AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Karanlığın Ardındaki Sürpriz

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Paz Ağus. 18 2013, 01:12

Hiç uyanmak istemeyeceği bir rüyada gibiydi. Jonathan ile olan her şeyden öylesine mutluydu ki... Lenoir de olanlardan sonra tüm hayatını kaybettiğini sanmıştı. Aslında kaybettikleri vardı, hala da onlara sahip değildi. Yine de Jon'un varlığı her şeyi kolaylaştırıyordu. Kuzeni ve diğerleri ile konuşup arayı bulmaya çalıştığını biliyordu. Bunun yanında inanması zor olsa da ona aşık olmuştu. Hem de deli gibi aşıktı. Ona sahip olamayacağı düşüncesi ile yaptığı bir kaç beceriksizce şey sadece ondan başkası ile olamayacağını görmesini sağlamıştı. Şimdi ise aralarında aşk olmasa bile ona sahipti. Belki de en önemli şey buydu. Jonathan ona aitti. Başka kızlarla onu paylaşma fikrinden nefret ediyordu ve artık böyle bir sorun kalmamıştı. Her güne onun harika kollarında başlamanın keyfini çıkarıyordu. Birbirlerinden sadece Jon, göreve çıktığı zamana ayrı kalıyorlardı. Yine görev için Jonathan evden ayrıldığında bir kaç dakikada hazırlanıp oda evden ayrıldı. Morgananın şehrinden ayrılalı çok oluyordu. Oralarda görünse iyi olacaktı. O cadıya bağlı olmak bir yana onun ne yapacağını bilmiyordu. Lenoirde olanlardan son derece memnun olduğunu biliyordu. Böyle bir şeyin ise yeniden yaşanmasını istemiyordu. Şehirde kaldığı yere ilerlerken Lunae gölünü fark ederek durdu. Bu göl sıradan hiç bir insanın göremeyeceği türdeydi. Göl tamamen karalık suların hakimiyeti altındaydı. Göle vuran güneş ışınları bile gölü aydınlatmaya yetmiyordu. Bir kaç dakika bu manzarayı seyrederken içine dolan karanlık çok kekin bir şekilde kendini hissettiriyordu. Bir kaç saniye içinde ne olduğunu anlamdan karanlığa gömüldü.

Gözlerini açtığında elleri bağlıydı. Etrafına hızla baktığında peri auralarını hissetti. Her biri köle periydi, zaten bu şehirde cadıların kölesi olmayan hiç bir peri bulunmuyordu. Bağlardan kurtulmaya çalışırken bir perinin kahkahası ile başını kaldırdı. Peri ona gereksiz bir eşyaya bakıyormuş gibi bakıyordu. Ama gözleri elbise yüzünden açılmış bacaklarına kaydığında ona bakan bakışları değişti. Yanındaki perilere söylediği şey ise iğrençti. Ona göre hemen öldürülmek için fazla seksiydi ve cadılardan birine teslim edilmeden önce onları eğlendirmek zorundaydı. Morgananın sihirbazı olduğunu söylemesi bile hiç bir işe yaramamıştı. elleri çözülür çözülmez gücünü denemeye çalışsa da bir perinin büyüsü yüzünden halsiz düşmüştü. Kendini az önce konuşan perinin kucağında bulduğunda hiç bir şey yapamıyordu. Ellerini bedeninde hissetmek iğrenç bir duyguydu. Dudaklarına kapandıktan sonra kendini kusmamak için zor tutuyordu. Onu itmeye çalışsa da halsizliği yüzünden zar zor hareket ediyordu. Dışarıdan görünen ise sanki adamın kucağına oturmuş onu eğlendiriyordu.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Paz Ağus. 18 2013, 14:23

Scarlett’la olan ilişkilerine bir ad verdiklerinde her şey rayına oturmuştu. Baştan ona sadık kalmakta zorlanacağını düşünmüştü ama hiçte öyle olmamıştı. Çıktığı görevlerde, eve gitmeden önce biraz kafa dağıtmak adına birkaç tek attığı barlarda o güzel sihirbazdan başkasını arzulamadığını fark etmişti. Bunun onun sinirini bozması gerekirdi oysa aksine kıza verdiği sözü yerine getirebileceği için sevinmişti. O sihirbaz, o dik başlı güzel diğerlerinden çok farklıydı. Ona değer veriyor, önemsiyor olmasının yanında ilk defa birine sadık kalmaya çalışıyordu. Sevgili olduklarından beri yatağına başka bir kız girmemişti. Kuzeni elise ve diğerlerini ikna etmeye çalışırken diğer sorunlarla ya da görevle ilgilenmediği zamanlarda tüm gününü onun yanında sevgilisini mutlu etmeye çalışarak geçiriyordu. Yeni bir görev için evden ayrılırken scarlett’ın dudaklarını uzun uzun öpüp geri çekilmiş yanağını okşarken evden çıkmaması konusunda birkaç cümle kurmuştu. Zaman kaybedemeyeceği için hemen çıkmıştı. Basacağı yer katil perilerin bir barınağıydı. Ortaklarına yardımcı olmak ve arayı onlarla iyi tutmak adına bu gün zorlu bir görevi tek başına yerine getirecekti.

Bu scarlett konusunda kendisini dinlemeleri için bir avantajken kendisi içinde iyi bir antrenmandı. Basacağı yere gittiğinde gördüğü şey ise kanının donmasına, tüm yaşamsal faaliyetlerinin kısa bir süre durmasını sağladı. Planı direk onları öldürüp gitmekken sevgilisini başka birinin kucağında gördüğünde onlarla uzun bir süre ilgilenmeye karar verdi. Sinirle '' Merhaba beyler… Eğlencenizin bölmüyorumdur umarım'' dedi. Scarlett’ın sersemlemiş tavrını önemsemeksizin perilere girişti. Bir yandan da kızı koruyordu. Onunla işleri bittiğinden kesinlikle daha yakından özel olarak ilgilenecekti. Perilerle işi bittiğinde nefes nefese bir halde kızı sinirle duvara dayadı. Bileklerinin moraracak olmasını önemsemeksizin kollarını başı üzerinde sabitlerken bedenini bedenine yasladı. Burnundan soluyarak '' Bana sadık kalacaktın öyle mi? Demek beni seviyordun…. Söyle lanet olası o adamın kucağında işin neydi?'' diye bağırdı.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Paz Ağus. 18 2013, 15:45

Bir anda kendini nasıl böyle bir durumun içinde bulduğunu anlamıyordu. Yapmak istediği tek şey bu yerde Morgana ile görüşmekti. Uzun süredir kayıptı ve onu arayıp Jon'u bulmasını istemiyordu. Sevdiği adamın nasıl bir peri olduğunu biliyordu. Karanık tarafa karşı perisi ve diğerleri ile bir arada çalıştığını da biliyordu. Oldukça yetenekliydi. Her cadının köle yapmak istediği türden bir periydi. Bu yüzden Morgana yada başka bir cadının eline geçerse neler olacağını tahmin edebiliyordu. Bunun olmaması içinde ortaya çıkmalıydı. Ama şimdi içinde bulunduğu keşke evde kalsaydım demesine neden oluyordu. Gölü izledikten bir kaç dakika sonra kendini kaybetmişti. Uyandığında perilerin arasındaydı ve en kötüsü de şu an bir perinin kucağındaydı. Eller çözüldükten hemen sonra güçlerini kullanmıştı, hatta bir kaç perinin işini bitirmeyi de başarmıştı. Ama aniden gelen halsizlik tüm bedenini ele geçirdiğinde hiç bir şey yapamadı. Perinin, dokunuşları, öpücükleri midesini bulandırıyordu. Kendini bu berbat durumdan nasıl kurtaracağını düşünürken Jon'un varlığını hissettiğinde donup kaldı. Jonathan'ın perilerle savaşmaya başlamasıyla sonunda iğrenç durumdan kurtuldu. Ona yarım etmek istiyordu ama büyü yüzünden hala sersem gibiydi. Tam büyü üzerinden kalktığında ona hareket edecekken Jon'un ani bir hareketle onu duvara yapıştırması canını yaktı. Dudaklarından canının acısı ile bir inleme dökülürken, bileklerine uygulanan basınçla canı daha fazla yandı. Sinirle söyledikleri yüzünde bir üzüntü ifadesi oluştururken kendini ona açıklamaya çalıştı.

"Jonathan ben seni hala seviyorum... Seni aldatmadım bana yaptıkları büyü yüzünden halsizdim... Ben sadece Morgananın yanından alacaklarımı alıp ona görünüp geri dönecektim. Onun beni aramaması için, eğer beni, seni bulursa neler yapacağını biliyorum... Sonra o periler beni kaçırdı başta gücüm işe yaramıştı ama sonraki büyü ile hiç bir şey yapamadım... "


_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Paz Ağus. 18 2013, 16:38

Kızı başka bir erkeğin kucağında gördüğünde beyninden vurulmuşa döndü. İçindeki öldürme arzusu en üst düzeye çıkmıştı. O bu güzel sihirbaza sadık kalırken onun başkalarıyla birlikte olarak kendini kandırdığı düşüncesiyle öfkeyle dişlerini sıktı. Lanet olsun hayatında ilk defa şu sevgili denen lanet olayı denemişti onda da ihanete mi uğruyordu? Yumruklarını sıkıp sinirle solurken perilere girişip hepsiyle tek tek ilgilendi. Oyalandığı tek peri scarlett’ın kucağında oturduğu periydi. Onunla ilgilenmesi daha uzun ve işkence dolu olmuştu. Hepsiyle işi bittiğinde sıra scarlett’tan hesap sormaya gelmişti. Gözlerindeki ve aurasındaki karanlık daha da artarken hiçbir nezaket göstermeksizin kızı duvara yapıştırıp hesap sormuştu. Hemen mantıklı bir şeyler söylese iyi olurdu yoksa kendini tutamayıp elinden bir kaza çıkacaktı. Kızın yüzündeki üzüntü kendini biraz daha kontrol etmesini sağlamıştı. Gözlerini kapatıp derin nefesler alırken onun harika kokusu ciğerlerini dolduruyordu. Bu bile sinirlerini daha çok bozmaya başlamışken kızın üzgün ve melodik sesi kulaklarını doldurdu. Duydukları sakinleşmesine yardımcı olurken onun gözlerinde gördüğü aşk doğru söylediğini kanıtlıyordu. Güzel sihirbazı hızla bırakıp tam olarak sakinleşmek için etrafta birkaç tur attı.

Scarlett’ın yanına seri adımlarla gidip kızın dudaklarına kapandı. Bir şekilde içindeki bu karanlıktan ve öfkeden kurtulmalıydı. Şuan aklına gelen tek yolsa buydu. Kızı belinden tutup kendine çekerek onu uzun bir süre nefesi kesilene kadar öptü. Geri çekildiğinde nefes nefese bir halde '' üzgünüm… Az önce seni suçlar tarzda konuşup canını yaktığım için özür dilerim. Ben sadece seni paylaşamıyorum. Seni başkalarıyla düşünmek bile berbatken o şekilde görünce mantıklı düşünemedim. Affet sevgilim'' diyip yeniden kızı öpmeye başladı. Dokunuşları biraz sert olmasına rağmen oldukça zevk vericiydi. Onu duvara tekrar yasladı. Öpücükleri boynuna kayarken dokunuşları hem acı hemde zevk verecek şekilde bedeninde dolaşıyordu.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Paz Ağus. 18 2013, 17:09

İçinde bulunduğu iğrenç durumdan kurtulduğu için memnundu. Sevdiği adam tam zamanında gelmişti ya gelmeseydi diye düşünmek bile istemdi, o an. Jonayhan'ın öfkesi perileri tek tek yok ederken ayakta durmaya çalışıyordu. Eğer halsiz olmasa ona yardım ederdi ama hala kafasını toplayıp odaklanmayı başaramıyordu. Tam normale döndüğü sırada bedeninin duvara dayanması ile canı yandı. Ama duydukları canını daha fazla yakmıştı. Jonathan'a aşıktı, onu deli gibi seviyordu. Ondan başka bir ten istemiyordu. Perinin kucağında o haldeyken kendini kusmamak için zor tutmuştu. Öylesine iğrenmişti ki eğer hareketleri toplayabilse bir an bile düşünmeden periyi öldürürdü, ama yapamamıştı. Gözlerini sevdiği adamın gözlerine dikip ona açıklama yapmaya başladı. Düşünmesine gerek bile yoktu, her şeyi olduğu gibi dile getirdi. Zaten ortada onun yaptığı hiç bir şey yoktu, belki tek suçu sadece buraya tek başına gelmekti. Ama Jonathan ile buraya gelmek onun başının derde girmesi demekti ve bunu asla istemezdi. Jon, onu dinledikten sonra bırakmıştı. Hala öfkeliydi ve kıskandığını görebiliyordu. Bu yüzden moraran bileğini ovuştururken tek kelime bile etmedi. Onu anlıyordu, her ne kadar sözleri ağır olsa da bunun tek nedeni sevgilisinin kıskançlık denen yeşil şeytanın eline düşmesiydi. Sevdiği adam ona yaklaşırken gözlerini onun gözlerine dikti. Dudaklarına kapanan dudaklara içindeki aşkla karşılık verirken nefesinin kesilmesini umursamadan onu öptü. Tadı harika peri konuşmaya başladığında sözleri az önceki her şeyi unutturmuştu, hatta canının acısını bile. Elini kaldırıp Jon'un yanağına dokundu.

"Seni anlıyorum ve özrünü kabul ediyorum. Ama sana aşık olduğumu aklından asla çıkarma sana söyledim. Ben senden başka biriyle asla birlikte olamam. Seni seviyorum..."

Yeniden öpüşmeye başladıklarında kendini yeniden duvara dayalı buldu. Sevdiği erkeği deli gibi öpüp, okşarken nerede olduklarını umursamadan üzerindeki gömleğin düğmelerini sıyırdı. Elleri çıplak tende gezerken dizi ile erkekliğine dokunuyordu. Dudakları boynuna doğru kaynağında dişlerini tenine değdirdi. Bedeninde gezinen eller onu sertçe okşarken dudaklarından bir inilti firar etti.


_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Ptsi Ağus. 19 2013, 00:42

Jon kızı o şekilde gördükten sonra kendini kaybetmişti. Ona aşık değildi ama kıskançlık denen o sinsi şeytanın pençesine çoktan düşmüştü. Evet bu güzel yaratığı kıskanıyordu. Scarlett onundu. Ona aitti ve kendisinden başka kimse ona el süremezdi. Ona dokunanıysa büyük zevkle öldürebilirdi. Tıpkı az önce yaptığı gibi... Sevgilisinin açıklayıcı tarzdaki konuşması onu biraz sakinleştirmişti. Öfkeden gözü dönmüş olmasına karşın ona değer verdiği için yüzündeki üzgün ifade ve aynı üzgün ses tonu kıza zarar vermesini engellerken onu mantıklı düşünmeye zorluyordu. Derin bir nefesle güzel sihirbazı bıraktığında birkaç tur atıp öfkesinden kurtulmayı denedi başaramayınca ise kızın dudaklarına yapışmıştı.Nefesi kesildiğinde geri çekilip özür diledi. Onu kırmak ya da canını acıtmak istememişti. Az önce bileklerini sıktığı için şimdi pişmandı. Scarlett’ın sözleri rahatlamasını sağlarken yeniden dudaklarına kapandı. İçindeki tutku kızın çıplak tenindeki dokunuşla daha da büyürken bir büyüyle ortaya bir yatak oluşturdu.

Kızı tek hamlede kucaklayıp yavaşça yatağa yatırdı. Üzerine çıktığında elbiselerinden yavaşça kurtulmasını sağlarken elleri kızın her yerindeydi. Dudakları dudaklarından boynuna oradan daha aşağılara kayarken ara ara kızın bedenine baştan çıkarıcı ısırıklar bırakıp bedenini bedenine bastırıyordu. Onu tamamen çıplak bıraktığında kendi üzerindekilerden de kurtulup scarlett’ın bacakları arasına yerleşti. Hızla içeri girdiğinde vuruşları sert ve hızlıydı. Kasılmaları artarken daha da hızlanıp kızın dudaklarını büyük bir zevkle sömürürken hazzın doruklarına ulaştığında scarlett rahatladıktan sonra oda kendini serbest bıraktı. Nefes nefese kızın üzerine yığıldığında onu kolları arasına alıp dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu. Kendine gelmeye çalışırken  ''Sana her geçen gün daha da bağlanıyorum ''  dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Ptsi Ağus. 19 2013, 17:20

Bileklerinin acısını ovalayarak geçirmeye çalışıyordu. Az önce neredeyse tecavüze uğruyordu ama Jon'un düşündüğü bundan daha farklıydı. Sevdiği adam sakinleşmeye başladıkça mantıklı düşünmeye başlıyordu. Kendini yeniden duvara dayalı bulduğundan onu doyasıya öpmeye başladı. Az önceki perinin mide bulandırıcı tadını unutmak istiyordu. Nerede olduklarını önemsemeden sevdiği adamın bedenine dokunmak için gömleğini yukarı sıyırdı. Tenine dokunmayı, öpmeyi çok seviyordu. Kokusunu derin derin içine çekerken dizi ile yaramazlık yapmaya başladı. Dudaklarından zevk aldığı belli olan inlemeler dökülüyordu. Jonathan'ında dudağında iniltiler yükseldiğinde bedenini ona biraz daha bastırdı. Bir kaç saniye sonra kendini bir yatakta buldu. Burada bir yatak görmemişti. Bir periye aşık olmanın böyle avantajları olduğunu düşünerek gülümsedi. Sevdiği erkeğin harika bedenini altında çıplak kalmaya başlarken oda Jon'u soymaya başladı. O elbiselerine özen gösterirken Scarlett çekiştirerek soymaya çalışıyordu. Tutkusu öylesine büyüktü ki onu çıplak görebilmek adına gömleğini yırtmıştı. Erkeği içine yerleştiğinde bacaklarını beline dolayıp onu daha fazla kendine bastırdı. Her itişin de Jon'un adı bir inilti şeklinde dudaklarından dökülürken onu sevdiği tekrar tekrar dile getiriyordu. Bedeni gevşeyip rahatladığında sevdiği beden üzerine yığıldı. Onun harika kollarının arasında nefesini düzenlemeye çalışırken duydukları ile kalbi deli gibi atıyordu. Jon, ona bağlıydı, sadıktı ve değer veriyordu. Ama ne yazık ki ona aşık değildi. Sadece ona bencilce sahip olabiliyordu. Sevdiği adamın üzerine çıkıp dudaklarına tutkulu bir öpücük kondurup geri çekildi.

"Bana bağlı kalacak olmandan, sadece bana ait olmandan mutluyum... Belki ileride bana aşıkta olursun, aşkım"

Üzerinden inmeden sevdiği erkeğin göğsüne koydu, başını. Hızlı atan kalbini dinledi bir süre... Hala nefesleri tam olarak düzelmiş değildi. Etrafta çok fazla ölü peri vardı ve nerede olduklarını hatırladığında endişelenmeye başladı. Buradan gitmeleri gerekiyordu. Ama bu sıcak tenin üzerinden kalmak istemiyordu. Yinede evlerine gittikleri zaman bu harika bedene istediği kadar sahip olabilirdi. Bu düşüncenin muzipliği eşliğinde gülümsedi.

"Aşkım, artık eve gitsek... Seninle biraz daha ilgilenmek istiyorum..."



_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Karanlığın Ardındaki Sürpriz   Salı Ağus. 20 2013, 00:13

Kızın baştan çıkaran öpüşleri ve dokunuşları yüzünden iyice kendini kaybetmişti. Arzusu önüne geçilemez bir boyut alırken nerede olduklarının hiçbir önemi yoktu. Onu deli gibi istiyordu. Eve kadar sabredemeyeceği için bir büyüyle mekanda rahat bir yatak oluşturdu. Peri olmanın sürekli bağlı bulunduğu sihirbazını korumak için  birileriyle mücadele etmenin dışında böyle güzel yanları da vardı. Sevgilisini yatağa attığında ne morgananın şehrinde olmalarını ne de etrafındaki ölü perileri umursamamıştı. Altındaki seksi bedenin muhteşem tadının keyfini çıkarırken onu yavaş yavaş tadını çıkara üzerindeki kıyafetlerden kurtardı. Değer verdiği ve sadakatle bağlı olduğu güzellik ise fazlasıyla sabırsızdı. Kıyafetlerini çekiştirerek çıkarma girişimine yardım ettikten sonra onun üzerindeki yerini aldı. Ona öpücükler ve okşamalarla bir süre işkence ettikten sonra dayanamadığı anda kızın içine sertçe yerleşti. Her zamanki gibi kendi kaybetmesi çok sürmemişti.

Doruğa ulaştığında kızı kollarına alıp birkaç cümle kurdu. Scarlett’ın yeniden üzerine çıkmasıyla derin bir nefesle onun enfes kokusunu içine çekti. Öpücüğe aynı tutkuyla karşılık verdikten sonra duyduklarıyla gözlerini onun gözlerine dikti. Sakin ama otoriter bir sesle '' Belki… Bunu ileride göreceğiz'' dedi. Kızın  sonraki sözleriyle çapkınca gülümsedi. Scarlett onu nasıl kontrol edeceğini gerçekten iyi biliyordu. Dudaklarına ufak bir öpücük kondurup geri çekilerek '' Bu sözünü eve gidince sana hatırlatacağım bebeğim''dedi. İkisinin kıyafet sorununu bir büyüyle hallettikten sonra yatağa ortadan kaldırıp kızı kendi bedenine çekip sıkıca sarılarak bir büyü mırıldandı. Artık kendi evlerindeydiler ve jon bu güzel cadının büyüsü altındaydı.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Karanlığın Ardındaki Sürpriz
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ekrem düzgünoğlu karanlıktan güneşe 2007 full albümü
» asp ile asp.net arasındaki farklar
» 12 yaşındaki Talabani Üyesi çocuk kafa kesiyor
» bill ve tomun arasındaki 9 fark

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Lunae Gölü-
Buraya geçin: