sanki onunla oyun oynuyordu.

"Artık zamanı geldi Whoopi. Nasılsa bir gün ağzındaki hapisten kurtulacaktık." diye döneleyip duruyorlardı beyninin içinde.
"Hayır zamanı gelmemişti. Sadece beni bu gece hazırlıksız yakaladınız. Kaybolun!" diye düşünceleri ile savaşa girmişti Whoopi.

Bu savaşı sonlandıran ise Katniss'in söyledikleri olmuştu. Kız, çok fazla düşünmeden teklifini kabul etmişti. Whoopi az önce içinde bulunduğu savaşı unutup Katniss'in ellerine yapıştı. "Sahi mi? Sahiden sahi mi?" diye sorarak yerinde zıpladı. Sonra da durup kendini beğenmiş bir şekilde "Ben olsam, ben de kabul ederdim. Benim gibi tatlı bir periyi kim istemez." dedi ve acele ile "Şaka şaka." diye ekledi. Montunun ceplerini karıştırdı ve bulduğu bir kalem ile şeker kağıdını çıkardı. Hızlı hızlı numarasını yazıp "sihirbazına" uzattı ve "Bu numaradan bana istediğin zaman ulaşabilirsin." dedi yüzündeki kocaman bir gülümseme ile. Ama duyduğu itfaye sesi gülümsemesinin yüzünde donmasına neden olmuştu. Etrafı aydınlatan kanatlarının birden kaybolması ile etraf yeniden karardı. "Ups! Yine yakalandım sanırım. Benim gitmem gerekiyor Katniss." dedi acele ile. Tam gidecekken durdu ve montunu Katniss'e verdi. "Sende kalsın. Üşüteceksin yoksa." diyerek montu eline tutuşturduktan sonra koşmaya başladı.

"Soran olursa yanlış ihbar dersin. Beni aramayı unutma. Görüşürüz." diye bağırdı koşarken.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Aile Toplantısı ve Sonrası
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sapphique Parkı-
Buraya geçin: