AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kıskançlık ve Öfke

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Kıskançlık ve Öfke   Çarş. Tem. 24 2013, 00:13

Öfkesi onu delirtiyordu. Kuzenine yaptıklarına rağmen hala geçmek bilmemişti. İçindeki kıskançlıkta öyle... Isabel'in onun ardından yeniden o adamla içmeye başlamasını kabullenememişti. Üstelik yüzündeki o gülümseme... Isabel, onun meleğiydi, ona aitti. Her zaman gülümsemeliydi, ama bu mükemmel gülüşün tek tanığı Colin olmalıydı. Ona olana aşkı, her şeyin üzerindeydi. Çok bencil olduğunu biliyordu. Gerçi bencillik hayatındaki bir ilk değildi. Her şeyde sürekli olarak kendini düşünür, kendisi için yaşardı. Hayatındaki tek yenilik kalbini çalan, güzeldi. Isabel... Onunla birlikte arabaya bindiğinde tek kelime bile etmeden gazı kökledi. Bir an önce ait oldukları yere evlerine gitmeleri gerekiyordu. Malikaneye girdiklerinde ise ne olacağını bilmiyordu. Kızı üzdüğünü biliyordu. Ama içindeki bencillik onu bir kere ele geçirmişti. Çünkü onun şu an bu halde olmasının nedeni de meleğiydi. Eğer o bara gitmese bir başka erkekle dans etmese şu an bu halde olmayacaktı. Malikaneye vardıktan sonra kapıyı açarak arkasından sertçe kapattı. Onu elinden tutup üst kattaki odalardan birine çıktıklarında odadaki yatağın kenarına oturdu. Bir süre saçlarını karıştırdıktan sonra Isabel'e dikti bakışlarını...

"Seni suçlamak istememiştim, Isabel. Ama sen beni bir kızla, bir barda dans ederken görsen ne düşünürdün söyler misin? Üstelik o herifin bakışları..."

Daha söyleyeceği bir sürü şey vardı ama sakinleşmesi gerekiyordu. Nasıl olduğunu düşünürken kızı yatağa çekerek altına aldı. Gözlerinin içine bakarken saçlarını okşuyordu.

"Sen benimsin, Isabel. Seni hiç kimse ile paylaşamam..."

Bu cümleden sonra kızın dudaklarına kapandı. Öfkesinin hiddeti yüzünden kızı sertçe öpüyor ve elleri bedeninde sertçe dolaşıyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Çarş. Tem. 24 2013, 03:53

Colin’in ona güvenmemiş olması canını yakmıştı. Onu aldatabileceğini nasıl düşünürdü bir türlü anlayamıyordu. Barda sevdiği adam gittikten sonra kendini içkiye verdi. İçten içe sevgilisine söyleyecekleri olduğu için elinden geldiğince yavaş gitmeye özen gösterip ayık kalmaya çalışıyordu. Lucas’la yalnız kaldıklarından ondan olanlar için özür dilemek zorunda hissetmişti kendisini sonuçta gözlerinin önünde dolaylı yoldan da olsa o çocuk yüzünden tartışmışlardı. Aklında dönüp duran ve onu rahatsız eden bir dolu düşünceyle colin’in dönüşünü beklerken yeni arkadaşının konuşkan ve esprili yanıyla bir nebze olsun olanların etkisinden kurtulmayı başarıp gülümsemişti. Yeni arkadaşı lucas’la bir süre daha sohbet ederek gülümsedikten sonra sevgilisi gelmiş ve kendisine söz hakkı bile tanımadan hesabı ödedikten sonra elinden tutup sürüklercesine bardan çıkararak arabaya bindirmişti. Yol boyunca sinirle dışarıyı izlerken onun kendisini yatağına giren tek gecelik kadınlar kadar basit biri yerine koymasını sindirmeye çalışıyordu. Aşık olduğu adam İsabel’in teyzesiyle kaldığı eve giden yolu es geçtiğinde şaşkınlıkla ''Sapağı kaçırdın. Bir önceki yoldan dönmeliydin. Nereye gidiyoruz?'' Diye sordu. Devam eden sessizlikle susup yeniden dışarıyı izlemeye başladı. Araba durduğunda geldikleri yere dikkatle baktı. Colin’in evine gelmişlerdi. Sessizce arabadan inip onu takip etti.

Eve girdikten sonra sertçe çarpan kapıyla yerinde sıçradıktan sonra gözlerini sevgilisinin gözlerine dikip kaşlarını çattı. Anlaşılan birazdan ilk tartışmalarını yaşayacaklardı. Onun kendisini elinden tutup üst katlara çıkarması konusunda ağzını açmadı. Kendiside öfkeli olsa da sevdiği adamın bu hali onu biraz korkutmuştu. Odaya çıktıklarında kollarını göğsünün üzerinde kavuşturup üzgün bakışlarını onun gözlerine dikti. Onun sözlerinden sonra sinirle ''Tamam bende aynısını düşünürdüm ama ben sen durumu açıklamayı denerken seninin gibi suçlar tarzda konuşmazdım.En azından açıklamanı yapana kadar…''  Dedi. Saçlarını sinirle geriye savurup üzerindeki şalı yere fırlattığında kendini bir anda yatakta sevgilisinin altında bulmuştu. Saçlarındaki dokunuşlarla elinde olmadan sakinleşmeye başlamıştı. Duyduklarından sonra dudaklarında onun dudaklarını hissettiğinde sinirden karşılık vermeme kararı alarak tepkisiz kalmaya çalışsa da saniyeler sonra oda bu öpücüğe yanıt vermişti. Bedeninde hissettiği sert dokunuşlar onu kendine getirdiğinde onu karşılık vermeyi kesip onu tüm gücüyle ittirerek bir az kendinden uzaklaştırmayı başardığında ''Canımı yakıyorsun ve sana hala kızgınım colin… Ayrıca konuşmamız gereken şeyler var''  dedi.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Perş. Tem. 25 2013, 12:36

Barda gördüğü ilk manzara sanki beynine kazınmıştı. Gözlerini kapattığı her an gözünün önüne geliyordu. Araba kullanırken de durum bundan pek farksız sayılmazdı. Sırf bu nedenle yol boyunca tek kelime bile etmeden gazı köklemişti. Isabel'in sapak kelimesi ile öfkeli gözlerini ona dikti. Ne yani onu gerçekten tek başına olduğu o malikaneye bırakacağını mı sanıyordu? Hayır kesinlikle böyle bir şey olmayacaktı. Onu malikanesine getirdiğinde üst katlardaki bir odaya girmelerini sağladı. Sakinleşmeye çalışıyordu ama bu imkansız görünüyordu. Yatakta öfkeli gözlerini ona dikmişken durumu anlattı. Kızın ona bazı şeyler dışında hak vermesi iyiydi. Özür dilemesi gerekirdi belki de ama onu yatakta altına almak daha cazip gelmişti. Kısa konuşmasının ardından kızı sertçe öpüp okşamaya başlamıştı. Kızın öpücüğe karşılık vermesi ile hareketleri daha da rahatlarken onun kendini ittiğini hissettiği anda geriye çekildi. İçindeki vahşilik yüzünden onun canını yaktığından bile emin değildi. İçindeki öfkeyi bir şekilde tutku ile söndürmeye çalışıyordu. Şimdi konuşmak her şeyi daha berbat hale sokardı. Bu yüzden konuşmak istemiyordu.

"Meleğim, sonra istediğin kadar konuşabiliriz. Şu an sana fazlasıyla ihtiyacım var, Isabel..."

Bu konuşmadan sonra kızı yeniden öpmeye başladı. Bedenini altında zaten kalkma gibi bir şansı yoktu. Okşamalarının arasında elbisesinin yırtmaya başladı. Öfke yüzünden hala biraz sert davranıyordu. Ama kızın zevk aldığını iniltilerinden anlıyordu. Hafif geri çekilip kızı tamamen çıplak bıraktığında dudaklarına yeniden kapandı. Dudaklarını emip hafifçe ısırırken göğüslerini sıkıyordu. Bir eli kadınlığına gittiğinde onu okşamaya başladı. Islaklığı baş döndürücüydü. Bir süre daha artık dayanamayacağını bildiği ana kadar onu okşadı bir yandan da sürekli olarak göğüslerini öpüp ısırıyor. Hedefini sürekli değiştirerek ikisi ile  aynı şekilde ilgileniyordu. Kıyafetini çıkardığında Isabel'e baktı. Artık dayanamadığının farkındaydı istediğini ise çok iyi biliyordu. Onu yatakta bileklerinden tutup dudaklarına kapandığında sertçe içine girdi. Sevişmenin her anından her dakikasından zevk alıyordu. Hareketlerine devam ederken Isabel ile göz göze geldiler gözlerinde derin tutkunun yanında sonu olmayan bir karanlık vardı. Sonunda rahatladığında kendini yana attı. Onu kolları arasına aldı. Nefes nefeseydi. Öfkesi artık yerinde yoktu ama karanlık bir adım ötesinde onu bekliyordu. Biraz daha nefesi düzeldiğinde derin bir nefes aldı.

"Canını yaktığım ve seni suçladığım için özür dilerim, sevgilim. Kontrol tamamen öfkeye aitti umarım sanını fazla yakmadım. Şimdi konuşabiliriz..."


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Perş. Tem. 25 2013, 22:54

Gözlerinde daha önce hiç görmediği bir öfke ve karanlık vardı. Bu onu ister istemez ürkütüyordu. Aşık olduğu adamın evine geldiklerini gördüğünde zaten sinirli olan sevgilisini daha fazla sinir etmemek adına arabadan çıkıp onu son derece uysal bir şekilde eve kadar takip etti. Bu durumun eve girdikten sonra kopabilecek bir fırtına öncesi sessizlik olduğunun bilincinde onun yönlendirmesiyle odaya çıktıklarında beklediğinden daha normal bir şekilde konuşmaya başlayan sevgilisine şaşkınlıkla baktı. Esip gürlemesini beklerken yaptığının bilincinde mantıklı cümleler kurabilmesi, hatasını kabul etmesi yelkenleri suya indirmesini sağlarken son anda kendini toparlayıp kırıldığını belli edecek bir cümle kurdu. Kendini bir anda yatakta bulduğunda gün boyu özlediği dudakların ve dokunuşların sömürgesinde bulduğunda her şeyi bir kenara bırakıp onu öptü. Elleri özlediği bedende gezinirken canını acıtan dokunuşlar kendisine gelmesini sağlamıştı. Onu istese de konuşmaları gerektiğini belirttikten sonra duyduklarıyla iç çekerek  ''Peki ama daha sonra kesinlikle konuşacağız ''  dedi. Dudaklarına yeniden örtülen dudaklara tutku,özlem ve aşkla karşılık verdi. Bedeninde hissettiği biraz sert dokunuşlar canını yaksa da aynı zamanda zevkte veriyordu. Yırtılan elbisesini o an için sorun etmedi.

Sevdiği erkeğin baştan çıkaran dokunuşları ve öpüşleri inlemelerini arttırırken kadınlığında hissettiği dokunuşlar deli etmeye başlamıştı. Dayanamayacağı raddeye geldiğinde sevgilisinin üzerindekilerden kurtulmasında ona yardım etti. Bileklerinden yatağa sabitlendikten sonra onu sertçe içinde hissettiğinde hem acı hemde zevkle ufak bir çığlık attı. Ardından inlemeleri daha da artmıştı. O harika ana yaklaşırken colin’le göz göze geldiklerinde gözlerinde gördüğü tutkunun yanındaki karanlık ürpermesine neden oldu. Neden böyle olduğunu bir türlü anlamıyordu. Sonunda bedeni rahatladığında nefes nefese bir halde onun harika kokusunu içine çekerken kendine gelmeye çalışıyordu. Sevgilisi onu kollarına aldığında ona sarılıp başını göğsüne koydu. Duyduklarından sonra kafasını kaldırıp dudaklarına küçük bir öpücük kondurduktan sonra  ''Canımı çok fazla yakmadın ve özrünü kabul ediyorum. Ayrıca biraz düşüncesizce davranıp tek başıma bara gittiğim için bende özür dilerim. Sadece çok sıkılmıştım ve biraz içip dans etmek kötü bir fikirmiş gibi gözükmedi. Bu arada bence birbirimize karşı daha açıklayıcı olmalıyız. ''  Dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   C.tesi Tem. 27 2013, 23:24

Öfkesi yüzünden Isabel'e daha önce hiç olmadığı bir şekilde beraber olmuştu. İçindeki tutku ve öfke birleşerek karanlığı beslenmiş ve o karanlığın içinde kızı öpüşleri de dokunuşları da sertleşmişti. Göğüslerini sert bir şekilde sıkarken dudakları vahşi öpücük sonrası morarmıştı. İçine girişinde içine girişinde ise hiç bir naziklik yoktu. Onu yatağa sabitledikten sonra sertçe içine girmişti. Tüm her şey bittiğinde nefes nefese bir haldeyken bedenini hiç olmadığı kadar zevk aldığını fark etti. Ama tutkulu dakikalar bittiğinde bir acı gerçeği fark etti. Meleğinin canını yakmıştı ve onu üzmüştü de... Bu gerçekle içinden kendine lanetler okudu. İçindeki karanlığa inat kızdan özür diledi ve canını yakıp yakmadığını sordu. Onu dikkatlice dinlerken meleğinin saçlarını okşuyordu. Canını çok fazla yakmadığını bilmek iyi hissettirmişti. Gerçi bununda kendi içinde iki nedeni vardı. Onun canını yakmadığına mutluydu ama diğer yandna bu şekilde birlikte olmaktan oldukça haz almıştı ve kesinlikle tekrarını istiyordu.

"Bende özrünü kabul ediyorum ve bensiz takılmazsan en azından barlarda daha memnun olurum. Açık olmaya gelirsek benim aile konusu oldukça uzun bir konu şu an yatakta bunu konuşmasak. Yani en azından sıcak bir banyodan hemen sonra"

Yatakta kalkarak Isabel'i kollarına aldı. Onu banyoya taşıdıktan sonra sakince banyo yaptılar. En azından bu kez yaramazlık yapmaya niyeti yoktu. Ama bu az önceki deneyimi tekrar istemediği anlamına gelmiyordu. Banyodan sonra telefonla pizza sipariş etti. giydikten sonra kısa sürede pizza gelmişti. Sevgili ile oturma odasına gittiklerinde pizzayı açtı ve içeceklerini koydu. Pizzadan bir dilim yedikten sonra içecekten içip Kolunu Isabel'in beline doladı.

"Açık olmamı bekliyorsan sana hiç kimseye söylemediğim bir şey söyleyeceğim. Zaten bunu bilmek hakkın. Benim şu an ki ailem yani Dread ailesi benim öz ailem değil. Bu gece kuzenim ise babamın bana bıraktıkları yüzünden kızgındı ve beden öç almaya çalışıyordu. Dread kanı taşımadığım için beni küçük görüyordu, bizde bu gece onunla ödeştik, hayatım. Yani işim buydu..."



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Paz Tem. 28 2013, 03:39

Yaşadığı bu deneyim can yakıcı olmakla birlikte oldukça zevk vericiydi. Bu ona tuhaf gelmişti çünkü colin ona ilk defa bu şekilde sahip olmuştu. Daha önceleri hep nazik ve kibar davranan sevdiği adamın içinden bir anda canavar çıkmıştı aslında tüm gün olanları düşündükçe bugün onun çok farklı davranışlar sergilediğine tanık olmuştu. Sanki, sanki kendinde değildi. Birden bambaşka bir kişiliğe bürünmüştü. Onu tanımakta zorlanıyordu ve bu kendisini korkutuyordu. Sevgilisinin kolları arasında kendine gelmeye çalışırken duyduklarından sonra oda özür dileme zorunluluğu hissetmişti. Colin kadar kendisinin de bu durumda suçlu olduğunu dile getirdiğinde birbirlerine karşı açık olmaları gerektiğinin altını çizmişti. Sevdiği adamın sözlerine tamam anlamında kafa sallayarak yanıt verdi.  Bir daha onla tartışmamak adına barlarda yalnız takılmamayı bir köşeye not ettiği esnada kendini bir anda sevgilisinin kucağında bulmuştu. Başını göğsüne yaslayıp erkeksi kokusunu içine çekerken gözlerini kapayıp günün stresinden uzaklaşmayı denedi. Banyoları gayet sakin ve kısa sürmüştü. Duştan çıktıktan sonra colin’lerde kaldığı zamanlar eve taşımak istemediği için bıraktığı birkaç kıyafetinden dizlerinin hemen üzerinde biten göğüs dekolteli rahat bir elbise giyip sevgilisiyle beraber salona geçti. Gelen pizzaları sevdiği adamın servis etmesini gülümseyerek izledi. Pizzanın ikinci diliminden koca bir yudum alırken colin konuşmaya başlamıştı. Onun gizemli konuşmalarıyla meraklı gözlerini onun gözlerine dikerek hiç kimsenin bilmediği şeyin ne olduğunu söylemesini bekledi.

Duyduklarından sonra ''Gerçek ailene ne oldu? '' diye sorduktan sonra kırdığı potu fark ederek telaşla ''Tabi istemezsen anlatmak zorunda değilsin. Geçmişi hatırlayıp üzülmeni istemem. '' Dedi. Gözleri onun gözlerinde cevap beklerken cırtlak bir ses tüm atmosferi bozmuştu. Sesin geldiği yöne baktığında üzerine hiçbir şey giymemiş güzel ve seksi bir kızla karşılaşmıştı. Gerçek şu ki kız giyinikti ama kıyafet vücudunu kapatmaktan çok ortaya seriyordu. Kız kendisine aldırmaksızın gelip colin’in dudaklarına kapandığında sinirle kalkıp önündeki sürahideki suyu kızın kafasından aşağı boca etti. Kız çığlıkla sevgilisinden ayrılıp öfkeyle ''Sen ne yaptığını sanıyorsun aptal şey'' diye bağırdığında sinirle ''Sen bilinçsizce benim sevgilimin dudaklarına yapıştın bende seni kendine getirdim. ''Dedi. Ardından öfkeli gözlerini colin’e dikerek ''Bana mantıklı bir açıklama yapsan iyi olur colin.'' diye bağırdı. Kıskançlık tüm bedenini ele geçirmişti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Perş. Ağus. 01 2013, 15:31

Meleğine bir söz vermişti ve bu sözü tutması gerektiğini biliyordu. Gerçek anlamda Isabel'in onun nasıl biri olduğunu bilmediği açıktı. Belki de gerçekleri bilse meleği ondan kesinlikle uzaklaşırdı. Gerçi zaten bunu bilmemesi için onu her şeyden uzak tutmuyor muydu Yani barın arka tarafında kuzenine yaptıklarını görse kesinlikle dehşete düşerdi. Onunla geçirdiği kısa banyo keyfinden sonra guruldayan karnının sesine kulak verip pizza sipariş etti. Böyle önemli konuşmalar bir yemek eşliğinde iyi giderdi. Her ne kadar yemek çok sıradan bir seçim olsa da... Pizza dilimini mideye indirdikten sonra ona ailesinden bahsetti. Üvey olduğunu Dread ailesi dışında bilen kimse yoktu. Meraklı kuzenleri ise sadece durumu zorlaştırıyordu. Bu gece de gereken dersi aldığını düşünüyordu, en azından içlerinden bir tanesi. Açıklama sonrası içeceğinden bir yudum aldığında bardağı masaya bıraktı. Hemen ardından meleğini süzdü. Söylediği ilk cümle ile derin bir nefes aldı. Ona ne diyecekti ki, öz ailemi bir akıl hastanesine kapattırdım falan mı? Gerçi, gerçek olan buydu. Sonrasında duydukları ise onu biraz olsun rahatlattı.

"Bence eski ailemle ilgili geçmişi bir kenara bıraksak iyi olur sevgilim"

Yeniden derin bir nefes aldı. İçindeki öfke neden hala geçmemişti, anlamıyordu. Aslında geçmişti. Tutkusu ile birleşerek Isabel'e hiç yaşamadığı bir deneyimi yaşatmıştı ve sakinleştiğini ummuştu. Ama böyle değildi. Sanki içinde pimi çekilmiş bir bomba vardı  ve patlayacağı ana saniye saniye yaklaşıyordu. Bir anda Molly'nin ortaya çıkışı ile tüm atmosfer dağılmışken kızın dudaklarına kapanması fazla kısa sürmüştü. Ona karşılık vermeden bu lanet dudakların ondan ayrılmasını bekledi. Isabel'in döktüğü sudan nasibini aldığında hızla ayağa kalktı. Kızın değer verdiği sevgilisine söylediği sözlerin ardından Molly'nin boğazını sıktı.

"Büyük bir hata yaptın, Molly."

O an da Isabel'in oluşu umurunda olmaktan çıkmıştı. Kızın gözlerinin içine bakarken en büyük kabuslarının içinde kızın attığı çığlıkları dinledi. Yüzünde memnun, sinsi ve karanlık bir ifadeyle... Molly'nin hızlı atan kalbi ve hissettiği korkudan beslendikten sonra kızın kendinden geçmesi için ufak bir hareket yaptı. Kız aniden ellerinden kayıp düşerken kısa bir telefon görüşmesi yaptı. Bir kaç saniye içinde kapıya gelen kişiler tarafından kız götürüldüğünde bakışları Isabel'e kaydı. Gözleri hala karanlıktı.

"Bir açıklama bekliyorsun öyle mi? Molly üvey kuzenlerimden biri ve senden önce onun yatağımı ısıtmasına izin vermiştim. Oda tıpkı sana aşık olmadan önceki kızların tamamı gibi, diğerlerinden hiç bir farkı yok. Ha belki tek farkı bu eve girişi olabilir ama artık istese de gelemeyecek bir durumda... Yeterince açık mı?"

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Perş. Ağus. 01 2013, 20:04

Duyduklarıyla derin bir nefesle''Peki aşkım sen nasıl istersen''  diyerek konuyu kapattı. Elindeki dilimi bitirip gözlerini sevgilisinin gözlerine dikti. Ona yeni bir soru sormaya hazırlanırken duyduğu ses dikkatini dağıttı. Kızın koşarak gelip kendisini umursamadan sevgilisinin dudaklarına kapanmasıysa çıldırtmıştı. Suyu düşünmeksizin onun kafasından aşağı döktüğünde öfkeli gözlerini aşık olduğu adamın gözlerine dikti. Ondan istediği açıklamanın mantıklı olmasını umuyordu yoksa kendine engel olmayıp bu kızın üzerinde gücünü uygulayabilirdi. Bir açıklama yapmak yerine kızın boğazına sarılan sevgilisine şaşkınlıkla baktı. Baştan bunu umursamadıysa da kızın değişen suratı ve artan çırpınışlarıyla Colin’in kolundan çekerek kızı onun elinden almaya çalışırken''Bırak kızı colin. Biraz daha devam edersen onu öldüreceksin''  dedi. Bunun üzerine sevgilisinin tutuşu biraz gevşemiş olsa da kızı bırakmamıştı. Kısa sürede kızın çığlıkları tüm evi kaplamıştı.

Korku ve panik bedenini elle geçirirken ne yapacağını bilemez bir şekilde olduğu yerde bir iki saniye kaldı. Molly adlı kızın çığlıkları daha da yükseldiğinde sevgilisinin yüzünü elleri arasına aldı. Ona nefesi yüzüne çarpacak kadar yaklaştıktan sonra ''Lütfen sevgilim biraz sakinleş ve onu bırak. Lütfen'' dedi. Colin’in kızı bırakmasıyla rahat bir nefes aldı. Kızın yanına gidip onu uyandırmaya çalışırken ''Ambulans çağırmalıyız''  dedi. Birkaç dakika içinde gelen adamlar onu götürürken endişeli gözlerle izlemek dışında bir şey yapamadı. Sevgilisiyle yalnız kaldıklarında gözlerini onun gözlerine dikti. Gördüğü karanlıkla bir ürpertinin bedenini ele geçirdi. Kalbi hala korkuyla olması gerektiğinden daha hızlı atıyordu. İşittiklerinden sonra zorlukla yutkunup''Evet yeterince açık ama bu açıklamayı kızı boğazlamadan da yapabilirdin''  dedi. Geriye doğru bir adım attığı esnada bir şeye çarpıp koltuğa düştü. Oturuşunu dikleştirerek ''Söyler misin neyin var senin? Neden böylesin? Sorun herneyse neden anlatmıyorsun eminim beraber çözebiliriz ''  dedi korkuyla hızla atan kalbini sakinleştirmeye çalışırken  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Cuma Ağus. 02 2013, 13:52

Molly'nin birden ortaya çıkışı harap olmuş sinirlerine hiç iyi gelmemişti. İçindeki öfke son gaz devam ederken kızın birde onu öpmesi ve Isabel'in tepkisi ile ona söyledikleri öfkesinin sınırlarını zorlamaya başlamıştı. Molly'nin gözünde Isabel'in ne olduğunu biliyordu Onu gelip geçici kızlar arasına koymuştu ve daha kötüsü ona hakaret etmişti. Kızın boğazını kavradığında elini geçen her saniye de daha da sıklaştırdı. Isabel'in elini hissetmesi ile biraz gevşemiş olsa da gücünü kullanmaktan çekinmemiş, kızı en büyük kabusları ile baş başa bırakmıştı. Kız baygın bir şekilde elleri arasında kayarken yerde yatan hareketiz bedene baktı. Şu an bir çöpten farksızdı ve temizlenmeliydi. Bir telefon ile bu işi çözdü. Bakışlarını sevdiği kadına çevirdiğinde ona bir açıklama yaptı. Şu an onu aldatmış gibi görünmüştü, elbette Molly sayesinde... Ama bir gerçek vardı. Isabel hayatına girdiğinden beri hiç bir bedene el sürmemiş ve hiç bir kızla takılmamıştı. Hatta onsuz kaldığında bile Dante ile barda takılmıştı. Isabel'in konuşmasından sonra derin bir nefes aldı.

"Onun sana bakışından hoşlanmadım ve ayrıca normal yollardan asla Molly'e bir şey anlatamazsın. Seni yatağa attığım tek gecelik kızlar kategorisine sokup cümle kurmaya başlamasına izin verseydim az önce olanlardan daha beteri başına gelecekti. Anladın mı? Sen farklısın ve birinin bunu kelimelerle bile mahvetmesine izin vermem"

Kızın korkusu bedenini yavaşça doldururken içindeki karanlığı besliyordu. Onun korkusunu atan kalp atışları ile hissederken bu durum daha fazla sinirini bozdu. Onu korkutmak istemiyordu ama gerçeği söylemeden nasıl saklayabilirdi, bunu da bilmiyordu. Onun kendini tanımaya hakkı vardı. Ama gerçeklerden sonra onu bırakıp giderse bun kesinlikle katlanamazdı ve içindeki canavarın işte o zaman ne yapacağını bilmiyordu. Isabel'i kendinden uzaklaştırmamak için bu malikaneye hapsedebilir ve sadece kendinin yapmaya devam ederdi. Kızın korkusunu biraz olsun azaltması gerektiğinden ona doğru yaklaşıp dudaklarına bir öpücük kondurdu. Eli kalbinin tam üzerindeydi. Biraz olsun sakinleşmesini istiyordu.

"Isabel, gerçek şu ki... Bazı şeyler anlatılmaz... Sadece şunu bil ben sen hayatıma girmeden önce çok kötü biriydim aslında hala öyleyim ama sana karşı değil. Birileri benim damarıma basılmaması gerektiğini bilir, örneğin Molly. Ama laftan anlamadı işte ve gücüm... O biraz kontrol dışı şu an benden korkmadan durabilirsen benim normale dönmemi sağlayabilirsin. Korktuğun her saniye güçle beraber karanlığı besliyorsun, Isabel..."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Cuma Ağus. 02 2013, 17:41

Sevgilisinin sözlerine olan açıklaması ona daha çok endişelendirmekten başka bir işe yaramamıştı çünkü kızın kendisini tek gecelik kızlardan biri yerine koyarak söyleyeceği tek bir sözün başına daha beter bir şey getireceğini söylüyordu. Bundan daha beteri ölmek olurdu herhalde ve bu düşünce onu daha da korkutuyordu. Sevdiği adam ne zaman böyle birine dönüşmüştü? Neler oluyordu? Sorusuna anladım tarzında kafa sallamakla karşılık vermişti. Konuşacak gücü yoktu açıkçası korkudan söyleyecek tek bir mantıklı kelimede bulamıyordu. Sözcükleri zar zor bir araya getirmeye başararak  ''Bence biraz normale dön öyle konuşalım'' dedi.  Colin’in kendisine doğru gelmesini sessiz ve tepkisizce izledi. Bir anda dudaklarına konan öpücük afallatmıştı. Bu kısa öpücüğe olsa da birkaç dakika sonra karşılık vermişti. Öpücük sonlandığında kısa süre aklını toparlamayı denedi. Korkusu biraz azalsa da her şeye rağmen göz ardı edilemeyecek kadar fazlaydı.  

Sevgilisinin sözlerinden sonra gözlerini kapadı. Onun gözlerinde gördüğü karanlığı daha fazla görmek istemiyordu. Tabi sevdiği adamın bu halinin devam etmesini de onun normale dönmesini tanıdığı colin olmasını istiyordu. Bunun içinse ondan korkmamalıydı lakin kahretsin korkuyordu. Birkaç derin nefesin alarak gözlerini açtı. Gözlerini sevgilisinin gözlerine dikti. Kalbinin üzerinde hala onun eli vardı. İsabel elini onun yüzüne götürürken yaşadığı tereddütle birkaç saniye durdu ama ardından onun yüzünü okşamaya başladı. Sakinleşmesi ve ondan korkmaması gerekiyordu. Ona biraz daha yaklaşıp iç çekti. Gözlerini gözlerinden ayırmadan ''Seni seviyorum ve eski haline dönmeni istiyorum ama şuan seni tanıyamıyorum ve bu beni korkutuyor. Bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum'' diyerek dudaklarına kapandı. Ona karşı olan korkusunu yine onun güven veren kolları arasında üzerinden atmayı deniyordu. Uzun süre onu öptükten sonra geri çekilip sevgilisine sarıldı. Korkusu tamamen geçmişti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   C.tesi Ağus. 03 2013, 18:24

Molly'nin düşünceleri aklına geldikçe delirecek gibi oluyordu. Isabel, onundu, ona aitti. Ona ilk kez sahip olduğu andan itibaren başka hiç kimseye ait olmamıştı. O kız ise bunu mahvetmek üzereydi. Öfkesini ondan acımasızca çıkarttıktan sonra sevdiği kadına bir dizi açıklama yapmıştı. Molly'e eğer böyle davranmasa her şey daha kötü olabilirdi. Belki de onu öldürürdü, bilmiyordu. Bunu daha önce yaşamamıştı. Ama bir insanın öldürmeden, ölmek için yalvaracak ana nasıl yaklaştırabileceğini çok iyi biliyordu. Isabel'in korku içinde atan kalbi nedeniyle gücü çok fazla beslenmişti. Bu böyle devam ederse hiç istemiyor olsa bile ona zarar verecekti. Bu yüzden onu öperek sakinleştirmeye çalıştı ve ardından olan biten her şeyi anlatmaya... Gerçi her şeyi apaçık anlatamazdı. Yinede elinden geldiği kadarı ile dürüst olmamaya çalışıyordu. Ona korkmaması gerektiğini söylerken gözlerinin içine bakıyordu. Isabel belki de şu an arkasına bakmadan kendinden uzaklaşırdı. O an ne yapardı , bilmiyordu. Bildiği tek şey buna izin veremezdi. Kızın düşüncesinin aksine ona yanaşması ile karanlığından bir nebze olsun uzaklaşmaya çalıştı. duydukları ile biraz daha rahatlamıştı.

"Bende seni seviyorum, Isabel. Hemde asla tahmin edemeyeceğin kadar fazla... Bunun zor olduğunu biliyordum ama sensiz olmak istemiyorum"

Sözlerinin ardından dudaklarına kapanan dudakları öpmeye başladı. Bu karanlığın yok edilmesi gerekiyordu. Kızı öperken, öpüşme giderek derinleşti. Atan kalbinin yavaşladığını hissetti ve ardından korkusundaki azalmayı da. Bu hoşuna gitmişti. Öpücük sonra onun kollarına gelmesi ile ona sıkıca sarıldı. Sonrasında ayağa kalkıp onu kucakladığı gibi yatak odalarına götürdü. Karanlık hala içindeydi, gözleri bunun en büyük kanıtıydı. Ama Isabel'in korkmuyor olması bunu düzeltmek için bir şans tanıyordu. Onu yavaşça yatağa bıraktığında gözlerinin içine bakarak gülümsedi.

"Şimdi bana güven Isabel bu öfkenin geçmesi için aklıma bir şey geldi, sakinleşmeliyim ve bunun içinde sana ihtiyacım var..."

Kızın üzerindeki kıyafetler yavaşça çıkartmaya başladığında açıkta bıraktığı tenini öpmeye başladı. Çıplak kalan her teni dudaklarından nasibini aldığında kısa sürede Isabel sadece iç çamaşırları ile kalmıştı. Sutyenini çıkarıp göğüslerine de öpücükler kondurduktan sonra başını sol göğsünün üzerine koyup yanına uzandı. Derin nefesler alıyor ve Isabel'in sıcaklığının kendi içini ısıtmasını bekliyordu.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Paz Ağus. 04 2013, 17:19

O her zaman gülümseyip insanlara mesafeli olsada kötü davranmayan sevgilisi gitmiş yerine onların korkularını hiç düşünmeden kullanan acımasız biri gelmişti. Kızı bırakması için ona o kadar dil dökmeseydi molly’nin hala yaşıyor olabileceğinden şüpheliydi. Yine de her şeye rağmen onu seviyordu ve buradan arkasına bakmadan çekip giderek kendiyle birkaç gün zaman geçirmesine izin vermesini söyleyen mantığının aksine normale dönmesi için yanında kalıp colin’in söylediklerini yapmaya çalışmasını söyleyen kalbini dinleyerek onu öpmüştü. Az önceki o küçük öpücük kendisini biraz sakinleştirebildiyse daha uzunu korkusunu tamamıyla yok edebilirdi Sevdiği adamın ağzından büyülü o iki kelimeyi duymak ise oldukça iyi hissettirmişti. Geri çekilip ona sarıldığında korkusu tamamen gitmişti. Sevgilisinin baş döndüren kokusunu içine çekerken colin’in kendisine sıkıca sarılmasıyla gülümsedi. Şuan karşısında çok fazla tanımadığı biri duruyor olsa da en azından hala kendisine aşıktı. Onun ayağa kalkışını meraklı gözlerle izlerken kendini bir anda onun kucağında bulduğunda derin bir nefesle başını göğsüne yasladı. Sessizce yatak odalarına çıkarken dayanamayıp   ''Ee senden şuan korkmuyor olmam işe yaradı mı? Normale döndün mü? Gözlerinde gördüğüm o rahatsız edici şey bunun tersini söylüyor gerçi '' dedi. Yatak odasına geldiklerinde sevgilisi onu yatağa yavaşça bıraktıktan sonra sevdiği adamın sözleriyle gözlerini onun gözlerine dikerek   ''Tamam umarım aklındaki her neyse işe yarar ''dedi.

Colin’in üzerindeki kıyafetleri çıkarırken tenine bıraktığı öpücükler onu baştan çıkarıyordu. Kısa sürede iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Sutyeni çıktıktan sonra göğüslerine konan öpücükler inlemesine neden oldu. Yatağa tamamıyla uzandığında sevgilisinin başını kalbinin üzerine koyarak yanında uzanmasının şaşkınlığını yaşadı. O daha farklı bir şey beklerken sadece yan yana yatmanın yarattığı etkiyi kısa sürede üzerinden atıp derin bir nefes aldı. Bir elini onun saçları arasında yavaşça dolaştırırken bir süre sessizlikle bekledi. Birkaç dakika sonra aklına gelen fikirle gülümsedi. Sevdiği adamın kendisine yaptığı şeyin aynısını ona yapacaktı. Göğsünün üzerindeki başı yavaşça yastığa bıraktı. Üzerine çıkarak hiçbir şey söylemeksizin dudaklarına kapandı. Elleri onun üzerinde baştan çıkarıcı bir şekilde gezerken gömleğinden kurtuldu. Çıplak kalan tenine öpücükler kondurup kadınlığını onun erkekliği üzerinde bir süre hareket ettirip onu baştan çıkarttıktan sonra üzerinden kalkıp yanına geçti sevgilisinin kafasını yine aynı yere koyduktan sonra ''Şimdi yan yana yatabiliriz aşkım. Ödeştik. '' Dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kıskançlık ve Öfke   Paz Ağus. 04 2013, 18:24

Isabel'den aslından çok basit bir şey istemişti. Ama içinde bulundukları durum göz önüne alındığında aslında hiçte kolay bir istek değildi, bu. İçindeki karanlığa, az önce Molly'e yaptıklarına rağmen sevdiği kadının güvenini istiyordu. İçindeki aşk dışında ona sunabildiği hiç bir şey yoktu. Onu hayır demesini ise kesinlikle istemiyordu. Isabel'in teslimiyetinin ardından onu yavaşça yatağa yatırdı. Üzerindeki kıyafetleri çıkartmaya başladığında dudaklarının harika tenin tadına bakmaya başlamıştı. Diğer yandan ise kızı okşuyordu. Göğüslerinin çıplak kalması ile dayanamadığından bir tanesini ağzına alıp emdi, diğerini ile okşadı. Bu durum kızın inlemesine neden olurken, tamamen çıplak kalmış sevdiği kadının yanına uzandı. Başını kalbinin üzerindeydi. Sakin kalp atışlarını dinlerken ona sarıldı. İçine çektiği her nefeste onun tatlı kokusunu hissederken, kızın tenindeki sıcaklık bedenini ele geçiriyordu. Gözleri kapalı bir halde o şekilde ne kadar kaldıklarını bilmiyordu. Isabel'in ellerini hissettiğinde ancak kendine gelebilmişti. Sevdiği kadının yönlendirmesi ile başını yastığa koydu. Kızın üzerine çıkması ile sadece muhteşem bedenini seyretti, tek bir kelime etmeden. Dudaklarına kapanan dudakları öpmeye başladığında tenine değen dokunuşlar ve giderek çıplak kalan bedeni alev almaya başladı. Oldukça baştan çıkmış bedeni ile ona dokunurken onun yana yanına uzanması ile yan yatarak kızı süzdü. Sözleri onu gülümsetmişti. Bakışlarının normale döndüğünü hissediyordu. Ama baştan çıkmış olsa bile şu an tutku dolu anlara hazır olduğunu sanmıyordu. Ona zarar vermekten çok korkuyordu.

"Sen öyle diyorsan, öyle olsun sevgilim..."

Bu konuşmadan sonra kızı kendine doğru çekerek kollarının arasına aldı. Sıkıca sarılıp dudaklarına uzun bir tutkulu bir öpücük bıraktığında onu sıkıca sarılıp yeniden göğsüne yattı. Gözleri yorgunlukla kapanırken dudaklarından tek bir cümle çıktı.

"Beni sakın bırakma, sevgilim..."


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kıskançlık ve Öfke
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Dread Malikanesi :: IV.Kat-
Buraya geçin: