AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Sonbahar gezintisi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Sonbahar gezintisi   Cuma Kas. 30 2012, 18:21

Bir haftasonu daha gelmişti. Hava çok güzeldi bugün. Bu sabah oldukça geç kalkmayı istemişti. Ne de olsa haftasonuydu değil mi? Kalkar kalkmaz direkt üstünü giyinip dışarı attı kendini. Bugün yalnız kalmak istiyordu. Kimseyi görmek istemiyordu nedense. Kafa dinlemeyi tercih ediyordu. Kulaklıklarını takıp son zamanlarda keşfettiği bir parka gidiyordu: Sapphique Parkı. Burada kendini çok huzurlu hissediyordu. Ve de bütün sorunlarından arınmış. Son zamanlarda bir sürü olay geliyordu başına. Koridorda timsah görmeler, sonra çığlık atarak uyanmalar, kabuslar, yeni ev telaşı vs vs. Bir sürü problem işte. Hepsiyle de başa çıkmaya başlıyordu. Babasına bir şey anlatmamıştı henüz. Ama belki de onunla gitmeliydi. Bu problemlerden kurtulmak için en iyi yol buydu belki de. Ama burayı da bırakmak istemiyordu ki. Sihirbaz oluğunu burda rahatça hissedebiliyordu ve de özeldi burası onun için. İki düşünce arasında gidip geliyordu. Buradan gitmeli miydi gitmemeli miydi? Hiç bilemiyordu.

Çok kafa karıştırıcı. Acaba diğer sihirbazların da başlarına böyle şeyler geliyor muydu ki? Hayatları olduğundan daha karmaşık oluyor muydu mesela? Doğru dürüst kimseyi tanımıyordu ki bu okulda. Ve de yeni yeni arkadaşlıklar kurmaya çalıştığı için henüz bu tür şeyleri sormaya fırsat bulamamıştı. Babası ona bir şeyler anlatmıştı Daphne'nin güçleri hakkında. Ama daha başka bir şey anlatmamıştı. Oysaki o her şeyi öğrenmek istiyordu bu sihirbazlık hakkında. İçinde aniden bir kıpırtı hissetti. Çok heyecanlıydı. En yakın zamanda arkadaşlarından birine bunu sormayı aklının bir köşesine not etti.

Tekrardan şarkı dinlemeye geri döndü. En sevdiği şarkı çalıyordu şu an: One Republic-Apologize. Ne zaman bu şarkıyı dinlese melodisinden olsa gerek tüyleri diken diken oluyordu, ona ayrı bir hüzün veriyordu. Ama yine de seviyordu bu şarkıyı işte. Sonra birisine çarptı aniden. Kafasını kaldırdığında bir kız gördü: "Özür dilerim"


En son Daphne Warner tarafından C.tesi Şub. 09 2013, 21:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Ptsi Ara. 03 2012, 21:27

Elise o gün hafta sonu olmasına rağmen erkenden kalktı. Yurt dışından döneli henüz sadece birkaç gün olmuştu. Geldiği ilk günden beri anılarından kaçmak için dışarı adımını bile atmamıştı. Demon ailesi o geldikten sonra bir parti düzenlemişlerdi ve o hiç istemese de ne kadar karşı çıksa da sonunda büyükannesinin isteğini kıramamış ve partiye katılmıştı. Sonrasında sadece okula gitmek için dışarı çıkmıştı. Evdekilere de dışarı çıkmama nedeni olarak yalanlar sıralamıştı. En basitinden kendimi iyi hissetmiyorum yalanını kullanmıştı. Scarlett bu yalanlara elbette kanmamıştı. Elise’in neden dışarı çıkmadığını anladığı ilk andan itibaren de hep yanında olmuştu ama onun durumu da çok iyi değildi. Scarlett’ın elise’den daha çok desteğe ihtiyacı vardı. Kuzeni zor günler geçiriyordu ve önemli psikolojik sorunları vardı. Kendini bir an önce toparlayıp ona destek olmalıydı. Onun yanında olduğunu hissettirmeli ve onu bir an olsun yalnız bırakmayarak kafasını dağıtmalıydı. Yüzünün gülmesini sağlamalıydı çünkü scarlett onun için çok değerliydi. Diğer aile üyeleri de değerli olsa da scarlett’ın yeri ayrıydı. Evet scarlett’ın yanında olup ona destek olmalıydı ama önce kendini toparlamalıydı. Geçmişle yaşayamazdı belki ama ondan kaçamazdı da tüm hayatını geçmişten kaçmaya çalışarak yaşayamazdı. Verdiği ani kararla hızla yataktan doğrulup dolabına yöneldi. Bir an önce silkelenip kendine gelmeli ve eski elise olmalıydı. Scarlett’ın psikolojik çöküntü içinde bir türlü depresyondan çıkamayan bir kuzene değil eski elise’e ihtiyacı vardı. Tabi kendisinin de eski haline dönmeye oldukça fazla ihtiyacı vardı yoksa kafayı yiyecekti. Eline ilk geçen mine eteği ve tişörtü üzerine geçirip aynanın karşısında da saçlarıyla bir süre boğuştuktan sonra evden çıktı. Nereye gideceğine dair en ufak bir fikri yoktu.

Tek bildiği bu gün eski haline dönmek için elinden geleni yapması gerektiğiydi ve bunun içinde dışarıda vakit geçirmeliydi. Bu hatırlamak istemediği anıları hatırlamak anlamına gelse bile bunu yapmalıydı. Soğuk hava tenine nüfuz ettiğinde üşüdü ve hırkasına daha çok sarıldı. Soğuk havaları severdi aslında fakat bugün diğer günlerin aksine bundan hoşlanmamıştı. Beynine hücum eden anılar üzerindeki kasvetli ruh halini her geçen saniye daha da karamsarlaştırıyordu. Sessiz yollarda yürürken etrafa dikkat etmiyordu. Hatta anılarının içinde o kadar boğulmuştu ki doğru düzgün önünü bile göremiyordu. Gözlerinden firar eden birkaç damla göz yaşına engel olmaya çalışmamıştı bile… Ailesini kaybettiğinde acısını dindirmek için her yolu denemiş ve güçlü olmaya çalışmıştı ama başaramamıştı. Mükemmel oyunculuğu sayesinde scarlett hariç ailenin diğer üyelerine iyi olduğuna inandırmıştı fakat işin aslı elise bunu hiç atlatamamıştı. Zaman ailesinin öldüğü gün durmuştu onun için elise de ölmüştü onlarla şuan yaşayan ve nefes alan kişi sadece sorumluluklarının bilincinde olan ve scarlett’ın ruh sağlığı için toparlanması gerektiğini bilen diğer aile üyelerine de elise karakterini oynayan biriydi. Yaşadıkları ağır geliyordu artık bedenine yalnızken rol yapmak zorunda olmadığı için kendini engelleme girişiminde bulunmadı ve gözyaşlarının öylece akıp gitmesine izin verdi. Anılarının içinde her geçen saniye daha da kaybolurken kendi dünyasına hızla çekiliyordu. Önünü göremediği halde yürümeye devam ederken birine çarpmıştı. Yola çıktığından beri kafasını ilk defa yerden kaldırdı. Gözlerindeki yaşlar nedeniyle iyi göremediği için elinin tersiyle gözlerini sildi. Görüşü netleşip çarptığı kişiye baktığında karşısında oldukça güzel bir kız gördü. Ondan özür diliyordu. Gülümsedi ve ''Asıl seni görmediğim ve sana çarptığım için ben özür dilerim. Üzgünüm.'' Dedi. Sonra bu kızı daha öncede bir yerlerde gördüğü hissine karşı koyamayarak ''Daha önce tanışmış mıydık? Oldukça tanıdık geliyorsunuz da sanki sizi daha önceden görmüştüm. Bu arada ben elise, elise demon'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Perş. Ara. 06 2012, 14:22

Kız kendisine gülümsüyordu. Sanki kızın gülümsemesi bulaşıcıymış gibi kendisi de gülümsemişti kıza. Kızın sayesinde sorunlarını biraz olsun kafasından atabilmişti. Neden bilmiyordu ama kıza kendini yakın hissediyordu. Enteresan bir duyguydu bu; ama aynı zamanda da çok rahatlatıcı. Kendisine yani arkadaşlar edinmeyi seviyordu. Bu kızla da arkadaş olabilirdi pekala. Zaten Daphne kendisini tanıtamadan kız kendisini tanıtmıştı bile. Vay be! Bu kızı çok seveceğe benziyordu. Çünkü normalde hep Daphne kendini önce tanıtırdı. Ama bu kız ondan da hızlı çıkmıştı işte. Ve üstüne üstlük kız Daphne’yi bir yerlerden tanıdığını mı söylemişti? Evet, evet aynen böyle söylemişti kız. “Artık ona kız demek yerine adıyla hitap etsene gerizekalı.” Anlayamıyordu. Neden sürekli kendisine küfürler savuruyordu. Ve de çok pot kırıyordu. Ayrıca çok da konuşkandı. Bir an kendinden nefret etti. “Hiç de hanımefendi bir kız değilim. Kendimi düzeltmem gerek. Tabi bu yavaş yavaş olsa da olur canım.” O, bunları içinden geçirirken dudakları daha da gerilmişti ve daha çok gülümsüyordu.

Sonra Daphne kendine çeki düzen verdi kız kendisini deli zannetmesin diye ve “Tanıştığımıza memnun oldum. Benim adım da Daphne. Daphne Warner. Daha önce hiç karşılaştığımızı sanmıyorum. Seni görsem unutmazdım, emin ol!” En sonunda konuşabilmişti yani. Ama sustuğunda tekrardan sorunları aklına geldi. Nasıl baş edecekti bunların hepsiyle? Hiç bilmiyordu. Acaba kıza sorunlarını anlatsa en azından bir iki tanesini acaba derdine bir çare bulabilir miydi ki? Kız oldukça güzeldi. Hem de gözleri çekikti. Oldum olası Asya’daki kadınların çekik gözlü olmasını severdi. Kendisi de Uzakdoğu sporlarını severdi hani. Hatta yapmaya da bayılırdı. İnsanları çoğunlukla çenesiyle alt etmek isterdi. Yani aralarındaki sorunları. Uzakdoğu sporlarını ve özel sihirbazlık güçlerini ise çok daha zorlu sorunlar için kullanmayı tercih ederdi. Uzakdoğu sporlarını da savunma amaçlı kullanırdı, saldırı amaçlı değil. Çok fazla sessiz kaldığını düşündü. Bu kıza bir şeyler demeliydi ama ne? Sonra aklına nerede öğrenci olduğunu sormak geldi. “Peki nerede okuyorsun. Ben mesela Enigmatical Akademisi’nde okuyorum. Oraya daha bu sene kayıt oldum. Yani birinci sınıf oluyorum zannedersem. Ya sen hangi sınıfta okuyorsun?”


En son Daphne Warner tarafından C.tesi Şub. 09 2013, 21:33 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Çarş. Ara. 12 2012, 18:44

Elise aklındaki tüm düşüncelerden ve anılardan kurtulup dikkatini karşısındaki kıza ve içinde bastıramadığı ya da görmezden gelemediği o tanıdıklık duygusuna vermişti. Güzel bir kızdı. Gülümseyince oldukça sevimli de oluyordu. Bu kızı daha önce bir yerlerde gördüğüne o kadar emindi ki sadece nerede gördüğünü hatırlamıyordu. Döndüğünden beri ortalarda ruh gibi dolaştığı için muhtemelen dikkat etmemişti. Fakat görmüştü onu biliyordu. Kendini o tanıtmasını beklemeden kendi tanıtmıştı. Genelde karşısındaki kendini tanıttıktan sonra tanıtırdı kendini ama bir karar vermişti eski elise olacaktı. O neşeli ve umursamaz haline geri dönecekti. Bunun için ilk adımı atması gerektiğinin bilincindeydi ve öyle de yapmıştı. Göstermelik sevgililerinin yani oyuncaklarının yanında arkadaşları da olmalıydı. Konuşabileceği, beraber vakit geçirip eğlenebileceği gerçek arkadaşlar edinmeliydi. Kukla sevgililerinden çok çabuk sıkılıyordu ve genel olarak onlar eğlence içindi. Sıkıldığında bir kenara atıyordu. Bu yüzden onlarla normal bir şekilde konuşup sıkıntılarını anlatamazdı. Dahası onlara güvenemezdi. Onun güvenebileceği değerli kişilere ihtiyacı vardı ve birileriyle arkadaş olmak içinde kesinlikle ilk adımı ondan beklememeliydi. Aslında bu kız ona anlamlandıramadığı bir şekilde güven veriyordu.

Hiç tanımadığı halde onu şimdiden sevmişti. Bunu garipsemişti evet ama üzerinde çok durmamıştı. Bir şekilde karşısındakinin tüm duvarlarını yıktığının farkındaydı. Gülümseyince çok sevimli olan bu kıza karşı engelleyemediği bir yakınlık hissediyordu. Kıza gülümseyerek ''Bende memnun oldum daphne'' dedi. Sonraki sözleri hafızasını zorlamasına neden oldu fakat bir işe yaramadı bu kızı nerede gördüğünü hatırlamamıştı. Gözlerini devirerek ''Bana öyle geldi sanırım. Bilmiyorum içimde seni daha önce bir yerlerde gördüğüme dair çok güçlü bir his var'' dedikten sonra gözlerini kızın gözlerine dikerek ''neyse boşver'' dedi. Kendini eskisinden daha iyi hissediyordu. Havadan sudan da olsa konuşmak iyi gelmişti. O konuşmak için konu ararken daphne çoktan konuyu bulmuştu bile gülümseyerek '' Aynı okulda okuyoruz desene bende enigmatical akademiye bu sene kayıt oldum. Okula uzun süre ara vermiştim de muhtemelen aynı sınıftayız bende birim büyük ihtimalle'' dedikten sonra aklına gelen fikirli ''Belki de seni akademide görmüşümdür o yüzden tanıdık geldin''diye sevinçle atıldı. Değişen ruh haline kendisi bile şaşırmıştı doğrusu… Kıza gülümseyerek ''Buraya yenimi taşındınız? Kaç yaşındasın?''diye sorduktan sonra birkaç saniye duraksadı ve ''Ops üzgünüm tüm soruları ard arda sıraladım amacım seni soru yağmuruna tutup bunaltmak değildi'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   C.tesi Ara. 15 2012, 22:24

Demek ki kızda aynı okula gidiyordu. Hem de birinci sınıftan başlıyordu ha! Çok sevinmişti. Kendisine her geçen gün edindiği arkadaşları onu çok mutlu ediyordu. Zaten kendisi de arkadaş edinmeye çabalamıyor muydu sürekli? Babası her ne kadar taşınacaklarını söylese de onun buradan taşınmaya niyeti yoktu. Taşınmayacaktı işte. Babası istediği kadar diretsindi, umurunda değildi onun. Aslında umurundaydı; fakat buradan gidemezdi, gitmemeliydi. Burada kendi dengi insanları buluyordu yavaş da olsa. Onu gerçekten anlayabilecek insanları. Ama eğer babasıyla giderse asla mutluluğu bulamazdı belki de. Başka hangi okulda bu kadar özel güçleri olan insanları bulabilirdi ki? Muhtemelen zor olurdu. Oysaki burada bulmuştu. Hem de olayları akışına bırakarak buluyordu yavaş yavaş hepsini. Bu sayede kendine sağlam dostluklar da kurmuş oluyordu. İllaki buradaki arkadaşlarının hepsinin sihirbaz olmasına gerek yoktu. Normal insanlarla da arkadaş olabilirdi. Mesela bu kız gibi. Onun için hiçbir sorun olmazdı. Arada kendini normal hissedebileceği arkadaşlarıyla takılmak ona iyi gelebilirdi. Bütün bu sihirbazlık şeylerinden geçici süreliğine olsa da uzaklaşmak. Bu hayalleri kurdukça daha da çok gülümsüyordu.

Kız yani Elise ile aynı sınıfta olabilirler miydi gerçekten? Onu hiç kendi sınıfında görmemişti. En azından şimdiye kadar. Gerçi aynı sınıfta olabilirlerdi aslında. Çünkü kız uzun süre okula ara verdiğini söylemişti. Aklında bir sürü soru vardı kızla ilgili. Bunları sormak istiyordu tek tek. Ama her şeyin bir sırası vardı değil mi? İlk olarak kızın sorularına cevap verebilirdi. Bir sürü soru sormuştu bir solukta. Ve ardından özür dilemişti; ama Daphne için hiç fark etmiyordu. İstediği kadar konuşabilirdi. Sonuçta kendisi de konuşmayı çok sevmiyor muydu? Anlaşılan kendine denk bir arkadaş bulmuştu sonunda. Bunun için çok mutluydu. Ve düşüncelerini bir yana bırakarak sevinçle kızın sorularını cevaplandırdı. “Evet yeni taşındım. Daha bu sene. 16 yaşındayım daha. Ayrıca istediğin kadar soru sorabilirsin. Hiç sıkılmam. Açıkçası bende konuşmaya bayılırım ve özelliklerimiz inan ki birbirine çok benziyor. Anlaşılan seninle çok iyi anlaşacağız. Peki sabah sabah bu parkta ne işin var? Galiba hem sen hem de ben düşüncelerimizle boğuşuyorduk ki birbirimizle çarpıştık. Ben sorunumu anlatabilirim; ama önce senden duymayı tercih ederim.”


En son Daphne Warner tarafından C.tesi Şub. 09 2013, 21:33 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Cuma Ara. 21 2012, 20:12

Elise son konuyla derin bir nefes aldı. Yüzündeki gülümseme saniye saniye solarken anıları beynine hücum etmişti. Annesinin tatlı sesini duyabiliyordu. Babası küçük tatlı cadısını yakalamaya çalışıyor annesiyse dikkat etmesi için uyarıyordu onu elise ise hiç kimseyi dinlemiyor ve bildiğini okuyordu her zamanki gibi… Son baharda yazdan kalma bir günde ailesiyle birlikte burada piknik yapıyorlardı. Her yerde ne çok anıları vardı. Mutlu, hüzünlü birçok anı… Elise’in yüzünde acı bir gülümseme belirirken ondan izinsiz akan bir damla göz yaşına engel olamadı. Zoraki bir gülümsemeyle ''Aslında ben düşüncelerimde değil daha çok anılarımda boğuluyorum.'' Dedi. Sonra içten bir şekilde ''evet birbirimize çok benziyoruz garip bir şekilde seni kendime yakın hissediyorum sanırım birçok ortak noktamız olduğu için'' diyerek gülümsedi. Değişen ruh halini kendi bile takip etmekte zorlanırken kızın bunu anlamasını elbette beklemiyordu. Hem ağlıyor hem gülüyordu. İlerideki ağacı göstererek ''Neden oturmuyoruz? Madem sorunlarımızdan bahsedeceğiz önce bir yere oturalım çünkü eminim birbirimize anlatacak çok şeyimiz vardır'' diyerek gösterdiği ağacın altına oturup derin bir nefes alarak soğuk havayı içine doldurdu. Gözlerini kısa süreliğine kapatarak etrafı dinledi. Bu çoğunlukla yapmayı sevdiği bir şeydi. Bazen bir şeyleri anlamak için illa görmesi gerekmiyordu. Daphne’nin yanına geldiğini ona yaklaşan ayak seslerinden ve o şekerimsi parfüm kokusundan anlamıştı. Şuan görmese de tam yanına oturduğunu biliyordu. Çevresindekileri dinlemek her zaman ilginç gelmişti ona… Dışarıdan bakıldığında her ne kadar dünyayla bağını kesmiş gibi görünse de aslında sadece söyleyeceklerini toparlıyordu. Gözlerini açtığında konuşmak için yeterli cesareti toplamıştı.

Daphne’ye dönerek ''Aslında ben yakın zamanda ailemi kaybettim'' dedi bir anda gözlerinden süzülen yaşlara engel olmak gibi bir girişimde bulunmamıştı. Çünkü bu gücü kendinde bulamıyordu. Yeni bir mutluluk oyununa başlayacak kadar kendini güçlü hissetmiyordu şuan evde ailesine bu oyunu oynamaktan o kadar yorulmuştu ki artık yalandanda olsa gülümsemek zor geliyordu. Sesinin titremesine engel olamayarak ''çokta yakın değil aslında birkaç sene oldu. Ailemin ölümüyle beraber okulu bırakıp şehri terk ettim. Her şeyden ve herkesten kaçtım. Tüm anılarımı ve hayatımı geride bırakarak gittim. Bu bana çok ağır gelmişti eğer gidersem ve her şeyden kaçarsam daha kolay olacağını düşündüm. Alışabilirim sandım ama yanılmışım.'' Dedi. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ve garip bir şekilde rahatladığını hissediyordu. Sanki omzunda taşıdığı yük hafiflemişti. Zorda olsa ''Hiçbir şey geride kalmamış şehre döndüğüm ilk andan itibaren anılar beynime hücum etti. Ailemi kaybettiğim ilk gün hissettiğim acıyı yeniden hissettim ve gittikçe daha da kötüleşti. Diğer aile üyelerine her şey yolunda oyununu oynasam da aslında hiçbir şey yolunda değil ben o olayı asla atlatamadım.'' Dedi. Bir süre hıçkıra hıçkıra ağladı. Sonra yavaş yavaş hıçkırıkları durdu ve sakinleşti. ''Fakat toparlanmalıyım. Acımın içinde boğulmanın hiç sırası değil bir kuzenim var ona oldukça değer veriyorum ve onunda en az benim kadar sorunu var ona destek olup yanında olmalıyım. Güçlü olmak zorundayım'' dedi. Başını kaldırıp daphne’ye bakarak ''Peki işte ben sorunumu anlattım sıra sende senin sorunun ne ?'' diye sordu burnunu çekerek 20 yaşında güzel bir kız olsa da şuan oldukça sevimli küçük bir kız gibi göründüğünün farkındaydı ağlayınca böyle oluyordu. Göz yaşlarını elinin tersiyle sildikten sonra merakla daphne’ye bakmaya başladı.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Ptsi Ara. 24 2012, 18:56

Anılarda boğulmak mı? Bu kelimeyi ilk defa duyuyordu. Ne anlama geldiğini dahi bilmiyordu; ama tahmin edebiliyordu tabiki de. Bunu soracaktı kız konuşmasını bitirdikten sonra. Ayrıca Elise de kendisine yakın buluyordu Daphne’yi. İçi kıpır kıpır olmuştu. İkisinin çok iyi arkadaş olacaklarını biliyordu. Yerinde duramıyordu; ama kıza belli edemezdi bu kadar çok mutlu olduğunu. Sonuçta kızın Daphne’nin deli olduğu izlenimine kapılmasını istemiyordu. Daha sonra kızla birlikte ağaçlık bir alanın gölgesine oturmuşlardı. Bence de iyi olmuştu bu. Zira Daphne’nin ayakları yorulmaya başlamıştı bile. Konuşmak, sohbet etmek hoş şeylerdi; ama ayakta uzun süre durunca da yoruluyordu. Güya bir de sporcu olacaktı. Kendisine içinden kızıyordu, dışarıdan ise kıza gülümsemeye çalışıyordu. Nasıl göründüğünü merak ediyordu bu yüzle. Sonra siniri geçerek daha da çok gülümsüyordu. Birbirlerine sorunlarını anlatmak çok güzel olacaktı elbette. Hem bu sayede ağır bir yükten de kurtulmuş olurdu. Hem kendisi hem de Elise. Elise! Kız çok güzeldi, kendisine benziyordu özellikleri bakımından. Acaba o da sporu seviyor muydu ki? Bunu somalıydı hemen. Böylelikle birlikte spor yapabilirlerdi. Elise ile daha ço ortak nokta bulmak istiyordu. Sporu da düşünüyordu bir yandan. Bir an önce aksattığı şu spora geri dönmeliydi. Çünkü maraton koşularına katılmayı istiyordu. Hem de çok! Eğer başarabilirse kendisini daha iyi hissedecekti. Bu kadar sorunla baş etmesini sağlayan şeylerden biri de buydu, spor. Diğer şey ise ailesi ve arkadaşlarının yanında olmasıydı. Gerçi ailesi yakında buradan taşınacaktı. Kendisi Alexis ile yalnız kalacaktı burada. Ama her gün babasını aramaya söz vermişti. Babasına bu yeni ev telaşını anlattığında babası önce çok kızmıştı. Çok diller dökmek zorunda kalmıştı babasına. Ama en sonunda her şey tatlıya bağlanmıştı. Babası karşılığında kızının her gün onu aramasını istemişti. Ayrıca gitmeden önce de Nathan denen delikanlıyla tanışmış ve istemeyerek de olsa Daphne’yi ona teslim etmişti. Hayatına pahası olsa Daphne’yi koruması gerekiyordu Nathan’ın. Nathan da Daphne’den yana bakmayarak bu sözü vermişti ona. Aynı şeyi Alexis’e de söylemişti. Sürekli Daphne’nin yanında olmasını istemişti ve Daphne’nin başına kötü bir şeyler gelirse hemen haber vermesini istemişti. Hatta bununla da kalmayıp Daphne her gün babasını aramak zorundaydı. Ne kadar da zordu bütün bunları yerine getirmek!

Tüm bu düşüncelerden sıyrılıp Elise’in dediklerine takılmıştı bir anda. Ailesini kaybetmişti Elise. Bu çok kötü bir şeydi. Daphne annesiyle babası ayrıldığında çok ağlamıştı, hem de çok. Hiç olmazsa hem annesi hem de babası hayattaydı Daphne’nin; ama Elise’in öyle miydi? Hem annesini hem de babasını kaybetmişti. Bu daha beter bir durumdu. Gözlerinden birkaç yaş akarak: “Senin adına çok üzüldüm. Başın sağ olsun canım. Elbet aileni kaybetmek senin için çok zor olmuştur. Ama merak etme! Belki çok kişiden duymuşsundur bunu; ama eğer sorunlarını anlatmak ve ağlayacak bir omuz istersen ben hep yanında olmaya hazırım. Benim de annemle babam biz çok küçükken boşanmışlardı. Şimdi ikisi de başka şehirlerde ve annemi pek aradığım söylenemez. Zaten babamın da başka yere çıktı tayini. Kardeşimle ikisi de başka şehre gidecek. Yani bende yalnız kaldım bu şehirde.” Bu son cümleyi zorlanarak söylemişti. Evet, yanında arkadaşları vardı; ama nereye kadar onun yanında olabilirlerdi ki, nereye kadar onu teselli edebilirlerdi. Bir şeyi şimdi çok iyi anlıyordu. Aslında o da artık yalnızdı bu şehirde. Yerinden kalkmamak için zor tutuyordu kendini. İlk bulduğu ıssız yere gidip ağlamak istiyordu. Bunları düşünüyordu, evet; ama yine de gözlerinden akıyordu işte. Gözyaşlarına hakim olamıyordu. Sadece akıyorlardı, hıçkırmıyordu hiç.

“Atlatamaman normal. Çünkü bu acıyı kolay kolay unutamaz insan. Ama dediğim gibi sana her konuda yardım etmeye hazırım. Hatta madem 1.sınıftan itibaren başlıyorsun. O zaman derslere de birlikte çalışırız. Hem ev arkadaşım da öyle. Birlikte çalışmaktan mutluluk duyarım.” Gözleri hala yaşlıydı. Hemen sildi onları ve gülümsemeye çalışıyordu ne kadar başarabildiyse artık. Kız çok derinden yaralanmış olmalıydı. Bunu gözlerinden gayet iyi anlıyordu. Kendi sorununa geri gelirse eğer onu nasıl aşacağını bilemiyordu. “Sana dediğim gibi babamlar başka şehirde. Bense burada yalnızlığımı yaşıyorum Elbette arkadaşlarım var; ama onlar da nereye kadar yanımda olabilirler ki? Ayrıca bir de özel bir sorunum var. Bunu kimseye söyleyemem. Belli başlı kimseler biliyor sadece. Başkaları bilirse hiç iyi olmayan türden bir sorun bu.”


En son Daphne Warner tarafından C.tesi Şub. 09 2013, 21:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Cuma Ocak 04 2013, 23:33

Elise kızın dertlerini dinlerken suskundu. Yalnızlık… Evet bu duyguyu biliyordu. Oda yalnızdı. Onu anlayan tek kişi scarlett’tı ama oda kendi sorunlarıyla çok meşguldü. Buna rağmen sürekli elise’in yanında olup onun dertlerini paylaşmaya çalışıyordu fakat elise zaten başında bir sürü sorunu olan kuzenine bir şeyler anlatmaktan hep kaçınıyordu. Şimdiyse her şeyi çokta iyi tanımadığı bu kıza bir anda anlatıyordu. Bu itiraflar onu rahatlatmıştı ve hiç tanımadığı halde gücendiği bu kıza her şeyi söylediğine de pişman değildi. Daphne’ye sarılarak ''Teşekkür ederim. Beni dinlediğin ve destek olduğun için'' dedikten sonra ona bakıp gülümseyerek ''Sende yalnız değilsin aynı okulda okuyoruz ve artık arkadaşız ağlamak için bir omuza ya da beraber çılgınca eğlenip alışveriş yapabileceğin birine ihtiyacın olursa ben her zaman buradayım'' dedi. Kızın üzgün ifadesine dayanamayarak ''Hey gülümse tamam ayrılar ve uzaktalar ama şöyle düşün en azından hala hayattalar onları her istediğinde görebileceksin'' dedikten sonra muzipçe gülümseyerek ''Uçmak güzel şey ve mesafeleri oldukça kısaltıyor sonuçta değil mi? Olaylara iyi tarafından bakmayı dene'' dedi. Daphne’ye ilk kez gerçekten gülümsemişti. Oyun değildi ya da maskelerinden birini takmıyordu. Kızın son sözlerinden sonra düşünceli ses tonuyla ''Anlıyorum herkesin anlatamayacağı şeyler vardır. Benimde var'' dedi. Ona elementlere hükmedebildiğini söyleyemezdi sonuçta onu deli sanabilirdi ve yeni tanıştığı ve konuşabildiği tek arkadaşını kaybetmek istemiyordu. Aklına okul gelince ''Derslerin iyi mi? Gerçekten yardım eder misin? Ben bu konularda sanırım fazla tembelim de'' dedi dudaklarını büzerek…

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Ptsi Ocak 07 2013, 14:23

Elise'in de ona destek olması hoşuna gitmişti. Eğer ağlayacak omuz arasa bir tane daha bulmuştu onlardan. Bir arkadaş daha ediinmişti. Bir sırdaş daha. Ona şu an sihirbaz olduğunu söylemek için can atıyordu. Ama söyleyemezdi ki! Belli birkaç kişi biliyordu bu sırrını. Olar da kendisi gibi ya sihirbaz ya da kendisine yakın kişilerdi. Belki bir ün Elise'e de söylerdi; ama ona tamamen güvendiğinde ve daha yakından tanıdığında söylemeyi düşünüyordu. O zamana kadar da Elise'i çok daha yakından tanımayı amaçlıyordu. O, bunları düşünürken kızın da anlatamayacağı şeylerin olduğunu öğrendi. Birbirlerini zamanla tanıdıkça her şeyin daha kolay anlatılabileceğini ve her ikisinin de sırlarının ortaya çıkabileceğini düşünüyordu. Daha çok zaman vardı önlerinde. Özellikle de dersler vardı. Hepsini halletmeleri gerekiyordu ve birlikte çalışacaklardı zaten. Böylelikle samimi arkadaşlar da olabilirlerdi. Bu dersleri düşünmenin etkisiyle midir bilinmez Elise de derslerini sormuştu Daphne'ye. Bir an için şaşırmış olsa da sonradan Elise'e gülümseyerek: "Beden eğitimi ve sayısal dersler konusunda başarılıyımdır. Çalışmama gerek kalmıyor bunlara; ama aynı şeyi sözel dersler için söyleyemem. Onları birkaç kez okumam gerekiyor. Zaten birlikte çalışarak daha başarılı olacağımıza inanıyorum. Bu kadar dersten ve sorundan bahsetmek yeter. Başka konulara geçelim artık. Mesela hobilerin nelerdir? Çok merak ediyorum."

Hepsini bir solukta söylemişti. Evet! Gerçekten de bu kadar ders muhabbeti ve düşüncesi yeterdi. Zaten derslerine gereken önemi veriyordu ve onlara harcadığı zamanın dışında aklına dahi getirmek istemiyordu. Bu kızı daha yakından tanımak istiyordu. En yakın arkadaşlarından biri olmasını istiyordu. Bu şehre taşındığından beri hayatında değişen çok şey olmuştu. Mesela artık eskisinden daha güçlüydü, pek gönüllü olmasa da perisini bulmuştu, en yakın arkadaşlarım diyeceği kişilerle tanışıyordu. Sporu her ne kadar bocalamış olsa da okulun birçok takımına girmeyi düşünüyordu ve yeni bir koşu yolu bulmuştu, orada koşacaktı haftasonları. Ayrıca aşk vardı. Ama kendisine denk gelmemişti hiç. Hiç aşık olmamıştı birisine. Zaten bunlar için daha çok gençti. Acaba Elise hiç aşık olmuş muydu? Gerçi bu biraz fazla özel soru olarak kalıyordu; fakat sormadan da edemezdi. Merak antenleri çıkınca radarına da Elise giriyordu ve bunu da muhakkak sormalıydı. En sonunda o kelimeler dudaklarından dökülüverdi: "Eğer fazla özel kaçmazsa bir şey daha sormak istiyorum. Sen hiç aşık oldun mu daha önce?" İşte o sözcükler çıkmıştı ağzından ve merakla bekliyordu sonucu.


En son Daphne Warner tarafından C.tesi Şub. 09 2013, 21:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Perş. Ocak 17 2013, 18:11

Elise sıkıcı konuları ve onu boğan anılarını geride bırakarak yeni tanıştığı ve aynı okulda olduklarını öğrendiği arkadaşına sormak istediği soruları düşünüyordu. Onun hakkındaki her şeyi bilmek istiyordu aslında aklında dönüp duran onca sorudan ilk önce hangisini sorması gerektiğini düşünürken daphne ondan önce sormaya başlamıştı sorularını bunun karşısında kıkırdamaktan kendini alamamıştı. Sanırım kendisi gibi dertleşebileceği bir arkadaş onun sorunlarını aşmasında ve şehrine alışmasında yardımcı olacaktı. En azından artık ailesini ve ailesiyle olan anılarını düşünmüyordu. Şuan tüm düşüncelerini daphne işgal etmişti ve bundan oldukça memnundu. Kızın sorusunu kısa süre düşündükten sonra ''Hımm hobilerim… Alışveriş yapmak en büyük hobim sanırım, aile üyelerini çileden çıkartmaya bayılmamın yanı sıra sinemaya gitmeyi seviyorum. Birde müziğe bayılırım'' dedi. O daha sorusunu soramadan daphne ikinci bir soru yöneltmişti.

Sorusunun üzerine kahkaha atarak ''Hayır tatlım özel bir soru değil elbette bana her şeyi sorabilirsin ve cevabım hayır daha önce hiç aşık olmadım işin aslı aşka inanmıyorum. Bunun yanında birçok sevgilim oldu ve hepsi ben onlardan sıkılıncaya kadar eğlenceli çocuklardı.'' dedikten sonra aklına gelen fikirle gözlerini sonuna kadar açarak ''Omo omo sakın yanlış bir fikre kapılma onlarla kesinlikle öpüşmekten ileri gitmedim. Yani aşka inanmıyorum ama kızlar için önemli olan bir şeyin de en azından benim için değerli olan biriyle olması gerektiğine inanıyorum. Yani ben kesinlikle basit bir kız değilim sakın yanlış anlama'' dedikten sonra merakla ''Benden çok konuştuk senin hobilerin neler? Birde benim asla inanmadığım o harika duyguyu hiç tattın mı? Yani aşık oldun mu?''diye sordu. Ardından da ''Hımm en nefret ettiğin şeyler ne mesela'' diyerek atılmıştı kendini tutamayarak çok soru sorduğunun farkındaydı ama çenesi düşmüştü işte.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Salı Ocak 22 2013, 17:20

Elise’in de kendisi gibi konuşkan olmasına bayılıyordu. Birlikte çok vakit geçirmeliydiler ve birbirlerini daha yakından tanımaları gerekiyordu. Onunla hiç olmadığı kadar yakın olmak istiyordu. En yakın arkadaşlarından biri olmasını istiyordu. Elise ile çok iyi anlaşacaklarını biliyordu; çünkü kendisine çok benziyordu huyları açısından. En azından ilk izlenim olarak böyle hissetmişti. Onun dışında sorularına gelen cevaplarla kendi cevaplarını karşılaştırınca benzerlikleri daha da ortaya çıkıyordu. Dış görünüşleri de aynı olsa tam bir süper ikili olurlardı heralde. “Bende alışveriş yapmayı seviyorum; ama tam olarak bir çılgın gibi de yapmıyorum alışverişi. Üstüne alınma sakın. İhtiyacım olanları alıyorum genelde. Sonra… spor yapmayı çok severim. Hatta okulda bayağı bir spor kulübüne üye oldum bile. Ama bu benim için iyi mi oldu kötü mü oldu bilemiyorum. İnşallah çok fazla yormazlar beni. Sporlardan özellikle de uzakdoğu sporlarını çok severim. Hatta bir kara kuşağım bile var.”

İkinci soru olarak aşık olmak! Daphne daha önce hiç aşık olmamıştı. Hatta buna benzer duygular bile hissetmemişti başkasına karşı. Birisine aşık olduğuna emin olana kadar da aşkın gerçekten de var olduğuna inanmayacaktı. Elise’e: “Bende aşka pek inanmıyorum. Ya da en azından senin de dediğin gibi başıma gelmediği süre boyunca inanmicam. Ama aşık olmayı isterdim heralde. Hep hikayelerde, şiirlerde okuyorum. Aşktan çok güzel bir şekilde bahsediyorlar. Gerçekten de bu kadar güzel bir şey mi? Merak ediyorum. Ve son olarak da nefret ettiğim şeylere gelince birisinin bana yalan söylemesini hiç istemem. Kaba ve soğuk davranmasını, beni azarlamasını, benimle alay etmesini. Bunların hepsinden nefret ederim.” Bu nefret ettiği şeyleri söylerken Nathan’ı düşünmüştü. Bunların hepsini o yapıyordu ve Nathan’a her ne kadar nazik davransa da artık ondan nefret etmesine neden oluyordu. Gerçi Daphne nefret etmiyordu Nathan’dan; ama yine de böyle davranışlarda bulunması çok sinirlendiriyordu Daphne’yi. Bu sefer Daphne aynı şekilde nelerden nefret ettiğini sordu Elise’e ve buna ek olarak da son anda aklına gelen bir şeyi söyledi: “Bu akşam bizimle yemek yemek ister misin? Yemekleri dışarıdan söylüyoruz; ama salatayı falan biz yapıyoruz.” dedi gülümseyerek.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Sonbahar gezintisi   Cuma Şub. 22 2013, 17:43

Kızın söyleyeceklerini büyük bir merakla bekliyordu. Bu konuşma iyi gelmişti. Düşüncelerinden tamamen soyutlanmıştı. Artık tek ilgilendiği şey yanındaki yeni arkadaşıydı. Onun gibi yalnız ve üzgün arkadaşını can kulağıyla dinliyordu elise kızın dediklerinin bir kelimesini bile kaçırmak istemiyordu. Daphne’in onun gibi konuşkan biri olması oldukça harikaydı. Yeni arkadaşının ilk sözleriyle kahkaha atarak ''Alınmıyorum canım merak etme benimde çılgın olduğum söylenemez ama alışverişin ucunu azıcık kaçırdığım doğru ama ne yapabilirim ki? Elbiselere ayrı bir düşkünlüğüm var engelleyemiyorum kendimi'' diye itiraf etti. Uzak doğu sporlarını duyar duymaz elini sevinçle çırparak ''Gerçekten mi? Demek siyah kuşağın var bu harika uzak doğu sporlarına hep bir merakım olmuştur buna rağmen hiç öğrenmeye cesaret edememişimdir. Bilemiyorum belki ben çok kararsızım. Bir an için başlamayı istiyorum sonra vazgeçiyorum.'' Diyerek iç çekti. Onun yapmayı sevdiği iki spor vardı. Yürüyüş ve yüzmek bunun haricinde diğer sporlara hiç ilgi duymamıştı. Uzak doğu sporlarına dediği gibi hep bir ilgisi olmuştu fakat öğrenmek için hiçbir girişimde bulunmamıştı. O zamanlar eğitim programını yüzme,keman ve dans dersleri kapladığından zamanı kalmadığı içindi belki de nedeninden tam olarak emin değildi.

Aşk konusu açıldığında derin bir nefes aldı. Aşkın var olduğuna inanmasa da kuzenin inanmadığı bir nedenden aşk acısı çektiğini biliyordu. Kim bilir belki de gerçekten vardır sadece elise’in karşısına henüz aşık olabileceği biri çıkmamıştı. Bunlar karmaşık konulardı ve o bu konuda ne istediğini bilmiyordu. Aşkın varlığına inanmak gerçekten aşık olmak bunlar henüz hazır olmadığı şeylerdi. Hayatı daha düzene bile girememişken böyle bir şeyi düşünemiyordu bile… Üstelik aşk diye bir şeyin olduğunu kabul etmemek konusunda kararlıydı. Daphne’nin konuşmaya başlamasıyla düşüncelerinden sıyrılıp onu dinlemeye başladı. Nefret ettiklerini duyduğunda gülümseyerek ''Birinin başka birine böyle davranması çok sinir bozucu'' dedikten sonra kendi nefret ettiklerini düşündü. En sonunda gülümseyerek ''Hayatıma karışılmasından nefret ederim. Çocuk gibi azarlanmak en sinir olduğum şeydir ve son olarak sanırım kendini bir şey sananlardan hoşlanmıyorum.'' Dedi.

Daphne’nin teklifini bir süre düşündükten sonra saatine baktı. Evden ayrılalı uzun zaman olmuştu ve kimseye de haber vermemişti. Onu oldukça merak ettiklerini tahmin edebiliyordu. Üstelik bu akşam katılması gereken bir parti vardı. Gözlerini yeni arkadaşına dikerek ''Gerçekten çok isterdim ama bu akşam katılmam gereken bir parti var ve sohbete dalınca saatin nasıl geçtiğini unutmuşuz evden çıkarken kimseye haber vermemiştim. Ailem beni oldukça merak etmiştir sanırım artık gitsem iyi olacak yarın okulda görüşürüz ve son olarak bir gün seni bize beklerim. Tüm yemekleri ben yapacağım yurt dışındayken uzun süre aşçılık eğitimi almıştım. Yemeklerimin tadını beğenecek misin gerçekten merak ediyorum'' diyerek gülümsedi. Hiç istemese de gitme vakti geldiği için ayağa kalkmadan önce kıza sarılıp '' Her şey için teşekkür ederim. Yarın görüşürüz''diyerek kızı yanağından öpüp yanından ayrıldı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sonbahar gezintisi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sapphique Parkı-
Buraya geçin: