AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Mutlu Başlayan Felaket

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 27

MesajKonu: Mutlu Başlayan Felaket   Cuma Mayıs 10 2013, 14:00

Jonathan denen peri sorunu aşıldıktan sonra ortada görev dışında bir başka konu kalmıştı. Meleğini geçen günkü heyecanı ve mutluluğunu hala anımsıyordu. Hamile olduğunu ona söylediği andan beri onu böylesine mutlu görmemişti. Sevdiği adam ile birlikte sonunda evlenecek olmaları onu mutlu etmişti. Gerçi, hamileliği öğrendiğinden beri oda evlenmelerini düşünmüştü. Ama ortadaki diğer sorunlar yüzünden abilik olayını yerine getirememişti, en azından tam olarak. Şimdi ise aklında iki genç çift için yapılacak bir şey gelmişti. Düğün öncesi eğlence... Bunu Elise'e söylediği ilk anda, sevgilisi bu teklifi kabul etmişti. Ama o anlık fark etmediği şey bu kabulün altındaki kölelik anlaşmasıydı. O saniye itibari ile küçük bir eğlenceden koca bir partiye dönüşmüştü organizasyon ve bunu Elise yönetirken o da sadece yardımcı eleman olarak dolanmaya başlamıştı. O ne derse getirtmeye, istediği her şeyi oluşturmaya çalışıyordu. Yiyeceklerle bile tek tek ilgilenmesi gerekmişti. Elise, hamileler için ne gerekiyorsa onu istiyordu. Bir anda masa bile yetmediği için büyük bir masa alması gerekmişti. Masanın üzerinde neredeyse her çeşit pasta ve şekerleme bulunuyordu. Bunun yanında ise yiyecekler... İçkilerin yanında ise sağlıklı içecekler...

O an düşünmüştü de Elise ile bebeklerini ve onun hamile olduğu anları. Şu an bile başını döndüren sevgilisi o zaman büyük ihtimalle canına okurdu. Rose'un bile Phin'in canına okuduğu bir gerçekti. Phin sile getirmese bile bunu görebiliyordu. Sonunda tüm işler bittiğinde derin bir nefes aldı. Şimdi ise davetlileri ve gecenin baş konukları kalmıştı. Kendi aralarında olacak bu küçük eğlenceye ki artık küçüklüğü Elise sayesinde pek kalmamıştı. Geçmek için sabırsızlanıyordu. Konuklar gelmeden elise ile birlikte hazırlandı. Her ne kadar yine seksi bir elbise giymiş olsa da gelen kişileri bildiğinde ses çıkarmadı. Aşağı indiklerinde bir süre sonra herkes gelmişti. Rose'u kollarına alıp sarıldıktan sonra Phin ile el sıkıştı.

"İkisinizi de tebrik ederim. Ömür boyu mutluluklar meleğim ve sevgili ortağım"


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Cuma Mayıs 10 2013, 18:15

Evde büyük bir hazırlık ve koşuşturmaca başlamıştı onlar için. Elise her detayıyla kendi ilgilense de tek başına altından kalkamayacağının farkındaydı bu partinin en azından bir günde olabilecek bir şey değildi bu. Bu yüzden sevgilisinden yardım istemişti. Bu tür işlere onu karıştırmayı hiç istemiyordu aslında ama zamanları kısıtlıydı ne yazık ki sevdiği adamda çoğu kez bu gerçeği unutup onu kendi gibi insan sınıfına koysa da bir periydi ve yardım edebilirdi. Büyülerini kendisinin yaramazlıklarını engellemek için hile yapmakta kullandığı gibi değer verdiği, kardeşi olarak gördüğü peri kızına harika bir parti hazırlamak için sevgilisine yardımda da kullanabilirdi pekâlâ… Bu düşünceyle rose’un aş erebileceği,hem onun hem de çocuğu için sağlıklı aynı zamanda da faydalı her bir yiyeceği leon’a söyleyip istediği şeyleri sıralarken sevgilisinin bu durumdan başının döndüğünü yüz ifadesine bakarak söyleyebilirdi. Ona içten içe acısa da yapabileceği bir şey yoktu bir günlük katlanacaktı bu duruma keşke bu kutlama için daha fazla zamanları olsaydı böylelikle hepsini tek başına halledebilirdi elise fakat yoktu kutlama bu akşamdı ve yapılacak çok şey vardı. Her bir detayı rose’un hamile olduğunu düşünerek yapıp tüm hazırlıkları bitirdiklerinde derin bir nefes aldı.

Üst kattaki odalarına çıkıp sevgilisi ile birlikte hazırlanırken ona söylemek istediği şeyi nasıl dile getireceğini düşünüyordu. Dolabının büyük çoğunluğunu oluşturan mini,dekolteli,seksi elbiselerden birini giyip saçlarıyla uğraşırken konuya bir türlü giriş yapamamanın sıkıntısını yaşıyordu. Leon’un ne tepki vereceğini bilmediği içinde gergindi. Sonunda saçlarını salık bırakıp her zamanki gibi hafif bir makyaj yaparak hazırlığını bitirmişti. Aynadan sevgilisinin yansımasına bakarken düşüncelere dalmıştı. Partiye jonathan’ı da çağırmayı çok istemesine rağmen aralarında yeni bir gerginliğin çıkmasından korkuyordu. Birkaç kez konuya girmeye çalışsa da başladığı cümlelerini hiçbir zaman tamamlayamamıştı. Sonunda vazgeçip sevdiği adamla birlikte sessizce aşağı indi. Bu konu henüz tam oturmamıştı ve partinin mahvolmasını istemiyordu. Misafirlerle beraber baş konuklarda geldiğinde leon’dan sonra önce phin’e ardından rose’a sarılıp gülümseyerek '' Tebrik ederim ve mutluluklar dilerim. '' Dedikten sonra sevgilisinin yanında gidip koluna girerek etrafa bakındı. Kuzenini görememiş olmak canını sıksa da onu merdivenlerde görmek rahatlamasını sağlamıştı. Yüzüneyse o farkında bile olmadan bir gülümseme yayılmıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Ptsi Mayıs 13 2013, 13:04

Gözlerini sevdiği adamın harika bedeninin üzerindeyken açtı. Ona sarılıp uyuduğunu hatırlıyordu ve bu tadı harika olan göğsün üzerinde başını koyup uyumaya gerçekten bayılıyordu. Yatakta hafifçe doğrulup güneş ışığının aydınlattığı odaya baktı. Her yer dağınıktı. Yeni evlerinde geçirdikleri ilk geceydi bu. Ama şimdiden yatak odalarının yeniden tadilata ihtiyacı var gibi görünüyordu. Gece olanları düşünerek gülümsedi. O yeni evlerini merak ederken kendini bir sürprizin ortasında bulmuştu. Aşık olduğu adam ona evlenme teklif etmişti. Hayatında en çok istediği şeydi, aile kurmak. Zaten bir bebekleri olacaktı ve şimdide evleneceklerdi. Tıpkı ailesi gibi... Anne, baba ve çocuklardan oluşan bir aile. Kendini hiç olmadığı kadar mutlu hissederken yanında duran çıplak bedeni süzdü. Phin, ona deli gibi aşıktı. Her şeyiyle onu seviyordu ve en önemlisi ona sahipti. Sevdiği erkeğin üzerine çıkıp dudaklarını emmeye başladı. Elleri yavaşça bedeninde gezerken kalçalarını oynatıyordu. Sevdiği adam gözlerini açtığında onu öpmeye başladı. Uzun süren ateşli öpücüğün ardından geri çekilip gözlerine baktı.

“Günaydın kocacım. Sanırım bu kelimeye alışmam gerekiyor”

Konuşmasından sonra onu yeniden öpmeye başladı. Ona bir türlü doyamıyordu, doyabileceğini de sanmıyordu zaten. Öpüşme giderek derinleşirken telefonu çaldığında başını hafifçe geri çekerek Phin’e bakıp somurttu. Sonra üzerinden yana kayarak telefonunu aldı. Arayan Leon’du, akşam için onları çağırıyordu. O kadar mutlu olmuştu ki dün gece, asıl konuyu bile unutmuştu. Phin ve diğerlerinin yapacak işleri vardı. Sevdiği erkeğe Leon’un sözlerini ilettikten sonra yeniden üzerine çıktı. Ona dokunmayı bırakmak gibi bir niyeti yoktu. Zaten akşama gideceklerdi ve akşama çok vardı. Onu tutkuyla öperken sevdiği adamın ona altına alması ile delice bir hazza ulaşmıştı. Phin ona sahip olurken inlemek ve adını haykırmak dışında başka hiç bir şey yapamamıştı. Rahatladığında yataktan çıkmaları gerekiyordu. Yatak çarşafına baktı, kırış, kırıştı ve Rose’un arzusu nedeniyle bir kaç damlası göze çarpıyordu. Ama bu sabah onu ısırmak istememişti. Buna da memnun olmuştu. Uzun süren banyo keyfinden sonra sonunda yemek yemişlerdi. Banyonun uzun sürmesinin tek nedeni ise Rose’un yaramazlıklarıydı. Phin’i baştan çıkarma girişimine bir türlü son veremediği için saatler sürmüştü, banyo keyfi.

Sonunda saat gelip Lenoir malikanesine gittiklerinde gördüğü manzara karşısında sadece gülümsedi. İş için buluşacaklarını düşünürken bir kutlamanın ortasına düşmüşlerdi. Kendini, Leon’un kolları arasında bulduğunda ona sıkıca sarıldı. Ardından herkesin tebriklerini almıştı. Öylesine mutluydu ki mutluluğu gözlerinden belli oluyordu. Sevdiği erkeğin elini sıkıca tutarken konuşmaya başladı.

“Hepinize teşekkür ederim, ben çok mutluyum. Leon sana da özel olarak teşekkür ederim ama sanırım özel teşekkürü hak eden başka biri daha var, Elise. Leon’un tarzını bildiğimden tüm bunları tek başına yapmadığına eminim.”



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Salı Mayıs 14 2013, 16:57

Sonunda bir türlü yapmayı beceremediği nasıl yapsam diye kara kara düşünüp bir karara varamadığı evlilik teklifini yeni evlerinde biraz klasikte olsa yapmayı başarmıştı. Bunun bu kadar zor ve uğraş gerektirebileceğini daha önce hiç düşünmemiş olsa da kabul etmeliydi ki çok uğraşmak zorunda kalmıştı tüm detaylarla… Yeni evin her detayıyla ilgilenirken arada sevdiği kadına yapacağı evlilik teklifinin hazırlıklarıyla uğraşarak sevgilisine hiçbir şey belli etmemek oldukça zor olmuştu ama başarmıştı. Her şey bittikten sonra rose’un yüzündeki şaşkınlık ve mutluluk o kadar yorulduğuna değdiğini gösteriyordu. Sabah peri kızının baştan çıkaran dokunuşları,öpücükleriyle gözlerini açtığında yakında karısı olacak güzelliğe gülümseyerek baktı. Öpücüğüne tutku ve aşkla karşılık verirken duydukları yüzünde muzip bir gülümsemeye neden olmuştu. Kızın yanağını okşarken ''Bu kelimeyi senin ağzından duymak garip hissettirdi sanırım benimde bunu duymaya alışmam gerekiyor müstakbel karıcım" dedi yumuşak bir ses tonuyla. Dudaklarında tekrar onun dudaklarını hissettiğinde belinden tutup onu kendine çekti. Dili kızın ağzının derinliklerini keşfederken çalan telefona lanetler okudu. Oflayarak sevgilisinin telefona bakmasına izin verdi. Konuşmanın kısa sürmüş olmasına sevinirken sevdiği kadının söyledikleriyle derin bir iç çekti. Kızlar ve yeni ortakları tamamen aklından çıkmıştı. Ortaklık konusuna hala tam alışamadığındandı belki de. Şimdiye kadar tek çalışan birinin bir anda sürpriz yumurtadan çıkan iki ortağa alışmasının zaman almasından doğal ne olabilirdi ki? Bazen kızların özel güçlerinin yanında ekstradan belayı üzerlerine çekmek gibi bir güçleri olup olmadığını merak ediyordu. Scarlett’ın morgana’nın sihirbazı olduğu yetmezmiş gibi peşine düşen katil perileri başka türlü nasıl açıklayabilirdi bilmiyordu. O iki baş belası küçük cadı zaten morgana yüzünden tehlikedeydiler.

Morgana’nın tek istediği sihirbazı olsa da amacına ulaşmak için en yakınındakileri kullanmaktan çekinecek biri değildi bu yüzden elise ve sevgilisi dante de farkında olmasalar da tehlikedeydiler. Bu yeterince büyük bir problem değilmiş gibi iki kızı hedef alan tehlikeli zekaya sahip katiller kralı peri de artık onların peşindeydi. Adının jasper kıngswell olduğunu öğrendiği adamın katil ordusunu da kesinlikle unutmamalıydılar. Hal böyleyken phin başlarına gelebilecek bir sonraki belanın ne olduğunu ne kadar sorun yaratabileceğini düşünmek bile istemiyordu. Sevdiği kadının tekrar üzerine çıkması onu düşüncelerinden uzaklaştırmayı başaramasa da öpücükleri ve dokunuşları bunu gayet rahat başarmıştı. Baştan çıkaran hareketlere daha fazla karşı koyamayarak onu altına alıp ne yaparsa yapsın doyamadığı peri kızına sahip olduktan sonra yorgunluklarını atmak için beraber girdikleri duşta da rahat durmamışlardı. Duştan çıktıktan sonraki yemek dün akşamın aksine oldukça sessiz geçmişti.

Lenoire gitme saati geldiğinde dalgındı. Malikaneye vardıklarında karşılaştıkları şey şaşırmasını sağladı. Şaşkınlık bir süre sonra yerini boş bakan gözlere ve düşünceli bir hale bırakırken tebrikleri yüzünde korumayı zor başardığı sahte bir gülümsemeyle kabul etti. İçinde anlamlandıramadığı ve asla tarif edemeyeceği bir sıkıntı vardı. Bir şeyler onu rahatsız ediyorken bu güzel kutlamayı kaçırmayı çokta önemsemiyordu. Rose elinden tuttuğunda ona bakarken geldiklerinden beri ilk defa gerçekten sıcak bir gülümseme yerleşti yüzüne. Yeni ortaklarıyla kısa bir göz kontağı kurduktan sonra ''Bu harika parti için teşekkür ederim. Düğünümüze hepinizin davetli olduğunu söyleme gereği görmüyorum çünkü sizsiz bir düğün olmayacağını biliyorsunuzdur." Dediği esnada sihirbazıyla göz göze geldiğinde gülümsemesi yüzünde donmuştu. Onun hakkında kafasını karıştıran çok fazla soru vardı şu aralar.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Perş. Mayıs 16 2013, 13:38

Bir parti düzenleneceğini öğrenir, öğrenmez içindeki çocuk harekete geçmeye başlamıştı. Eğlenmeyi gerçekten seviyordu, Fia. Belkide çocuksu halini kaybetmemesini en büyük nedeni buydu. Çocuk ruhu ile yaptığı muzurluklar her ne kadar bazen can sıkıcı olabiliyor olsa da yine bundan vazgeçmiyordu. Leon'u birden bu kadar düşünceli görmek kafasını karıştırmış olsa da onun odak noktası beliydi, parti. Jared ile harika bir gece geçirmek istiyordu. Bir kaç gün önce olanların üstü bu sayede biraz daha çabuk örtülebilirdi. Çocuksu bir yaramazlık gibi gördüğü olay neredeyse ölümüne sebep olacaktı. Kötü olan şey ise sevdiği erkeği üzmekti ve ondan ayrı kalmak. Bu his gerçekten garipti. Çocuksu kalbi ile bu adama deli gibi aşıktı. Ama bu bile bazı şeyleri engellemesine yetmiyordu. Hazırlanmaya başlamadan önce sevdiği erkekle bulundukları odalarında onu yatağa iterek doyamadığı dudaklarına kapandı uzun bir süre. Uslu bir kız olacağına dair söz vermişti. Ama bu sözü ne kadar tutabilirdi gerçekten emin değildi. Baştan çıkarıcı öpücük bir süre devam ettikten sonra kendini duşa attı. Uzun süren banyonun ardından sonunda hazırlanabilirdi.

Banyoda ne giyeceğini düşünmüştü. Cıvıl cıvıl kişiliği ona mor bir elbise giymesini söylemişti. Ama bu mor elbise çocuksu kişiliğine rağmen oldukça kadınsı ve seksiydi. Bedenini tamamen saran dar elbise ve ince askılar göz alıcı görünmesini sağlarken sevdiği erkek ile partiye katıldı. Asıl konuklar onlardan bir süre sonra gelmişti. sonuç olarak onlar için sürpriz olan bu partiye sonradan katılmalarını gayet doğaldı. Rose ve Phin'i bir süre süzdükten sonra tebrik etmeyi ihmal etmedi. O an Jared ve kendilerini düşündü. Bir an için gelecekte onlarda böyle olabilir miydi? Buna kesinlikle hayır cevabını veriyordu. Daha hala büyümemiş olan Fia'nın birde bebeği olursa Jared hem bebeğe hemde sevdiği kadına babalık yapmak zorunda kalırdı ki şimdi bile onu yeterince yorduğunu biliyordu.

"Leon parti sadece tebriklerden oluşmuyor değil mi? Biraz müzik hoş olur ben dans etmek istiyordum."



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Paz Mayıs 19 2013, 00:49

Jared eve yorgun argın üstü başı kan içinde dönüp kendini dinlenmek için yatağa attığında sevgilisinin şakıyarak içeri girerek partiyi haber vermesi gecikmemişti. Kafasını zorlukla kaldırıp sevdiği kadına baktı birkaç dakika ardından kendini yine yatağa bıraktı. O enerji dolu olabilirdi ama kendisi onun aksine bitik bir durumdaydı ve tek istediği biraz dinlenmekti. Kendine gelip toparlanması için nereden baksan birkaç saate ihtiyacı vardı. Üzerini değiştirme gereği duymadan sevgilisini yanına çekerek kolları arasına alıp özlediği kokusunu içine çekerken onun antrenman odasına bir daha girmeyeceğini aslında istese de giremeyeceğini bilerek rahat bir uykuya daldı. O günden beri jared o oda için bolca güvenlik büyüsü yapmış işini sağlama alabilmek adına ise teknolojik imkanları büyü ile geliştirerek kapıdan girişte hızlı bir yüz taramasıyla çalışan düzenek hazırlamıştı. Üstelik kendinden başkasında çalışmadığını da test edip onaylamıştı. Kesintisiz birkaç saat uykunun ardından yorgunluğunu üzerinden atmış bir şekilde uyandığında yataktan hızla kalkıp gerinerek vücudunu esnetti. Fia’nın onu yatağa itmesine müsaade etti. Öpücüğüne tutkuyla karşılık verirken uzun zamandır böylesine huzurlu olmadığını hatırladı. Aynı zamanda mutluydu da…

Uzun süren öpüşmelerinin ardından kızın yataktan kalkması somurtmasına neden olmuştu ama kendini toparlaması uzun sürmedi. O duşa girerken kendisi de kalkıp parti için giyeceği kıyafetleri çıkarmıştı. Her zaman giydiği siyah gömlek ve siyah pantolonun aksine bu gün beyaz bir gömlek siyah bir takım giyerek uzun süredir kullanmadığı kol saatini çekmeceden çıkarıp taktı. Dolabında birkaç takım ve simokin bulundurması ilk bakışta tuhaf olabilirdi ama onun görevi sadece öldürmek değildi casuslukta da oldukça iyiydi. Bir sene öncesine kadarda bu ikisini de iyi yada kötü demeden çıkarlarına uygun olarak çalıştığı cadıların isteğiyle ustalıkla icra eden biriydi. Şimdilerde ise tarafsızdı ilgilendiği tek şey ise amcasını yok etmekti. Düşüncelerini fia’nın koluna girmesi bölerken onun hazır olduğunu gördüğünde beraber malikaneye gittiler herkes gibi oda genç çifti tebrik ettikten sonra sevgilisinin yorumuna gülerek ''Merak etme sevgilim eminim müziği atlamamışlardır'' dedikten sonra dudaklarına kısa bir öpücük kondurdu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 30

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Paz Mayıs 19 2013, 21:58

Dante telefonun çalmasıyla rahatsız olduğunu belli eder bir şekilde kaşlarını çatıp yatakta homurdanarak diğer tarafa döndü. Gece bir türlü bitmeyen şirket işleri yüzünden eve geç gelmiş üstüne birde kuzenlerinin problemleriyle uğraşmak zorunda kalmıştı. Kuzenlerini bir güzel fırçalayarak ek kartlarını iptal edip sınırsız kredi kartlarına sınır getirdiğini söyleyerek evdeki hizmetçilerden özür dilettirdikten sonra çalışanların hepsine maaşlarının yanında bir maaş ikramiye alacaklarını söyleyip dağıttığında saat sabahın 3 üçüydü. Yorgunluğundan kurtulmak için duş alıp üzerini değiştirerek yatağına yattığında aklından son zamanlarda sevgilisinin garip davranışlarını uzaklaştırmak ise bir yarım saatini almış sonunda yorgunluktan sızıp kaldığında rahat bir uykuya dalabilmişti. Bugün okulun olmadığını işlerden kaytarabileceğini bilerek uykusunu alana kadar uyumak niyetindeydi ama telefonunun ısrarla çalması yüzünden küfrederek uyanıp telefonu sinirle açtı. Duyduğu ses kendine gelmesini sağlamaya yetip de artmıştı. Hızla yataktan doğrulup saçlarını karıştırırken sevdiği kadınla kısa bir sohbete başladı. Partiye çağırıldığında birkaç dakika düşündü.

Sevgilisiyle vakit geçirmek şu sıralar çok sık fırsat bulamadığı bir şeydi ve bu parti bunun için harika bir fırsattı. Muhakkak geleceğini söyleyip telefonu kapattıktan sonra dolabına yöneldi. Resmi günler ve balo gibi davetler için bulundurduğu takım elbiselerden birini çıkarıp lacivert bir gömlek seçti. Kravat genel anlamda rahatsız edici bir şey olduğu için takmayacaktı işte de zorunlu olarak takıyordu zaten… Üzerini giyinip aynada kendine çeki düzen verdikten sonra evden çıktı. Malikaneye vardığında gayet sıcak karşılanmıştı ama onu karşılayan kişi sevgilisi değil kuzeni elise olmuştu. Sevdiği kadının nerede olduğunu sorduğunda hazırlanıyor cevabını almıştı. Salona geçip elise ve leon’la havadan sudan sohbet etti. Bekleyiş gittikçe işkenceye dönüşüp yukarı çıkmaya karar verdiğinde asıl konuklar da gelmişti. Onlara tebriklerini sunduktan sonra scarlett’a bakmaya karar verip merdivenlere yöneldiği esnada onunla karşılaşmaları yüzüne engelleyemediği bir gülümsemenin yerleşmesini sağladı. Onu kesinlikle çok özlemişti. ''Sonunda gelebildin hayatım biraz daha aşağı inmeseydin sana bakmaya yukarı çıkıyordum '' dedi yumuşak bir sesle.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Ptsi Mayıs 20 2013, 02:39

Yeniden gün yüzüne çıkmıştı. Scarlett'ın bu yeni hali sinir bozucu olmanında ötesindeydi. Eski suratsız, ağlayan prensesi ele geçirmek daha kolaydı. Ama şimdi kendi isminden bile vazgeçmesi gerekmişti. Hala Stacy'iydi aslında ama tek bir farkla, artık karanlığın ona verdiği bir başka isim daha vardı, Styx. Bu isim cehennemin kapılarını açmak için bir nevi şifre görevi görüyordu. Artık isminden de vazgeçtiğine göre karanlıkların ardına saklanmak yapmak istediği en son şeydi. Bu gece herkes Stacy ile tanışacaktı. Üstelik Leon'un düzenlemek istediği parti ise ona gösterisi için yeterince seyirci ve kurban sağlıyordu. Kuzeni parti hazırlıkları yaparken onu göz ucuyla bir süre izledi. Ne kadar heyecanlı ve hayat doluydu. Onun yaşam enerjisini emmek oldukça zevkli olacak diye düşünmeden edememişti, bir an. Sonra gösteri için bir baş konuk gerektiğinden Dante'i arayıp partiyi haber verdi. Sonrasında ise sadece kendisi ile ilgilenecekti. Kendine kan kırmızı renkte oldukça seksi bir elbise seçti. Kan rengi ile renklenecek geceye en uygun kıyafet bu olmalıydı. Tüm hazırlığı bittiğinde kurbanlarının malikanede toplanmasını bekledi. Phin'in varlığını hissettiğinde herkesin malikane de olduğundan emin olmuştu. Sonuçta en geç gelen kişiler onlar olacaktı. Merdivenlerden yavaş adımlarla inerken önce Phin ile göz göz geldi, ardından ise Dante ile. Onun sözlerine sadece gülümsedi. Ne kadar istekli bir kurban diye düşünmeden edemeden, onun koluna girip herkesin toplanmasını bekledi. Tüm çiftler sevdiklerinin yanında birbirlerinin elini tutmuşlardı. Bu durum onun planı için harikaydı.

Sinsi gülümsemesi yüzüne yerleştiğinde herkesin yaşam enerjisini normalden farklı olarak hızlıca emdi. Sarsılmaya başladıkları anda enerji emmeyi kesip oldukça kolay hareket ettirilen bedenleri sandalyelere yerleştirdi. Her bir çift karşılıklı sandalyelerde oturuyorlardı. Her biri yeteneklerini kullanamayacak kadar zayıf ama işkence görüp acı çekecek kadar kendindeydi. Hepsinin şaşkın ve bir o kadar tuhaf olan bakışlarından sonra açıklama yapma gereği duydu.

"Hepinizin merak ettiği şeyler olduğunu biliyorum ama lütfen bana sakın Scarlett demeyin. Ben Stacy gerçi şu an dan itibaren adım Styx Stacy. Artık karanlıklara saklanmak yok, şu anki planım eğlenmek ve siz benim oyuncaklarımsınız"

Konuşmasının ardından büyük masaya ilerleyerek eline keskin bir bıçak aldı. Sonrasında ilk şanslı çifti seçmek üzere gözlerini kurbanlarının üzerinde gezdirdiğinde, dudakları tatlı periye takıldı gözleri. Önce Jared'ın kucağına oturup bıçağı yanağına değdirirken ufak bir kesik açtı. Kulağına eğildiğinde konuşmaya başladı.

"Sanırım senin canını bu şekilde yakamam tatlı dudaklı katil peri, ama Fia'a bir şey olursa sanırım bu canını yakar"

Konuşması biter bitmez ayaklanıp müzik setinin başına geçti ve güzel ritmi olan bir müzik açıp yeniden Jared'ın kucağına oturdu. Ama bu sefer yüzü Fia'a, sırtı Jared'a dönüktü. Tatlı peri kızının sol elbise askısını kestikten sonra açıkta kalan omzundan göğüslerine yakın bir bölgeye kadar biz çizik attı. Bunu yaparken bir yandan şarkı mırıldanıyor diğer yandan kalçasını kıvırtarak dans ediyordu. Sonra bıçakla yapabileceği başka bir şey olduğunu düşünerek elbisesinin diğer askısına da keserek kalbine yakın bölgeye aşık olduğu adamın adını, bıçakla yazmaya başladı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Ptsi Mayıs 20 2013, 11:39

Parti için oldukça mutluydu, Fia. Eğlenceli bir şeylerin olmasını istiyordu. Çocuksu ruhunu beslemez ise başına ne denli belalar açabildiğini bir kaç gün önce görmüştü. Malikanede sihirbazını da görmek ayrı bir mutluluk oluşturmuştu içinde. Onu görür görmez yanına gidip sıkıca sarılmıştı. En son yine bu malikanede görüşmüşlerdi. Ama Jonathan ve Scarlett yüzünden neredeyse konuşmamışlardı. Ona sarıldıktan sonra yeniden sevdiği erkeğin elini tutup aklına gelen ilk cümleyi tebrikten hemen sonra dile getirmişti. Partiler müzik ve dans olmadan parti sayılmazdı, sonuçta. Jared'ın yorumunu duyduğunda ise ona cevap vermek yerine sadece gülümsemekle yetindi. Sonuçta o haklıydı. Böyle bir hazırlık yapıldıysa müzik unutulmuş olamazdı. Sihirbazının heyecanını hissettiğinde ona döndü. Heyecanının nedenini anlaması kısa sürmüştü. Scarlett, merdivenlerden aşağı iniyordu. Üzerinde oldukça seksi görünen elbise ile. Gülümseyerek kızla göz göze geldiğinde karşılık olarak gözlerinde gördüğü sinsi bakış yüzündeki gülümsemeyi soldurdu. Ardından ise hissettiği halsizlik ile neredeyse yere düşmek üzereydi. Scarlett'ın onu sandalyeye oturtmasını boş gözlerle seyretti. Bu sihirbazının derdi neydi?

Kendi dahil odadaki herkes aynı durumdaydı. Bir büyü mırıldanmak istedi. Ama konuşmak bir yana halsizlik yüzünden düşünemiyordu bile. Kızın açıklamasını başta algılayamamıştı. Ama anladığında dehşete düştü. Oyuncaklar demişti. Bir çocuğa verilen oyuncak bebekler gibi onun eline düşmüşlerdi. Kızın, Jared'ın kucağına oturması içindeki kıskançlık duygusunu kamçılarken sözleri sinirini bozmaya yetmişti. Tam o anda kendini zorlayarak da olsa konuşmaya çalıştı.

"Scarlett ya da Stacy her kimsen kes şunu..."

Daha fazla konuşamadı, kız konuşmanın devamında kendisine zarar vermekten bahsetmişti. Yeniden sevdiği erkeğin kucağına oturduğunda bu sever bıçağı teninde gezdirmeye başlamıştı. Tenine değen sivri ucu canını yakarken yüzünü buruşturdu. Korkmadığını göstermek istiyordu, hatta belki de yine aptalca bir cesaret gösterisi sunuyordu. Ama kızın gözlerinde gördüğü şey acı ile birleştiğinde korkmasına yetmişti. Başta kendini acıya tepki vermemek için zorladı ama canı yanıyordu. İlk yarada hiç bir sesini çıkartmamış olsa da kızın dans eşliğinde bedenine açtığı yeni yaralarla acı dolu bir inleme döküldü dudaklarından gözlerinden ise yaşlar akmaya başlamıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 30
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Ptsi Mayıs 20 2013, 16:00

Jared sevgilisinin çocuksu haline gülümsedi. Onu her haliyle sevse de bazen bu çocuksu hali başına dert açıyordu. Daha birkaç gün önce yaptıklarını unutmamıştı. Unutmaya da niyeti yoktu. Bir ay boyunca sevgilisi onun kölesi olacak olsa da bazı konularda ona olan zaafı yüzünden hala cezasını tam olarak uygulamayı başarabilmiş değildi. Herkes genç çifti tebrik ederken sevdiği kadınla onların gelecekteki hallerini düşünmeden edemedi. Acaba onlarda zamanla uslanıp böyle mutlu aile tablosu oluşturabilecekler miydi merak ediyordu. Gelecek ihtimallerini düşünürken ikisinin hiç değişmediğini ve buna rağmen sevgilisinin hamile kalıp ikisinin bir bebeğinin olduğunu gördü. Bu düşünce başını döndürmeye yetmişti. Tanrım bunun düşüncesi bile korkunçtu. Kime acıyacağını şaşırmıştı bir anda hem sevgilisine hem çocuğuna babalık etmek zorunda kalan kendisine mi yoksa onun gibi bir baba ve fia gibi bir anneye sahip olacak çocuğuna mı acısa karar verememişti. Tanrı korusun diye geçirdi içinden. İkisi de anne ve baba olmak için uygun kişiler değildi. Bunları düşünürken etraftaki neredeyse somutlaşmış tedirginlik onu kendine getirdi. Kafasını çevirip herkesin baktığı yöne baktığında scarlett’ı gördü.

Bakışları tanıdık olmamasının yanında yabancı da sayılmazdı bunu bir yerden hatırlıyordu sadece nereden olduğunu bilmiyordu. Bir anda hissettiği halsizlikle ayakta duracak gücü kalmamıştı. Ayakları kıpırdamasa da bedeni hafif sarsılmıştı. Dengesini sağlayıp ayakta durmaya çalışırken sihirbazın onu bir sandalyeye oturtmasına hiçbir tepki verememişti. Olanları anlamaya çalışır bir şekilde kıza bakarken söylediklerini algılamak zaman almıştı. Hiçbir şey düşünemeyecek kadar halsizdi ve beyni doğru düzgün çalışamıyordu. Duydukları herkes gibi onu da dehşete düşürürken kızın kucağına oturmasıyla ''Lanet olsun '' dedi kendini zorlayarak konuşmak bile güçtü. Bu kızın bu haliyle daha önce tanışmıştı bu yüzden merdivenlerdeki bakışları hem yabancı hem de tanıdık gelmişti. Kafasını toparlayıp büyü yapmayı denedi ama başaramadı. Doğru düzgün düşünemezken büyü yapmak imkansızdı. Sert ve soğuk bıçağın yüzünde gezinmesine aldırış dahi etmeden boş gözlerle kıza baktı. Yüzünde açtığı kesik ise canını biraz yaksa da ne yüzünü buruşturmuş ne de acı çektiğini gösteren bir ses çıkarmıştı. Hiç kıpırtısız ona bakıyordu. Scarlett’ın kulağına fısıldadığı şeyle başını yapma anlamında iki yana salladı. Sihirbazsa kalkıp sinir bozucu bir müzik koymasının ardından gelip yeniden kucağına oturmuştu. Bıçak kızın tenine değerken hareket etmeye çalışmış başaramayınca da sinirle ''halsizlikten hareket bile edemiyorum kahretsin '' dedi. Sevdiği kadının acıdan yüzünü buluştururken jared’ın canı hiç olmadığı kadar acıyordu. Fia’nın çığlığıyla beraber kalbinde tarifi imkansız bir acı oluşurken ''Fia… Lanet olsun onu rahat bırak '' diye bağırdı scarlett’a hiç hissetmediği kadar güçlü bir nefret ve öldürme isteğini hissederken…

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Salı Mayıs 21 2013, 14:25

Etrafında ona bakan gözlere inat müzik eşliğinde Fianın bedeninde yeni yaralar açmaya devam ediyordu. Jared'ın ne kadar sinirlendiğini ve istediği şekilde acı çektiğinin farkındaydı. Bunu bilerek yüzünde bir gülümseme oluşmuştu. Yaptığı işten oldukça zevk alıyordu. En önemlisi ise eğleniyordu. Fia'nın acıdan attığı çığlık kulağına bir melodi gibi gelirken sonunda Jared yazısını bitirmişti. Fia'nın göz yaşlarını gördüğünde kahkaha attı. Jared'ın ona söyledikleri ile ayağa kalktı. Fianın arkasına geçip ellerini omzuna koyduğunda Fia'nın enerjisini emerken bıçaklardan daha fazla canını yakmaya başladı. Kalbi neredeyse durmak üzereydi. Fia, tamamen kendinden geçtiğinde Jared ve Dante'e baktı.

"İstediğin oldu Jared onu rahat bırakıyorum ve Dante perine veda etseydin keşke..."

Konuşmasına bir kahkaha ile son verirken yeni hedeflerine gitti. Elise ve Leon... Önce kuzenine ilerleyip yavaş bir şekilde yanağını okşadı. Az önceki gösterisinin aksine bu kez acı çekecek kişi erkek olacaktı. Leon'a döndüğünde kucağına oturup gömlek düğmelerini söküp Leon'un harika göğsünü açıkta bıraktıktan sonra göğsüne öpücükler kondurdu bir süre ve sonra ayağa kalkıp Leon'un arkasına geçti. Elleri hala perinin teninde gezerken ona acı veriyordu. Tam kalbinin üzerine geldiğinde ise durdu.

"Ağzının tadını biliyorsun kuzen. Perinin tadı gerçekten çok güzel ve elimin altındaki kalp senin için atıyor. Senin için atan bu kalbi durdurma mı ister misin?"


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Salı Mayıs 21 2013, 16:56

Scarlett’ı merdivenlerde görünce dikkati dağılmış ve fia’nın sorusunu duymamıştı. Dante’nin heyecanla onun yanına gidişini leon’un hemen yanında elini tutarak izlerken yüzünde oluşan gülümseme hissettiği halsizlikle solmuştu. Elindeki içki bardağı yavaşça parmaklarının arasından kayıp yere düşerek kırılırken sendeledi. Dengesini sağlayıp ayakta durmaya çalışırken kuzeninin jared ve fia’yı sandalyeye oturttuğunu gördü. Başını diğerlerine çevirdiğinde herkesin bir anda kötüleştiğini fark etti. Scarlett’ın yardımıyla bir sandalyeye otururken sevdiği adamla göz göze geldi. Onu tam karşısına oturtmuştu sevgili kuzeni… Olanları anlamaya çalışır bir şekilde evin içinde görünüşe bakılırsa enerji dolu olan tek kişiye bakışlarını sabitledi. Kuzeninin yaptığı açıklamayla şaşkınlıkla gözleri büyümüştü. Ne diyeceğini bilemez bir haldeydi. İçten içe scarlett’ın sonunda kafayı yediğini düşünmeye başlamıştı. Stacy yıllar önce ölmüştü. Scarlett’sa kendisinin o olduğunu iddia ediyor garip davranıyordu. Onlardan oyuncaklar diye bahsetmesiyse onu dehşete düşürmeye yetmişti. Kuzeninin elinde bıçakla jared’ın kucağına oturmasıyla endişe ve şaşkınlıkla onu izlemeye başladı. Olaya müdahale etmek istese de yerinden kıpırdayamıyor yıllardır tanıdığı değer verdiği kişinin sergilediği davranışlar beyninin durmasını sağlayarak konuşmasına engel oluyordu. Kızın çığlıklarıyla kendini toparlayıp ''Dur artık scarlett tanrı aşkına '' diyebildi. O kızın teninden bıçağı çekip ayağa kalktığında bu saçmalığın son bulduğunu düşünmüştü fakat artık tanımakta zorlandığı kuzeni kızın omuzlarına ellerini koyduğunda kızın attığı çığlıkla yanıldığını anladı.

Peri kızının üzerinde acımasızca gücünü uygulayan kuzenine şok olmuş bir şekilde bakarken söyledikleri nefesini kesmişti. Fia sandalyeden yavaşça yere düştüğünde endişe,üzüntü ve onun gerçekten ölmüş olabileceğinden korkarak ''Fia… '' dedi. Kahkahalar odayı doldururken öfkeyle kuzenine baktı. Sinirle ''Stacy insanlara işkence edip öldürmezdi. O iyi biriydi.Sense… sen… fia’yı öldürdün '' dedi sonlara doğru sesi hüzün dolarak giderek kısılmış gözleri ise dolmaya başlamıştı. Onun yanağını okşamasıyla kafasını olabildiğince geri çekip yüzünü çevirdi. Göz yaşlarını zapt etmeye çalışırken onun aşık olduğu adamın kucağına oturmasıyla kanı dondu. Elise'in gözleri önünde leon’nun gömleğinin düğmelerini açışını çaresizce izlerken hissettiği üzüntü geri planda kalmıştı. Kıskançlık ve öfke tüm vücudunu elle geçirirken sinirle dişlerini sıktı. Kuzeni sevgilisinin göğsüne öpücükler kondururken gördüklerine daha fazla dayanamayıp gözlerini kaçırarak ''Keş şunu kuzen '' dedi öfkeyle… İçindeki kıskançlık hat safhaya ulaşırken kendine engel olamayarak yeniden leon ile scarlett’a baktı. Onun sevgilisinin kucağından kalkıp arkasına geçişini sessizce izledi. Sevdiği adamın acı çektiğini gördüğünde endişeyle ''Leon '' dedi. Onun acı çekişini elinden hiçbir şey gelmeden izlemek oldukça kötü hissettirmişti. Kuzeni kendisine bir şey yapmasa da canı daha önce hiç acımadığı kadar çok acıyordu. Kalbi sıkışmaya başlamıştı. Nefes alamadığını hissediyordu. Gözleri yeniden dolmuştu. Gözlerini scarlett’ın gözlerine dikerek ''Kimsin nesin bilmiyorum ama dur artık! '' dedi. Duydukları tüm yaşam faaliyetlerini birkaç saniye durdururken artık ağlamaya başlamıştı. ''Hayır,hayır lütfen yapma lütfen… '' diye hüzün dolu bir sesle yalvarırken dante’yle göz göze geldi. Onun kendisini üzgün gözlerle izlediğini fark etti. İkisi de konuşmasa da gözleri birbirine çok şey anlatıyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Salı Mayıs 21 2013, 19:07

Partinin güzel olacağını düşünüyordu. Yani en azından karar verip başladığı ve bir anda Elise'in kölesi duruma düştüğü bu partinin uğraşlarını boşa çıkarmamasını ümit ediyordu. Gerçi tüm yorgunluğunu Rose'u kollarına aldığı vakit unutmuştu. Onun yüzündeki gülümseme ve mutluluğa oldukça önem veriyordu. Kısa bir süre sonra henüz partiye katılmayan küçük şeytan geldi aklına. Sevgilisi gelir gelmez onu merak etmişti. Merdivenlerden inen Scarlett'ı gördükten sadece bir kaç saniye sonra hissettiği bitkinlik yüzünden neredeyse yere düşmek üzereydi. Nedensiz halsizliğini anlamaya çalışırken küçük şeytanın yaptıklarını izledi. Kendini kurtarmak, büyü ile bu durumu düzeltmek istiyordu. Ama hiç bir şey işe yaramıyordu. Kızın onu sandalyede sevgilisinin karşısına oturtmasını sessizce izledi. Scarlett'ın Fia ve yeni ortağına yaptıklarını içinden lanetler okuyarak izlerken peri kızının ani düşüşü ile sevgilisi ile anda anda Fia diye bağırdı. Kız hareketsiz bir şekilde yatarken bir anda kucağında Scarlett'ı bulmasıyla öfkeli gözlerle kızın ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalıştı. Şimdiye dek Elise onunla konuşmaya çalışsa da kendisi bir tek kelime söylememişti. Kızın gömlek düğmelerini açtıktan sonra öpücüklerini teninde hissetmesi ile öfkeden dişlerini sıktı.

"Küçük şeytan kes şunu..."

Bunu söylerken elise'in kızacağını düşünmemişti .Zaten böyle bir durumda yaptıklarına bakılırsa kuzeni gerçek bir şeytandı. Sonunda rahatsız edici öpücükler bittiğinde kızın kalkması ile rahat bir nefes aldı. Ama aldığı bu rahat nefes kızın elleri yeniden teninde hissetmesi ile bozulmuştu. Kızın teninde hissettiği her bir dokunuşu canını yakıyordu. Acıdan yüzünü buruştururken kızın ağzından çıkanlar ile zar zor konuşmaya karar verdiğinde Elise'in yalvarışlarını duydu. Sevdiği kadın ona zarar gelmemesi için küçük şeytana yalvarıyordu. O ise acısını görmezden gelerek sevdiği kadını rahatlamayı düşünerek konuşmaya başladı.

"Elise, seni seviyorum. Bırakalım küçük şeytan benimle oynasın onun sana zarar vermesini istemiyorum."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Perş. Mayıs 23 2013, 15:10

Sıradaki oyuncakların onu daha fazla eğlendireceğini biliyordu. Jared ve Fia sadece bir başlangıçtı. Bu gece hiç olmadığı kadar karanlık ile iç içeydi. Tamamen bütünleştiği bu girdabın içinde istediği tek şey eğlenmek olmuştu. Eğlence anlayışı ise etrafında ikizi ile ilişkisi olan herkesten bir çeşit intikam almaktı. Bunca zamandır karanlıkta kalmasının tek nedeni onlardı. Gerçi bir şekilde onu güçlendiren kişilerde onlardı. Ama o bir şeyin iyi tarafından bakma olayını tamamen bitirmişti. Aklına gelen sinsi planlar ile gülümserken Elise’i nasıl delirteceğini çok iyi biliyordu. Gerçi tek hedefi Elise değildi. Yapmayı planladığı her hareketle Dante’i de etkileyeceğini biliyordu. Yani az önce perisine işkence etmişti. Şimdi ise Leon’un kucağında onu baştan çıkartıyordu. Ama gerçek isteği ortaya çıktığında Elise’in kıskançlığı onu sadece güldürdü. Perinin kalbinin üzerindeki elinin parmağıyla hafif daireler çizerken ona cevabını istediği soruyu sordu. Sorunun şoku ile kuzeni ağlamaya başladığında yeni bir kahkaha döküldü dudaklarından. Perinin sözlerinden sonra cesaretine hayran kalsa da Elise’in, Dante ile bakışması içinde kıskançlık duygusunu harlarken sinsice güldü.

“Sorunu sormadığımı farz et. İtirazların umurumda değil. Kahraman ölmeye karar vermiş, üstelik sende yeni bir hedef bulmuş gibisin... Hazır ol kuzen ailenin ölümünün ardından sevdiği erkeğinde ölümünü göreceksin...”

Konuşması biter bitmez gücü yeniden aktif hale geldi. Leon’un kalbine uyguladığı basınç onda kalp krizi etkisi yaratırken giderek zor nefes almaya başladı. Elleri yavaşça yukarıya doğru çıktığında bir süre yanaklarını okşadı. Acı öylesine dayanılmaz bir hal almıştı ki perinin burnundan kan gelmeye başladığında gücüne son verdi. Şimdiye kadar kendinden geçen tek kişi Fia’dı. Leon’un ise Elise’e yaptıklarını görmesini istiyordu. Periden uzaklaşırken Elise’in yanına yaklaştı. Elleri yaş dolu yanaklarında bir süre kestirdikten sonra onun arkasına geçti. Ellerini omuzlarına bastırdıktan sonra başını kızın saçlarına gömdü. Ardından gücü yeniden aktifleştiğinde Elise’in yaşam enerjisi ellerinden bedenine aktarılmaya başladı. Kızın acı dolu çığlıkları dinlediği şarkıdan bile daha çok hoşuna gitmişti. Kesmeyi ise bir an bile düşünmüyordu. Erkeğine bakan bu gözlerin kapanma vakti gelmişti. Fia’nın aksine Elise’i içten içe çürütürken daha fazla acı verdi, geçen her saniye... Kuzeninin damarlarındaki kan basınçla gözlerinden, burnundan ve ağzından akarken kız yavaşça kendinden geçti. Hala ölmüş değildi. Çok az atan nabzı ile hayatta olduğunu Styx bilse de onun nabzına bakamayacak olan kişiler onun bir ceset olduğunu düşünürdü. Doğrulup dik durduğunda Elise’i parmağının ucu ile ittiğinde kızın bedeni yere düştü. Dante ile göz göze geldiğinde ona doğru yaklaştı.

“Bazı kişilere veda etmeyi öğrenmen gerek Dante. Elise’e de veda edemedin ve artık edemezsin de. Çok değer verdiğin kuzenim artık aramızda değil. İkiniz beni aptal sanıyor olabilirsiniz, Scarlett belki aptaldı ama ben değilim. O bakışların sadece tek bir anlamı var kuzenim ve sen, bence artık itiraf etmelisin...”

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Perş. Mayıs 23 2013, 16:21

Gözyaşlarına bir türlü engel olamıyordu. Scarlett’ın sorusu onu oldukça korkutmuştu. Ağlayarak ona yalvarırken leon’un ölümünü izlemeyi kaldıramayacağını biliyordu. Onu ne olursa olsun kaybetmek istemiyordu. Aşık olduğu adam hayatında değer verdiği en önemli şeydi. Onun yokluğuna katlanamazdı. Perisini ve sevgilisini öldürmemesi için kuzenine dil dökerken dante’yle göz göze geldiklerinde sustu. Birkaç dakika öncesine kadar sevinçle gülümseyen yüzü acıyla doluydu. Sadece saniyeler öncesinde perisini, değer verdiği birini kaybetmiş birinin çöküşü vardı üzerinde ona acıyordu asla onun yerinde olmak istemezdi. Zar zor sevdiği adamın sözlerini duyduğunda hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Üzgün olduğu belli olan bir sesle ''Bende seni seviyorum ve kaybetmek istemiyorum'' diyebildiğinde kuzeninin sözleri nefesini kesti. Başını zorlukla iki yana sallayarak ''Hayır lütfen…'' diye bağırdı. Leon acıyla kıvranırken bu manzaraya daha fazla dayanamayacağından dolayı gözlerini kapattı. Ağlaması gittikçe şiddetlenirken ''Lütfen… dur artık'' dedi.

Kendine doğru yaklaşmakta olan ayak seslerini duyduğunda leon’un hala hayatta olması için içinden dua ederken onun ölüsünü görmekten delicesine korkarak yavaşça gözlerini aralayıp sevgilisine baktı. Hala hayatta olduğunu görmek derin bir nefes almasını sağlamıştı. İçinden tanrıya şükürler ederken karşısına dikilen kuzenine boş gözlerle baktı. Ona karşı ne hissedeceğini şaşırmış durumdaydı. Öfke, üzüntü, sevgilisini öldürmediği için çok az bir minnettarlık, sevgi, nefret ? Belki de hepsini aynı anda hissettiğinden bu kadar alt üst olmuştu. Yanaklarında gezinen ellerle öfkeyle kafasını geri çekse de onu engelleyememişti. Kuzeni arkasına geçip omuzlarına ellerini koyduğunda sinirle dişlerini sıktı. Başını saçlarına gömdüğünde rahatsızca başını hafif yana yatırdığı sırada vücudunda hissettiği keskin acıyla beraber çığlık atmaya başladı. Hissettiği acı her geçen saniye daha fazla artarken dayanılmaz boyuta ulaştığında ağzına dolan kanla öksürmeye başladı. Çığlıklar yerini kanlı öksürüklere, acı dolu ufak seslere bırakırken burnundan ve gözlerinden de kan gelmeye başlamıştı. Acı hat safhaya ulaştığında gözleri karardı kısa bir süre içinde de bilincini kaybetti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Cuma Mayıs 24 2013, 13:42

Sevdiği kadın için ölmek en başından beri düşündüğü bir şeydi. Onu korumak için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdı, ölmekte dahil. Zaten onu korumaya başladığı andan itibaren hep ölümle burun buruna bir hayatı olmuştu. Uğraştığı katil perilerin her biri, bir öncekinden daha da zordu. Hedeflerine ulaşmak için attıkları her adım da hedefe yakınlıkla, zorluk aynı oranda artıyordu. Bu yüzden küçük şeytanın ona yaptığı hiç bir şey umurunda değildi. Elise den uzak duracaksa eğer ona yapacağı her türlü işkenceye dayanabilirdi. Elise'in ağlamasına katlanamıyordu. Sevdiği kadının üzülmesi sinirlerini bozarken şu an yerinden kalksahiç düşünmeden küçük şeytanın kafasını kopartabilirdi. Elise'in sözlerinden sonra her şeye rağmen gülümsedi.

"Merak etme sevgilim beni kaybetmeyeceksin, göründüğünden daha dayanıklıyımdır. Ayrıca..."

Konuşması bedenine giren ani acı ile son buldu. Nefesi kesildiği için konuşamıyordu. Kalbine giren derin acı ile gözlerini kapattı. Buna dayanmalıydı. Nasıl olacağını bilmiyordu ama dayanmak zorundaydı. Scarlett, kendi ile uğraştığı sürece sorun yoktu. Kızın elleri yukarı doğru çıktığında acı daha da artarken yüzündeki ıslaklığı fark etti. Bedeni acıya tepki vermeye başlamıştı. Sanki içten içe tüm damarları patlayacakmış gibi hissediyordu. Sonra ise bir anda acı kesildi. Oldukça bitkindi, zar zor gözünü açılıyordu. Ama açtığında küçük şeytanın hedefinin Elise olduğunu gördüğünde konuşmak için kendini zorladı, ama kelimeler boğazında bir düğüm gibi takılmıştı. Elise, çığlıklar atarken az önce canı yanmadığı kadar çok yanıyordu. Bir anda Elise gözlerini kapattığın da bedenindeki tüm yaşam fonksiyonlarının durduğu hissetti. Elise artık hayatta değildi. Bu gerçeği düşünerek o an ölmek istedi. Ama hareketsiz bir şekilde sevdiği kadının cansız bedenine bakmak dışında elinden hiç bir şey gelmiyordu.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 30

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Salı Mayıs 28 2013, 17:46

Dante sevgilisine bakarken bir anda hissettiği halsizlik neredeyse düşmesine neden oluyordu. Yorgunluk her bir hücresini ele geçirirken kolunu kıpırdatacak hali kalmamıştı. Etrafında olanları algılamakta zorlanıyordu. İlgilenebildiği yegane şey ayaklarının üzerinde durubilme çabasıydı. Scarlett’ın herkesi büyük bir dikkatle süzmüş ardından karşılıklı sandalyelere oturtmuştu. Bu olanları anlayamadığı için sessiz kalmayı tercih etti. Durumun ne olduğunu anlayana kadar en mantıklı karar bu gibi görünüyordu. Gözlerini sevgilisinin gözlerine diktiğinde duydukları onu şaşırtmadı hayır arada stacy ile karşılaşmaya alışmıştı bir gün hepsinin onunla bir şekilde tanışacağını da biliyordu ama kaçınılmaz sonun böyle bir günde olması kötü olmuştu. İç çekip ''Scarlett kendine gel sevgilim'' Dedi ama o bunu duymazdan gelmeyi tercih etmişti. Konuşup onu kendine getirmeye çalışmak istedi. Düşünceler beynine akın ederken konuşmayı denediğinde bunun için çok yorgun olduğunu fark etti. Yaptıklarını sessiz ve çaresiz bir şekilde izlerken fia’ya yaklaşmasıyla ''Ona zarar verme…'' diye olabildiğince yüksek sesle konuşmuştu. Sonuçsa değişmemişti. Fia’ya bıçakla zarar verirken kızın çığlıkları hem üzülmesine hem de sevgilisine öfkelenmesine neden oldu. Onun acı çektiğini görmek, kız kardeşi yerine koyduğu perisinin zarar görmesi içinde tarifi imkansız duygulara neden olmuştu. Dişlerini sıkarak olayı izlerken fia’nın aniden yere düşmesiyle fia diye bağırdı endişeyle duydukları ise kanını dondurmuştu.

Tüm bedenini bir acı ve üzüntü kaplarken perisinin cansız bedenine anlamsız gözlerle baktı. Onu öldüren kişiye gözlerine diktiğinde sevgilisine karşı gözlerinden okunan şeyler öfke ve nefretten başka bir şey değildi. Leon’un kucağına oturup yaptıklarını öfke ve kıskançlıkla izlerken duydukları sinir sistemini alt üst etmişti. Sevgilisi başka bir erkeğin tadını övüyordu. İçinde oluşan iğrenme isteğini anlatacak kelimeleri bulamıyordu. Elise’in yalvarışlarını acı dolu gözlerle izlerken göz göze gelmişlerdi. Elise’e üzülüyordu çünkü tüm bunları yapan kişi onun kuzeniydi. Her bir hareketi sözü buradaki herkesi etkilese de en çok onu etkilediğini görebiliyordu. Onun için hiç düşünmeden canını verebilecek kadar çok değer verdiği,sevdiği kuzeni elise’i üzmek için elinden geleni yapıyordu. Bu kız için büyük bir yıkım olmalıydı. Leon’un metanetli tavrı ile sözleri takdire şayandı doğrusu… Ölümle burun burunayken bile sevgilisini düşünüyordu. Stacy’nin bir anda hedef değiştirmesiyle gözleri büyüdü. Kendi dünyasında büyük bir iç çöküş yaşarken gördüğü her şey onu daha da öfkelendiriyordu. Elise’in acı dolu çığlıklarıyla ''Stacy kes şunu hemen'' diye bağırdı ardından ''Lanet olsun görmüyor musun? şuan o çok değer verdiğin kuzenini kendi ellerinle öldürüyorsun buna pişman olacaksın'' diye ekledi. Kızın ağzından kan gelmeye başlamasıyla dehşetle ''Elise…'' dedi. Elise’in yere düşen bedeniyle birkaç dakika nefessiz kaldı.

Önce perisi şimdide değer verdiği bir arkadaşını kaybetmişti. Kendini berbat hissediyordu. Gözleri doldu. Erkekler ağlamaz sözü saçmalıktan başka bir şey değildi. Erkeklerde ağlardı. Özellikle onun için değerli iki kişiyi aynı gün kaybettiyse ama dante ağlamak yerine birkaç dakika dolu gözlerle iki ölü bedene baktı. Sonra gözlerini kapatıp derin bir nefes alıp hüzünle ''Kahretsin… Kahretsin….'' Diye mırıldandı. Duydukları ile gözlerini hızla açıp alev saçan gözlerini scarlett’a dikti. ''Kapa çeneni... lanet olsun. Aramızda öyle bir şey yoktu ne o ne de ben sana ihanet etmedik. Lanet… Elise’in leon’a aşık olduğunu göremeyecek kadar kör müydün? O sadece perisini seviyordu ve ona sadıktı. Bende sana aşıktım ve de sadık ama şu olanlardan sonra'' diyerek sustu. Sonra öfkeyle ''Perimi ve değer verdiğim bir arkadaşımı öldürdün. Bunlardan biri senin kuzenindi. O kız sadece senin iyiliğini düşünüyordu. Belki de ailenin hiçbir zaman düşünmediği kadar çok. Sense onu gözünü kırpmadan öldürdün. İnan bana kendine gelince bu yüzden kendini asla affetmeyeceksin ve seni teselli edecek bir sevgilin olmayacak yanında. Sen sevgilini fia’yı öldürdüğünde kaybettin'' dedi. Gözlerini yine ölü bedenlere dikti. Öfkeyle ''senden nefret ediyorum.'' Diye ekledi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Perş. Mayıs 30 2013, 21:18

Başından beri eylemlerini gerçekleştirirken onu durdurmak için kurulan hiç bir cümleye kulak asmamıştı. En çokta Dante’nin onu durdurma çabasına sessiz kalmıştı. Sorun sesliği sevmesi değildi, elbette. Kendini, kendi bildiği eğlence içinde kaybetmiş gibiydi. Kurbanlarının acı dolu çığlıkları onu hazdan haza sürüklerken aldığı zevki kelimelere dökmekte zorlanıyordu. Zaten tanımlamak gibi bir niyeti yoktu sadece zevk almak istiyordu. En büyük eğlencesi sanki kuzeni olacakmış gibi kızla ilgilenirken ne Dante ne de Leon’un sözleri onu durdurmaya yetmişti. Elise, acı içinde çığlıklar atarken Dante’nin sözleri ile bir an duraksadı. Küçük bir kahkahanın ardından onun gözlerine baktı.

“Düşündüğün kadar ona değer vermiyorum, Dante. Hele senin kadar hiç değil, aslında düşündüm de ona hiç değer vermiyorum. Değersiz şımarık bir kız hepsi bu.”

Bu konuşma ile işkencenin dozu biraz daha arttı. Çok geçmeden Elise’in cansız bedeni yere düşerken Dante’e doğru yürümeye başladı. Erkek, ise Elise’in cansız bedeni için tepki vermekte gecikmemişti. Her öfkeli kelime onu erkeğe çeken yegane şeydi. Öfkesi onu daha seksi kılarken şu an o bedenin altında çıplak kalmak istediğini fark etti. Ama şu an hala ilgilenmesi gereken bir çift vardı. Yine de kendine engel olamadan Dante’nin yanına hızlı bir şekilde giderek, bacaklarını iki yana sarkıtıp kucağına oturdu. Erkeğin nefret dolu gözlerine bakarken dudaklarına öpücükler kondurmaya başladı. Aynı anda eli bir süre bedeninde gezinirken öpücükleri yavaşça boynuna kayarken kulak memesini hafifçe ısırıp fısıldamaya başladı.

“En son benden nefret ettiğini söylediğinde seni içimde hissetmiştim. Üstelik çokta beğenmiştim, tatlım.”

Kucağından kalktıktan sonra perisi ve Rose'a ilerlemeye başladı. Peri kızından nefret ediyordu. Phin ile yalnızken daha iyilerdi. O kız hayatına girdiğinden beri perisi sadece o kızla ilgileniyordu. Aslında kıza bir nevi borçlu da hissediyordu, kendini. Phin onu böylesine bir boşlukta bırakmasa belki de Stacy olarak asla güçlenemeyecekti. Ama yine de iyi şeyler düşünmeyen karanlık benliği sadece zevk almak isterken, kız bir kurbandan farksızdı. Rose’un teninde ellerini gezdirirken Phin’in gözlerinin içine bakıyordu, henüz hiç bir şey yapmaya başlamıştı. Gücünü yavaşça kullanmaya başlarken kızın canı hafifçe yandığı için henüz ses çıkarmamıştı. Yüzünde sinsi bir gülümseme ile Phin’in gözlerinin içine bakmayı sürdürdü.

“Beni bu tatlı peri kızı için yeterince ihmal ettin, Phin.”

Elleri yavaşça gezinirken bu kez Rose’un karnındaki bebeği hedef almıştı. İçine çektiği yaşam enerjisi peri kızının ve bebeğin canını acıtırken bir üçüncü yaşam enerjisi hissetti. O anda fark ettiği şeyle şeytani gülümsemesini takındı.

“İkizleriniz olacağını bilmiyordum, Phin. Rose’un karnındaki iki farklı yaşam enerjisi hissediyorum.”

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Perş. Mayıs 30 2013, 22:02

Leon ve Elise’e teşekkür ettikten sonra mutluluğu daha da artmıştı. Phin’in elini sıkı sıkı tutup gülücükler saçarken Scarlett’ın gelişi ile kıza baktı. Onun Phin’in gözünde ne kadar değerli olduğunu biliyordu. Ofelya, onun için nasıl aileden biriyse, Scarlett’ta ailelerinden biriydi. Kıza bakıp gülümsedikten sadece bir kaç saniye sonra üzerine düşen halsizlik ile başı döndü. Ayakta kalmaya çalışırken yine bebek yüzünden bayılmak üzere olduğunu düşündü. Etrafındaki herkese göz atarken kendisine olanların aynısının olduğunu gördüğünde olanları kısa bir süre anlamaya çalıştı. Tek ayakta duran Scarlett’ın onu bir sandalyeye oturtması ile soru dolu bakışlarını kıza dikerken, kızın söyledikleri ile içinde oluşan endişeye engel olamadı. Onun gücünü biliyordu, daha önce sevdiği adam neredeyse bu güç yüzünden ölecekti. Üstelik her şeyi yanlış anlaması yüzünden onu neredeyse kaybedecekti. Kızın yaptıklarını çok normal bir şeymiş gibi anlatmaya başladıktan sonraysa her şey bir kabusa dönüşmüştü. Önce Jared ve Fia ile uğraşmıştı. Peri kızının öldüğü an gözlerinin dolduğunu hissetti. Hamilelik onu yeterince duygusal yapmıştı ve Fia’a birlikte geçirdikleri bir kaç günde gerçekten alışmıştı. Şimdi ise onu kaybetmişti. Scarlett, sıradaki kurbanları ile ilgilenirken bir anda sıranın kendine gelecek olması düşüncesi onu korkutmaya başlamıştı. Elbette buradaki hiç kimsenin zarar görmesini istemiyordu. Ama şu an en çok zarar görmesini istemediği kişi bebeğiydi. Sevdiği adam ile onların en değerli varlığı... Onu korumak istedi, büyüler denedi ama hiç biri bir işe yaramamıştı. Kızın, kuzenini bir çocuğun oyuncağını kırar gibi, öldürmesi onu hem daha çok endişelendirmiş hem de üzmüştü. Gözlerinden bir kaç damla yaş aktıktan sonra gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Şu an her şeyin gerçekten kabus olmasını dilerdi, uyandıkları zaman bitecek bir kabus. Ama gözünü kapatıp açtığında görüntü hala aynıydı, yani tüm bunlar gerçek.

Kız ellerini üzerinde gezdirdiğinde garip bir tiksinti hissetti ve ardından bir acı. Acı şimdilik dayanamayacağı kadar çok değildi. Bu yüzden sesini çıkarmadan derin nefesler almaya çalışarak sevdiği erkeğe baktı. Ondan güç almak ister gibi... Kızın kıskançlık dolu sözlerinden sonra acıdaki ani artışı hem bedeninde hem de karnında hissettiğinde yüzünü buruşturdu. Ama bir süre sonra acıyı sadece karnında hissettiğinde kızın asıl amacını fark etti.

“Scarlett lütfen bebeğime zarar verme lütfen...”

Konuşması acının artması ile kesildi. Acı dayanılmazdı, göz yaşları akmaya başlarken içindeki çaresizlikten nefret etti. Kızın kahkaha attıktan sonra söyledikleri ile gözlerinde bir şaşkınlık vardı. İkizler mi...


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Salı Haz. 04 2013, 23:34

Phin sihirbazının varlığından birkaç gündür rahatsız olmasının nedenini çözememişti. Göz göre göre durumunun her geçen gün daha da kötüye gidiyor olmasından olabilirdi tabi ama şu an gözlerinde tanımlamakta zorlandığı bir şey vardı. Tanıdık bir şey, daha önce kendinde de birkaç kes rastladığı bir şeydi. Adını bir türlü koyamıyordu bu durumun ve bu onu huzursuz ediyordu. Scarlett’ın gözlerine bakarken düşüncelerde boğulmuştu. Halsizlik bedenini sinsi bir hastalık gibi yavaşça ele geçirirken birkaç büyü yapmayı denediyse de başaramadı. Elise’in elindeki kadeh gözlerinin önünde yere düşüp parçalanırken kızla birkaç saniye göz göze geldi. Onunda aynı durumda olduğunu sendelemesinden anlarken aklına ilk gelen şey rose olmuştu. O tüm dikkatini sevdiği kadına verirken sihirbazı herkesi karşılıklı sandalyelere oturtmaya başlamıştı. Onun kendisini çekiştirmesine engel olamadı bile. Herkes gibi oda sandalyede sevgilisinin karşısında yerini alırken yeni bir büyü denemeye kalkıştı. Bu da sadece deneme aşamasında kalmıştı ne yazık ki çünkü düşünemeyecek kadar yorgundu. Yaptığı açıklamadan sonra olanları anlamaya çalıştı kısa bir süre başaramayınca da bundan vazgeçip olanları izlemeye başladı. Jared’ın kucağında fia’ya acımasızca işkence ederken gördüklerine inanmakta zorluk çekiyordu.

Tüm bunları yapan kişi gerçekten onun sihirbazı mıydı? Kardeşi yerine koyduğu, beraber harika vakit geçirdikleri ve genellikle çocukça davranan scarlett’ı mıydı?Eğer öyleyse bu korkunçtu. O ne zaman, nasıl bu hale gelmişti ve phin nasıl fark edememişti? Bu sorular aklını kurcalarken fia’nın cansız bedeni yere düştüğünde nutku tutuldu. Karşısındaki kişi onun sihirbazı scarlett olamazdı hayır bunu kabul etmiyordu. Belki daha önce de birilerini öldürmüştü ama o yanlışlıkla olan bir şeydi. Gücünü kontrol edememesinden kaynaklıydı. Bilerek ve isteyerek öldürmemişti kimseyi az öncesine kadar bu gerçek içini sıkıntıya boğarken onun leon’la ilgilenişini ifadesiz bir yüzle izledi. O an için hiçbir şey düşünemiyordu. Sadece o bakışlardaki tanıdık şeyin ne olduğu sorusu beyninde dönüyordu. Scarlett elise ile ilgilenirken merak ettiği sorunun cevabını da bulmuştu. Bu acımasızlık, öldürme isteği, gözlerinde gördüğü karanlık ve o gözlerinde görüp de anlamlandıramadığı şey tanıdıktı çünkü hepsini daha önce kendisinde görmüştü. Kuzeni daniel’ı acımasızca öldürdüğü ve her dakikasından zevk aldığı gece arabanın camında gördüğü kişinin gözlerinde vardı kendisini rahatsız eden duygular.Hedefinin rose olduğunu anladığında zar zor ''Yapma scarlett…" diyebildi. Duyduklarıyla dişlerini sıkarak sinirle ''Ben seni ihmal etmedim. Sen benden kaçmayı seçtin rose’un ikimiz arasında olanlarla hiçbir ilgisi yok" dedi Sevdiği kadının ağladığını görmek onu kahrederken ''Aramızdaki durumda bir suçlu bulup cezalandırmak istiyorsan bana işkence uygula hiçbir suçu olmayan sevgilime ya da doğacak bebeğimize değil." Dediğinde işittikleri şok olmasını sağlamıştı. İkizler mi?

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Çarş. Haz. 05 2013, 12:22

Rose ve Phin'in bebeğinin hiç düşünmeden yaşam enerjisini emmeye arar vermişti. Ölse bile umurunda olmazdı. Zaten anneleri hayatta olmayınca bebeğinde yaşama şansı kalmıyordu. Bebeğe odaklandıktan sadece saniyeler sonra hissettiği fazla sayı da enerji ile bebeklerin ikiz olduğunu anladı. Perisinin tıpkı ikiz kardeşi ve kendi gibi ikizleri olacaktı. Aslında olmayacaktı. Çünkü onların yaşam haklarını ellerinden almakta kararlıydı. Ne Rose'un haykırışları ne de Phin buna engel olabilirdi. Ama fark ettiği bir şey ile kahkahasına engel olamadı. Genç çiftin ikizlerden haberi bile yoktu. Phin'in son sözlerine sadece gülümsedi. Demek sevdiği kadın yerine ona işkence etmeliydi. Ne kadar da tatlı diye içinden geçirmeden edemedi. Sonra ise artık Rose'un nefes almasının rahatsız ve sıkıcı olduğuna karar verdiği için kızı acılar içinde bırakarak çığlıkları arasında yok etti. Kız kendinden geçerken çok az atan nabzını hissettiğinde gücü çekti. Herkes onları öldü zannederken kurbanlarının can çekişiyor olmasına gerçekten bayılıyordu. Yeniden perisinin kucağına yerleştiğinde gözlerinin içine baktı.

"Artık sorun kalması Phin. Aramızdaki engel ortadan kalktığında göre sen sadece benimsin"

Perisinin karşı çıkan hal ve hareketlerinden sonra ondan da sıkıldığını hissetti. Gözleri asıl arzuladığı erkek ile kesiştiğinde dudaklarını Phin'in dudaklarına yaklaştırarak derin bir nefes aldı. Aldığı nefes Phin'in yaşaması için gerekli olan havayı kendi içine çekerken onun ciğerlerini nefes alamayacak hale getirdi. Çok geçmeden perisi kendinden geçmişti. Etrafına şöyle bir bakmıştı da hala uyanık olan Dante dışında hiç kimse olmasın diye o dışında herkesin enerjisini biraz daha emdi. Sonrasında ise Dante'e yaklaşarak güçsüz bedenini üst kata çıkardı. Onu yatağa yatırdıktan sonra üzerindeki her şeyi tek tek çıkarmaya başladı. Acele ediyordu, bir an önce onu çıplak görmesi gerekiyordu. Erkeğin bedenini üzerine çıktığında üzerindeki elbiseyi çıkardı sadece dudakları dudaklarına yaklaşırken konuşmaya başladı.

"Benden nefret ettiğini görebiliyorum, Dante. Ama böyle çok seksi oluyorsun ve sana sahip olmak istiyorum."

Konuşmasından sonra dudaklarına kapandı Elleri bedeninde gezerken kalçasını arsızca onun erkekliğin sürtüyordu. Dudaklarını tutkuyla öpüp emmeyi sürdürürken ona hareket etmesi için bir miktar enerji verdi. Ona karşı koymasını istemiyordu. Ama gerekirse ona zorla da sahip olurdu.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 30

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Perş. Haz. 06 2013, 17:26

Dante gördüklerine inanamıyordu bir türlü sanki bunların hepsi bir kabustu ve birazdan uyanacak gibiydi. Sevgilisi kendisine işkence etmese de canı hiç acımadığı kadar acıyordu. Gördüğü her şey aşık olduğu kadından biraz daha uzaklaşıp nefret etmesini sağlarken değer verdiği iki kişiyi kaybetmenin üzüntüsü vücudunu ele geçirmişti. Öfkesi gittikçe daha da artarken hiçbir şeyin onu durduramayacağının bilincinde olarak sessiz kaldı. Onun için önemli olan iki kişinin ölmesini konuşarak engelleyememişti. Açıkçası diğerleri çokta umurunda değildi. Olacakları kabullenmiş kırgın,kızgın,üzgün ama en çokta öfkeli bir şekilde sıranın kendisine gelmesini bekliyordu. Ölmek belki de tek çözümdü içinde bulunduğu duruma. Beyni çalışmayı durdurmuştu. Tüm anıları tek tek gözlerinin önünden silinmişti. Şimdi tek hatırlayabildiği az önceki scarlett’ın kanlı eğlencesiydi. Kuzenini hiç acımadan katlettiği zamanlar, fia’nın üzerinde bıçakla çizilmiş harfler, ikisinin çığlıkları haricinde bir şey görmüyordu. Onun için zaman o zamanda durmuş gibiydi hep aynı anı yaşıyordu ve bu berbat bir şeydi. Kız kucağına oturduğunda ona öfkeli gözlerle baktı. Scarlett’a nefretle bakarken dudaklarına kondurulan öpücüklerle derin bir nefes aldı. Yaptıkları tahrik edici olsa da çok fazla uyarılmamıştı. Psikolojisi uygun değildi ayartılmaya söyledikleri katı bakışlarından hiçbir şey değiştirmezken ona cevap verme gereği bile duymadı.

Peri kızına yaptıklarını son derece hissiz bir şekilde izlerken hiçbir suçu olmayan iki bebeği öldürdüğü için ondan daha da nefret etti. Ona en yakın ikinci kişiyi yani phin’i, perisini acımadan katlederken boş gözlerle onları izledi. Hala bilinci açık olanları da bayılttıktan ya da öldürdükten sonra sıra kendisine gelmişti. Vakur bir şekilde kendine olacakları bekledi. Korkmuyordu hayır ne çekeceği acıdan ne de ölmekten korkmuyordu. Ölmek kulağa kötü gelmiyordu. Onun kendisini sandalyeden kaldırıp yönlendirmesine engel olamadı. Üst kata çıkıp odalardan birine girdiklerinde orada ne aradıklarını sormadı. Merakta etmiyordu. Olabilecek her şeyi kabullenmiş en kötü senaryolara kendini hazırlamıştı. Yatağa yatırılmasına tepki göstermedi.

Üzerinden kıyafetler çıkarken ne yapmaya çalıştığını düşünüyordu. Onun üzerindeki kıyafeti de çıkarmasıyla alayla kahkaha atmak istedi. Gerçekten ona tüm olanlardan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranıp onunla yatacağını düşünmüyordu değil mi? Dudaklarında hissettiği dudaklarla tamda bunu düşündüğünü anladı. Öpücüğüne cevap vermedi. Elleri bedeninde gezinirken ve kalçaları erkekliğine tahrik eden bir baskı uygularken dişlerini sinirle sıktı. Bu hareketlerden hala etkilenen bedenine ve scarlett’aydı öfkesi… Hareket edecek kadar kendini iyi hissettiğinde kızı üzerinden yatağa atıp doğruldu. Gözlerini onun gözlerine dikerek '' Tüm yaptıklarına rağmen hiçbir şey olmamış gibi davranıp seninle yatacağımı sanıyorsan aldanıyorsun. O yüzden hemen işkence ya da öldürme faslına geçebilirsin.'' Dedi öfkeyle.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Perş. Haz. 06 2013, 20:44

Tüm gösteri bittiğinde geriye sadece ikizinin aşık olduğu harika erkek kalmıştı. Ona ise işkence etmek istemiyordu. Gece boyunca her bir erkeğin tadına bakmıştı. Tenlerinin tadını iyi biliyordu, ama hiç biri onu Dante kadar etkilemeyi başaramıyordu. Bunun nedenini hala çözmüş değildi. Arsız bedeni ona sahip olacak bir erkek beklerken, her seferinde karşısına çıkan her erkeği yatağa atabileceğini düşünmüştü. Böyle düşündüğünde Dante'i aslında arzu etmemesi gerekmiyor muydu? Karşısına çıkan her erkeği kölesi haline getirebilecek bir dişi şeytan olarak durumun bu olması gerekiyordu. Ama işte gerçek bu değildi. Şu an bedeni deli gibi Dante'nin ona sahip olmasını bekliyordu. Onu üst kata çıkartırken aklında sadece onu çıplak görmek vardı. Sırf bu yüzden onu yatağa yatırdıktan hemen sonra soymaya başladı. Hemen ardından ise erkekliğinin üzerinde istediği dudaklara kapandı. Onu, öperken tahrik etmek istiyordu. Dante, öpücüğe karşılık vermiyor olsa da istediği o tatlı dudakları öpmeyi bir saniye için bile bırakmadı. Hatta bir süre sonra alt dudağını ağzının içine alarak emmeye başladı. Kalçasını ise yaramaz bir kız gibi sallayarak ona sürtüyordu. Dante, hareketlenmeye başladığı anda başını kaldırarak onun gözlerine baktı. Orada hala görünen öfkesi onu daha çok arzulamasını sağlıyordu. Dante onu üzerinden atar atmaz başını yatağa koyup bedenini gerdi. Üzerindeki siyah iç çamaşırlarının içinde harika göründüğünü biliyordu. Erkeğin sözlerinden sonra şehvetli bir kahkaha attı.

"Aldanmak ya da değil Dante. Ortada bir gerçek var ki o da birazdan beraber olacağımız. Sen istesen de istemezsen de."

Son sözlerinde ne kadar kararlı olduğunu göstermek istercesine erkeği yeniden altına aldı. Ne kadar inatçı olduğunu biliyordu. Ama hiç bir erkek tahrik edildikten sonra karşısındaki dişiye hayır diyemezdi. Dudaklarını, öperek emmeye başladığında kalçası yeniden erkekliğinin üzerindeki yerini almıştı. Başını hafifçe geri çektiğinde gözlerinde belli olan tek şey tutkuydu ve erkeğe olan arzu.

"Sana işkence etmek değil, sadece sahip olmak istiyorum Dante"

Konuşması ile dudaklarına yeniden kapandığında önce sutyeni çıktı ve hemen ardından altındaki çamaşır. Açıkta kalan göğüslerini erkeğin göğsüne bastırıp dudaklarını emmeye başladı. Kadınlığı ise Dante'nin söylediği her şeye rağmen uyarılmış erkekliğine sürtüyordu.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 30

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Cuma Haz. 07 2013, 15:42

Dante öfkeyle burnundan soluyordu. Kızgındı… Her şeyi bir çırpıda mahveden sevgilisine ondan nefret etmesini sağladığı ve içindeki aşkı öldürdüğü için kızgındı. Değer verdiği iki kişiyi hiç acımadan öldürdüğü için, böyle güzel bir günü mahvettiği için öfkeliydi. Sinirle saçlarını karıştırıp yatakta gayet rahat yatarak hiçbir şey olmamış gibi davranan sevgilisine buz gibi bakışlarını çevirdi. Siyah iç çamaşırları içerisinde seksi bedenini germesiyle derin bir nefes aldı. Bu şekilde onu baştan çıkarmayı başarabileceğini sanıyorsa yanılıyordu. Gözlerinin önünde istediği kadar çıplak durabilirdi. Dokunup, dudaklarını üzerinde gezdirmediği sürece sorun yoktu. Kızın kahkahası dişlerini tüm gücüyle sıkarak ellerini yumruk yapmasını sağladı. Kendini bir anda onun altında bulduğunda sesli bir küfür savurdu. Ona karşı koyamayacak kadar halsiz olduğu için sinirleri hat safhadaydı. Erkekliğinin üzerinde hissettiği kadınlığıyla beraber dudaklarının üzerindeki dudaklar tüm olanlara rağmen onu tahrik ediyordu. Elinden geldiğince kendini sıkmaya, karşılık vermemeye çalıştı. Bu durum sabrını fazlasıyla zorluyordu. Son sözlerden sonra dayanamayacağını hissederek onu sertçe altına aldı. Bakışları soğuk, sesi buz gibiydi.

'' İstediğin gibi olsun''

Dudaklarına kapanmadan önce çok kısa konuşmuştu. Öpücükleri onun canını acıtacak kadar sert donuşları hissiz ve can yakıcıydı. Tamamen içindeki erkeğin yönetiminde hareket ediyordu. Nasıl olduğu önemli değildi sonuçta ona istediğini veriyordu. Dudakları önce dudaklarını ardından boynunu can yakıcı bir şekilde öperek göğüslerine indi. Elleri ise kalçalarını ve bacaklarını haşince okşuyordu. Dante göğüslerine her zamanki gibi nazik bir aşık gibi davranmak yerine duygusuz ve sert bir şekilde onları ısırıp okşadı. Dudakları daha aşağılara kayarken bir eli kadınlığını diğer eli kalçalarını okşuyordu. Dudakları tekrar dudaklarıyla buluştuğunda bileklerini yatağa canını acıtacak bir şekilde sabitlemişti. Kızın dudaklarını acımasızca sömürüp emerken bacakları arasındaki yerine yerleşip sert bir itişle içine girdi. Hareketleri hızlı vuruşları acımasızdı. O an yaklaştığında hareketleri daha da hızlandı. O muhteşem an gelip bedeni rahatladığında kendini yatağa atıp gözlerini kapadı. Hiçbir şey söyleme gereği duymadan nefesini düzenlemekle uğraşıyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 26
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Mutlu Başlayan Felaket   Cuma Haz. 07 2013, 16:28

Dante'nin daha ne kadar dayanabileceğini bilmiyordu. Yatakta gerinirken sesli bir şekilde ettiği küfürleri anımsayarak gülümsedi. İstediği şeyi almakta kararlı bir kadın gibi davranıyordu. Çıplak bedenini onun tenine sürterek onu tahrik diyordu. Eğer karşılık vermeye başlamazsa onu zorla içine alacağını çok iyi biliyordu. Ama aynı şekilde Dante'nin beden kontrolünü geçen her saniye de biraz daha kaybettiğini biliyordu. Sertliği giderek daha fazla hissederken sinirden sıkmış olduğu dudaklarını öptü. Sonunda kendini Dante'nin altında bulduğunda ona oldukça seksi görünen soğuk bakışlara dikti gözlerini... Ardından ise içini titreten buz gibi sesini duyduğunda şehvetli bir kahkaha attı.

"Sonunda anlaşabildiğimize sevindim, seksi şey."

Dudaklarına kapanana dudaklar ile onu öpmeye başladı. Elleriyle bedenini sararak onu kendine daha fazla bastırıyordu. Bedeninde hissettiği tüm dokunuş ve öpücükler oldukça sertti. Dante, canını yakmak istiyordu ve bunu da başarıyordu. Ama aynı zamanda müthiş bir zevk aldığını da hissediyordu. Çok kısa bir süre de zevkten altında inlemeye başlamıştı. Bedeninde ısırıklar ile Dante hareketlerini sürdürürken kendini tamamen onun kontrolüne bıraktı. Zaten bilekleri sabitlenmişken hareket etmek oldukça zordu. Onun gibi bir kontrol manyağı kendini başka birine bırakmaya pek niyetli olmasa da kendini erkeğe teslim etmişti. Aldığı zevk ise bu değer olduğunu gösteriyordu. Sonunda onu içinde hissettiğinde bir zevk çığlığı döküldü dudaklarından. Onu içinde hissetmenin zevkini sonuna dek yaşarken sonunda bedeni rahatladığında derin bir nefes aldı. Oldukça tatmin olmuştu. Aslında ilk kez böylesine tatmin olduğunu hissediyordu. Bedeninin neden onu deli gibi arzuladığı ortadaydı. Dante kenara geçip derin nefesler alırken yeniden onun üzerine çıktı ve dudaklarına tutkulu bir öpücük kondurdu.

"Harikaydın, Dante. Seni neden böylesine arzu ettiğimi şimdi daha iyi anlıyorum. Her neyse artık eğlence sona erdi."

Üzerini giyinmek için yataktan kalktığında hızla kıyafetlerini giydi. Giyinik bir şekilde yeniden Dante'nin üzerine uzandı ve dudaklarını öperken emdiği yaşam enerjisi ile onu kendinden geçirdi. Dante'nin ölmeyeceği bir gerçekti, diğerlerine ise ne olduğu ise umurunda bile değildi. Dante'nin üzerini çarşaf ile örtüp göğsünü açıkta bıraktı. Başını tadını sevdiği erkeğin göğsüne koyarak gözlerini kapattı. Bugün yaptıklarının sonucunda bu evden kaç kişinin sağ çıkacağını gerçekten merak ediyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Mutlu Başlayan Felaket
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Lenoir Malikanesi :: Büyük Salon-
Buraya geçin: