AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Geçmişten Gelen Bela

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 22 2013, 14:51

Kızların ruh hali bir şeyler yapması gerektiğini ona açıkça göstermişti. Bir savaşın içinde olmaları şuan için çokta önemli değildi onun için. Geçmişinden hatırladığı kadarıyla hepsi neşeli,güler yüzlü, güzel,seksi ve baştan çıkarıcı olan kızları böyle bir psikoloji de görmek istemiyordu. Savaş yeni bir şey değildi sonuçta bu sihirbazların çoğu bilmese de hep vardı. Sadece bazıları bu konulara uzak bir şekilde sürdürüyordu hayatını sadece perileri biliyordu asıl tehlikeyi. Bu odada bulunan sihirbazlar ise diğerleri kadar şanslı değildi ne yazık ki. Tehlikeyle çok erken tanışmış ve hayatları değişmişti. Onlarla henüz hayatlarını tek tek konuşmasa da olanları tahmin edebiliyordu. Perileri onları normal hayatlarından uzaklaştırıp koruyabilmek adına buraya getirmişti ve deyim yerindeyse burada bir nevi hapistiler. Dışarı başlarında birileri olmadan çıkmalarına izin olduğunu sanmıyordu. Gece eğlenceleri de doğal olarak bitmişti bu durumda. Ailelerini uzun zamandır görmediklerini ise tahmin edebilmek çok kolaydı.


Burada yapacak çok işi olduğunu görüp derin bir nefes aldı işe kızların keyfini yerine getirmekle başlayacaktı. Bunca yıllık savaş hayatında öğrendiği bir şey varsa oda savaşta moralin çok önemli olduğuydu. Evde kapalı kalmalarının hata olduğunu düşünerek dışarı çıkmayı teklif etti. İtiraz edecek gibi olduklarını görünce hemen ardından birkaç söz söyleyip buna imkan tanımamıştı. Sonunda kızlar kabul edip bikinilerini giyerek aşağı indiğinde gözleri kamaşmış birkaç dakika havuzun başında öylece durmuştu. Ortam bir anda fazlasıyla ısınmıştı. Hararetini gidermek için kendini suya attı. İşi düşündüğünden eğlenceli olacaktı anlaşılan. Bir süre kendine gelebilmek adına yüzdükten sonra herkesin kendi kabuğuna çekildiğini fark edip durdu. Bu durumu bozmak konusunda çok fazla düşünmesine gerek kalmamıştı. Havuzdan dışarı çıkmak için merdivenlere ilerlerken''Scarlett bana havlu verir misin lütfen?'' diye sormuştu. Kızın şezlongdan kalkıp istediği gibi havluyu ona uzatmasıyla elinden tutup ''Teşekkür ederim ama vazgeçtim ben çıkmayacağım sen gel'' diyerek onu havuza çekmişti. Scarlett havuza düştükten sonra gülerek havuzdan çıkmış güneşlenmeye çalışan elise’e sinsi bir gülümsemeyle ilerleyerek onu kucağına almıştı. Kızın sözlerini dikkate almadan ''Çok eğleneceğiz ama'' diyerek onu da götürüp havuzun içine atmıştı. Bu sırada gözleri fia’ya takıldı. Ona doğru yavaş adımlarla yaklaşırken ''Hepsi yüzmeyi biliyor merak etme boğulmazlar'' dedi. Bu arada onunda yanına gelmişti. Belinden tutup kendiyle birlikte havuza düşmesini sağlarken gülerek ''Peki sen biliyor musun?'' diye sordu. Tüm kızları suya attığında dışarıda kalmış rose’a sinsice gülerek ''Rose sen tek kaldın'' diyerek ona da su atarak ıslatmış ve böylelikle su sıçratma savaşını başlatarak onu da havuza çekmişti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 22 2013, 15:06



[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]&[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

İçinde endişe olmasına rağmen içindeki çocuk rahat durmamıştı. Kızlarında endişeli olduklarını hissedebiliyordu. Bu yüzden neşelendirmek adına bir şeyler düşünmeye çalıştı. Aklına gelen ilk şey dans ve müzik olmuştu. Dans etmeyi her zaman sevmişti. Erkeklerin başını döndüren danslar sanki ona verilmiş bir hediye gibiydi. Kızlara bunu söylediğinde Elise'i etkilemek biraz kolay olsa da Scarlett zordu ama yine de o inatçı ve çocuksu hali ile başarılı olmuştu. Kızlarla birlikte dans edip şarkı söylerken ortamın değiştiğini hissedilebiliyordu. Herkes biraz daha rahatladığında nefes nefese kalmışlardı ve biraz dinlenmek iyi olacaktı. Tam buna karar verdiklerinde Rose'un sesi ile aşağı indiler. Perini yanında eski bir dostunu görmek şaşırmasına neden olmuştu. Jonathan, onu bir kaç yıldır görmüyordu. Konuşmalarından sonra hazır cevaplılığı ile ona gereken cevabı vermişti. Dostunun bu odadaki her bir kızla bir geçmişinin olması cidden şaşırtıcıydı. Yorgun bedenini koltuklardan birine atmaya niyetlendiğinde perinin sözleri ile ona bakmaya başladı. Aslında haklıydı. Bu eve tıkılıp kalmışlardı, biraz eğlence iyi olacaktı. Kızları müzik ve dansla nispeten oyalamıştı. Ama Rose, onunda ihtiyacı vardı. Üstelik hamile bayanların yüzmesi iyi bir fikirdi.

"Peki öyleyse pek parti yapacak havada olmasak da yüzmek istiyorum, hazırlansam iyi olacak..."

Odasına çıktığında kendi için bir plaj çantası hazırladı. Bir, iki havlu ve güneş kremi. İstediği mayonun rengine ise karar vermekte zorlanıyordu. İçi normalde cıvıl cıvıldı. Mor, mavi şeyler seçecek biriyken seçimini siyahtan yana kullanmıştı. Bikinisi ile hazır olduğunda aşağı havuzun kenarına indi. Diğerleri de geldiğinde onlara gülümsedi.

"Aramızda yüzme bilmeyen var mı?"

Kendini bir anda suda buldugunda sinsi bakışlarla Jon'a baktı. Başlaltıgı bu su savaşına dahil olarak onu ıslatmaya başladı

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 29
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 22 2013, 16:05

Jared fia ile aralarındaki tüm problemleri çözdüğüne sevinmişti. Artık kafası daha rahattı. Düşünmesi gereken şeyler artık sadece amcası ve kızların güvenliğiydi. Ortaklarıyla da birkaç konuyu gün yüzüne çıkardıktan sonra aralarında bir sorun kalmamıştı. Fia’nın sevgilisi olduğunu öğrendiklerinde kızlar konusunda profesyonel tehlike olmaktan çıktığı için onu kabullenmeleri daha bir kolay olmuştu. Gece onsuz geçirdiği uykusuz gecelere inat oldukça rahat bir uyku çekmişti. Onunla geçirdikleri harika gecenin ardından lenoire dönmeden önce hırçın sevgilisiyle uzun bir tartışmaya girmiş ve kazanamamıştı. Bu küçük cadı fazla inatçıydı. Onun bu işten uzak durmasını istediğini nedenleri ile birlikte defalarca anlatsa da sonunda pes etmiş en azından rose ile bir sürü büyünün olduğu malikanede az da olsa güvende olacağını düşünürken kendini rahatlatmayı deneyerek kabul etmişti.


Üstelik sevgilisi böylelikle gözünün önünde olacaktı. İçinden onu ikna edemediği için kendine kızsa da lenoire gittiklerinde onlara ayrılan oda da tüm bunları unutmuştu. Sabah uyandığında onu izleyen sevgilisine gülümseyerek dudaklarına kapanıp göreve gitmeden önce ufak bir yatak eğlencesi gerçekleştirdikten sonra diğerleriyle birlikte görece gitmişlerdi. Muhbirlerin sayesinde öğrendikleri sığınakları tek tek basıp oradaki katil perilerin canına okurken bir yandan da amcasının sessizliğinin nedenlerini öğrenmeyi denemiş ama bir şey öğrenememişti. İşleri bitip lenoire döndüklerinde kızları havuzda bikinili görmek kesinlikle beklemedikleri bir şeydi. Sevgilisini hayran bakışlarla izlerken fark ettiği erkek periyle öfkelenmişti. İçindeki öldürme isteğini dizginlemeye çalışırken çok kısa bir soru sordu sıktığı dişlerinin arasından ''Kızların yanındaki o lanet herif kim?'' dedi sadece fia’ya belinden sarılıp kendiyle birlikte havuza düşmesini sağladığını gördüğünde öfkeyle yumruğunu sıkarak ''Canına susamış sanırım.'' Dedi. Fia’nın bu durumdan gayet memnun kahkahalarla gülerek su savaşına katılması ise onu çileden çıkartmıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 22 2013, 16:07


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Perinin pişman olmamasından memnundu. Çünkü onu buraya getirmek için çok fazla ısrar etmişti. ama sonunda kabul edildiği için oldukça mutluydu. Kızları tanıması gerçekten şaşırtıcı gelmişti, ona. Ama bir yandan da tanışmış olmalarına sevinmiyor değildi. Herkesin, sinirleri ve psikolojisi yeterince bozuktu. Birde yeni birini kaldıra bileceklerinden emin değildi. Özellikle, Scarlett için endişeleniyordu. Gerçi, Phin'in onu düşünmesi için kıskançlık yapmıştı. Gerçi o tamamen o anlık bir durumdu. Kızlar ve jon arasındaki diyaloglardan sonra gülümsedi. Scarlett2ın yine sessiz olduğu gözünden kaçmamıştı. Phin ona özel olarak sihirbazı ile ilgilenmesini söylemişti. Elbette oda kabul etmişti. Şimdi ise yaması gereken kızla ilgilenmekti. Jonathan'ın öne attığı havuz keyfine ise bu nedenle sıcak bakmıştı. Madem evden çıkamıyorlardı. en azından ev içinde eğlenebilirlerdi.

"Peki öyleyse, kızlar hazırlanma vakti".

Yorgun bedenine ve ağrısına rağmen yukarı çıkıp hazırlandı. Canı deli gibi Phin'i istiyordu. Geldiğinde ilk iş olarak onu bir odaya sokacağı belliydi. Beyaz bikinisini giyip aşağı indiğinde havuzun kenarında diğerlerine katıldı. ilk iş olarak havuza bir kez dalıp çıkıp bedenini kuruttu. Şezlonga yerleştikten sonra güneş kremi sürdü bedenine... Güneşlenirken üzerine sıçratılan su işe bir an da olduğu yerde sıçradı. Kim olduğunu düşünürken Jon'un gülüşü sinirlerini bozmuştu. Sinsi bakışlarını periye dikerken konuşmaya başladı.

"Jonathan, bunu ödeyeceksin..."

Çok geçmeden katıldığı su savaşında tek hedefi vardı, Jonathan...

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 22 2013, 20:15

Ünlü katil jared’la sonunda tanışmış ve bu durumdan memnun olmadığını da açıkça belli etmişti. Onunla karşılaştığı an yüzüne attığı yumruk ise bunun büyük bir kanıtıydı. Küçük kavgalarının ardından scarlett’a bir daha yaklaşırsa kötü olacağını söyleyip öfkesini üzerinden atmak için sevgilisiyle birlikte odaya çıksa da olanlar aklından çıkmadığı için sihirbazıyla konuşmaya karar vermişti. Uzun sohbetlerinin ardından duydukları şaşırmasına neden olsa da öfkesinden gram eksiltmemişti. Evet o halde kızdan yararlanmamıştı ama bu o yaptığı aşağılık hareketi unutturmazdı. Herkes unutsa bile phin’in unutmayacağı ortadaydı çünkü o lanet peri yüzünden sihirbazının zar zor düzelttikleri psikolojisi daha da bozulmuş ve kendi kabuğuna çekilmesine neden olmuştu. Bu yüzdende onu yakın zamanda affetmeyecekti. Sevgilisinin olduğunu öğrendikten sonra bu ona karşı olan bakış açısını biraz değiştirmiş olsa da ona hala güvenmiyordu ve tanrı biliyor ya en ufak bir yanlışında onu harcamaya hazırdı. Bunu yapmasını engelleyen tek şeyse kızların ikisini de canlı ve yanında istiyor oluşuydu. Bu yüzden leon’la bile ortaklığı kabul etmişti. Hoş artık onunla ortak olmak ilk duyduğu andaki kadar onu rahatsız etmiyordu hatta bu duruma alıştığını bile söyleyebilirdi.

Elise ile sevgili olduklarını öğrendiğinden beri ona daha ılımlı yaklaşabiliyordu. Bunda baba olacak olmasının ve leon’un rose’a abilik yapması dışında bir şey yapmamasının payı da büyüktü. Tabi en önemlisi de gözünün elise den başka bir şey görmüyor olmasıydı ki phin buna gerçekten sevinmişti. Hala aralarındaki ilişki kafasını karıştırıyor olsa da bu durumdan oldukça memnundu. Sevdiği kadının tatlı öpücüğüyle uyandığında gülümseyerek onu kendine çekip dudaklarına uzun tutkulu bir öpücük bıraktıktan sonra hazırlanıp aşağı inerek yeni ortaklarıyla ilk görevine çıktı. Aklı evde sevgilisinde kalmış olsa da savaşın ilk birkaç dakikasından sonra bir tek karşısındaki perileri düşünebilmeyi başarmıştı. İşleri bitip malikaneye dönerlerken scarlett’ın moralini yerine getirebilir umuduyla boğmak istediği sihirbazın yanına uğrayıp sevgilisi dante’yi de beraberlerinde malikaneye getirmişti. O scarlett’a sürpriz yapmayı planlarken asıl sürpriz kendisine yapılmıştı. Kızları havuzda görmek birkaç saniyelik şaşırmaya neden olsa da sonrasında tüm bedenini büyük bir öfke sarmıştı. Havuzda gördüğü perinin davranışları onu daha da çileden çıkartırken sinirle ''Bu malikaneye bizden başka kimse giremezdi hani." Diyerek leon’a öfkeyle baktıktan sonra gözlerini karşılarındaki periye dikerek ''Ben o periyi…" diyerek sustu. Cümle kurmaya hali yoktu zira şuan kendiyle büyük bir savaş içerisindeydi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 22 2013, 20:47

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Jonathan’nın sözleri gergin havayı biraz olsun dağıtırken elise ilk defa gerçekten gülümsedi. Onunla birlikte geçirdikleri zamanlar zihnine dolarken gülümsemesi yüzüne daha da yayıldı. Jon’a az çektirmemişlerdi. Özellikle onlar yüzünden çıkan kavgaların sayısını hatırlamakta zorlanıyordu. Berber katıldıkları partilerin izledikleri filmlerin ise haddi hesabı yoktu. Onun yeri hayatında apayrıydı. Aralarındaki ilişkinin ne olduğunu anlamakta hala zorlanıyordu çünkü onlar kardeş,arkadaş,dost,ya da sevgili gibi değildi. Bambaşka bir şeydi scarlett ve kendisinin onunla olan bağı. En kötü durumda bile iki kızı güldürmeyi her zaman başarmıştı bu peri. Jon’un ortaya attığı havuz partisi fikrini bir süre düşündü. Sevdiği adam dışarıda tehlikedeyken parti vermek kulağa berbat gelse de bu şekilde devam edemeyeceklerinin farkındaydı. Kaçırıldıkları günden beri herkes çok gergindi. Scarlett gelişen olaylarla her geçen gün içine kapanırken kendi ruh halinin de harika olduğu söylenemezdi. Kuzeninin başına gelenler yüzünden kendini suçlamaktan yorulmuştu.

Onda arada özlediği kuzeni stacy’i görebiliyor olmaksa onunda psikolojisinin hiç iyi olmadığının bir kanıtı gibiydi. Düşünmeye biraz ara vermek herkes için iyi olacaktı. Bu yüzden bunu hiç itirazsız kabul ederken kuzenini de yanında sürüklercesine odaya çıkarıp ikisine de güzel bir bikini ayarlamıştı. Seksi kıyafetlerden kurtulup bikinileri giydiklerinde yanlarına havluları da alıp kuzeniyle beraber aşağı indi. Jon havuzun keyfini çıkarırken o havlusunu şezlonga serip güneşin tadını çıkarmaya karar vermişti. Scarlett’tan havlu isteyen çocukluk arkadaşına dikkatle baktı. Bunun altından kesin bir şey çıkacaktı. Çok geçmeden kuzenini havuza çekip düşürünce bu duruma küçük bir tebessüm etti. Perinin havuzdan çıkıp yanına gelmesini meraklı gözlerle izlerken kendini bir anda onun kucağında bulmasıyla ufak bir çığlık atıp gülerek ''Jon sakın düşündüğün şeyi yapma sakın…'' diye uyarırken onun boynuna da kollarını dolamıştı. Jon’nun sinsi gülümsemesine karşılık ''beni havuza atarsan kötü olur'' diyerek hem gülüp hem de tehdit etse de çok geçmeden kendini havuzun sıcak sularında bulmuştu. Fia’ya da sarılıp kendiyle birlikte havuza düşürdükten sonra rose’a da su atmış böylelikle aralarında birbirlerine su sıçratma savaşını başlatmıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 22 2013, 23:07

Bazı şeyleri düzene sokmanın rahatlığı içerisinde Elise ile birlikte odalarına gitti. Jared ve Phin arasındaki kavga kısa sürmüş olsa da oldukça tehlikeliydi. Her şeyden önce ortak olması gereken iki perinin, bu denli savaş içinde olmalarını istemiyordu. Ne zaman böyle biri olduğunu sorguluyordu. Çünkü resmen kavgada ara buluculuk yapmıştı. Normalde umurunda olmayacak bir şey için dil dökmüştü. Elbette bunun en önemli birinci nedeni şu an kollarının arasında olan kadındı. Elise, onu seviyordu ve onu korumak için her şeyi yapmaya hazırdı. Herkes odalarına çekildiğinde oda Elise ile odasına yerleşti. Aslında yarın için enerji depolamak adına hemen uyuması gerekiyordu. Ama ellerinin arasındaki güzelliğe dokunmadan bir uyku geçirebileceğini hiç sanmıyordu. Onunla yaşadığı uzun ve ateşli gecenin ardından sonunda rahat bir uyku için uyudu. Sabah sevdiği kadının tatlı öpücüğü ile uyandığında bir duş alıp kafasını toparladığında iki peri ile evden ayrıldı. Aralarında hala bir gerginlik vardı, ama bunun dışında ikisininde endişesini görebiliyordu. Tıpkı kendi hissettiği endişe gibi... Aradıklarını buldukların da hareketli dakikaların ardından sonunda malikaneye geri dönmüşlerdi. Üstü başları biraz dağılmış olsa da, kavga ettikleri kişilerin aksine hala hayattaydılar.

Malikaneye geldiklerinde oturma odasına girmişlerdi ilk. Ama sonra havuzun oradaki sesleri duyduklarında oraya ilerlediler. Kızları bikiniler içinde görmek şaşkınlık yaratsa da, gördüğü erkek perinin Elise'i kucağına alması öfkeden delirmesine neden oldu. Elini yumruk yaparak öfkeyle bakmaya başladı. Phin ile göz göze geldiklerinde sözleri daha da sinirlerini bozdu.


"Evet hiç kimse giremezdi, Fia ya da Rose birilerini içeri almadığı sürece tabi. Gerçi Fia'nın olduğunu sanmıyorum. Yaptığım büyüyü bilen tek kişi Rose... Ayrıca bu adi herifi ilk ben dövücem hatta öldürücem".


Kendini sakinleştiremiyordu, bir türlü. Sadece hareketsiz durmaya çalışıyordu. Eğer bir adım atarsa, o lanet periyi dediği gibi öldürecekti.



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Salı Nis. 23 2013, 00:20


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Jonathan, onu görmeyeli ne kadar olmuştu. Hayatlarına aniden giren bu çocuk ona bir şekilde iyi gelmişti. Aslında elise'in yanında olması o an istediği tek şeydi. Ama bu çocuk, onda ne olduğunu bilmiyordu. Bildiği tek şey ona iyi geliyor olduğuydu. Birlikte bir çok şey yapmışlardı. Ama sonra bir anda gidişi onu derinden etkilemişti. Bu yetmezmiş gibi bir kaç ay sonrada kuzeni ondan ayrılmıştı. İşte o sırada kendini daha fazla psikolog gözetimi altında ve çok fazla kabus içinde bulmuştu. Rose'un yanında onu gördüğünde boynuna atlamak istedi. Ama bir nedenden aynı şekilde hareket dahi edemedi. Aslında hiç bir tepki bile vermemişti. Havuz fikrini duyduğunda donuk bir şekilde diğerlerini tepkilerini izledi. Herkes neredeyse hem fikirdi. Onun ise yapmak istediği tek şey odaya kapanıp, üzerine kilit vurmaktı. Ama bunun mümkün olmadığını kendine çevrilmiş bakışlardan açıkça fark etti. Yukarı çıkıp hazırlanmaya başladı. Tek havlu işini görürdü. Güneşlenmek gibi bir derdi bile olmadığı için güneş kremini bile almadı. Yanına aldığı tek şey, dün gece herkes uyurken malikanenin kütüphanesinde bulduğu kitaptı.

Herkesle havuza indiğinde Jonathan ve Rose'un kendilerini hemen suya atmalarını seyretti. Yüzmek hamile bir kadın için iyi bir şeydi. Kendini bir şezlonga yerleştirip kitabı okumaya başladı. Bir anda Jon'un sesi ile başını kaldırdığında havlu istemesi üzerine kitabı bırakıp ona havlusunu götürdü. Ama havluyu tutan eli onu henüz bırakmadığı için Jon'un ani çekişi ile kendini suyun içinde buldu. Havuzun yüzeyine çıktığında bir süre öksürdü. Aniden daldığı için su yutmuştu. Ona kendine gelene kadar çoktan başlamış su savaşına, sırf Jon'a hissettiği öfke nedeniyle ayak uydurdu.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Perş. Nis. 25 2013, 19:35

Dante o gün şirkette sabahlamıştı. Gözlerini araladığında masanın üzerinde dosyaların arasında kaybolmuş buldu kendini. Takmak zorunda olduğu nefret ettiği kravatı boğazından uzakta sert göğsünün üzerine kadar indirilmişti. Pantolonun içinde olması gereken gömleği yaka kısmından birkaç düğmesi açık ve kolları kıvrılmış bir şekilde pantolonun dışında gömleklikten çıkmış vaziyetteydi. Etrafa kısa süre baktığında sekreteri ile mali işler danışmanının koltukta uyukladığını gördü. Sıkıntıyla saçlarını karıştırırken esnemesine engel olamadı. Okul ve şirketi aynı anda idare etmek düşündüğünden daha zordu. Hiç istemediği halde üzerine kalan aile mirasını yönetmek ve her şeyi idare etmeye çalışmak sınırlarını fazlasıyla zorluyordu. Özel sekreterini arayıp koyu,sütsüz ve şekersiz bir kahve istedi. Eskiden bu özel asistan onun yatak eğlenceleri için olsa da hayatına scarlett girdiğinden beri getir götür işlerini yapmak için vardı. Çalışmaktan pestili çıkmış iki çalışanına birkaç dakika baktıktan sonra pencerelere yöneldi. Ofisin dış cephesi tamamıyla cam kaplıydı böylelikle gökdelenin üst katlarından aşağıdaki nefes kesici manzarayı izlemek mümkündü.

Camlardan birini açıp esen rüzgarın onu ele geçirmesine izin verdi. Bu sırada gelen kahvesini keyifle manzaraya karşı yudumladı. Kahve keyfi bittiğinde koltukta uyuyan iki çalışanını uyandırıp evlerine yolladıktan sonra ceketini de alıp ofisini kilitleyerek eve geçti. Birkaç saatlik uyku onu günün geri kalanında zinde tutmaya yetecekti. Malikaneye vardığında birkaç çalışanına emir verdikten sonra odasına geçip kendini kıyafetlerini bile değiştirmeden yatağa attı. Birkaç dakika içinde uyuyakalmıştı. Deliksiz uykusu birkaç saat sonra kapısının vurulmasıyla bölündü. Onu rahatsız etmemeleri için verdiği talimatlara uymayan çalışanlarını azarlamak için son derece hazır bir şekilde burnundan soluyarak söylene söylene kapıyı açtığında karşısında scarlett’ın perisini görünce birkaç saniye olduğu yerde kaldı. Şaşkınlığını üzerinden atar atmaz sorularını sormaya başlamış aldığı cevap karşısında da hazırlanarak onunla birlikte sevgilisinin bulunduğu malikaneye gitmişti. Özlediği sevgilisine güzel bir sürpriz olacağını düşünerek heyecanlanırken onları oturma odasında görememek şaşırtmıştı. Dışarıdan gelen seslerle dışarıya çıktıklarında gördüğü manzara donup kalmasına neden oldu. Sevgilisinin bir erkek tarafından havuza çekilmesi sinirlerini zıplatmaya yetmişti. Ona başka bir erkeğin bakmasını bile kaldıramazken birinin dokunması delirtmişti. Sevdiği kadının da durumdan memnun onunla su savaşı yapmaya başlaması içindeki öldürme isteğini gün yüzüne çıkarırken sıktığı dişlerinin arasından ''öldüğünü görmekten mutluluk duyacağım’'' dedi sinirle…

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Cuma Nis. 26 2013, 01:26

Jon kızların dışarı çıktığında hepsinin kendi kabuğuna çekildiğini gördüğünde sıkıntıyla ofladı. Bu kızlar geçmişinde hatırladığı kadarıyla daha eğlenceli tiplerdi. Hepsinin eğlence anlayışını hala dün gibi anımsarken onları böyle üzgün,sessiz ve yorgun görmekten hoşlanmadığını fark etti. Onların ruh hallerinin kendisini rahatsız etmesini garip buldu çünkü hayatında onun için önemli olan tek kadının Larissa olduğunu düşünmüştü hep… Öyleyse şimdi hissettikleri neydi? Bu tuhaf düşünceleri bir kenara bırakıp kızların kafasını dağıtmak için ne yapabileceğini düşünmeye başladı. Havuzda yüzerken kızların her halinin güzel ve seksi olduğunu bikininin içinde ise nefes kesici oldukları gerçeğini unutmaya çalışarak düşünürken aklına gelen şeyle sinsice gülümsedi. Havuz partisi demişti ama o burada yüzerken kızlar güneşleniyordu bu hiç adil değildi.

Onların hepsini bir şekilde itinayla havuza soktuktan sonra rose’un dışarıda kaldığını gördüğünde onun içinde bir şeyler düşünmeye başlamış çok geçmeden ise ne yapacağını bulmuştu. Ona su atarak başlattığı eğlenceli savaş hepsini düşüncelerinden uzaklaştırırken amacına ulaşmış olmanın verdiği keyifle gülümseyip onlarla ilgilenmeye devam etti. Hissettiği perilerle kızlar ona su atmaya devam ederken durup etrafa göz gezdirdi. Gördüğü üç erkek periyle kızlara fark ettirmeden savaşmaya hazır bir şekilde onlara bakarken yanlarındaki sihirbazda dahil olmak üzere hepsinin gözlerinde gördüğü kıskançlıkla afalladı. Düşman olma ihtimalleri gözlerinde gördüğü kıskançlıkla en aza inerken beyninde çakan şimşeklerle sinsice gülümseyip kızlarla oynamaya devam etti. Kızlara ''Baş belası güzellerimin değişmediğini görmek harika'' dedikten sonra onları gıdıklarken ''Tabi üzerinizde hala istediğim etkiyi yaratabildiğimi görmekte'' diyerek onları gıdıklayıp güldürmeye devam etti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Cuma Nis. 26 2013, 20:23


Bir anda hayatlarına giren bu erkek bir şeyleri değiştirebilecek gibi görünüyordu ya da en azından Fia böyle hissetmişti. Gerçi sadece bir kaç dakika sonra ortay attığı fikirle onları hem şaşırtmış hemde kafalarını dağıtmaların da yardımcı olmuştu. Üzerine giydiği siyah bikini ile göz kamaştırırken nedense içinden suya girmek gelmiyordu. Normalde suyu çok severdi. Bir ateş perisi olmasına rağmen... Küçük bir çocuk gibi yüzmek hoşuna gidiyordu. Üstelik ona yüzmeyi bile peri ailesi değil, ona babalık yapmış insan öğretmişti. Bir peri olarak belki yüzme bilmeye ihtiyacı bile yoktu. Ama Robert için o küçük bir kızdan farksız olmuştu her zaman... Ona baba demeye bile başladığı sırada bir anda hayatından çıkması onu çok yaralamıştı. Havuza bakarken bu eski anının yeniden canlanması ona o günkü gibi acı verirken ister istemez sudan uzaklaştı. Derin bir nefes aldıktan sonra düşünceleri Jared'a yoğunlaştırıp onu düşünmeye başladı. Ama bu düşüncesi de bir anda kendini Jon'un elleri arasında bulmasıyla değişti. Ona indir beni diye bağırmaya çalıştığı sırada kendini suda bulması içinde bir öfkeye neden oldu. Elbette bu düşmanca değildi. Daha çok ona kızgındı ve meydana gelen bu su savaşında ona gerekeni yapacaktı. Başladıkları bu su savaşına diğer kızların katılması ile giderek farkında bile olmadan eğlenmeye başladığını fark etti. Jon, hepsini bir şekilde mutlu etmeye çalışıyordu ve başarılı olduğu ortadaydı. Bir süre sonra bedeninde hissettiği garip titreşimler ile daha fazla gülmeye başladı. Gıdıklanıyordu ve bunun tek suçlusunun Jon, olduğunu düşünürken büyüye bir son verdi, kendisi ve kızlar için... Tam o sırada erkeklerin geldiklerini fark ettiğinde gözleri Jared'ın gözleri ile buluştuğunda hızlı bir şekilde yanına gitti.

"Hoşgeldiniz, bizde kızların moralini düzeltmek için dışarı çıkmıştık."


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 29
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Cuma Nis. 26 2013, 22:52

Jared öfkeden gözü dönmüş bir şekilde karşısındaki manzarayı izliyordu her an elinden bir kaza çıkabilirdi. Aslında bunu kasıtlı olarak yapacağı düşünülürse bu periyi kazara öldürmüş olmayacaktı. Hoş aslında nasıl öldürdüğünün bir önemi yoktu. Sonuçta o bir katildi ve fia’da dahil buradaki herkes bunu biliyordu. Phin’in sorduğu sorunun cevabını merakla beklerken gözlerini bir an olsun karşısındaki perinin üzerinden ayırmıyordu. Leon’un onu öldüreceğini söylemesine aldırmadı o peri birinin elinde mutlaka kalacaktı onun ilgilendiği rose ile ilgili kısımdı. Gözlerini phin’e dikerek ''Rose umarım bu lanet herifi ortağımız olması için buraya getirmemiştir çünkü kesinlikle çok yaşamayacak '' dedikten sonra kızların yükselen kahkahalarıyla tüm dikkatini havuza verdi. Orada olanları uzaktan anlamlandırmaya çalışmak zordu. O lanet perinin onları gıdıklarını fark ettiğinde öfkeyle ''Bu peri sınırı çoktan aştı ve geçen her saniye işkence süresini uzatıyor '' dedi. O periyi acı çektire çektire öldürmekte kararlıydı ve bundan diğerlerinde olmadığı kadar çok zevk alacağını da biliyordu.

Havuza doğru bir adım attığı esnada sevgilisiyle göz göze gelinde durdu. Sevdiği kadının havuzdan çıkıp kendine gelişini izlerken derin nefesler alıp sakinleşmeye çalışıyordu çünkü şuan onu sinirden canını acıtacağı gerçeğini düşünmeden kolundan tutup duvara sertçe dayayarak o müstakbel ölünün kim olduğunu sorgulamak için can atıyordu. Fia yanlarına geldiğinde söylediklerini sessizce dinledi. Ardından bir tepki vermek yerine gözlerini kapatıp birkaç saniye derin nefesler aldı. En azından sevgilisi onu görür görmez yanına gelmişti değil mi? Bu düşünce onu biraz olsun sakinleştirirken gözlerini aralayıp sevgilisine zoraki bir gülümsemeyle ''Kızların moralini düzeltmek için hep beraber bir şeyler yapmanız gerçekten güzel sevgilim. Ama merak ettiğim bir konu var neden kız kıza eğlenmek yerine bizim tanımadığımız erkek bir periyi de bu eğlenceye davet ettiniz?'' diye sordu son sözlerini sıktığı dişlerinin arasından bastırarak söylemişti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 29 2013, 13:29


Kısa havuz keyfi sonrası güneşlenmeye başlamıştı. Tenine değen güneş bedenini rahatlatırken onu düşüncelerinden de uzaklaştırıyordu. Şu an aklı fikri Phin'e odaklanmıştı. Onun için endişeleniyor olduğu bir gerçek olsa da odak noktası çok farklıydı. Onu istiyordu yeniden. Kanının, tenini tadına bakmak, erkeğinin koynunda olmak istiyordu. İçinde bu his ve garip bir sıkıntı ile derin bir nefes aldığında Jon'ın kızlara yaptıklarını gördü. Aslında buna karşı çıkabilirdi, yinede onların bir şekilde rahatlamasını istiyordu. Bir anda Jon'un ona da su atması ile kendini bir anda su savaşının içinde buldu. Yinede Jon'un onunda kucaklayıp havuza atmadığına memnundu. Henüz ona söylemeye fırsatı olmasa da hamileydi ve suya atılmak pek hoş olmayacak gibi görünüyordu. Kızlar ve Jon ile birlikte bir süre su savaşına katıldıktan sonra yorulduğunu hissettiği anda durdu. Ama tam o sırada Jon başka bir şey yapmıştı. Karnında hissettiği şeyler yüzünden istem dışı gülmeye başlamıştı. Bunu onun yaptığını anladığında buna bir büyü ile son verdiğinde Phin'in aurasını hisseder hissetmez ona baktı. Gülümseyerek önce şezlonguna gidip havlu alarak üzerine sardı sonra sevdiği adama ilerlemeye başladı. Yanına gelir gelmez ona sıkıca sarılıp kokusunu içine çekti. Şu an kendini kaybedip üzerine atlamamak için kendini zor tutuyordu. Kendini zar zor geriye çektiğinde onlara baktı. Erkeklerin bakışlarındaki farklılığı gördüğünde Jon'u onlara tanıtması gerek olduğu ortadaydı.


"Hayatım bugün dışarı bir ortak bulmak için çıkmıştım ya o kişi kabul etmedi ve yine barda başıma bir dert açıldı, eski hesaplar... Neyse Jon oradaydı beni kurtardı, o benim çok eski bir arkadaşım. Sonradan öğrendiğime bakılırsa kızlarda onu tanıyormuş. Yani ortak olmak için mükemmel bir eleman ne dersiniz?"



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 29 2013, 13:56

Phin kendini sakinleştirmeye çalışsa da başaramıyordu. İçindeki kıskançlık duygusunu yok etmenin hiçbir yolu yoktu. O peri bozuntusu fia ya da elise e yaptığı gibi sevgilisini kucaklamamış ya da ona sarılmamıştı ama onun rose’a bakması dahası su atarak onu eğlenceli olduğu son derece belli olan su savaşına çekme cüretini gösterebilmesi, sevgilisininse bu oyuna seve seve katılması onu delirtmeye yetmişti. Gerçek şuydu ki phin rose’un ondan başka bir erkekle ilgilenip vakit geçirmesi fikrine bile katlanamıyordu. Hal böyleyken bunun sadece bir düşünce olmaktan çıkarak eyleme dökülerek gerçekleştiğini görmek ise sinirlerini yeterince yıpratıyordu. Kendisi bu durumdayken leon ve jared’ın durumunu düşünemiyordu bile. Emindi ki onlar kendisinden daha fazla sinirliydi… Sinirli olmakta da haklıydılar. Sessizce kızların durumunu izlerken o lanet periyle göz göze geldiklerinde gördüğü şeyler ile sinsi gülümsemesi daha da sinirlerini bozarken ölmeyi garantilemiş perinin onlara nispet yaparmış gibi kızlarla daha yakından ilgilenmesi ise sabrını taşıran son damla olmuştu.

Şu an o adamı öldürmek yerine burada durup sakinleşmeye çalışmasının tek nedeni kızları uzun süredir ilk defa düşüncelerinden tamamen uzaklaşmış ve eğleniyorken görmesi olsa da artık bu duruma katlanamayacağını anlamıştı. Jared’ın sözleri onu daha da öfkelendirirken yumruğunu var gücüyle sıktı. Kemikleri sızlamaya başlamıştı ama önemsemiyordu o perinin ortakları olmasına kesinlikle izin vermezdi. O sırada yanlarına gelip hoş geldiniz diyen fia’ya kısa süre bakıp soğuk bir şekilde ''Pek hoş bulmadık aslında" dedi. Jared’ın sorduğu soruya cevap beklerken gözlerini tekrar havuza diktiğinde sevgilisinin çıkıp havlusuna gittiğini gördü. Derin bir nefes alıp kendini tutmayı denedi. Kızları uzun süre sonra mutlu görmüşken bunu bozmak istemiyordu ama ne kadar tepkisizliğini sürdüreceğini de bilmiyordu. Sevgilisinin onların yanına gelmesini sessizlikle izlerken rose’un bir anda ona sarılmasıyla iç çekti. Öfkesi gözler görülür bir şekilde azalsa da hala sinirliydi. Duyduklarıyla şok olmuş bir şekilde ''Ortak mı?" diye sordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 29 2013, 14:24

Su yüzüne çıktığında kısa süre öksürdü. Jon’un niyetini anladığı ilk saniyeden beri onu durdurmaya çalışsa da başaramayarak kendini bir anda suda bulmuştu. Sadece kendide değil birkaç dakika içinde herkes bir şekilde havuza girmişti. Jon’a yapacaklarını düşünürken onun başlattığı su savaşıyla herkesin dikkati, düşünceleri bir şekilde dağılmış ve farkında olmadan eğlenmeye başlamışlardı. Bunu fark ettiğinde çocukluk arkadaşına minnetle bakarak gülümsedi. Bu adam bir şekilde herkese iyi gelmişti. Ortamın boğuk havasından onları kurtarmayı her halükarda başarırken bunu nasıl becerebildiğini düşünmeden edemiyordu. Bir de onun hayatlarında ne kadar büyük bir yere sahip olduğunu… Yıllar önce hayatlarından ansızın çıkmıştı jonathan şimdi de birden bire geri dönüyordu. Kuzeniyle kendisini bırakıp gittiği için ona kızgın olsa da onu yeniden gördüğü için mutluydu. Aralarındaki bu garip ilişkiye bir ad koymaya çalışmayı ise çoktan bir kenara kaldırmıştı. Onunla ne olduklarını bilmiyordu ve bulabileceğini de sanmıyordu ama her neyseler bu durumdan memnundu. Gıdıklanmaya başladığında jon’a kötü bir bakış atmayı denedi kahkahalarının arasından katıla katıla gülerken ''Jon kes şunu '' diyebildi zorlukla.

Bunu onun yaptığını yüzündeki muzip gülümsemeden anlamak oldukça kolay olmuştu. jon onları bıraktığında derin nefeslerle kendine gelmeye çalıştığı esnafa fia’nın havuzdan çıktığını fark etmemişti fakat rose’un havuzdan çıkması dikkatini çekti. Onun nereye gittiğini merak ettiğini merak ettiğinden gözleriyle onu takip ettiğinde erkekleri gördü. Onları sapasağlam karşısında görmek içini rahatlatırken gözleri leon’la buluştuğunda yüzünde engelleyemediği gülümsemesiyle havuzdan çıktı. Havluyla kurulanma olayını atlayarak hızla sevgilisinin yanına gidip ona sıkıca sarıldı ve dudaklarına küçük,masum bir öpücük kondurup geri çekildi. Leon’a bakarak ''Sizin için oldukça endişelendik '' dedikten sonra phin’in yanındaki dante’yi fark etti. Phin’e bakarak ''Bunu yaptığına inanamıyorum. Sen gerçekten sırf scarlett mutlu olsun diye dante’yi buraya getirdin öylemi? Büyük gelişme doğrusu '' dedikten sonra sevgilisinin gözlerinin içine bakarak ''İyi olduğunuzu görmek güzel '' dedi. Bu sırada jared ve phin’in surat ifadesi dikkatini çekmişti düşünceli bir şekilde ''Ne oldu? Hayalet görmüş gibi bir haliniz var '' diye sordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 29 2013, 14:31

Öfkesi giderek daha da büyüyordu. Bir şekilde kendini tutmayı başaramazsa şu an gidip o periyi öldürmemesi için hiç bir neden göremiyordu. Adi peri, Elise'e dokunarak ölümü hak etmişti. Ona dokunmuştu evet ona, Elise ona aitti. Hiç bir erkeğin ona bakmasına bile dayanamazken Elise'e dokunmuştu. Her şeyin ötesinde Elise'in bu durumdan memnun görünmesi onu daha da delirtiyordu. Aslında memnun olan tek kişi sevgilisi değildi. İşte bu durum bu aşağılık herifin kim olduğunu daha fazla öğrenmek istemesine neden oluyordu. Ayrıca şu an içten içe emin olduğu bir gerçek vardı. Rose hangi akla hizmet bu periyi malikaneye sokmuştu. Üstelik şu anda sanki su savaşı yeterince sinirlerini bozmamış gibi şimdide kızların kahkahalarının giderek arttığı bir gösteriyi izliyorlardı. Elleri yumruk yaptığı için artık acıyordu. Adım atmamak için kendini çok fazla sıkıyordu ve bu hiç iyi değildi. Yanında bulunan ortakları ile sihirbazın da durumu ondan pek farklı değildi. Fia'nın yanlarına gelmesi ile sadece soğuk bir gülümse ile ona baktı. Sonrasında gözleri yine sevgilisine odaklanmışken Rose'un yanlarına gelmesi ile ona odaklandı. Evet düşündüğü gibi şu an bu manzaraya sebep olan perinin gelmesini sağlayan kişi meleğiydi. Phin ile aralarında geçene konuşmaları duyduğunda şaşkınlık ile ona baktı. Ortak olmak mı? Bu lanet peri ile ortak olmak falan istemiyordu. Daha çok şu an gerçek ortakları ile birlikte onu parçalara ayırmak istiyordu. Elise'i kolları arasında bulduğunda ona sıkıca sarılıp öpücüğüne karşılık verdi. Sözlerinden sonra derin bir iç çekti.

"Ne kadar endişeli olduğunuzu görüyoruz hayatım. Kahkahalar eşliğinde gelmemizi bekliyorsunuz. "

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 29 2013, 15:16

Kendini en üstteki odalardan birine kapatıp her şeyden uzaklaşmak isterken kendini havuzda bulması ona göre trajediden başka bir şey değildi. Ama tüm düşüncelerine rağmen işte buradaydı. Üzerinde kırmızı bikinisi ile havuzda... Yinede şu an yanındaki hiç bir kişiye hayır diyememiş olsa da kimseye havuzda yüzeceğim dememişti. Ama yinede bir şekilde Jon yüzünden kendini havuzda buldu. Ani düşüşü yüzünden yuttuğu sular sinirlerini bozarken alçak periye dikti gözlerini bir savaş çıkartmak ise niyeti bunun için gerekli adımı atmıştı. Kızlar ile bir olup onunla savaşırken rahatladığını hissetti garip bir şekilde. Eskiden beri Jonathan'ın bunu nasıl başardığını merak ediyordu. Yani nasıl oluyordu da onu mutlu edebiliyordu ya da en azından kafasını meşgul edebiliyordu. Mutlu olma konusunda o kadar iyi olmadığı bir gerçekti sonuçta. O daha çok bir şekilde hüzün ile lanetlenmiş gibiydi. Zaten başına gelen her bir felaketle mutluluk ondan alınıyordu. Artık neredeyse bu duyguyu unuttuğunu düşünürken şu an yüzünde yarımda olsa bir gülümse ile onlarla takılıyordu. Tek bir kelime bile etmeden... Sessizlik, bu da garip bir mühür gibi onu ele geçiren diğer şeydi. Konuşmak istemiyordu. Yorulduğunu hissettiğinde dinlenmek için sudan çıkıp havuzun kenarına oturdu. Ama bu seferde hissettiği garip titreşimler yüzünden gülmeye başlamıştı. Elise kadar katıla katıla gülmüyor olsa da bu titreşimler yüzünden oluşan gülmesi nefesini kesiyordu. Jon'a göz ucu ile baktığında sorumlu kendini belli etmişti. Gülmesine rağmen bir şekilde bağırdı.

"Şunu yapmayı kes"

Titreşimler yok olduğunda derin bir nefes aldı. Neredeyse kendini kaybetmek üzere olduğunu o an fark etmişti. Eğer bu oyun devam etseydi. Kendini bir auranın içinde etrafında herkesi yok ederken bulabilirdi ve bu da neden ölmek istediğini bir kanıtı olurdu. Derin bir nefes alır kendine gelmeye çalışırken Fia'nın gidişi ile başını çevirdiğinde erkeklerin eve döndüğünü gördü. Onları görmek şaşırtıcı değildi elbette asıl şaşkınlığı Dante'i görmesiyle oldu. Onu beklemiyordu, görmek bile içinin titremesine neden olurken onu nasıl bırakacaktı biliyordu. Ama yapması gerekiyordu. Sadece onu değildi, kimse bilmiyor olsa da her şeyi, herkesi geride bırakacaktı. Bu yüzden her ne kadar koşup boynuna atlamak istese de oturduğu yerden kıpırdamadan sadece ona baktı.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 29 2013, 17:05

Dante gördüklerine inanamıyordu. Aslında inanmak istemiyordu demek daha doğru olurdu. Stacy olarak yaptıklarını henüz tam olarak unutamamışken şuan ki manzara her şeye tuz biber olmuştu. Yumruğunu geçen her saniye daha da sıkarken o adamın parçalara ayrıldığını görmek isteği artmaya başlamıştı. Kızların bozulan moralini yerine getirdiği gerçeği umurunda bile değildi. Umurunda olan tek şey sevgilisinin başka bir erkekle konuştuğu,güldüğü ve vakit geçirdiği gerçeğiydi. Öfkesi patlamaya hazır bir dağ gibi içinde büyürken buz gibi bakışları o lanet herife kenetlenmişti. Bu ilişkide çok fazla taviz vermişti ama artık sabrı taşmıştı. Fia’nın yanlarına gelip hoş geldiniz demesiyle perisine birkaç dakikalığına boş gözlerle baktı ama hiçbir şey demedi. Gözlerini tekrar sevgilisine çevirdiğinde scarlett ile göz göze gelmişlerdi. O sırada yanlarına gelen rose’un açıklaması sinirlerini iyice gererken elise sözleriyle dikkatini dağıtmayı başarmıştı. Sinirle ''Emin ol hayaleti tercih ederdim’' dedi. Tüm kızların sevgililerinin yanına gelmesine rağmen scarlett’ın yerinden kıpırdamaması onu delirtse de ne davranışlarına ne de sesine yansıtmadı bu durumu. Leon’un bu duruma bozulduğunu belli eden sözlerinden sonra scarlett’ın jon denen adama bağırması dikkatini dağıtıp sinirini yatıştırırken gözlerini elise e dikip kısa bir soru sordu.

''Söyler misin elise siz bu adamı nereden tanıyorsunuz? Ve ne ara bu kadar samimi oldunuz’'

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Ptsi Nis. 29 2013, 17:59

Jon hissettiği perilerin düşman olmadığını anladığında onları görmezden gelip kızlarla ilgilenmeye devam etti. Gelecekteki ortakları şuan için umurunda değildi. Rose bu görevde ondan başka perilerinde olacağını söylediğinde onları kast ettiğini anlaması eğlenceye devam etmesi için yeterliydi. Sihirbazda dahil olmak üzere hepsinin gözlerinde gördüğü kıskançlık duygusu ise onu oldukça eğlendirmekten başka bir işe yaramamıştı. Öfkeleri elle tutulur ölçüdeydi bunu bilmesi için her birinin gözlerini görmesine ihtiyacı yoktu ve muhtemeldir ki şuan her biri kendiyle savaş içindeydi jon bunu bilerek onları kışkırtmak istercesine hareketlerine devam etti. Buna biraz daha devam ederse ortalığın karışacağından adı kadar emindi aslında elde etmek istediği şeyde buydu bu yüzden kızları gıdıklamaya başladı. Tabi ki tek amacı yeni ortaklarını sınamak değildi aynı zamanda kızların moralini gerçekten biraz olsun düzeltmek istiyordu. Onların kahkahalara boğulması ise amacına ulaştığının bir göstergesiydi. Fia’nın yaptığı büyüyü engelleyerek havuzdan çıkması ile bir süre onu takip etti.

Daha sonra diğerleriyle uğraşmaya devam etti. Kızların tek tek havuzdan çıkmasını büyük bir sessizlik içinde izledikten sonra gözleri havuzdan çıkmayan scarlett’a takıldı. Gözlerinde gördüğü parıltıdan diğerleri gibi erkeklerin yanına gitmek istediğini anlamıştı çözemediği şey kendine neden engel olduğuydu. Bunu düşünmeyi daha sonraya bırakıp oda havuzdan çıkarak diğer kızların yanına gitti. Erkeklere tek tek bakıp hepsine hitaben kısa ve duygusuz bir sesle ''Merhaba'' dedikten sonra gülümsemesini kaybetmiş elise takıldı gözüne elise’in yüzüne düşmüş bir tutam saçı zarif bir hareketle kulağının arkasına iterken ''Hey ne oldu sana? İki dakika da yüzün düştü benim güzel baş belamın zor zor yerine getirmeyi başardığım keyfini kaçıran şey ne?'' diye sordu. Başını hala havuzda olan scarlett’a çevirdiğinde ''Problem kuzeninse merak etme beraber çözemeyeceğimiz problem yok biliyorsun'' dedi. Fia’ya bakıp ''Hem fia gibi çocuksu bir güzellik de bu işin içindeyse her şey daha kolay olacaktır.''Diyerek göz kırptı. Bir kolunu elise’in diğer kolunu ise fia’nın omzuna atarak kızlara ''E beni diğerleriyle tanıştırmayacak mısınız ?'' diye sordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Salı Nis. 30 2013, 19:12

Elise'in yanına gelişinden memnun olmalıydı. Onu kollarının arasına aldığında her şeyi unutmak kolay oluyordu. Ama lanet olsun ki karşısında hala görmek zorunda kaldığı bu periyi unutmak şu an için imkansızdı. Tüm sinirleri öyle çok gerilmişti ki yumruk yaptığı eli uyuşmaya başlamıştı. Kendine içten içe zarar verdiğini şu an biliyordu. Bu sinir sıkışmasını bir şekilde boşaltması gerekiyordu ve bunun için en iyi yolun ne olduğunu biliyordu. Uyuşan yumruğunu perinin suratını dağıtmak için kullandığında gerçekten rahatlayacaktı. Elise'in sözlerinden sonra yüzünün düştüğünü gördü ama o an için umursamıyordu. Şu an umursadığı tek şey az önce Elise'e dokunan onu kucaklayan kollarını perinin bedeninden ayırmak istiyordu. Başını meleğine çevirdiğinde çevirdiğinde hamile olduğunu göz ardı etmeyerek olabildiğince sakin bir şekilde konuşmaya karar verdi. Ama konuşması düşündüğü kadar sakin çıkmadı.

"Jon, denen bu periyi ortak olarak istediğimi hiç sanmıyorum. Ayrıca bu konuya bu şekilde bakan tek kişi olmadığıma da eminim meleğim o yüzden o herifi geldiği yere sen mi yolcu edersin yoksa ben mi?"

Perinin yanlarına gelmesi ile sadece onu başıyla selamladı. Ellerini yeniden sevdiği kadının üzerinde gördüğü son sabır kırıntılarını da kaybetti. Artık onu elinden hiç kimse alamazdı. Üstelik sadece Elise ile değil Fia ile de ilgilenmesi ortağında ona katılacağı anlamına geliyordu.

"Ben kendimi tanıştırayım kızlara hiç gerek yok ben Leon Elise'in sevgilisi ve perisi. Ayrıca şu an senin suratını dağıtacak olan kişi."

Kızları elinden geldiğince zarif bir hareketle uzaklaştırdığında perinin yakasına yapıştı. Büyü ya da element kullanmak belki işini kolaylaştırırdı. Ama o şu an büyü mırıldanmak değil, onu yumruklamak istiyordu. Çok geçmeden de kavga etmeye başladılar.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 29
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Salı Nis. 30 2013, 22:34

Sevgilisinden cevap beklerken yanlarına scarlett haricinde diğer kızlarda teşrif edip arzı endam göstermişlerdi sonunda. Gözlerini bir saniye olsun sevdiği kadının gözlerinden ayırmazken sorduğu sorunun cevabını ölesiye merak ediyordu. Bu züppe peri her kimse tüm kızlarla oldukça iyi anlaştığı ortadaydı kızlar onun dokunuşlarından rahatsız olmak şöyle dursun ona kızmıyorlardı bile aksine kahkahalar eşliğinde onunla su savaşı yapıyorlardı ki bu o periyi öldürmesi için yeterli bir sebepti. Diğer kızların periyle ne kadar yakın olduğundan çok onu ilgilendiren asıl konu fia ile olan yakınlık derecesiydi ve bundan hiç hoşlanmadığını söyleyebilirdi. Rose’un ağzından ortak lafını duyduğunda bir an yanlış duyduğunu düşündü. Jon denen o lanet periyle ortaklık mı? Onu öldürmek isterken mi? İşte bu kesinlikle imkansızdı çünkü şuan kafasında onu öldürme planları yapıyordu. Aslında daha çok işkence planları denilebilirdi. Konuşmalara sessizlikle cevap verdi.

Ortaklık meselesinde leon’a kesin bir şekilde katıldığını belli eden bir sesle ''Jon denen aşağılığı göndermende sana severek yardım ederim '' dedi. Kızların buna karşı olan tavrı, konuşmaları umurunda değildi. Sadece o periyi öldürmek istiyordu olay bu kadar basitti. Peri yanlarına geldiğinde ona başını hafif yana eğerek uzun süre baktı. Selamına karşılık verme gereği duymamıştı. Sevgilisine söylediklerinin üzerine dişlerini var gücüyle sıkarken onun fia ya dokunması bardağı taşıran son nokta olmuştu. Artık bu perinin buradan sağ çıkmayacağı kesinleşmişti. Soğuk bir şekilde ''Bende fia’nın sevgilisi jared… Ama biliyor musun adımın ne olduğu önemli değil çünkü buradan sağ çıkamayacaksın '' diyerek leon’la beraber jon denen periyle kavgaya başladı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Salı Nis. 30 2013, 23:15

Sevgilisinin sözleri ortaya düşmüş bomba etkisi yaratırken phin bir anlığına küçük dilini yuttuğuna yemin edebilirdi. Tamam o jon denen peri diğer kızlara nazaran sevdiği kadına çok yaklaşmamış olabilirdi ama onunla vakit geçiriyor olması, rose’u güldürmeyi başarabilmesi bile bir problemdi. Onunla ortaklık fikri kendisini dehşete düşürürken dünyanın sonu gelmiş olsa bile bunun olmayacağı düşüncesini tamamıyla benimsemişti. Bu imkansızdı… Caitlyn haricinde başka bir cadıya bile güvenmeyi deneyebilirdi ama jon’u aralarına almak söz konusu dahi değildi. Elise’in yanlarına geldiğini fark edemeyecek kadar kendinde değildi o an… Duydukları nefesini kesmeye yetmiş beyninin çalışmasını uzun süreliğine durdurmayı başarmıştı. Kafasını iki yana hızla sallayıp kati bir şekilde ''Asla olmaz " diyebildi zorlukla. Konuşma esnasında yanlarına gelen periyle ona kötü bir bakış attı. Perinin merhabasına ufak bir baş hareketiyle karşılık vermişti. Perinin kızlara olan tavrını tepkisizce izledi. O söyleyene kadar ne elise’in suratının bir anda düştüğünü ne de scarlett’ın hala havuzdan çıkmamış olduğunu fark etmemişti.

Bakışları sihirbazının bakışlarıyla kesiştiğinde derin bir nefes aldı. Hissettiği duygulardan hoşlanmamıştı. Mutlu,üzgün,heyecanlı,endişeli,sevinçli, tereddütlüydü. Tüm duyguları aynı anda yaşıyordu ve yanlarına gelip gelmemek konusundaki kararsızlığını da gözlerinden kolaylıkla anlaşılıyordu. Ona aşık olduğu adamı getirmiş olmasına rağmen onun bu tepkisi ve hisleri rahatsız etmişti. Jon’un fia ve elise’e iltifat etmesiyle sıkkın bir surat ifadesiyle ona baktı. Kızların omzuna elini attığında ise bu partinin onun için bittiğini söyleyebilirdi çünkü ortaklarının ne denli öfkeli olduklarını hissedebiliyordu. Çok geçmeden de ortalık karışmıştı zaten. Phin kızları büyüyle arkasına alıp yerlerini sabitleyerek kavgayı izlemeye başladı. İkisinin o perinin hakkından gelebileceklerini biliyordu ve bu kavgayı sonlandırmak ya da karışmak gibi bir niyeti yoktu. Kızların endişe dolu gözlerini görene kadar böyle bir şey düşünmemişti en azından. Sonunda derin bir iç çekip onları ayırmak için oda olaya dahil oldu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Salı Nis. 30 2013, 23:52

Şu an hissettiği tüm duygular birbirine girmişti. Hüzün, nefret, öfke, endişe... İçinde çıkmaya can atan bir sevgide vardı, sevdiği erkeğe hissettiği. Aslında, hisleri onu rahatsız etmiyordu. Tüm karışıklığına rağmen kafasının içinde dönüp duran düşünceler onu daha çok korkutuyordu. Kararsızlığı onu çıldırtmaya yetmişti. Neden her şeyi bir kenara bırakıp sevdiği erkeğin kollarında huzuru aramıyordu ya da bir şekilde Phin ile iletişim kurmaya çalışmalıydı. Sonuçta ona ne kadar iyi geldiğini yaşayarak öğrenmişti. Gerçi yaşayarak öğrendiği başka bir şey daha vardı. O da Phin'in ona yaptığı tüm iyiliğe rağmen ona nasıl nankörlük yaptığıydı. Bazı şeyleri unutmak hiç kolay olmuyordu. Onun içinse unutmak imkansızdı. Lanet beyni bir şekilde her şeyi depo eden sonsuz bir çekmeceye sahipti ve o her şeyi hatırlıyordu. Unutmak istediği ona şeye rağmen... Derin bir nefes alarak oturduğu havuzun kenarında elleri iyi yada koydu. Parmaklarını tek tek kaldırıp tırnakları ile ses yapmaya başladı. Sanki sakinleşmeye çalışıyordu. Çünkü birden tüm diğer duyguların önüne geçen duygu ile baş başa kalmıştı, öfke.

Kendini kaptırmak istemiyordu. Ama öylesine baştan çıkarıcı bir histi ki kendine hakim olmayı becerebileceği sanmıyordu. Üstelik etrafta böylesine öfkeli peri varken... Dante den hemen sonra gözleri perilere takıldığında onların duygularını anlamıştı. Kıskançlıkla birlikte bariz bir bir öfke damarlarında sessizce gezinen bir zehir gibi onları ele geçiriyordu. Tıpkı şu an onun hissettiği öfke gibi... Kime ya da neye öfkelendiğini bilmiyordu, aslında. Kendine, berbat hissetmesine neden olan periye ya da her şeyin başlangıcı olan ve yıllar önce yaşadığı o güne. Bunun bir cevabı yoktu. Duygu değişimi bedenini ele geçirdiğinde hüzün uçup gitmişti, suçluluk duygusu da öyle. Karşısında kavga eden periler varken o en umursamaz haliyle şezlonguna gidip havluyla bedenini kurulayıp, üzerine sardı. İçeri girmeye hazırlanırken kavganın şiddeti ve gürültü artmıştı. Derin bir nefes alarak gürültücü aptallara baktı. Biraz sessizlik istiyordu ve yalnızlık... Çok şey istediğini düşünmüyordu. Bu yüzden gücünü elinden geldiğinde hızlı bir şekilde serbest bıraktı. Etrafındaki her bir canlının yaşam enerjisini emerken asıl hedefi dört erkek periydi. Onların enerjisi diğerlerinden daha yoğun bir şekilde bedenine dolarken etraftaki herkes sessiz ve bitkin bir şekilde yere yığıldığında gülümsedi. İşte sessizlik, istediği şey buydu. Yukarı da onun için hazırlanan odaya çıkarken gücü tersine çevirdi. Ama aradaki mesafeyi açtığı için herkesin tam anlamıyla kendine gelmesi biraz uzun sürecekti.



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Çarş. Mayıs 01 2013, 00:17

Sonunda kontrolünü tamamen kaybetmişti. Sonucun böyle olacağını en başından beri biliyordu aslında. Yinede kendini en azından kızlar için sakinleştirmeye çalışmıştı. Ama artık durması imkansızdı. O lanet perinin Elise'e bir kez daha dokunmasına asla katlanamayacağını biliyordu ve peri bu suçu şu an işlemişti. Peri ile girdikleri savaşta yumrukları ve tekmelerini konuşuyordu. Eskisinden yumuşak görünüyor olabilirdi. Yani en azından eskiye nazaran daha fazla kişiye değer veriyordu ve korumayı öğrenmişti. Ama bu Jon denen peri onun içindeki diğer kişiliği ortaya çıkarıyordu. Nathan isminden herkesin neden bu kadar korktuğu şu an lanet peri görecekti. Ama lanet olsun ki sevdiği kadın da görecekti. Aslında, Elise'in bu kötü geçmişinden hiç bir zaman haberi olsun istemiyordu. Yinede yeni ortağı Jared haklı çıkmıştı. Geçmişi öyle ya da böyle peşini bırakmayacaktı ve o şu an geçmişinin en karanlık anıları ile karşısındaki periden öfkesini çıkarmaya çalışıyordu. Jared'ın olarak dahil olması ile biraz olsun gücünü azalttı, sonuçta ikiye bir bir kavga olmuştu ve bunun adil olduğunu sanmıyordu. Önceleri ikiye tek kavgalara girmişti ama o durumların hepsinde yalnız olan kendisiydi.

Giderek daha da hiddetlenen kavganın ortasında bir şey tüm bedenini ele geçirdi. Önce bir acı hissetti bedeninde ve ani bir uyuşma... Nedenin ne olduğunu bile anlamadan dizlerinin üzerine çöktü bir anda, durdurmak için büyü yapmayı denedi, ama hiç bir şey işe yaramıyordu. Bir anda gözleri nedensiz yere Scarlett'ı aradı. Onu gördüğünde ayakta onlara bakarken gördü. Gözlerindeki ifadeyi ise çözemiyordu. Zaten çözecek vakti bile olmamıştı. Üzerindeki hissizlik ile birlikte yere yıkıldı. Gözlerini açtığında yavaş yavaş kendine gelmeye çalışırken herkesin kendi gibi olduğunu gördü. Periler uyanıyordu ama sevgilisi henüz hareket etmeye bile başlamamıştı. Endişeli bir şekilde Elise'in yanına gidip oturdu ve başını dizlerinin üzerine koyduktan sonra yanaklarını okşadı.

"Kendine gel, güzelim."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   Çarş. Mayıs 01 2013, 01:24

Bir köşeden sessizce olanları izlerken jon’un bunu çoktan hak ettiğini düşünüyordu. Olaya dahil olmaya gerek görmedi. Leon’un tek başına o perinin hakkından gelebileceğini biliyordu. Keyifle kavgayı seyrederken bir yandan da kızları kontrol ediyordu. Olayın içine karışmalarını istemiyordu çünkü leon’un durdurulamayacağını biliyordu. O perinin kızlar için önemli olmasının ya da onun morallerini biraz olsun düzeltebildiği gerçeğini bir önemi yoktu o an leon’un önemsediği tek şeyin periyi öldürmek olduğunu biliyordu ve amacına ulaşmadan durmayacaktı. Jared’da kendini tutamayıp kavgaya karıştığında mücadele süresinin kısalmıştı. Jon dayak yiye yiye ölecekti. Uzun ve acılı bir ölüm diye düşündü. Onlardan başka türlüsü de beklenemezdi herhalde. Kızların endişeli ve huzursuz halleri hat safhaya ulaştığında derin bir nefes alıp bunu sonlandırmak için kavgaya girdi. Başarılı olabileceğini sanmasa da en azından denemiş olacaktı.

Kavganın ortasına daldığında olaylar daha da büyürken birden hissettiği acı ile gayri ihtiyari scarlett’a baktı. Bunu daha önce de yaşamıştı ve o zaman parlayan bir dövmesi de yoktu. Neler olduğunu biliyordu. Saniyeler içinde yere yığılırken kızlarında düştüğünü gördü. Scarlett’ın gözlerinde ilk defa boşluk görmemişti bunu yaparken tamamen kendinde olduğunu biliyordu. Merak ettiği neden kızların üzerinde de gücünü uyguladığıydı. Göz kapakları ağırlaşıp kapanırken aklında bir sürü soru vardı. Bunlardan en önemlisi sihirbazının hissettiği duygulardaki değişiklikti. Öfkeliydi ve nefret doluydu… Kimeydi bu nefret? Neyeydi bu öfke? Gözlerini açtığında derin bir nefes alıp vücuduna zaman tanırken etrafa göz atmayı da ihmal etmedi. Sevgilisini gördüğünde hızla kalkıp yanına giderek onu kollarının arasına aldı. Endişeyle dudaklarına küçük bir öpücük kondurup geri çekildiğinde sevdiği kadından hareketlenmiş ve bir süre sonra da gözlerini açmıştı. Derin bir nefes alarak sevgilisinin dudaklarına uzun süre öptü. Geri çekildiğinde endişeli bir şekilde '' İyi misin hayatım?" diye sordu. Yeniden baktığında diğer periler de uyanmaya başlarken elise ve dante hareket etmeye bile başlamamıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Geçmişten Gelen Bela   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Geçmişten Gelen Bela
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Lenoir Malikanesi :: Havuz-
Buraya geçin: