AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Karanlık Lord

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Karanlık Lord    Çarş. Tem. 10 2013, 01:14

Tiffany evine geldikten sonra önce odasına kapanıp hissettiği duyguların saçmalığına, kendine, raven’a kızarak ve kontrol etmekte zorlandığı duyguların etkisinde depresyonda geçirdi ilk gününü. Aklı karmakarışık duyguları yüzünden bulanıkken yeni kararlar almak baya zor olmuştu. İkinci günü tamamıyla kendine ayırmıştı. Her şeyden ve herkesten uzak olmak iyi gelmiş evinin güvenli sıcaklığında biraz olsun kendine gelebilmişti. Duyguları netti ama düşünceleri duygularından daha netti. Ona aşıktı. Bir iki günde bunun olması mantıken  imkansız olsa da olmuştu. Asi kalbine söz geçiremeyerek en aşık olunmayacak adamı sevmiş olabilirdi fakat bu duyguları kontrol altına alıp onu unutmanın yallarını da bulabilirdi. Geçmişini unutturacak bir şeyler aradı ve ilk olarak normal yolları denemeye karar verdi. Ortalarda uzun süre görünmemesi fazla dikkat çekeceğinden işlerinin başına üçüncü günü geri döndü. Herkese mantığa yatkın bir yalanla durumu açıkladıktan sonra barda yaralanan arkadaşlarını kontrol etti. Kaç günden beri ilk kez aklına gelmişlerdi.

Hepsinin iyi olduğunu öğrendiğinde rahat bir nefes aldı. Günlerden sonra ilk defa güzel bir haber almanın etkisiyle gülümsedi. Bu çok sürememişti. Hatırladığı detaylar, revan, hissettiği duygularla beraber tüm anılan beynine üşüşünce gülümsemesi soldu. Kahretsin neden durup dururken onu hatırlamıştı ki? Yaşadıkları özel anlar , beraber geçirdiği dakikalar aklına geldiğinde hissettiği üzüntü,özlem,öfke ve hala anlamlandıramadığı duygular bedenini ele geçirince patronluğun avantajlarından yararlanıp işleri çalışanlara yıkarak soluğu cadılara özel barda aldı. Kıyafetlerini bir büyüyle değiştirip seksi mini bir elbise giyip saçlarını düzenleyerek bar taburelerinden birine yerleşti. Son zamanlarda o kadar çok düşünüyordu ki boğulmak üzereydi. Biraz mola vermeye ihtiyacı vardı ve bunun için bildiği en iyi yöntem içki ve müzikti. Kadehleri ardı ardına devirirken düşüncelerini askıya alabilmenin verdiği huzurla etrafa gülücükler saçıyordu. Sarhoş olmaya başladığında alkol kanını kaynatarak dans etme tutkusunu alevlendirirken yanına gelen erkeğin dans teklifine balıklama atlamıştı. Dans pistinde kendinden geçmiş bir şekilde bilinçsiz olarak baştan çıkaran bir dans sergilerken bedeninde ufak bir keşfe çıkan elleri fark edebilecek kadar kendinde değildi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Çarş. Tem. 10 2013, 01:35

Hayatının belkide en garip dönemini yaşıyordu. Önce Tiffany ile tanışmıştı. Tiffany, hırçın, seksi, güzel ve bir melek... Sadece bir kaç gün sonra ise Jezebel ile karşılaşmıştı. Jezebel, seksi, ölümcül, tehlikeli... Her ikisi de onun için bir pişmanlık olamamıştı. Her iki cadı da onda farklı duygular yaşatmıştı. en garip olanı ise Tiffany'di. Daha önce hiç tatmadığı minnet duygusunu ilk  kez hissetmişti ve bunu yanında bir sürü başka şey... Ona olan tutkusunu ise tek nedenini sekse bağlamıştı. Onun ilk erkeğiydi ve tadı mükemmeldi... Jezebel ile tatmin olanı bedeni o cadıyı unutmuş değildi. Gerçi Jezebel'n hakkını yiyemezdi. Ormanda geçirdikleri ateşli dakikaların sonunda birde onun özel mağarasına gitmişti. Orada ise acı dolu bir zevke merhaba demişti. Bedenindeki diş izleri bir süre teninde kalmıştı, aynı şeyin seksi cadının bedeni içinde geçerli olduğu kesindi. Şimdi ise şatosunda yalnızdı. Yeni bir planlar üzerinde çalışıyordu. Planların ise kesiştiği tek bir nokta vardı. Magica bar... Tiffany ile ikinci karşılaşmalarının olduğu yer.

Saatini kontrol ettikten sonra bara gitmek için evinde ayrıldı. Yol boyu aklında bir sürü şey vardı, yapacakları ile ilgili. Bu kez orayı kana bulamak yerine sadece ufak bir keşfe çıkıyordu. Gerçi o bardan son ayrıldığında içeri girmek kolay olur muydu? İşte bundan emin değildi. Bu yüzden her ihtimale karşılık kendini kendini ufakta olsa bir savaşa hazırladı. Bara geldiğinde ilk girişini kapıdaki korumalar engel olmuştu. Yani en azından bunu denemişlerdi ama sonunda onları biraz hırpalayıp bardan içeri girdi. Ama herkes bir öcü var gibi barı terk etmeye başladığında çıkan kişilere göz attı. Aradığı kişiyi görememiş olsa da daha iyi bir şey bulmuştu, Tiffany ve yanındaki gereksiz mahluk... Onların dışında barda kimse kalmamıştı. Bu durumda en güçlü büyülerinden birini yaparak barı kendine özel bir mekan halline getirdi, giriş ve çıkışın yasak olduğu... Şu an bu ucubenin Tiffany' dokunuyor olmasının kendini neden bu kadar rahatsız ettiğini bilmiyordu. Gerçi öfkesi yüzünden önemsemiyordu. Tiffany'i gereksizin elinden aldığında kolları arasına çekti. Tek bir büyü adamın bedeninde derin yaraların açılıp kan kaybından çığlıklar atarak ölmesini sağlarken gözlerini Tiffany'nin gözlerine dikti.

"Nasılsın, meleğim."

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Çarş. Tem. 10 2013, 14:51

Hala inanmakta zorlanıyordu. O asla olmaz dediği şey olmuş ve dünyada başka cadı ya da erkek kalmamış gibi gidip o yakışıklı, karizmatik, tehlikeli ve acımasız psikopata aşık olmuştu. Hem de en platoniğinden. Bu adam onun ilk erkeği olmakla kalmayıp yeni bir ilk yaşatarak kendisine tek taraflı bir aşk hissetmesini sağlamıştı. Bu düşünceyle iç çekip önündeki içkiyi kafasına dikti. Daha önce aşık olmuş muydu şuan hatırlayamıyordu ama bir çok sevgilisi olmuştu ve hiçbiriyle yatmamıştı. Çoğunluğu basit bir hoşlanma ya da etkilenmeydi. Sanırım eski sevgililerinden hiçbirine aşık olmamıştı olsaydı korkusuna rağmen ilki olmasına izin verirdi herhalde? Yine de hiçbir şeyden emin olamıyordu. Hem bunları niye düşünüyordu ki şuan ki durumu belliydi. Raven adlı o cadıya sırılsıklam aşıktı ve ilki o olmakla beraber korkusunu yenmesini de sağlamıştı ama onu unutmak zorundaydı. Onu şimdiden fazlasıyla özlediğinden, tüm düşünceleri bir şekilde ona bağlandığından nasıl olacağını bilmiyordu ama bu şey imkansızdı ve tiffany hayatına devam etmeliydi. Önündeki içkileri içinde bulunduğu durumun ironikliğine söverek kafasına diktiğinden kafayı bulup sarhoş olması uzun sürememişti. İçindeki dans etme dürtüsüyle önüne gelen ilk kişinin teklifini kabul ederek dansa başlamıştı.

Üzerinde gezinen ellerin varlığından habersiz bilinçsizce dans ederken etraflarındaki kalabalığın hızla azalıp yok olduğundan habersizdi. Yanındaki cadının durumu fark edip onu ilkel bir koruma iç güdüsüyle kendisine çekmesiyle hareket etmeyi kesip etrafa bakındı. Yanındaki cadı durumu anlamaya çalışırken o bardaki herkesin bir anda ortadan kaybolmasının gerçek mi yoksa tamamıyla sarhoş olmasından mı kaynaklı olduğunu çözmeye çalışıyordu. O sırada biri tarafından çekilip cadının kolları arasından alınmıştı. Burnuna dolan tanıdık erkeksi kokuyla şaşkınlıkla kafasını kaldırıp kolları arasında bulunduğu kişinin kim olduğuna baktı. Karşısında aşık olduğu adamı yani raven’ı gördüğünde sarhoşluktan hayal gördüğünü sanarak gülümsedi ve ''Baya sarhoş oldum sanırım'' dedi. Duyduğu çığlığı zar zor ayırt ederek kafasını çevirdi. Ne olduğunu anlayamasa da yardım etmek adına hamle yaptı ama hala raven’ın kollarındaydı. Yakışıklı cadının gözlerine bakarak  ''Sen beni bu şekilde tutarken yardım edemem ki'' dedikten sonra hıçkırarak ''İyileştirme büyülerini hatırlamıyorum hay aksi'' diye söylendi. Göz göze geldiklerinde duyduklarıyla gülümsedikten sonra kelimeleri toparlamayı deneyerek ''Etraf fazlasıyla dönüyor ama iyiyim sen?''dedikten sonra etrafa bakarak ''Ben sarhoş olduğum için yanlış mı görüyorum yoksa bar gerçekten boş mu?'' diye sordu hıçkırarak.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Çarş. Tem. 10 2013, 21:26

Bara ikinci dönüşünün böylesine ses getireceğini hiç düşünmemişti. Tamam elbette onu kucaklayarak karşılamayacaklardı. Nitekim de öyle olmuştu. İçeri girmek için önce fedailerle uğraşması gerekmişti. Bu kolay olandı zaten. Sonraki karmaşa ile tamamen kontrolü dışında olmuştu. Herkes bir canavar varmış gibi bardan dışarı çıkıyordu. Acaba biri bomba ihbarı yapmış olabilir miydi? Bu cümlenin komikliği ile pisteki kişilere baktı. Herkes kaçarken o ikisinin burada ne işi vardı. Burnuna gelen koku ile birini anında tanımıştı ve ondan sonra dikkatini çeken ilk şey Tiffany'i bedenine yaslamış erkekti. O da diğerlerine katılsa belki yaşama şansı olurdu, şimdi ise ölüme mahkumdu. Onu kıskanıyor olma ihtimalini düşünmeden içinde oluşan öfke ile bir dizi büyü yaptı. Ardından Tiffany ona göre olması gereken yerde kollarının arasındayken onunla konuşmaya çalıştı. Sarhoş olduğu her halinden belli oluyordu. Adamın çığlıklarını sinirini bozduğunda tek bir kelime ile acısına sön verdi. Artık sessiz bir şekilde ölebilirdi. Tiffany'nin ise yardım severliğinin sadece kendisi ile alakalı olmadığını öğrenmiş oldu.

"Sen ne kadar iyi kalpli bir meleksin, güzelim. Bu kadar içmek iyi değildir ve evet bar boş. Sadece sen ve ben varız".

Konuşma bitiminde kızı kendine öylesine bastırmıştı. Bedeni bedenine değiyordu. Bu yakınlıkta kokusu başını döndürüyordu. Elleri kızın bedenini okşamaya başladığında dudaklarını öpmek üzereyken az önce acılar içinde can veren kişi aklına geldiğinde bundan vazgeçti.

"Sanırım az önce yeni yatak arkadaşını öldürdüm, bunun için kendimi affettirmeli miyim?"

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Perş. Tem. 11 2013, 00:45

Olanları algılamakta zorluk çekiyordu. Beyni içkinin etkisiyle her zamankinin aksine oldukça ağır çalışırken ve hayaller üretirken neyin gerçek neyin hayal olduğunu ayırt edemiyordu. Raven’ın kollarında rahat bir şekilde dururken aşık olduğu adamın kollarında olduğunu henüz idrak edebilmiş değildi. Duyduğu çığlıkla kendini biraz zorlayıp etrafa göz attığında birinin acılar içinde kıvrandığını gördü. Ona bunu yapanın kim olduğunu ya da neden o halde olduğunu sorgulayabilecek durumda değildi.  Adamın haline acıyarak yardım etmek istediğindeyse kendisini tutan kişinin engeline takılmıştı. Neden ona yardım etmiyordu bu cadı? Bunu uzun süre düşünme fırsatı olmamıştı. Saniyeler içinde az önceki fikir aklından uçup gitmişti. Onu böyle tutmaya devam ederse kimseye yardım edemeyeceğini söylediğinde içkinin etkisiyle hiçbir büyüyü hatırlayamadığını gördü. Tanrım neden bu kadar çok içmişti sanki? Kahretsin bunun cevabını sarhoş haliyle bile hatırlıyordu. Yakışıklı ve tehlikeli cadı raven… İçkinin etkisi yavaş yavaş geçmeye başlamış olmalıydı ki gerçekten sevdiği adamın kollarında olduğunu fark etti. Hala sarhoştu ama bazı şeyleri artık çok net ayırt edebiliyordu.

Söylediklerine gülerek ''Girdiğin her ortamı dağıtıyorsun değil mi? Senin gören kaçıyor. İnsanları korkutmakta üzerine yok sanırım.'' Dedi. Hala içkinin etkisinde olduğundan çoğu sözünü kontrol edemiyor olmakla birlikte oldukça rahattı. Bedeni onun bedenine yaslandığında kalp atışları hızlanmıştı. Vücudunda onun dokunuşlarını hissetmek yavaş bir şekilde baştan çıkmasını sağlarken dudakları dudaklarına oldukça yaklaştığı sırada duydukları sinirlenmesini sağlamıştı. Kolları arasından kurtulmaya çalışsa da hala sarhoş olduğu için bu konuda oldukça başarısız olmuştu. Gözlerini onun gözlerine dikip kaşlarını çatarak  ''Beni kendinle ya da yatağa attığın diğer kadınlarla kesinlikle karıştırma. Ben onlar kadar basit değilim. Senin aksine belirli ilkelerim var ve yatak arkadaşlarına sıcak bakmıyorum. Yani o benim yatak arkadaşım falan değildi sadece dans ettiğim sıradan biriydi'' Dedi.  Kolları arasından sıyrılıp bardaki yarım kalan içkisini kafaya dikti. Çantasını alarak ''Saçma sapan fikirlerinle sana iyi eğlenceler'' diyerek cesede bakmamaya gayret ederek kapıya yöneldi. Hala sarhoş olmasına rağmen mantıklı cümleler kurabilmesine oldukça şaşırmıştı. Kapıya doğru giderken bir yandan da ''Psikopat, yontulmamış kütük.uyuz şey'' diye söyleniyordu. Kendisini diğer basit kadınlarla bir tutmasına sinir olmuştu. Kalbi acıyordu ama öfkesi bunun üstünü örtmekte şuan için gayet başarılıydı.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Perş. Tem. 11 2013, 13:34

Tiffany kolları arasındayken sarhoş hali içindeki öfkesine rağmen ona şirin görünmüştü. Ama öfkesi hala yerindeydi, işte. Buna bir anlam veremiyordu. Daha önce yatağına aldığı hiç bir kadına başka bir erkeğin dokunmasına aldırmamıştı. Üstelik bakire olması da bu durumu değiştirmemişti. Peki şimdi olan bu durum neydi. İkidir bu kadına dokunmaya çalışan kişiyi öldürüyordu. Kızın yorumu öfkesini geri getirirken oldukça ukala bir şekilde cevap verdi.

"Bu kez hiç bir şey yapmadım, kendileri burayı terk etti."

Bu konuda haklıydı. Fedaileri pataklamak dışında hiç bir şey yapmamıştı. Herken bir anda burayı terk etmişti. Tiffany'i gördükten sonra ise gidenleri pekte umursamadı. Hatta bir büyü ile yeniden kapana kısılmalarını sağladı. Tiffany, yeniden esiri olacaktı. Öfkesi geçene dek... Kıza yorumunu ve öldürdüğü kişiden bahsettiğinden sarhoş halinden bir nebze olsun kurtulduğunu fark etti. Ama sonraki kelimeleri artık tatlı olmaktan çıkmıştı. Sadece öfkesini körüklüyordu. Bardan hızlı bir şekilde çıkmaya yeltendiğinde hızlı bir şekilde onun önüne geçerek bileğini sıktı.

"Ucuz olmadığı söylüyorsun ama ucuz kadınlar gibi sarhoş bedeninden bir başka erkeğin istifade etmesine izin veriyorsun. Yazık düşündüğüm kadar masum değişmişsin. Be gelmesem ne olacaktı farkında mısın? Bu gereksiz insanın koynunda uyanacaktın..."


Kendine engel olamayarak kızı çekerek yanında sürükledi. Hemen ardından bardaki rahat koltuklardan bir tanesine yerleşerek Tiffany'i yanına çekti. Bedenlerinin birbirine yakınlaşması onu öpme isteğini körüklese de tüm o lafların bir cezası olacaktı. Kızı küçük bir çocuk gibi dizine yatırıp seksi poposuna şaplak atmaya başladı. Büyüsünü bu sefer elinden almamıştı. Kucağından kurtulsa bile buradan asla çıkamazdı.

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Perş. Tem. 11 2013, 17:16

Sarhoş olmak istemeyen cadılar bu konuda çeşitli büyüler bulmuştu. Bazıları insanların ne kadar içerse içsin sarhoş olmasına izin vermezken bazıları da sarhoş olmasına sadece biraz izin veriyor ardından ayılmanı sağlıyordu. Tiffany sarhoş olmak istediği için ikinci büyüyü denemişti ama işe yarayıp yaramadığından emin değildi o an için etrafta kırıp dökülen bir şeyler olmamış, ortalık savaş alanına dönmemişti lakin yine de işe yaradığı konusunda tereddütleri vardı. Büyüyü becerip beceremediğini öğrenmenin tek yoluysa olası kötü durumları göz önüne alarak bunu denemekti. Oda bunun işe yaramasını umarak istediği kadar içmişti. Şimdiyse büyünün işe yaradığını görüyordu. Gerçekten başarmıştı. Daha önce hiç denemediği bir şeyi ilk seferde başladığı için kendini tebrik etmeyi sonraya bıraktı çünkü aşık olduğu adamın kolları arasında olmak harika bir duygu olmasına karşın duyduğu sözler oldukça can acıtıcıydı. İlki olduğu halde onu diğer basit kadınlarla nasıl bir tutardı? Tiffany hakkında kesinlikle bir şey bilmiyordu. O bu suçlar tarzdaki konuşmaları hak etmemişti.  Bu duruma daha fazla dayanamayacağını düşünüp gitmeye karar verdi. Hızlı adımlarla çıkışa yürürken yakışıklı cadının kendisinden bile hızlı bir şekilde hareket ederek önüne geçmesiyle durmak zorunda kaldı.

Bileğinde hissettiği acıyla ufak bir çığlık atarken öfkeli gözlerini aşık olduğu adamın gözlerine dikti. Doğru onu seviyordu ama duydukları onu fazlasıyla incitmişti. Canı acıyordu ve bu yüzden de öfkeliydi. Raven’ın sözleri gözlerinin dolmasını sağlarken bileğini ondan kurtarmaya çalışarak   '' Bırak bileğimi. Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun. Beni bu şekilde yargılayamazsın… Öfken gözlerini kör etmiş senin öyle ki şuan tamamen ayık olduğumu fark ettiğinden bile emin değilim.'' Diye bağırdı. Onun kendini sürüklemesine karşı koymayı denerken   '' Sarhoş insan ayılmak için büyü yapamaz yapsa da başarılı olabileceğini sanmıyorum. Yani bara girdiğim anda önlemimi almıştım. Sen gelmeseydin de o adamın koynunda uyanmayacaktım. Ben diğerleri gibi değilim'' diye bağırdığında gözünden firar eden bir damla göz yaşına engel olamamıştı. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın onun elinden kurtulamamak sinirlerini daha da gererken gariptir ki büyü yapmak aklının ucundan bile geçmiyordu. Koltuğa oturduklarında hala durumu hazmetmeye çalışıyordu. Bir anda kendini onun dizinde bulunca şok oldu. Poposunda hissettiği şaplakla yeniden ufak çaplı bir çığlık attıktan sonra sinirle '' Hey kes şunu. Çocuk muyum ben'' diye isyan etti. Bu durumdan kurtulmak adına çırpırnırken''  Ayrıca bu durum seni neden ilgilendiriyor ki?'' diye sordu elinden kurtularak. İlgisinin hoşuna gittiğini kabul ediyordu ama bunun duygusal değil kendisinin anlamakta zorlanacağı başka bir nedeni olduğunu düşünüyor ve sebebini öğrenmek istiyordu.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Perş. Tem. 11 2013, 19:40

Olayı hala anlamış değildi. Elleri arasındaki bu harika bedene dokunan bir başka erkek neden bu kadar umurundaydı. Bu olmamalıydı. O, umurunda bile olmadan hayatına devam etmeliydi. Ama olmuyordu işte yeniden elleri bu dişi yüzünden kana bulanmıştı. Üstelik ortada zorlama bile yoktu. Tiffany bedenine değen hiç bir dokunuştan rahatsız değil gibi davranıyordu ve en çokta bu onun canını sıkıyordu. Onunla birleşmelerinin ilkinde elinden kaçmak için çok uğraşmıştı ama şimdi bir erkeğe kendini sunuyordu, ucuz bir kadın gibi. Duyduklarına öfkelenerek bunu dile getirdiğinde kızın karşılığında söylediği sözleri ile gözlerindeki yaşlar hala masum olduğunu kanıtlıyordu. Ama bu farkındalık ona ceza vermek isteğini bastırmaya yetmedi. Kızı dizine yatırdıktan sonra güzelce tokatlamaya başladı. Kızın yorumundan sonra histerik bir kahkaha attı.

"Çocuk ya da değil. Sen dayağı çoktan hak ettin..."

Bu sözlerle bir kaç şaplak daha attı. Kızın elbisesi açılmaya başladığında, çırpınışları ile tahrik olduğunu hissetti. Lanet olsun ona ceza vermek isterken bile fazlasıyla uyarılıyordu. Kızın son sözleri ile vurmayı keserek kızın eteğini yukarı kaldırdı. Çamaşırı birazcık kenara çekip poposuna küçük bir öpücük kondurarak kızı çevirip kucağına oturttu. Gözleri kızın gözlerindeyken elleri kızın bedeninde geziyordu.

"İlgilendiriyor çünkü bu harika beden benim, bebeğim..."

Bu konuşma ile kızın dudaklarına kapandı. Hiç bir nazik hareket göstermeksizin kızın kıyafetlerini parçalara ayırdı. Kız kucağında yarı çıplak bir vaziyette dururken iç çamaşırlarını da yırtarak çıkardı. Eller kalçalarında onu kendine bastırırken öpücükleri aşağılara doğru indi. Kızı kendinden biraz uzaklaştırarak harika göğüslerinin tadına bakmaya başladı. Onları öpüyor, dişliyor bir eliyle de sıkıştırıyordu. Bir büyü ile üzerindekilerden kurtulup kız tek bir kelime daha etmeden hafifçe kaldırarak içine yerleşti. Bir süre buna devam ettiğinde kızı en yakın masaya yatırarak yeniden hızla içine yerleşti. Sonunda o an geldiğinde nefes nefese bir halde kendine gelmeye çalışırken kendini yana attı. Hala nefesi düzelmiş değildi, ama bedeni son derece tatmin olmuştu.

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Perş. Tem. 11 2013, 22:36

Ona sırılsıklam aşıkken başka biriyle olmak düşüncesi bile iğrençti. Hayatında biri yokken bile kendine çok uzak gelen bu şeyin şimdi raven’ı seviyorken olması imkansızdı. Onu unutmak için çeşitli yollar aradığı doğruydu ama düşüncelerinin hiçbirinde çivi çiviyi söker mantığıyla başka biriyle yatmak yoktu. Seksle daha önce uzaktan yakından bir alakası yokken ve şu an bu duruma bu kadar yabancıyken yeni yatak arkadaşlıkları kesinlikle düşünmüyordu. Ona göre bu özel bir şeydi ve insan sadece gerçekten sevdiği biriyle yapılmalıydı. Onun içinse bu durum şimdilik imkansızdı çünkü raven’ı seviyordu. Onla olması da pek mümkün görünmüyordu. Yakışıklı cadısı duygusuz, acımasız ve katilin biri olmakla birlikte kızları yatak ısıtan biri olarak görüyor doğal olarak her çapkının yaptığı gibi davranarak sürekli yeni kişilerle birlikte oluyordu.  Yani bu durumda olurda dünya bir gün tersine dönerse onlarda birlikte olabilirlerdi. Bununda gelecek yüzyıllarda olacağını sanmadığından onu unutmalıydı. Raven onu diğer kadınlarla kıyasladığı için kırgın ama en çokta kızgın bir şekilde kucağında kurtulmak için çırpınırken kendisinin çocuk olmadığını hatırlattığında duyduğu kahkaha ve sinir eden kelimelerle daha çok çırpınıp farkında olmadan eteğini daha fazla yukarı kaldırırken ''Yah hiçte bile. Ben dayağı hak edicek hiçbir şey yapmadım. İçip eğlenmek ne zamandır suç sayılıyor.'' Diye tüm hırçınlığıyla karşı çıktı.  

Onun bu konuyla neden bu kadar ilgilendiğini merak ettiğinden sormakta bir sakınca görmedi. Sonuçta onu kıskanıyor olamazdı değil mi? Ya da sahiplenmiş? Oda diğer kızlardan farksızdı gözünde biliyordu. Az önce de bunu kendi ağzıyla söylemişti zaten onu diğer ucuz kadınlardan biri yerine koymuştu. O zaman neden ilgileniyordu? Bu ilgi onu rahatsız etmekten çok onun hoşuna gidiyordu lakin nedenini de bilmek istiyordu. Şaplakların kesilmesiyle derin bir nefes alırken fark ettiği şeyle aldığı nefesi veremeden kalmıştı. Eteğinin yukarı kalktığını hissettiğinde çırpınışları kesilmiş, kalbi heyecandan daha da hızlanmıştı. Poposun da onun öpücüğünü hissettiğinde dondu. Aşık olduğu adamın onu çevirerek oturtmasına tepkisiz kaldı. Olayın şaşkınlığını üzerinden atması için biraz zamana ihtiyacı vardı. Bedeninde gezinen eller onu yavaşça tahrik ederken duydukları ikinci bir şoka neden olmuştu.Onu sahiplenmiş olmasına oldukça sevinse de tüm hırçınlığıyla ''Oldu olacak senden başka kimsenin yaklaşmaması için büyü yap!'' dediği sırada dudaklarında hissettiği dudaklara tereddütsüz karşılık vermişti. Bu tadı mükemmel olan dudakları, bedeninde gezinen usta dokunuşları özlemişti. Kıyafetlerini ve iç çamaşırlarını yırtmasına ses çıkarmamıştı. Elleri özlediği harika bedende keşfe çıkmışken göğüslerinde hissettiği dudaklarla inledi. Bir süre sonra onu içinde hissettiğindeyse kendinden geçmişti. Sonunda o dayanılmaz an gelip rahatladığında nefes nefeseydi. Kendine geldiğinde ona bakarak ''Bana bebeğim demenden hoşlanmıyorum biliyorsun değil mi? Ve inatla söylüyorsun. Bu arada merak ediyorum . Her gittiğin yeri dağıtmak zorunda mısın?'' dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Cuma Tem. 12 2013, 00:56

Poposuna attığı şaplaklar dan sonra hafifçe okşamaya başladı. Zaten tahrik olmuştu, birde kızın eteği kaldırıp öptüğünde artık duramayacağının bilince kızı kucağına oturttu. Elleri bedeninde gezerken, bedeni hakkında düşüncelerini söyledi. Buna karşılık aldığı cevapla histerik bir kahkaha attı.

"Fena fikir değil bebeğim, bu sayede bu bedenin sadece bana ait olduğu herkes anlamış olur"

Bu sözlerden sonra onun dudaklarına kapandı. Kıza kucağında vahşice sahip olmaya başlamıştı. Hareketlerinde hiç bir nezaket yoktu. Kızı kucağından indirmeden sert bir şekilde içine girdiğin de aldığı hazla çok fazla zevk almıştı. Kıza daha rahat bir şekilde sahip olmak adına masaya çıkardığında son bir itişle rahatladı.  Kendini yana çekip nefesini düzenlemeye çalışırken yüzünü kıza dönmemişti .Onu kolları arasına almak gibi bir davranışta da bulunmamıştı. Kendine doğrultulmuş bakışları gördüğünde başını ona çevirerek yan yattı.

"Sana bebeğim demek hoşuma gidiyor, bebeğim. Ayrıca sana söyledim, bu kez buranın boşalmasında tam olarak hiç bir şey yapmadım. Sadece kapıdaki fedaileri tartakladım onun dışında herkes neden gitti bilmiyorum."

Bu konuşmadan sonra yeniden düz yatarak barın tavanına baktı. Kafasında kızla ilgili ilginç düşünceler vardı. Nedenini bilmediği şeyler ve bu gerçekten can sıkıyordu. Derin bir nefes alarak tekrar yan döndü. Altlarında rahatsız eden masayı rahat bir yatağa dönüştürdü. Parmakları kızın teninde gezerken göğüs çevresinde oyalanmaya başladı.

"Neden bilmiyorum ama sende garip bir şey var, meleğim. Beni sana bağlayan bir şey..."

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    Cuma Tem. 12 2013, 19:45

Bir çocuk misali poposuna şaplak yemek sinirlerini zıplatırken elinden kurtulmaya çalışıp başarısız olmak öfkesini körüklüyordu. Tanrım resmen bu adam ona çocuk muamelesi yapıyor sarhoş olmak kötü bir şeydir tarzında ceza veriyordu. Aşık olduğu adama yakın olmak güzel olabilirdi ama dizine yatırılıp dövülmek kesinlikle değildi. Kucağına oturttuğunda hırçınlığıyla ettiği sözlere karşı aldığı cevap onu şoka uğratmıştı. Şaşkınlıkla ‘Ne?’ diye sorarken dudaklarının tadına doyamadığı dudaklar tarafından istila edilmesiyle az önce den beri bedeninde dolaşan baştan çıkaran dokunuşların da etkisiyle öpücüğe karşılık verdi. İçinde yine büyük bir duygu karmaşası vardı. Onu bu kadar sahiplenmesi kendisine garip gelse de bu duruma sevinmişti. Aynı zamanda kendisine çocuk gibi davranıp üstüne diğer ucuz kadınlarla bir tuttuğu için kızgın olsa da kahretsin ki sırılsıklamda aşıktı. Karma karışık duygularla tam bir teslimiyetle onunla birlikte olduktan sonra nefesini düzenlemeye çalışırken onu rahatsız eden düşünce yığınıyla birlikte sevdiği adamı izlemeye başladı. Onun kendisine dönmesiyle gözlerini kaçırarak bebeğim deme konusuna bir açıklama getirdi.

Duyduklarıyla iç çekip ''Benim sinirime giden bir sözcüğü senin bana hitap ederken kullanmayı sevmen ne ironi ama… Ve vay canına gerçekten de hiçbir şey yapmamışsın bu sefer. Dalgamı geçiyorsun? Bu bara ilk geldiğinde ortalığı kan gölüne çevirdin. İkinci geldiğindeyse korumaları dövüyorsun. Pek normal bir giriş sayılmaz. Ölmemek için elbette kaçacaklardı. Kaçmayana ne olduğunu görüyoruz'' diyerek yerde kanlar içinde yatmakta olan cadıyı gösterdi. Kafasını yeniden masaya koyarak gözleri tavana dikerek düşünmeye başladı. Onu görmediği sürelerde unutmaya çalışarak oldukça özlemişti. Şimdiyse yanındaydı ve onu unutmak gibi bir durumun söz konusu olmadığını düşünmeye başlamıştı. Başının altındaki sert masa bir anda yumuşak bir yatağa dönüştüğünde şaşkınlıkla etrafına bakınırken gözleri raven’ın gözleriyle buluştuğunda rahat bir nefes alıp başını kendini yeniden yatağa bıraktı. Raven’ın elleri teninde gezerken gözlerinin içine bakarak onu ne kadar özlediğini düşünüyordu. Dokunuşları onu tahrik ederken duydukları kalp atışlarının hızlanmasını sağlarken dudaklarından kontrol edemediği bir şekilde ''Seni seviyorum'' sözleri döküldükten sonra onu öptü.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    C.tesi Tem. 13 2013, 02:00

Onu kolları arasına almayarak ne yapmaya çalıştığını bilemedi. Belki de bir şekilde benliği ondan uzak durması konusunda ısrar ediyordu. Diğer hiç bir dişiyi kolları arasına almazdı. İşi bittiğinde sadece bedeni kendine gelsin diye yatağın bir köşesine çekilir dinlendikten sonrada toz olurdu. Ama bunu Tiffany' bir türlü yapamıyordu. Ona bakarken ellerini üzerinden çekemiyordu. Bebeğim lafına neden bu kadar takıldığını ise bilmiyordu. Ama tiffany'i sinir etmek hoşuna gidiyordu ve aynı şekilde ona bebeğim demekte. Bu yüzden buna hiç bir cevap vermeden altındaki rahatsız masadan kurtuldu. Yatakta daha rahat bir şekilde uzanırken bedenini gerdi.

"O cadı kaçmadığı için değil, sana el sürdüğü için o halde... Ayrıca kaçmasalar da başlarına bir şey gelmeyecekti..."

Konuşmaya son verdi. Bu cümleler bir şekilde can sıkıcıydı. Sanki onu kıskanıyormuş gibi görünüyordu. Aslında durum buna benziyordu ama kesinlikle kıskançlık değildi. Daha çok bencilce davranmaktı. Tiffany'i kendine ait olarak düşündüğü için ona dokunan her yaratık ölmeyi hak ediyordu. Bunu garip bir şekilde kıza itiraf ettiğinde kızın ani itirafı sonrası dudaklarından dökülen iki kelime beyninden vurulmuşa dönmesini sağladı. Adından gelen öpücüğe büyük bir tutku ile karşılık verirken nefessiz kaldığında kendini geri çekti.

"GalibA söyledikleri kadar şeytanım, baksana bir meleğin kalbini çalmışım"

Bu kısa konuşmadan sonra kızı altına alarak öpmeye başladı. Bir süre okşadıktan sonra yeniden içine girdiğinde oldukça yavaş bir şekilde kızı yalvartacak şekilde ona sahip oldu. Ardından barı eski haline getirip Tiffany ve kendine kıyafet ayarladıktan sonra çalan şarkı ile kızı dans pistine çekti. Elleri kızın bedeninde dansa başladıkların da bir çift gözün onları izlediğinden habersizdi. Bu bardan sonra ise gidecekleri tek yer vardı. Aaron şatosu...

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    C.tesi Tem. 13 2013, 17:04

Bebeğim lafına bu kadar takılmasının nedeni aslında basitti. Tifanny’nin yaş takıntısı vardı. Dışarıdan en fazla 18 göründüğünü biliyordu ama tam 108 yaşındaydı ve raven’ın aralarındaki yaş farkını her seferinde gözüne sokarcasına kendisine bebeğim demesinden hoşlanmıyordu. Bu konudaki itirazlarının dikkate alınmadığını ve ne söylerse söylesin yakışıklı cadının ona bebeğim demekten vazgeçmeyeceğini anladığında derin bir nefes alıp aşık olduğu adama derdini anlatma girişimlerine son vererek yeni bir yorumda bulundu. Kendisine çocukmuş gibi davranıp dizine yatırıp dövmesine hala sinirli olsa da sakin davranmayı başarıyordu. Ondan cevap beklerken gözlerini gözlerinden bir an olsun ayırmamıştı. Aldığı cevap kalbinin teklemesini sağladı. Tanrım aşık olduğu adam gerçekten onu sahiplenmişti. Öyle ki ona kendisinden başkasının dokunmasına katlanamıyordu. Bu düşünceyle kalbi mutluluktan yerinden fırlayacakmış gibi atarken dudaklarından o iki kelime dökülmüştü. Seni seviyorum… Bunu söylediğine inanamıyordu. Bazen gerçekten bu kadar açık sözlü bir şekilde düşündüklerini pat diye söyleme huyundan nefret ediyordu. Bunu nasıl itiraf edebilmişti? Bir süre ne yapacağı, nasıl tepki vereceği konusunda bocalasa da sonunda derin bir nefes alıp dudaklarını öpmeye başladı. Yapacak bir şey yoktu. Ona söylememesi gereken şeyi çoktan söylemişti ve şimdi de durumu kabullenip onu içinden geldiği gibi davranıp öpüyordu. Öpücüğünün karşılık bulmasıyla öpüşme derinleşirken nefessiz kaldıklarında bu durum sonlanmıştı.

Nefessiz kaldığı sürelerin acısını çıkarmak istercesine derin nefeslerle havayı içine çekerken duyduklarına gülümseyerek '' Bana melek diye hitap ederken daha bir sevimli oluyorsun biliyor muydun diğer şekilde hitap ederken oldukça sinir bozucu oluyorsun '' dedi. Kendini bir anda onun altında bulduğunda zaten hiç normale dönmeyen kalp atışları daha da hızlanmıştı. Dudaklarında onun dudaklarını hissettiğinde öpücüğe tutkuyla karşılık verirken elleri onun bedeninde gezinmeye çoktan başlamıştı.Onu yeniden içinde hissettiğinde yavaşlık çıldırtacak derecedeydi. Dudaklarından ara ara onun adı ve zevk çığlıklarına eşlik eden inlemeler dökülüyordu. Sonunda rahatlayıp bedeni gevşediğinde bir süre nefesinin düzenlemesini bekledi. Kendine geldiğinde yataktan yavaşça sıyrılıp ayağa kalktı. Ona aşık olduğunu itiraf etse de hayatında değişen pek bir şey yoktu. Unutmakta kararlıydı. Nasıl olacağını bilmiyordu ve bu gözüne imkansız görünüyordu ama en azından deneyecekti.  O daha giyinmek için büyü yapmadan üzerinde beliren kıyafetler, normale dönen bar ve çalan müzikle ona baktı. Evet her şey eski haline dönmüştü sonunda ve şimdide herkes eski hayatına dönmeliydi. O bunları düşünürken elinden tutulup dans pistine sürüklendiğini zorda olsa fark etti. Şaşkınca raven’a bakıp amacını anlamaya çalışırken kendini bir anda onun kollarında dans ederken bulmuştu. Sesini çıkarmadan bu anın tadını çıkarırken sonunda dayanamayarak ''Uzmanlık alanlarının öldürmekle kısıtlı olduğunu sanıyordum. Anlaşılan yanılmışım oldukça iyi dans ediyorsun '' dedi. Bir süre daha dans ettikten sonra raven’ın yaptığı belli olan büyüyle kendini bir anda onun şatosunda bulmuştu. Durumu anlamaya çalışırcasına şatoda karşısında dikilen aşık olduğu adama bakıyordu.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Karanlık Lord    

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Karanlık Lord
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ekrem düzgünoğlu karanlıktan güneşe 2007 full albümü
» Pit Lord-Azgalor
» 420 değişik oyun

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Magica Bar-
Buraya geçin: