AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Yolunu kaybetmiş sihirbaz

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Çarş. Tem. 17 2013, 18:33

Jon olanları öğrendiğinden beri doğru düzgün uyuyamıyordu. İçindeki öfke ateşi sönmekten çok uzaktı.  Değer verdiklerini koruyamamış olmak canını yakıyordu. Yine olayların çok uzağında kalmıştı. Kızların başına gelenleri elise’i ve Scarlett’ı ziyarete gittiğinde onları o evde bulamayınca elise’i telaşla aradığı zaman öğrenmişti. Direk onların yanına gidip olanları öğrendikten sonra içini rahatlatmak adına diğer kızları da kısa bir ziyaret etmişti. Scarlett’ın böyle bir şey yaptığına hala inanmakta zorlanıyordu.  Scarlett problemleri olan biriydi. Biraz içine kapanık ve ara sıra fevri olduğunu biliyordu ama değer verdiği kuzenini öldürmeye çalışacak kadar hasta ruhlu biri hiç olmamıştı. Belki onun kendini yalnız hissettiğini söyleyip kollarında ağladığı o günden sonra onunla daha fazla ilgilenseydi durumun daha da kötüleşmesini engelleyebilirdi. Lanet olsun belki de engelleyemezdi. Kafasında bu tür binbir düşünceyle yataktan sinirle kalkıp kendini soğuk suyun altına attı. Hızlı bir duş alıp kafa dağıtmak adına son zamanlarda her zaman yaptığı gibi köle peri avına çıktı. Uzun zamandır eline almadığı katanasını yanından bir an olsun ayırmadan bir düzine periyle kapışmaya girip birkaç yarayla kurtulduktan sonra dinlenmek adına ormanın içinde bulunan ve insanın ruhunu dinlendiren şelaleye gitti. Üzerindeki kanlı kıyafetlerden bir büyüyle kurtulup kendini yeşil çimenlerin üzerine attı. Kılıcını hemen yanına koyarken ellerini başının altına koyup manzarayı seyretmeye başladı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Cuma Tem. 19 2013, 10:38

Günlerdir, kendini oldukça tuhaf hissediyordu. Tuhaf, ama mutlu. Reilly bir anda hayatına dahil olmuştu ve onu kendine aşık etmişti. Üstelik Dante'den sonra hiç erkeği sevemeyeceğini düşünürken içindeki tutku ve aşkın etkisi ile ona ait olmuştu. Yinede her şey söylendiği kadar toz pembe değildi.  Reilly, avcı olmasının dışında hakkında  hiçbir şey bilmiyordu. Gerçi onunda Reilly hakkında bildiği tek şeydi, avcılık... Yinede sırlar psikolojik sorunlu bir kızdan daha kötü olamazdı, diye düşündü. Gördüğü hayaller hala deva ediyordu. Gördüğü her şeyi hatırlamadığı geçmişinden bir parça olarak değerlendiriyordu. Gerçi bu da kabus gibi bir hayatı olduğunu gösteriyordu, çoğu zaman... Sıkıntılı bir şekilde yatağından kalkarken derin bir nefes aldı. Bugün yeniden doktor randevusu vardı. Dante'e söz verdiği doktoru elinden geldiğince aksatmamaya çalışıyordu. Kahvaltının ardından doktorun yanına gitti. Uzun bir konuşmanın ardından sonunda kendi için özel bi şeyler yapabilirdi.

İçinde birden oluşan öfkeye engel olamadan evde ufak bir hazırlık yaptı. Bu öfke kendine ve geçmişine olsa da bunu bir şekilde üzerinden atmalıydı. Aklına gelen ilk şey ise elbette, avdı. Bu yüzden avlanmak için tüm hazırlıklarını yaptı. Alec'e haber vermek istemediği için tek başınaydı. Gerçi öğrendiğinde ona kızacağını biliyordu. Ama ona da öfkeliydi. Çünkü kafa dinlemek istediği için bara gittiğinde arkadaşı en umursamaz halinde takılmıştı. Gerçi yinede kızamazdı, sonuçta Reilly ile birbirlerine bağlanmışlardı. Ama düşününce yinede öfkeliydi, işte. Karşısına ormanda bir cadı çıktığında şans eseri oldukça gen bir cadıya denk geldi için işi kolay olmuştu. Yırtılan tişört ile pantolonunu ise umursamamıştı. Şelale sesini duyarak oraya adım attığında boynunda cadı güçlerini algılayan tılsımın parlaması ile oldukça dikkatli bir şekilde ilerlemeye başladı. Şelale'nin yanına birini gördüğünde yeni avını gözüne kestirmişti. Silahını eline aldığında sinsi bir şekilde fısıldadı.

Kendini hazırla, cadı.


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Cuma Tem. 19 2013, 19:32

Gökyüzünü ve dinlendirici manzarayı izlerken geçmişini düşündü.  Bu işe ilk başladığı zamanları… O zamanki duygusuzluğunu, acımasızlığını ve ne kadar pislik olduğunu hatırladı. Sonra hayatını değiştirmesini sağlayan insanlara değer vermenin nasıl bir şey olduğunu öğreten o iki masum kızla karşılaşmıştı. Baştan amacı onlarla eğlenmek olmasına rağmen zamanla farkında bile olmadan onlara değer vermişti. Onlarla takılmaya devam ederken onların masumiyetleri kendisini bir şekilde değiştirmişti. Bir süre sonra daha iyi biri haline gelirken birçok pis işten uzaklaşarak bir ortak edinmişti. Kendine yeni bir hayat kurmaya çabalarken her şey bir anda yeniden mahvolmuştu. Aşık olduğu kadını çıkan bir savaşta korumayı başaramayarak kaybettiğinde onun için her şey anlamını yitirmişti. Bir süre herkesten ve her şeyden kendini soyutlasa da bir anda ortaya çıkan eski hayatının değerli bir parçası olan peri kızının isteğiyle peri avlamaya kısa bir süreliğine geri dönmüştü. O gün bu işi kabul ederken eski hayatının güzel anılarını oluşturan ve hala değer verdiği iki kişinin başının belada olduğunu kendisinin de bu işten bir daha çıkamayacağını bilmiyordu. Şimdiyse durum ortadaydı. Kafa dağıtmak adına köle peri avlıyordu yani eski hayatına büyük ölçüde geri dönmüştü. Anılara dalıp gitmişken hissettiği aura ile kendine geldi.

Bir periye ya da cadıya ait olamayacak kadar zayıftı hissettiği enerji bu da bir sihirbazın buralarda bir yerde olduğu anlamına geliyordu. Rüzgar burnuna onun tatlı parfüm kokusunu getirirken yattığı yere biraz daha yerleşti. Kulaklarına keskin bir klik sesi ulaştığında gözlerini araladı. Duyduğu sözlerle sinsice gülümserken refleks olarak kılıcını yakalayıp hızla ayağa kalktı. Gördüğü kızla histerik bir kahkaha atarak ''Cık cık cık senin gibi güzel bir kızın eline silah hiç yakışmıyor'' dedikten sonra kızın gücünü kapatarak saldırısına karşılık verdi. Onunla normal insanlara göre uzun savaşmaya alışık jon’a göre kısa bir süre savaştıktan sonra kızın elindeki silah düşmüştü. Onu seri bir hareketle altına alıp hareketlerini engelledikten sonra bileklerini tek eliyle zapt ederek çenesini sıkıca kavradı. Tehlike parıltıları dolu gözlerini onun gözlerine dikerek soğuk ve tehditkar bir sesle ''Avlamak için yanlış periyi seçtin güzelim…'' dedi. Gözüne sol omzunda göğsüne yakın olan avcı dövmesi takıldığında alayla gülerek ''Ah işte buna gülerim. Sihirbazlar ne zamandır avcılığa başladı? Ama dur dur asıl soru şu senin bir sihirbaz olduğunu diğer avcılar biliyor mu?'' diye sordu. Bu durumla oldukça eğlendiğini açıkça göstererek.Kızın avcı olduğunu gördüğünde hareketlerini bir büyüyle engellemişti.   

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Cuma Tem. 19 2013, 23:26

Karşısına çıkan cadı ile oldukça çabuk ilgilenmişti. İçinde kendine olan öfkesi çok olduğu için mi yoksa sadece o cadının güçsüzlüğün den dolayı mı böyle olmuştu? Buna cevap veremiyordu. Tek bildiği bir cadı daha avlamıştı. Ailesini temsil edecek bir avcı olmak için diğer herkesten onu küçük gören herkesten daha çok çalışmıştı. Böylece oldukça kuvvetli ve yetenekli bir avcı olmuştu. Gerçi şu halini görenler bir kaç cadı öldürdüğünü düşünürdü. Aptal cadının, yeteneksiz büyüleri derisinde yaralar açacağına kıyafetini parçalamıştı. Onlar gibi büyülere sahip olmayı bu gibi durumlarda isterdi. En azından bir kaç kelime ile bu kıyafetlerden kurtulabilirdi. ama şimdilik yapacak bir şey yoktu. Üstelik gece yeni başlıyordu. Şu an kıyafeti düşüneceğine bir sonraki avına odaklanmalıydı. Şelaleye doğru ilerlerken avı, boynundaki tılsımın ışıldaması kendini belli etmişti. Silahlarını eline alarak ona doğru ilerledi. Gafil avlamak yerine en azından avın kendisinden haberi olmasını istediği için fısıldamıştı. Sonuçta biraz hareket istiyordu ve çok kolay kurbanlar sadece can sıkıcı oluyordu. Bir anda onun ayaklandığını gördüğünde savunmaya geçti. Kahkahası ve sözleri ile yüzünde tehlikeli bir gülümseme belirdi.

"Bana ne yakıştığı, seni ilgilendirmez"

Bu sözlerin ardından atak yapmıştı. Erkek oldukça iyi karşılık veriyordu. Silahı elinden düştüğü anda kendini cadının altında buldu. Sinirleri bozulmuştu. Altında hareket dahi edemiyordu. Yinede bir şekilde kurtulmak için çabalıyordu. Gözlerine dikilen gözlere baktığında duydukları şaşırmıştı. Onun yen yetme bir cadı olduğunu sanmıştı. Elbette cadı ışığının parıltısı yüzünden  ama şimdi peri olduğunu öğreniyordu. Daha önce hiç bir peri öldürmemişti. Alaycı tavrı ile duyduklarına sinirle karşılık verdi.

"Ben sihirbaz falan değilim, kalk üzerimden... Daha önce hiç bir peri ile karşılaşmamıştım. Sizin yeteneğiniz saçmalamalar üzerine mi?"



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   C.tesi Tem. 20 2013, 03:18

Hissettiği aura huzursuzca yerinde kıpırdanmasını sağladı. Bir sihirbaz aurasının onu bu kadar rahatsız etmesini garipsemesine rağmen duruşunu bozmadı. Ters giden bir şeylerin olduğunu sezse de henüz bunun ne olduğunu bulamamıştı ve bu fazlasıyla can sıkıcıydı. Derin bir nefesle gücünü de kullanarak kızın kokusunu içine çekti. Algıladığı tek koku elbette parfüm değildi. Yoğun bir kan ve duman kokusu da alıyordu. Kızın cadılar ya da periler tarafından saldırıya uğradığını düşünmüyordu öyle olsaydı muhtemelen sağ kurtulamazdı. Daha insancıl nedenlerden bu durumda olmalıydı. Duyduğu klik sesiyle gözlerini araladı. Tamam belki fazla iyimserdi. Çünkü duyduğu bu sesin özel bir silahtan geldiğine emindi. Etrafta ikisi haricinde algıladığı hiçbir yaşam enerjisi olmadığına göre hedefte kendisinin olması büyük olasılıktı. Duyduğu fısıltıyla gülümsedi. Köle perilerden sonra bir sihirbaz avlamak kulağa kötü gelmiyordu. Üstelik onu zevk için öldürmüş olmayacaktı bu tamamıyla nefsi müdafaaydı. Kılıcını kapıp yılların verdiği çeviklik ve hızla doğrulup savaş pozisyonu aldı. Karşısında bir kız görmeyi beklemediği için bir an afallasa da çabuk toparlayıp birkaç sözle kızla dalga geçmişti. Karşılığında aldığı cevapla alayla gülümseyerek '' Bence cenaze kıyafetleri de yakışmayacak '' dedi.

Kızın ona saldırmasıyla savunmaya geçerek onunla kısa bir süre savaştı. Bu süre boyunca hissettiği aura daha çok rahatsız ederken kızın silahı elinden düştüğünde bu anlamlandıramadığı durum yüzünden onu öldürmekten vazgeçip sert bir şekilde tek hamleyle yere yatırıp altına alarak hareketlerini engelledi. Sinirini atmanın tek yolu onu öldürmek olmadığı için sinsice gülümsedi. Bu kızda neyin farklı olduğunu çözene kadar onu öldürmeyecekti ama bu onunla eğlenmeyeceği anlamına gelmiyordu özellikle kendisini öldürmeye kalkıştıktan sonra. Kızın ilk sözlerinden sonra histerik bir kahkaha attı. Gözlerini onun gözlerine dikerek bir süre baktıktan sonra dudaklarını canını yakacak şekilde bir süre sömürüp geri çekildi ve '' Şunu aklından çıkarma sen bana emir verebilecek durumda değilsin. Sana istediğimi yaparım. Bana karşı koyabilecek durumda değilsin. Hala yaşıyor olmanın tek nedeni auranın ilgimi çekmesi. Tuhaf bir şekilde auran dikkatimi çekiyor. Ayrıca acı gerçek güzelim sen bir sihirbazsın ve cadıların yanında kendi türünü de avlıyorsun. Biraz kaybolmuş olsan da sihirbazsın ''  Dedikten sonra duraksadı. Söylediklerinin hazmedilmesine izin verdikten sonra sakince '' Vücudunda ekstra bir dövme dikkatini çekmedi mi hiç? Ya da birine sinirlendiğinde hiçbir silah kullanmaksızın o kişinin bir anda garip bir şekilde kötüleşmesi gibi doğa üstü hiçbir şey olmadı mı etrafında? ''  diye sordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   C.tesi Tem. 20 2013, 22:00

Karşısındaki bu cadı daha önce karşılaştıklarına benzemiyordu. Buda aslında bir tedirginlik yaratmalıydı. Ama yaratmıyordu işte...  Dik başlı, hırçın hali savaşta da kendini gösteriyordu. O yüzden çocuğa dik dik cevaplar vermeye başladı. Karşılığında aldığı cevaplarsa yüzünde sinsi bir kahkahaya neden oldu. Bir cadı için kolay lokma değildi. Şu anda da güveni oldukça yerindeydi. Bu güven silah elinden düştüğünde sarsılsa da içinde hiç bir korku yoktu ve aynı şekilde geri adımda atmamıştı. Bir kaç saniye içinde ise kendini erkeğin bedeninin altında bulduğundan istese de adım atamazdı. Peri olduğunu öğrendikten sonraki konuşmaları ile güldü. Sihirbaz olduğunu düşünüyordu, öyle mi? O anlık hiç düşünmeden cevap vermişti. Ama geçmişin bilinmeyen yüzünde onu bekleyen ne tür gerçekler olduğunu bilmiyordu. Bir an öylesine dalmıştı ki çocuğun histerik kahkahası ile kedine gelmişti. Ama geçmişi ile ilgili tek kelime bile etmeden çırpınmaya devam etti. Bir anda dudaklarında hissettiği dudaklar ile afallamıştı. Öpücüğe karşılık vermiyordu ama bu erkeğin dudakları tarafından sömürülmesine engel olmuyordu. Dudakları boş kaldığı anda bir tiksintiyle ona baktı.

"Adi, herif..."

Bu kısa konuşmanın ardından erkek yeniden konuşmaya başlamıştı. Hala sihirbaz olduğunu kabul etmiş değildi. Olduğuna inanmak istemiyordu. Ailesi tarafından bir avı olarak eğitilmiş ve görevi büyü sahibi kötü kişilerin avlanmasıydı. Şimdi birden yanış tarafta yer almış biri gibi görünüyordu ve bu da erkeğin dalga geçmesinin asıl nedeniydi. Çocuğun açıklamaları daha fazla kafasını karıştırırken bir anda dövmesi ile ilgili söze takıldı.

"Sen benim dövmemi nerden biliyorsun nasıl bir sapıksın sen, kalk üzerimden... Ayrıca yanılıyorsun benim güçlerim yok. Uçmuyorum, bir yerleri yakmıyorum..."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   C.tesi Tem. 20 2013, 23:56

Baştan onu öldürmeyi düşünse de aurasının üzerinde yarattığı rahatsız edici etkiden dolayı bundan vazgeçmişti. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordu. Daha önce hiçbir sihirbazın aurası onu etkilememişti. Lanet olsun neler oluyordu? Neydi bu? Onu altına aldığında hissettiği gariplik beynini ele geçirirken aura daha da huzursuz etmeye başlamıştı. Sihirbazın kendisine emir vermeye çalışmasıyla histerik bir kahkahanın ardından ona patronun kim olduğunu gösterdikten sonra kısa bir açıklama yaptı. Kızın adi herif sözüne hiç takılmamıştı. Ya da sadece öyle görünüyordu. Sihirbazın kendine yeniden emir vermesiyle tekrar dudaklarına kapandı. Onu yavaş ve baştan çıkaran bir şekilde öperken bir eli de vücudunda insanı çıldırtan bir yavaşlıkla geziniyordu. Bu durum kızın ona karşılık vermeye başlamasına kadar sürmüştü. Sonunda hırçın ve inatçı güzel kendisine karşılık verdiğinde öpücüğü biraz daha derinleştirdi. Dokunuşları baştan çıkaran bir hal almıştı. Kızın dudaklarından bir inilti firar ettiğinde amacına ulaşmış bir şekilde o tatlı dudakları öpmeyi bırakarak baş döndüren kokusuyla büyük bir savaş verirken geri çekildi. Bedenini, kokusunu ve dudakların tadını oldukça beğenmiş olmasına rağmen amacı şimdilik onu götürmek değildi.

Sinsice gülümseyerek '' hım anlaşılan  karşı konulmaz bir adiyim'' dedi.  Gözlerinde tehlike parıltıları dönerken kızın çenesini sertçe kavrayıp insanın içini ürperten bir sesle '' Bir daha bana emir verirsen olacaklardan ben sorumlu değilim.'' dedi. Kızın bunu gerçekten algılamasını bekledi. Birkaç saniye sonra büyüyen gözleri onu kesinkez anladığının bir kanıtıydı. Bunu gördükten sonra aynı ses tonuyla ''  Öncelikle sihirbazlar ait oldukları cadının güçlerinin bir kısmını elinde bulundurmakla kalmayıp aile amblemlerini üzerinde taşır. Bu cadıların bana aitsin deme şeklidir güzelim. Zamanı geldiğinde seni bulur ve güçlerini senden geri alır. Sıradan bir dövmeden farksız oldukları içinse insanların bunu anlamasının imkanı yoktur.''Dedi. Durdu. Kızın bir sihirbaz olduğunu ve bir cadıya ait olduğu gerçeğini hazmetmesini bekledi. Yüzündeki ifade görülmeye değerdi. Gülümsedi. Sakince '' Dövmeni nasıl bildiğim konusuna gelince periler ve cadılar sizin gibi sihirbazların aksine auraları hisseder. Yani kalabalık bir toplumda oradaki cadıları, perileri ve sihirbazları insanlardan farklı auraları yüzünden hissedebiliriz ki sen kesinlikle bir sihirbazsın.'' Dedi. Sustu. Aklına peri sihirbaz ilişkisi geldi bu kıza anlaşılan bundan da bahsetmesi gerektiğini düşünürken gözleri bir an için şaşkınlıkla büyüdü ve altındaki kıza baktı. Lanet olsun bu olamazdı. Hayır kesinlikle olamazdı. Auraya odaklandı. Gözlerini kapayıp birkaç saniye de açtı. Okkalı bir küfür savurdu. Aklına gelen korkunç fikir başına gelmişti. Bu kız kendi sihirbazıydı. Bir süre sessizlikle kendi içinde savaşsa da sonunda bezgince '' Ve lanet olsun ki benim sihirbazımsın. Auran bu yüzden ilgimi çekti. Aslında bu hayatını kurtardı. Ne harika ama ne olduğundan habersiz avcı bir sihirbaza sahibim. Tanrı aşkına daha kötüsü olamazdı herhalde'' diyerek kızı aşağılarcasına süzdü.  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Paz Tem. 21 2013, 23:01

Sinirleri iyiden iyiye bozulmuştu. İçinde bulunduğu bu çaresizlik sinirini bozuyordu. Sihirbazlık konusu ile her şeyi daha karmaşık bir hale getiriyordu. Gerçekten bir sihirbaz olabilir miydi? Ayrıca değilse bile bir anda karşısına çıkan bu peri neden onun sihirbaz olduğu konusunda bir iddia ortaya atsındıki... Üstelik dövmede ayrı bir şeydi. Bu pislik dövmesini nereden biliyordu? Kafasında bir dolu düşüncenin arasında çırpınmaya devam ediyordu. Ama hareketleri engellendiğinden istediği şekilde hareket edemiyordu. Hırçınlığı son sürat devam ederken aklına geleni söylemekten çekinmedi, üstelik bu pislik onu öpmüştü. En çokta tekrarı olmasın diye böylesine uğraşıyordu. Yeniden dudaklarına kapanan dudakları istememesine rağmen engel olamamıştı. Dudakları sömürülürken hiç bir şey yapamadı. Bedeninde gezinen eller sinirlerini bozuyordu. Ama bir yerde garip bir şekilde bedeni perinin dudaklarını hissettiğinde algıladığı tattan memnun olmuştu. Sırf bu yüzen öpücüğe karşılık verirken buldu, kendini. Öpücük giderek derinleşirken, dokunuşlarda ona ayak uydurmaya başlamıştı. Zevk öylesine güzeldi ki dudaklarından bir inilti firar etmişti. Tam o anda ise bu güzel öpücük bittiğinde geride kalan sadece bir iğrenmeydi. Üstelik perinin sözleri ile daha da öfkelenmişti. Sözlerden sonra istem dışı alt dudağını dişledi.

"Senin öpücüğünü istememiştim, sen... Sen..."

Derin nefesler alırken sakinleşmeye çalıştı. Şu an bir kurbandan farksızdı. Üstelik perinin bakışları onu korkutmuyor olsa da aslında korkması gerektiğini gösteriyordu. Çenesindeki el ile birlikte ettiği tehdide cevap bile vermedi. Sadece sıkkın bir ifade ile başını salladı. Çaresizliği onu deli etse de elinden bir şey gelmiyordu. Sonraki açıklamaları dikkatle dinledi. Hala onun bir sihirbaz olduğunu dile getiriyordu. Sözleri ise içten içe ona inanmasını sağlıyordu. Ama klanı, ailesi böyle bir şey mümkün olabilir miydi? Öz ailesini tanımıyordu, sonuçta bir çok kişi gibi doğuştan avcı olmamıştı. Bu yüzden bir ihtimal vardı, ama kabullenmek düşünmek kadar kolay değildi.

"Bu, imkansız..."

Sadece bunları söylediğinde sustu, bakışlarında hem hüzün hemde şaşkınlık vardı. Sonraki açıklamaları tek kelime etmeden dinledi. Dövmesini hatırladı, kendini bildi bileli bedeninde olan işaret. Avcı işareti ise sonradan bedenine kazınmıştı. Henüz sihirbaz olduğunu hazmedememişken birde üzerindeki perinin, perisi olduğunu öğrenmesi ile gözleri kocaman açıldı. Kafasını toplamaya çalışıyordu. Şu an çığlık atıp bir şeyleri parçalamak istiyordu. Eğer bir yeteneği varsa şu an periden kurtulmasına yardım etse çok iyi olurdu. Derin bir nefes aldığında gözlerini periye dikti. Aşağılayan hali sinirlerini bozsa da sakin kalmaya çalıştı. İçindeki hüzün yüzünden gözlerinden birer damla yaş aktı. Layık olmaya kararlı olduğu yeni ailesi için berbat bir evlat olmuştu, sihirbaz olarak...

"Beni aşağılamayı bıraktıysan, lütfen üzerimden kalkar mısın? Eğer dediklerin doğruysa bu korkunç, bir şey..."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Çarş. Tem. 24 2013, 02:54

Jon altındaki güzelliğin ne olduğu hakkında hiçbir şey bilmemesiyle oldukça eğleniyordu. Daha önce hiç avcı olan bir sihirbaza rastlamamıştı. Zavallı sihirbaz yolunu kaybetmiş durumdaydı. Asiliği tadına bakmasını sağlamıştı bunun sonucunda kızın beklediğinden daha güzel bir tadı olduğuna karar verdi. Onunla uzun bir süre daha bu şekilde eğlenebilirdi ama sihirbaz düşündüğünden çabuk öğreniyordu. Jonathan’ın damarına basmasının tek sonucu kendisini ona isteyerek ya da zorla sunması olacağını idrak ettiğinde davranışlarını dizginleyip sözcüklerine dikkat etmeye başlamıştı. Sinsice gülümseyerek ''Aferin çabuk öğreniyorsun'' dedikten sonra ona ne olduğu hakkında bir dizi açıklama yaptı. Her bir cümle kulağa bir öncekinden daha mantıklı gelirken kızın tepkilerini keyifle izledi. Periler hakkında ona çok ayrıntılı bilgi vermemeyi düşünse de peri sihirbaz ilişkisini ona açıklama gereği duyduğu esnada aklına kelen şeyle altındaki güzel,seksi ama son derece rahatsız edici varlığa baktı. Bir sihirbazın daha doğrusu ne olduğundan bir haber avcı bir sihirbazın sorumluluğunu almaya hazır değildi.

Başından beri gözünün önündeki şeyi sonunda fark ederek bunun doğruluğundan emin olduğunda sinirle dişlerini sıkıp küfür etti ve kıza duyunca o çok sevineceği haberi verdi. Kızın sözlerinden sonra gözlerinde gördüğü yaşlarla oflayarak üzerinden kalktı. Sihirbazının tüm silahlarını bir büyüyle yok ettikten sonra  ''Şimdi hareket etmeni engelleyen büyüyü ortadan kaldıracağım. Bir aptallık yapıpta bana yeniden saldırırsan asıl görevimin seni korumak olduğunu önemsemeksizin seni öldürürüm. Anlaşıldı mı?'' diye sordu. Kızın hareketini engelleyen büyüyü yok ettikten sonra en yakın ağaca sert bir yumruk geçirip sinirle bir tekme attıktan sonra buz gibi sesiyle  ''Kahretsin…'' dedi. Aklına gelen şeyle arkasını dönüp gözle görülemeyecek bir hızla kızın yanına gidip kolundan yakalayarak kendine çekip belinden tutarak bedenini bedenine yasladı.  ''Bana bak güzelim. Kabullen ya da kabullenme sen bir sihirbazsın ve şuan benden nefret ediyor olsan da bende senin perinim. İnan ne olduğundan habersiz kaybolmuş avcı bir sihirbaz en son isteyeceğim şey ama ne yazık ki bağlanacağımız kişiyi seçemiyoruz. Seni korumak ve kollamak benim görevim olsa da bu sinirimi zıplattığında canını yakmayacağım anlamına gelmez.'' Dedikten sonra durdu. Onu bırakıp derin nefeslerle sakinleşmeye çalıştı. Gözlerini kızın gözlerine dikerek  ''Olayları sindirdiğinde öğrenmek istediklerini sorabilirsin… Sihirbazlar,periler ve cadılar hakkında konuşmamız gereken çok fazla şey olduğundan en azından bir sırayla gidelim'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Çarş. Tem. 24 2013, 11:28

Beyni normal insanlardan daha hızlı çalışıyordu. Zaten bu yüzden yeni hayatına ve avcı kimliğine bu kadar çabuk alışmıştı. Diğer tüm avcılara doğuştan verilen yetenekleri onun zor yoldan öğrenmesi gerekmişti. Bedenindeki avcı dövmesine bile çok geç sahip olmuştu. Ama şimdi şu an üzerinde olan bu adam onun aslında bir sihirbaz olduğunu söylüyordu. Sihirbaz, yani güçleri olan cadılara bağlı biri olduğunu... Cadıları sürekli avlayan biri olarak onlardan biri olduğunu bilmek sinirlerini bozuyordu. İnkar belki de en kolay şeyken adamın sözlerinin mantıklı gelmesi ise daha kötü hissetmesine neden oluyordu. Geçmişini bilmeyen biriydi ve ona dövme kendini bildi bileli orada duruyordu. İçinde bulunduğu acizlik bir yana ailesi aklına geldiğinde gözlerindeki yaşlara engel olamadı. Hayatını onlara layık bir kız olarak geçirmeye karar vermişti. Ama şimdi düşman tarafta olduğunu öğreniyordu. Şu an ağladığı için kendinden nefret ediyor olsa da, bir şeyleri parçalamak istiyorsa da kendini sakin tutmaya çalıştı. Şu an bu bedenin altından sadece mantıklı düşünerek kurtarabilirdi. Sonuçta bu duruma devam etmelerini istemiyordu. Üstelik daha fazla ileri gitmesinden de itiraf etmek istemiyor olsa da korkuyordu. Perinin üzerinden kalkması ile derin bir nefes aldı. Henüz ayağa kalkmayı denememişti bile. Perinin açıklamalarına sadece başını salladı. Konuşmak bile istemiyordu, yaşlar ise yanaklarından süzülüyordu. Perinin öfkeli sesi ile başını ona çevirdi. Ancak o zaman kalkma girişimde bulundu. Bulunduğu yere oturarak dizlerini kırdı ve karnına doğru çekerek, kollarını ile bedeninin sardı. Çok geçmeden ise sakinleşerek ayağa kalktı. Daha ne olduğunu bğile anlamadan kendini onun bedenine yapışmış halde bulduğunda refleks gereği kısa bir süre çırpındı, ta ki onun sesini duyana kadar. Bu yakınlık canını sıkarken onun tatlı kokusu ciğerlerini dolduruyordu. Tatlı diye düşündü bir an sonra da bu durumdan tiksinmeye başladı.

"Tehdidini gayet iyi anladım. Seninde söylediğin gibi çabuk öğreniyorum"

Peri onu bıraktığında kendini en yakın ağaca dayadı. Nedense ayakta durmak bir anda çok zorlaşmıştı. Perinin sözlerinden sonra suratına sıradan bir ifade yerleştirmeye çalıştı.

"Cadılar hakkında yeterince şey biliyorum ve sihirbazları da...  Bilmediğim şey siz periler ve her şeyden önemlisi... Sen benim perimsin ama adını bile bilmiyorum... Perim kulağa hala inanılma geliyor... Son olarak benim adım Ruby Bianca aslında sadece Ruby olsun çünkü Bianca adını avcı ailem vermişti bana..."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Perş. Tem. 25 2013, 22:40

Ellerinin arasındaki bu bedenle ne yapacağı konusunda kararsızdı. Beyninin büyük bir çoğunluğu arkasına bakmadan gidip onu kendiyle ve kafa karıştıran sorunlarıyla baş başa bırakmasını haykırırken bir şey henüz isimlendiremediği bir duygu buna engel oluyordu. Nefes alışlarını sıklaştırıp düşüncelerini bir düzene koymayı denedi. Onu bırakamadığını ve bırakamayacağını kısa sürede kabullenerek yeni bir yol bulmaya çalıştı. Bu kızla ne yapacaktı? Kaybolmuş avcı bir sihirbaz istemiyordu ama onu bu kafa karışıklığıyla da bırakamıyordu. Üstelik kız avcıydı lanet olsun bu diğer avcılar tarafından fark edilirse kız kısa sürede av haline gelirdi. Durumun ne kadar ciddi olduğunu fark ettiğinde yeni bir küfür savurdu. Üzerinden hışımla kalkıp sinirini etraftaki ağaçlardan çıkarırken sakinleşmeye çalışıyordu. Ona zarar veremezdi. Aslında verebilirdi ama bunu istemiyordu. Kızın bir aptallık yapıp ona yeniden saldırması karşısında sihirbazını uyardı. Şuan o kadar sinirliydi ki kız bir kez daha aynı şeyi yaparsa ona neler yapabileceğini tahmin bile edemiyordu. Kızın baştan çıkaran kokusu zihnini ele geçirirken söylediklerine odaklanmakta oldukça zorlanmıştı.

Söylediklerini algıladıktan sonra sihirbazını hızla bıraktı. Kızın çökmüş bir şekilde ağaca yaslanmasını sessizce izledikten sonra duyduklarından sonra derin bir nefesle söyleyeceklerini toparladı. Saçlarını sıkıntıyla karıştırarak  '' Birde bana sor… Avcı bir sihirbazım olduğu düşüncesi hala soğuk şok etkisi yaratıyor. Benim adımda jonathan levitt ama sen kısaca jon diyebilirsin. Her neyse konumuza dönelim. Periler yüzyıllar önce sihirbazların cadılara ihanet etmemesi için yarattıkları sihirli varlıklardı. Bir nevi sizin gardiyanınızdık yani. Sonra fikir değiştirip savaşta sizin yanınızda yer aldık. Şimdi ise özgürlüğüne düşkün olan periler sizi bulup korurken karanlık tarafta yer alanlar sihirbazları bulup cadılarına götürüyor.'' Diyerek konuşmasına ara verdi. Kızın durumu sessizce sindirmesi için ona fırsat tanıdı. Sonra soğuk bir sesle  '' Ben köle perileri avlayıp sihirbazları koruyan taraftayım yani güvendesin. Tabi beni çileden çıkartmadığın sürece. Seni korumak zorunda olduğum gerçeği sana zarar veremeyeceğim anlamına gelmez.'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   Cuma Tem. 26 2013, 23:14

Şu an karşısındaki periden çok ailesini düşünüyordu. Bu durumu öyle yada böyle kabullenmesi gerekiyordu. Peki ailesine ne diyecekti. Bir avcı ailesine sahipti ve her şeyden önemlisi kızları bir cadı yüzünden kaybetmişlerdi. Yerine aldıkları kız ise cadılar tarafından işaretlenmiş bir sihirbazdı. Henüz gücünün ne olduğunu bilmiyordu. Belki de yoktu. Ama bedeninde dövme gücün kanıtıydı. Sadece henüz ne olduğundan habersizdi. Belki de peri gücü konusunda ona yardım edebilirdi. Geçmişini düşünüyordu. Hiç kimsenin başına tuhaf bir şey gelmemişti. Yani bir şeyler yapsa mutlaka hissederdi ya da en azından diğerleri tarafından fark edilirdi. Çöktüğü ağacın dibinde ağlamaklı gözlerle olanları sindirmeye çalışırken periye adını söylemişti. Onun açıklamalarını ona bakmadan dinlemeye başladı. Hissettiği şoku perinin de aynı şekilde hissettiğini fark etti. Açıklamalarını dinlerken onun adını da öğrenmişti, Jonathan... Tüm açıklamalar bittiğinde bir kaç saniye derin nefesler aldı. İyi ve kötü her yerde vardı. Bu cadıların içindede var oluyordu ve perilerde aynı şekilde bir sisteme bağlı görünüyordu. Son sözlerinden sonra ayağa kalktı. Yanakları göz yaşları yüzünden ıslak olduğundan yanakları sildi. Ardında, yavaşça periye doğru adımlar attı. Şu an fazla korkusuz davranıyor, olabilirdi. Ama perinin aptal bir kızla konuşmadığını anlamasını gerekiyordu.

"Jonathan, inan bana... Bana zarar verebileceğini bana ilk söylediğinde de anlamıştım. Üstelik bir peri için bende hazır değilim yani durum ortada..."

Sonra bir anda sustu. Bakışları donuklaşmıştı. İmgeler yeniden ortaya çıkıyordu. Eski bir görüntü belirdi, bir deniz kıyısında bir kadın ve erkek vardı. Ona bakıyorlardı, ama yüzleri görünmüyordu. Kadın birden, kızım dedi. Bununla birlikte kalbinde büyük bir sızı oluştu. İmge kontrolü tamamen ele geçirdiğinde şelaleye doğru seri adımlar atmaya başlamıştı. Kadın ve adam tam ilerlediği yerdeydi ama uzaklaşıyorlardı. Onlara yetişmeliyim diyerek koştu ama birden kendini şelalenin sularında buldu. İmgenin etkisi ile boğulduğunun farkında bile değildi. Zaten çok geçmeden kendini kaybetmişti.



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   C.tesi Tem. 27 2013, 23:36

Durumu ölçüp biçerken sihirbazlığından bir haber olan kızın ağlayışını bir süre izledi. Avcılığın gereklerinden birinin duygusuz olmak gerektiğini bildiğinden kızın bu halini biraz garipsemişti. Anlaşılan gerçeği öğrenmek ona oldukça ağır gelmişti. Sihirbaz olduğu için ağlayan ilk kişiydi herhalde… İnsanlar normalde doğa üstü güçlere sahip olduğunu öğrendiğinde ilk önce korkar ardından bu duruma alışır zamanlaysa bunu tanrının bir hediyesi olarak görürdü. Gerçeği öğrendiklerin de kısa bir şok yaşadıktan sonra durumu kabullenir ve yeni hayatlarına ayak uydurmaya çalışırlardı oysa kendi sihirbazı şuan oturmuş normal bir insan olmadığı için hüngür hüngür ağlıyordu. Bu durumu oldukça garipsemesine rağmen açıklamalarına ara vermemişti. Ritüel’i henüz değilse bile en azından perileri bilmeliydi. Onunla bağlanma konusuysa şimdilik bekleyecekti. Doğrusunu söylemek gerekirse bunun asıl nedeni sihirbazının olayları kabullenememiş olması değil kendisinin bir sihirbaza bağlanmaya pekte hevesli olmayışındandı. Kızın sözlerinden sonra saçlarını karıştırarak  ''Evet eğer sihirbazım olmasaydın şuan seni çoktan öldürmüş olacağımı düşünürsek perilere kesinlikle hazır değilsin…'' dedi. Söylemesi gereken başka bir şeyin olup olmadığını düşünüyordu. Bakışlarının donuklaştığını fark ettiğinde gözlerini kapayıp işaret parmağıyla baş parmağını başı ağrıyormuşçasına alnına koydu.

Sıra dışı bir gün geçiriyordu ve anlaşılan gün onun için daha bitmemişti. Hissettiği hareketlilikle gözlerini açtığında kızın şelaleye doğru seri adımlar attığını gördü. Derin bir iç çekip onun ne yapmaya çalıştığını anlamayı denerken kızın şelaleye koşmaya başlamasıyla  ''Hey ne yapıyorsun? Düşeceksin…'' diye bağırdı. Ama kız onu duymuyor gibiydi. Sesli bir küfür savurup hava perilerine özel gücünü kullanarak gözle görülemeyecek bir hızla kızın yanına koştu ama o sihirbazının yanına gidene kadar kız suya atlamıştı. Kızın boğulduğunu gördüğünde lanetler okuyarak suya atladı. Hızlı bir şekilde yüzüp sihirbazının yanına gidene kadar kız suyun dibini boylamıştı.  Derin bir nefes alıp suya dalarak ruby’i bulup yukarı çıkardı. Kızın belinden tutup kendiyle birlikte kıyıya çıkardı. Önce köle periler ardından avcı sihirbazıyla kısa bir kapışma ve sonrasında olanlar onu fazlasıyla yorduğundan kıyıya çıktığında nefes nefeseydi. Kıza suni teneffüs yapıp yuttuğu suyu dışarı atmasını sağladıktan sonra derin bir nefes alıp ikisini de kendi evine götürmek için bir büyü mırıldandı. Saniyeler sonra jon’un evindeydiler…  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Yolunu kaybetmiş sihirbaz   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yolunu kaybetmiş sihirbaz
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Finem Mortuorum Şelalesi-
Buraya geçin: