AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 İhanet

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: İhanet   Çarş. Tem. 03 2013, 15:21

Şatodan ayrılırken içinde garip bir mutluluk vardı. Garip, mutluluk sık sık karşılaştığı bir duygu değildi. O hayattan olabildiğince zevk almaya programlanmış bir canavardı ki zevki istediği yerde her zaman alabiliyordu. Tiffany'i şatoya getirmesinin nedeni bile bu zevk değil miydi? Kızın harika tadı ve teni yüzünden onu arzulayan bedenine engel olamamıştı. Zaten olayı da düşünmemişti. Kızı istemiş ve almıştı. Peki neden kızdan istediği almışken ondan kurtulmamıştı. Hayatına giren her şey geçiciydi. Aldığı zevklerin hiç birinde süreklilik yoktu. Sadece bir cadı geçmişte onunla uzun süre kalmayı başarmıştı. Onun dışında hiç biri onun yanında değildi. Zaten artık o cadı bile umurunda değildi. Çoktan bitmiş eski bir ilişki gibiydi. Birlikte yaptıkları her şey son derece zevkli olsa da onun gözünde her bedenin bir son kullanma tarihi oluyordu. Geçmişteki cadının da uzun olsa da bir kullanım ömrü vardı işte. Bu aslında Tiffany içine geçerliydi. Ama bir şekilde o cadıyı böyle görmemesini sağlayan garip bir durum vardı ortada ne olduğu belirsiz...

Kafasında bir dolu düşünce varken gelmesi gereken yere geldiğinde kafasında tek bir şey bile kalmadı. Tüm soğuk kanlılığını kazanmış bir şekilde uzaktan bakıldığında terk edilmiş gibi görünen bir evin önündeydi. Elbette içerisinin, dışarıdan göründüğünden çok farklı olduğuna emindi. İçeri gizlice girmeye çalıştığında aniden sırtında keskin bir acı hissetti. Birinin kahkahalarını duyduğunda arkasına döndü. Aslında dönmese bile kim olduğunu anlamıştı. Derek, burada olmasının asıl nedeni... Onun canına okumayı düşünürken böylesine bir duruma gelmesinin tek nedeni olabilirdi, bir ihanet. Az izleri gördüğü siluet suratında en korkunç gülümsemeyi oluşturdu. Rick, ona bulması gerekenleri bulmasında yardım eden kişi... Şu an asıl hedefi o olmuştu. Sırtında oluşan yaralar yüzünden kan kaybediyor canı acıyor olsa da acı çektiğini belli eden tek bir mimik bile yoktu yüzünde.

"Biliyor musun Rick? Şu an tek hedefim sensin ve inan bana bundan hiç hoşlanmayacaksın..."

bu konuşmanın ortasında Derek araya girdi. Kendini unutulmuş hissetmiş olmalıydı. Aslında onu unutmamıştı. Ondan bir an önce kurtulacaktı ama Rick onun kesinlikle canına okuyacaktı. Bir kaç büyü denemesi ile başarısız olduğunu görmelerini istedi. Derek'in hala kendine güveni yerindeydi ve ebette Rven'ı kendinden küçük görünüyordu. Bunda yanıldığını ise Raven gözle görülmeyecek bir hızla hareket ederek cadının kafasını vücudundan ayırdığında anladı. Sıra ile bir çok cadı ile savaştı. En son ise Rick ile yalnız kalmışlardı. Şu an kendi bedeni ile ilgilenmeliydi ama sahip olduğu adrenalin yüzünden hala ayakta durabiliyordu. Rick'e aklına gelen tüm işkenceleri yaparken ölmemesi için son derece özenle çalıştı. Sonun Rick onu öldürmesi için yalvarırken sanki iyilik yapıyormuş gibi kalbini yerinden söktü. İşi tamamlandığında bedeni önce sendeledi. Son bir gayette şatosuna gitmek için büyü yaptığında bir kaç saniye odanın ortasında durdu ama sonra büyü deneyemeden kanlar içinde gürültüyle yere yığıldı. Bedeni kendi ve kurbanlarının kanları ile doluydu. Sırtında olan yaraları hala derinken bedenini bir çok yerinde kanayan yara doluydu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: İhanet   Perş. Tem. 04 2013, 00:37

Raven şatodan gittikten sonra yorgunluğunu üzerinden bir büyüyle atıp zorunlu misafirlik süresince kalacağı yeri keşfe çıktı.  Yapabileceği başka bir şey yoktu. Buradan kurtulmak için bildiği tüm büyüleri tek tek deneyebilirdi elbette ama işe yarayacağını sanmıyordu. Aradaki yaş farkı ve deneyimini düşününce yakışıklı cadının tiffany’nin asla bozamayacağı bir büyü yaptığı kesindi. Hangi büyüyü yaptığını bilmediği içinde bir çözüm yolu araması imkansızdı. Burada kaldığı zamanı büyü kitaplarını karış karış arayarak geçirebilirdi tabi cadı bu konuda da önlem almamış olsaydı. Erişebildiği kaynaklar sınırlıydı. İyileştirme ve diğer basit büyüleri barındıran bir çok kitaba erişebiliyordu ama hepsi o kadardı. Kabul etmek istemese de durum ortadaydı. Yakışıklı ve tehlikeli cadı izin vermediği sürece hiçbir yere gidemezdi. Bu durumda yapabileceği tek bir şey kalıyordu oda vaktini geçirecek bir şeyler bulmak. İlk iş olarak da şatoyu gezdi. Oldukça güzel bir yerdi fakat fazla soğuk bir ortama sahipti. Etrafta hiç içinde bulunan kişiye ait özel bir şey yoktu. Ne evin olmazsa olmazlarından olan aile resimleri, ne de evi şenlendiren özel eşyalar şatonun içinde yer almıyordu. Etrafı gezerken birkaç odaya girememek merakını körükledi. İçeri girmek için denediği büyülerin hiçbirinin işe yaramamasıysa sinirlerini bozmuştu. Küçük bir çocuk gibi yerinde öfkeyle tepinip surat astı. Sonra sıkılıp film izlemeye karar vererek salona girdi. Yarım bıraktığı silent hill filminin ikincisini açtıktan sonra mutfağa gidip kendine mısır patlattı. Garip bir şekilde rahattı ve içinde bulunduğu bu duruma kendisini bile şaşırtacak bir şekilde uyum sağlamıştı. Bu onu rahatsız etti.

Dalgın bir şekilde elinde mısırla salona dönerken duyduğu gürültüyle yerinde sıçradı. Birkaç saniye yerinde çakılı kaldıktan sonra hızla içeri girdi. Raven’ı kanlar içinde görmesiyle çığlık atması bir olmuştu. Tuhaf hisler, karmaşık düşünceler beynini ele geçirirken ne yapacağını bilemez şekilde bir süre durdu. Kısa sürede kendine gelerek koşarcasına cadının yanına gidip nabzına baktı. Hala yaşıyordu ama müdahale edilmezse bu durumun uzun sürmeyeceğinin farkındaydı. Oldukça kısa bir zaman diliminde saliseler içinde ona yardım etmemeyi düşünse de dayanamayıp bir büyüyle adamı birinci kattaki odalardan birine çıkarıp yatağa yatırdı. Yaralarının nerede olduğunu, ne kadar derin olduğunu görebilmek için büyüyle onu çıplak bıraktığında bunu neden yaptığını düşündü. Neden ona yardım ediyorum ki? Ölüp ölmemesi beni neden ilgilendiriyor? Sorularını kendine sordu. Bu sorulara mantıklı bir açıklama getirmesi uzun sürmedi. Cevap basitti. O birinin ölmesini izleyebilecek kadar duygusuz ve kötü biri değildi.  En mantıklısı buydu. Bu yüzden olmalıydı. Kafa karışıklığını bir kenara bırakıp daha fazla zaman kaybetmeden aklına gelen en zor ve güçlü iyileştirme büyülerini yaptı. Göğsündeki bir iki yara dışındaki tüm yaralar hızla iyileşip kaybolduğunda iyileşmeyen yaralara iyi gelecek ve yaptığı büyünün etkisini arttıracak kremsi bir iksir sürerek sardıktan sonra ateşini kontrol etti. Normalin biraz üzerinde olduğuna kanaat getirip bunun içinde bir büyü yaptı. İşini sağlama almak adına alnına ıslak bezde koyduktan sonra  güçlü iyileştirme büyülerinin olduğu kitaplara göz gezdirmeye başladı. Bir saniyeliğine raven’a bakarak ''Anlaşılan benim için uzun bir gece olacak'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: İhanet   Perş. Tem. 04 2013, 01:43

İhanet... Yaşamı boyunca sürekli karşılaştığı bir durumdu aslında. Zaten bu yüzden kendinden başka kimseye güvenmezdi. İşlerini piyonlarına yaptırmak gibi garip bir alışkanlığı vardı. Rick, onun değerli bir piyonuydu. Böyle olmasının tek nedeni ise yaşı biraz daha büyük olduğundan istediği kişileri tanıyor olma olasılığının yüksek olmasıydı. Her piyonla arasında farklı bir husumet olsa da onlara bile güvenmiyordu. Zaten yeri öğrendikten sonra onları ayak altında dolaştırmadan  kendi işini kendi görüyordu. Bugünde diğerlerinden bir fark olmayacaktı. Aslında buraya gelmeden önceki durumu pek alışık olmadığı türden olsa da katliam işinin istediği şekilde gideceğini düşünüyordu. Elbette bu düşünce bedenine ulaşan ilk büyü ile her şeyin farklı olduğu ortaya çıktı. Bedenine uygulanan lanet aslında hemen onu öldürürdü. Elbette üzerinde kendi özel tılsımlarını taşımıyor olsaydı. Bu tılsımların çoğu kendi yaptığı büyülerle korunmasını sağlıyordu. Yinede lanetin büyük olması nedeniyle çok fazla kan kaybetti. Gerçi bu bile asıl kurbanı ona ihanet eden kişi Rick'in acı dolu ölümüne engel olamadı. Elinde kanlar içindeki kalbe sadece bir kaç saniye bakabildi. Kendini kaybeden yaptığı en son büyü şatoya dönmekti. Bunun gerçekleştiğinden bile bir haber şekilde, bedeni artık dayanamadığından kendinden geçti.

Saf karanlığının içinde bedeni garip bir huzur dalgasının içindeydi.Bu garipti, beyninin içinde kalan sön görüntülerden sonra huzuru sadece ölümde bulabilirdi. Ama ölüm huzur bulmak istediği en son şeydi. Gözlerini araladığında ani bir refleksle yaralarına aldırmadan doğruldu. Yanında birinin varlığı ile kim olduğuna aldırmadan boğazına yapıştı. Sadece bir kaç saniyede onu bırakmıştı. Tiffany'nin korku dolu gözleri onu durdurmuştu. Başka türlü olsa şu an elinde sadece tek bir kafa tası olurdu. Ama bu cadı farklıydı, hırçın güzeli... Üzerine baktığında ona yardım ettiğini fark etti. Üstelik yaşadıklarına rağmen... Kızı bir anda kendine çekip öpme isteğine karşı koyamadığından onu öpmeye başladı. Normalden daha kısa sürmüştü, çünkü bedeni hala kendinde değildi. Kızdan biraz uzaklaştığında ellerini yanağında gezdirdi.

"Yardımın için teşekkür ederim, Tiffany. Az önceki durum içinse özür dilerim. Eve gelebildiğimden şüpheliydim"

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: İhanet   Perş. Tem. 04 2013, 17:33

Evde sıkıntıdan ne yapacağını şaşırmış bir şekilde koştururken elinde mısır patlağıyla salona girdiğinde üstü başı kan içinde yere yığılmış yakışıklı cadıyı gördüğünde çığlığı bastı. Evin ortasında bir anda belirin her yeri kan olmuş cadılara alışık olsaydı bunu sakin karşılayabilirdi ama değildi. Birkaç dakika donuk bir şekilde olduğu yerde kaldı. Gördüğü şey onu şok etmiş ve düşünmesini engellemişti. Kendine geldiğinde hızla yaşayıp yaşamadığını kontrol etmek adına yanına gitti. Endişeliydi. Böyle olmaması gerektiğini bilse de hissettiği tuhaf duygulara engel olamıyordu. Yaşadığını gördüğünde farkında olmadan rahat bir nefes aldı. Yardım edip etmemek konusunda kısa bir tereddüt yaşadı. Bir dolu git gel yaşadıktan sonra raven’ın yaralarıyla ilgilenmeye başladı. Cadı tiffany ona bir parça bile benzemediği için oldukça şanslıydı. Eğer birbirlerine çok az bile benzeselerdi. Büyük ihtimalle şuan ona yardım etmek yerine oturur ölümünü izlerdi. İşini şansa bırakmamak adınaysa önlem alırdı fakat tiffany onun tam tersi bir kişilikti. Kendisine ve arkadaşlarına ne yapmış olursa olsun, ne kadar kötü olsa da her insanın yaşamaya hakkı olduğuna inanıyordu. Bu yüzden ona yardım etmiyor muydu zaten? En azından kendini rahatlatmak adına bulabildiği en mantıklı açıklama buydu. Yaralarıyla ilgilendikten sonra iyileştiremediği birkaç yara için büyü kitaplarını araştırmaya başladı.

Ne kadar süre o kitapların arasında kaybolup işe yarayacağını düşündüğü büyüleri denediğini bilmiyordu. Gözleri okumaktan yorulduğunda ateşini kontrol etmek için ona uzandığı esnada bir anda boğazında hissettiği ellerle şaşkınlık ve korkuyla raven’a baktı. Uyandığına ve iyi olduğuna sevinmekle içinde bulunduğu durum yüzünden dehşete düşmek arasında kararsız kalmıştı. Yakışıklı cadı onu bıraktığında birkaç öksürüğün ardından sinirli gözlerini onun gözlerine dikerek ''Sorunun ne senin? Sana yardım ediyorum ve sen boğazıma sarılıyorsun. Minnettarlığını gösterme anlayışın beni dehşete düşürdü gerçekten'' dedi. İyileştirme büyüleriyle dolu kitapları tek bir el hareketiyle yok ederken ''Birilerinin boğazını sıkıp öldürmeye kalkacak kadar iyi olduğuna göre iyileştirme büyüleriyle daha fazla haşir neşir olmama gerek kalmadı.'' Diye söylendi. Sinirliydi ve hırçın yanını göstermekten geri kalmıyordu. Bir anda çekilip dudakları tanıdık muhteşem tadı olan dudaklarla birleştiğinde  hiç düşünmeksizin öpücüğe karşılık verdi. Kabul etmekten kaçsa da bu duruma alışmaya başlamıştı. Öpüşme sonlandığında yanağında onun elini hissettiğinde sakinleşmeye başladığını fark edebilecek durumda değildi. Duydukları hem şaşırtmış hem de garip bir şekilde mutlu etmişti. Gözlerini kaçırarak ''Anlıyorum sorun değil neyse… Kimin damarına bastıysan kötü hırpalanmışsın. Yaraların oldukça derindi ve ben bildiğim en güçlü iyileştirme büyülerini denemiş olmama rağmen birkaç tanesini iyileştirmeyi başaramadım. Dinlenmelisin'' diyerek onu yatağa yavaşça itti. Yastığını düzeltip ateşini kontrol etti. Yorgun bir sesle ''İyi ateşin geçmiş.'' Dedikten sonra onu öptü. Geri çekildiğinde uykuyla uyanıklık arasında bir yerdeydi. Ne yaptığını düşünecek hali pek yoktu. Esneyerek ''iyi geceler'' diyerek yataktan kalkmak için hamle yaptı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: İhanet   Cuma Tem. 05 2013, 01:55

İhanet nasıl karşılaştığı bir şeyse, birinden yardım görmekte bunun tam tersiydi. Ona yakın hiçbir cadı, peri ya da bir canlı olmamıştı. Kendi ailesi de bunlara dahildi... Belki de sırf bu nedenle ölümümün nasıl gerçekleşeceğini az çok tahmin edebiliyordu. Büyük ihtimalle kendisini iyileştiremeyecek halde derin bir yara aldıktan sonra onu acı dolu bir ölüm bekleyecekti. Çünkü o an etrafından ona yardım edecek kimse olmayacaktı. Düşmanları ise muhakkak bunu görmek için yakında olacaklardı. Ama onları eğlendirmemek için ölümü bile büyük bir soğuk kanlılıkla karşılamaya hazırdı. Bugün bedenine yapılan lanetten sonra da durum böyle olacak gibiydi. Gerçi seyircisinin olmayacağı kesindi. Çünkü hem asıl işini hem de ihanetin bedelini ödemesi gereken kişiyle işini görmüştü.

Bir anda kendini yatakta beklemediğinden gözlerini açtığında hala taze olan öfkesi ve kini iş başına geçmişti. Tiffany'nin olduğundan habersiz kızın boğazına yapıştı. Bu onun güzel gözlerini görene dek sürmüştü. Kızın sonraki sözleri ise öfke ve kini yok etmişti. Kızın hırçınlığı garip bir şekilde hoşuna gidiyordu. Tatlı dudaklarına kapanma isteğini bastırmayı denemeden onu öpmeye başladı. Cadı ona direk karşılık vermişti. Nefes kesen öpücükleri yaralı bedeni yüzünden kısa sürmüştü. Kızın gözlerinin içine bakarak özür diledi. Ne garipti, en son ne için özür dilemişti, hatırlamıyordu. Kızın yumuşak tenine dokunmak garip bir rahatlama hissetmesine neden olurken kızın tatlı sesi yeniden kulaklarına doldu. Tiffany, onu yardım etmeye çalışmıştı. Üstelik başına gelen her şeyden sonra ona yaptığı şeylerden, ilki olmasından bile pişman değildi. Sadece o an için canını yakmış olduğundan şu an kendini kötü hissediyordu. Kızın ilgisi onu güldürürken gözlerine baktı.

"Sorun değil, geri kalan ile ben ilgilenirim. Ya, yardım etmeseydin. Her halde o zaman salonun ortasında kan kaybından ölürdüm. Teşekkür ederim meleğim..."

Kız konuşmanın sonunda onu itti. Aslında gayet karşı koyabilecek durumdaydı ama bu ilgi garipti ve hoşuna gitmişti. Kendini geriye doğu bırakıp yerleşti. Kızın eli tenindeyken onun gözlerine ve seksi bedenine baktı. Bu halde bile onunla olmaya hazırdı. Ama şu an bu durum pek mümkün değildi. Kızın bu yardımından sonra onu baştan çıkararak bir nevi zorla sahip olmak istemiyordu. Kızın dudaklarını bir anda dudaklarında hissettiğinde birinin ona yardı etmesinden bile daha tuhaf hissetti kendini. Tiffany kendi isteğiyle onu öpmüştü. Bu öpücüğe karşılık verdikten sonra kızın iyi geceler deyip gitmeye yeltenmesi ile onu bileğinden tutup yata çekti.

"Bence birlikte uyusak daha iyi olur güzelim, seni kollarım da istiyorum"

Bu konuşmadan sonra kızı yanına yatırdı. Bir süre altına alıp dudaklarını sömürürcesine öpüp emdikten sonra ona sarılıp uykuya daldı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: İhanet   Cuma Tem. 05 2013, 22:02


Ölüm şekilleri aklının ucundan bile geçmeyen biri olarak boğularak ölmenin nasıl bir şey olacağını ciddi ciddi düşünüyordu çünkü raven birkaç dakika daha boğazını sıkmaya devam ederse öleceği açıktı. En azından acısız bir son olacaktı. Katili de son derece yakışıklı, karizmatik, tehlikeli ve zevk vermeyi iyi bilen kendisinin aksine büyü konusunda oldukça yetenekli bir cadı olan ravendı. Tanrım bir cinayete kurban gitmek üzereydi ve tiffany fazlasıyla korkuyor olmasına rağmen durumu kabullenmişti. Kurtulmak için ne bir büyü yapma girişimi ne de ufak bir çırpınış belirtisi göstermiyordu. Tamamen onun insafına kalmıştı. Boğazındaki eller bir anda çekildiğinde ciğerlerine dolan havayla öksürmeye başladı. Kendini toparlayana kadar bekledi. Sinirli olduğu için hırçın kişiliğine bürünmesi kısa sürmüştü. Onun uyandığına sevindiğini göstermeye fırsat bile bulamamıştı. Buna neden sevindiğini de bilmiyordu. Onun iyi olması ne zamandan beri kendisini ilgilendiriyordu? Düne kadar öldürmek istediği biri için neden endişeleniyordu.

Ona yardım etme nedeni gerçekten az önceki mantıklı açıklaması yüzünden miydi? Kafası ve duyguları karma karışıktı. Bu cadı onun tüm sistemini alt üst etmeyi başarıyordu. Ettiği teşekkür ve dilediği özürle kalp atışlarının hızlandırması hayra alamet olmamalıydı. Ne oluyordu ona?Basit bir dokunuşun onu heyecanlandırması normal değildi. Öpücükse hiç olmadığı kadar tatlı gelmişti. Bu duruma alıştığı için böyleydi herhalde. Öyle olmak zorundaydı. Aklına gelen diğer açıklamayı kabul etmek istemiyordu. Duyduğu ses iç karışıklığından kurtulmasını sağlarken hala öpücüğün ve dokunuşun etkisini üzerinden atmaya çalışıyordu. Ses tonunu ayarlamayı deneyerek ''Birbirimizin zıttı olduğumuz için şanslısın diyelim. Beceriksiz cadıdan melekliğe terfi etmek gururumu okşadı ama hemen dediğimi yapmazsan gece boyu kafanı şişirebilirim. Sok kez söylüyorum dinlenmelisin'' diyerek onu yatağa itti. Ardından ateşini kontrol edip iyi geceler öpücüğü vererek kalkmaya yeltendi. Onu neden öptüğünü o an düşünmedi. Bu oldukça doğal gelmişti çünkü üstelik onu öpme isteğini bastıramamasının da bunda payı büyüktü. Bileğinden tutup çekildiğinde karşı koyabilecek kadar ayık olmadığı için yatağa geri düştü. Duyduklarına gülümseyerek ''Birlikte uyumak güzel fikir olabilirdi ama sen yaralısın ve ben çok deli yatarım. Yani gece uykumu hiç bölmeden üzerine çıkıp uyumaya devam edebilirim ki bu senin iyileştirmeyi başaramadığım yaraların için hiç iyi olmaz. Benim yüzümden yaralarının daha beter olmasını istemem'' diye itiraz etse de raven tarafından yatağa yatırılarak öpülmeye başlandığında itirazsız öpücüğe karşılık verdi. Öpücük sonlandığında ''Tamam söz veriyorum elimden geldiğince dikkatli davranacağım. Nasıl olacak bilmiyorum ama dikkat etmeye çalışacağım'' diyerek masum bir öpücük kondurdu dudaklarına ve ona sarılarak uykuya daldı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


En son Tiffany Nelson tarafından Paz Tem. 07 2013, 15:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: İhanet   C.tesi Tem. 06 2013, 21:37

Tiffany, konusunda kafası biraz karışmıştı. Aslında bu karışıklığın hiç olmaması gerekirdi. Kızın teni ve bedeni oldukça güzeldi. Ondan fazlasıyla zevk aldığını da biliyordu. Bu nedenle onunla olmak istemesi son derece doğaldı. Asıl tuhaf olan şey cadının kendisiydi. Ona yaptığı onca şeyden sonra nefret etmesi gerekirken ona yardım etmişti. Oysa tersi bir durum da o kesinlikle ölmesine izin vermişti. Ama işte kız bir şekilde ölmesine izin vermemişti, dahası onunla ilgilenmişti. Ateşine bakarken ki hali oldukça tatlıydı. Bu da onun bir melek olduğunu doğruluyordu. Bir anda dudaklarında bulduğu iyi geceler öpücüğü afallamasına neden olsa da o dudakları yeniden tatma isteği ile kızı kendine çekti. Kız uyuması konusunda fazla ısrarcı davranıyordu. Bu ısrar genelde umurunda olmasa da iyiliğine karşılık söz dinlemeye karar verdi. Ama elbette tek uyumayı kesinlikle seçmemişti. Kızı kolları arasına aldığında dudaklarının tadını uzun bir süre çıkardıktan sonra uykuya daldı.

Karanlığın içinde olmamasına rağmen ilk kez belki de böylesine rahat bir uyku çekmişti. Kolları arasındaki güzelliğin farkında olarak ona daha sıkı sarıldı. Ama bunca rahatlığın üzerinde hissettiği  acı ile yüzünü buruşturdu. Gözlerini açtığında Tiffany üzerinde uykusuna devam ediyordu. Göğsünde hala açık olan yaralar baskı yüzünden yeniden kanamaya başlamış olmalıydı. O an Tiffany'nin sözlerini anımsadı. Sonuç olarak o uyarmıştı, ama kıza dokunma ihtiyacı ile onu kolları arasına almıştı. Güzelliğin uykusunu bölmeden onu yanına yatırdı, yavaşça. İçinden güçlü bir kaz iyileştirme büyüsü yaptı. Bu yaraların hızla iyileşmesini sağlayacaktı, ama göğsüne bulaşan kan için hiç bir büyü yapmamıştı. Kızı yeniden eskisi gibi üzerine yatırdı. Yavaşça saçlarını okşarken kızın tatlı kokusunu içine çekiyordu. Kıza garip bir şekilde alıştığını hissetti. Bedeni ise onu hala deli gibi istiyordu. Bunun içinse kızın uyanık olması gerekiyordu. Bir elini kızın saçına, diğer elini yanağına koyarak yavaşça okşamaya başladı.

"Uyan, meleğim."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: İhanet   Paz Tem. 07 2013, 17:10

Uykuya dalmadan önce içine kemiren düşüncelerden kurtulmayı denedi. O iyi bir cadıydı ve ölmek üzere olan yardıma muhtaç birine yardım etmesi gayet doğaldı. Raven’ın kötü bir cadı olmasının ya da o an için ona zorla sahip olarak acı dolu bir ilk deneyim yaşatmasının bir önemi yoktu. O bir insandı ve ne olursa olsun herkes gibi oda yaşamayı hak ediyordu.  Evet kesinlikle bu yüzden olmalıydı. Ona dokunduğunda hissettiği heyecanın nedeniyse… Kahretsin ona mantıklı bir açıklama bulamıyordu. Belki de duygularının karmaşıklığından kaynaklanan bir şeydi. Öyle olmalıydı. Öyle olmak zorundaydı. Diğer türlüsü ondan hoşlandığı anlamına gelirdi ya da daha kötüsü binde bir ihtimal bile olsa aşık olduğunu gösterirdi. Tiffany böyle bir şeyin olmasını istemiyordu. Ondan arkadaşlarına ve kendisine yaptıkları için nefret etmeliydi. Yanında bu kadar rahat olmamalıydı. Dokunuşları ve öpücükleri ilk günkü gibi rahatsız etmeliydi ama ama ama kahretsin etmiyordu. Neden böyleydi? Aklına bunun gibi bir sürü düşünceyle ve karmakarışık duygularıyla boğuşurken uykuya dalması uzun sürmedi. Genelde ışıksız uyuduğunda huzursuz olan biri olarak garip bir şekilde oldukça rahat ve huzurlu bir uykudaydı.

Ne kadar bilinçaltına daha dikkatli olacağına dair direktifler yollasa da gece uykusunu bölmeden yakışıklı cadının üzerine çıkmasına engel olamamıştı. Yatağa yatırıldığında rahatsızca kıpırdanarak üşüdüğü için örtüyü boğazına kadar çekti. Kaşları çatıldığı esnada duyduğu sıcaklıkla derin bir iç çekti. Vücudu kısa sürede gevşeyip eski rahatlığına kavuşmuştu. Farkında olmadan raven’ın boynuna yüzünü gömerek sıkıca sarıldı. Saçlarında ve yanağında hissettiği dokunuşlar uykusunu bölerken duyduğu sesle beraber ''Neler oluyor? Çok uykum var'' diye mızıldanarak gözlerini araladı. Baş döndüren harika kokuyu derin bir nefesle ciğerlerine doldururken onu görebilmek adına kafasını kaldırdı. Yüz yüze geldiklerinde bir eliyle gözlerini ovalarken ''İyi mi...'' diye söze başlamıştı ki fark ettiği şeyle dehşete kapılarak derhal kendini onun üzerinden yatağa attı. Toparlanırken ''Özür dilerim gerçekten. Canın çok yandı mı? İyi misin?'' diye telaşla sordu. Kanla kaplı göğsünü gördüğünde endişeyle karışık sinirle ''Ben sana demiştim deli yatarım diye ama sen beni dinlemedin al işte üzerine çıkıp yaralarını kanatmışım'' diyerek bir güzel azarladı. Yaralarının durumunu kontrol etmek için kanı bir büyüyle yok ettiğinde gördüğü şey hem rahat bir nefes almasına hem de sinirlenmesine neden oldu. Gözlerini onun gözlerine dikerek sinirle ''Amacın ne senin? Beni vicdan azabından öldürmek mi? '' Diye sordu.  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: İhanet   Ptsi Tem. 08 2013, 16:33

Gözlerini bir acıyla açmıştı. Ama sonra burnuna dolan koku ile birlikte acısını bir anda unuttu. Tiffany, tıpkı dediği haliyle üzerinde mışıl mışıl uyuyordu. Kızı bir süreliğine yatağa yatırdı. Yatmadan önce yapması gereken şeyi şimdi yapıyordu. Meleği onunla ilgilendiğinde kendini iyi hissettiği için büyü yapabilecek bir haldeydi. Ama aynı şekilde de bitkindi, bu yüzden onu kolları arasına alarak uyumayı tercih etmişti. Şimdi ise yarası kaybolduğunda meleğini yeniden üzerine aldı. Suratındaki ifadeye bakılırsa yatakta yatmaktan pek hoşlanmamıştı. Üzerine aldığında ise mindere yerleşen bir kedi gibi başını boynuna gömmüş ve rahat uykusuna devam etmişti. Onu uzun süre bu halde uyutabilirdi. Yinede yapmayı planladığı şeylerin gerçekleşmesi için meleği uyandırmalıydı. Onu yumuşak dokunuşlarla uyandırmaya çalıştığından hırçın cadısı küçük bir çocuk gibi mızmızlık yapmaya başladı.

"Hadi koca mızmız uyan, yerinden memnunsun anlaşılan"

Kız durumu fark ettiğinde kendini hızla yana attı. Tiffany'in bu halini hala anlamış değildi. Fazlamı iyiydi, yoksa ortada başka bir şey mi vardı. Yani bir kaç saniye mantıklı düşünse onun gözlerinde endişeyi gördüğünü söyleyebilirdi. Kız şu an onun kendini düşünmesinden bile daha çok düşünüyordu, işte bu gerçekten garipti.  Kızın azarla karışık laflarına karşılık boş gözlerle ona baktı. Kız yaralarına baktığında yerinde olmadıklarını fark etmişti, sonunda. Ama bu bile yeni bir azar cümlesine neden oldu. Kızı seri bir hareketle altına aldığında gözlerinin içine bakmaya başladı.

"Bana bak tatlı cadı, üzerimde yatıyor olmandan hiçte şikayetçi değildim, aynı şekilde sende üzerimde yatmaktan gayet memnun görünüyordun.  O yüzden beni azarlamaktan vazgeç, hırçın güzel"

Bu konuşmanın sonunda onun dudaklarına kapandı. Büyük bir zevkle dudaklarını sömürürken elleri bileklerini çoktan bırakmış ve altındaki harika bedeni okşamaya başlamıştı. Dudakları boynuna kayarken içinden bir büyü mırıldanarak Tiffany'bib şatosundan çıkmasını engelleyen büyüyü kaldı. Dudakları göğsüne yaklaştığında dişleriyle yakasını daha fazla açarak göğüslerine giderek daha da yaklaşan öpücükler kondurmaya başladı. Elleri kalçasını okşayarak kendine bastırırken erkekliği çok içine girmeye hazır bir hale gelmişti. Son kez dudaklarına kapanarak onun dudaklarını sömürdüğünde hafif geri çekildi. Gözlerinin içine bakarken bakışlarında sadece saf tutku vardı.

"İyiliğine karşılık şatodaki büyüyü kaldırdım, büyün de sende olduğu için istediğin zaman gidebilirsin. Ama yinede şu an gitmeni istemiyorum, Tiffany."

Sözlerinden sonra yeniden dudaklarına kapandı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: İhanet   Salı Tem. 09 2013, 01:00

Fark ettiği şeyle kendini yatağa hızla atarken içindeki endişe ve korkuya bir anlam verememişti. Vermek istediğinden de emin değildi. Gerçeklerle yüzleşebilecek kadar güçlü değildi. Tüm kalbiyle olanların sadece yardımseverliğinden kaynaklanmasını umuyordu. İyi olup olmadığını sorarken onu azarlamaktan da geri kalmamıştı. Kendisinden yarım asır büyük tehlikeli birini azarlamanın pek akıllıca olmadığını bilmesine rağmen hırçın yanına engel olamamıştı. Ne zaman olabilmişti ki şimdi olsun? Yaraların yerinde olmadığını fark ettiğinde rahatlasa da kendisini endişelendirdiği için kızgınlığı artmıştı. Kendini bir anda yatakta bulduğunda öfkeli bakışlarını cadının gözlerine dikti. Onun üzerinde olması ve bileklerinden yatağa sabitlemesi kalp atışlarını değiştirse de öfkesi hala yerindeydi. Ellerini kurtarmaya çabalarken onun konuşmaya başlamasıyla bir süre durdu.  Sinirle dişlerini sıkarken ''Ben senin üzerinde olduğumu bilmiyordum bir kere bilinçsizce yaptığım bir şeydi. Ayrıca ben mızmız değilim sadece uykusuzum'' dedi. Kendini birden savunmaya geçmişti. Onun üzerinde gerçekten rahat ettiğini ve bundan memnun olduğunu söylemesi gerekmiyordu değil mi?  Hissettiği gariplikler moralini bozarken dudakları onun dudaklarıyla bir anda buluştuğunda nefesi kesildi. Öpücüğüne karşılık vermemeye karar vermiş olması vücudunun ona ihanet etmesini engellememişti. Dudakları ondan izinsiz bir şekilde ona karşılık vermeye başlayarak tiffany’nin aldığı tüm kararları boşa çıkarmıştı.

Kolları boynuna dolanırken öpücükleri daha da derinleşti. Vücudun da hissettiği dokunuşlar bedeninin alev almasını sağladı.  Raven’ın dudakları boynuna kayarken dudaklarından bir zevk iniltisi firar etti. Öpücükler göğüslerine kayarken kalçalarında hissettiği ellerle birlikte gözleri yavaşça kapandı. Kendini tamamıyla onun dokunuşlarına teslim etmişti. Bedenini bedenine bastırdığında hissettiği sertlik yeni bir inlemeye neden olurken dudaklarında hissettiği dudaklara tutkuyla karşılık verdi. Öpücük sonlandığında gözlerini aralayıp üzerindeki yakışıklı cadıya baktı. Duydukları yeniden duygularının karışmasına neden oldu. Sevinçle üzüntüyü aynı anda yaşıyordu ve bu hiç normal değildi. Özgür kaldığı için seviniyordu ve. Ve ne? Niye üzülüyordu? Bu gıcık adam her seferinde onu bu kadar alt üst etmeyi nasıl başarıyordu? Kahretsin böyle hissetmemeliydi. Kendi içindeki bu karışıklık yüzünden kendine kızarken dudaklarında hissettiği dudaklarla kendine geldi. Bu konuşmaya sesli bir şekilde cevap vermek yerine onu öperek tepkisini gösterdi. Onunla beraber olmayı en az raven kadar kendisi de istiyordu ve bunu göstermekte bir sakınca görmemişti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: İhanet   Salı Tem. 09 2013, 19:58

Kızı bedeninin altına aldıktan sonra dudaklarına kapandı. Bu kıza ne zaman doyacağını biliyordu. Şatoya geldiklerinden beri ellerini bir türlü üzerinden çekememişti ve elbette dudaklarını tadı harika olan dudaklardan. yine de bu kez bu iyiliğine karşılık ona bir iyilik yapmaya karar vermişti. Onu artık özgür bırakması gerekiyordu. Gerçi o tasma boynundan çıktığı anda zaten özgürdü. Sadece onun gitmesini istememişti. Tekrar ve tekrar bedenini isteyen arzusuna engel olamamıştı. Ama şimdi istemiyor olsa da gitmesine izin vermeliydi. Bu yüzden kıza sahip olmasını isteyen erkekliğime rağmen biraz geri çekilerek kıza yaptığı büyü söyledi. Elbette istediği zaman buradan gidebileceğini... Söylediği en önemli şeyse aslında gitmesini hiç istemediğiydi. Kızın bu duruma çok sevinip altından alelacele gideceğini düşünmüştü. Ama kız hiç bir tepki vermemişti, en azından kalmak için harekete geçmişti. Daha iyi bir şey yapmıştı, dudaklarını dudaklarına götürmüştü. O saniyeden sonra artık durması için hiç bir sebep yoktu. Kızı yavaş okşamalarla soymaya başlamıştı. Altında bedeni çıplak kalana dek dudaklarını sömürmeye devam etti. Çıplak kaldığında önce göğüsleri ile ardından da kadınlığı ile yavaş ve son derece baştan çıkarıcı şekilde ilgilendi. Artık ona sahip olmaya hazırdı. İçine yerleştiğinde sanki bu anın hiç bitmesini istemiyormuş gibi yavaşça kıza sahip oldu. Ama elbette bunun bir sınırı vardı, artık işkenceye dönüşen yavaşlık yüzünden tamamen kendini kaybetti. Giderek hızlanan ritmi ile bedeni rahatladığında kızın üzerine yığıldı. Derin nefesler alarak hafifçe doğrulduğunda onun gözlerinin içine baktı.

"Her birliktelikte daha da tatlı oluyorsun, Tiffany. Eğer bu durum devam ederse asla gitmene izin vermeyebilirim"

Yeniden dudaklarına kapandığında onu uzun süre öptü. öpücük sonrası kendini yana atarak onu kolları arasına aldı. Saat henüz erkendi ve bedeni fazlasıyla yorgun. Gözleri yavaşça kapandığında rahat bir uykuya daldı. Ama bu sefer içinden bir ses uyandığında bu meleğin yanında olmayacağını söylüyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: İhanet   Salı Tem. 09 2013, 22:52

Özgürlüğüne doğru düzgün sevinememiş olması içler acısı bir durumdu. Oysa bu durumda onun altından kaçarcasına kurtulup büyük bir sevinçle şatoyu terk etmeliydi. Eski hayatına ani bir dönüş yaparken de raven’a kendisine kötü şeyler yaşattığı için bol bol sövüp kısa sürede yeniden rutin hayatına kaldığı yerden devam etmeliydi. Tiffany’nin yaptığıysa tepkisiz kalarak duygu karışıklıklarının üzerinden gelmeye çalışmaktı. Sevincinden daha baskın olan üzüntünün sebebinden artık neredeyse emin olsa da bu durumu kabul etmek istemiyordu. Sadece düne kadar nefret ettiği ya da nefret ettiğini düşündüğü adama aşırı iyi duygular besleyebilmesi mantık dışıydı. Bu doğru olamazdı. Bir şekilde yanılıyor olmalıydı. Bir süre sonra hala bir tepki vermediğini fark ederek derin bir nefes aldı. Buradan gidecekti sonunda fakat şu anda gitmek istemiyordu. Gitmeden önce son kez onunla birlikte olma isteğiyle dudaklarını onun dudaklarına değdirdi. Birbirlerini bir daha görmeyecek iki insanın ayrılmadan önce zevk dolu özel anlar geçirmesinde bir sakınca görmemişti. Bedeninde hissettiği tanıdık dokunuşlarla oda tutkulu öpücüğe arzuyla karşılık vererek raven’ın bedenini keşfe çıktı. Üzerindeki tüm kıyafetler çıktığında göğüslerinde hissettiği öpücüklerle birlikte kadınlığında hissettiği baştan çıkaran ve yavaşlığıyla tatlı bir işkenceye dönüşen dokunuşlarla inlemeleri giderek artmıştı. Onu içinde hissettiğinde dudaklarından bastıramadığı zevk çığlığı firar etti.

İçinde gidip gelirken olan yavaşlık onu zevkten çıldırma noktasına getirmiş sıklaşan nefesi, artan inlemeleriyle de bunu belli etmişti. Raven ritmini hızlandırdığında rahatlayarak kendini aldığı hazza bıraktı. Zevkin doruklarına ulaştığında bedeni rahatlayıp gevşediğimde nefes nefese bir halde normale dönmeye çalışırken üzerinde hissettiği ağırlıktan memnun olduğu için canı yanmış ve içinden kendine bolca hakaret etmişti. Göz göze geldiklerinde duyduklarına sadece gülümsedi. Buna karşı çıkmazdı sanırım aksine bu ruh haliyle sevinebilirdi de ama bu yanlıştı. Onun yanında uzun süreli mecburi misafirliğin kulağa güzel gelebildiğini görmek kendine kızmasını sağlarken dudaklarına kapanan dudaklarla birlikte onun kendine has erkeksi kokusunu içine çekerek öpücüğe karşılık verdi. Yakışıklı cadı onu kolları arasına alıp sarıldığında oda itirazsız ona sarıldı. Dudaklarına kısa bir öpücük kondurup ''İyi geceler'' dedikten sonra başını bir iki günde fazlasıyla alıştığı sert göğse koyup kısa tatlı ve hiç olmadığı kadar huzurlu bir uykuya daldı. Birkaç saat sonra gözlerine vuran güneş ışığıyla uyandığında raven’ın hala uyuduğunu görerek rahatsız etmemeye çalışarak yavaşça kollarından sıyrıldı. Kısa bir duş alıp üzerini giyindikten sonra odanın ışık almasını engelleyecek bir büyü yaptı. Geldiği ilk gün öğrendiğine göre raven karanlıkta uyumayı seven biriydi. Bu yüzden daha rahat uyuyabilmesi adına odanın karanlığa boğulmasını sağladı. Kafa karışıklığını gidermiş durumu zorda olsa bir parça kabullenmiş biri olarak iç güdüsel olarak cadının üzerini örtüp dudaklarına çok hafif bir öpücük kondurduktan sonra gitmek çok zor olmasını rağmen bir büyüyle kendi evine gitti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İhanet
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Aaron Şatosu :: I.Kat-
Buraya geçin: