AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kaba Sihirbazım

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Kaba Sihirbazım   Çarş. Ocak 23 2013, 02:16

Yılbaşından beri aklı hala sihirbazındaydı. Yaptıklarını, ona olan davranışlarını hala unutmuş değildi. Ne kadar kaba bir erkekti, sihirbazı. Gerçi onun yaptıkları da pek normal sayılmazdı. Daha ilk karşılaşma da üstüne düşmüştü, elbette bu isteyerek yaptığı bir şey değildi. Durup dururken neden bir erkeğin üstüne atlardı ki bu hiçte mantıklı değildi. Hem ayrıca aslında olan tek şey çok fazla heyecan yapmış olmasıydı. Bir sihirbaza sahip olmak hiç düşünmediği bir şey olsa da hissettiği ani aura tüm dengesini altüst etmeyi başarmıştı işte. O günden sonra Dante'i düşünmeyi bir an bile bırakmamıştı. Onu çok kıs bir süre sihirbaz olarak değilde bir erkek olarak düşündü. Gerçekten çok yakışıklı bir sihirbazı vardı. O gecelik yanına gittiği kişi eğer sevgilisi değilse onunla biraz daha yakından ilgilenebilirdi, tabi belki. Kaba erkekleri pek sevdiği söylenemezdi. Ama sihirbazı gerçekten karizmatik ve oldukça yakışıklıydı. Şimdi neden buna takılmıştı ki bir anda. Görüntüsünü bir kenara bırakarak yatağından gerinerek kalktı. Öğle vakti iyi bir tembellik yapmıştı, artık başka şeyler yapması gerekiyordu ve hedefi de belliydi. Sihirbazı ile ilgili tüm istediklerine akademiden ulaşmıştı. İşte bu gerçekten çok kolay olmuştu ve öyle olduğuna da memnundu. Bir süre sihirbazının neler yaptığına baktıktan sonra akşam için bir kaç plan yaptı. Akademi de onu izlerken yine yanında o kızı gördü. Kız onun sevgilisiydi anlaşılan. Ne diyebilirdi ki tek diyebileceği yazık oldu demekti. Gerçi yine de o isterse bu pekte engel teşkil etmiyordu. Ama şimdilik öncelikli planı ritüel ve sihirbazı ile biraz daha iyi geçinmekti.

Otel odasında harika bir yemek yedi. Aslında otel odasında kalmak onu rahatsız etmeye başlamıştı. Üstelik bir ev her zaman daha iyi görünüyordu. Ama onun ev için yapabileceği bir şey yok gibi görünüyordu. Tabi ailesinin evine dönmezse ki öyle bir şey söz konusu bile değildi. Yemekle birlikte güzel bir plan gerçekleştirdi. Yarın hafta sonuydu ve sihirbazı akademiye gitmeyeceği için onu rahatlıkla evinde bulabilirdi. Bugün ise eğlenmek istiyordu. Akşam için güzel bir planı bara gidip kafayı dağıtmak. İçkiler bir yana o dans etmek istiyordu daha fazla. O hazırlık aşamasına geçip de tamamlayana kadar neredeyse akşam olmuştu. Üzerinde siyah oldukça dar bir elbise giymişti. Altına hafif topuklu ayakkabılar ve saçına baktığında her şey hazırdı. Dışarı çıktığında ayaklarının onu her hangi bir bara götürmesine izin verdi. Seçtiği bara ise yaklaştıkça içinde ki değişik aura kendini gösterdi. Sihirbazı yakınlarda bir yerdeydi, belki de içeride. Bara girdiğinde auranın artışı orada olduğu konusunda kesinlikle emin olmasını sağladı. Barmenden içki alıyordu sihirbazı. Ona yaklaşmak için seri adımlar atarken iyice yaklaştığında ismini söyledi.

"Dante"

Ama sihirbazı ile göz göze bile gelemeden iyi yarı bir adam önüne geçerek onun kolunu kavradı. "Güzelim benimle takılmak ister misin?" Adamın lafından sonra öfkeli bakışlarını adama kenetledi.

"Bırak kolumu gecemi senin gibi biri ile geçirmeye niyetli değilim."

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Çarş. Ocak 23 2013, 18:05

Dante akşamüzeri eve geldiğinde keyfi yerindeydi. Sevgilisiyle her şey yolundaydı ve o hayatına girdiğinden beri daha kolay oluyordu ailesine katlanmak… Hayat her şeye hatta ailesine rağmen scarlett hayatında olduğu için oldukça güzeldi. Eve ilk kez keyifli geldiğini gören herkes şaşırıyordu. Şaşırmakta da haklıydılar herkes onun asık suratlı ve sinirli haline alışmıştı sonuçta şuan ise dante etrafına gülücükler dağıtıyordu. Bu durum evde kuzeni maya’yı görene kadar sürmüştü. Maya’yı gördüğünde önce keyifli gülümsemesi yavaş yavaş soldu. Sonrasında mutluluktan ışık saçan gözleri öfkeden koyulaşmaya başladı. Üzerindeki tüm iyilik kırıntıları bir anda yok olup yerini büyük bir kötülüğe bıraktı. Bu aileden de soyadında da nefret ediyordu. Kuzenine bir süre öfkeyle baktıktan sonra kavga etmek istemediği için hızla odasına çıktı. Kapıyı öfkeyle kapatıp kendini yatağına atarak derin nefesler alıp sakinleşmeye çalıştı fakat bu evde buna imkan yoktu. Çok geçmeden kapısı çalınmış ve zorunlu yemeğe çağırılmıştı. Dante içindeki öfkeden deliye dönen yanını bastırmaya çalışarak ağır adımlarla aşağı indi. Sofrada sessiz kalarak bu işkenceyi sinir sistemine en az zararla atlatmayı planlıyordu. Aşağı indiğinde planını uygulamaya da koymuştu. Yemeğini sessiz sedasız yiyip bir yandan da içinden tüm bu zorunluluklara söverken yemeğin ortasında açılan konu sessiz kalmasını engellemişti. Aile mirasından girilen sohbet ev ve şirketlerin yönetiminin nasıl olduğundan bahsedildikten sonra bu mülklerin varisinin açıklanmasıyla son bulmuştu. Maya hemen atılıp dehşetle itiraz ederken dante böyle bir sorumluluğu istemediğini söyleyerek konuyu kapatmıştı. Fakat babası otoriter ve sert sesiyle bu konuyu itinayla yeniden açmış sonunda da varisin o olduğunu söyleyerek açtığı konuyu danteye söz hakkı tanımayarak aynı itinayla kapatmıştı. Dante’nin konuyla ilgili itirazlarını ve etrafı birbirine katmasınıysa büyük bir özveriyle görmezden gelmişti. Bu dante’yi daha çok çileden çıkartmıştı. Ailesi bile olarak görmediği kişilerin onun hayatıyla ilgili kararlar almasından nefret ediyor bu durumu değiştirememekte onu delirtiyordu. Öfkeyle ceketini alıp evden çıktı.

Arabasına atlayıp tehlikeli boyutlarda hız yaptıktan sonra biraz kafa dağıtmak için gördüğü ilk barın önüne çekti arabasını. Anahtarları önüne çıkan görevliye fırlatıp hiçbir şey söylemeden sinirle içeri girdi ve direk bara yöneldi. Çalan müziği şuan o kadar düşünceliydi ki duymuyordu bile… Bara gidip taburelerden birine hızla yerleşerek kendine sert bir içki söyledi. Önüne gelen içkiyi tek bir dikişte bitirip yenisini söylerken etrafına bakındı. Gözleri tanıdık bir çift gözle buluştuğunda bunu umursamayarak önüne döndü. Bu akşam kimseyi çekecek durumda değildi özellikle de baş belası olduğunu düşündüğü perisini bu yüzden onu görmemiş gibi yapmaya karar verdi ve onunda aynı şeyi yapması için içten içe dua etti. Fakat sevgili perisi bu gece onu rahat bırakmamakta kararlıydı anlaşılan ki adını söyleyip dante’nin onu fark etmesini sağlamaya çalışmasının yanı sıra ona doğru gelmeye başlamıştı. Dante boş bakışlarla perisinin ona yaklaşmasını izlerken diğer yandan da içkisiyle ilgileniyordu. Adının fia olduğunu bildiği kızı bir peri olarak değil de normal bir kız olarak değerlendirdiğinden onun oldukça güzel ve baştan çıkarıcı göründüğünü kabul etti. Perisinin önünü iri yarı bir adamın kesmesiyle dikkatini tamamen onların üzerine yoğunlaştırdı. Ne konuştuklarını duyamasa da adamın ne söyleyeceğini tahmin ediyordu sonuçta fia güzel bir kızdı ve kabul etmeliydi ki bedenini saran siyah elbisesinin içinde oldukça dikkat çekiyordu. Özellikle vücut hatlarının ilgi gördüğünü söylemeye gerek bile yoktu. Bir süre sessiz kalıp oturduğu yerden onları izledi. Müdahale edebilirdi fakat sonuçta fia bir periydi. Normal bir insanla baş edebilirdi değil mi? İçinde oluşan onu koruma isteğini bastırmaya çalışarak fia’nın adamın elinden kurtulmasını bekledi fakat sonuçsuz çırpınışlarına daha fazla dayanamayarak yerinden ağır bir şekilde kalktı. Onların yanına giderken perisine bakıp derin bir iç çekti. Daha sonradan bu işe karıştığına pişman olacağını bilse de kendini tutamayarak ''Bırak kızı'' dedi. Adamın ona tehditkar bir şekilde bakarak ''Bırakmazsam ne olur?'' demesiyle dante sıkkın bir ses tonuyla ''Uzun uzun anlatacak kadar ne vaktim ne de sabrım var o yüzden direk göstericem'' diyerek adama sert bir yumruk indirdi ve kavga etmeye başladılar.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Çarş. Ocak 23 2013, 21:08

Adamın ona dokunduğu her saniye öfkeden gözlerinden alevler çıkmaya başladı. elbette bu alevler sadece bir mecazi anlam taşıyordu. Gerçi istese gözlerinden, bedeninden alevler çıkartarak adamı yakıp kavuracak güce sahipti. Yinede sakin olmaya çalışıyordu. Yaramaz bir peri olmamak için, gerçi etrafta bu kadar insan olmasa şu an kendini tutmak yerine adamı yakıp kül etmek isterdi. Adam ile uğraşırken aklına sihirbazı geldi. Adam yüzünden onu göremiyordu. İçten içe bu durumu da sinir oluyordu. Neden Dante, sihirbazı ona yardım etmek için hiç bir girişimde bulunmuyordu. Neden bu kadar kaba olmak zorundaydı. Üstelik Fia'nın onun için ne hayalleri vardı. Sakar ve işe yaramaz bir peri görüntüsü çizmiş olabilirdi sihirbazına karşı. Ama durum bundan daha farklıydı aslında o tatlı şirin kızın altında bir canavar taşıyordu aynı zamanda. Ailesinden uzak kaldığı yıllarda tek başına ayakta kalmaya çalışmıştı. Elbette insanlar arasında, perilerden uzakta yaşamak ne kadar kolay olsa da aynı zamanda da zordu. Perilerle olan savaştan uzakta olabilirdi ama yine de güvenli değildi. İnsanların güçleri olmaya bilirdi, hatta onlardan üstün biriydi. Yinede yalnız kaldığı yaşı oldukça küçüktü Fia'nın her hangi bir insanın eline düşebilirdi onu kullanmak isteyen. Yine de bunların hiç biri olmamıştı, tam tersi o insanları kullanarak kendini bir yerlere getirmeyi başarmıştı. Özellikle cepleri para dolu çapkın erkekler ona bu konuda yardım etmişlerdi. İnsan görüntüsü oldukça seksi ve erkeklerin ilgisini çekici özelliğe sahipti. Oda bunu korumak için çabalıyordu, gerçi pek bir şey yapması da gerekmiyordu.

Bir anda daldığı hayallerden şimdiki zaman döndü, adam hala pişkin bir şekilde onun kolunu kavramış bekliyordu. Adamdan kolunu kurtarmak için hızla kendine geçmeye çalıştı, ama adam fiziken gerçekten güçlüydü. Artık dayanamadığı raddede güçlerine başvuracakken bir anda sihirbazını çok yakınında hissetti. Sonunda bu işe dahil olmaya karar vermişti, kaba sihirbazı. Önce adamla kısa bir konuşma yaptı, ama adam pekte laf anlamıyordu. Tam o anda ne olduğunu bile anlamadan büyük bir kavganın içine düştüğünü fark etti. Çok geçmeden kavga son bulduğunda Sihirbazının yüzüne baktı bir süre ve sonrasında onu kolundan çekiştirerek barın arka bölümünde bulunan loş yere götürdü. Burası gözlerden uzakta muhtemelen sevgililer için yapılmış köşeydi. İçinden bir büyü mırıldanarak bardaki durumu kontrol altına alarak sihirbazına bakmaya başladı.

"Teşekkür ederim Dante bir an bana yardım etmeyeceğini düşünmüştüm. Neyse bu iyiliğine karşılık sana bir iyilikte bulunacağım"

Konuşması biter bitmez sihirbazına daha fazla sokuldu. Öyle bir şekilde oturuyordu ki bedeni sihirbazının bedenine değiyordu. Normal bir erkeği baştan çıkarmaya yetecek olan bu ten temasını biraz daha ileriye götürerek onun yanaklarına dokundu ve yüzünü yüzüne yaklaştırarak bir büyü mırıldandı. Sihirbazının bedeninde ki yaraların iyileşmesi için. Yaralar iyileşirken bile bu yakınlıktan vazgeçmedi. Sonunda ise ona sıkıca sarıldı.

"Umarım büyü işe yaramıştır"

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Çarş. Ocak 23 2013, 22:50

Dante adamın pişkin tavırları karşısında oldukça sıkılmıştı. Bu işin sonunun kavga olacağını elbette biliyordu ve bunu uzatmanın da bir alemi yoktu. Dante daha olaya dahil olmadan onları uzaktan izlerken adamın söz dinlemeyen bir karakteri olduğunu çözmüş iri cüssesine güvenerek de bu işe bulaşan herkese kafa tutacağını açıkça görmüştü. Etraftaki diğer insanlar bu belaya bulaşmaktan kaçınarak olayı görmezden gelirken dante zar zor bastırdığı koruma duygusuna yenik düşerek söze karışmış çok geçmeden de bela aradığını açıkça adamın yüzüne attığı yumrukla belli etmişti. Adamında ona karşılık vermesiyle başlayan kavgaları son bulduğunda ikisinin de durumu iyi değildi. Yerdeki adamın durumu ondan daha kötü olsa da dante de oldukça dağılmış ve yorulmuş durumdaydı. Gözlerini sevgili baş belası olan perisine dikerek ‘Tanrım her zaman sorun çıkarıyorsun’ dedi sinirli bir ses tonuyla…Derin nefesler alıp sakinleşmeye çalışırken bugün her şeyin ona sorun yaratmak için var olduğu hissine kapıldı. Sanki tüm gün özel olarak onun için itinayla hazırlanmış ve berbat bir gün geçirmesi için oldukça çaba sarf edilmişti. Önce ailesi, sonra perisi şimdide az önceki adam… Perisinin onu çekiştirmeye çalışmasına baştan karşı koyarak ‘Bırak beni fia’ dese de sonra dan bu kalabalık ortamda tüm dikkatler üzerine toplanmış bir şekilde meraklı bakışlara daha fazla maruz kalmamak adına onu çekiştirmesine izin verdi. Kalabalığın dikkatini çekmek onu her zaman rahatsız etmişti.

O göze batmaktan çok fark edilmemeyi tercih eden biriydi. Sessiz sedasız takılıp dışarıdan topluluğu izlemeyi seviyordu ve aşırı ilgi onu her zaman rahatsız etmişti. Barın arka tarafında boş bir bölmeye geldiklerinde etrafını kısa süre inceledi. Bu yerden pek memnun olmasa da en azından göz önünde değillerdi ve insanların rahatsız edici bakışlarından uzaktaydılar. Yorgun bedenini oradaki koltuklardan birine attı. Kızın da yanına oturmasıyla istediği rahatlık hayal olmuştu. Kızın sözlerini sessizce dinleyip onunla olan yakınlıklarından rahatsız olarak geri çekildi. Scarlett’tan önce böyle bir durumda olsaydı şuan ondan uzaklaşmaya çalışmak yerine çapkınlığını konuşturarak daha da yakınlaşmaya çalışırdı. Şimdiyse hayatında scarlett olduğu için elinden geldiğince kızlar konusunda dikkatli oluyordu. Perisinin ona sarılmasıyla kendini tuhaf hissetse de hemen toparlanarak onu kendinden uzaklaştırdı. Fia’nın sözlerine karşılık sıkıntıyla nefesini dışarı verirken ''Teşekkür etmene gerek yok bir daha başına bela açma yeter ayrıca bana iyilik falan yapmana ihtiyacım yoktu'' diyerek kızdan biraz uzaklaştı. Gözlerini fia’ya dikerek ''Aslında iyileştirme büyüsüne bile gerek yoktu. Durumu kesinlikle abartıyorsun'' dedi. Yanlarına gelen garsondan şişesiyle bir içki ve bir bardak isteyip servisi kendi yapacağını belirtti. Bu rahatsız edilmek istemiyorum demekti. Garson anlayışla başını eğip siparişlerini getirdikten sonra yanlarından ayrıldı. Fia’ya dönerek ''Bak fia seninle karşılaşmak güzeldi ama inan bana bu gece kimseyi çekecek durumda değilim'' diyerek önündeki şişeyi açıp içkisini bardağa doldurduktan sonra bir dikişte bitirip ona dönerek ''Sende benim yanımda durmak zorunda değilsin buraya eğlenmeye geldiğin ortada lütfen benim için eğlencenden geri kalma'' dedi.



_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   C.tesi Ocak 26 2013, 16:16

Sihirbazına sıkıca sarılmak kendisini tuhaf hissetmesine neden oldu. Neden bilmiyordu. Aslında Dante den hoşlandığını bile sanmıyordu. Ama onun yanında ona yakınlaşmaktan kendini alıkoymayı beceremiyordu bir türlü. Üzerine düştüğü andan beri bu durum böyleydi. İçten içe ondan intikam almak istiyordu. Ona yaptığı kabalığın bedelini ödetmek. İntikam her zaman zevk aldığı bir şeydi. Şimdi ise bunu yapmayı bile beceremiyordu. İntikam almaya çalıştığı sihirbazını iyileştirmeye çalışıyordu. Gerçi sonunda bir işe yaradığını göstererek onu kurtarmaya çalışmasına karşılık belki de sadece teşekkür etmeye çalışıyordu. Ama yaptıkları küçük bir teşekkür için gerçekten fazlaydı. Üstelik bu yakınlık gerçekten kafasını karıştırıyordu. Belki de onu sevmeye başlıyordu. Hayır bir dakika intikam almaya niyeti olduğu birini sevemezdi. Garip şeyler düşünmeyi bırakması gerekiyordu bir an önce. Dante onu kendinden uzaklaştırdığında kafasını toparlaması için yeterli zamana sahip oldu. Oturuşunu düzelttikten sonra Dante'nin söyledikleri yine onu öfkelendirmeye yetti. Neden yani böyle oluyordu. İyi bir şey yapmaya çalıştığı halde yine kaba olmak zorundaydı bu sihirbaz.

"Durumu abarttığım falan yok Dante sadece bana yardım ettin bende sana borçlu kalmak istemedim. Biraz daha orada oturup bekleseydin tüm barı ateşe verecektim. Yani aslında bana değil buradaki diğer insanlara da yardım ettin. "

Konuşurken gözlerinde beliren parıltılar bunu gerçekten yapabileceğini gösteriyordu. Bir an düşündü de evet bunu yapabilirdi. Daha önce yapmadığını söyleyemezdi. O gerçekten de yaramaz bir periydi. Şu an ise istediği şey güzel bir içkiydi. Dante de aynı fikirde olmalıydı ki garsona içki sipariş etmişti. Ama sonradan söyledikleri rahatsız edilmemek istediği anlamına geliyordu. Yani artık bu barda bile olsalar sihirbazı ile baş başaydı. Garson gittikten hemen sonra sihirbazının söyledikleri ile suratını astı ve ardından bir büyü mırıldanarak garsonun getirdiği içki şişelerini çoğaltarak birini açtı ve kafasına dikerek yudumlamaya başladı.

"Bana bak Dante beni sürekli başından atmaya çalışman gerçekten sinirimi bozmaya başladı. Bugün buraya eğlenmeyi değil seni görmeye geldim. Aramızdaki bu durumu konuşmak ve hatta ritüelimizi tamamlamak için. Şu an baş belası olduğumu düşünüyorsan emin ol henüz baş belası olmaya başlamadım bilmem anlatabildim mi?"

Konuşması bittiğinde şişenin neredeyse tamamını kafasına dikti. Ardından ona giderek yaklaşarak Dante'nin kucağına oturdu ve dudaklarını sahiplenircesine öpmeye başladı. Çok geçmeden kollarıyla onun bedenini sararak Dantenin bedenine sürtünmeye başladı. Baştan çıkarmak istercesine...


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   C.tesi Ocak 26 2013, 21:17

Dante fia’nın yakınlaşmasıyla kendini garip hissetmesiyle bardağındaki içkiyi bir seferde kafasına dikti. Bir an acaba onu hiç kurtarmasa mıydım diye düşünmekten kendini alamadı. Kız resmen başına kalmıştı. Gitmeye de pek niyeti yok gibiydi. Fia’nın tüm hazır cevaplığıyla dante’ye laf yetiştirmeye başlamasıyla sıkkın bir surat ifadesiyle kızı bir süre süzdü. Ne yaparsa yapsın asla susmayacağını gördüğündeyse kafasını koltuğa yaslayıp gözlerini kapadı. Bu işkencenin ne kadar süreceğini merak ediyordu doğrusu… Sadece biraz içmek ve yalnız kalıp kafa dinlemek istiyordu. Çok şey mi istemişti yani? Kızın söylediklerinden sonra gözlerini açıp kıza ters bir bakış atarak sıkıldığını belli eden ses tonuyla''Ben sana yardım etmedim fia ben sadece öfkemi birinden çıkarmak istiyordum o an karşıma o adam çıktı hepsi bu'' diyerek yalan söyledi. Ona kimsenin minnettar kalmasını falan istemiyordu bu yüzden eğer yalnız kalmasını sağlayacaksa hiç çekinmeden yalan söyleyebilirdi. Barı alevler içinde bırakma planınaysa alayla gülerek '' Fia sen sorun çıkarmadan duramaz mısın? Tanrı aşkına barı yakmak mı? Ciddi misin? Peki diğer masum insanlara ne olacağını umursamıyor musun? Ya benim bu barda olduğum gerçeği? Unutma beni koruman lazım öldürmen değil'' diye ekledi.. Gelen garsona güzel bir içki söyledi. Sık sık gelip gitmemesi için şişesiyle istemişti içkiyi servisi de kendisinin yapacağını söyleyerek rahatsız edilmek istemediğini açıkça belli etmişti. İçki şişelerinin bir anda çoğalmasıyla perisine bakıp sen iflah olmazsın tarzında bir nefes aldı.

Kızın söyledikleri karşısında içkiyi kafasına dikerek ''ya evet birde şu ritüel konusu vardı. Tabi şu peri ve sihirbaz ilişkimiz hakkında da konuşmalıyız kabul ediyorum ama neden bunları daha sonra yapmıyoruz? Gerçekten fia kötü bir gün geçirdim ve biraz yalnız kalıp kafa dinlemeye ihtiyacım var'' dedi.Kızın şişeyi kafasına diktiğini gördüğünde telaşla ''Hey hey yavaş ol o içtiğin şey kesinlikle su değil ve ben tüm olanların üstüne birde senin sarhoş halinle uğraşmak istemiyorum'' diye kızı uyardı. Kızın kendine yaklaşmaya başlamasıyla derin bir nefes alarak ''Sarhoş oldun değil mi? Bir kere de söz dinle'' dedi. Fia’nın kucağına oturmasıyla şaşırarak ''Hey ne yaptığını sanıyorsun sen? Hemen kalk üstümden!''diye bağırdı. Kızın dudaklarını kendi dudaklarında hissetmesiyle dehşete düştü. Bir kızın onu öpmesi scarlett’a aşık olmadan önce onu rahatsız etmezdi hayır ama şimdi rahatsız ediyordu. Ondan hemen uzaklaşması gerektiğini bilse de fia’nın hareketleri onu baştan çıkarmaya yetmişti. Şuan kucağına oturuyor olması bile yeterince tahrik ediciydi. Fia’nın öpücüğüne ilk başta kendini kaybedip karşılık verse de sonrasında kapalı olan gözlerinin önüne scarlett’ın gülümseyen hali gelince gözlerini hızla açıp onu iterek dudaklarını dudaklarından ayırdı. Sinirle kıza bakarak ''Fia!Ne yaptığını sanıyorsun sen'' diye bağırdı. Kızı seri bir hareketle kucağından yanındaki koltuğa iterek ''Bak oldukça güzel ve seksi bir kızsın ama benim bir sevgilim var ve onu aldatmak istemiyorum.'' Diye ekledi.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Çarş. Ocak 30 2013, 12:47

Bütün barı ateşe verme fikri hoşuna gitmedi değildi. Gözlerindeki parıltılar bunu gerçekten yapabilecek olduğunu gösteriyordu. Sözlerine ise Dante'nin tepkisi gecikmedi. Söyledikleri sadece onu yargılamaktan ibaretti. Sorun çıkarmadan duramaz mısın? Onu sadece sorun çıkaran biri olarak görüyordu sihirbazı, bu durum ise onu deli ediyordu. Her attığı adıma karşılık böyle tepki görecekse oda ona göre davranacaktı. Sorun çıkaran bir peri gibi.

"Merak etme seni öldürecek değilim Dante. Düşündüğünün aksine elementimi istediğim şekilde kullanabilecek yeteneğe sahibim korkma sana zarar vermem, canım istemediği sürece...".

Konuşmasının ardından konu ritüel kısmına gelmişti. Evet riteül konusunda aslında acele bile ediyordu. Üstelik Caitlyn ile konuşmuştu bile tek yapması gereken sevgili kaba sihirbazını kolundan tutarak Caitlyn'e götürmekti. Gerçi şu saatten sonra kolundan tutmaya o kadar da meraklı sayılmazdı. Daha çok onu yerde sürükleyerek de götürebilirdi. Sonuçta sadece canlı olması ritüel için gerekli olan şeydi, fazlasına ne gerek vardı ki. Konuşmanın sonraya atılma kısmına sadece başını onaylayarak yanıt verdi. Kafasına öyle bir şey koymuştu ki belki de konuşmadan da onu götürebilirdi. İki kelimenin ne önemi vardı ki üstelik karşında seni dinlemeyen bir insan olduğun da. Onu bir anlığına boş vererek eline aldığı içki şişesinin neredeyse tamamını bitirerek gözlerini sihirbazına dikti ve ona doğu yaklaşmaya başladı. Dante'nin tepkisi gecikmemişti. Yine kendine göre yargılama yaparak sonuca varmıştı. Sarhoş mu? O sarhoş falan değildi, tıpkı aslında baş belası, sorun çıkaran biri olmadığı gibi. Engelleyemediği tek sorunu sakarlıktı. Onun dışındaki bütün davranışlarını ona davranan kişiler etkiliyordu. Biri ona baş belası gözüyle bakıyorsa ona nasıl bir baş belası olabileceğini gösterirdi. Tıpkı sihirbazına yapmayı planladığı gibi… Ona iyice sokulduktan bir süre sonra kucağına oturdu Fia. Sonrasında dudaklarını sahiplenircesine öpmeye başladı. Bu öpücükte her hangi bir art niyet yoktu aslında. Tek istediği tadına bakmak ve bir baş belası istiyorsa nasıl bir bela olduğunu göstermekti. Onu hiç beklemediği bir anda öperek çıldırtabilirdi. Belki de o gördüğü sevgilisinin yanında bile, bunu yapardı. Öpüşmeleri sürerken kolları ile onu sardı ve öpücüğe sihirbazının da karşılık vermesi ile bu işten daha da zevk alır hale geldi. Sihirbazı ona karşılık verdiğine göre ya gerçekten baştan çıkmış olmalıydı ya da o gece gördüğü kız onun sevgilisi değildi. Belki de sevgilisiydi ama ona o kadar da değer vermiyordu. Sihirbazının aniden değişen hareketleri ile kendini yeniden koltukta buldu. Duyduklarından sonra kahkaha atarak bir şişeyi daha dikti kafasına. Sinsi bakışlarını sihirbazına diktiğinde konuşmaya başladı.

"Senin gibi birinin güzel bir sevgilisi olduğuna ve sihirbazımın sadık bir sevgili olmasına sevindim. Benim tek yaptığım sana nasıl bir baş belası olabileceğimi göstermekti hepsi bu. Ben karşımdaki insanın beni gördüğü şekilde davranırım. Eğer istediğin bir baş belası ise bunu olabilirim ama benim başından beri istediğim tek şey iyi anlaşabileceğim bir sihirbazımın olmasıydı bilmem anlatabilidim mi? Bana fazlalıkmışım gibi davranman da hiç hoş değil. Seninle takılmak istemezsem zaten giderim".

Konuşmasının ardından masasının üzerindeki içki şişelerinin sayısı biraz daha arttı. Bir şişeyi ona uzattı ve ardından kendi şişesini açarak bu kez bardağına doldurdu.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Çarş. Ocak 30 2013, 21:11

Fia’nın ilk sözleriyle güçlü bir kahkaha attı. İstemediği sürece dante’yi öldürmeyeceğini söylüyordu. İstemediği sürece bu kısmın altını çizmek gerekiyordu. Onu ilk gördüğü yerde yaşasın sihirbazım havasında üstüne atlayan ve sonrasında bir türlü yakasından düşmeyen ritüel denen şeyi gerçekleştirmek içinse sürekli başının etini yiyen kişi söylüyordu değil mi bunu? Nedense insanın inanası gelmiyordu buna… Gözlerini perisinin gözlerine dikerek ''Ya tabi istemediğin sürece!'' diyerek açıkça dalga geçti. Diğer sihirbaz ve peri ilişkilerinin bundan çok daha farklı olduğundan emindi fakat o hayatına yeni birini sokmaya hazır değildi. Hiçbir zaman etrafında arkadaş barındırmayan, yalnız takılıp, sessizce etrafta dolaşmayı seven biriyken hayatı birden değişmeye başlamıştı. Dante’nin yeniliklerden ve kendinin kontrol edemediği değişikliklerden hoşlanmayan biri olduğu göz önünde bulundurulunca bu oldukça doğaldı.

Perisinin onu öpmesinden sonra ona nasıl karşılık verdiği kısmı kafasını kurcalıyordu. Scarlett’a aşıkken bunu nasıl yapabilmişti? Kendini nasıl kaybedebilmişti? Lanet olsun diye geçirdi içinden... Fia’nın söylediklerinden sonra elindeki şişeyi bir dikişte bitirip yenisini açarak ''Tamam baş belası olmadığını düşünerek başından beri yaşadıklarımızı göz önüne alalım ve biraz düşünelim. İlk tanıştığımızda üzerime atladın dahası yılbaşında gerçek görünümüne dönüşerek tüm ilgiyi üzerine topladın ikinci karşılaşmamızdaysa senin yüzünden kavga ettim'' dedi. Elindeki şişeyi yarısına kadar içip gözlerini kısarak ''vay canına fia cidden başıma hiçte bela olmamışsın aslında çok üzgünüm doğrusu sana öyle davrandığım için alt tarafı oldukça sakin olan hayatımı kısa sürede panayıra çevirmişsin hepsi bu'' diye ekledi. Elindeki şişenin geri kalanını da bitirdikten sonra bardağına geri döndü. Kafasını tekrar koltuğa yaslayıp bir süre sessiz kaldıktan sonra gözlerini açıp iç çekerek ''Tamam madem artık ben istemesem de hayatımda olmaya devam edeceksin anlat bana fia nasıl birisin sen?'' diye sordu.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Cuma Şub. 01 2013, 12:30

Sihirbazının açık bir şekilde dalga geçer gibi konuşması ile yumruğunu sıktı Fia. Şu an içinde öyle bir öfke oluşmuştu ki barı Dante ile birlikte havaya uçurabilirdi. Bu çocuğun derdi neydi böyle? Neden bu kadar kaba olmak zorundaydı. Sözleri giderek daha da yaralamaya başlamıştı Fia'ı ama yılmadı o güçlü bir kızdı. Ailesinden ayrıldığından beri tek başına ayakta kalmayı başarmıştı ve bu duruma hala devam edebilirdi. Tek sorunu sihirbazını bulduğu için kendi heyecanına yenik düşmesiydi. Yinede derin bir iç çekerek sihirbazına cevap vermemeyi tercih etti. Eğer bu konuşma biraz daha sürerse kesinlikle aklından geçen şeyi yapacak ve olan bardaki diğer insanlara olacaktı. Derin bir iç çekerek riteül ile ilgili bir kaç şey düşündü önce ve sonrasında nasıl bir baş belası olacağını göstermek için onu öptü. Sihirbazı düşündüğünden de çabuk ona karşılık vermekte gecikmemişti. Ama sonra sevgilisi aklına geldiğinde zevkli olan bir kaç dakikayı anında yok etmeyi tercih etti. O bununla eğlenirken bardağa içkisini doldurdu bir yandan ve içmeden önce kısa bir konuşma yaptı. Sihirbazı bir anda içki şişesini kafasına diktiğinde şaşkın bakışlarla ona bakmaya başladı. Sözleri yine sinirini tepesine çıkarmıştı işte. Şimdiye dek konuşmalarını ve karşılaşmalarını kendine göre yorumluyordu Dante. Baş belası olmadığını ise kabullenemiyordu anlaşılan. O an da neyse diye geçirdi içinden sonuçta o istemese de hayatında olmaya devam edecekti. Onu sürüklemek zorunda olsa da o ritüel gerçekleşecekti ve olur da Dante tüm kabalığını bir kenara bırakırsa gerçek Fia ile tanışma fırsatı olacaktı. Derin bir nefes alarak sarhoş olmasına bir adım kalmış sihirbazına hala aklı başındayken bir kaç şey söylemek istedi.

"Tamam Dante kabul ediyorum ama şunu bil ilk gün senin üzerine atlamadım. Sadece heyecanıma yenik düşmüştüm ve sonra ayağım takıldı. Sakar biriyim kabul ediyorum ama beni anlamıyorsun. Bir peri için sihirbazını bulmanın ne demek olduğunu anlayamazsın özellikle benim için. Ayrıca o gece benden bir kanıt istemiştin ve bende sana bunu gösterdim. Başkaları umurumda değildi o an ilgi çekmek gibi bir derdim de yoktu açıkçası. Bu geceki durum ise benimle alakalı değil. Tamamen adamın iğrenç bakış ve davranışları yüzünden oldu. Ona gel bana asıl demedim. Bir şey daha bunu içten dile getirmese de kelimelere dökerek üzgün olduğunu dile getirmen senin için hala umut olduğunu gösterir"

Konuşmasının ardından bardağındaki içkiyi yudumlamaya başladı. Sinir küpü olmuştu gerçek anlamda. Şu an bir şeyleri parçalamayı ne kadar da isterdi. Aslında en azından sakinleşmek için içki şişeleri ile alevlerinin karışımı bir oyun oynayabilirdi. İçinden ufak bir büyü mırıldandı önce, diğer insanların olan bitenden haber olmaması için ve ardından eline dolu bir içki şişesi aldı. İçkiyi tutan eli alevler ile kaplandığında cam şişe erimeye başlarken içindeki içki kaynamaya başladı. Basıncın etkisi ile çok geçmeyen şişe elinde patladı ve camlar etrafa yayıldı. Yaptığı büyü sayesinde hiç kimse durumun farkında değildi. Tek tanığı yanında ki sihirbazıydı ve şişe patlamadan önce yaptığı ufak büyü onun zarar görmesini engellemişti. Zaten o içkilere o kadar gömülmüş bir haldeydi ki yaptığı hareketin farkında olduğunu bile sanmıyordu. Derin bir nefes alarak rahatladığını hissettiğinde şişeleri bırakarak bardağına dönen sihirbazına bakmaya başladı. Sonunda düzgün konuşmaya başladığını anladığında suratına bir gülümseme yerleşti. Hala rahatsız edici olabilirdi ama en azından konuşmayı deniyor ve onu tanımaya çalışıyordu. Bu onun gibi kaba biri için zor olmalıydı. Sihirbazına doğru sokularak yan oturdu ve dirseğini yaslanacakları yere dayayarak kafasını tuttu. Ona bakarak konuşmaya başladı.

"Ben nasıl biriyim. Aile kavramından nefret eden, ailesinden uzak duran ve hatta soyadından vazgeçmiş bir ateş perisiyim. Genelde eğlence ve zevk için yaşarım. ama senin varlığın bana yeni bir amaç verdi. Sanırım ritüel sonrası Caitlyn için çalışan perilere katılabilirirm ve elbette seni bu sayede koruyabilirim. Peki söyle sen nasıl birisin kaba olmak dışında"

Konuşması bittiğinde duruşunu değiştirerek arkasına yaslandı ve doldurduğu içki bardağını bir dikişte içerek yenisini aldı. Bu kez direk içmeden onu yudum yudum içkinin tadını çıkardı.


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Cuma Şub. 01 2013, 22:20

Dante elindeki içki şişesini bir dikişte bitirirken sarhoş olacağını biliyordu. Hemen değil belki ama böyle içmeye devam ederse kesinlikle sarhoş olacaktı yine de bunu önemsemiyordu. Çünkü ne kadar içerse içsin tek bir telefona yada taksiye bindiğinde tek bir soyadına bakıyordu her şey adresini hatırlamasına gerek yoktu. Drake malikanesi diyebilecek kadar ayık olması yetiyordu. Şehirde daha doğrusu ülkede drake şirketlerini bilmeyen yoktu ve drake ailesi de dante sürekli geri planda kalmaya çalışsa da oldukça tanınmış bir aileydi. Dante bunu hatırlayınca şişedeki yarım kalan içkiyi de kafasına dikti. Ailesinden ne kadar kurtulmak istese de yapamıyordu. Evcilik oyunu oynamayı seven ailesi onu sevmese de ondan dante’nin henüz anlamadığı bir nedenden vazgeçemiyorlardı. Hayatını düşündü bir an için ondan nefret eden bir ailesi, sevmediği bir okulu, hiç ihtiyacı olmadığı halde bir perisi ve kurtulmak istediği bir kuzeni vardı. Bunları düşününce içinden ''Vay canına ne harika bir hayatım var'' demekten kendini alamadı. Sonra aklına scarlett geldi. Hayatındaki tüm olumsuzluklara rağmen iyi olan tek şeydi. Son zamanlarda onunla da çözmeleri gereken büyük problemleri olmasına rağmen hayatımda iyi ki var dediği tek kişiydi sevgilisi. Ailesiyle aralarındaki ilişki karşılıklı nefrete dayalı olsa da bazen tüm bunlardan yorulup daha normal bir aile aynı zamanda da hayat istemiyor değildi. Sevgili perisine ne kadar tarafsız bakarsa baksın kendi gözünden nasıl göründüğünü anlattıktan sonra onu dinlemeye başladı. Belki de haklıydı. Ona çok fazla ön yargılı yaklaşıyor olabilirdi.

Hatta öyle olduğunu kabul ediyordu. Sakar olabilirdi, yılbaşında tüm dikkatleri üzerine çekip dante’nin en nefret ettiği şeyi yaparak tüm ilgiyi onların üzerine de toplamış olabilirdi ama madem bundan sonra o istemese de hayatında olacaktı onu tanımaya çalışarak işleri her ikisi içinde daha kolay bir hale getirebilirdi. Hem şimdi dikkatle bakmıştı da aslında oldukça sevimli görünüyordu. Düşündüğü kadar baş belası olmayabilirdi. Bunu düşünerek kıza nasıl biri olduğunu sorduğunda gecenin onlar için yeni başladığını ve oldukça uzun olacağını fark edip bardakla içmeye başladı. Sarhoş olmaya oldukça yaklaşmıştı. Eğer bir şişeyi daha başına dikerse kesinlikle sarhoş olacak ve konuşacakları hiçbir şeyi hatırlamayacaktı. Oysa ilk defa gerçekten perisi hakkında bir şeyler öğrenmek istiyor ve onu tanımaya çalışıyordu. Fia’nın ona fazlasıyla yaklaşıp gözlerini gözlerine dikerek dediklerinden sonra ilk defa gerçekten gülümsedi ve ''Aslında birbirimize biraz benziyoruz'' dedi. Ardından derin bir nefes alarak '' Bu soyadından nasıl kurtulduğunu bir ara bana da anlatmalısın… Ben nasıl biriyim hımm düşünelim kabayım, hayatımın kontrolünü elinde tutmayı seven biriyim. Benim kontrolüm dışında gelişen şeylere tahammülüm yoktur sanırım senin hayatıma pat diye girmene de sırf bu yüzden karşı çıktım. Sonuçta seni hayatıma ben sokmadım sen benim kontrolüm dışında bir anda girdin… Onun dışında ben genel olarak yalnızlığı severim. Dikkat çekmekten hoşlanmam'' diye ekledi. İçkisinden bir yudum alıp biraz soluklandıktan sonra ''Soyadım yüzünden gösterilen ilgi beni memnun etmekten çok tiksindirir ha bu arada ailemden nefret ediyorum tabi onlarda benden ama anlamadığım bir nedenden dolayı beni hayatlarından çıkarıp benden vazgeçemiyorlar'' dedi. Gözlerini perisinin gözlerine dikerek ''Açıkçası seni kıskandım. Ailenden tamamen kurtulabilmişsin bense ne kadar uğraşırsam uğraşıyım bir türlü başaramıyorum.Bir ara bana bunu nasıl başarabildiğini kesinlikle anlatmalısın…'' diye ekledi.



_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Perş. Şub. 07 2013, 23:08

Sonunda sihirbazı ile konuşmaya başladığı için halinden memnun olmaya başlamıştı Fia. Bir an için, sanki hiç şansı olmayacakmış gibi düşünmeye başlamıştı. Dante zor biriydi. Üstelik onunla tanışması gerçek bir facia olduğu için bir yandan ona hak vermiyor değildi. Evet gerçekten sakar olabiliyordu bazen ve içindeki heyecanı kontrol edemediği zamanlarda sakarlığını engellemek pekte mümkün olmuyordu. Bu nedenle can sıkıntısının arasında içki şişeleri ile oynarken Dante'nin sözleri onu mutlu etmişti. Bu yüzden de bir an bile düşünmeden onunla konuşmaya başladı. Sorduğu soruya içtenlikle cevap vermişti. Yalan söylemekten hiç bir zaman hoşlanmamıştı Fia. Birilerini memnun etmek için ucuz numaralar denemekten de nefret ederdi. Zaten birilerini memnun etmeyi başaramadığı daha doğrusu denemeye bile çalışmadığı için ailesinden bile uzaklaşmıştı. Herkes için söz dinlemez ve işe yaramaz bir peri olmuştu. Aslında öyle olmadığını kendi biliyordu. O da zaten kimsenin hakkında ne düşündüğünü önemsemiyordu. Kendi içinde tek başına yaşayıp, güçlerini kendine göre geliştirmişti. Üstelik bu konuda kendini bile şaşırtmıştı. Çok küçük yaşta biraz da zorunluluktan dolayı elementi ile bütünleşerek daha iyi bir şekilde kullanmaya başladı. Bunu en yakın zamanda sihirbazına da gösterecekti. Onu koruyabileceğini ona göstermek istiyordu. Hatta onu korumak gerçi hala bunun için erkendi. Yani sihirbazı şu an kafayı bulmaya başladığı içinde böyle davranıyor olabilirdi. Ayıldığında ise eski uyuz haline geri dönecekti. Bu aklına geldiğinde sıkıntı ile karışık derin bir iç çekti Fia. Dante'nin yüzünde gördüğü gülümseme ise içini biraz olsun ısıtmıştı. En azından sıkıntısını azaltmaya yetmişti. Duyduğu ilk cümle ile garip bir surat ifadesiyle ona baktı. Birbirlerine mi benziyorlardı. Fia kaba biri olduğunu sanmıyordu ama yine de konuşmasına devam etmesi için bekledi. Altından mutlaka başka bir şey çıkağını düşünüyordu çünkü. Sonuçta sevgili sihirbazı kadar sarhoş olmadığı için mantıklı bir şekilde düşünebiliyordu.

"Başta neden dediğini anlamasam da şimdi birbirimize benziyoruz kısmı mantıklı gelmeye başladı. Ama yinede ben kaba biri değilim. Ailen ile aranın kötü olmasına üzüldüm bu çok kötü bir şey ben çok küçük yaşta evden ayrıldım sırf ailemin saçma tutumu yüzünden. Bende dikkat çekmekten pek hoşlanmam ve hayatına pat diye girdim kısmı bu benim için de sürpriz oldu. Partiye sihirbazımı bulurum düşüncesi ile gitmemiştim zaten sırf bu yüzden heyecan yaptım hepsi bu"

Konuşması bittiğinde sihirbazı gibi önündeki içki bardağına gömüldü. İçmek hoşuna gidiyordu. Kendini tamamen bırakmadığı sürede sarhoş olmadığı içinde memnundu. Şimdiye dek tanıştığı onca erkek onu sarhoş ederek sahip olmayı denemişti. Ama Fia onlara gereken dersi her zaman vermişti. Aslında bunu sadece kendi içinde yapmıyordu. Bu tip erkeklerden hiç hoşlanmıyordu, peri ya da insan olsun. Belki biraz feminist bir düşünceydi bu. Bir kızın hayatında erkek olmasın gibisinden bir düşüncesi yoktu elbette. Sadece bir kızı, bedenden ibaret sanan sapık zihniyetten hoşlanmıyordu. Sihirbazı ile göz göze geldiklerinde duyduğu sözlere kahkahalarla gülmeye başladı.

"Baş belasından, kıskanılacak birine terfi ettim, bu gerçekten hoşuma gitti. Ailen konusunu kafana takma sihirbazım perin olarak artık yanında olduğuma göre sanırım sana bir kaç taktik verebilir ya da seni bu durumdan kurtarabilirim. Ama şimdilik sana tavsiyem şu çok içiyorsun ve sarhoşsun sızmaya az kaldı diyebilirim. Bence biraz içmeye ara vermelisin "


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   Cuma Şub. 08 2013, 00:37

Dante ona ne kadar ön yargılı davrandığını kabul etse de hala onu hayatında isteyip istemediğinden emin değildi. Yeni insanlara açık bir hayatı olmamıştı asla o hep yalnız takılmayı sevdiğinden herkesi uzak tutmuştu kendinden şimdi ise bir kız bir peri hiç beklemediği bir anda karşısına çıkmış ve bundan sonra onun hayatında o istemese bile yer alacağını söylüyordu. Bu düşünceye gülümsedi. Yeterince sorunu yokmuş gibi birde bununla uğraşması gerçekten takdire şayandı doğrusu… Ona kendini olabildiğince yalın ve doğru olarak anlatmaya çalışmıştı. Dikkat çekmekten hoşlanmadığı kısmınınsa özellikle altını çizmişti. Ailesiyle aralarındaki ilişkiye hiç değinmek istemese de bunun da açıklanması gereken bir konu olduğunu düşündüğü için zoraki olarak bahsetmişti. Tabi sadece kısmen üstü kapalı bir şekilde anlatmıştı her şeyi öldürmek istediği bir kuzeni olduğundan bahsetmemişti mesela ya da şuan oturduğu evde bir dakika bile durmayarak çekip gitmek istediğini fakat giderse sevgili ailesinin yeterince berbat olan hayatını daha da çekilmez bir hale getirerek ona hayatı cehenneme çevirebileceklerini bildiğinden gidemediğini söylememişti. Bilmesi gerektiğini de düşünmüyordu.

Perisi sadece onu korumakla görevliydi ve bir de az da olsa iyi anlaşmaları gerekiyordu bunun haricinde kendiyle ilgili her detayı öğrenmek zorunda değildi. Sırları seven biriydi ve herkesin kendine sakladığı bir şeylerin olması gerektiğine inanırdı. Düşüncelerinden zorda olsa kurtulup içkisinden bir yudum daha aldığında konuşmaya başlayan perisini dinledi. Alayla gülümseyerek ''Üzülmene gerek yok ben buna yıllar önce alıştım. Benim hayatımı karışıp kontrol etmeye çalışmadıkları sürece sorun teşkil etmiyorlar'' diyerek içki bardağıyla ilgilenmeye devam etti. Sarhoş olmuştu biliyordu. Işıklar gözlerinin önünde dönmeye başlayıp müzik ona rahatsızlık verdiğinde bunu anlamıştı fakat sorun etmiyordu. Nasılsa eve bir şekilde giderdi. Fia’nın söyledikleriyle gülerek ''Evet biliyorum sarhoşum ama bu gece istediğim kadar içebilirim sen bilmiyor olabilirsin ama hiç istemediğim halde drake ailesinin tek varisi olduğumu öğrendim bu gece anlayacağın sevgili ailem yine hayatıma burunlarını sokmakta gecikmedi ve bana hiç istemediğim bir sorumluluk yüklediler. Bence bu içmek için yeterli bir neden. Ne harika değil mi? Tüm mirasın tek yöneticisi benim… Ben bunu istemediğim halde'' diyerek elindeki bardağı kafasına dikti ve bardağını yeniden doldurdu. Derin bir nefes alarak '' Taksiciye malikanenin adını söyleyecek kadar ayık olmam yeter merak etme'' diyerek o bardağı da bir dikişte bitirdi. Başını koltuğa yaslayıp gözlerini yavaşça kapattı. Bunu yaparken tek amacı sadece düşüncelerinden arınmak olsa da istemeden uykuya dalmıştı.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kaba Sihirbazım   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kaba Sihirbazım
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Maledixit Bar-
Buraya geçin: