AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Bitmeyen Kabus

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Bitmeyen Kabus   Çarş. Tem. 10 2013, 00:13

O berbat günün ardından haftalar geçmişti. Ama her şey dün gibi kafasının içinde gerçekleşirken, geçen zamanın ne önemi kalıyordu? O gün hayatın en mutlu anlarından birini yaşayacaktı. Zaten bir gece öncede hiç olmadığı kadar mutlu olmuştu. Phin, hayatının aşkı ona evlenme teklif etmişti. Karnındaki bebekleri ile birlikte mükemmel bir aile olmanın ilk adımını atmışlardı. Leon'un sürprizi ile her şey giderek daha harika olurken tek bir ayrıntı, tüm mutluluk tablosuna gölge düşürdü. Scarlett, Phin'in sihirbazı onu tıpkı Ofelya gibi aileden biri olarak görmeye hazırdı. İçindeki hamileliğin verdiği kıskançlık dürtülerine rağmen... O gün aklından hiç çıkmayacak gibiydi. Hala gördüğü kabuslarla korku içinde uyanıyordu. Bebeğine bir şey olacağı için öylesine korkmuştu. Tabi Scarlett sayesinde bebeğinin değil bebeklerinin olacağını öğrenmişti. O gün onları kaybetseydi ne yapardı bilmiyordu. Caitlyn'e bu konuda ciddi anlamda minnettardı. Eğer o olmasa hep hayal ettiği o aile yok olacaktı.

Yeni bir gece de sevdiği adamın kolları arasında uykuya daldı. O gün maruz kaldıkları yüzünden bebeklerine iyi bakmak zorundaydı. Caitlynin verdiği iksirler ile birlikte yatak istirahati mecburi olmuştu. Onun gibi yatmaktan hoşlanmayan birini en çok bu zorlasa da bebekler için buna mecburdu, üstelik yalnız değildi. Sevdiği adam ona her zamankinden daha yakındı ve onunla ilgileniyordu. Tüm bunları düşünerek rahat bir uyku çekmesi gerekirken yeni bir kabus her şeyi alt üst etti. Kabusun etkisi ile yatakta dönüp durdu bir süre ve hemen ardından gözlerini çığlıklar içinde açtı. Hemen yanına bakmıştı ilk iş olarak ama Phin yoktu. Hissettiği korku nefesinin kesilmesini sağlayacak kadar güçlüydü. Endişeli bir şekilde Phin'i karşısında gördüğünde gözünden bir damla yaş aktı ve sadece sevdiği erkeğin adını söyleyebildi.

"Phin"



_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Çarş. Tem. 10 2013, 13:07

Kutlamanın yapıldığı o lanetli günden sonra her şey değişmişti. O gün caitlyn’in evinde kendine geldiğinde aklına ilk gelen şey sevdiği kadın ve çocukları olmuştu. Leon ve jaredla birlikte kızları beklerken geçirdikleri endişe, öfke ve çaresizlikle bekledikleri zamanları bugünmüş gibi hatırlıyordu. Kafayı yiyecekmiş gibi olduğu ve etrafı yakıp yıkma hissini bastırmaya çalışarak geçirdiği o berbat anları düşündükçe içindeki öfke ateşi harlanıyordu. Bebeklerine ve sevdiği kadına zarar veren gününü mahveden sihirbazına olan nefreti gittikçe büyürken bir şeyleri parçalamaya yönelik olan duyguları yüzünden malikanede özel bir oda yapmak zorunda kalmıştı. Rose’un psikolojisi ve yataktan çıkmasını engelleyen özel durumu yüzünden onun yanından bir an olsun ayrılmıyordu. İçinde bulunan siniri bir şekilde atmak içinse özel stres atma alanı oluşturmuştu. Hiçbir şey yapmazsa kafayı yiyecekti. Rose’u ve bebeklerini kaybedeceğini düşündüğü cehennem azabı gibi olan süre onu fazlasıyla değiştirmişti. Rose’dan başka hiç kimse umurunda değildi. Kendi sihirbazı bile hatta onu eline geçirirse aralarındaki bağı önemsemeksizin kendi ellerliyle öldürebilirdi. Bunu hiçbir şeyi istemediği kadar çok istiyordu. Sevgili sihirbazını kendi elleriyle ve kesinlikle bildiği en eğlenceli işkence yöntemleriyle yavaş yavaş öldürmek şu sıralar yapabileceği en harika şeydi.

Güçlerini kapatmak phin için asla zor olmazdı. Aurasını hissettiği anda yaptığı ufak bir büyü onu güçsüz bırakırken yanında gelebileceğini tahmin ettiği köle perileri avlamak phin için oldukça iyi bir antrenmandan başka bir şey olmazdı. İçindeki karanlık benliği onu ele geçirmişti. Ama bu rose’a karşı içinde olan sevgiyi yok etmediğinden şuan ona kendi elleriyle kahvaltı hazırlıyordu. Uyku tutmadığı için her zaman olduğundan daha erken kalkmıştı. Sinir atma odasında bir süre vakit geçirdikten sonra kısa bir duş alıp sevdiği kadına kahvaltı hazırlamaya başlamıştı. Bir anda malikanede yankılanan rose’un çığlığıyla nefesi kesildi. Tüm fonksiyonları önce saniyeler içinde kabiliyetini kaybetmiş sonra saliseler içinde geri kazanarak endişe ve korkuyla yatak odasına gitmek için bir büyü mırıldandı. Yatak odasına geldiğinde yatakta sevdiği kadını bulduğunda derin bir nefes alırken önce odayı tarayıp ardından sevgilisinin fiziksel olarak iyi olup olmadığını kontrol etti. Ortada fiziksel sağlıkla ilgili hiçbir sorun olmadığını gördüğünde rahat bir nefes aldı. Durum fiziksel değil psikolojikti. Anlaşılan yine kabuslarından birini görmüştü. İçinden sihirbazına bildiği tüm küfürleri ederken yatağa gidip aşık olduğu kadını kollarının arasına aldı. Yanağına masum bir öpücük kondurup saçlarını okşarken ''Tamam sevgilim geçti. Her ne gördüysen kötü bir rüyaydı sadece. Bak ben senin yanındayım tamam mı? Ve hep yanında olacağım. Her şey yoluna girecek söz veriyorum." Dedi en yumuşak ve şefkat dolu ses tonuyla.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Çarş. Tem. 10 2013, 14:56

Derin bir kabusun içinde bulmuştu, kendini. Tekrar, tekrar bu kabusun içine düşmekten bıkmıştı, ama kurtulmak mümkün değil gibiydi. Ancak her şeyi unutup geride bırakmak çözüm olabilirdi. Yinede her şey dün gibi aklındayken olanları nasıl unutabilirdi? Yine kabusuna çekilirken elinden hiç bir şey gelmiyordu. Her kabus bir öncesinden farklı ve bir öncesinden daha korkunç oluyordu. Aynı o günkü gibi bir sandalyede halsiz bir haldeydi. Tam karşısında Phin ve onun hemen yanında da küçük şeytan vardı. Korkusu bedeninin titremesine neden olacak kadar fazlaydı.  Korku dolu gözlerle ne yapacağını merak ediyordu. O gün olduğu gibi belkide bebeklerine zarar verecekti. Ama bakışları bunu yapmaktan çok Phin ile ilgilenecekmiş gibi görünüyordu. Phin'in acı çektiği hal elinden belli olurken bu çaresizlik onu deli ediyordu. Onu durdurmak istiyordu. Ama durması için yalvarmak dışında elinden başka hiç bir şey gelmiyordu. Phin'in giderek azalan nabzı yüzünden aklını kaçırmak üzereydi. Kız onu öldürüyordu, hemde büyük bir zevkle. Gözlerini sımsıkı kapatarak artık görmek istemediği bu manzaradan uzaklaşmak istedi ama kız ona da izin vermemişti. Yanına gelip ona bakması için elinden geleni yaparken ter içinde Phin'in adını haykırarak uyandı.

Phin'i yanında görememek korkusu dahada büyütürken sevdiği adam kapıda belirdiğinde derin bir nefes aldı. Yatağa oturduktan sonra onu kollarına alan güçlü bedene sımsıkı sarılarak kokusu içine çekti. O berbat gün yaşanmış olsa da Phin'i ve bebeklerinin hayatta olmasından mutluydu ve elbette diğer herkesin... Belki de o günün tek iyi yanı buydu, herkes her şeye rağmen hayattaydı. Phin'in tatlı sesi kulaklarını doldururken ona daha sıkı sarıldı.

"Biliyorum, sevgilim. Kabusları görürken bile rüya olduğunu bilincinde olsam bile gördüklerimi kaldıramıyorum... "

Sonra sustu. Kabustan bahsetmek istemiyordu. Kendini geriye çekerek sevdiği adamın gözlerinin içine baktı. Az önce o masum bir şekilde yanağını öpmüştü. Ama Rose bundan çok daha fazlasını istiyordu. Onun dudaklarına kapandığında tutkuyla öpmeye başladı. Elleri yavaşça sevdiği bedende dolaşırken kabusu şimdiden aklından çıkarmış görünüyordu.



_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Çarş. Tem. 10 2013, 23:38

Phin rose’un çığlığını duyduğunda aklını kaçıracak gibi oldu. Ona bir şey oldu korkusu vücudunu ele geçirirken soluğu kesildi. Düşüncesi bile korkunçtu… Elindeki her şeyi bırakıp zaman kaybetmemek adına odaya gitmek için bir büyü yaptı. Yatak odalarına girince onu acılar içinde yerde kıvranırken değil de telaşla etrafa bakarken görmek rahatlamasını sağladıysa da gözleriyle hızlıca bedenini kontrol etmeyi ihmal etmedi. Olayın fiziksel olmadığını anladığında çığlığın nedeni de anlaşılmıştı. Son zamanlarda sürekli gördüğü kabuslardan birinin etkisiyle uyanmıştı yine…  Onu kolları arasına alıp sakinleştirmeye çalışırken sihirbazının kafasını koparma isteği hat safhaya ulaşmıştı. Elleri yavaşça sırtında teskin  edici bir şekilde gezdirirken en yumuşak ses tonuyla birkaç cümle kurdu dışından içindense scarlett’a bir sürü küfür etti. Bu gün bu şekilde olmalarının tek sorumlusu oydu ve onu eline geçirirse gerçekten öldürecekti. O günün tek olumlu yanı orada kimsenin ölmemesiydi. Sevdiği kadın konuşurken de onun saçlarını ve sırtını okşayarak teskin etmeye çalışmaktan vazgeçmemişti.

Rose’un konuşması bittiğinde saçlarına küçük bir öpücük kondurarak geri çekildi.  Bir eliyle yanağını okşarken  '' Seni anlıyorum sevgilim. Geçecek… Sonuçta hepimiz bir şekilde oradan sağ kurtulduk yani en zor kısmı atlattık. Orada olan kötü anıları unutmayı da başaracağız" dedikten sonra bir anda dudaklarında onun dudaklarını hissettiğinde onu büyük bir açlık ve özlemle öpmeye başladı. Elleri onun özlediği bedeninde keşfe çıkmışken kendi bedeninde onun dokunuşlarını hissetmek daha fazla tahrik etmeye başlamıştı. Sevdiği kadını yavaşça yatağa yatırıp Üzerine çıktı. Dudakları boynuna oradan geceliğin izin verdiği kadarından göğüslerini öpüp önce bacaklarını ardından kalçalarını okşadı. Onu bu şekilde öpüp okşamaya bir süre sürdürdükten sonra dudaklarına son bir öpücük kondurup üzerinden kalktı. Saçlarını karıştırarak  '' Ben kahvaltıyı getirsem iyi olacak" dedi. Mutfağa kaçarcasına gidip soğuk bir suyu ateşini söndürmesi umuduyla kafaya diktikten sonra birkaç tur atıp tepsiyi de alarak yukarı çıktı. Gülümseyerek  '' İşte kahvaltı. Acıkmış olmalısın. Acıkmasan da yiyeceksin küçük hanım bebeklerimizin ve senin iyi beslenmeye ihtiyacı var" dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Perş. Tem. 11 2013, 00:32

Phin'in kolları arasında kabusun etkisinden kurtulmaya başladı. Onun sıcaklığı sevgisi, Caitlyn'in verdiği iksirler den daha iyi geliyordu. Saçları şefkatle okşanırken duyduklarıyla daha da sakinleşmişti. Bir anda o şekilde uyanıp çığlık atarak onuda endişelendirdiği biliyordu. Ama ona da söylediği gibi rüya olduğunu bilse bile gördüklerini kaldıramıyordu. Ondan hafif geri çekildiğinde ikinci konuşmayı sadece dinledi. Cevap vermedi. Phin, haklıydı. İşin zor kısmı atlatılmıştı, şimdi ise güçlü olup toparlanma zamanıydı. Erkeğin kokusunu içine çekerken tatlı dudaklarına kapanma isteğini görmezden gelemeyerek onu öpmeye başladı. Elleri erkeğin bedeninde o daha düşünmeden dolaşmaya başlamışken Phin'inde kendisini öpmesi ile adeta kendinde geçti. Bedeni yavaşça yatağa yatırılırken içindeki özlem duygusu gidere daha da kabardı. Hala iyileşme döneminde olduğu ve bebekleri düşündükleri için böyle yakınlaşamıyorlardı. Ama şimdi onu asla ve asla bırakmak istemiyordu. Elleri Phin'in her yerinde gezinirken uzun öpücük onun doğrulması ile son buldu. Neden durduğunu anlamaya çalışırken kaçar gibi odadan ayrılması kafasını karıştırmıştı. Kahvaltı demişti ama her halde hala içinde bulundukları durum yüzünden tedirgindi. Derin bir nefes alarak yatakta gerinerek elini karnına götürdü. Deli gibi Phin'i istiyordu ve almaya da kararlı olarak yatakta doğruldu.

Kısa süre sonra kahvaltı geldiğinde sesini bile çıkarmadan sessiz bir şekilde yemeğini yedi ve elbette sevdiği adamın yemesi için bekledi. Yemekleri biter bitmez bir büyü ile yemekleri yok etti. artık yatakta sadece Phin ve Rose vardı. Fazlalık olan her şey ait olduğu yere gitmişken Phin'e sokuldu. Parmakları erkeğin boynunda hafifçe gezerken dişlerini alt dudağına geçirdi.

"Yemeği istediğin gibi yedim aşkım, şu an başka bir şey istiyorum"

Konuşmasından sonra erkeğe iyice sokulup onu altına aldı. Bedeni hala tam olarak iyi değildi. Ama içindeki tutku ve hissettiği özlem her şeyin ötesine geçiyordu. Dudakları yavaşça boynuna yönelirken tişörtünü yukarı kıvırıp çıplak göğsünü öpmeye başladı. Eli yavaşça şortuna indiğinde ondan asıl istediği şeyi göstermek istercesine aşağı doğru çekiştirdi. Dişleri göğsünü hafifçe keserken kanını emmeye başladı. Kan sanki bedenini biraz daha dirençli hale getirmiş gibi öpücüklerini ve hareketlerini hızlandırdı.


_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Perş. Tem. 11 2013, 19:02

Kendini bir dakika içinde tamamen kaybetmişti. Ona olan arzusu, özlemi o kadar büyüktü ki her şeyi unutup ona karşılık vermişti. Dudaklarının enfes tadını , harika bedenini kısaca her şeyini özlemişti. Bebekleri ve rose’un sağlığı için bir süre birbirlerinden uzak durma kararı almışlardı. Şimdiyse bunda oldukça zorlanıyordu. Ondan uzak durmaya kendini zorlamasına karşın bedeni her bir hücresiyle buna karşı çıkıyordu. Rose’dan ayrı kalmak fazlasıyla imkansızdı. Dudakları  dudaklarından boynuna oradan göğüslerine doğru giderken elleri bacaklarında hafifçe dolanmış ardından daha yukarılara çıkıp önce kalçalarını ardından kadınlığını okşayarak daha yukarılara, göğüslerine çıktı. Öpüşmeleri daha da derinleşirken geceliğin askısını yavaşça aşağı indirdi. Eteğini hafifçe yukarıya çıkardığı anda kendine geldi. Lanet olsun ne yapıyordu o böyle? Hızla toparlanıp üzerinden kalkarak kendini mutfağa attı. Az kalsın kendine engel olamayarak ona sahip olacaktı. Oysa onun ve bebeklerinin iyiliği için bu olmamalıydı.

Soğuk birkaç bardak suyu içindeki ateşi söndürebilmek adına ardı ardına içerken iradesizliği yüzünden kendine kızıyordu. Yukarı elinde tepsiyle çıkıp sevgilisiyle birlikte güzel bir kahvaltı ettikten sonra tepsinin bir anda yok olmasıyla merakla sevdiği kadına baktı. Duyduklarıyla  ''Ne istiyorsun aşkım? Söyle hemen alıp geleyim?"  dedi. Bir anda kendini onun altında bulduğunda ne yapacağını anlamış olarak karşı çıkmayı denese de dudaklarına örtülen dudaklarla başarılı olamamıştı. Zaten az önce alev alan bedeni bu baştan çıkarmaya zevkle teslim olurken içinden durmaya çalışsa da ona karşılık vermeden duramıyordu. Elleri yeniden özlediği bedende gezinirken göğsünde hissettiği öpücüklerle inledi. Hissettiği hafif acıyla yüzünü buruştururken tahrik olan bedenini rose’un bedenine bastırdı. Bu sefer kontrolü tamamen ona bırakmıştı. Kendine engel olamıyor olabilirdi. Ama eğer kontrolü ona bırakırsa bu durumu hiç zarar görmeden atlatabileceğini umuyordu.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Perş. Tem. 11 2013, 19:52

Yemeği hiç bir sorun çıkarmadan yemişti. Şimdi ise kendine göre bir tatlı istiyordu canı. Phin'e istediği bir şeylerin olduğunu söylediğinde büyük ihtimalle aş erdiğini falan sanmış olmalıydı. Aslında bir şekilde aş erdiği doğruydu. Bedeni karşısındaki harika bedene açtı ve onu istiyordu. Sevdiği adamın sorusu ile ona giderek daha da sokulup dudaklarını öpmeye başladı. Bedenini çıplak olarak görme arzusu yüzünden tişörtünü yukarı kıvırıp göğsünü çıplak bırakıp öpmeye başladı. İçindeki kan arzusu kendini yeniden göstererek dişleri ile çizdiği göğsünü emdi, bir süre. Doğrularak tişörtü tamamen üzerinden çıkarttı. Bedeninde hissettiği dokunuşlarla alev almaya başlamıştı. Tutkusu öylesine yoğun ve güçlü bir hale gelmişti ki sevdiği erkek ona sahip olsun diye şortunu sıyırmaya başladı. Phin ona karşılık veriyordu ama aynı zamanda sanki tüm kontrolü kendisine veriyordu. Bunu tam bir kabullenmeye ile karşılayarak onu tamamen çıplak bırakmaya karar verdi. Tüm kıyafetlerden kurtulduğu anda, erkekliğin üzerine oturarak kalçalarını hareket ettirirken üzerindeki geceliği çıkardı yavaşça... Tutkulu gözleri bir an olsun ondan ayrılmıyordu. Yavaş ve baştan çıkarıcı bir şekilde üzerindeki gecelikten kurtulduğunda sutyenden de kurtulup erkeğin üzerine yattı. Dudakları dudaklarını sömürürken kadınlığı erkekliğin üzerindeydi. Göğüsleri ise erkeğin sert göğsüne sürtünüyordu. Bu kadar tahrik yetmezmiş gibi birde elleri ile erkekliğine dokunarak baştan çıkartmayı sürdürdü. Dudakları yavaşça boynuna kaydığında yeni bir ısırıkla akan kanı daha fazla içine çekti. Yarayı yalayarak kapattığında sevdiği adamın kulağına fısıldadı.

"Bana sahip olmanı istiyorum, Phin. Seni çok ama çok özledim."



_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Cuma Tem. 12 2013, 17:00

Yemekler ortadan kalktıktan sonra söylediklerini yeni bir aş erme olarak algılarken durumun farklılığını kendini yatakta bulduğunda anlamıştı. Sevdiği kadının dudaklarını dudaklarında hissetmeden önce itiraz etmeye çalışsa da başaramadı. Dudaklarında hissettiği tadı harika olan dudaklarla iç çekti. Bu onun baştan çıkaran kokusunu içine çekmesine neden olurken bedeninde hissettiği dokunuşlara karşılık vermemeye çalıştı. Rose direncini nasıl kıracağını iyi biliyordu. Dudakları onun izni olmaksızın sevdiği kadına karşılık verirken kendisinin iyiliği için bunu yapmamaları gerektiğini sıkça içinden tekrarlıyordu. Onu oldukça özleyen bedeni arzuyla yanmaya başlamıştı. Elleri bu tatlı vücutta gezinirken durumun kontrolden çıktığının farkına vardığında kontrolü tamamıyla sevgilisine bıraktı. Onunla beraber olacakları açıktı. Bu durumda onun en az zararla çıkması için canını yakmayacağını garantilemek adına öpücüklere ve dokunuşlara karşılık verse de onu altına almadı. Ona yardım ederek eşyalarından kurtulduktan sonra karşısındaki tahrik eden küçük soyunma gösterisini izledi. Bu onun fazlasıyla uyarılmasını sağlarken dudaklarının sömürülmesine büyük bir zevkle karşılık verdi.

Erkekliğinin üzerinde hissettiği kadınlık ve dokunuşlar onu deli ediyordu. Boynuna kayan öpücüklerle inledi. Vücudunda hissettiği kesiği önemsemeksizin elleri sevdiği kadının vücudunda dolaşıyordu. Kulağının dibinde hissettiği nefesle birlikte gözlerini kapayıp bedenini bedenine bastırdı. Duyduklarından sonra kendine daha fazla engel olamayarak kontrolü eline aldı. Onu yavaş olmaya özen göstererek altına aldıktan sonra ufak öpücükler ve dokunuşlarla keşfe çıktı. Onu çok özlemişti. Dudakları önce dudaklarıyla buluşup oradan boynuna ve göğüslerine indi. Bir eli göğüsünü okşarken diğer eli kadınlığını okşuyordu. Onu bir süre daha tatlı tatlı öpüp okşadıktan sonra bacakları arasındaki yerini aldı. İçine yerleşmeden önce dudaklarını tutkuyla öpüp ''Seni seviyorum  " dedi. Daha sonra yavaş bir şekilde içine girdi. Hareketleri baştan işkence olacak tarzda yavaş olsa da sonradan hızlandı. Hazzın doruklarına ulaşınca son bir itişle rahatladıktan sonra kendini yana atıp sevdiği kadını kollarına aldı. Saçlarına küçük bir öpücük kondurduktan sonra yanağını okşayarak ''Nasıl hissediyorsun hayatım? İyi misin?  " diye sordu.  

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Cuma Tem. 12 2013, 19:39

Sevgilisine baştan çıkarıcı bir gösteri sunduktan hemen sonra artık dayanamadığını dile getirdi. Evet kendini fazla iyi hissetmiyor olabilirdi. Ama kanını içtiğinde bu kanın ona bir şekilde enerji verdiğini hissetti. Bu yüzden onu baştan çıkardığında ara ara kanını içiyordu. Phin'in itiraz etmiyor oluşuyla da bundan gayet memnundu. Erkeğin bedenindeki titreşimlerle baştan çıktığını biliyordu, tıpkı kendi gibi... Artık dayanamadığını kelimelere döktüğünde erkeği onu yavaşça altına aldı. Bedenini tam bir teslimiyetle ona sunarken her bir dokunuşla kendinden geçiyordu. Sonunda onu içinde hissettiğinde ilk baskı ile zevkle çığlık attı. İnlemelerinin arasında onun adını haykırırken sonunda bedeni gevşedi. Phin üzerinden kalktığında onun kollarına arasında yerini aldı. Hala endişeli olduğu sözlerinden belli oluyordu. Phin'in üstüne çıkıp onun dudaklarına tutkulu bir öpücük kondurduğunda yeniden yana doğru kaydı. Phin'in diğer elini alıp karnına götürdü.

"Bende, bebeklerimiz de gayet iyiyiz, hayatım. Ama senden bir ricamız var, benimle bu şekilde daha çok ilgilenmeni istiyoruz."

Bu konuşmadan sonra Phin'in karnındaki elini dudaklarına götürdü. Parmaklarının üzerinde dudaklarını gezdirerek yavaş yavaş öpücükler kondurdu. Sonra yeniden onu rahat bıraktı. Kabus aklına geldiğinde ona daha sıkıca sarıldı. Hafif yan dönerek başını boynuna gömdüğünde derin bir nefes aldı. Erkeksi kokusu öylesine çok hoşuna gidiyordu ki, ona bir türlü doyamıyordu. Karnına giren garip ağrıyı ona belli etmemeye çalışırken aklına yine kan geldi. Kanını içmek enerji dışında garip bir afrodizyaktı. Eğer yeniden baştan çıkıp onunla sevişecek bile olsa, nasıl olsa bundan şikayetçi olmazdı. Önce dudaklarını, boynunda gezdirdi, ardından parmağını kullanarak teninde bir kesik açtı. Sonrasında akan kanı büyük iştahla emerken farkında bile olmadan Phin'in üzerine çıkmıştı. Tüm bedeni erkeğe sürterken kanın tadını çıkarıyordu. Bir öpücükle yarayı kapattığında hafifçe doğruldu.

"Sanırım kanını içmeye, bebekler doğana kadar devam edicem. Kanın beni garip etkiliyor Phin, hem enerji veriyor hemde baştan çıkarıyor. Belki de verdiği enerjiyi o yönde harcama mı istiyor? Ne dersin?"




_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   Cuma Tem. 12 2013, 21:36

Rose’u kollarına aldığında tatlı kokusunu içine çekti. Onu çok seviyordu ve oldukça özlediği de su götürmez bir gerçekti ama hala onun beden sağlığı konusunda endişeleri vardı. Bu endişesini dile getirdiğinde gözlerini onun gözlerine dikti. Sevdiği kadın bir anda üzerine çıkıp dudaklarını öpmeye başladığında bu öpücüğe hiç düşünmeden tutkuyla karşılık verdi. Sevgilisinin yanına yatışını sessizce izledi.  Duydukları onu rahatlatsa da kuşkularını tamamıyla geçirmemişti. Rose’un karnını okşarken gülümseyerek  '' İyi olduğunuzu duyduğuma sevindim fakat isteğiniz pek olası değil."  Dedi. Aşık olduğu kadın elini dudaklarına götürdüğünde alnına sıcak bir öpücük kondurdu.Güzel peri kızı ona sıkıca sarıldığında tutuşunu biraz daha sıkılaştırarak saçlarını okşadı.

Onun tatlı dudaklarını yeniden teninde hissettiğinde tahrik olmamaya çalıştı. Daha yeni birlikte olmuşlardı ve bir yenisi rose’un bedenini daha çok yorardı. Bu zararlı olabilirdi. Bedeninde hissettiği kesikle yüzünü buruşturdu. O üzerine çıktığında bedenine sürten bedenle derin bir nefes alıp gözlerini kapadı. Kendine hakim olmalıydı. Yeni zevk dolu dakikalar ikisinin de hoşuna gidecek olsa da beraberinde getirdiği tehlikeyi göz ardı edemezdi. Duyduklarından sonra derin bir nefes aldı. Güzel peri kızının boynundan tutup onu kendine çekerek dudaklarına uzun bir öpücük kondurduktan sonra  '' Eğer kanım sana iyi hissettiriyorsa sanırım hamileliğin boyunca buna katlanabilirim. Hem bu garip bir şekilde tahrik edici pek şikayet edeceğimi sanmıyorum."  Dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   C.tesi Tem. 13 2013, 13:49

Phin'in eli karnını okşarken yüzünde mutlu bir gülümseme vardı. Bu hala inanmakta zorluk yaşadığı bir şey olsa da alışmaya da başlıyordu. Karnında ikisinin bebekleri ve yanında aşkı yatarken bu durumda nasıl mutlu olmasındı? Phin'in endişesini hala hissettiği için onu kelimeler sakinleştirmeye çalıştı. Kendini iyi hissediyordu ve bir yenisine asla hayır diyemezdi. Hatta bunu da bebekleri kullanarak cevap vermişti ama aldığı cevapla yüzünü buruşturdu. Tek bir kelime dahi etmeden baştan çıkarıcı bir şekilde onun parmaklarını dudaklarında gezdirdi. Dayanamadığı bedenin üzerine çıktığında kan tutkusu yeniden kendin gösterdi. Onun bedeni üzerinde kanın ve harika bedenin tadını çıkarırken küçük bir yorumda bulundu. Ardından gelen öpücükle onu tutkulu bir şekilde öperken geriye çekildi. Duydukları yüzünde sinsi bir gülüşe neden olurken parmakları çıplak göğsünde geziniyordu.

"Bu kanın afrodizyak etkisinin tek taraflı olmadığına sevindim, aşkım. Bu durumda bir ikinci daha istiyorum hala doymadım..."

Bu sözlerden sonra onu baştan çıkarmaya başladı. Çıplak bedeni ve öpücükleri ile bunda pek zorlanmamıştı. Gerçi yine de Phin hala itiraz ediyordu ama bu kadar tahrik, çok düşünceli olmasına rağmen onun erkek olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Aşık olduğu kadının bu denli baştan çıkarışına ne kadar bir süre hayır diyebilirdi. Sonunda kazandığında az öncekinden biraz daha sert bir birleşme yaşamışlardı, elbette rose'un istekleri doğrultusunda... Bundan ise şikayetçi değil, oldukça memnundu. Sonraki bir kaç saati daha yatakta geçirdiklerinde sonunda yataktan çıktılar. Güzel bir banyo arkasından da harika bir yemek onları bekliyordu.


_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kabus   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bitmeyen Kabus
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Silent Malikanesi :: III.Kat-
Buraya geçin: