AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Islak ve Tatlı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Islak ve Tatlı   Ptsi Tem. 29 2013, 23:55

Jon sihirbazını evine getirdiğinde kendini yorgunluktan kanepelerden birine attı. Kızsa yaptığı büyüyle koltuklardan birinin üzerinde kendinden geçmiş durumdaydı. Gözlerini kapatıp nefesini düzenlemeye çalışırken bir yandan da günün değerlendirmesini yapıyordu. Elinde olan şeyleri gözden geçirdiğinde sonuçtan hiçte memnun kalmıştı. Ortada öfkesi ne yaparsa yapsın geçmeyen sinirli bir peri,ne olduğundan bir haber avcı bir sihirbaz ve kendini öldürmeye çalışan sorunlu kişiliği vardı ama her şeyden önemlisi sorumluluklarını kabullenip kabullenmemek konusunda kararsız bir perinin olmasıydı. Derin bir nefesle gözlerini aralayıp kıza baktı. Uyurken o kadar masum ve savunmasız duruyordu ki kimse onun gerçekte baş belası kendini öldürme eğilimli psikopat sihirbaz bir avcı olduğuna inanmazdı.

Islak saçlarını karıştırıp oflayarak oturduğu yerden kalktı. Kızı kucaklayarak üst kattaki yatak odasına çıkartırken ıslak koltuklarında bir büyüyle icabına bakmıştı. Yatak odasına geldiklerinde yeni bir büyüyle ikisi de kurulanarak yeni, kuru kıyafetler giydi. Onunla ne yapacağına karar verene kadar kız hayatta kalmalıydı ve eğer üzerindeki ıslak giysileri değiştirmezse bir suikaste değil ama zatüreye kurban gidecekti. Odanın ışığını yakıp kızı siyah ve beyaz ağırlıklı yatak odasında siyah çarşaflarla örtülü yatağa yavaşça yatırıp üzerini örttü. Kendisini de son bir gayretle onun yanına atmıştı. Amacı uyumak değilse bile yan dönüp uyuyan sihirbazını seyrederek ne yapacağına karar vermeye çalışırken yorgunluktan uyuyakalmıştı. Uykuya daldıktan sonraysa bilinçsizce kızı kendine çekip alışkanlık üzere beline sarılarak kokusunu içine çekerken rahat uykusuna devam etmişti.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Perş. Ağus. 01 2013, 14:59

İmge tüm bedenini ele geçirmişti. Peri ile konuşulanlardan sonra eski ve yeni ailesi ile ilgili tüm düşünceler birbirine karışmıştı. Avcı ailesini üzmek istemiyordu. Onlar zaten kızlarını kaybetmişti ve şimdi onlar Bianca yerine ona değer veriyorken, sihirbaz olduğunu onlara nasıl söyleyecekti. Geçmişi ise daha karmaşıktı. Öz ailesine ne olduğundan bir haberdi. Ama şu an peri sayesinde onların cadı kanı taşıdığı biliyordu. Asıl bilmediği şey ise şu ana kadar yeni ailesi olduğundan düşünmemeye çalıştığı şeydi. O neden terk edilmişti? Ailesinin onu yetiştirme yurdundan almadığını biliyordu. Onu bulmuşlardı. Zihni tamamen boşaltılmış bir şekilde... Hep belki bende bir cadı tarafından lanetlendim diye düşünürken şu an öz ailesinin ona bir şey yapmış olabilme ihtimali ile boğuşuyordu.  Bu düşünce ise imgeyi zayıflatmaktan çok güçlendirmişti. Ailesine sormak istediği bir dolu şey vardı. Bu yüzden onlara yetişmeli ve bir an önce yanlarına gitmeliydi. Ama olmuyordu. Attığı seri adımlar ve çığlıkları insanların ondan uzaklaşmasına engel olmuyordu. En sonunda farkında olmadan şelaleden düştüğünde her şey karardı. Bedeni taş misali suyun derinliklerine çekilirken hissettiği her şey yok olmuştu. Kısa bir süre sonra birinin onu elleri arasına aldığı fark etti. Dudaklarında hissettiği tat ile ciğerlerindeki su bir anda ağzından dökülmeye başladı. Öksürüklerin arasında kendinden geçti...

Şu an ki durumu bir suyun içinde olmaktan çok farklıydı. Garipti, sanki hiç bir şey olmamış gibi hissediyordu. Hatta Jonathan denen perinin bile bir rüya olduğunu düşündü. Sonuçta kullandığı bir ton ilaç bazen hayallere sebep oluyordu. Gerçi hayaller için o lanet haplara ihtiyacı yoktu. Bir süre sonra gözlerini açtığında birinin kolları arasında oldu fark etti. Önceden olsa bir çığlık atardı. Ama Reilly ile birlikte olduğunu düşünerek hiç bir tepki vermedi. Kısa bir süre etrafa baktığında farkı algıladığında dehşet içinde kollardan kurtulup arkasına baktı. Yatakta ona sarılan kişi, onu altına alan lanet periydi. Yani her şey gerçekti. Kan beynine sıçramış, öfkeden deliye dönmüştü. Bu pislik zaten onu yeterince öpmüştü ve yarım kalan işini de evine getirip mi tamamlamıştı? Bu düşünce ile o anda zihninde hiç bir mantıklı düşünce kalmadı. Perinin üstüne çıkarak boğazını sıkmaya başladı. O an için erkekliğinin üzerinde oturuyor olduğunu fark etmemişti. Peri gözlerini açtığında öfkeli gözlerini ona dikti.

"Perim olabilirsin, lanet herif. Ama bu bana dokunup, beni yatağına atacağın anlamına gelmez."


_

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Perş. Ağus. 01 2013, 20:30

Uyumamak için ne kadar direnirse dirensin başaramamıştı. Aklında milyonlarca düşünce,  sihirbazıyla ilgili konuşması gereken önemli konular, onunla ne yapacağıyla ilgili sorularla birlikte kendini rahat uykunun kollarına teslim etmişti. Kendi karanlığında huzurlu bir uyku çekerken son zamanlarda sık sık gördüğü kabuslarından birine düşmüştü. Değer verdiği herkes gözlerinin önünde tek tek ölürken o onları kurtarmak adına hiçbir şey yapamıyor, kahretsin ki sadece izleyebiliyordu. Kabus giderek derinleşip eski ortağının tekrar tekrar öldüğü ve jon’un yardım çığlıklarını duyduğu daha kötü bir hale gelirken boğazında hissettiği baskıyla uykusu hafifledi. Nefes alması giderek zorlaşırken hızla gözlerini açtı. Üzerinde sihirbazını bulduğunda sakince tek kaşını havaya kaldırıp ona baktı. Ruby saniyeler içinde öfkeli gözlerini onun gözlerine dikerek konuşmaya başlamıştı. Duyduklarından sonra öfkeyle kızın bileklerinden tutup boğazındaki ellerinden kurtuldu. Sihirbazını tek hamlede altına alıp hareketlerini engelledikten sonra dudaklarına kapandı. Onu yavaş ve baştan çıkarıcı bir şekilde direnci kırılana kadar öptü. Kız kendisine karşılık vermeye başladığında öpücüğü derinleştirip bileklerini tek eliyle zapt etmek adına başının üzerinde birleştirdi. Boşta kalan eliyle kızın vücudunu tahrik edici bir yavaşlıkta okşamaya başladı.Ruby’nin dudaklarından zevk iniltisi firar ettiğinde ellerini bıraktı. Elleri kızın vücudunun her yerinde geziyordu. Çıplak bedenine dokunma ihtiyacı zapt edilemez bir hal aldığında kızın elbise askılarını aşağı indirdi. Öpücükleri dudaklarından boynuna oradan göğüslerine kayarken elbisesinin eteklerini yukarı kaldırdı. Vücudunda hissettiği eller inlemesine neden olurken kızın kadınlığını okşamaya başladı. Bu hareketlerine ikisinin de dayanamayacağı raddeye gelene kadar devam etti.

Kızın iniltileri artık dayanamadığını gösterecek şekilde artmıştı. Bu tatlı bedene şuan hiç zorlanmadan sahip olabilirdi ama amacı onu götürmek değil bir gerçeği göstermekti. Kendisi için zor olmasına rağmen derin bir nefesle geri çekildi. Gözlerini sihirbazının gözlerine dikerek  '' Anlamanı istediğim bir şey var eğer seni istersem alırım. Bunun için baygın olmana gerek yok. Gördüğün gibi bana karşı duramıyorsun ve bundan en az benim kadar zevk aldığında ortada ayrıca kızları baygınken götürmek gibi bir huyum yoktur. Daha çok zevk almak açısından ayıkken götürmeyi tercih ediyorum. '' dedi. Nefesi kızın yüzüne değecek kadar ona yaklaştığında  '' Ve eğer aynı aptallığı bir kez daha yaparsan sana yemin ediyorum bu sefer durmam. Anlatabildim mi?'' diyerek kızın üzerinden kalktı.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Perş. Ağus. 01 2013, 23:32

Kendini bir an da Jon'un yanında bulmayı beklemiyordu. Aslında o yaşanılan hiç bir şeyin gerçek olmasını istemiyordu. Ama şu an o imgelerden sonra Jon'un yanında yatıyor olması her şeyin gerçekliğini gösteriyordu. Üstelik üzerindeki kıyafetlerde kendine ait değildi. Bu ayrıntı onu dehşete düşürürken içindeki öfkeyi kontrol edemedi ve perinin üzerine çıkarak boğazına sarıldı. Dudaklarından öfkesini belli eden kelimeler döküldükten sonra ne olduğunu anlamadan kendini perinin altında buldu. Yine bir çaresizliğin içine sürüklenirken dudaklarına kapanan dudaklarla gözleri büyüdü. Bu adam ne yapmaya çalışıyordu. Bir süre çırpınsa da tutuşu yüzünden hareket edememişti ve üstelik öpücük ise hala kesilmemişti. Dudaklarını peri büyük bir zevkle sömürürken hiç bir şey yapamıyordu. Henüz karşılık vermemiş olsa da bedeni bir süre sonra gevşedi. Bunun nasıl olduğunu bilmiyordu. Ama periyi öpmeye başlamıştı. Dudakları çok güzeldi. Perisi olacak bu erkeğin bir sürü kızı baştan çıkaran biri olduğunu anlamak zor değildi. Onu istemiyor olsa da onu öpmeye başlamasının nasıl bir açıklaması olduğunu bilmiyordu. Ama beyni düşünmekten çok şu an dudaklarını öpen erkeğin tadına odaklanmıştı. Bedeninde gezinen eller yüzünden dudaklarından bir zevk iniltisi firar ettiğinde perinin onu bıraktığını bile fark etmemişti. Ama elleri iç güdüsel bir hareketle erkeğin bedeninde gezinmeye başlamıştı. Şu an durum nereye gidiyordu bilmiyordu sadece yapılan bu şeyden zevk alıyordu. Dudakları boşta kaldığında inlemeleri daha da artarken Elbisesinin sıyrılması alev alan bedeni için hiç iyi olmamıştı. Perinin çıplak tenine dokunabilmek adına üzerindeki gömleği yukarı sıyırdı. Kadınlığındaki dokunuş ise onu deli ediyordu. Bu istediğinin yanlış olduğunu biliyordu ama istediği şey ortadaydı, periyi içinde istiyordu... Sık nefesler eşliğinde inlerken Jon'un ani duruşu ile bir anda kendine geldi. Beyni bir silahla paramparça edilmişti gibiydi. Konuşacak hali yoktu, sadece derin nefesler alıyordu. Peri konuşmaya başladığında kalbi deli gibi çarpıyordu. Duyduğu onca kelimenin ardından anca peri üzerinden kalktığında konuşabilmişti.

"Tamam seni anladım ben özür dilerim. O şekilde düşünmem yanlıştı, ayrıca diğer kısım... Şey seni istemiyorum ama karşı koyamıyorum lanet olsun... Bu peri, sihirbaz olayı giderek çıkmaza giriyor..."

Bu konuşmasının ardından yatakta doğruldu. Bedeni son derece uyarılmış yanındaki erkeği arzularken konuşmak biraz zor olsa da garip bir şekilde bir anda ortaya çıkan hırçın kız periye ters ters bakmaya başladı. Sonra onu yatağa atıp üzerine çıktığında dudaklarına kapandı. Onun uzun tutkulu bir şekilde öperken elleri bedeninde geziniyordu. Kendini geriye çektiğinde sinsice gülümserken gözlerinin içine baktı.

"Hatırladığım kadarıyla perim olmak istemiyordun... Ama bu aramızdaki çekim ve yapacaklarımızın sonucu bizi birbirimize daha çok bağlamaz mı?"

_

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Cuma Ağus. 02 2013, 16:01

Jon uyandığında kızı boğazına sarılmış halde buldu. Neden durduk yere öldürülmeye kalktığını bilmiyordu ama bu komik durumun birkaç saniye içinde yok olacağını biliyordu. Ruby’nin kendisi gibi bir periyi gerçekten kendi elleriyle boğarak öldürebileceğini düşündüğüne inanamıyordu. Bir bıçakla kendisine saldırması bile şimdiki durumdan daha mantıklıydı. En azından bıçağı kalbine milyonda bir ihtimalde olsa saplayıp kendisinden kurtulma ihtimali vardı. Bu durumsa onun sadece sinirlerini tepesine çıkarmakla kalıyordu. Sihirbazını altına alıp söylediklerini ona yedirmek adına dudaklarına kapandı. Eski pislik haline büyük ölçüde geri dönmüş olmasına rağmen değer verdiği kişiler vardı ve prensipleri hiç değişmemişti. Elise ve scarlett’ı tanımadan önceki halinde bile kesin olarak yapmayacağı şey kızlardan baygınken yararlanmaktı. Kendisini istemeyen birinin peşinde koşmak gibi bir huyuysa hiç olmamıştı. İstediği bir kızıysa ne olursa olsun alırdı ama asla zorla değil… Kızı baştan çıkarıp dayanamayacağı raddeye gelmesine sağlarken kendide fazlasıyla baştan çıkmıştı. Kızın baş döndüren kokusu tatlı tadı onu esir almıştı. Kendisini kaybedeceği noktaya geldiğini hissettiğinde ondan ayrılıp kısa bir açıklama yaptı. Bir daha ona saldırırsa olacaklarla ilgili uyarmadan da edememişti. Eğer bu aptallığa devam ederse onun hislerini bir saniye bile düşünmeden kıza sahip olacak ve bundan da zerre pişmanlık duymayacaktı. Sihirbazı olması umurunda değildi. Sabrının, sinirlerinin ve öfkesinin sınırlarını çok fazla zorluyordu bir cezayıysa çoktan hak etmişti. Derin nefeslerle kendine gelmeye çalışıp tutkusunu dizginlemeyi denerken kızın çekmesiyle kendini yatakta bulmuştu. Tek kaşını kaldırıp ona kötü bir bakış atarken ruby adlı seksi güzelin üzerinde oturmasıyla şaşkınlıkla nefesini tuttu. Dudaklarına kapanan dudaklara içinde henüz bastıramadığı tutkuyla birlikte öpücüğe tereddütsüz karşılık verdi. Bedeninde gezinen ellerle inlerken kendiside kızın bedeninde küçük bir keşfe çıkmıştı.

Öpücük gittikçe derinleşirken kızın çıplak tenine dokunma ihtiyacıyla elbisesinin altından kalçalarını okşamaya başladı. Bu biraz daha devam ederse şüphesiz onu yatağa atacaktı. Kızın kendini geri çekmesiyle arzudan kararmış gözlerini onun gözlerine dikti. Kendini konuşmaya zorlayarak ''Özrün kabul edildi. Ama bir daha olursa bir özürle kurtulamazsın ''  dedi. Kızın sözlerinden sonra sinirle kızı üzerinden yatağa atarak hızla ayağa kalktı. Saçlarını sinirle karıştırırken ''Lanet olsun evet istemiyorum ama senden şu raddeden sonra kurtulabileceğimi de düşünmüyorum. Aramızdaki bu çekim bugün seni bana getiren şeydi ve yine olacak bundan eminim. Duygularını bile hissedebiliyorken bundan bir kaçış olduğuna olan inancım azalıyor. Her neyse sana anlatmam gereken bir şey daha var ritüel ''  dedi. Konuşmasını devam ettirmedi hala bunun doğru olup olmadığını düşünüyordu.  

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Cuma Ağus. 02 2013, 16:29

İçindeki hırçın kız bir anda ortaya çıkmıştı. Bu kişiliği aksi olmanın yanında oldukça yaramazdı da... Üstelik bedeni de son derece uyarılmıştı. Yanındaki erkeği arzularken, ona dokunmadan durmak neredeyse imkansızdı. Hem perinin az önceki sözlerini anımsadı. Sanki sadece o, onu baştan çıkarıp ona sahip olabilirdi. Ona göre ise bu durum, böyle değildi. Tamam onu az önce istememişti, baştan çıkan öpücüğe ise teslim olmuştu. Ama şimdi bir şeyler göstermesi gereken oydu. Erkeği yatağa atıp üzerine çıktığında onun bakışlarına aldırmadan onu öpmeye başladı. Öpücüğü karşılık bulmuşken giderek derinleşti. Elleri bedeninde gezerken alt dudağını dişleri arasına alıp bir ısırdı, bir süre sonra emmeye başladı. Perinin inlemesi çok hoşuna gitmişti. Dudaklarını bırakıp boynunu öpmeye başladığında elleri onun bedeninde geziyordu. Çıplak göğsüne dokunmak güzeldi. Kalçalarındaki dokunuşlarla perinin kulağının dibinde bir fısıltı şeklinde inledi. Sonra kendini geri çekerek kısa bir konuşma yaptı. Perinin gözleri arzudan kararmıştı. Şu an üzerinde oturduğu erkeklik ise onu almaya hazır görünüyordu. Perinin özrü ile yaptığı konuşmaya alt dudağını ısırarak gülümsedi. Peri onu üzerinden attığında şehvetli bir kahkaha attı. Elbisesinin askıları düşmüş neredeyse göğüsleri görünüyordu. Etek kısmı ise ateşli perisi yüzünden yukarı katlanmış, iç çamaşırının görünmesini sağlamıştı. Bedenini yatakta gerdikten sonra oturur pozisyona geçti. Elbiseyi düzeltme zahmetine bile girmeden...

Peri konuşmaya başladığında dizlerini kırıp karnına çekti ve başını dizinin üzerine koydu. Konuşma sürerken perinin öfkesini hissettiğini fark ettiğinde şaşırdı. Bu her hangi bir insanın öfkesini hissetmekten farklıydı. Belki de peri, sihirbaz ilişkisi böyle bir şeydi. Bir anda ritüel olayına gelindiğinde derin bir nefes aldı. Sihirbaz olduğunu kabul etmek istemese de bunu değiştiremediği için kabullenme sürecine girmişti. Perisi ise... Galiba bu ateşli periye alışmaya başlayabilirdi.

"Sihirbaz olayı benim için yeni biliyorsun. Ama beni istemezsen her halde peşine takılacak değilim.Perim olacaksan da gerçekten yardıma ihtiyacım var, henüz gücümü bile bilmiyorum..."

_

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   C.tesi Ağus. 03 2013, 01:39

Hiç şüphesiz bu kızdan en son beklediği şey onun bile isteye kendi dudaklarına kapanmasıydı. Bu yüzden kendini bir anda onun altında bulduğunda şaşırdı. Ruby’nin amacını bilmiyordu ama her neyse bundan paçayı kolay sıyıramayacağı açıktı. Öfke ve tutku damarlarını yakarak içinde dolaşırken gözleri onun gözlerinden bir an bile ayrılmadı. Sihirbazının baştan çıkaran öpücüğü arzu yüklü bedenini kısa sürede ele geçirirken hareketleri kontrolden çıkmıştı. Bunu neden yaptığını düşünmek gibi bir derdi de yoktu. Sadece anın tadını çıkarıyordu. Kız geri çekilip birkaç söz söylediğinde hatırladığı gerçeklerle kızı üzerinden attı. Bu sinir bozucu bağlılık durumu tamamen aklından çıkmıştı. Lanet bir sihirbaz istemiyordu. Avcı, asıl kişiliğinden habersiz, gücünün ne olduğuyla ilgili en ufak bir fikri olmayan birinin başına kalmasıysa en son isteyeceği şeydi. Diğer yandan ona çekildiği de bir gerçekti. Aralarında oluşan bu çekime karşı koymak oldukça zordu. Ritüel olayından bahsedip bahsetmemesi gerektiğini ise bilmiyordu. Kızın seksi ve baştan çıkarıcı bir şekilde yatakta oturuyor olmasına değilde aralarındaki bu bağa odaklanmayı denedi. Odası tamamen onun baştan çıkaran kokusuyla dolu olduğundan başka şeyler düşünmek oldukça zordu. Elbisenin verdiği frikiklerden uzak durmak adına canla başla savaşmasına rağmen kimin kazandığı ortadaydı gözleri onun göğüs dekoltesine, açılan bacaklarına ve daha müstehcen yerlere kayarken derin bir nefes aldı. Beynini uyuşturan baş döndürücü kokuyu ciğerlerine doldurduğundaysa bir küfür savurdu. Arzusu ile tutkusu hat safhadayken onunla yatak odasında olmak hiç akıllıca değildi.

Bir büyüyle ikisini de oturma odasına indirdiğinde seri adımlarla mutfağa girdi. Kahve makinasını çalıştırıp kendine sütsüz ve şekersiz sert bir kahve yaptı. Kıza da daha normal bir kahve hazırlayıp masanın üzerine koydu. Pencelerden birkaçını büyüyle açtıktan sonra kızın kaşısındaki koltuğa oturarak  '' Sihirbaz peri olayına yeni olduğunu biliyorum. Ama anlamadığın şey şu senden kurtulabileceğimi sanmıyorum derken demek istediğim senin benim peşime düşeceğin değil aramızdaki bu çekimin boş durmayıp bizi sık sık karşılaştıracağıydı.'' Dedikten sonra kahvesinden birkaç yudum aldı. Bardağı masaya koyup başını ellerinin arasına alırken  '' Gücünün ne olduğunu anlamanda sana yardım etmemin tek yolu kapattığım gücünü serbest bırakmam ve senin gücüne odaklanman. Şimdi bunu deneyeceğiz. Gücünü…'' dedi durdu yaptığı bir büyüyle camdan bir kafesin içinde bir kurbağa belirdi  '' Bunun üzerinde deneyeceksin'' dedikten sonra kızın gücünü serbest bıraktı ve ''Odaklan… Gözlerini kapa ve içindeki güce odaklan. Bakalım yeteneğin neymiş'' dedi.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   C.tesi Ağus. 03 2013, 12:32

Yatakta gayet rahat bir şekilde otururken perinin söyleyeceklerini beklemeye başladı. Bu tavrı biraz tuhaftı. Oturuşu, duruşu konuşmak isteyen birinden çok karşısındaki gel beni yatağa at diyen türdendi. Kafasının içinde peri ve sihirbaz ilişkisi dönüp dursa da, onunla aralarında nasıl bir ilişki olacağından şüphe etmeye başlamıştı. Şu an arzu yüklü bedeni onu deli gibi istiyordu. Üstelik kalbine rağmen... Hırçın yanı garip bir şekilde geçmişe bağlı çalışıyordu. Avcı kimliğinden öylesine uzaktı ki... Bu hali ile neredeyse tüm avcılarla kavga etmişti. Belki de içten içe sihirbaz olduğunun farkında olduğundan durum böyleydi. Sıkkın bir surat ifadesine eşlik eden tutkulu bakışlarıyla periye bir kaç cümle kurdu. Cümleler öylesine zoraki bir şekilde çıkmıştı ki dudaklarından sanki biri konuş diye kafasına silah dayamıştı. Kendini bir anda oturma odasında bulduğunda ayakta duruyordu. Eteği yer çekiminin etkisi ile dizlerinin üzerine kaymıştı. Ama askılarda bu etkiden nasibini aldığında daha fazla aşağı kaymıştı. Göğüslerinin büyük bir bölümü ortadayken Jon'un gidişi ile askıları düzeltti. Perisi arzu yüklü dakikaların sonunda korkmuşa benziyordu. Jonathan'ın geri döndüğünde elindeki kahve dolu bardağı alıp koltuğa oturdu. Kahvesinin yudumlarken perinin tatlı sesi ile açıklamalarını ona sabitlediği bakışlar içinde dinlemeye başladı. Duyduklarını kafasında bir süre tartmayı denedi.

"Anladım... Birbirimizin duygularını hissetmemizde bu yüzden ve aramızdaki bu çekim biz istemesek bile bizi yan yana getirecek... Aslında bu rahatsız edici olsa da, hoş bir durum... Şu an damarlarında gezen tutkuyu hissediyor olmam falan..."

Şehvetli bir kahkaha attıktan sonra elindeki bardağı masaya bıraktı. Şu an ciddi bir konu konuşuyorlardı. Ama avcı ciddiyetine sahip, disiplin müptelası kız şu an burada değildi. Jonathan yeniden konuşmaya başladığında gücü duydukları gücünü düşünmesine neden oldu. Gerçek yeteneğinin ne olduğunu merak ediyordu. Konuşmaların arasında camdan kafesi içindeki kurbağaya ters ters bakmaya başladı. Tüm açıklamalar bittiğinde derin bir nefes alarak kurbağa odaklandı. Eğer içinde bir güç varsa devreye girse iyi olurdu. Ama dakikalar geçerken hiç bir şey olmuyordu. Sinirle ayağa kalkıp perisine yaklaştı. Suratında üzgün bir ifade vardı.

"Lanet olsun, hiç bir şey olduğu yok... Yeteneğimin olmaması gibi bir durum olabilir mi? Eğer öyleyse bu avcı-sihirbaz olmaktan bile daha berbat bir şey".

_

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Paz Ağus. 04 2013, 02:56

Kızın aşağı indiklerinde elbisesinin etekleri düzelse de askıları yer çekiminin etkisine kapılmıştı. Duygularını bastırmayı denerken kendini mutfağa attı. Onun hakkında henüz hiçbir fikri yokken bu kadar yakınlaşmaları yanlıştı. İşleri daha da karmaşıklaştırmadan buna bir çözüm bulmalıydı. İşe ruby’le ne yapacağına karar vermekten başlamalıydı. Kahve makinesinin başında geçirdiği düşünceli dakikaların ardından elinde iki kahveyle oturma odasına geri döndü. Birlikte halletmeleri gereken bir sürü problem olduğu su götürmez bir gerçekti. Kızın bugün şelalenin orda ki gibi bodoslama suya dalarak kendini öldürme eğilimini ortadan kaldırmalı ve bu peri sihirbaz ilişkisi konusunda oturup uzun uzun konuşmalılardı. Açıkçası o kadar sabırlı olduğunu sanmıyordu ama deneyebilirdi. Elbette eğer ona bağlanmaya karar verirse…Kıza bir dizi açıklama yaptıktan sonra onun söyledikleriyle gözlerini devirdi. Attığı kahkaha kulaklarında yankılanırken evet anlamında başını salladı. Gücüyle ilgili bir denemede bulunmak adına her şeyi ayarladıktan sonraysa merakla beklemeye başladı.

Saniyeler hatta dakikalar geçmesine rağmen hiçbir şey olmuyordu. Sihirbazının üzgün bir suratla kendisine doğru hızla gelişini tepkisizce izledi. Gücünün ortaya çıkmamasına baya baya üzülmüş görünüyordu. Sihirbazının varsayımlarını dinlerken kendini kontrol edemediğinden elindeki bardak fazla güç uygulamaktan kırılmış, cam parçalarıysa avucuna batarak derin kesiklere neden olmuştu. Fazlasıyla kan damarlarından şarap rengi halısının üzerine akarken derin bir nefes alarak ''Sakin ol ruby. Gücünün olmaması gibi bir durum olamaz. Mutlaka bir yeteneğin vardır sadece onu kontrol etmeyi henüz bilmiyorsun hepsi bu şimdi sakinleş, derin bir nefes al ve gözlerini tekrar kapat. Kurbağaya falan değil sadece gücüne odaklan.''Dedi.  

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Paz Ağus. 04 2013, 13:07

Perisi ile arasındaki bu bağ hem ilginç hemde ona göre hoş bir durumdu. Şu an perinin hissettiği duyguların en büyüğü olan tutkuyu elle tutulur bir şekilde hissediyordu. Yeniden öpüşmeye başlarlarsa bu kez duramayacakları kesindi. Elindeki kahveyi yudumlamaya devam ederken küçük sohbetleri devam ediyordu. Tutkuyu bir kenara bırakıp konuşması gereken konular ortaya çıktığında aklına gelen ilk şey gücü olmuştu. Jonathan, perisi olmaya karar verirse, güçsüz bir sihirbaz olmak istemiyordu. Bir an önce gücünü öğrenmeli ve aynı zaman da bu yeteneği geliştirmesi gerekiyordu. Ortaya çıkan kafese bir süre baktıktan sonra gücüne odaklandı. Hiç bir şey bilmeden, o şeye odaklanmak zordu. ama yapmak zorundaydı. Zaman geçerken hiç bir şeyin olmaması sinir bozucuydu. Kolay kolay pes eden biri olmasa da beklemek ciddi anlamda can sıkıcıydı. Sonunda gücü bırakarak perisine doğru ilerledi. Kendini işe yaramaz hissediyordu  ve bu durum hiç hoşuna gitmiyordu. Soru dolu bakışları ile ona yöneltti soruya evet dememesini içten içe umuyordu. Jonathan'ın elini kanatması ile duyacaklarından çok onun eli ile ilgilendi. Bir bez bulup perinin elini tuttu. Akan kanı temizlemek istemişti ama Jonathan elinden çok onun yeteneği ile ilgileniyordu. Çaresiz bir şekilde duyduklarından sonra başını salladı. Yeniden odaklanması gerekiyordu. Ama daha önce de olduğu gibi bilmediği bir şeye nasıl odaklanabilirdi.

Derin bir nefes alıp gözlerini kapattı. Burnuna yavaşça dolan keskin an kokusunu hissetti. Neden birden kana odaklandığını bilmiyordu. Ama beyni koku ile birlikte kana odaklanmıştı. Şu an gözleri kapalı olduğu için göremiyordu ama Jonathan'ın elinden akan kan tek bir noktada toplanmaya başlamıştı. Ortada bir mıknatıs varda etrafındaki demir olan her şey çekiyor gibi... Kan toplandıktan sonra yavaşça şekil değiştirerek sert, sivri bir metale dönüştü. Metal bir anda eline geldiğinde gözlerini açtı. Metal hala sıcaktı ve kandan oluştuğunu belli eden kan damlaları bulunuyordu üzerinde. Bir süre gözleri açık bir şekilde odaklanırken Jon'un kanını daha hızlı bir şekilde dışarı akıttığını fark etti. Bu olduğunda hemen durdu. Gücü kandı. Büyük ihtimalle şimdiye dek bunu anlamamasının nedeni de buydu. Yüzünde gülücüklerle perisine yaklaşırken az önceki bez parçasını eline alıp yarasına bastırdı. Heyecanına bir anda engel olamadığından ona sıkıca sarıldı. Her nefeste şu an kandan çok onun erkeksi kokusunu içine çekiyordu. Başını boynuna gömerek heyecanını kelimelere döktü.

"Gücüm var hoş hala tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ama sanırım bunun için çalışabilirim. Çok mutlu oldum..."

_

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Salı Ağus. 06 2013, 15:23

Kendinin ne olduğundan habersiz birinin güçlerini keşfetmek oldukça zor olacaktı. Birçok peri sihirbazını bulduğunda çoğunlukla sihirbazlar güçlerini bir şekilde keşfetmiş ve zamanla az çok kontrol etmeyi öğrenmiş olurlardı. Akademiyse onların eksik bilgilerini tamamlar ve onları eğitirdi. Kendi sihirbazı içinse bu durum bambaşkaydı. Öz ailesi tarafından yetiştirilmediği için sihirbaz kimliğinden bir haberdi ve onu evlatlık alan aileyse tam bir avcı olarak yetiştirmişti. İyi bir avcı olduğu söylenebilirdi ama kesinlikle berbat bir sihirbazdı. Birde sanırım fazla yardımsever olmalıydı çünkü onun önemsemediği kanamayı kız oldukça önemsemiş ve durdurmak için bir bez parçası bile bastırmıştı eline… Derin bir nefes alıp konuya hızlı bir geri dönüş yaptı. Kız duyduklarından sonra yeniden odaklanmayı denediğinde elinden akan kan tek bir noktada toplanmaya başladığında kızın gücünü keşfetmişlerdi. Onun yeteneği kandı. Kanı yönetebiliyor ve silah yapabiliyordu bu iyiydi. Elinden daha fazla kan akmaya başladığında gözlerini sihirbazının gözlerine dikti. Düz ve otoriter bir sesle  '' Evet anlaşılan kanı yönetebiliyor ve ondan silah yapabiliyorsun. Yeni yeteneğine merhaba de sihirbaz… İlk iki deneme için oldukça iyiydin.''  Dedi. Yüzünde gülücüklerle kendisine gelen sihirbazına baktı. Onun kendisine sarılmasıyla oda kıza sarıldı.

Kadınsı kokusunu içine çekerken geri çekilip  '' Bence bu kadar yeter''  diyerek dudaklarına kapandı. İçindeki tutkuyu artık bastıramıyordu. Kızı kucağına çekip oturttuktan sonra öpücük gittikçe derinleşti. Elleri onun üzerinde gezerken kıyafetlerinden yavaşça kurtulmaya başlamıştı. Bir büyüyle ikisini de kendi yatak odasına çıkardığında kızı yavaşça yatağa yatırdı. Dudakları küçük öpücüklerle boynuna oradan göğüslerine inerken bir eli kadınlığını okşuyordu. Kızın üzerindekilerden kurtulduktan sonra vücuduna öpücükler kondurmaya başladı. Onu kalçalarından tutup kendine bastırdı. Göğüslerini öpüp emerken kalçalarını ve kadınlığını okşuyordu. Bu baştan çıkaran hareketlere ikisinin de dayanamayacağı ana geldiğinde üzerindekilerden kurtulup kızın bacakları arasındaki yerini aldı. Tadını çıkartmak istercesine yavaşça içine yerleştikten sonra ritimleri zaman geçtikçe hızlandı. Bir süre sonra kendini kaybetmişti. O muhteşem an gelip rahatladığında nefes nefese bir halde kızın üzerine yığıldı. Dudaklarına küçük bir öpücük kondurup yana kaydığında onu kolları arasına alarak  '' Tadın harika güzelim.'' Dedi.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   Salı Ağus. 06 2013, 16:06

Perinin keskin kan kokusu burnunu doldururken daha fazla odaklanmamıştı. Sonrasında olanları ise kendi mi kontrol ediyordu yoksa güç kendi kararını mı veriyordu? İşte buna cevap vermiyordu. Ama sonuç ne olursa olsun gücünün ne olduğunu keşfetmişti. Zaten asıl önemli olan buydu. Gücü kanını kontrol etmekse eğer kendini bu konuda geliştirebilirdi. Jonathan'ın yeteneği ile ilgili söylediklerini duyduğunda, içindeki ani heyecana engel olmadığından yüzünde gülücükler eşliğinde perisine sarıldı. Keskin kan kokusu azaldığında, burnuna erkeksi koku dolmaya başladı. Jonathan'ın kendine has garip kokusu onu kendine çekiyordu sanki, üstelik şu an içine sığmayan duyguları da hissediyor olması garip bir çıkmaza sürüklenmesini sağlıyordu. Bir anda perinin geri çekilmesi ile dudaklarına kapanması bir olmuştu. Bedeni zaten arzu yüklü olduğundan itiraz bile edemeden onu öpmeye başlamıştı. Jon, onu çektiğinde kucağına yerleşti. Kollarını omzuna koymuş, başını kendine doğru bastırırken öpücük giderek daha da derinleşmişti. Hangi ara yatağa uzandığının farkında bile olmadan erkeksi bedenin altında ezildi bedeni... Elleri onun bedeninde dolaşırken üzerindekileri çıkarmaya başladı. Çıplak tenine dokunurken kendi bedenindeki çıplaklığa değen eller ve dudaklarla inlemeye başladı. Peri, bir kızı nasıl baştan çıkaracağını çok iyi biliyordu. Artık dokunuşlarla bir işkenceye dönmüşken onu içinde hissetti. Ani basınçla canı biraz yandığında çığlık attı. Sonrasında hareketler yavaşladığında bedeni biraz daha rahatladı. Çok geçmeden sadece zevk kaldığında sınıra yaklaştıkça inlemeleri daha da arttı ve sonunda bedeni ani bir rahatlama ile gevşedi. Perinin kolları arasına çekildiğinde derin nefesler alıyordu. Bedeni rahatlamıştı, hırçın kız ise bir anda yok olmuştu. Garip bir şekilde ortaya çıkan avcı kız olanların farkına vardığında donup kaldı. Onun kolları arasındaydı, gitmek istiyordu ama o gücü bedeninde bulamıyordu. Dakikalar sonra yatakta doğrulduğunda yüzü kızarmıştı.

"Şey... Artık senin perim olduğun konusunda ortak bir kararımız olduğuna göre sonra görüşürüz. Kıyafetlerim konusunda yardımcı olur musun?"

Jonathan onu büyü ile giydirdiğinde acele ile oradan ayrıldı. Önünde uzun bir gün vardı. Ailesi ile konuşmalıydı ve her şeyden önemlisi Reilly. Onunla da konuşması gerekiyordu.


_

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Islak ve Tatlı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Islak ve Tatlı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ..............:Baris Akarsu - Islak Islak:...........

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Vitaearum Şehrinde :: Jonathan'ın Dairesi-
Buraya geçin: