AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Ani Toplantı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Ani Toplantı   Salı Mart 05 2013, 18:18

Jared birkaç gündür değişen hayatına uyum sağlamaya çalışırken oldukça zorlanıyordu. Eski hayatına her geçen gün daha çok gömülürken hayatına bir anda dalıveren ve hiçbir şeyden haberi olmayan sevgilisini bu işten olabildiğince uzak tutmaya çalışıyordu. Meraklı ve dik başlı sevgilisinin antrenman odası ya da geçmişiyle ilgili sorduğu soruları genellikle geçiştirmeyi ya da üstü kapalı bir şekilde anlatmayı tercih ediyordu. Şimdilik iyi idare ettiği söylenebilirdi. Sevgilisinin her an tehlikede olduğu gerçeği onu fazlasıyla rahatsız etse de onsuz bir hayat düşünemediği için fia’yı koruyabilmek adına aklına gelen her türlü önlemi almıştı. Tatlı peri kızının hayatına girmesinden memnundu. Bunun yanında hayatındaki tek yenilik aşık olmak değildi. Artık tek çalışmıyordu. Mecburi bir ortağa sahipti. Bunun yanında koruması gereken iki sihirbazda vardı. Onların güvenliği ve hayatı zerre kadar umurunda olmasa da amcasının planları umurundaydı. Onları korumaya karar vermesinin tek nedeniydi kendi öz amcasına karşı beslediği düşmanlık… Kızlar amcasına ulaşmasını sağlayabilecek tek şeydi. Onların sayesinde bir dolu piyonu ortadan kaldırmıştı. Bunun yanında işine yarar birkaç bilgide edinmişti. En son bastığı sığınakta kızları neden istediklerini öğrenmişti.

Şimdi bu yeni bilgiyi gidip yeni ortağıyla paylaşması gerekiyordu. Baştan onu sadece aramayı düşünmüştü ama sonra bunların telefonda konuşulacak konular olmadığına karar vermişti. Gözlerini kapatıp bir büyü mırıldandı. Gözlerini açtığında ortağının güvenli olduğunu söylediği evdeydi. Bu evin güvenli olduğu kısmına katılmasa da ev iyi gizlendiği için şimdilik en iyi seçenek kendi evinden sonra burasıydı. Kızları kurtardıkları ilk gün onların kendi evinde olmasının daha güvenli olacağını savunsa da şuan onların kendi evinde olmamasından son derece memnundu. Bu sayede kendi evinde sevgilisiyle yalnız kalabiliyorlardı. Gözleri etrafta kısa süre gezindi. Salondaydı biraz ilerlediğinde rahat koltuklardan birinde rahatsız bir şekilde uyuyakalmış ortağını gördü. Onu uyandırmak için aklına bin bir türlü gıcıklık gelse de bunlardan hiçbirini yapmayarak onu olabildiğince insancıl bir şekilde uyandırmaya karar verdi. Yorgun görünüyordu. Huzursuzluğu elle tutulur ölçüde hissedilirken sevgilisi için ne kadar endişelendiğini biliyordu. Fia antrenman odasına daldığında onun için oldukça korktuğunu hatırladı. Leon’un da elise’i kaybetmekten korktuğunu tahmin edebiliyordu. Onu oldukça iyi anladığı içinde ona daha normal davranmaya karar vermişti. Zorlu ve uzun bir dönemden geçiyorlardı. Sevgilisinin peşinde olduklarını düşününce onun için daha zor olduğu kesindi. Eskiden olsa bunu önemsemezdi ama aşık olduğu ve bunların nasıl bir duygu olduğunu bildiği için artık önemsiyordu. Ona doğru yaklaşıp bir elini omzuna yavaşça koyup onu hafif hafif sarsarken bir yandan da ''Leon'' diye seslendi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Cuma Mart 08 2013, 12:58

Phin gittikten sonra aklı Rose da kalmıştı. Meleğini hiç böylesine kötü görmemişti. Savaştıkları zamanlarda nasıl davrandığını bildiği için bir anda onu böyle görmek gerçekten tuhaf bir durumdu. O güçlü bir kızdı biliyordu ve kendini oldukça iyi koruyordu. Ama şimdi bir perinin ona büyü yaptığını bilmek... Ona gerçekten ne olmuştu. Meleğinin de gözünün önünde olması için Phin'e odalardan birine geçmesini söylemişti. Phin'in ise eve gitmek istemesini anlayışla karşıladı. Biraz düşününce zaten karmaşık bir durumun içindelerdi. Üstelik Jared gibi bir katil ile baş başa olmaları bir yana bir de peşlerindeki öldürücü zeka vardı Rose'un, Jared dan uzak durması ise en iyi şeydi. Elinden gelse kızları bile ondan uzak tutardı ama bazı şeyler ne yazık ki engellenmiyordu. Kızlarla bir süre vakit geçirerek yemekte onlara eşlik etti. Özellikle sevgilisinin ne kadar çok korktuğunu hissederken Scarlett'ın fazla sakin oluşu kafasını karıştırıyordu. Onun hakkında hiç bir şey bilmediğini fark etti. Bildiği tek bir şey vardı, sevgilisi ile yakın oldukları ve ona oldukça değer veriyor olmasıydı. Gücü bile onun için bir muammadan ibaretti. Bir süre onlarla konuştu, zoraki ortağının ortaya çıkmasını bekliyorlardı. Ama saatler ilerledikçe gelmeyeceği belli olmuştu. Büyük ihtimal işi uzamıştı ya da başka bir şey olmuştu. Şimdilik onu kenara bırakarak yorgun olan kızlara göz attı. Her ne kadar sevgilisini kollarına alıp onunla birlikte uyumak istese de iki kızı baş başa bırakmak en iyi şeydi. Yukarıdaki odalardan birini onlar için büyü ile hazırladıktan sonra kızların yanına döndü.

"Kızlar siz birlikte yukarıda kalın bende olası bir şeye karşılık nöbet tutarım. Uyumuyor olsanız bile baş başa kalmak isteyebilirsiniz. İyi geceler."

Kızlar yanından gittikten sonra kendine bir içki aldı. Aslında bundan daha fazlasına ihtiyacı vardı biliyordu. Ama nöbet tutma konusunda ciddiydi. Bu da bütün gece ayakta olacağı anlamına geliyordu ki içki içerek sarhoş olması hiç bir fikir değildi. Koltuğa yerleşerek televizyonu açtı. Pek bir şey izlediğinden değil. Sadece evde ufak bir ses olsun ve onu uyanık tutsun diye. Saat ilerlerken uyku kendini yavaş yavaş hissettirmeye başladığında kendine koyu bir kahve yaptı. Kahveleri sıralamasına rağmen yine de uyku galip gelmişti. Koltukta farkında bile olmadan uykuya daldı. Bir sürü kabus görmüştü rüyasında o perilerin kızlara yapacakları şeylerle ilgili... Bu da uykusunda oldukça huzursuz olmasını sağlamıştı. Hafif bir sarsıntı ile adını duyduğunda gözlerini açtı. Karşısında birden jared'ı gördüğünde uyku sersemliği ile afallasa da kendine gelmesi uzun sürmedi. Koltukta oturuşunu düzeltip konuşmaya başladı.

"Hoş geldin Jared. Gelişin neden bu kadar uzun sürdü."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Cuma Mart 08 2013, 19:36

Jared kafasındaki düşüncelerle baş etmeye çalışırken mecburi ortağını uyandırıp uyandırmamak konusunda tereddütte kalmıştı. Yorgun olduğu her halinden belli oluyordu. Dinlenmeye ihtiyacı vardı. Buraya gelirken onu koltukta uyurken bulmayı beklemiyordu. Sevgilisinin yanında onun güzel kokusunu içine çekerek uyumak varken insan neden bu rahatsız edici koltuklarda uyurdu ki? Mantığı anlayabiliyordu aslında belli ki nöbet tutmak istemişti ama onun yerinde olsaydı sevgilisiyle geçirebildiği kadar çok vakit geçirirdi. Çünkü kızları her an kaybedebilirlerdi. Öğrendiklerinden sonra onların ne kadar büyük bir tehlikede olduklarını daha iyi anlamıştı. Amcası işin içinde olduğundan zaten tehlike de olduklarını biliyordu ama işlerin bu derece büyük olduğunu tahmin edememişti. Bu adam her geçen gün zekasıyla jared’ın ona hayran olmasını sağlarken nefretini de günden güne arttırtıyordu. Mecburi ortağını izledi bir süre neden olduğunu bilmese de kendini empati kurarken bulmuştu. Olayları onun gözünden görmeye çalışıyordu hiç gerek olmadığı halde… Kendi böyle bir durumun içine düşseydi ne yapardı? Şuan bile fia’nın tehlikede olduğunu bilmek yeterince canını sıkıyordu. Onu düşünmediği bir anı bile yoktu. Onu deli gibi özlemişti ve iyi olduğunu bilmek içinde sık sık arıyordu. Bunları düşünmeyi bir kenara bırakıp neredeyse onun için üzüldüğünü düşündüğü ortağını uyandırdı. Bu kadar duygusal ve düşünceli biri olmak ona göre değildi uyanmalıydı. Konuşmaları gereken ciddi konuları vardı. Ortağının onu karşısında görmesiyle yüzünde oluşan şaşkınlık görülmeye değerdi. Oysa onu beklediğini biliyordu. Bu yüzden uykusuz kalmıştı. Merak ediyordu olanları… Onu beklediği halde jared’ı karşısında görünce yüzündeki şaşkınlık gülümsetmişti onu ortağının kurduğu cümleye soğuk bir şekilde ''Sen bana hesap mı soruyorsun bana mı öyle geliyor?'' diye sordu.

Leon’a sert bir şekilde bakıp ortak olabilirlerdi ama bu ondan hesap sorabileceği anlamına gelmiyordu. Birbirlerine ihtiyaçları olsa da leon karşısında en iyi seri katilin olduğunu asla unutmamalıydı. Aşk onu kısmen değiştirmiş olsa da o hala aynı kişiydi. Kendisine hesap sorulmasından ve ne yapacağının söylenmesinden hala hoşlanmıyordu. Derin bir nefes alıp sakin kalmaya çalışarak ''Halletmem gereken işler vardı.'' dedi. Kendini koltuklardan birine atarak büyüyle kendine bir içki aldı. Gözlerini mecburi ortağına dikerek ''Kızlar iyi mi? Gözlerini onların üzerinden ayırmasan iyi olur diğer yandan berbat görünüyorsun dinlenmeye ihtiyacın var bence koltukta uyumak yerine git sevgilinle uyu ve hazır fırsatın varken onunla olabildiğince çok zaman geçir çünkü işler düşündüğümden daha da kötü çıktı. Onları kaybedebiliriz'' diyerek elindeki içki bardağını kafasına dikti. Ona endişeli gözlerle bakan ortağına daha ayrıntılı bir açıklama yapması gerektiğini düşünerek sıkkın bir şekilde ''Birkaç eski arkadaşla hiçte hoş olmayan sohbetler gerçekleştirdim. Onlardan çeşitli bilgiler edinmeyi başararak birkaç sığınak bastım. Eğlenceli zamanların sonunda kızları niye istediklerini öğrenebildim.'' Dedi. Bunu uygun kelimelerle nasıl anlatacağını bilemediği için direk söylemeye karar verdi. ''Onlar amcamın yeni silahları… Amcam elise ve scarlett’ı silah olarak istiyor. Elise elementleri kontrol edebiliyormuş ve scarlett’ta her canlının yaşam enerjisini emebiliyormuş birbirlerine olan düşkünlüklerinin onları yönetilmesi kolay kişiler yaptığını söylemiştim. Her perinin kullanabildiği bir element vardır biliyorsun peki periler elementlerini kullanamazsa ne olur? Daha da iyisi onlar kullanamazsa ama karşısındaki kötü taraf için çalışan periler kullanabilirse diğerleri ne kadar iyi dövüşürse dövüşsün kolay bir av olurlar… Kızları koruması için ufak bir peri ordusu görevlendirmesi yeterli. Scarlett ise yeteneğini kullanıp karşısındaki perilerin enerjilerini emebilir elementlerini kullanamamanın yarattığı şoktan çıkamadan ikicin bir şok ve ölüm…'' dedikten sonra kendine bir içki daha doldurup yudumladıktan sonra ''Kızlar cadılara karşı da iyi silahlar olur periler kızları korur. Cadılar olabilecek bir saldırıda ilk tercih ettikleri şeyi yapıp elementleri kullanır ve elise cadının yaptığı büyünün ona geri dönmesini sağlar scarlett’sa öldürür sonuç mükemmel silahlar ve büyük bir güç. Cadıların kızlar üzerinde kullanmayı deneyeceği diğer büyülerse peri gurubu tarafından engellenir bence iyi senaryo kabul etmeliyim amcam bir dahi ve istediğini alana kadar asla durmayacak onları korumak için ikimizin yeterli olacağını düşünmüyorum'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   C.tesi Mart 09 2013, 14:58

Uyku sersemi genel anlamda asabi biri oluyordu. Jared onu uyandırdığında da durum pek farklı olmamıştı. Asabiydi, aynı zamanda uykusuz ve neredeyse tüm gece Jared'ı beklemesine rağmen o gelmemişti. Aklına onun nerede olabileceği ile ilgili o kadar çok senaryo oluşmuştu ki, hiç biri de iyi değildi. Onun taraf değiştirerek eskiye dönmesi, tekrar amcası ile çalışması şu an başlarına gelebilecek en kötü şey olurdu. Üstelik burayı periye öğrettikten sonra tehlike daha da büyüyordu. Bu yüzden birden onun nerede olduğunu sordu, hiç bir kibarlık belirtisini göstermeden. Öfkesi hala öylesine tazeydi ki Jared'ı eline geçirmemek için kendini zor tutuyordu. Elise'i öptüğünü unutmuş değildi. Eğer kızlar kendilerinden geçmemiş olsaydı aralarındaki savaş uzayacaktı. Belki de ikisinden biri ölene kadar... Sözlerine karşılık Jared'ın tepkisi ile yüzü daha da sertleşti.

"Sana hesap sorduğum falan yok bu sadece bir merak... Gittiğinden beri aramadın ve ben kızların başına ne geldiğini merak ediyorum. Anlayabildiğinden şüpheliyim ama..."

Uykusunun daha da açılması için kendine koyu bir kahve hazırladı büyüyle. Bu kahvelerden bugün baya bir tüketmesi gerekecekti. Kafasını toplamak için buna ihtiyacı vardı. Jared'ın içki içmeye başlaması ile saate baktı. Kaç saat uyuduğunu bilmiyordu. Ama en azından Elise ve Scarlett'ın güven içinde yukarıda olduklarını biliyordu. Sonuçta Elise tehlikede olsa aura devreye girerdi. Ayrıca Jared dışında kimsenin malikaneye adım atmaması için de bir koruma büyüsü yapmıştı.

"Kızlar iyi merak etme yukarıda uyuyorlar. Birlikte olmaya ihtiyaçları vardı ve Jared kızları kaybetmek gibi bir niyetim yok o yüzden neler olduysa hemen anlatmalısın"

Yine bir emir cümlesi oluşturmuştu. Ama elinde değildi. İçindeki endişe çok büyüktü, Elise'e bir şey olmasını istemiyordu. Buna izin vermeyecekti. Hayatını ortaya koysa bile onları kurtaracaktı ya da denerken ölecekti. Bu uğurda ölmek umurunda bile değildi. Jared konuşurken nefesini tutarak onu dinledi. Durum gerçekten çok kötüydü. Elise'in gücünü neden istediklerini öğrenmişti ve ayrıca o narin kız Scarlett'ın gücü ise her kötünün elinde bir silaha dönüştürebilirdi. Bu da durumu daha kötü yapıyordu. Amcasının asla vazgeçmeyeceği ortadaydı. Tüm duyduklarını sindirdikten sonra önündeki kahveyi içki ile değiştirerek şişeyi kafasına dikti.

"Seni anladım ama dediğim gibi onları kaybetmek gibi bir niyetim yok. Ayrıca sen yokken Scarlett'ın perisi ile konuştum o da bizimle birlikte ve ben bir kaç kişi daha ayarlayabilirim. Phin, Scarlett'ın perisi gerçekten işimize yarar onun dışında işimize yarayacak tanıdığım biri daha var. Diğerlerini ise sadece kullanırız. Bu savaşta oyuncağa da ihtiyacımız var. Şimdi ben, sen sevgili ortağımı dinleyerek Elise ile ilgilenmeye gidiyorum sende kendini evinde hisset ve Scarlett'tan uzak dur senden sonra pek iyi durumda değil. Ona yaptığın şeyden sonra..."

Kalan içkisini kafasına dikip bitirdikten sonra odadan ayrıldı. Kızların yanına çıktığında kapıyı yavaşça açtı. İki kızda hala uyuyordu. Elise'in yanağına küçük bir öpücük kondururken Scarlett'ın da saçlarını okşadı.

"Uyanın kızlar ve Elise sen benimle geliyorsun. Scarlett istersen biraz daha uyuyabilirsin."

Sevgilisinin ayağa kalkmasına fırsat bile vermeden onu kucağına aldı ve başka bir odaya götürdü. Odaya yaptığı büyü sayesinde geniş bir yatak ve yatağının kenarında bir masada hazır kahvaltı onları bekliyordu. Elise'i kahvaltıya buyur ettikten sonra kahvaltıyı yapmaya başladı. Kahvaltı faslını elinden geldiğince kısa tutup Elise'in saçlarını okşadı bir süre sonra onu kendine çevirdi.

"Seni seviyorum Elise ve söz veriyorum Scarlett'a ve sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim"

Sonrasında Elise'i yatağa uzatıp kendide üstüne çıktı ve kızın dudaklarına kapandı. Jared haklıydı. Onunla bu şekilde baş başa kalma şansları belkide bir daha olmayacaktı. O yüzden bu anın tadını çıkarmak istercesine onu öpmeye başladı. Elleri ise sevdiği kadının bedeninde dolaşmaya başlamıştı. Ona sahip olma ihtiyacı içinde katlanarak artarken Elise'i soymaya başladı.




_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   C.tesi Mart 09 2013, 17:48

Jared denen o aşağılık peri gittikten sonra evdeki gerginlik hiçte azalmamıştı. Her şey çok karışmıştı. Phin gelmiş ama rose bayıldığı için gitmek zorunda kalmıştı. Rose’un iyi olduğundan emin olur olmaz geleceğini söylese de saatler geçmesine rağmen gelmemişti. Onlar için endişeleniyordu. Phin her ne kadar o iyi dese de yüzündeki korkuyu görmüştü. Rose’un solgun yüzünden de bir şeylerin ters gittiği anlaşılıyordu. Leon’un üzerindeki gerginlik ister istemez ona da yansıyordu. Kötü olduğu belli olan kuzenine bakınca iç çekti. Olayların çözülmesi epey zaman alacakmış gibi görünüyordu. Ağlayan kuzeninin yanına giderek ona sarılıp onu sakinleştirmeye çalıştı. Scarlett güçlü bir kızdı fakat onunda bir dayanma sınırı vardı. Anlaşılan o sınır çoktan aşılmıştı. Phin geldiğinde güçlü olmaya çalışmayı bırakıp ağlamaya başlamıştı. Perisiyle kuzeni arasında tam olarak anlayamadığı bir bağ vardı. Phin’in ardından scarlett’ı sakinleştirmeyi başardığında kendini mutfağa atıp akşam yemeği hazırlamaya başladı. Aslında bunlarla uğraşmasına gerek yoktu. Sevgilisi bir periydi ve birkaç dakika içinde tek bir büyülü sözcükle her şeyi halledebilirdi fakat yemek yapmayı seviyordu. Kafasındaki düşüncelerinden uzaklaşmasına yardımcı oluyordu. Yemekler hazır olduğunda aklındaki düşüncelerden kurtulmayı başardığı için kendini daha da iyi hissediyordu. Masayı hazırlayıp sevgilisi ve kuzeniyle beraber güzel bir yemek yedi. Bir süre daha hep birlikte sohbet ettiler.

Oldukça yorgundu ama uyumak istemiyordu. Sevgilisinin sözlerinden sonra onun yanağına masum bir öpücük kondurup ''İyi geceler hayatım'' diyerek kuzeninin koluna girip yukarıya çıktı. Uyumaya niyeti olmasa da yorgundu ve kuzeniyle biraz baş başa kalıp konuşmalıydı bu yüzden itiraz etmedi. Odaya çıktıktan sonra üzerini değiştirip kuzeniyle bir süre sohbet etti. İlk iş olarak aralarındaki sır saklama konusunu ortadan kaldırmıştı. Leon’dan bahsetmeye zamanının olmadığı konusunda scarlett’ı ikna etmek zor olsa da başarmıştı. Onlar gittikten sonra olanları da cımbızla da olsa lafı ağzından alarak kuzenine anlattırmış duydukları karşısında jared denen periye öfkesi daha da artarken kuzenini bu işte onun bir suçu olmadığını ikna etmeye çalışırken uyuya kalmıştı. Uykusunda yanında olduğunu bildiği kuzenine sarılmıştı. Yanağında hissettiği dudakların ardından duyduğu sesle gözlerini açtı. Onlar inatla kapanmaya çalışırken gördüğü sevgilisiyle ''Hayatım? Sabah oldu mu? Saat kaç?'' diye sorarken gözlerini ovalıyordu. Hala çok uykusu vardı. Kendini zorlayarak yatakta doğrulup oturur pozisyona geçtiğinde esniyordu. Bir eliyle ağzını kapatırken diğer eliyle üzerindeki çarşafı açtı. Gözleri cama takıldığında güneşin yeni yeni doğmaya başladığını görerek iç çekti. Sevgilisine bakıp ''Aşkım daha çok erken değil mi? Nereye gidiyoruz?'' diye sorduğu esnada kendini sevdiği erkeğin kucağında bulmuştu. Soru sormayı bırakıp kafasını sevdiği erkeğin göğsüne yaslayarak gözlerini kapadı. Uyanmıştı fakat hala uykusu vardı. Şuan nereye gittiklerinin çokta bir önemi yoktu. Tek düşündüğü biraz daha uyuyabilmekti. Duyduğu kapı sesiyle ağırlaşan göz kapaklarını aralayıp etrafına bakındı. Başka bir yatak odasındaydılar. Kahvaltı masasını gördüğünde neden burada olduklarını anlamış olsa da kahvaltının neden mutfakta değil de burada olduğunu uyku sersemliğiyle çözememişti. Gözleri yatağa kaymıştı.

Kahvaltı etmek yerine uyumayı deli gibi istese de sevgilisinin onu yere bıraktıktan sonra kahvaltıya davet etmesiyle iç çekip gülümseyerek ''Beraber kahvaltı etmek harika bir fikir ama bu masanın mutfakta olması gerekmiyor muydu?'' diye sordu uyku sersemliğini hala atlatamamış olduğunu bariz bir şekilde belli eden bir saflıkla… Sonra masaya bakıp ''Her şey harika görünüyor'' diyerek banyo olduğunu düşündüğü yere girdi. Lavaboda elini yüzünü yıkadıktan sonra birazda olsa kendini gelmişti. Soğuk su onun uykusunu açmıştı. Yüzünü kurulayıp içeri geçerek ikisi için hazırlanan masaya gidip yatakta sevgilisinin yanına oturarak kahvaltı etmeye başladı. Sevgilisi saçlarını okşarken içini kaplayan huzurla çayını yudumluyordu. Bardağı masaya bırakmasıyla beraber leon’un onu kendine çevirmesi bir olmuştu. Duyduklarından sonra gülümseyerek ''Bende seni seviyorum sevgilim'' dedi. Sözlerinin ardından kendini bir anda yatakta sevdiği erkeğiyse üzerinde bulmuştu. Dudaklarında hissettiği dudaklarla sevgilisinin öpücüğüne aşkla karşılık verirken elleri de onun bedeninde gezinmeye başlamıştı. Teninde hissettiği donuşlar bedeninin alev almasını sağlarken sevgilisinin onu soymaya başlamasıyla işin küçük bir öpücükten boyut değiştirerek büyüdüğünü fark edip sevgilisini göğsünden iterek nefes nefese ''Bence scarlett’ı uzun süre yalnız bırakmamalıyız'' dedi fakat sevgilisinin durmaya pekte niyeti yoktu. Eğer devam ederlerse bu odadan ne zaman çıkacakları belli değildi ve şuan scarlett’ı uzun süre tek bırakmak pekte akıllıca değildi. Kuzeninin psikolojik sorunlarının hala devam ettiğini bilirken üstelik…

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Ptsi Mart 11 2013, 00:01

Sevgilisininde kendisi gibi sabahları sevmediğini çok iyi biliyordu. Ama elinde değildi bu. Elise'e olan ihtiyacı öylesine büyüktü ki üstelik tehlike de olduklarını düşündüğü her saniye delirecek gibi oluyordu. Sırf bu nedenden ötürü Jared'ın sözleri onu tetiklemişti. bir anda önce sevdiği kadının yanına olmalıydı. Kızların yanına vardığında onları uyandırdı. Mızmızlanan sevgilisinin sözlerine aldırış etmeden onu kucakladığı gibi başka bir odaya götürdü. Aslında niyeti kahvaltı bile olmasa da onun için bir kahvaltı hazırlayarak ikisinin yemek yemesini sağladı. Hala öylesine yorgun ve uykusuzdu ki ama yine de ihtiyacı bunu bir şekilde gölgeliyordu. Uykusuzluk onun için bir problem değildi. Çoğu zaman zaten uykusuz olmaya alışıktı. Elise'den önce bir çok kızı her gece yatağa attığı için geceleri uyuma alışkanlığını zaten neredeyse kaybetmişti. Onun dışında bir de ertesi günü işi çıktı mı, uyku ona uzak oluyordu. Bu konuda yapabileceği bir şey yoktu. Kahvesini içtikten sonra Elise'i kendisine çevirip sevdiği kadını altına aldı. Artık beklemek istemiyordu. Elise'i delice öperken bir yandan da okşamaya başlamıştı. Vakit kaybetmek istemiyor gibi hızlı hareket etmeye çalışarak sevgilisinin üzerine giysileri yavaşça çıkarmaya başladı. tutkulu öpüşmesi Elise'in onu istemesiyle son buldu. Sorunun ne olduğunu anlamaya çalıştı kısa bir süre. Elise'in ateş gibi bedeni ve tutkusunu hissediyordu. Öyleyse neden buna engel oluyordu. Elise'in dudaklarından dökülenler ile sinsi bir gülümseme belirdi yüzünde.

"Sevgilin saat oldukça erken kuzenin eminim uykusuna devam ediyordu. Tüm gece senden uzak durdum Elise. Artık benim olmanı istiyorum. Merak etme Scarlett'a hiç bir şey olmaz. Malikaneye yeterince koruma büyüsü yaptım."

Konuşmasının ardından bir an bile durmadan yeniden dudaklarına kapandı sevgilisinin. Sonuç olarak istemediğini söylemişti, sadece kuzenini düşünüyordu. Bir an için Jared'ın aşağı da olduğunu hatırladığında Scarlett için ani bir endişe duydu. Ama büyük ihtimalle onlarda bütün gece konuştukları için kız uykuya dalacaktı. Ayrıca Jaredın da yorgun olduğu göz önünde bulundurulursa oda uyur diye düşündü. Hem bilmiyordu, bir neden den ötürü Jared ona farklı görünmüştü. Sevgilisinin öpücüğüne karşılık vermesi ile aklında ki her şeyi uzaklaştırarak anın tadını çıkarmaya odaklandı. Kısa sürede Elise sadece iç çamaşırları ile altında duruyordu. Kendini geriye doğru çekerek üzerinde şortu hariç her şeyi çıkardıktan sonra bir süre sevgilisin iç çamaşırların içindeki bedenini seyretti. Bu tadına doyulmaz beden onundu ve birazdan yine ona sahip olacaktı. Elise'e yaklaşarak göbeğinden başlayarak küçük öpücükler bıraktı bir süre o tatlı tenine. Öpücükleri yukarı doğru çıkarken göğüslerini kapatan şeyden kurtuldu ve göğüslerini öpmeye başladı. Birini öperken diğerini eliyle okşuyordu. Elise'in baştan çıkarıcı inlemesi onu her saniye ele geçirirken boşta kalan eli kalçalarından başlayarak kadınlığına doğru ilerlemeye başladı. Onu örten ufak bez parçasını çıkardıktan sonra onu okşamaya başladı. Islaklığı başını döndürürken öpücükleri yukarı doğru çıkarak onun dudakları ile buluştu. Elise altından kıvranırken onu deli gibi öpüyordu. Şu an sevdiği kadına işkence ettiğinin farkındaydı. Boynunu öpmeye başladığında kesik kesik nefes almaya başlamıştı Elise. Artık sınıra geldiğini biliyordu. Artık dayanamadığını dudaklarından duyduğunda dudaklarına kapanarak yerini aldı ve şortu çıkararak Elise'in içine yerleşti. Önce yavaş hareket ederek onu çıldırtmayı sürdürdü sonrasında kendini kaybetmiş bir şekilde ona sahip olmaya başladı. Hızlı hareket ediyor ve o ana giderek yaklaşıyordu. Baş döndürücü rahatlamanın ardından Elise'in üzerine yığıldı. Onu sıkıca kavradıktan sonra dönerek yerlerini değiştirdi. Elise'in başı göğsünde onun saçını okşarken nefesinin düzelmesini bekliyordu.

"Seni çok seviyorum Elise. Sanırım artık ikimizde uyuyabiliriz. Tüm gece uyumadım seni ve Scarlett'ı düşünmekten. Ama sen artık kollarımın arasındasın bu rahat bir uyku için iyi bir neden"

Sözlerinin ardından Elise'in saçlarını okşayan elleri yavaşlayarak gözleri kapanmaya başladı. Çok geçmeden uykuya dalmıştı.


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Çarş. Mart 13 2013, 16:50

Jared mecburi ortağının kurduğu emir cümlesini endişesini hissettiği için görmezden gelmeye çalışarak öğrendiklerini ona çabuk bir şekilde direkt olarak anlattı. Durumu süslü sözcükler, hafifletici cümleler, teskin edici sözler kullanmadan en yalın haliyle anlatmıştı. Eskisinden daha anlayışlı olmuş olabilirdi ama hala sözcüklerle arası iyi değildi. Hem durumu hafifleterek söylemekte onu kandırmaktan başka bir şey olmadı zaten eğer bu savaşta ortak olacaklarsa birbirlerine dürüst davranmalı ve durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamalıydılar. Duyduklarından sonra yüzünde bir gülümseme oluştu. Normalde olsa onun bu tavrıyla alay ederdi ama şuan leon’un kızları korumaktaki kararlılığı, düşüncesi, sevgilisine olan düşkünlüğü sadece ona olan saygısını arttırıyordu. Jared’ın verdiği tavsiyeyi seve seve dinleyen ortağının ardından bir süre baktı. Güzel sevgilisinin yanına tüm yorgunluğuna rağmen büyük bir istek ve heyecanla gidiyordu. Onu ne kadar özlediğini, sevdiğini, endişesini, korkusunu şimdi daha iyi anlıyordu. Leon’un gözlerinde elise’e bakarken oluşan özel bir pırıltıyı ve aşkı onunla ilk karşılaştığında görmüştü ama o zaman leon’u anlayamamıştı.

Şimdiyse onu en iyi anlayan kişi kendisiydi. Şuan jared da o tatlı ve hırçın sevgilisi fia’nın yanında olmayı deli gibi istiyordu ama yapamazdı. Halletmesi gereken işler vardı ve biraz dinlenmeliydi. Üstelik daha konuşacakları şeyler bitmemişti. Phin denilen kişiyle bir an önce tanışmalıydı. Gerçekten işlerine yarayıp yaramayacağını bilmek istiyordu. Leon ondan bahsederken söylediklerinden o kadar emin konuşuyordu ki o periyi merak etmişti. Kendi de eskiden iş yaptığı ve ona borçlanan birkaç periyi ziyaret etmeliydi. Kullanabilecekleri oyuncakları arttırmalıydılar değil mi? Bu yüzden de eski birkaç tanıdıkla yarım kalmış hesapları kapatmanın zamanı gelmişti. Jared’a borçlu çok fazla kişi vardı ve şuan tüm borçları tahsil etmenin tam sırasıydı. Onlardan hayatta kalmalarını beklemiyordu. İstediği tek şey onlara zaman kazandırmasıydı. Kızları eğitmek konusunda da konuşmalıydılar. Leon onların ön safta yer almaları konusuna kesinlikle karşı çıkacaktı ama şu da bir gerçekti kızlar eğer düzgün bir şekilde eğitirlerse hem kendilerini koruyabilirler hem de onlara yardımcı olurlardı.

Gerçi ne kadar iyi eğitilirlerse eğitilsinler tek başlarına perilerle asla başa çıkamazlardı sonuçta onların tek bir basit büyüsü yeterdi onları etkisizleştirmeye bu yüzdende savaşta yanlarından ayrılmayacaklardı. Leon, eğer dediği kadar iyiyse phin, kendisi ve birkaç oyuncak savaş alanında onları korumak için yeterli olurdu. Düşüncelerinden çalan telefonun sesiyle kurtuldu. Arayanı gördüğünde hiç bekletmeden açtı telefonu önce fia’nın peşine taktığı adamıyla konuşup telefonu kapattıktan sonra sevgilisini aradı onu çok sevdiğini ve özlediğini halletmesi gereken işler biter bitmez yanına geleceğini söyleyip kapattı. Ve günün tüm yorgunluğunu üzerinden atmak istercesine koltuğa uzanıp gözlerini kapatarak uykuya daldı. Birkaç gündür uyumamıştı bu nedenle biraz dinlenmeye ihtiyacı vardı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   C.tesi Mart 16 2013, 14:07

Sinirlerini yıpranmıştı bir anda. Kendine olan nefreti an ve büyürken sinirden çıldırmak üzereydi. Bunu neden yapmıştı, neden o aptal perinin öpücüğüne teslim olmuş ve ona karşılık vermişti. Bu kısa sürmüştü aslında ama bu bile gerçeği değiştirmediği için kendine olan nefretine engel olmuyordu. Perinin söyledikleri hala kafasının içinde yankılanırken gidip onun boğazına yapışmamak için kendini zor tutuyordu. Kısa süre sonra kuzenini öptüğünde neredeyse üstüne atlayacaktı tabi Leon ondan önce davranmış olmasaydı. Sonra ne olduğunu anlamadan kendini kaybetmişti. Uyandığında Phin'i aniden hissetmek içindeki tüm duyguların infilak etmesini sağlarken birden ağlamaya başladı. Kafası karmakarışıktı. Phin'in telkin edici sözleri aslında hiç bir işe yaramıyordu. Ama kucağında baygın halde yatan sevgilisi ile ilgilenmek zorundaydı. Rose'u boş ver benimle ilgilen diyemezdi. Üstelik Phin onun pişmanlığını, öfkesini nasıl hissediyorsa oda perisinin endişesini hissediyordu. Bu yüzden göz yaşlarını silerek ona kalması ile ilgili hiç bir şey söylemedi ve gitmesine bir nevi izin vermiş oldu. Perisi gittikten sonra kuzeni ve sevgilisi ile yalnız kalmıştı. Neredeyse tüm gece boyunca sessizliğini korumuştu. Gece olduğunda Leon'un anlayışlı tavrı ile birlikte kuzeniyle beraber odalardan birine yerleşti. Tüm gece sıktığı bedeni yatağa girer girmez infilak etmişti. Başını Elise'e yaslamış ağlamaya başlamıştı. Ağlarken bir yandan da yaptıklarını anlatıyordu ve suçlu olduğunu...

Elise'in telkin etmesi hiç bir şeyi değiştirmemişti. Gecenin oldukça geç bir saatinde birlikte uykuya dalmışlardı. Rüyasında tüm gece kabuslar ile uğraşırken bir anda yanağında birinin ona dokunduğunu hissetmek garip hissettirmişti. Gözlerini hafifçe araladığında Leon'u görmek onu rahatsız etmedi. Her halde sevgilisini özlemişti. Elise'i uyandırmaya çalışırken onun çocuksu tavırları onu güldürürken iki sevgili odayı terk ettikten sonra yeniden uykuya daldı Scarlett. Tüm gece uyumadığından biraz daha uyumak istiyordu. Ama bu isteğine sadece bir iki saat daha devam edebilirdi. Hiç istemiyor olsa da gözleri açılmıştı, uyumak istiyor evet ama beden ve zihni ona izin vermiyordu. Kendini aç hissettiğinde elin yüzünü yıkayıp direk mutfağa yöneldi. Bir şeyler atıştırdıktan sonra televizyon izlemek için oturma odasına gitmeye karar verdi. Normalde sevmiyordu ama kafasını dağıtmaya ihtiyacı olduğundan böyle bir karar vermişti. Oturma odasına girdiği an bedenini saran ani tedirginlik ile koltukta uyuyan Jared'ı gördü. Onu öldürmek parçalara ayırmak istiyordu, ama içindeki bir başka şey de onu öpmek istiyordu. Ne olduğunu anlamadan bir anda yere çöktü. Zihni yine ikiye bölünmüştü. Kendine gelmeye çalışırken giderek daha derine gömüldü ve Scarlett tamamen yok oldu.

-
Bedeni yine ele geçirdiği için mutlu olmuştu. İçten içe keşke Scarlett'ı biraz daha üzseler diye düşünüyordu. Çünkü üzgün kalbi bedeninde olduğu sürece onu ele geçirmesi daha kolay oluyordu. Gözlerini koltukta hiç bir şeyden haberi olmadan uyuyan periye takıldı. Zincirin ilk halkasıydı bu peri, ortaya çıkışının anahtarı... Ona teşekkür etmesi gerekiyordu. Koltukta yanına oturduktan sonra saçlarını ve yanaklarını okşadı bir süre sonrasında elleri aşağı doğru kayarken gömlek düğmelerine takıldığında onları tek tek söktü. onunla ilgilenmek istiyordu. Tıpkı onun mutfakta yaptığı gibi zoraki bir şekilde. Perinin üzerine uzandıktan sonra elini kalbine koyarak gücünün ona acı vermesini seyretti kısa süre peri gözlerini açtıktan sonra konuşmaya başladı.

"Bir oyuncak olmanın ne demek olduğunu öğrenmen gerek sevgili oyuncağım."

Konuşması sonrasında perinin dudaklarını öpmeye başladı. Dizi erkekliğine sürtünürken elleri bedeninde geziyordu. Ellerinin dokunduğu her yer dayanılması zor acılar yaşamasına neden olurken, baltan çıkarıcı öpücüğü yaşaması için gerekli olan nefesi tüketiyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   C.tesi Mart 16 2013, 16:39

Jared yorgun bedeninin isteklerini daha fazla görmezden gelememişti. Birkaç gündür yaptığı tek şey öldürmekti. Sürekli bir yerleri basıyor ve perileri işkence ediyordu. Bunlar eğlenceliydi ama yorucuydu da biraz dinlenmeye ihtiyacı vardı. Hem sihirbazların işiyle meşgul olmak hem de sevgilisini korumak onu zorlamıştı. Fia’nın haberi olmasa da dün onu bir grup katilin elinden kurtarmıştı. Eski düşmanları haberi duyduktan sonra sevgilisinin peşine düşmekte gecikmemişlerdi. Onun canını yakmak isteyen kim varsa masum sevgilisine saldırmaya çalışmıştı. Peşine taktığı adam sayesinde hiçbiri başarılı olamamıştı. Sevgilisininse hiçbir şeyden haberi yoktu. Tıpkı onun bir katil olduğundan ve gerçek adından da haberi olmadığı gibi… Bu düşünce yine canını sıkmaya başlamıştı. Sevgilisi onunla ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Bir gün gerçekler gün yüzüne çıkarsa ilişkilerinin durumu ne olur düşünemiyordu aslında düşünmekte istemiyordu. Fia geçmişini asla öğrenmemeliydi. Geçmiş hayatından pişman değildi. Katil olması onu rahatsız etmiyordu hatta bundan memnundu.

Diğer perilerin aksine duygularından arınmış biri olduğu süre boyunca hayatı gayet güzeldi. Gerçi şimdide pişman değildi. Fia’nın hayatına girmiş olması bir mucizeydi. Onu seviyordu ve hayatını onun için hiçe sayacak kadarda çok değer veriyordu. Aşık olmuş olsa da hala bir katildi ve fia bilmese de her gün fazlasıyla peri öldürüyordu. Bunlar amcasının perileri olsa da gerçeği değiştirmiyorlardı. Düşüncelerini karanlığa gömüp uyumayı denedi. Katil olmanın iyi yanlarından biri düşüncelerinden istediğin an kurtulabilmekti sanırım. Kendini huzurlu karanlığına teslim ettiğinde derin ve kesintisiz bir uykuya dalmıştı. Rüyasında sevgilisini görüyordu. Gülümsedi. Yine tüm sevimliliği ve hınzırlığıyla karşısındaydı. Güzelliğinin yanında güzel gülümsemesiyle etrafa ışık saçıyordu. Etraf karanlıktı. Sevgilisine doğru ilerlerken onun bir anda ortadan kaybolmasıyla beraber endişeyle etrafına bakındı. Nereye gitmişti? Kulaklarına dolan çığlıklarla beraber içini büyük bir korku sardı. Fia’nın başı dertteydi. Koşturarak etrafta onu aramaya başladı. Sürekli ona seslense de bir cevap ya da ses gelmiyordu. Sonunda onu bulduğunda yerdeydi. Cansız bedeni kanlar içindeydi. Jared tamda burada kalbinde hissettiği dayanılmaz acıyla hayır diye bağırarak uyandı. Nefes nefeseydi. Yine aynı kabusu görmüştü.

Gözlerini açtığında gördüğü gözlerle şaşkınlıkla gözlerini karşısındaki sihirbaza dikerek ''Scarlett? '' diye sordu. Üzerinde hissettiği ağırlıkla onun üzerinde olduğunu anlaması kısa sürdü. Gözlerini kıza dikerek ''Ne işin var üzerimde? Ne yaptığını sanıyorsun sen? '' diye sordu. Dudaklarında hissettiği dudaklarla birkaç saniye tepkisiz kaldıktan sonra onu kendinden ayırarak ''Ne oyuncağı? Ne saçmalıyorsun sen? '' diye sordu. Vücudunda hissettiği dokunuşlarla beraber duyduğu acı ile yüzünü buruşturdu. Erkekliğinde hissettiği dokunuşlar, dudaklarına kapanan dudaklar ve duyduğu acı onu serseme çevirmişti. İçinden kızın gücünü kapatmak için bir büyü mırıldandı. Acıyla inlerken onun öpücüğüne kayıtsız kalıyordu. Sonunda dudaklarındaki dudakların çekilmesiyle ''Kahretsin… Neden gücünü kapatamıyorum? '' diye sorar sormaz kendisi cevabı vermişti. ''Amcam… Siz bayıldığınızda bunu yapmış olmalı. Güzel silahlarının güçlerini kapatmamızı engelledi. İçinizdeki tüm büyü gücünü serbest bıraktı. Lanet olsun… '' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Paz Mart 17 2013, 18:07

Kendini tamamen kaybetmişti yeniden. Bu kayboluşların hiç sonu gelmeyecek gibiydi. Neredeydi, burada ne işi vardı bilmiyordu. Sadece sessizce çıkacağı zamanı bekliyordu. Kurtulmak için bile artık çabalamıyordu. Sanki büyük bir fırtınada bir sığınağa gizlenmiş, fırtınanın dinmesini bekliyordu. Önceleri çok uğraşırdı bu fırtınadan çıkmak için... Ama her seferinde sanki bir bitme zamanı varmış gibi bir anda son buluyordu. Artık yorulmuştu, belki de olan her şeyden... Başına gelen felaketler ne zaman son bulmuştu ki. Sadece kısa bir süre mutlu olduğunu hissettikten sonra kendini zifiri karanlığın içinde buluyordu. Şu an olduğu gibi, lanet perinin zihninde bir şeyleri harekete geçirdiği fark etmişti. Onu öperken ve dokunurken... Dante'e rağmen ona karşılık vermesini sağlayan bir güç vardı içinde. Kendinden nefret etmesinin bir nedeni de buydu belki de, güçlü olduğunu düşündüğünde kimsenin ona zarar veremeyeceğini düşündüğünde en büyük düşmanı kendi oluyordu. Durdurması ise mümkün değildi. Zaten bir insanın hayatta ki en büyük düşmanı kendisi değil miydi?
-
İkizinin beyninin içinden çıkmak için hiç bir şey denemiyor olması onu fazlasıyla mutlu etmişti. Sonunda onunda pes ettiği görmek ne kadar da güzeldi. O böyle uslu, cici bir kız gibi beklerken şu an uykuda olan bu yakışıklı ile istediği gibi eğlenebilirdi. Mutfakta yaşananlar sırasında gücü yoktu, bunu hissetmişti. Şimdi ise gücünü iliklerine kadar hissediyordu. Onu uyandırmadan önce yakışıklının üzerine çıktı ve uzandı. Tatlı yüzüne bakarken ona acı vermeye başlamıştı. Peri aniden gözlerinin açtığında dehşete düşmüş surat ifadesi onu eğlendirmişti. Sonra ise dudaklarından ikizinin adı çıktığında gözlerindeki nefret büyüyerek ona sert sert bakmaya başladı. Verdiği acı ise bir kat daha artarken yüzüne doğru eğildi. Nefesi yüzünü yalıyordu.

"Scarlett mı? Aradığın kişi şu an burada değil yakışıklı daha sonra tekrar dene"

Sözlerinden sonra dudaklarına kapandı perinin. Mutfakta öpüldüğü sırada bu dudakların tadını sevmişti. Zaten ona karşılık vermesi de bu yüzdendi. Onu dokunuşları ile baştan çıkarırken aynı zamanda canını yakıyordu. Sözleri periye saçmalık gibi gelmişti. Yani en azından onu uzaklaştırdığında söylediği kelimeler. Sonra ise perinin boynunu öperken onu tekrar dinledi. Amcasından bahsediyordu. Güçlerini geri verdiğinden, eğer gerçek buysa Stacy Jared'ın amcasına minnettardı. Ona böyle bir oyuncak sunduğu için... Acıyı biraz düşürerek yeniden dudaklarını öpmeye başladı. Sizi hala erkekliğindeydi, elleri ise bedeninde öpücük derinleşirken yavaşça aşağı doğru ilerleyerek çıplak göğsünü yaladı ve öpücükler kondurmaya başladı. Uzun süre öpmesi peri ve alacağı nefes için pek iyi değildi. O nefes almaya çalışırken elleri bir an bile boş durmadan onu okşuyordu. Perinin pantolon fermuarını aşağı indirip tek düğmeyi de çıkardı. Pantolonunu çekeleştirip çıkardıktan sonra tam erkekliğinin üzerine oturarak askılı tişörtünü çıkardı ve yeniden onun üzerine uzanarak dudaklarına kapandı. Bir yandan da kalçalarını oynatarak onu deli ediyordu. Öpücükleri boynuna doğru ilerlerken onu ısırdı ve sonra da kulak memesini emmeye başladı. Göğüslerinin onun çıplak tenine sürterken konuşmaya başladı.

"Hoşuna gitti mi? Yakışıklı."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Paz Mart 17 2013, 22:59

Kızın davranışlarını anlamlandıramıyordu. Aradığın kişiye şuan ulaşılamıyor da ne demekti? Scarlett neler saçmalıyordu. Daha da önemlisi neden üzerindeydi? Bu kızın başka birine aşık olduğunu biliyordu. Bunu mutfakta onu öperken fark etmişti. Öpücüğüne karşılık vermeyerek elinden kurtulmak için o kadar çabalamasının başka bir anlamı olamazdı. Jared her kızın isteyebileceği bir erkekti. Oldukça yakışıklı olduğunu, iyi öpüştüğünü ve kızları baştan çıkarmayı kolay bir şekilde başarabildiğini biliyordu. Şimdiye kadar öptüğü hiçbir kız tarafından geri çevrilmemişti. Masum sevgilisi, elise ve scarlett haric… Elise’in ona karşılık vermeme nedeni belliydi. Yakışıklı perisinden başka kimseyi gözü görmüyordu. Scarlett’ın gözlerinde de görmüştü o aşk parıltılarını, kalbi birine aitti yoksa ellerinin arasından kurtulmak için o kadar çırpınmazdı. Ne olmuştu birden de kendini jared’ın üzerine atmıştı? Gözlerinde ona bakarken duyması gereken iğrenme hissini aradı. Şuan ona tiksintiyle bakması gerekirken şehvetle bakıyor olması bir şeylerin ters gittiğine emin olmasını sağladı.

Aşık bir kız iğrendiği birinin üzerine çıkıp şehvet dolu gözlerle kesinlikle bakamazdı. Scarlett’a bir şeyler olmuştu. Ne olduğundan emin değildi. Bunun altından da amcasının çıkma ihtimalinden şüphelenmeye başlamıştı. Kızların güçlerini kapatmalarını engelleyecek bir büyü yaptırdığına göre oldukça güçlü bir cadıya kızların huylarını ve karakteristik özelliklerini değiştirmesi içinde bir büyü yaptırabilirdi değil mi? Duyduğu acı dayanılmaz boyutlara ulaştığında düşünemeyecek duruma gelmişti. Tek yapabildiği dişlerini var gücüyle sıkıp acıyla inleyerek bilincini açık tutmaya çalışmaktı. Boynunda hissettiği öpücükler ve vücudunda hissettiği dokunuşlarla baştan çıkmıştı. Hem acı çekiyor hem de zevk alıyordu. Acı zevkin önüne geçtiğinde ve artık dayanamayacak duruma geldiğince hissettiği acının azalmasıyla derin bir nefes aldı. Dudaklarında hissettiği dudaklarla beraber sevgilisini düşünmeye çalıştı. Çok fazla uyarılmıştı ve şuan onu öpmesini engelleyecek bir şeye ihtiyacı vardı. Önce hissettiği acıya tutunmaya çalışsa da bunun onu engellemeyeceğini anlayınca sevgilisini düşünmeye başladı. Bu onu şu anı düşünmekten biraz olsun uzaklaştırmıştı. Vücudunda hissettiği dokunuşlar ve öpücüklerle acıyla inledi. Duyduğu acı ve zevkle alt üst olan dengesine inat nefes almaya çalışıyordu. Pantolonunun çıktığını fark etmesi zaman almıştı. Engel olmaya çalışamıyordu çünkü duyduğu acı yüzünden vücuduna söz geçiremiyordu. Scarlett’ın erkekliğinin üzerine oturması ile işin giderek kötüleştiğini fark etti.

Bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu ama onu durduracak şeyin ne olduğunu bilmiyordu. Kızın tişörtünü çıkardıktan sonra kalçalarını oynatmaya başlamasıyla inlemesine engel olamadı. Kız dudaklarına tekrar kapandığında bu sefer istemese bile onu öpmeye başlamıştı. Bunu beyni istemiyordu ama vücudunun isteğini göz ardı edemiyordu. Elleri kızın bedeninde gezmeye başladığında scarlett’ın öpücükleri boynuna kaymıştı. Kızın onu ısırmasıyla tekrar inledi. Sihirbazın öpüşleri ve dokunuşları onu çileden çıkartırken aklına sevgilisi geldi. Şuan bulundukları durumda onu aldatıyormuş hissine kapıldı. Hareketlerini kesip kızın dediklerini dinledikten sonra ''Evet ama artık bu davranışları bırakmalısın sana ne oluyor anlamıyorum? Ama bu eğlence artık bir son bulmalı'' diyerek sesli bir şekilde kendi dillerinde bir büyü mırıldanmaya başladı. Sözcükleri tam olarak bitirememişken hissettiği dayanılmaz acıyla çığlık atarak acıdan kıvranmaya başladı. Ağzına gelen kan tadıyla elini dudaklarına götürdü. Beyni o kadar şeyi kaldırmakta zorlanmış olacaktı ki burnu kanıyordu. Hissettiği acıyla inlerken ''Kes şunu''diye bağırdı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Ptsi Mart 18 2013, 14:42

Şu an oldukça eğleniyordu. Bedenini altındaki oyuncak tam istediği gibiydi. Tatlı ve seksi... Onu öperken kendini kaybetmek oldukça kolay oluyordu. Onu delice öperken dokunuşları ile baştan çıkartıyordu. Peri ona karşılık vermiyordu. Bunun nedeni sorgulamak için sadece kısa bir süresini harcadı. Muhtemelen acıydı onun karşı vermesini engelleyen, sırf bu nedenle acıyı biraz daha kontrol altına almayı denedi. Scarlett'ın aksine kullandığı lanetli gücü oldukça iyi kontrol ediyordu. Acının dozunu bile istediği şekilde ayarlaya biliyordu. Periyi biraz daha baştan çıkarmak istercesine dizini erkekliğine sürterken pantolonunu çıkarmıştı. Üzerinde bulunan kısacık şortu ile tam erkekliğinin üzerine oturmuştu perinin. Böylece kalçalarının her hareketinde onu deli edebilirdi. Üzerindeki askılı tişörtü çıkardığında üzerinde sadece sutyen kalmıştı. Jared'ın göbeğinden başlayarak yukarı doğru öpücükler kondurduğunda dudaklarını bulduğu anda yavaşça dudaklarını yaladı. Çıplak göğsüne dokunurken bir yandan da göğüslerini çıplak tenine sürtüyor be kalçasını hareket ettiriyordu. Böyle bir işkenceye dayanabilecek bir erkek olduğunu sanmıyordu. Onu öpmeye başladığında perinin ona karşılık vermesi ile öpüşmeleri daha da derinleşti. Hareketleri ise hızlanmıştı. Perinin ellerini çıplak teninde hissederken gücünün biraz daha azalttı. Jared'ın dokunuşlarını biraz daha fazla hissetmek istiyordu. Öpücükleri boynuna doğru ilerlemeye başladığında tenini yaladı, ardından ise dişlerini onun boynuna geçirdi. Perinin inlemesi kulaklarını dolduran tatlı bir melodi gibiydi adeta. Kulak memesini emerken onunla konuştu. Peri nefes nefese bir halde konuşuyordu.

"Ben ne zaman sıkılırsam bu oyun o zaman bitecek Jared. Çok tatlısın ve ben tadını çıkarmaya henüz yeni başladım. Hala tadını bilmediğim başka yerlerin var, hepsinin tadına bakmak istiyorum."
---
Peri çığlık attığında onun üzerinde doğruldu. Şu an ona dokunmuyordu. Tek yaptığı kalçalarını oynatmak ve inlemekti. Bedeninin ona sürtünmesi bile inlemesi için bir nedendi. Perinin kanayan burnunu fark ettiğinde elini onun burnuna götürdü ve kanamaya neden olan damarını iyileştirdi. Kes şunu demesi ise neredeyse umursamamıştı. Kalçasını umursamazca hareket ettirmeye devam ederken parmaklarını çıplak göğsünde gezdirirken tırnaklarını sürdüğü yerlerde kesikler oluşmaya başladı. Bir süre akan kana izin verdikten sonra aşağıdan başlayarak kanlarını yalamaya başladı. Kesikleri özenle yaladıktan sonra tekrar perinin dudaklarına kapandı. Perinin ona yeniden dokunmasını istiyordu. Peri öpücüğüne karşılık verip ona yeniden dokunmaya başladığında inlemesine engel olamadı. Perinin üzerinde kalan son bez parçasını da çıkarmak istiyordu. Elleri oldukça yavaş bir şekilde onun erkekliğine ilerlerken onu tutkulu bir şekilde öpmeyi sürdü. Erkekliğine dokunduğu anda beynine giren korkunç ağrı ile kendini kaybetti.


Yeniden kendine gelmişti. Ama etrafı ve olan biteni algılaması oldukça uzun sürdü. Perinin üzerinde olduğunun farkında bile değildi. Kendini geriye çektiğinde perinin gözlerine korku dolu gözlerle baktı. Jared'ın bakışlarında hep tutku hem de acı vardı. Bedenine dolan enerji ile ona işkence ettiğini fark etti. Üstüne baktığında sadece pijamanın şortu ve sutyeni üzerindeydi. Peri ise neredeyse çıplaktı neler olmuştu. Başı dönüyordu. İçinde dolan enerjiyi tersine çevirmeye başladığında Jared'ın üzerine düştü. Başı göğsünde kalbi deli gibi çarpıyordu. Derin nefesler almaya çalışırken kendinden geçti çok kısa bir süre... Olanları algılamaya çalışıyordu ama ne yaptığını hatırlamıyordu. Ama şu an bildiği tek şey içinde bulunduğu bu durumun kesinlikle peri ile alakası yoktu. Her ne olduysa bunu kendisi yapmıştı. Ortaya çıkan benliği... Perinin üzerinden kalkmaya çalışırken koltuğun kenarında yere düştü. Bedeninde garip bir uyuşukluk vardı. Oturmayı başardığında sırtını koltuğa dayayıp dizlerini karnına çekti.

"Ben özür dilerim. Her ne yaptıysam ben..."

Daha fazla konuşamadı. Söyleyebileceği pek bir şey yoktu zaten... Sadece kendine gelmeye çalışıyordu, şu an.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Salı Mart 19 2013, 17:44

Jared scarlett’ın gücünü kapatamayacağını fark edip bunu kabullenmişti ama bu bir şey yapmadan duracağı anlamına gelmiyordu. İlk başlarda acı dayanılmaz derecede olduğu için odaklanmak şöyle dursun doğru düzgün düşünemiyordu bile ama artık acı o kadar yoğun değildi. Normal bir perinin dayanamayacağı ama onun gibi bir katilin çokta sorun etmeyeceği derecede acıyordu canı… Onun öpücüğüne karşılık verdiği andan beri her şey daha katlanılabilir olmuştu. Mantıklı düşünmeye başladığında ve sevgilisine olan aşkı şehvetinin önüne geçerek kendine gelmesini sağladığında bu durumdan kurtulmak için büyü yapmaya karar verdi. Onun gücünü kapatamazdı ama onu bayıltabilirdi. Bunu yapmayı başarabilirse de scarlett’ın gücünü bir nevi kapatmış olurdu. Ona bu eğlencenin bitmesi gerektiğini söylediğinde aldığı cevap karşısında ne yapacağını bilemedi. Baştan çıkmış bedeni bu cevaba sevinirken mantığı ve kalbi bir şeyler yapması için onu zorluyordu. Sonunda en doğru kararı vererek büyü mırıldanmaya başladı. Daha sözcükleri bitiremeden hissettiği yoğun acıyla tüm konsantrasyonu dağılmıştı. Tekrar odaklanmayı denese de başarılı olamadı.

Scarlett ne yapmaya çalıştığını anlamış olacak ki duyduğu acıyı çoğaltmıştı. Ağzına gelen kan tadıyla elini dudaklarına götürdü. Kanı elinin tersiyle sildiğinde burnun sızlamasıyla beraber kanın dudaklarına aktığını hissettiğinde burnunun kanadığını fark etti. Vücudu duyduğu acıya tepki veriyordu. Uzun süredir işkence gördüğünü düşününce de bu gayet doğaldı. Katilde olsa,peri de o insan formunda yaşayan bir canlıydı ve bedeni herkes gibi buna tepki veriyordu. Scarlett’ın elini burnunda hissettikten çok kısa bir süre sonra sızı geçmişti. Bu onu iyileştirdiği anlamına geliyordu. Bu ironiye kahkahalarla gülmek istese de duyduğu dayanılmaz acı yüzünden sadece acıyla yüzünü buruşturabildi. Onu iyileştirmesinin tek nedeni ona daha fazla acı çektirmek içindi. Bu işkenceye olabildiğince dayanmasını istiyordu. Kes şunu demesini umursamayarak onu hem baştan çıkarmaya hem de acı çektirmeye devam eden kıza bulanıklaşmaya başlayan görüşüne inat uzun süre baktı. Kalçasını hareket ettirirken vücudunda gezinen ellerle beraber inlemesine engel olamadı. Kızın tırnaklarının değdiği yerlerde oluşan kesikleri umursamadı bile. Tüm hayatı boyunca aldığı en hafif yaralardı bunlar… Kızın yaraları yalamaya başlamasıyla yeniden inledi. Hem zevki hem de acıyı aynı anda yaşıyor olmak garipti. Scarlett’ın dudaklarını dudaklarında hissetmesiyle onu yeniden öpmeye başladı. Elleri çıplak teninde gezinirken kendini kaybetmişti. Onu büyük bir tutku ve şehvetle öperken duyduğu acının giderek azalmasıyla düşündüğü tek şey bundan zevk aldığıydı. Erkekliğinde hissettiği dokunuşla beraber inledi. Scarlett’ın öpüşü bir anda değişmişti ve hissettiği acı da son bulmuştu. Kız kendini geri çektiğinde gözlerinde gördüğü korkuyla neler olduğunu anlamayı denedi.

Kız sanki bir uykudan uyanmış gibiydi ve neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bu da onun eski haline döndüğünün bir kanıtıydı. Olanları hatırlamadığı ise her halinden belliydi. İçinde oluşan tutku ve şehveti geri plana atmayı zorda olsa başarıp derin bir nefes aldı. İçine dolmaya başlayan enerjiyle beraber bulanıklaşan görüşü de düzelmeye başlamıştı. Kızın üzerine düşmesiyle beraber onu kollarının arasına aldı. Dışarıdan ne kadar farklı görünse de şuan yaptığı tek şey yere düşmemesi için scarlett’ı tutmak ve kendine gelmeye çalışmaktı. Sihirbaz kendine gelip üzerinden kalkmayı denediğinde buna engel olmadı. Kızın koltuğun kenarından yere düşmesini o an için umursamadı. Kendine gelmeye çalışmakla meşguldü. Derin nefesler alıp kendini iyi hissedene kadar koltuktan kalkmadı. Kızın özür dilemesine birkaç dakika bir şey demedi. İyi olduğuna karar verip koltuktan kalkarak önce pantolonunu ardından gömleğini giyip üzerini düzeltti. Yerde sudan çıkmış balık misali şaşkınca oturan kıza bir süre baktıktan sonra içindeki yardım etme dürtüsünü bastırmayı başaramayarak onun yanına gitti. Yere eğilirken ''Önemli değil. Önemli olan tek şey bu saçmalığa bir son vermiş olman.'' Diyerek onu kucağına aldı. Koltuğa yavaşça bıraktıktan sonra yerdeki askılı tişörtü alıp kızın yanına koydu ve karşısındaki sehpaya oturdu. Gözlerini onun gözlerine dikerek ''Olanları hatırlıyor musun? Sana ne oldu?'' Diye sordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Perş. Mart 21 2013, 23:29


Bu eğlenceden ne zaman sıkılırsa her şey o zaman son bulacaktı. Aklındaki planı buydu. Jared ile istediği adar ilgilenmek onun tadını daha fazla çıkarmak istiyordu. Perinin bedeninde açtığı yaraları teker teker yalamaya başladı. Ağzına gelen kan tadını umursamıyordu. Kanın tadı da en az dudakları ve teni kadar hoşuna gitmişti. Her şeyden önemlisi bu ıslak öpücüklerin ve kalçalarının hareketi ile onu çıldırttığını biliyordu. Peri istemese de bedenini yaydığı sinyallerden tam tersini gösteriyordu. Yeniden onun harika dudaklarını öpmeye başladığında teninde hissettiği dokunuşlar ile inlemeye başladı. Perinin bedeni tamamen uyarılmıştı, tıpkı kendi bedeni gibi. Artık dayanamıyordu. Perinin dokunuşları çok hoşuma gitmişti ve şu an ondan istediği tek bir şey vardı. Ona delice sahip olmasını istiyordu, periyi içinde hissediyordu. Jared’ın üzerinde sadece iç çamaşırı ile olduğunu düşündüğünde şehvet dolu bir gülümseme ile perinin boynuna kaydı öpücükleri. Sonrasında ise eli yavaşça erkekliğine ilerledi, artık onu içinde istiyordu daha azını kabul etmiyordu. Tam o sırada ani bir karartı tüm dünyasını ele geçirdi. O an için her şey artık bitmişti.

Gözlerini açtığında periyi altında görmek korkmasını sağlamıştı. Neler olduğunu anlaması, bedenine olan bu şeyi algılaması gerçekten uzun sürmüştü. Ter içindeydi bedeni ve Dante ile birlikte oldukları zaman gibi hissediyordu kendini tamamen baştan çıkarılmış. O anki düşünce ile perinin bir şey yaptığını düşünerek ona baktı ama bedenine dolan enerji, perinin bedenindeki yaralar ve her şeyden önemlisi şu an ki pozisyonu tek suçlunun kendisi olduğunu gösteriyordu. Beynine giren korkunç ağrı ile perinin üzerine yığıldığında derin bir nefes aldı. Çok geçmeden periye aldığını geri vermesi gerekiyordu. Enerji yavaşça sahibine geri dönerken Jared’ın ellerini bedeninde hissetmek garip bir rahatlama hissetmesine neden oldu. Ne kadar tuhaftı. Mutfakta iğrendiği dokunuşlar şu an ona iyi geliyordu. Sanki ona sarılan kişi Jared değildi, Phindi. Derin bir nefes alarak bulundukları pozisyonu hatırladı ve kalkmak için uğraştığı sırada yere düştü. Canı yanmıştı ama acıyı hissetmiyordu. Kafası karışmış bir şekilde boşluğa bakarken buldu kendini. Bir kaç kelime söyledi ama zihni dediklerini algılamıyordu. Sadece bir özür kelimesini anlayabilmişti. Jared’dan özür dilemesi gerektiği ortadaydı. Bir anda aniden hareketlenen peri onu korktuğu için irkildi. Ama sonra perinin kıyafetlerini toparladığını gördüğünde boşluğa geri döndü. Bakıyordu ama gözünün önündeki hiç bir şeyi görmüyordu, sadece büyük bir boşluk. Peri konuşmaya başladığında ona baktı. Yaşadıkları her ne ise saçmalık olarak tanımlamıştı. Ne yaptığını merak ediyor olsa da sormaya korkuyordu. Onu öldürmediği için seviniyordu ama zaten ortada tuhaf bir durum vardı. Diğer benliğinin onu öldürmek istediğini hiç sanmıyordu. Alev almış bedeni hala içten içe periye dokunmak için deli oluyordu. Kendini onun kolları arasında bulduğunda açıkta kalan boynunu öpmek istedi. Bu istek kendinden bir kez daha nefret etmesini sağlarken kendini koltukta buldu. Karşısındaki periye bakarken sözlerini dinledi. Ona bir açıklama borçluydu, ama nasıl anlatacağını bilmiyordu. Derin bir nefes aldı önce ve konuşmayı denedi.

“Ben üzgünüm ama hiç bir şey hatırlamıyorum. Sadece tahmin edebilirim hepsi bu kadar... Ben normal değilim, sihirbaz olmamı kastetmiyorum ben gerçekten normal değilim. Sanki içimde benden bir tane daha var... İçinde, sadece ama sadece saf karanlığını barındıran... Neler istediği şimdi bile hissedebiliyorum. O herkese acı vermek, onlarla eğlenmek, hayatları ile bir kumar misali oynamak istiyor...”

Derin bir nefes alarak konuşmasına kısa bir süre ara verdi. Konuşmanın devamında gözlerini ondan kaçırdı. Mutfakta olanları düşünmek istemiyordu. Ama olan her şey bir şekilde o anlarla alakalıydı.

“Sana söylediğim diğer ben, ben ne kadar üzülürsem ve kalbin kırılırsa işte o zaman ortaya çıkıyor. Mutfakta bana yapmaya çalıştığın şey bun tetikledi, beni öpmen vs. Seni öpen kişinin ben olduğumu düşünerek kendimden nefret ettim ama seni asla öpmek istememiştim. Ama bir şekilde öptüm. Sen gittikten sonra neredeyse tüm gece ağladım, olanları düşünerek sanırım bu onun güçlenmesini sağladı. Uyandığımda Leon’u gördüğümü, Elise’i alıp gittiğini hatırlıyorum. Sonra aşağı indim, kahvaltı yaptım, seni gördüm. Sonrasını ise hatırlamıyorum...”



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Cuma Mart 22 2013, 17:30

Jared’ın aklı karışıktı. Olanları tam olarak anlayamıyor olmak sinirlerine dokunurken elinden geldiğince sakin kalıp mantıklı düşünmeye çalışıyor az önceki baştan çıkarıcı dakikaların etkisini üzerinden atmayı deniyordu. Kahretsin ki az önce acı çekmesine rağmen fazlasıyla uyarılmıştı. Ne sevgilisi ne de aşık olduğu gerçeği şuan bu durumdan kurtulmasına hiç yardımcı olmuyordu. Amacına ulaşamadığı için sızlayan erkekliğini görmezden gelmeye çalışırken neredeyse çıplak bir şekilde durmanın akıllıca olmadığına karar verip hızla üzerini giyindi. Yerde oturmuş olanları anlamaya çalışan kızı boş gözlerle süzdü. Fazlasıyla baştan çıktığı halde gözlerinde tutku ve şehvet yerine güven veren bir boşlukla beraber soğukluk olmasının nedeni tamamıyla yetiştirilme şekliydi. Çocukken aldığı eğitimlerden biri de hislerini gizleyebilmekle alakalıydı. Amcasının amacı her ne kadar duygusuz bireyler yetiştirmek olsa da ve bunu başarsa da jared o duyguları fia ile tekrar kazanmıştı. Bu hayatında pek bir şey değiştirmediği gibi kişiliğinde de büyük bir değişiklik söz konusu değildi. O hala neredeyse duygusuz bir katildi.

Hayatındaki tek değişiklik aşık olmasıydı. Hala birilerini hiç düşünmeden öldürebiliyordu. Biliyordu ki şuan karşısında korunmasız bir şekilde oturan korumakla görevli olduğu bu kızı bile hiç düşünmeden öldürebilirdi. Ne onunla geçirdikleri zamanlar ne de onun masum bir sihirbaz olduğu gerçeği onu öldürmesini engellemezdi. Scarlett adlı bu seksi ve güzel kız ile onun güzel kuzeni jared için amcasına ulaşmak için kullanacağı birer araçtan daha fazlası değillerdi. Yine de içinde anlayamadığı bir şekilde oluşan yardım etme arzusunu bastıramayarak kızı kucağına alıp yerden kaldırarak koltuğa oturttu. Tişörtünü yerden alıp yanına koyduktan sonra karşısındaki sehpaya oturup merak ettiklerini sordu. Bir yandan da kızı inceliyordu. Şuan leon ya da elise daha da kötüsü her ikisi birden bu manzarayı görse jared’ın scarlett’a tecavüz ettiğini düşünebilirlerdi. Gerçek ise görünen tablodan çok daha farklıydı. Kızın ilk sözleri tahmininde yanılmadığını kanıtlıyordu. Hiçbir şey hatırlamıyordu ama bunu söylemesine gerek yoktu jared bunu davranışlarından da anlamıştı. Scarlett’ın sonraki cümleleri ise durumu daha da ilginçleştirmişti. Farklı bir kişilik ve farklı bir ruh hali bunlar fazlasıyla enteresandı. Bir kişilik bölünmesi gibi görünüyordu ama içinden bir ses olanların bundan çok daha fazlası olduğunu söylüyordu. Kendinden ikinci bir kişiymiş gibi bahsetmesiyse can sıkıcıydı. Kızın söyleyecekleri bittikten sonra omuzlarını silkerek ''Ondan sonrasınıysa ben çok net hatırlıyorum. Bence bilmemeyi tercih edersin. Hepsi unutulması gereken saçmalıklardan ibaretti.'' dedi.

Kızın haline bir süre daha baktıktan sonra bir büyü mırıldandı. Elinde beliren içeceği onu uzatırken ''Kendini toparlamana yardımcı olur berbat görünüyorsun'' dedi. Derin bir nefes alıp saçlarını sinirle karıştırdıktan sonra ''Bu son derece rahatsız durumun nedenini bulmalıyız. Senin bu kendini kaybetmelerin hepimiz için tehlikeli. Artık güçlerinizi normal yollardan kapatamadığımızı düşünürsek kesinlikle buna bir çözüm bulmalıyız. Gerçi sizi bayıltırsak da gücünüzü bir nevi kapatmış oluyoruz ama leon'un bu fikre sıcak bakacağını sanmıyorum. Diğer yandan yardıma ihtiyacımız var ve siz bize yardım edebilirsiniz. Tabi ben sizi eğittikten sonra şimdiden söylemeliyim ki öğrenecek çok şeyiniz var bunun içinde sanırım önce zorunlu ortağım leon'u buna ikna etmeliyim ki bunu hoş karşılayacağını hiç sanmıyorum. Elise'in tehlikede olduğunu bilmek bile çıldırmasına yetiyor onu savaşın içine sokma fikrini asla kabul etmeyecektir. Tabi seninde öyle... İkinizi mümkün olduğunca bu savaştan uzak tutmaya çalışıcak ama eğer sizi gerçekten kaybetmek istemiyorsa benim dediğim yolu seçmek zorunda. '' dedikten sonra bir büyü mırıldandı. Scarlett'ın yanındaki askılı tişört artık üzerindeydi gözlerini onun gözlerine dikerek ''Böyle daha iyi. Sen hatırlamıyor olabilirsin ama olanlar çokta normal şeyler sayılmazdı ve benim karşımda öyle durman pekte akıllıca değil hem dışarıdan yanlış anlaşılma ihtimalimizde oldukça yüksek'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Paz Mart 24 2013, 23:44

Kafası karmakarışıktı. Duygularının artık ne olduğundan bile bir haberdi. Kendinden nefret ediyordu ama içten içe bu nefreti gereksiz de buluyordu. Beyninin içindeki bir dolu düşünce ile sırtını koltuğa yaslamış, içinde olduğu çıkmazın içinden nasıl çıkacağını düşünüyordu. Hayatı sanki bir bumerang gibiydi. ne kadar ilerlerse ilerlesin başladığı yere geri dönüyordu. Tekrar denese de her şey yine aynı oluyordu. Artık bu durumdan sıkılmak bile sıkıcı gelmişti. Her bir düşünce bir çözümden çok yeni bir girdaba dönüşüyordu. Kendini birden perinin kolları arasında bulduğunda ona bakmak içinde bir şeylerin hareketlenmesine neden oldu. Şu an hiç bir fiziksel harekette bulunmuyordu. Ama içi, Jared'a sahip olmak için yanıp tutuşuyordu. Lanet olsun neler oluyordu. Şu an kesinlikle ölmek istiyordu. İçine çektiği kokusu ile açıkta kalan boynunu öpme isteği çok güçlüydü. Ama neyse ki aslında saniyeler olsa da onun için saatler gibi gelen o an bitmiş ve Jared onu bırakmıştı. Tam karşısına oturmuş bir açıklama bekliyordu ve evet kesinlikle bir açıklamaya ihtiyacı olduğu ortadaydı. Konuşmaya başladıktan sonra her şeyi anlatmıştı. Cümlesini ise sonrasını hatırlamıyorum şeklinde bitirmişti, zaten gerçek olan buydu. Jaredın söyledikleri duyduğunda kısa bir süre düşündü. İster miydi? Buna cevap vermekte zorlanıyordu. Aslında olanları hatırlamak istiyordu, ama yapmayı çalıştığı şeyi öğrenmenin onu daha kötü bir hale sokacağı ihtimaliyle yüzleşmek istemiyordu. Zaten şu an kafasının içinde bin bir senaryo dönüyordu. Kendini bilmese gerçekten Jared'ın ona bir şeyler yaptığı düşünebilirdi. Sonuçta mutfakta onu sıkıştırdığı zaman istediğinin ne olduğunu açıkça ifade etmişti. Ama bedenindeki yaralar ve ağzındaki kan tadı üstüne üstlük Jared'ın gözlerinden gördüğü acı çektiği belli eden ifade her şeyin suçlusunun kendisi olduğunu gösteriyordu.

"Evet... Ben hatırlamasam daha iyi..."

Kurduğu kısa cümle ile kararını vermişti. Bilmek istemiyordu, gerçi anlamadığından değildi tabi ki de. Jared'a anlamadığı bir nedenden ötürü sahip olmak istemişti, diğer benliği... Bunu tamamen uyarılmış bedeni oldukça net bir şekilde açıklıyordu. Her şey daha kötü olmadan kendine geldiği için kendini az da olsa şanslı hissederken Jared'ın ona uzattığı içeceği hiç düşünmeden alarak içti. Bedenindeki arzu boğazının kurumasına neden olmuştu. Jared'ın sonraki konuşmalarını sadece dinledi. Evet o da isterdi, ona olan bu şeyin nedenini bulmak ve elbette bir çaresini bulmak. Ama hiç bir şey bilmiyordu. Özellikle zarar vermek istemediği kişilerin başına bela olmak, onların canını yakmak istemiyordu. Perinin eğitimden bahsetmesi ile dikkati daha da arttı. Eğitim işlerine yarayabilirdi. Elise ve Leon ikilisinin ne tepki vereceği az çok ortada olsa da o kendi olarak bu eğitimi almak istiyordu. Tam bunları dile getirecekken üzerinde hissettiği kıyafet ile üstüne baktı. Tişörtü olmadan onun karşısında oturduğunu yeni fark etmişti. Bu durum yüzünde istem dışı bir kızarmaya neden olurken, sözleri daha da kızarmasına neden oldu. İçindeki istek hala tazeydi, Jared'ın üzerine atlamak ve kıyafetlerini parçalara ayırmak istiyordu. İçte içe kendini tutabildiği içinse tebrik ediyordu.

"Kıyafet için teşekkürler. Ben... Onun üzerimde olmadığını bile unutmuşum, affedersin. Eğitilme kısmına gelirsek Elise'i bilmem ama ben eğitim almak isterim. Tabi şu an değil..."



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Ptsi Mart 25 2013, 04:51

Leon’un yüzündeki sinsi gülümsemesiyle tek kaşını kaldırıp onu anlamaya çalıştığını belli eden bir bakış attı. Neden gülüyordu ki? Önemli bir konudan bahsetmişti. Sevdiği erkek henüz bilmiyor olabilirdi fakat kuzeninin ciddi psikolojik sorunları vardı. Onu böyle bir durumda uzun süre yalnız bırakmanın zaten çökmüş olan psikolojisini kötü etkileyeceğinden korkuyordu. Sevgilisinin sözlerinden sonra ''Ben aslında onun… '' diye konuşmaya başladığı sırada leon’un yeniden dudaklarına kapanmasıyla susmak zorunda kalmıştı. Sevdiği erkeğin öpücüğüne hiç düşünmeden karşılık verirken aklında olan acabalar ve belkiler bedeninde ustaca dolaşan sevgilisinin ellerini tekrar hissetmesiyle beraber kaybolup gitmişti. Leon’un öpücüklerini vücudunda hissetmesiyle inledi. Bedeni tutkuyla yanarken önce göğüslerinde hissettiği dudaklar ardından kadınlığında hissettiği dokunuşlarla beraber çıldırma noktasına gelmişti. Teni alev almış bir şekilde sürekli nefes alıp inliyor ve leon’un altında kıvranıyordu. Kendini işkence görüyormuş gibi hissediyordu. Başlarda tatlı olan ve oldukça zevk veren bu işkence artık onu öldürüyordu. Sevgilisinin öpücükleri boynuna kaydığında kesik kesik nefesler almaya başlamıştı. Sınıra geldiğini anladığında zor zor ''Leon… Lütfen… Artık dayanamıyorum sevgilim. '' Dedi.

Aşık olduğu erkeği içine girdiğinde rahatladığını hissetti fakat bu uzun sürmemişti. Leon bu yavaş hareketleriyle onu delirtiyordu. Bedeni daha fazlasını isterken sevgilisi elinden geldiğince yavaş hareket ediyordu. Bu işkencenin daha ne kadar devam edeceğini merak ederken kısa sürmesini umuyordu. Birkaç dakika sonra sevdiği erkeğin hızlanan ritmiyle rahat bir nefes aldı. Doruğa yaklaşırken sevgilisinin adını haykırıyor ve zevkle inliyordu. Sonunda o dayanılmaz ve nefes kesen an geldiğinde vücudu kasılıp rahatladıktan sonra sevgilisinin ağırlığını üzerinde hissetmişti. Bundan gayet memnun bir şekilde nefes nefese leon’un ağırlığı altında ezilirken bir anda yerleri değişti. Aşık olduğu erkeğin üzerinde nefesini düzene sokmaya çalışırken saçlarında hissettiği huzur veren dokunuşlarla gözlerini kapadı. Uykuya dalmadan önce sevgilisine ''Bende seni seviyorum hayatım. '' Dedi. Perisinin ondan sonraki söylediklerini duymamıştı. Birkaç saat kesintisiz uyuduktan sonra yerinde rahatsızca dönmeye çalıştığı esnada yatağa düşmesiyle gözlerini açtı. Uyku sersemi bir şekilde kısa süre etrafa bakındı. Leon’un üzerinde uyuyakaldığını hatırladığında derin bir nefes alıp saate baktı. Neredeyse üç saat uyumuştu. Yanında uyuyan sevgilisine bir süre baktıktan sonra onun dudaklarına küçük bir öpücük kondurup banyoya girdi. Üzerinde bornozla duştan çıktığında yeni yeni uyanan leon'a gülümseyerek ''Günaydın aşkım '' dedikten sonra üzerini giyindi. Leon’da hazırlandıktan sonra onun koluna girerek beraber aşağı indiler.

Salona girdiklerinde jared adlı periyi görmesiyle olduğu yerde kalması bir oldu. İlk şoku atlattıktan sonra hızlı adımlarla kuzeninin yanına gitti. Yürürken duyduğu eğitimle ilgili kısma gelirsek ile başlayan cümlesinden sonra scarlett’a birkaç saniye onu anlamaya çalışır şekilde baktı. Merakla ''Ne eğitimi bu? '' diye sordu. Jared’a baktığında gözlerinde görüp de anlamlandıramadığı rahatsız edici duyguyla beraber ''Kuzenimin almak istediği eğitim her neyse bende bunda tabi ki ona katılmak isterim '' dedikten sonra kuzenine dönerek kesin ve bu konun tartışılmaya açık olmadığını belli eder bir şekilde ''Kısaca seni yalnız bırakmıyorum da diyebiliriz. Nasıl bir çılgınlık yaptığını bilmesem de ya da jared’ın o uyuz gülümsemesinden anladığım kadarıyla nasıl bir belaya bulaştığımız hakkında en ufak bir fikrim olmasa da kesinlikle yanımdan ayrılmıyorsun. Her ne yapacaksak beraber yapacağız buna o daha ne olduğunu bilmediğim eğitim de dahil '' Dedi. Jared’ın yüzünde rahatsız edici bir gülümsemeyle beraber konuya açıklık getirmesiyle birkaç dakika sessiz kaldıktan sonra jared’ın sorgulayan bakışlarına karşılık ''Fikrim hala değişmedi bu eğitime katılmak istiyorum. '' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Ptsi Mart 25 2013, 15:00

Sevdiği kadın elleri arasında kıvranırken ona işkence yaptığını biliyordu. Ama bunu sonucunda hiç tatmadığı bir zevki ona tattıracağını bildiği için işkenceye büyük bir zevkle devam ediyordu. Elise artık dayanamadığını söylediğinde içine girerek yavaşlığı ile onu çıldırtmayı sürdürdü. Ama o da daha fazla dayanamayarak kısa sürede kendini kaybetmiş bir şekilde Elise'e sahip olmuştu. Onu kollarının arasında alırken saçlarını okşadı hafifçe onu seviyordu ve kesinlikle doyumsuz biri gibi davranıyordu. Bu halde huzurlu bir şekilde yatmalarının sonunu olma ihtimali ise onu çıldırtıyordu. Elise'in kollarının arasında olduğunu daha fazla hissetmek istercesine ona sarılarak uykuya daldı. Geceye oranla oldukça rahat bir uyku çekmişti. Gözlerini açtığında üzerinde hiç bir ağırlığı hissetmemek nefesini kesti. Elise'i kaybetme korkusu ile garip senaryolar beyninde dönüp durmaya başlamıştı. Sevdiği kadını bornozla karşısında gördüğünde hızla kalkarak onu kollarının arasına alarak dudaklarına yapıştı. Onu uzun süre tutkulu bir şekilde öptükten sonra geri çekildi.

"Günaydın sevgilim. Bende duş alsam iyi olacak beni bekle birlikte aşağı inelim"


Konuşmasından sonra iyi bir duş aldı. Bedeni rahatlamaya başlamışken bir yandan da düşünüyordu. İçlerinde bulundukları durum rahat bir nefes alma şansı tanımıyordu. Duştan çıktıktan sonra elise'in elinin sıkıca tutarak onunla birlikte aşağı indi. Oturma odasında Jared ile Scarlett'ı yan yana görmek kendini şaşırtmıştı ama Elise'in bedeninde ki titreşimlere bakılırsa o daha kötü bir durumdaydı. Konuşmaları oda duymuştu, bu eğitim kısmını... İşin içinde Elise'in de olması zaten konuyu dikkatle dinlemesi için birinci sebepti. Elise'in hızla kurduğu cümlelerden sonra derin bir nefes aldı. Ne eğitimi olduğunun az çok farkına varmıştı, Leon. Aslında kızları hiç bir şekilde ön safhalara sokmak gibi bir niyetleri yoktu ama bir şekilde kendilerini korumayı da öğrenmeleri gerekiyordu. Elbette akademi de aldıkları eğitimler vardı ama onlara bunların dışında hızlandırılmış bir kurs gerekiyordu. Elise'in yanına giderek onun elini sıkıca tuttu. Ona güven vermek istiyordu. Oda sevgisinin yanında belki de verebileceği en önemli şeydi güven.

"Sakin ol Elise bu eğitimin ne olduğunu az çok anladım. İkinizin de kendini korumak adına hızlı bir ders görmeniz şart. Phin'de buna karşı çıkacağını sanmıyorum Scarlett. Biz seni eğitiriz hatta seni belki de Phin eğitir gerçi Rose'un ne durumda olduğunu bilmiyorum. En iyisi onu arayıp olanları özet geçip, durumdan haberdar etmek olacaktır"



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Ani Toplantı   Ptsi Mart 25 2013, 20:22

Beyni tüm olanları anlamlandırmaya çalışıyordu ama o kadar yorgundu ki bunu yapmak kendine daha fazla işkence etmek anlamına geldiği için vazgeçti. Her şeyi hiçbir işe yaramadığını düşündüğü zamana bıraktı. Zaman hiçbir şeyi çözmese de kendini toparlaması için gerekliydi. Kızın teşekkürüne boş gözlerle '' Önemli değil '' demekle yetindi. Sonra bu cümleyi bu gün çok fazla kullandığını görüp gülümsedi. Onun hayatında sevgilisi ve intikamı haricinde önemli olan ne vardı ki zaten? Aynı kelimeyi birkaç kez söylemek onda de ja vu hissi uyandırsa da jared’ı rahatsız etmedi. Kızın eğitime sıcak bakmasına sevinmişti. Geriye sadece elise’i ikna etmek kalmıştı. Onlara gittikçe yaklaşan elise ve leon’u hissettiğinde gözlerini kısacık bir an için gelen çifte kumrulara dikti. Elise onu gördüğü ilk an gerilse de ilk şoku atlatır atlatmaz korumacı tavrı devreye girmişti. Gözlerindeki iğrenme ifadesinden her şeyi öğrendiği belli oluyordu. Scarlett’ın ona olan her şeyi anlatacağını bilse de bunu ne zaman yapacağını tahmin edememişti. Elise’in söylediklerini gülümseyerek dinledi. Onun bu korumacı tavrını oldukça seviyordu.

Böylelikle onu ikna etmesine gerek kalmamıştı. Kız bir an bile düşünmeden onu kuzenine olan bakışlarından rahatsız olduğu için scarlett’ı yalnız bırakmanın kötü bir fikir olduğunu düşünerek her ne olursa olsun bu işin içinde olduğunu söylemişti. Gözleri sevgili ortağına takılırken yüzünde sinsi bir gülümseme vardı. Bakalım sevgili ortağı sevgilisi ile kuzeninin eğitim almalarına dahası savaşta onlara yardım etmelerine ne kadar sıcak bakacaktı. Duyduklarından memnun olmuşçasına gülümserken ''Leon kısmen haklı elise göreceğiniz eğitim her ne kadar daha ayrıntılı olsa da bu sizin kendini korumanız için gerekli bir şey. Sizi bizzat kendim eğitmeyi planlıyorum. Bunun için antrenman odamda köklü değişikler yapmam gerekecek ama bu şekilde uzun süre devam edemeyiz sizin kendinizi en azından bizimleyken koruyabilmeniz gerekiyor. Amcamın sizi silah olarak istediğini öğrendik. Scarlett bu savaşta sıkı bir eğitimden sonra yer almayı kabul etti. Eh seninde onu yalnız bırakmayacağını düşünürsek ikinizi zorlu bir eğitim süreci bekliyor '' dedi. Ağrıyan başını ovarak ''Ben gerekli düzenlemeleri yapacağım ama önce dinlenmeye ihtiyacım var. Bu arada leon kızlarında savaşta bize yardım etmesi konusunda ciddiydim. Neden onun silahlarını ona karşı kullanmayalım ki? Bu konuda seninle daha sonra ayrıntılı tartışırız ama şimdi gitmeliyim sonra görüşürüz '' diyerek mırıldandığı büyüyle evine gitti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ani Toplantı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Lenoir Malikanesi :: I. Kat-
Buraya geçin: