AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 İntikam Soğuk Yenir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: İntikam Soğuk Yenir   Salı Ocak 15 2013, 20:48

Cade gözlerini açtığında etraf karanlıktı. Büyüyle etrafı aydınlatabilecek olmasına rağmen sessizce gözlerinin karanlığa alışmasını bekledi. Büyü hayatında çok sık başvurduğu bir şey değildi. Masasının üzerindeki cep telefonunu alarak saate baktı. Neredeyse akşam 10 olmuştu. İlk defa bu kadar uzun bir süre uyumuştu. İntikamını aldıktan sonraki ilk günü uyuyarak geçirmişti. Barı kana bulayışı an ve an gözlerinin önüne gelirken soğuk bir şekilde gülümsedi. Dün gece birçok kişi ölmüştü. Cadılar,Sihirbazlar, Periler, Avcılar… Birçoğu dün gece yıllar önce yaptıkları hatanın bedelini ödemişlerdi. Henüz yıllar önceki katliamı yapan kişilerin tamamından intikamını alamasa da yarısından fazlasının artık nefes almadığını bilmek onu rahatlatıyordu. Cade hayatında hedefleri ve ilkeleri olan insanlardan çok farklıydı. Kendi içlerinde olan iç savaş umurunda değildi. Bir zamanlar morgana için çalışmış ve onu desteklemiş olsa da artık onun tarafında değildi. Tıpkı caitlyn’in tarafında da olmadığı gibi… Avcılar sinirlerini bozduğu için arada onları ortadan kaldırsa da genel olarak oyunun dışında kalmaya özen gösteriyordu. Onun tek bir amacı vardı intikam… Peşinde olduğu kişilerse geçmişinin katilleriydi. Yüzyıllardır bu dünyada yaşıyordu ve lanet olasıca avcıların korkusu yüzünden çok ustaca gizlenmiş kurbanlarını aramakla geçiyordu ömrü bazen bundan yorulduğunu hissediyordu. Ne kadar genç görünse de o aslında oldukça yaşlı bir cadıydı. Bu monoton hayatı bazen ona çekilmez geliyordu. Yaptığı katliamları ve aldığı canları düşününce insanların onlardan korkmakta haklı olduklarına kanaat getirdi. Yatağından hızlı bir şekilde kalkıp banyoya giderek yüzüne bolca su çarptı. Gözleri aynadaki yansımasına takıldı. Yüzyıllar önceki halinden ne kadar da farklıydı.

Gülen gözler yerini donuk ve soğuk bakışlara bırakmıştı. Sürekli tebessüm eden dudakları dümdüz yüzü ise sert ve ifadesizdi. Sosyalleşmek için yaptığı tek faaliyet birilerini öldürmekti. Öldürmekten arta kalan zamanlarda içip kızlarla eğlenerek geçiriyordu zamanını nadiren dinleniyordu. Hayatlarını ellerinden büyük bir zevkle aldığı kişilerin iyilerin ya da kötülerin tarafında olmasını umursamıyordu. Birilerinin dikkatini çekmekten ve başını belaya sokmaktan çekinen biri hiçbir zaman olmamıştı. Herkesin hakkında çok şey bilmesine rağmen etrafındaki zavallı kalabalığın onun hakkında bildikleri çok azdı. Cade herkes için fazla gizemliydi. İşlerini dostluk yoluyla değil tehdit yoluyla halleden biriydi. Aynadaki yorgun yüze son kez baktıktan sonra mutfağa kahve yapmaya gitti. Uzun süredir uyumuş olmasına rağmen bir türlü yorgunluğunu üzerinden atamamıştı. Buna rağmen dinlenmeye vakti yoktu. Yapması gereken işler alması gereken canlar vardı. Telefonunu çıkarıp iş yaptığı küçük casuslarından birini aradı. Sıradaki kurbanının nerede olduğunu öğrenip hak ettiği ödülü alacağını söyleyerek kapattı. Evden hızla ayrılıp söylendiği yere gitti. Karşısında bir zamanlar aynı safta yer aldığı morgana’nın yandaşlarından olan cadıyı görünce yüzünde insanı ürperten bir gülümseme belirdi. Gayet sakin ve soğuk bir sesle ''Merhaba Lynett görüşmeyeli uzun zaman oldu.'' Diyerek eski dostuna gülümsedi. Cadının cevabı karşısında alaycı bir sesle ''A yapma ama insan eski dostuna böyle mi davranır cık cık cık hiç yakıştıramadım'' dedi. Sonra ciddileşerek ''Son duanı et lynett çünkü seni temin ederim bu gün dünya da geçirdiğin son gün olacak'' dedi ve cadıya saldırdı. Lynett için uzun cade için kısa bir savaşın ardından cade yerdeki cansız bedene baktı. Huzurla gülümseyerek ''İyi uykular''dedi ve uzun süredir onları izleyen geldiği ilk anda fark ettiği cadıya sıkıldığını belli eden bir ses tonuyla ''Daha ne kadar orada durmayı planlıyorsun?'' diye sordu.

_





En son Cade tarafından Paz Ocak 20 2013, 19:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Salı Ocak 15 2013, 23:18

Kafası karmakarışıktı, belki de her zaman olduğundan daha fazla. Sanki her geçen gün sorumluluk denilen yükün altında eziliyormuş gibi hissediyordu kendini. Çevrede yardım ettiği onca sihirbaz ve periye rağmen kendi dünyasında öylesine yalnızdı ki. İçindeki karanlığı bile aynadaki yansımasından başka hiç kimse göremiyordu. Perisi olarak belki Phin hissetmişti ama sonrası yine koca bir yalnızlığın içine çekildi. Üstelik onları görmek içinde kendini henüz hazır hissetmiyordu. Ritüelde kafasının içinde gezinen tüm o düşünceler kendinden neredeyse nefret etmesini sağlıyordu. O, güç delisi cadılardan etrafındakileri korumaya çalışırken güç için gözü dönmüş bir cadıya dönüşüyordu, neredeyse... Ayrıca öyle biri olmanın kolaylığı ise daha çok ilgi çekici geliyordu. Her zaman olduğu gibi kötü olmak hep kolaydı, zor olan ise insanın kendini zorlayarak iyi bir şeyler yapmasıdır. İşte onun yıllardır yaptığı şeydi bu, ama artık gerçekten yorgun hissediyordu kendini. Bırakmak ise söz konusu bile değildi. Onun savaştan çekilmesi ikizinin zaferi anlamına geliyordu ve bu asla gerçekleşmesini istemediği bir şeydi. Yıllar önceki savaşta onun gözlerindeki öfkeyi, kini ve nefreti elinde tutuyormuş gibi hissetmişti. Elbette sadece etrafta dolanıp duran sihirbazlara ve onlara yardım eden perilere değildi bu nefret. Tamamiyle kendine odaklanmış bir nefreti görmüştü ikiz kardeşinin gözlerin de. Bu ne kadar da tuhaftı. Artık kardeş olduklarını bile unutmak üzere hissediyordu kendini. Çünkü geçen her bir zaman onların ikiz kız kardeşler olarak birlikte geçirdikleri o kısacık zamanın hatıralarını örtüyordu. Yıllar sonra ona kalacak tek şey kendisine çok benzeyen bir düşmanı olduğu gerçeğiydi. Bu düşünce içini daha da karartıyordu aslında. O hiç bir zaman ikiz kardeşine zarar vermek istememişti. Ama bazen kader denen kavram her şeyin üzerinde olabiliyordu ve onca büyü, yetenek hiç biri buna engel olamıyordu.

Derin bir nefes alarak gökyüzüne bakmaya başladı, yıldızlar geceyi aydınlatmaya başlamışlardı. Oysaki o bu yere gündüz gelmişti. Onca zamanın nasıl geçtiğini ise kesinlikle bilmiyordu. Aslında bir dakika tam olarak nerede olduğunu da bilmiyordu. Önce gözlerini ovuşturdu ve sonrasında sanki rahat bir yatakta yatıyor gibi gerinerek bedenini rahat ettirip ayağa kalktı. Etraf zifiri karanlık olduğunda bir süre gözlerinin karanlığa hazır olmasını bekledi hemen sonra ise aslında bulunduğu yerin hiç bir önemi olmadığını düşünerek evine gitti. Bugün yeterince tembellik yapmıştı anlaşılan ve artık biraz iş başı yapmalıydı. Güzel bir duşun artından havlusu ile kendi yatağında kısa süreli bir tembellik yaptıktan sonra hızla üstünü giyindi. Aslında dün yapması gereken bir işi bugüne sarkıtmıştı ki bu normalde asla yapmadığı bir şeydi. Şimdiye dek tüm işlerinin yolunda gitmesinin nedeni düzenli ve kontrollü olmasından dolayıydı. Ama lanet olsun ki bu aralar hayatı bir domino taşlarının dizilimine benzer bir şeye dönüşüyordu. Ne zaman ve nasıl olduğunu bilmediği bir taşın yıkılması ile başlayan etki son taş yıkılana dek onun yakasını bırakmıyordu. Derin bir nefes alarak aynada kendine baktı özellikle gözlerine karanlık hala derinlerdeydi. Aslında bu gece ortaya çıksa da fark etmezdi, çünkü işi tamamen karanlık tarafla ilgiliydi. Bir cadıyı bulması gerekiyordu, ikizi için çalışan gerçi mirai taşları ona bu konuda yardım ederdi. Ama bu halde onların arasına girmek işte bu gerçekten iyi bir fikir değildi. Hızla üzerine bir ceket alarak kendini evden dışarı attı, kısa zamanda ormanda bulmuştu kendini.

Burası tarafsız bir bölgenin içinde bir yerlerdeydi. Tarafsız bölge diye seçilen bu yer de ise giderek kalan kişi sayısı azalıyordu. Herkes bir seçim yapıyor ya da buna zorlanıyorlardı. Onun işi ise bu zorlamayı yapan cadılardan birini ele geçirmekti ve bu orman ona istediğini alacağını adeta fısıldıyordu. Ormanın derinliklerine doğru algıladığı büyü gücü doğru yol üzerinde olduğunu gösterdi ona ve çok geçmeden iki kişi görüldü. Sessizce onları izleyerek kim olduklarını anlamaya çalıştı kısa bir süre ama bekleyişi kısa sürmüştü çünkü biri diğerini yok etmişti. Ölen cadıyı tanıyordu daha önce de görmüştü, öldürenin yüzü ise ona dönük olmadığı için görememişti. Korkak bir cadı gibi beklemeye ihtiyacı olmadığı için ona yaklaştığında eskilerden bir tanıdık ile göz göze geldi. Gerçi eskiden hatırladığından çok daha farklı görünüyordu. Özellikle gözleri...

"Merhaba Cade"

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Perş. Ocak 17 2013, 14:18

Cade duyduğu tanıdık sesle beceriksizce gülümsemeye çalıştı fakat yapamadı. Bu sesi ve sahibini tanıyordu. Hem de uzun süredir… Yavaşça arkasını döndüğünde gördüğü kişiye soğuk bir gülümseme yolladı. Karşısındakinin morgana değil de caitlyn olduğunu anlaması birkaç dakikasını almıştı. Kaç yüzyıl olduğunu bilmediği bir ayrılıktan sonra yeniden karşılaştığı eski dostunu uzun bir süre süzdü. Gittiği yeri aydınlatacak kadar güçlü ışık saçan aurası yerini karanlık bir auraya bırakmıştı. Gözlerinde ölümü ve karmaşayı görmek tuhaf hissettirmişti. Eğer gözlerinde öldürme arzusu yerine derin bir boşluk görmeseydi onu morgana sanabilirdi. Fakat morgana’yı iyi tanıyordu ve kesinlikle değişmediğinden de emindi. Eski dostuna ve hala kalbinin delice atmasını sağlayan kişiye doğru ağır adımlarla ilerledi. Duygularını her zaman kontrol edebilen biri olduğu için şanslıydı. Böylelikle heyecanını gizleyebiliyordu. Kahretsin ki yüzyıllar geçse de bazı şeyler hiç değişmemişti. Caitlyn’e nefesi yüzüne vuracak kadar yaklaştığında durdu ve gözlerinin içine bakarak ''Merhaba Caitlyn… Uzun zaman oldu'' dedi dümdüz bir sesle… Bir elini yavaşça caitlyn’in yüzüne koyarak ''Değişmişsin…'' dedi üzgün olduğunu gizlemeye çalışarak… Bir an için geçmişe dönmüştü. Caitlyn’le iyi dost oldukları ve cade’in nadiren de olsa gülümsediği o güzel zamanlara ve yüzünde belli belirsiz bir gülümseme belirdi.

Sadece birkaç saniye sürmüştü bu gülümseme. Hayat ve zaman kimseye iyi davranmamıştı. Herkes bir şeylerini kaybetmişti. Bazen en değer verdiklerini bazen onlar için önemli bir şeyleri kaybederek geçmişti ömürleri cadı bile olsalar buna engel olamamışlardı. İnsanların keşke zamanı geri çevirebilsek tabirleri onlar için olması çok zor bir şey olmasa da kaderin önüne geçemezdiler cade bunu denemişti ve başaramamıştı.... Geçmişin hatıralarından kurtulup şimdiki zamana döndüğünde gülmeyi unutan biri olarak sahte bir gülümseme yerleştirdi dudaklarına en son ne zaman gerçekten güldüğünü hatırlamakta zorlanıyordu. Genç görüntüsünün altında ne kadar yaşlı olduğunu düşününce hafızasının mükemmel olmasını beklemek haksızlık olurdu. Caitlyn’in gözlerinin içine bakarak ''Savaş yoruyor insanı değil mi? Hem morganayla hem de kendinle savaşmak zor olsa gerek'' dedi. Ardından derin bir nefes alarak daha doğrusu caitlyn’in o özlediği kokusunu bolca içine çektikten sonra ''Karanlık aura, ölüm saçan gözler gittikçe ikizine daha çok benziyorsun dost acı söyler derler kendinle olan savaşı yavaş yavaş kaybediyorsun caitlyn dikkatli ol'' dedi. Daha sonra anlayışlı bir ses tonuyla ''Aslında seni anlıyorum. Güç herkes için karşı konulması zor bir şey ve sen bu gücü istediğin zaman daha da güçlenmek için kullanabilecek bir konumdasın iyilik adına savaşan peri ve sihirbazları ortadan kaldırman hiç zor olmaz da üstelik'' dedikten sonra derin bir iç çekerek ''Birine güvenen insanları ortadan kaldırmak her zaman çok kolay olmuştur. Yazık ki hala kimseye güvenmemeleri gerektiğini öğrenemediler'' dedi.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Perş. Ocak 17 2013, 18:31

Adını söylemek bile içinde tuhaf duygulara neden oldu. Cade onun eski bir dostuydu, aslında çok eskiden bundan çok daha fazlasıydı. Zaman içinde öyle çok fazla şey değişmişti ki, hiç değişmemesini istedikleri bile. Hayatını hiç bir zaman geri alma şansı olmadı. Tamam o bir cadıydı, hatta şu an da en güçlü cadı olarak gösterilen köken cadılarının diğer yarısıydı. Yine de tüm sahip olduğu büyüler bile bir şeyleri düzeltmiyordu. İçindeki karanlığı yok edemediği gibi. Geçmişi çok fazla karmaşaya ev sahipliği yapmıştı. Ama bazıları onu gerçekten derinden yaralamayı başarmıştı. Tıpkı Cade ile geçen zamanları gibi. Onun hayatındaki yeri o kadar farklıydı ki, şimdi yalnızlığını en çok hissettiren duygularla sanki onunla birlikte yok olmuşlardı. En çokta sonrasında yaptığı seçim onun kalbini kırmıştı. Hala bunu nedenini bilmiyordu. Neden böyle olduğunu da bilmiyordu. Cade neden onun en yakın dostu iken ikizine, Morgana'ya gitmeye karar vermişti. Onun desteğine çok fazla ihtiyacı vardı üstelik. Onca geçen zaman da yerini almaya çalışan kişiler olmuştu elbet ama hiç birisi onun gerçekten istediği şey olamamıştı, Cade. Bir nokta da ise onu düşünmeyi bırakmıştı gerçi sadece onu değil neredeyse tüm hayatını bırakmış ve yalnız olmaya karar vermişti. Belki de içindeki karanlığın büyüme nedeni buydu, yalnızlık... Seçimler hayatına yön verirken sonuçların ne olacağını hiç kimse kestiremez, her bir değişim bir başka olasılığı doğurur. Tıpkı onun yaptığı seçim gibi. Ona bakarken yüzünde hiç bir ifade oluşturmayı başaramamıştı. Aslında bir ifade oluşturmayı becerememişti. Bu ne kadar tuhaf bir durumdu. Şu an bile ona bakmak kalbini hızlandırırken en ufak bir gülümsemenin bu kadar zor olması. Ona doğru atılan adımlar karşısında hareketsiz kaldı. Onun şu an hala Morgana ile olduğundan bile emin değildi. Gerçi saldırıya geçmek istese onu ilk gördüğü zamanda yapardı. Sırf bu yüzden cesaretini toplayarak onun adımlarını seyretti. Ona iyice yaklaştığında göz göze gelmişlerdi. Nefesi yüzünde hissederek onun dudaklarından çıkan kelimeleri dinledi. Yanağına dokunan masum dokunuşun hissetmek işte o zaman yüzünde bir gülümseme oluştu. Gözleri o, olduğunu bilmesine rağmen aynı zamanda farklı olduğunu gösteriyordu. Elini onun elini üzerine koyarak konuşmaya başladı.

"Evet haklısın uzun zaman oldu ve zaman ne yazık ki herkese iyi davranmıyor. Sende değişmişsin, hatırladığım sen değilsin..."

Elini yere indirerek ondan bir kaç adım uzaklaştı. Ona eskiden olduğu gibi davranmak istiyordu ama bunu yapmak aynı zaman da mantıksız geliyordu. Ondan nefret etmeyi hiç bir zaman düşünmemişti, ama belki de etmeliydi. Onu terk eden birine nasıl iyi davranabilirdi. Ona en yakın dostu olan kişi bir anda düşmanı olmuş ve ikizinin yanına katılmıştı. Bu hala kafasını karıştırıyordu, belki karmaşaya gerek bir yoktu. Sadece normal düşünmesi gerekiyordu. Aklı ve kalbi ne zaman dan beri birbirlerinin düşünceleri tartma konusunda iki rakip olmuştu. Yinede gözlerinin içine bakarken mantığının sesi çok cılız geliyordu ve kalbi onu dinlemesi konusunda fazla ısrarcı davranıyordu. Söylediği onca şey ona hak vermenin yanında aynı zamanda onu yaralıyordu. Bunca zaman tek savaştığı kişi Morgana değildi ve bunu Cade dışında bilen kimse de yoktu. Ondan bir adım daha uzaklaştı. Mantığı kendini göstermeye çalışıyordu.

"Evet savaş yorucu Cade ve dost acı söyler desen bile biz artık dost değiliz. Bir zamanlar en yakın dostumdun kabul ediyorum ama artık değilsin. Ayrıca iyi tarafta olsam bile bazen kötü olmam gerektiğini sende biliyorsun bir savaşın içindeyiz ve benim düşünmem gereken çok fazla kişi var. Ayrıca onları küçümseme bana güvenen kişiler olduğu sürece kendim olarak kalacağım".

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Perş. Ocak 17 2013, 22:30

Cade’in yıllar önce sırılsıklam aşık olduğu kadın şuan karşısında duruyordu. Ona hala aşık olduğunu sesini duyduğunda hızla atan kalbi ve engel olamadığı heyecanı oldukça açık bir şekilde belli ediyordu. Aradan yüzyıllar geçmişti ama o sadece ama sadece tek bir kadını sevmişti ve hala seviyordu. Fakat ona olan aşkını bir türlü itiraf edememişti. Belki aşkının karşılık bulamamasından belki de aralarındaki dostluğun ve tüm ilişkinin bu yüzden bitmesinden korkmuştu ve söyleyememişti hissettiklerini… Yıllar sonra bir gün ne olacağını önemsemeyerek tüm cesaretini toplayıp ona açılmaya karar vermişti. Ona olan duygularını artık söyleyecekti kararlıydı. Caitlyn onu istemese bile kalbini kazanmak için uğraşacaktı kararını vermişti fakat caitlyn’i o gün yanında başka bir erkekle gördüğü ve onun sevgilisi olduğunu öğrendiği an bundan vazgeçmişti. Caitlyn başka birine aşıksa mutluluklarına engel olmayacaktı. O mutlu olmayı hak ediyordu. Ona olan aşkını ona itiraf etmekten vazgeçmesine rağmen onun yanından ayrılmak veya ondan uzak durmak istemiyordu bu yüzden yanında kalıp ne kadar zor olsa da ve ne kadar acı çekmesini sağlasa da dost olarak kalmaya karar vermişti. Bir gün caitlyn’in sevgilisiyle onun davranışları yüzünden kavga edene dek sürmüştü bu dostluk oyunu onunla kavga ettikten sonra buna daha fazla dayanamayacağını anlamış ve aralarında sorun olmamak için aşık olduğu kızdan onun mutluluğu için uzaklaşmıştı. Caitlyn’le dostluklarını bitirdikleri gün cade’in derin bir boşluğa düşüp karanlığın içinde kaybolduğu gündü. Ondan uzak kalmak mahvetmişti onu… Aşık olduğu kızdan uzak durmak için her şeyi yapmıştı ama ne ondan uzak durabilmişti nede unutabilmişti. Ne yaparsa yapsın hiçbir şey onu düşünmesini engellememişti. Ne hayatına giren kadınlar ne de caitlyn’in sevgilisi mani olamamıştı onu sevmesine ve sürekli düşünmesine…

Ondan uzak duramadığını aksine her geçen saniye daha da yakınlaştığını fark ettiği an bir şeyler yapması gerektiğine karar verdi. Caitlyn’in mutluluğunu bozmak istemiyordu ve eğer böyle devam ederse çok yakında o mutluluğu yıkmak için elinden geleni yapacaktı. Aklını meşgul edecek bir şeyler aradı fakat bulamadı. İşte tamda o anda morgana çıkmıştı karşısına ve ona oldukça güzel bir teklif sunmuştu. Caitlyn’e karşı savaşmak canını sıksa da hatta başta sırf bu yüzden kabul etmese de bu teklifi sonradan bir şey olmuştu. Caitlyn’in o adamla evleneceği söylentisini duymuştu ve bu olduğunda hissettiği öfke morgana’nın teklifini kabul etmesini sağlamıştı. Uzun bir süre onun karşısında savaşmış sonrasında öğrendiği gerçekler nedeniyle ayrılmıştı. Ailesini iyi taraftan ve kötü taraftan bir grup birleşip katlettikten sonra ise tek düşündüğü şey intikam olmuştu. Yıllardır geçmişinin katillerinden intikam almaya çalışıyordu. Bu avcılar her geçen gün işini daha da zorlaştırıyordu. Bundan yorulduğunu hissetse de bir söz vermişti kendine intikamını almadan duramazdı. Elinin üzerinde caitly’nin elini hissetmesiyle terlediğini hissetti. Bu temas kısa sürmüştü fakat onu oldukça etkilemişti. ''Evet zaman kimseye iyi davranmıyor ve haklısın çok değiştim'' dedi caitlyn’e az önceki temasın vücudu üzerinde yarattığı etkiden kurtulmaya çalışırken… Caitlyn’nin sözlerinden sonra onun yanına giderek onu kendine çevirdi ardından çenesinden tutup başını kaldırarak gözlerine bakmasını sağladı. Sonra yorgun bir ses tonuyla ''Düzeltiyorum caitlyn siz bir savaşın içindesiniz ben değilim. Ben aranızdaki bu savaştan yüzyıllar önce çekildim. Ve umarım dediğin gibi olur sen hep kendin gibi kalırsın sana güvenen çok kişi var ve bunun bir aptallık olduğunu düşünsem de bende sana güveniyorum. Her zaman güvendim. Farklı saflarda yer aldığımızda bile'' dedi. Farkında olmadan Caitlyn’e daha çok yaklaşmıştı. Dudakları arasında çok az bir mesafe varken ''Benim için her zaman çok değerliydin hala öylesin hayatından mutlu olman için çıkmıştım üzgünüm…'' dedi ve caitlyn’in o güzel dudaklarını öpmeye başladı.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Cuma Ocak 18 2013, 14:47

Gözlerini içine bakmak hatırlamak istemediği geçmişe bir kapı açmıştı. Gerçi elbette hayatı hatırlamak istemediği bir geçmişin üzerine kurulu değildi. Hayatının bir bölümü gerçekten hatırlamaya değer anılardan oluşuyordu ve bu anıların çoğun da şu an karşısında bulunan adam vardı. Cade onunla tanıştıkları günü anımsadı. İkisi ne olup bittiğini anlamdan dost olmuşlardı birbirlerine bir sürü söz verip bunları yerine getirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı. Caitlyn en çokta kendi ile ilgili kimsenin bilmesini istemediği sırlarını paylaşabileceği bir dost bulduğu için kendini şanslı hissetmişti. Morgana ile aralarındaki durum ve her zaman karanlığın bir adım arkasında pusu da beklediğini bilmek bunlar herkese söylenecek şeyler değildi. Üstelik sık sık bazen kendini karanlık ile bütünleştiren bir ruh haline bürünüyordu. Bu durum cade hayatına girdikten sonra onu rahatlatır derecede azaltmıştı. En çokta bu yüzden onu hep hayatının bir parçası olarak görmek istiyordu. Gerçi ileri ki zamanda içindeki duyguların değişeceğinden habersiz bir şekilde onu dostu olarak görerek bunu istemişti. Ama zaman ilerledikçe dostuna duyduğu sevgi giderek farklı bir hal almaya başladı. Farkında bile olmadan tıpkı arkadaş olmaları gibi ona birden aşık olmaya başladığı hissetti. Aşkı pek bilen biri olmadığı için hep dostluk ile bu sevgiyi karıştırdığını düşünerek hep içinde saklı olarak yaşadı aşkını. Belki de dostu olarak onu kaybetmeyi göze alamamıştı, kim bilir. Onu hep seven kalbi içinden çığlıklar atarken onu görmezden gelmeye çalışmıştı. Hatta hayatına sevgili sıfatı ile girmek isteyen o kişiye evet dediğinde bile kalbi onu hiç istememişti. Ama kader işte kendini hiç istemediği bir ilişkinin içinde bulmuşken sonrasında Cade'in gidişi hayatını tamamen altüst etti. Sevgilisinden ayrılışı uzun sürmemişti, zaten onu hiç bir zaman sevmemişti. Kalbi ise kırılmış ve bir daha hiç bir erkeğe açılmamak üzere kapatılmıştı. Şimdiye dek...

Ondan uzaklaşarak konuşmaya başladığı anda söylediği kelimeler kendi canını bile yakmıştı. Cade içinse durumun ne olduğunu bilmiyordu. Şu an için tek bildiği asırladır kapalı olan kalbi deli gibi çırpınıyor ve karşısındaki adam için yanıp tutuşuyordu. Bu sefer onu tutmak kolay olmuyordu. Kendi içinde verdiği savaş, karanlık ile olan savaşından bile daha zorluydu. Derin bir nefes almaya çalışarak Cade'e bakmamaya çalıştı. Onun varlığı içinde uykuya dalmış tüm duyguların bir anda ortaya çıkmasını sağlıyordu. Adımlarını hissettikten çok kıza bir süre sonra bakmak istemese dahi onu kavrayan eller ile onun gözlerini içine bakmaya başladı. Az önce dile getirdiği cümlelere vereceği bir cevabı olduğu belliydi ve çok geçmeden konuşmaya başlamıştı. Nefesi yüzünde söylediklerine odaklanmaya çalışıyordu. Söylediklerini anladığında şaşkınlığı gözlerinden belli olmaya başladı. Onun hep ikizi ile aynı safta yer aldığını sanıyordu. Görünen o ki Cade bu savaştan çekileli çok oluyordu. Üstelik güven ile ilgili söyledikleri ona güveniyorsa neden onun yanında olmaktan vazgeçmiş, neden çekip gitmeyi tercih etmişti. Üstelik her hangi bir yere değil, ikizine. Şaşkın bir ifadeyle konuşmaya başladı. Ellerinden kurtulmayı bile denemeden.

"Ben hala ikizimle birlikte olduğunu sanıyordum. Ayrıca bana güveniyorsan neden çekip gittin, Morgana ile yollarını ayırdığında neden bana geri dönmedin. Sensiz nasıl olacağımı hiç mi düşünmedin..."

Söylediği sözlerden sonra Cadein aniden daha fazla yaklaştığını hissettiğinde kalbi giderek daha hızlı çarpmaya başladı. Nefesi daha da yakındı ve tam dudaklarının üzerinde onu hissediyordu. Sözleri kafasını iyicene karıştırdığında ona cevap vermeye hazırlandığı anda dudaklarında hissettiği öpücük tüm cevapları yok etti. O saniyeden sonra söyleyecek hiç bir şey kalmamıştı. Yıllar önce istediği şey on sunulmuşken geri çekilmeyi bir an bile düşünmeden onun öpücüğüne karşılık vermeye başladı. Elleri Cade'in başının arkasında saçlarını okşarken öpücük giderek daha tutkulu bir hal aldı.


_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Cuma Ocak 18 2013, 23:13

Cade’in sözleri üzerine üzgün bir tebessüm belirdi dudaklarından uzun süredir görüşememek aralarındaki tüm bağlantıları koparmıştı. Aslında bunu onlara yapan kişi yine kendisiydi. Onun evleneceğini bile bile onunla görüşmeye devam ederek canını daha fazla yakmak istememişti. Hem evleneceği adamla da kavgalıydı. O adam caitlyn’in hala cade’le görüştüğünü öğrenirse onun bakmaya bile kıyamadığı sevgilisine problem yaratabilirdi. Aşık olduğu adamla aralarında oluşan gerginliğinde caitlyn’i üzeceğini bilmek için geleceği görmesine gerek yoktu. Sırf bu yüzden elinden geldiğince uzak durmuştu ondan tüm bağlantılarını onun için dayanılması imkansız bir acıya neden olsa da tek tek yok etmişti. Önce karşı tarafa geçip kötüyü oynamış sonrasındaysa sessiz sedasız çıkmıştı sevdiği kadının hayatından… Şimdi yüzyıllar sonra yeniden karşılaştığı hayatının aşkından duygularını gizlemeye çalışmak oldukça ağır geliyordu. Onun can acıtan sözlerine ve suçlamalarına daha fazla dayanamayarak gerçekleri söylemeye başladı. Onun yokluğunda büyük acılar çekmişken yıllar sonra onu yeniden bulduğunda sarf ettiği sözcükler canını daha da acıtıyordu. O bu sözleri duymayı hiçbir zaman hak etmemişti. Onun tek yaptığı aşık olduğu kadının mutluluğu için kendini acı çekmeye mahkum etmekken böyle bir suçlamayı hak etmiyordu. Ona olan duygularını gizlemeyi artık bırakmıştı. Şu dakikadan sonra ne olacağını çokta önemsemiyordu. Gözlerini caitlyn’in gözlerinden bir an olsun ayırmayarak onu öptü. Dili caitlyn’in derinliklerini keşfederken elleri de caitlyn’in vücudunda geziniyordu. Caitlyn'in öpücüğüne karşılık vermesiyle öpüşmeleri daha ateşli bir hal almıştı. Onun o şehvetli dudaklarını uzun süre öptükten sonra boynuna ıslak öpücükler bıraktı. Bu sırada nasıl olduğunu anlayamadığı bir hızla caitlyn’i yere yatırmış kendide üzerine çıkmıştı.

Kendini zar zor geri çekerek ''Seni seviyorum. Her zaman sevdim… Düşmanken bile'' dedi. Alnını caitlyn'in alnına dayararak ''Senin mutluluğun için senden uzak durmak zorundaydım. Başkasına aşıktın ve mutlu olmayı hak ediyordun. '' dedi nefes nefese bunu söylerken bile içi acımıştı. Onun başkasına aşık olduğunu bilmek,görmek ölüm gibi geliyordu. Aslında düşününce öldürdüğü kişiler şanslı bile sayılırdı. Evet ölüyorlardı. Artık dünyada yoklardı ve nefes almıyorlardı fakat en azından cade'in elinden bir kez ölümü tadıyorlardı. Cade gibi her gün her saniye ölmüyorlardı. ''Yanında kalmayı çok istedim. Bu acı verse de seni her gün görmek iyi geliyordu fakat sonra işler karıştı. Tahmin etmediğim pürüzler çıktı. Beni anlamak zorundasın benim yüzümden mutsuz olacağını bile bile yanında kalamazdım.'' dedi üzgün bir ses tonuyla.... Bir süre söyleyip söylememesi gerektiğini düşünse de sorunda derin bir nefes alarak ''Senden uzak durmaya çalışıyor ve beceremiyordum. Bu kendime olan öfkemi gün ve gün arttırırken kendi karanlığımda kaybolup gidiyordum. Asla morganana'nın yanında yer almayı düşünmemiştim ama sonra senin evleneceğini duyduğumda öfkeden gözüm döndü ve morgana'nın teklifini kabul ederek onun yanında yer aldım. Gerçeği öğrenince de ayrıldım. Sana karşı savaştığım için üzgünüm...'' dedi.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Paz Ocak 20 2013, 01:26

Tek bir öpücük, o yakıcı an... Bir anda aklında tüm düşüncelerden kurtulmasını sağlamıştı. Kendini öpücüğe ne kadar da çabuk kaptırmıştı. Sanki yıllardır o dudaklara sahip biri gibi onu tutkuyla hatta aşkla öpmeye başladı. Başını kavradığında saçlarını yavaşça okşadı. Onu giderek kendine daha fazla çekiyordu. Lanet olsun hiç gitmesini istemiyordu. Bedeninde hissettiği ellerden sonra kendide Cade'in bedenini sarıp ona dokunmaya başladı. Öpücük giderek derinleşirken, tutkusu kendini daha fazla belli etmeye başladı. Daha ne olduğunu bile anlamadan kendini sevdiği, aşık olduğu adamın altında buldu. Aslında şu an onu durdurması gerekirdi. Belki de her şey den önce yapması gereken şey buydu. Ama olmuyordu, kendine engel olamıyordu. Onu istiyordu her şeyden çok onu. Bırakıp gittiği zamanlarda bile onu sevmekten özlemekten asla vazgeçmemişti. Şimdi ise bu durumda onu nasıl bırakabilirdi ki. Üstelik bu halde dudakları dudaklarında, elleri ise tenindeyken... Cade'in dudaklarını öpmeyi bıraktığında boynunda hissettiği öpücükler dudaklarından hafif bir iniltinin çıkmasına neden oldu çok geçmeden de dudakları yeniden sevdiği adam tarafından hapsedilmişti. Kendini giderek daha fazla kaybederken öpücük bir ihtiyaca dönüştü. Nefes almaya ihtiyaç duymak gibi onun dudaklarına ihtiyaç duyuyordu. Ama aynı zamanda nefessiz kaldığını da hissediyordu. Cade ondan bir anlığına uzaklaştığında nefes nefese, tutkulu gözlerle ona bakmaya başladı. Dudaklarından seni seviyorum kelimesini duyar duymaz, elleri önce yanaklarına değdi ve sonrasında parmakları ile sevdiği erkeğin dudaklarını okşadı yavaşça. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Bir şeyler demeliydi ama kelimeler sanki boğazında düğümlenmişti. Sonra söyledikleri ile aniden bakışları değişti.

"Cade bende hep seni sevdim, hala da seviyorum. Ona aşık bile değildim, aslında neden onun teklifini başta kabul ettiğimi bile bilmiyorum. Seninle dostluğumuz hiç bir zaman bitmesin diye duygularımı senden gizledim. Aramızda bu şey öyle güzeldi ki ben sadece bunu bozmak istememiştim. "

Bir araya getirdiği kelimelerden sonra kalbi deli gibi atmaya devam ediyordu. Geçmişinde o adam gerçek bir hataydı onun için ve hala aklı yapmıyordu yaptığı şeyi. Neden, neden onun teklifini kabul etmişti. Yıllar önce yaptığı bu hata gerçek aşkının elinden alınmasına neden olmuştu. Cade tekrar konuşmaya başladığında onu dinledi. Hala duyması gereken şeyler vardı. Aslında onun da anlatması gerekenler vardı.

"Cade, Morgananın neler yapabileceğini sen ve ben çok iyi biliyoruz. Bazen duygular gerçekten de elimizde olmadan hayatımıza yön veriyor. Bu da öyle bir durum bende seninle asla savaşmak istememiştim. Ama seni ikizimin yanında görmek beni ne kadar yaraladı bilemezsin"

Konuşmasından sonra kafasını yere koyarak rahatça yere uzandı. Toprağa değen teni onu rahatlatıyordu. Ama hala bir durum vardı Cade hala üzerindeydi ve o ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Aslında her şey bir şekilde anlam kazanmıştı. Hayatının aşkı da onu seviyordu. Öyleyse sorun neydi? Neden kendini ona vermekte bu kadar zorlanıyordu. Kalbi kafesinden çıkmak isteyen bir kuş gibi çırpınırken mantıklı düşünmekte zorlanıyordu. Cade'in başını kavradı yavaşça ve kendine doğru çekerek onu yavaş bir şekilde öpmeye başladı. Az önceki tutkulu öpüşmeden çok daha farklıydı. Tadını alarak yavaş ve sakince onu öpüyordu. Öpüşmeleri noktalandığında Cade'in bedeninin altından kurtularak oturdu.

"Sanırım konuşmamız gereken çok fazla şey var Cade ama deminki pozisyonda durmaya devam edersek konuşmaktan çok birbirimizi öpmeye devam ederiz. Şimdi bana söyler misin? Geçmişi bir kenara bırakarak şu an ne yaptığını bilmek istiyorum ve her şeyden önemlisi seni tekrar yanımda görmek istiyorum. Ne sıfatla yanımda yer alacağına sen karar ver bir dost ya da bir sevgili. "

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Salı Ocak 22 2013, 00:38

Sonunda söylemişti işte yıllardır hatta yüzyıllardır içinde tuttuğu gerçekleri bir bir anlatmıştı aşık olduğu kadına. Artık saklamak istemiyordu hiçbir şeyi duyguları karşılıklı olmayabilirdi ama yine de ağır geliyordu duygularını bir sırmış gibi saklamak… Gözleri sevdiği kadının gözlerine kenetlenmişken ve kalbi hızla atıyorken aşık olduğu kadının da onu sevdiğini öğrenmek zaten hızlı atan kalbinin daha da hızlanmasını sağladı. Şuan mutluluğunu kelimelerle anlatamazdı. Aşık olduğu kadında onu seviyordu. Tıpkı onun gibi oda yüzyıllardır sevmişti cade’i ve aralarındaki dostluğu bozmamak için duygularını saklamıştı tıpkı cade’in yaptığı gibi ayrıca hayatına giren o adama aşık olmadığını öğrenmekte onu rahatlatmıştı. Evet geçmiş bir zamandı ve ayrıldıklarını çok sonradan duymuştu fakat yine de başka birine aşık olduğu düşüncesi canını acıtmıştı. Aralarında oluşan sessizlikte düşüncelere daldı. Yüzyıllardır saklanan gerçek duygular… Bu ikisi içince ağır bir yüktü ve şimdi ikisi de bu yüklerinden kurtulmuştu. Aklına onu bırakıp gittiği ve aralarındaki iletişimi kendi elleriyle yok ettiği hatırlaması bile acı veren zamanlar geldiğinde bunu neden yaptığını ona söylemek zorunda hissetti kendini. Duygularını yeni açmışken ve bu duygular karşılıklıyken caitlyn’in neden onu bırakıp gittiğini bilmeye hakkı vardı. Çektikleri acının nedenini ve hayatındaki her şeyi bilmeliydi. Artık ondan bir şey saklamak istemiyordu. Zaten hayatlarını mahveden ve bu kadar acı çekmelerini sağlayan şey sırları ve duyguları saklamak yüzünden olmamış mıydı? Bunun hayatlarını daha fazla mahvetmesine izin vermeyecekti. Caitlyn’in sözlerinden sonra iç çekerek ''Üzgünüm… Sana zarar vermek asla istememiştim ve tabi canını yakmakta'' dedi. Aralarındaki yakınlık düşüncelerini tek bir noktaya toplarken konuşmak gerçekten zordu. Bu anı yüzyıllardır beklemişken aralarındaki şeyin özel olmasını istiyordu fakat bir yandan da kendini tutamıyordu. Gözleri caitlyn’in dudaklarına takılmıştı. Şuan düşündüğü tek şey altındaki beden ve caitlyn’in ıslak ve tatlı dudaklarıydı. Geçmiş mi? Şuan umurunda değildi. Ne geçmiş ne de gelecek… Şuan umurunda olan tek şey Caitlyn ve onun dudaklarıydı. Caitlyn’in onu kendine çekip öpmesiyle oda onun o doyamadığı ve tadının oldukça güzel olduğunu düşündüğü tatlı dudaklarını öpmeye başladı. Her anın tadını çıkarmak istediği için oda aynı yavaşlıkta öpüyordu caitlyn’î.

Uzunca bir süre öpüştükten sonra hiç istemese de kendini geri çekmişti. Düşüncelerini toplamakta her ne kadar zorlansa da konuşmaları gereken çok şey vardı. Bu yüzden caitlyn altından kurtulmak için hareket ettiğinde kalkmasını engellemek için hiçbir girişim de bulunmamış aksine üzerinden çekilerek ona yardım etmişti. Oda caitlyn’in yanına oturarak derin bir nefes aldı ve gözlerini kapayarak odaklanmaya çalıştı. Kafasında dönüp duran pek çok konu ve söylenmesi aynı zamanda sorulması gereken pek çok şey vardı fakat hangisinden başlayacağını bilmiyordu. Caitlyn’in konuşmaya başlamasıyla düşünmeyi bir kenara bırakıp onun dediklerine odaklandı. Şu an ne yapıyordu? Bu konuşmak istemediği bir konuydu. Ailesinin tamamını kaybettiği ve aileden geriye kalan tek kişinin kendisi olduğu gerçeği canını yakıyordu. Nathaniel ailesinden geriye kalan son kişiydi cade hoş artık ailesinin soyadını kullanmıyordu. O artık eski Cade Nathaniel değildi. O artık sadece cade’di. İntikam isteyen ve bu uğurda her gün birçok kişiyi hiç acımadan öldüren kişiydi. Yorulduğu ama asla bırakmak gibi bir niyeti olmadığı şeydi intikam. Cade derin bir nefes alıp önce cevaplaması kolay konudan başladı söze… Gözlerini caitlyn’in gözlerine dikerek ''Seninle yeniden birlikte olmayı çok isterim caitlyn. Hayatında yer almak üstelik sevgili sıfatıyla yüzyıllardır istediğim bir şeydi. Seni seviyorum ve sevgilin olmak istiyorum'' dedi ve sustu. Cümlesini devam ettirerek caitlyn’in merak ettiği soruya cevap vermek için gerekli gücü o an için kendinde göremedi. Bir süre sessiz kaldıktan sonra gözleri boşluğa dalıp giderken düşünceli bir şekilde ''Şuan ne yaptığıma gelirsek bunu bilmek isteyeceğini düşünmüyorum ama aramızda sırların olmasından hep nefret etmiştim bu yüzden sanırım söylemeliyim. Ben… İntikam alıyorum.'' Dedi. En zor kısmı söylemişti. Caitlyn’in şaşkın ve kafasının karıştığını belli eden bakışlarını görünce ''Belirli bir kişiden değil pek çok kişiden… İyi ya da kötü tarafta yer alması bir şey değiştirmiyor. Tabi sihirbaz, cadı veya peri olması da. Yıllar aslında yüzyıllar önce hayatımı mahveden kişilerden tek tek intikam alıyorum. Herkes yüzyıllar önce haksız yere yaptığı hatanın bedelini ödemek zorunda'' dedi. Gözlerini yere sabitleyerek '' Nathaniel ailesinin hayatta kalan son üyesi benim diğerleri yüzyıllar önce acımasızca katledildi ve bunda parmağı olan herkes yaptığı hatanın bedelini en ağır şekilde ödeyecek'''' dedi ne kadar fark ettirmemek istese de üzgün olduğu sesine yansıyordu. Sonra gözlerini caitlyn’in gözlerine dikerek ''Yani bu durumda sizin savaşınızda senin yanında yer alamam. Sen kendi tarafında olanları korumak zorundasın bense iyi yada kötü tarafta olduğunu önemsemeden geçmişin intikamını alıyorum. Üzgünüm sevgilim ama beni anlamak zorundasın'' '' dedi. Sonra konuyu değiştirmek isteyerek ''Peki sen şuan neler yapıyorsun? Anladığım kadarıyla durum pekte iyi değil…'' diye sordu.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Çarş. Ocak 23 2013, 18:50

Tadı geçen her saniye onu daha da baştan çıkarıyordu. Cade onu öpmeyi her zaman bir şekilde hayal etmişti. Ona yakınken, onunla konuşurken o tatlı dudakları öptüğünde nasıl hissedeceğini hep merak etmişti. Şimdi ise dudaklar dudaklarındaydı ve tadı öylesine güzel, öyle baştan çıkarıcıydı ki bir an olsun onlardan uzak durmak istemiyordu. Onu öperken kedine giderek daha fazla bastırdı hala hareketi öylesine yavaştı ki tadını çıkarak istiyordu sonuna kadar hatta belki de sadece dudaklarını değil teninin tadını da hissetmek istiyordu. Üstelik hala istediği bedenini altındaydı. Nerede oldukları umurunda olmadan onunla şu an bir olmaya hazırdı. Yine de bunca zamandır beklediği şeyin mükemmel olmasını istiyordu sırf bu yüzden kendini onun ellerinden kurtardı. Altından kalkarken Cade'in bakışlarını gördü. Biliyordu o da istiyordu da çok daha fazlasını. Bu kısacık öpüşmeleri onların duygularını doyurmaya yetmemişti. Kalbi hala deli gibi atarken ağaçlardan birinin dibine oturdu. Derin bir nefes alarak nefesinin ve kalbinin kısa bir süre normale dönmesini bekledi. Bu olduğunda kafasında oluşturduğu konuşmayı dile getirdi. Merak ediyordu gerçekten onun ne yaptığı ve en önemlisi onu gerçekten yanında istiyordu. Dost olarak kalmasını istese bile buna karşı çıkmayacaktı ama içten içe onun sevgilisi, aşık olduğu adam olarak yanında olmasını istiyordu. Cade yanında oturduktan sonra gözlerine bakarak konuşmaya başladı. Duydukları yüzünde bir gülümseme oluştururken kalbi yeniden deli gibi atmaya başladı.

"Ben... Bende seni seviyorum Cade ve aşık olduğum erkek olarak yanımda yer almanı çok istiyorum sevgilim"

Ona sevgilim demek içindeki mutluluğu katlanırcasına arttırmaya yetmişti. Şimdi ise kafasında bir sürü soru mutluluğunu gölgelemeye yetmişti aslında sorduğu diğer sorulara bir cevap bekliyordu, sevdiği adamdan. Gözlerindeki boşluktan hiç hoşlanmamıştı. Ama işte bilmeliydi neler olup bittiğini, sırf bu tavrı nedeniyle konuşmadan onu dinlemeliydi. Cade konuşmaya başladığında dikkatini tamamen ona odakladı. İntikam... Bir çok kişiyi çok kötü yerlere sürükleyen duygu onu da esir almıştı, sevdiği adamı. Kafası karışmıştı bir anda aynı zamanda endişelenmişti de Cade'i tanıyordu. Sudan bir sebepten intikam almaya başlayacak biri değildi. Onu dinlerken kalbi yeniden hızlı atmaya başladı ama bu ona olan aşkından değildi bu sefer başka bir şeydi korku. Üzgün ses tonu ve gözlerini kaçırması ile elini Cade'in yanağına koyarak onu kendine bakmasını sağladı.

"Seni anlıyorum Cade ama intikam bu seninle ilgili aklıma gelebilecek en kötü şey. Ailen konusunda gerçekten çok üzüldüm böyle bir katliamdan haberim bile yoktu. Ayrıca her ne olursa olsun seni yanımda istiyorum Cade, intikam almak doğru bir yol değil bunu sende biliyorsun ikizim ve benim durumum da Morganın benden intikam almak istediği için oldu bunu sana anlatmıştım. Başka türlü bir yol bulabiliriz belki de..."

Sevdiği erkeğin sonraki konuşmalarında konu değiştirmek istediği belliydi. Ondan hiç bir zaman bir şey saklamamıştı en azından duyguları dışında. Derin bir nefes aldı içindeki karanlık hala orada bir yerde onu bekliyordu. Derin bir nefes alarak kendi ile ilgili olanları dile getirmeye başladı.

"Ben kısmen bıraktığın gibiyim Cade hala iyi taraf için savaşıyorum. Ama sen gittiğinden beri yalnızlığa gömüldüm aynı zamanda etrafta yardım ettiğim onca kişiye rağmen yalnızdım. En son sihirbazım ve perimi buldum ama durum pekte iyi gitmedi. İçimdeki karanlık beni ele geçirmeye çalışıyor ve ben bunu mümkün olduğu kadar engel olmaya çalışıyorum hep yaptığım gibi tek sorun son zamanlarda fazla sıklıkta olması."

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Cuma Ocak 25 2013, 22:55

Cade caitlyn’in ağzından seni seviyorum sözcüklerini duyunca dünyaların onun olduğunu düşündü. Bu anı oldukça uzun bir zamandır bekliyordu. Hep bir gün ona sevdiğini itiraf edip caitlyn’in kalbini kazandığını hayal ederdi. Sonunda hayalleri gerçekleşmişti. Şuan bu durumun tadını çıkarmayı her şeyden çok istese de sevgilisinin sorduğu soru buna engel olmuştu. Yaptıklarını uygun bir dille açıklayacak kelimeler yoktu çünkü bu sefer… Bu doğruydu. Cade Nathaniel olmayı bıraktığından beri yaptığı hiçbir şeyin açıklanacak yanı yoktu. İntikamı ya da acımasızca katliamı anlatmakta sözcükler yetersiz kalıyordu. Bu iki sözcük ve aynı zamanda duygu o kadar farklı bir şeydi ki cade bunu nasıl anlatacağını bilmiyordu. Durup düşündü. Yaptıklarından pişmanlık duyup duymadığını merak etti bir an ve vicdanının sesini duymayı denedi. Fakat hiçbir şey duyamıyordu. Neden böyle olduğunu düşünürken vicdan denen şeye sahip olmadığını fark etmesi kısa sürmüştü. Artık bir vicdanı yoktu ve hayır yaptıklarından zerre pişmanlık duymuyordu. Amacına ulaşmak adına almak zorunda kaldığı masum canlar umurunda değildi. Savaşta zafere giden yolda her şey mubahtı sonuçta… O bunları düşünürken caitlyn’in elini yanağında hissetmesiyle kendine geldi. Rahatlatıcı bir sıcaklık ve sevgi aşık olduğu kadının ellerinden içine akarken tüm bu hislere ne kadar yabancı olduğunu gördü.

Sevgilisinin konuşmaya başlamasıyla ondan kaçırdığı gözlerini yine onun gözlerine dikerek dinlemeye başladı. Caitlyn’i tepkisizce dinlerken Cade onun intikamıyla ilgili söylediklerine alaycı bir kahkahayla gülmemek için kendini zor tutmuştu. İntikam almak doğru bir şey değildi öyle mi? Peki genç, yaşlı, büyük, küçük ya da bebek demeden nathaniel ailesinden olan herkesi aynı gece büyük bir organizasyonla katletmek doğru muydu? Cade Nathaniel’le uzaktan yakından ilişkisi olan ya da olmayan her aile üyesi öldürülürken doğruluk, adalet ya da merhamet bunun neresindeydi? Tartışma kabul etmediğini belli eden otoriter bir sesle ''Bu sizin savaşınızla aynı şey değil caitlyn ve üzgünüm ama başka bir yolu yok neyse kapatalım bu konuyu'' diyerek konu değiştirmeye çalıştı. Caitlyn ve morgana arasındaki savaşın ne durumda olduğunu bilmese de caitlyn’in gözlerinde gördüklerinden yola çıkarak durumun aşık olduğu kadın açısından pekte iç açıcı olmadığını söylemek zor değildi. Aşık olduğu kadının yalnızlığıyla ilgili söyledikleri karşısında ''Üzgünüm gerçekten seni bırakıp gitmeyi hiç istemedim. Senin yanında başka birini görmek oldukça acı verse de buna katlanıyordum. Sonrasında eski sevgilin olacak kişiyle kavga ettik sonunda birimizi seçmen gerekecekti ve ben seni bu kadar zor bir durumda bırakmak istememiştim''dedi kararlı bir şekilde. Bir süre diyeceklerini toparladıktan sonra onu bir eliyle kendine çekip sarılarak '' Eminim bunun üstesinden de gelmeyi başaracaksın hem artık yalnız değilsin ben varım ve ömrümün geri kalan kısmında da hayatından çıkmak gibi bir niyetim yok ayrıca bunca zaman karanlığa direnmeyi başardıysan bence bundan sonra da başarabilirsin'' dedi.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Paz Ocak 27 2013, 14:30

Cade, hayatının aşkı sonunda sevgilisi olmuştu. Keşke dedi o an şimdi ki gibi duygularını dışarıya vurabilecek kadar güçlü olsaydı yıllar önce. Kabul etmeliydi, öncesinde böylesine güçlü biri değildi aslında. Yıllar çaldığı onca şeyin yanında ona bir şeyler daha da kazandırmıştı. Eskiden Cade olmadan hiç bir şey yapamayacağını düşünmüştü bir anlığına. Ama yalnız kaldığında ve hala bir amacı olduğunda bir şekilde ayakta kalmayı kendine amaç edinmişti. Diğer türlü çok önceden bu savaş onun yenilgisi ile sonuçlanabilirdi. Elbette tek neden bu değildi. Yıllar geçtikçe büyümüştü de aynı zaman da bir kadına dönüşmüştü. Yalnız ve güçlü bir kadın. Ama şimdilik yalnızlığı düşünmesine gerek kalmamıştı, artık yalnız değildi. Cade yeniden onunla birlikteydi üstelik dostu değil sevgilisi olarak onunla birlikte olacaktı. Yıllar ne kadar tuhaftı. Sevdiği adamdan bile öyle çok şey çalmıştı ki... Ailesi ile ilgili söyledikleri, nasıl insanlar, nasıl bir nefretle tüm aileyi yok ederlerdi. Üstelik sadece kötü taraftan bahsetmemişti Cade. Koruduğu kişilerden bazıları da sevdiği erkeğin hayatını mahvetmişlerdi. İntikam, kötü bir şeydi. Bunu dile getirmişti ama Cade'e hak vermiyor değildi. Kim böyle bir durum karşısında sineye çekilip hiç bir şey olmamış gibi yapabilirdi ki. Sevdiği adamın konuyu değiştirmek için kullandığı kelimelere karşılık gözlerinin içine baktı.

"Tamam sevgilim nasıl istersen"

Konuyu kapattıkları anda yeni bir konu bulmuştu Cade. Ona söylediklerinde hiç bir yalan yoktu. Bazen gerçekten de kendini kaybedeceğini düşünüyordu. Belki de o ritüeli hiç gerçekleştirmemesi gerekiyordu. Lea da bunu kendi yerine iyi bir şekilde başarabilirdi. Ama bunu bu kadar kötü sonuçlanabileceğini hiç düşünmemişti. O an her ikisini öldürmeyi ne kadar çok istemişti. Ona güvenen insanları öldürmek istemişti. Kendine geldiğinden, kendinden nefret etmişti. Tıpkı Cade'in söylediği gibi insanlar öğrenmeyi beceremiyorlardı. Bir başkasına güvenmek kolay değildi. Ama ona güveniyorlardı, en çokta bu yüzden tehlikeliydi onlar için. Karanlığa kucak açarsa çok fazla kurbanı olacaktı, sessizce yanlarına yaklaşan bir katil gibi onları yok edebilirdi. Sözlerine karşılık Cade'in ne söyleyeceğini tahmin etmekte güçlük çekiyordu. Eskiden olsa bunu bilirdi. Ama eski dostunu çok iyi tanıyor olsa da yeni aşkı onun için bir yabancıydı. Kendini onun kollarında bulduktan sonra bir an bile düşünmeden ona sıkıca sarıldı. Başını boynuna gömdü. Sevdiği erkeğin harika kokusu ciğerlerine doluyordu. Sözlerinin ardından konuşma gereği duydu.

"Biliyorum sevgilim ben bir hata yaptım o adamı hiç hayatıma sokmamalıydım. Ama artık olan oldu, şimdiye bakıyorum. Sen yanımdasın ve emin ol seni bırakmaya niyetim yok. Benim evimde kalır mısın? Yakınım da olmana ihtiyacım var. Deni ikinci kez kaybedemem Cade buna katlanabileceğimi sanmıyorum..."

Bir anlığına duygu yoğunluğu gözlerinden akan bir damla yaşa neden oldu. Yanaklarını ıslatan göz yaşı sevdiği erkeğin boynunu da ıslatmıştı. Ne tuhaf yıllardır hiç ağlamamıştı. Yalnız kaldığında bile... Duygu yoğunluğu onu ele geçirirken, sevdiği erkeğin kokusu da zihnini uyuşturuyordu. Daha fazla dayanamadan dudaklarını Cade'in boynunda gezdirmeye başladı. Onun tenine bıraktığı öpücükleri ve aldığı tadı seviyordu.


_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İntikam Soğuk Yenir   Paz Ocak 27 2013, 18:17

Cade sevgilisine sarıldıktan sonra derin bir nefes alıp onun o tatlı kokusunu içine doldurdu. Uzun zamandır hissetmediği tatlı bir huzur tüm vücudunu ele geçirdiğinde gözlerini kapatıp sevgilisinin saçlarına küçük bir öpücük kondurdu. Huzur, mutluluk ve sevgi bunlar yüzyıllardır hissetmediği duygulardı. Yüzünde ilk kez gerçek bir gülümseme belirirken bu uzak kaldığı duyguları özlediğini anladı. Aslında duygulardan çok caitlyn’i özlediğinin farkındaydı. Onun yanında olmayı , ona böyle sarılıp kokusunu doya doya içine çekmeyi özlemişti. Caitlyn’in intikam konusunu uzatmaması içine su serperken bu konunun daha sonra aralarında problem yaratacağını bildiği için iç çekti. Elinden geldiğince intikam meselesinin ilişkilerini etkilemesini engellemeye çalışacaktı ama bunun ne kadar işe yarayacağını bilmiyordu. Her ne olursa olsun sonuçta kafasına göre davranıp intikam almaya devam edecekti çünkü ve bu caitlyn’le tartışmalarına neden olacaktı. Bu düşüncelerle gelecek endişelerinin içinde boğulup gittiğini fark ettiğinde kendini hemen toparlayarak o ana odaklandı. Ne olursa olsun şuan bunları düşünmek istemiyordu. Şuan düşünmek istediği tek şey kolları arasındaki aşkıydı. Ona yardım etmek, elinden geldiğince destek olmak istiyordu.

Savaşta onun yanında yer alamasa da hiçbir şey yapmadan duracak da değildi. Bedeninde sevgilisinin ellerini hissettiğinde gülümsedi. Ardından söyledikleri onu oldukça mutlu etmişti. Evet caitlyn bir hata yapmıştı ama cade o birçok hata yapmıştı şimdiye kadar ve onu bu konuda suçlayabilecek ya da diğer konularda ondan hesap sorabilecek en son kişiydi kendisi daha sonra duydukları mutluluğuna mutluluk katarken cevap vermek için bir an bile düşünmeden ''Elbette… Elbette seninle yaşarım bir tanem hatta bunu her şeyden çok istiyorum''dedi. Caitlyn’in ağladığını fark edince ona daha da sıkı sarıldı. Onun üzülmesini hiçbir zaman istememişti. Ağladığını bilmek ona acı verirken kulağına ''Beni bir daha kaybetmeyeceksin sevgilim söz veriyorum. Bir daha seni yalnız bırakmayacağım'' diye fısıldadı. Boynunda sevgilisinin dudaklarını hissetmesiyle dudaklarından arzudan boğuklaşan bir sesle zevk iniltileri dökülmüştü. Onu kendinden uzaklaştırıp doyamadığı ve oldukça harika bir tadı olduğunu düşündüğü ıslak dudaklara kapanıp onu uzunca bir süre öptükten sonra zar zor kendini geri çekerek ''Hadi evimize gidelim hayatım… Burası tarafsız bir bölgeymiş gibi görünse de asla öyle olmadı. Seni yeni bulmuşken seninle vakit geçirmek yerine diğer cadılarla savaşmak istemiyorum'' dedi nefes nefese bir şekilde sonrasında hızlıca ayağa kalkıp caitlyn’in de kalkmasına yardımcı oldu ve birlikte bir büyü mırıldanarak oradan ayrıldılar

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İntikam Soğuk Yenir
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Abyssi Ormanı-
Buraya geçin: