AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Hayal Mi Gerçek Mi?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Hayal Mi Gerçek Mi?   Cuma Mayıs 17 2013, 12:28

Dans, büyülü bir gecenin sonlanması için iyi bir seçenekti. Daphne pek dans etmeyi beceremese de Colin’in teklifini geri çevirmeyip onun uzattığı eli tuttu. Ayağa kalkıp dans pistine ilerlemişler ve en sonunda da dans etmeye başlamışlardı. Adımlarını Colin’e uydurmaya çalışıyordu. Dans edememesi içinde ritmin olmadığı anlamına gelmiyordu. İstese hemen öğrenebilirdi dans etmeyi. Bu nedenle de önce Colin’in adımlarını dikkatle izlemişti ve sonradan ise kendini ona teslim ederek öğrenmiş olduğu adımları izlemeye başlamıştı. Gerçi başı da dönmeye başlamıştı yavaştan. Sonuçta ilk defa içki içmişti ve kaç kadeh içtiğini de hatırlamıyordu. Ama kaç kadeh içmişse artık sarhoş olduğunu hissetmişti. Bir süre dans ettikten sonra Colin’e artık gitmek istediğini söyledi ve birlikte, Colin hesabı ödedikten sonra asansöre doğru ilerlediler. Daphne kendinden geçmiş bir şekilde zor ayakta duruyordu. Bu yüzden istemeyerek de olsa Colin’in koluna girdi ve ondan güç alarak ayakta durmaya çalıştı. Uzun zamandır bir erkekle buluşmamıştı. Tabiki de o büyük olaydan sonra. Hala Andrew’u unutamamıştı; ama hayatına da bir şekilde devam etmesi gerekiyordu. Yoksa hep onun acısını kalbinde yaşayarak gözyaşı dökemezdi. Zaten gerçekleştirmesi gereken bir hedef vardı ve o zamana kadar da Andrew’u aklının uzak bir noktasına yerleştirmeliydi. Diğer türlü Andrew’un acısı onu zayıf düşürüyordu. Sürekli onu düşünmek ağlamasına ve vücudunun da yorulmasına neden oluyordu. Bu yüzden Colin ile iddiaya girmesinin tek nedeni de kazanacağını bilmek ve Andrew’u bir nebzede olsun aklından uzaklaştırmaktı.

Colin’in dansta söylediği sözler Daphne’yi biraz düşündürmüştü. O sözleri düşünmek şimdi aklına geliyordu. Neler olacağını sormaya fırsat kalmadan Colin’in dudaklarına kapanmasıyla aklındaki soru da cevaplandırılmış oldu. Fakat buna izin veremezdi. Henüz birinin onu öpmesini kaldıramazdı. En azından bu kadar hızlı davranılmasına alışkın değildi. Şaşkındı hem de çok. Aynı zamanda da sinirliydi. Onu geri itmeye çalışıyordu; fakat Colin buna izin vermiyordu. Daphne’den çok daha fazla kuvvetliydi. Bu durum, ne zaman kadar devam edecek diye düşünürken asansör kapısının açılmasıyla Colin onu öpmeyi bırakmıştı; fakat Daphne’yi bırakmaya niyeti yoktu anlaşılan. Daphne bileğinin sıkı kavranıp bedeninin sürüklenmesiyle şaşırmanın doruğuna çıkmıştı. Colin’e karşı koymaya çalışıyordu. Yine de bu karşı koymaların pek bir faydasını görememişti maalesef.

“Ne yapmaya çalışıyorsun Colin? Bırak kolumu! Nereye götürüyorsun beni?”

Bedeni sürüklenirken bu soruları sorabilmişti. Bir odanın önüne geldiklerinde ise Daphne’nin gözleri büyümüştü. Yoksa Colin düşündüğü şeyi mi yapacaktı? Buna izin veremezdi. En azından Daphne’nin hazır hissetmesi gerekiyordu kendini. Ama şimdi önce kibar bir beyefendi gibi davranan kişinin yerine arzulu, tutkulu ve istediğini almak için her şeyi yapacak biri duruyordu. Hem de rızası olmadan ona sahip olacak biri. Kapının kilitlenmesi ise sinirlerini iyice germişti. Hem de korkusu iki kat daha artmıştı. Hızla geniş yatağa itilen bedeni sarsılırken Colin’in üzerine çıkmasıyla korkusu gittikçe artıyordu. Dudaklarına kapanan Colin’in yumuşak dudakları nefesini kesse de bu gece bekaretini kaybetmek istemiyordu. Colin’den kurtulmaya çalışsa da o, buna izin vermiyordu. Ellerini Colin’den kurtardıktan sonra bu sefer daha sert Colin’in göğsünü ittirdi.

“Neden bunu bana yapıyorsun?”


Sesi ağlamaklıydı. Konuşurken de fısıltıyla konuşmuştu.


En son Daphne Warner tarafından Çarş. Mayıs 29 2013, 14:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Hayal Mi Gerçek Mi?   Paz Mayıs 19 2013, 00:39

Geceye farklı bir şekilde devam edeceğiz... Böyle söylemişti kıza dans sırasında... Aklında bin bir türlü düşünce ile... Bu dakikadan itibaren hiç bir şey başladıkları gibi olmayacaktı. İyi çocuk olmayı bırakacak ve yeniden eski kimliğine bürünecekti. Dansın sonlarına doğru isteğini gerçekleştirmek üzere bir kaç şey yapmıştı. Kızın sarhoş bedeni ise sadece işini biraz daha kolaylaştırıyordu, hepsi bu. Kızla asansöre bindikten sonra gecenin başından beri merak ettiği dudakların tadına bakmıştı. Kızın tadı hoşuna gittiği için öpücük giderek daha derinleşirken onu öpmeyi asansör durana dek sürmüştü. Asansör durduktan sonra asık bir suratla kızın bileğini kavrayıp aslında olmak istedikleri yere odaya götürürken kızın çırpınışları onu durdurmamıştı. Kızın elinden kurtulmaması için daha sıkı tutarken kızın sözlerine sadece gülümsedi. Korkutucu gülümsemesi yüzüne yerleşirken konuştu.

"Daha fazla eğlenebileceğimiz bir yere gidiyoruz, güzelim."

Konuşması odanın önünde son bulduğunda kızla odaya girip kapıyı kilitlemişti. Vakit kaybetmeyi sevmediği için Daphne'i hızla yatağa iterken onu bedeninin altına aldı. Asansörde ona göre çok kısa gelen öpücükle tadını öğrendiği dudaklara kapandı. Kızın çırpınışları ona garip bir haz verirken kızı öpmeyi bir saniye bile bırakmadı. Ama sonrasında nefes almak için geri çekildiğinde kızın onu itmesiyle biraz daha geriledi. Kızın korku dolu bakışlarına bakarken bedenine akan korkusu daha da güçlenmesini sağlıyordu. İçindeki karanlığı hiç bu şekilde beslememişti, ama şimdi karşısındaki bu ürkek yürek onu besleyen ana besin maddesiydi. Kızın sözlerinden sonra yüzündeki gülümseme biraz daha büyüdü. Derin bir nefes alırken içindeki karanlık taraf biraz daha kendini belli ederken kızın sorusu kafasında bir soru işareti oluşturdu. Evet bunu neden yapıyordu? Kıza onu yendiği için bir ders vermek için mi yoksa kafasını bir türlü rahat bırakmayan o kızı unutma içi mi? Buna karar vermek zordu. Şu an bildiği tek şey kızın tadının harika olduğuydu ve geri çekilmek gibi bir düşüncesi olmadığı için kıza yeniden yaklaştı. Kızın çırpınışlarını tam olarak göz ardı etmiş sayılmazdı. Daha önce hiç bir kıza zorla da sahip olmamıştı. Buna rağmen kendi ukala düşüncesi içinde kızı kendisi için hazırlayabilirdi.

" Sadece bu geceyi daha eğlenceli ve unutulmaz kılmaya çalışıyorum, Daphne. İnan bana hoşuna gidecek..."

Konuşmasından sonra kızın yanağını yavaşça okşamaya başladı. Sevdi dolu bir erkeğin dokunuşuna benziyordu, ama aslında durum bu değildi. Kızın yüzüne yavaşça yaklaşırken dudaklarını yavaşça öpmeye başladı. Hala tutkuluydu ama tek bir farkla kızın karşılık vermesini bekliyordu. Ama elleri o kadar sabırlı değildi. Kızın dudaklarının tadını çıkarırken elleri bedeninde yavaşça gezinmeye başlamıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Hayal Mi Gerçek Mi?   Paz Mayıs 19 2013, 16:42

Bu gece istediğini almıştı. İyi bir film ve güzel bir yemeğin ardından bir de dans etmişlerdi. Üstelik Daphne sarhoştu. Bu güzel gecenin burada sonlandığını düşünürken Colin’in asansöre bindiklerinde dudaklarını kapanması aklında soru işaretleri bırakmıştı. Bu çocuğun derdi neydi? Daphne’yi durduk yerde neden öpmeye başlamıştı? Sonuçta güzel bir gece geçirmişlerdi değil mi? İddiadaki her şey yerine getirilmişti. Bu sürpriz de neyin nesiydi? Yoksa Colin’in baştan beri planı bu muydu? Daphne’yi tavlamak mı istiyordu yoksa bu dudakların tadına bakmak mıydı derdi sadece? Bütün bunlar kafasını karıştırıyordu. Sadece bu da değildi sorun, ayrıca hem sinirli hem de şaşkındı. Colin’den kurtulmaya çalışmasına rağmen başarılı olduğu söylenemezdi. Colin oldukça güçlüydü ve Daphne sportmen biri olsa da Colin’den kurtulamıyordu işte. Asansörden çıktıklarında da Colin onu, kolundan sıkıca tutup bir odanın önüne getirmişti. Bu odanın anlamı gayet açıktı. Colin ona sahip olmak istiyordu. Zaten bunu anlamamak için aptal olmak gerekirdi. Odaya girdiklerinde Daphne hem yatağa itilmişti hem de kapı kilitlenmişti. Bu odadan tek çıkış noktası da elinden almıştı. Colin ona sahip olamdan bir şeyler yapması gerekiyordu; ama buna fırsat bulamadan Colin üstüne çıkıp tekrar dudaklarına kapanmıştı bile.

Çırpınışlarına devam ediyordu. Ellerini Colin’den kurtardıktan sonra göğsünü sert itmişti ve soluksuz kalan nefesini düzene soktuktan sonra ağlamaklı sesiyle konuşmuştu. Colin’in konuşmasını dinledikten sonra ise olacakların kesinleştiği aşikardı. Daphne için farklı bir gece olduğu su götürmez bir gerçekti. Colin için ise sıradan gecelerinden biriydi büyük ihtimal. Hoşuna gitme kısmına gelince zorla bir birlikteliğe karşıydı. Kendi rızası olduğunda ve sevdiği bir erkek karşısına çıktığında bekaretini kaybetmeyi düşünüyordu; ama şimdi istemeye istemeye her şey mahvolacaktı. İnsanların yüzüne nasıl bakacaktı? Utançtan kızaran yüzünü Colin’den saklamaya çalışıyordu. Kendisinin Colin tarafından zayıf bir karakter olarak algılanmasını istemiyordu. Gerçi gözlerinden akan birkaç damla gözyaşıyla duygusallığını ilan etmişti; ama yine de akan gözyaşlarını hemen silerek kaşlarını çatmıştı. Yavaşça okşanan yanağı ve ardından bu sefer Colin’in dudaklarını yavaşça öpmesi onu daha da şaşırtmıştı. Az önceki halinden eser yoktu. Acaba hatasını anlamış ve Daphne’yi serbest mi bırakacaktı? Dakikalar geçmesine rağmen öpüşme sonlanmıyordu. Aslında Colin iyi öpüşüyordu ve kalbi de uyarıyordu Daphne’yi karşılık vermesi konusunda. İnatçı bir kız olduğundan karşılık vermemekte diretiyordu. Fakat diğer yandan kendini de zor tutuyordu. Colin’in dudaklarının tadına varmayı Daphne de istiyordu. Kararında birkaç gidiş gelişin ardından daha fazla dayanamayıp en sonunda Daphne’de karşılık vermeye başlamıştı.


En son Daphne Warner tarafından Çarş. Mayıs 29 2013, 14:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Hayal Mi Gerçek Mi?   Cuma Mayıs 24 2013, 13:14

Kızın çırpınışlarını göz ardı edip etmeme konusunda kararsızdı. Evet daha önce hiç bir kıza zorla sahip olmamıştı. Yatağına aldığı ya da yatağına girdiği her ateşli beden ona karşılık vermişti. Bu ilişki bir nevi alışverişe benziyordu. O kızlardan tatmin olurken, o da kızla memnun ediyordu. Hatta Isabel’e bile zorla sahip olmamıştı. Onu ilk öpüşü zoraki olsa da kızı baştan çıkartarak ona ait olmasını sağlamıştı. Bir anda bu düşünce beyninde yankılandı, o Isabel’i kendine ait kılmıştı. Neden şu an bir başka bedenin üzerindeyken o kız aklına geliyordu. Derin bir nefes alarak içindeki karanlığa biraz daha tutundu. Bu ise Daphne için iyi olmamıştı. Kızın gücünü emerken öpücük giderek vahşileşmişti. Ama sonrasında kızlarla arasındaki gerçek onu engellemiş ve kızı kendisi için hazırlamaya karar vermişti.

Daphne, hakkında yemek sırasında oldukça bilgi sahibi olmuştu. Erkekler konusunda nasıl olduğunu tam olarak kestiremiyor olsa da utangaç olduğuna karar vermişti. Bu ise kızı aslında daha çekici kılıyordu. Bir sürü erkekle yatmış bir kızın verdiği zevk ile masum bir kızın verdiği zevk kesinlikle aynı değildi. Bunu daha önce test etmişti. Belki de Daphne’i şu an istemesinin nedeni de buydu. Bu kıza sahip olup diğer kızdan tamamen kurtulmak... Dokunuşları sevgi dolu bir erkeğin dokunuşlarına benzerken kızın bedenini bir süre keşfetti. Dudakları hala dudaklarını yumuşak bir şekilde öpüyor, kızı adeta kendisi ile olmaya davet ediyordu. Oldukça baştan çıkarıcı öpücüğü hissettiği dudakların tadı ile adeta mükemmel bir haza dönüşürken sonunda istediği şeyi elde etmişti. Kız onu öpmeye başladığı ilk anda masum öpücükler yerini tutkulu bir öpüşmeye bıraktı. Dili kızın ağzının derinlerinde dolaşırken elleri vücudunun daha fazla yerinde geziyordu. Elleri kızın kalçalarında buluştuğunda eteği yukarı kaldırıp kalçalarını okşamaya başladı. Kızın ateşli dudaklarından, dudaklarını çektiğinde öpücükleri yavaşça boynuna kaydı önce ellerinden biri kalçasından uzaklaşıp kızın elbisesini aşağı doğru indirerek göğüslerini açıkta bıraktı. Öpücükleri kızın yeni yeni açık kalmaya başlamış bedeninde gezerken bedenini kızın bedenine daha fazla bastırdı. Geçen her saniye kendini biraz daha kaybederek, kıza sahip olmayı isteği artarken kızı çıplak görme ihtiyacı doruğa ulaşmıştı. Bu his ile birlikte hiç uğraşmadan kızın elbiselerini parçalara ayırdı. Kız iç çamaşırları üzerinde ona özel hazırlanmış bir ziyafet gibi görünürken elleri kızın her yerinde dolaşıyordu. Kızın göğüslerini çıplak bıraktığında bir tanesini ağzına alarak emerken diğerini okşamaya başladı. Boşta kalan eli kalçasından kadınlığına ilerlerken onu da okşadığında Daphne’nin inlemeleri onu deli etmeye başlamıştı. Kıza sahip olma isteği hat safhaya ulaştığında kızın yeniden gözlerinin içine bakmaya başladı.

“Birazdan benim olacaksın güzellik. Buna hazır mısın?”

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Hayal Mi Gerçek Mi?   Perş. Haz. 27 2013, 10:15

İlk birliktelik ve bu yolda yaşadığı korku... Kendini buna hazır hissettiği vakit bekaretini kaybetmeyi planlıyordu. Belki de hiç kaybetmeyecekti ta ki bu geceye kadar. Hala bir çocuktu. Körpe bedeni açılmamış bir goncaydı. Sevdiği erkek tarafından açılmayı bekleyen sürpriz bir hediyeydi. Ya da diğer bir deyişle gün yüzüne çıkmamış bir inci. Hepsi de aynı noktada buluşuyorlardı. Bu yolda yaşadığı korkuyu daha önce hiçbir yerde yaşamadığını biliyordu. Aslında korkunun yanında biraz da arzu ve yaşamadığı bir deneyim. Tutkulu bir öpüşme miydi istediği yoksa seven bir erkeğin yumuşak dokunuşları mı? Bunu düşünmek için henüz çok erkendi. Daphne daha yolun başındaydı ve bu hayat denen acımasız, dikenli ve uzun yolda da düşe kalka ilerleyerek hayattan neler istediğine dair birkaç ipucu yaklayacaktı.

Colin'in öpücüğüne kendisine göre sonsuz gelen bir zaman diliminden sonra Daphne de karşılık vermeye başlamıştı. Bu ilk birlikteliğinde ne yapacağını dahi bilmeyen bir kız bu durumu nasıl atlatacaktı? Bu sorusunun cevabı ise bariz belliydi. Colin'den kaçamayacağına göre bu durumdan zevk almanın bir çaresini bulacaktı. Hatta Colin bu işin ehli olduğuna göre adımlarını ona göre ayarlayacaktı. Daphne de Colin'in yaptığı gibi ellerini üstündeki bedende gezdiriyordu. Colin'in vücuduna hafif dokunuşlarda bulunuyordu. Ne kadar başarılı olduğu muammaydı; fakat madem yeni şeyleri keşfetme zamanıydı o zaman Daphne de bu fırsatı değerlendirecekti. Colin'in dokunuşlarıyla vücudu uyarılırken sesine hakim olamayarak hafif bir inilti çıktı dudaklarından. Önce elbisesinin bir kısmı açılmış, daha sonra ise Colin tarafından elbiseleri parçalanmıştı. Yaşadığı utanç yanaklarının kızarmasına neden olmuştu. İk defa bir erkek vücuduna bakıyordu. Eğer Colin üstünde olmasaydı elinden geldiğince üstünü kapatmaya çalışırdı. Hiç olmazsa üstünde iç çamaşırlarım var diye düşünürken aniden göğüslerinin açıkta kalmasıyla yanakları daha da kızardı. Fakat Colin'in kadınlığını okşamasıyla inlemeleri daha da arttı ve artık kendine bile itiraf etmeye korktuğu an gelmişti. Colin'in vücudunu tamamen ele geçirmesini stiyordu. Bu ani değişim onu şaşırtırken içindeki karanlığın böylesine bir zevki tadınca nasıl keyifleneceğini düşünmeden de edemedi. Colin'in sorusuyla karanlık tarafını bastırmayı başarmıştı.

"İlk tecrübemi seninle yaşayacağım ama bir gerçek var ki o da şu an aşırı derecede korkuyor olmam. Canımın yanmasından çok korkuyorum. Ama diğer yandan eğer bana sahip olacaksan şartları eşitlememiz lazım."

Şartları geeçekten de eşitlemek istiyordu. Colin'in altından zoraki de olsa sıyrılarak Colin'in üstüne çıktı. Tüm gücüyle kıyafetlerine asılarak önce tişörtünü sonra da pantolonunu parçalara ayırdı. İşte şimdi herşey tamamdı. Daphe diğer kızlardam farklı olarak durumları eşitlemeye bayılırdı. Artık ikisi de bu odadan kolay kolay çıkamayacaktı en azından yeni kıyafetleri gelene kadar. Yüzüne sini bir gülümseme yerleştirerek Colin'in bir sonraki adımını beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Hayal Mi Gerçek Mi?   Perş. Haz. 27 2013, 23:09

Kızla yakından ilgilenirken onun hem korkusunu hemde tutkusu hissediyordu. Bu korkunun nedenini ise henüz anlamış değildi. Ama konu her ne ise kızın korkusu ona gerçekten iyi geliyordu. Onun hem tatlı vücudunun tadını çıkarırken aynı zamanda korkusu ile besleniyordu. Kızı çıplak olarak altında görme ihtiyacı artarken üzerindeki kıyafeti parçalara ayırdı. Çok kısa bir süre sonrada iç çamaşırlarını... Kızı arzudan deli edece bir noktaya sürüklemeye çalışıyordu ve bu konuda işinin ehli biri olarak ne yapması gerektiğini kesinlikle biliyordu. Kıza arzudan koyulaşan gözlerle baktığında ona birazdan olacakları söyledi. Kızın korkusunun nedenini ise söylediği ilk kelimede anladı. Bir kızın ilki olacaktı. Bu daha önce başına gelmemiş bir şey değildi ve üstelik kesinlikle tecavüzde değildi. Şartları eşitlemek adına ne yapacağını düşünürken kendini seksi güzelin altında buldu. Kızın seksi bedeni üzerindeyken altında olduğundan daha fazla yerini görüyordu ve gördüğü ten tadının güzel olduğunu belli ediyordu. Kıza onca arzu dolu bir işkence yaşattıktan sonra bir süre kendisi ile oynamasına izin verdi. Üzerindeki kıyafetlerin parçalanmasına ise tek yorumu kızın da kendi gibi sınırda olduğuydu. Artık bu iki ateşli bedenin birleşme vaktiydi ve buna hiç bir şey engelleyemezdi.

Kızı, yeniden altına aldığında dudaklarına yapıştı. Elleri bedeninde dolaşırken bir anda dokunuşları bırakıp kalan iç çamaşırlarından da kurtuldu. Kızın ilki olduğunu kendini hatırlatarak yerini aldığında dudaklarına tutku dolu bir öpücük bırakıp yavaşça içine girdi. Ani basınç nedeniyle kızın bedeni acı çektiğini belli etmişti. Buna karşılık sabırla bedenini kendini hazırlamasını bekledi. Ama bu bekleyiş bittiği anda içindeki vahşi yanı ortaya çıktı. Kızı öpmeye devam ederken giderken hızlanan bir ritmle kıza sahip oldu. Daphne'nin rahatlayan bedenini hissettiğinde bedenini serbest bırakarak kendini rahatlattı. Nefes nefese bir halde kalmıştı. Kızın üzerinden kalkıp yan tarafa geçtiğinde nefesini düzenlemeye çalışıyordu.

"Umarım canını pek fazla yakmadım ve hoşuna gittiğini umuyorum"

Bu cümlenin ardından yorgun bedenine ağırlaşan göz kapakları eşlik etti. Zaten yemekte çok fazla içmişlerdi ve bedenine birleşmenin verdiği yorgunluk eklenince kısa sürede uykuya daldı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hayal Mi Gerçek Mi?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hotel Desire :: II.Kattaki Odalar-
Buraya geçin: