AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Soyutlanmış Mekan

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Soyutlanmış Mekan   C.tesi Tem. 20 2013, 16:33

Öfkesi dinmek bilmiyordu. Üstüne üstlük bedeni Jezebel ile olanlardan sonra bile tatmin olmamıştı. Gerçi rahatladığı gerçekti ama tatmin olmaktan çok uzaktı. Kontrolünü Tiffany'nin sözleri ile biraz daha kaybetmişti. Kızı altına alıp canının acısını önemsemeden bileklerini sıkmış ve ona gereken cevabı ermişti. Sonrasında ise derin bir nefesle yeniden yatağa gömüldü. Sakinleşmesi gerekiyordu. Ama nasıl? Gözleri kapalı bir halde Tiffany'nin yeniden konuşması ile bir gözünü açtı. Şu an hırçın cadı olmanın hiç zamanı değildi, ama kurduğu cümleler o yöndeydi. Üstelik hatırlamadığını söylemesi onu daha da deli etmişti ve Jezebel ile ilgili olan o ayrıntı.

"Kızamam öyle mi? Bence yeniden düşün. Dün gece seninle birlikte olmadan önce dünün son olmadığını söylemiştim. bunu aklından çıkar demiştim. Sen ne yaptın, gittin. Jezebel ile başının belaya girmesi benim, yüzümden olabilir ama lanet olsun eğer şatodan tek başına ayrılmasaydın bunlar olmazdı. Buraya gelmesem neler olurdu bir düşün... Sırf sana dokundu diye Timmy'i öldürdüm ama sen hala kafana esene inanıyorsun..."

Yatakta doğruldu. Sinirleri iyice yıpranmıştı. Üstelik burası Jezebel'in yeriydi ve güvenli olduğu söylenemezdi. Kızın bileğini kavrayıp bir büyü mırıldandı. Yine şatoya dönmüşlerdi ve yine başka odadaydılar. Şatosunda birini ağırlamayan biri olarak Tiffany şato hakkında çok fazla yer görmüştü. Üstelik şu an bulundukları oda kilitli olan bir odasıydı. İçerisi sıradan bir yatak odası olsa da içeride çok fazla gizem vardı. Burası iyiyim dediği sadece birkaç senede olan anıları ile doluydu. İçindeki karanlıktan tamamen soyutlanmış bir mekan... Tiffany'i yanına çekip yatağa oturttu. Gözlerine bakıyordu ama gözleri sevgisinden çok karanlığı barındırıyordu. Kızın dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu. Her zamankinden daha kısa ama tutku doluydu.

"Sana niyetim asla sadaka vermek, değildi..."

Burnunda  soluyan tavrı hala devam ettiği için kendini geriye doğru yatağa bıraktı. Cadının ne yapacağını bilmiyordu. Bildiği tek şey düşünmek istemediğiydi...

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Soyutlanmış Mekan   C.tesi Tem. 20 2013, 19:31

Olanlardan sonra raven’la tartışmak istemiyordu aslında gün boyu yaşadıkları moralini sıfırın altına indirirken sinirlerini oldukça yıpratmıştı. Şuan ihtiyacı olan şey kendisini kurtaran ve aşık olduğu adamla inatlaşarak bir kavgaya girmek değil sessiz, huzur dolu bir ortamda sakinleştirici müzik ve onun güven veren varlığı ile birlikte vakit geçirmekti lakin kalpsiz prensi hiçbir suçu yokken kendisine çıkışınca sessiz kalamamıştı işte hırçın yanı bir şekilde devreye girmişti. Gözlerinden birkaç damla yaş firar ettiğinde hızla gözlerini sildi. Üzerindeki rahatsız eden geceliği sorun etmemeye çalışarak rahat edebileceği bir şekilde yatakta oturdu. Raven’ın yeniden konuşmaya başlamasıyla iç çekti. Kendisine sen buna değmezsin bakışı atarak sinir bozucu sözler söylemesi öfkelendirse de onunla tartışacak durumda olmadığı için mantıklı düşünmeye çalışarak ''dün geceyi hatırlayamadığım için üzgünüm ve belki senin uyanmanı bekleyip gece neler olduğunu öğrenmeden gittiğim için biraz suçlu da olabilirim ama kaçırılacağımı nereden bilebilirdim? Sen buraya gelmeseydin neler olabileceğini düşünmek istemiyorum ve zamanında geldiğin içinde minnettarım.'' Dedi. Doğru düzgün kurmayı başardığı bu cümlelerin zaten sinirli olan yakışıklı cadısını daha fazla sinir etmemesini umarak gözlerini kapayıp birkaç saniye düşüncelerini toparlamaya çalıştı. Bileğinde hissettiği elle gözlerini açıp sevdiği adama baktı. Mırıldandığı büyüyle kendilerini bir anda şatoda bulmuşlardı. Kaçıncı katta olduklarını bilmiyordu ama kilitli odalardan birinde oldukları kesindi.

Şatoyu daha önce sıkıntıdan gezmişti ve hiçbir odasında ona özel fotoğraflar olmadığını gayet net bir şekilde hatırlıyordu. Ev bir otel odasıyla aynı sıcaklığa sahipti yani buz gibiydi. Şaşkınlıkla etrafa bakarken raven’ın kendisini çekmesiyle yatağa oturdu. Gözlerini sevdiği adamın gözlerine diktiğinde bedenini bir ürperti ele geçirdi. Öfkeliyken fazlasıyla korkutucu oluyordu. Dudaklarında bir anda onun dudaklarını hissetmek beklemediği bir şey olduğundan şaşkınlıkla birkaç saniye dursa da çok geçmeden bu kısa ama tutkulu öpücüğe aynı tutkuyla karşılık vermişti.  Duyduklarından sonra iç çekti ama bir yorumda bulunmadı. Yatağa yeniden uzanmasını sessizce izledikten sonra uzanıp dudaklarına uzun bir öpücük kondurduktan sonra geri çekilip '' Peki neydi? Bana sadaka vermediysen bahşettiğin o günün anlamı neydi? Dünün son olmadığını söylemiştim derken ne demek istedin?'' diye sordu.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Soyutlanmış Mekan   Paz Tem. 21 2013, 00:38

Şatoda onca oda varken neden burada olduklarını bilmiyordu. Bu odayı bilen hiç kimse şu an hayatta değildi. Resimlerin içinde olan kişilerde dahil... Geçmişinin saklı olan en iyi yanları bu odanın içindeydi. O zaman bir ailesi de vardı, arkadaşları da. Şimdi tüm anılar silikleşmiş olsa da hissettirdikleri duygu belirgindi, mutluluk. Bu duyguyu sonraki yıllarda asla bulamamıştı. Elbette öylesine saf bir şekilde... Yeni mutlulukların hepsi haz içinde gerçeklemişti. Kurbanları acı çekerken o mutlu olmuştu. Hatta bir canavara dönüşmüştü. O zamanki halini Tiffany'nin seveceğine emindi. Gerçi şimdiki haline de seni seviyorum demişti. Ama hala bu konuda aklı karışıktı. Bu cümlelere karşılık ondan kopamayacağını söylemişti. Ama o tüm bunlara karşılık kafasının içindekilerle uzaklaşmış ve başını belaya sokmuştu. En azından onu dinlesene şu an her şey daha farklı olurdu. Şu an olansa sinir küpü olduğuydu. Üstelik sakinleşemiyordu da. Kızın son sözleri ile bir nebze olsun normale dönmüştü ve onu öptüğünde yeniden dile getirmişti, hatırlayamadığı cümleleri.

Başını yatağa yatırıp gözlerini kapattığında bu oda işine odaklandı. Belki de Tiffany de iyi olan zamanlarını kapsadığı için buradaydı. Bu odanın bir parçası olması için... Böyle düşündüğünde bu gibi kalbini ısıtan garip bir duygu oluştu içinde adını bilmediği... Dudaklarında hissettiği dudaklara gözlerini açmadan karşılık verirken içinde zaten tatmin olmayı becerememiş arzu ortaya çıktı. Kızın sözleri ile gözlerini açtı. Bakışlarında hala saf karanlık vardı ama öfkesini kızdan çıkaramazdı. Bunun yerine onun sözlerine karşılık verdi. Eli kızın yanağını hafifçe okşuyordu.

"Bunu şimdiye dek anlamanı beklerdim, bebeğim. Sadece bir kaç gün içinde hayatıma girdin, çok değişmiş olmasam da sana bağlanmış biriyim ve benim olmanı istiyorum..."

Bu sözlerden sonra kızı altına aldı. Arzusu gün yüzüne çıktığı için tutabileceğinden emin değildi. Kızın dudaklarına kapandığında ise tutku kazanmıştı. Onun dudaklarını büyük bir açlıkla sömürürken üzerindeki beyaz geceliği parçalara ayırdı.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Soyutlanmış Mekan   Çarş. Tem. 24 2013, 17:06

Şatoda daha önce hiç görmediği bir odada kendini bulmak garip hissettirmişti. Diğer odalardan oldukça farklı bir odadaydı. Anı doluydu. Birkaç resimden anladığı kadarıyla hepsi hatırlamanın mutluluk vereceği güzel anılardı. Evin büyük çoğunluğunun soğukluğuna inat bir ev sıcaklığındaydı. Birkaç hareketli resime gözü takıldı. Raven’ın birkaç arkadaşıyla şakalaşırken ya da ailesi olduğunu düşündüğü kişilerle büyük bir yemek masasında keyifle sohbet edip gülerkenki halleri yüzünde ufak bir tebessüme neden oldu. Anlaşılan kalpsiz prensi bir zamanlar düşündüğü kadar duygusuz değilmiş. Bunu öğrenmek onun birine değer verebileceği konusundaki umudunu arttırırken olanlardan biraz olsun uzaklaşabilmenin verdiği rahatlamayla birlikte duyduğu şeylerin yarattığı kafa karışıklığına aldırmaksızın içinden geldiği şekilde onu öptü. Sevdiği adam sakinleşene kadar sessizliğini koruma kararı almış olmasına rağmen merak ettiği şeyleri sormaktan kendini alamamıştı. Onu anlamaya çalışıyordu. Kendisine karşı olan bu ilginin gerçekten neden kaynaklandığını onu paylaşamamasının nedeninin sıradan bir takıntı olup olmadığını öğrenmeye çalışıyordu çünkü her geçen gün onunla geçirdiği her saniye yakışıklı ve kalpsiz cadısına daha çok bağlanıyordu. Sorularını ona yöneltirken onun ne yanıt vermesini istediğinden emin değildi.

Duyduklarının canını acıtıp hoşuna gitmeyeceğini düşünmesine rağmen garip bir şekilde ufak bir umut ve merakla cevabını bekliyor olması karşısında kendine kızarken yanağında hissettiği elle kendine gelip derin bir nefesle raven’ın baş döndüren egzotik kokusunu içine çekti. Kalpsiz prensinin söylediklerinin şaşkınlığıyla ona bakarken kendini bir anda onun altında bulduğunda dudaklarına kapanan dudaklara tutku ve aşkla karşılık verdi. Bir süre sonra kendini kaybetmişti. Üzerindeki gecelik parçalara ayrıldığında onu iterek kendinden çok az uzaklaştırmayı başarıp ''Raven… Bak… Seni seviyorum ama ben içinde sevgi ve sadakat olmayan bir ilişki istediğimden emin değilim. Yani beni paylaşamadığını ve şuan için ölmemi istemediğini görebiliyorum ama biriyle birlikte olmak için bu yeterli mi yani...'' dedi. Cümlesini devam ettirmemişti. Derin bir nefesle cümlelerini toparlamaya çalışırken gözlerini kapadı. Bugün her şey üst üste gelmişti ve kendini toparlamakta zorlanıyordu.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Soyutlanmış Mekan   Perş. Tem. 25 2013, 15:57

Bu oda meselesi öfkesinin arasında kafasını iyice karıştırmıştı. Buraya girmeyeli çok fazla zaman oluyordu. Belki de asırlar... Ama bir anda buraya gelmişlerdi işte üstelik yanında Tiffany ile birlikte... Ona giderek daha fazla bağlandığının bir kanıtıydı, belki bu. Onu asla bırakmak istemiyordu. Sakinleşmeye çalışırken bir an bile öfkesini ondan çıkarmayı düşünmemişti. Üstelik öfkesini çok iyi tanıyordu. Ona kapıldıktan sonra etrafında nefes alan her canlı öfkesinin gazabına uğrardı. Ama Tiffany, ona kesinlikle zarar veremezdi. Kendini kaybetmişken bile onun düşünmesin tek bir anlamı olabilirdi. O kesinlikle değerliydi ve onun meleğiydi.  Onu altına almadan önce bu bağlılığı dile getirip onu öpmeye başladı. Gecelik sadece bir fazlalık gibi göründüğünden onu hemen parçalar ayırıp kızı okşamaya başladı. Tutkusu ile öpücük giderek derinleşiyordu. Tiffany'nin teslimiyeti her zamanki gibi içini ısıtıyordu. Ama kısa bir süre sonra onu itmesiyle durdu. Nedenini anlamıyordu. Tiffany artık onu istemiyor muydu? Böyle bir şeyin düşüncesi bile korkunç gelmişti. Üstelik onun gibi korkusuz biri için... Kızın sözlerinden sonra hala sevildiğini bilmek buz gibi kalbini ısıtırken sözlerini mantıklı bir şekilde düşündü. Ona sadık kalmakta hiç bir sıkıntısı yoktu, tabi adıl sorun Jezebel ile olanlardı. Hala onu düşündüğünü görebiliyordu. Hem zaten onun gözleri önünde o cadı ile birlikte olması gerekmişti. Ayrıca onunla geçirdiği geceden sonra da Jezebel ile olmuştu, doğruydu. Ama diğer yandan onunla artık işinin bittiğini de biliyordu.

"Tiffany, sadık biri gibi görünmüyor olabilirim. Seninle yaşadıklarım dan sonra Jezebel ile birlikte olduğumu da öğrendin. Anlamı olmayan tek gecelik bir şeydi ve şu an ki durumdan tamamen önceydi. Şu an ise sana zarar vermiyorum. Jezebel'e hiç bir zaman değer ermezken bile ona sadık olan ben sana değer verirken başka biri ile olamam..."

Kızı yeniden öptüğünde uzun bir süre öpücüğünü kesmedi ve aynı şekilde elleri harika bedeninde geziyordu. Teni, harika tadı adeta başını döndürüyordu. Hala öfkeli ve karanlık aurası oldukça kuvvetli olsa da ona olan tutkusu baskın çıkıyordu. Öpücükleri aşağı indiğinde göğüslerinden birini ağzına aldı. Emmeye başladığında eli kadınlığını okşuyordu. Üzerindekileri çıkardığında kızın bedenini kendi bedenine bastırdı. Şu an içine girmek için deli oluyordu. İçine yerleştikten sonra kısa sürede kendini kaybetmişti. Bedeni tamamen rahatladığında kızın üzerine yığıldı. Onu kolları arasına aldıktan sonra sıkıca sarıldı.

"Söylediklerimden ve yaşadıklarımız dan sonra senin için bu kadarı bir ilişkimiz için yeterli mi?"

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Soyutlanmış Mekan   Cuma Tem. 26 2013, 02:25

Kafası karmakarışıktı. Kalbiyle mantığı çetin bir savaşa girmişti. Kalbi onun yanında kalıp söylediklerini kabul etmesini haykırırken mantığı bunun yanlış olduğunu sevgisiz bir ilişkinin olamayacağını savunuyordu. Beyninde ise hala jezebel’in lafları dönüyordu. Raven’ın kendisine ait olduğunu söylediği kendisinin ikisi arasında bir kara kedi olduğu ama en can alıcı nokta iki gün önce onların birlikte olmuş olduklarıydı. Tiffany şatoyu terk ettikten sonraki gün kalpsiz prensi bir başka kadının koynunda almıştı soluğu en çokta bu düşünce mahvediyordu ya onu. Sadakatsiz bir ilişkiyi kaldıramayacağını biliyordu. Onun kendi hayatı için bile olsa o cadıyla yatmasını hala sindirememiş benliği normal kaçamakları görmezden gelemezdi. Üstelik duygusuz bir ilişkinin nasıl bir şey olacağından bir haber olduğu için bu konuda büyük tereddütleri vardı. Bunları da birkaç cümleyle dile getirmişti zaten şimdi kafasını toparlamaya çalışırken sevdiği adamın sesini duyduğunda gözlerini aralayıp onun gözlerinin içine baktı. Duydukları içini ısıtsada inanmakta hala zorlanıyordu. Gerçekten kendisine değer mi veriyordu? Dediği gibi sadık bir sevgili olabilir miydi? Peki tiffany sevgisiz bir ilişkiye hazır mıydı? Aklı daha da karışırken gözlerini kaçırarak ''Tek gecelik bir eğlence ah işte şimdi içim rahatladı. Tanrı aşkına sen bana dokundu diye eski sevgilimi öldürüyorsun üstelik bana karşı hiçbir şey hissetmezken ve ben sana aşıkken tek gecelik ilişkini doğal mı karşılamalıyım?'' diye sordu. Dudaklarında hissettiği dudaklara içindeki karmaşaya rağmen karşılık verdi. Bedeninde gezinen eller onu yavaş yavaş baştan çıkarırken burnuna dolan egzotik koku başını döndürmeye yetiyordu. Göğüslerine doğru kayan öpücüklerle inledi.

Elleri onun vücudunda gezinirken göğüslerinde hissettiği öpücükler ve kadınlığında hissettiği dokunuşlar inlemelerinin artmasına neden oldu. Raven’a zevkle teslim olurken gelecekle ilgili kuşkularını bir süreliğine unutmuş kendini tamamen o ana bırakmıştı. Sevdiği adamın üzerindeki kıyafetleri çıkarışını tutkulu bakışlarla izledikten sonra onun bedenini bedenine yaslamasıyla inlemesine engel olamadı. Onu içinde hissettiğinde hazla inlerken bir süre sonra yaşadığı zevkle kendini kaybetti. Sonunda bedeni rahatladığında nefesini düzenlemeye çalışırken üzerindeki ağırlıktan hiç şikayetçi değildi. Kalpsiz prensinin kolları arasındaki yerini aldığında tiffany’de ona sarıldı. Duyduklarından sonra gülümsedi. Gün boyu o kadar şey yaşamış ve o kadar yıpranmıştı ki yorgun bir sesle ''Sadakat ve değer… Evet sanırım şimdilik yeterli. Biraz dinlenip beraber yemek yiyelim sonra kafeye gitmem gerek dünden beri ortalarda yokum işlerle…'' diye konuşurken cümlesini tamamlayamadan uykuya daldı. Gece doğru düzgün uyumayıp sabah erkenden kalkıp üstüne bir dolu olay yaşadıktan sonra uyuya kalması son derece normaldi

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Soyutlanmış Mekan   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Soyutlanmış Mekan
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Aaron Şatosu :: IV.Kat-
Buraya geçin: