AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Hazin Son

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Hazin Son   Çarş. Ağus. 28 2013, 16:11

Kalbi hayatında ilk kez birine ait oluyordu. Şu an yanında yatan bu melek onundu ve kendisi de kalbini, benliğini sadece ona vermişti. Aşk, şimdiye dek yabancı olduğu bu duyguya alışması o kadar da zor olmamıştı. Gerçi ona aşık olduğunu anlaması biraz uzun sürmüştü. Hatta meleği her ne kadar beceriksiz bir cadı olsa da duygular konusunda cesur olduğunu göstermişti. Onun ağzından ilk kez duyduğu aşk sözcükleri şu an daha anlamlı geliyordu. Çünkü artık bu duygunun ne olduğunu çok iyi biliyordu. Ona harika bir doğum günü yaşattıktan sonra şatoda hep onunla olmuştu. Meleği artık evine gitmiyordu, baktığı cafesinden sonra buraya geliyordu. O ise hayatındaki meleği sayesinde farklılaşan hayatına rağmen işine devam ediyordu. Bir çok muhbirinin aslında karşı taraf için çalıştığını öğrenmişti. İlk ihaneti gösteren kişiden sonra daha dikkatli olmaya başladı. Eskiden kaybedecek hiç bir şeyi yoktu. Ama şu an yaşamayı, daha fazla önemsiyordu. Yatakta uyuyan güzelini izlerken, elleri kızın yumuşak teninde gezindi. Tüm gece boyunca onunla olmasına rağmen hala onu deli gibi arzuluyordu. Ama şu an yapmak istediği başka şeyler vardı. İlk kez sevgilim dediği biriyle birlikte farklı şeyler yapmak istiyordu. Onu tutkulu bir öpücükle uyandırdıktan sonra, düşüncelerine rağmen kendini tutmayı beceremedi. Tiffany, uyanır uyanmaz onu karşılık verdiğin de kızı hızla altına almıştı, bile... Elleri deli gibi bedeninde gezinirken geceliğinden kurtuldu. Öpücükleri giderek derinleşirken kızın dudaklarını serbest bırakıp bedeninde öpücüklerini gezdirdi. Göğüslerini ısır, öpüp, okşarken Tiffany'nin iniltileri daha da arttı. Üzerindekilerden kurtulup kızın bacakları arasındaki yerini aldığında gözlerinin içine baktı.

"Günaydın, meleğim..."

Bu kısa cümlenin ardından kızın içine girdi. Saniyeler içinde kendini kaybetti. Doruğa ulaştığında ise nefes nefese bir şekilde onu kucaklayıp banyoya götürdü. Banyo biraz uzun sürse de sonunda sıra kahvaltıyı tamamlanmıştı. Meleğini kolları arasına alıp dudaklarına tutkulu bir öpücük kondurdu. Büyü ile dışarı çıkabilecek kıyafetlerle her ikisini de giydirdiğinde kızın arkasına geçip gözlerini kapattı.

"Sana göstermek istediğim, bir şey var sadece bekle..."

Saniyeler sonra nehrin kıyısına geldiklerinde ellerini Tiffany'nin gözlerinden çekti.

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Hazin Son   Cuma Ağus. 30 2013, 01:29

109. uncu doğum günü kuşkusuz diğerleri içinde en harika olanıydı. Sonunda en çok istediği şeye sevdiği adamın kalbine sahip olmuş ve o özel iki kelimeyi tamda doğum gününde oldukça güzel bir süprizle son derece romantik bir anda duymuştu. O anda dünyanın en mutlu insanı olduğunu inkar edemezdi. Yani bir insan başka ne isteyebilirdi ki? Üstelik o günden sonra onunla birlikte yaşamaya başlamışlardı ve her şey mükemmel gidiyordu. Tiffany mümkün olduğu sürece onun işlerinden uzak duruyor ve kafesiyle ilgilenmeye, insanlara yardım etmeye devam ediyordu. Akşamları raven’la birlikte yaşadığı şatoya gitmeden önce mutlaka kendi evine uğrayıp kedisiyle ilgileniyor ondan sonra da aeron şatosuna gelip sevgilisiyle yaşamanın keyfini çıkarıyordu. Kısaca hayatından son derece memnundu. Derin uykudayken bile gülümsemesi de bunun bir kanıtı gibiydi. Gözlerine güneş ışığı vurduğunda iç çekip rahatsızca yerinde kıpırdandı. Burnuna dolan baş döndüren egzotik koku yavaş yavaş uykusunu açarken dudaklarına kapanan dudaklarla tamamen uyanmıştı. Gözlerini aralayıp kendine gelmeyi başardığında onun öpücüğüne tutkuyla karşılık verdi. Tüm gece birlikte oldukları için hala yorgun olsa da onu yine de arzulayabiliyordu. Baştan çıkaran dokunuşlarla birlikte bedeni alev almıştı. Artan inlemeleri arasında onun günaydın dediğini zorlukla duyabildi. Nefes nefese bir halde doruğa ulaştığında yorgunluk bedenini yeniden ele geçirmişti.

Kendini bir anda sevdiği adamın kucağında bulduğunda nereye gittiklerini sorgulayabilecek durumda değildi. Birlikte yaptıkları banyo sevgilisinin sayesinde uzamıştı. Kahvaltı faslından sonra dudaklarına kondurulan öpücüğe karşılık verdikten sonra değişen üzerini incelemeye koyuldu. Gözlerinin kapatılmasıyla  ''Raven ne yapıyorsun?''  diye sordu. Aldığı cevapla merakla  ''Ne göstereceksin?''  diye sordu. Birkaç dakika sonra  ''Hadi ama bu kadar gizemli olmak zorunda msın?''  diye mızmızlandı. Saniyeler sonra kulaklarına dolan kuş sesleri, burnuna dolan çiçek kokularıyla birlikte merakı daha da artmıştı. Sevdiği adam gözlerini açtığında gördüğü manzara karşısında büyülenmişti. Etraftaki rengârenk kuşlar ve kelebeklere bakarken sevinçle etrafında dönüp  ''Burası muhteşem bir yer…''  dedi. Onun dudaklarına küçük bir öpücük kondurup nehir kenarına doğru koştu. Nehri, renk renk çeşit çeşit çiçekleri ve etrafı yüzünde bir gülümsemeyle incelerken gülerek  ''Ömrümün sonuna kadar burada kalabilirim.''  Dedi. Daha sonra merakla  ''Sen burayı nasıl keşfettin peki?''  diye sordu.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Hazin Son   C.tesi Ağus. 31 2013, 18:55

Tiffany'e tüm gece sahip olmasına rağmen onu uyandırmak için öpmeye başladığında tutkusuna engel olmayı başaramamıştı. Saniyeler içinde alev alan bedeni kıza sahip olmuş ve her şeyin sonunda oldukça tatmin olmuştu. Birlikte girdikleri banyoda da bu durum devam ederken, evden dışarı çıkma fikrini bir an önce devreye sokmaya karar verdi. Ufak bir kahvaltının ardından onun gözlerini kapattı. Evde kalmaya devam etmek sadece onun ateşli bedeninin daha fazla tadına bakmasına neden olacaktı. Kızın gözlerini açtığında nehrin harika manzarasının tadını çıkarmasına izin verdi. Burası gündüzleri oldukça güzel görünürdü, insanlardan uzak dokunulmamış bir yer... Sevdiği kadının hayran bakışlarını ve burası ile ilgili sözlerine sadece gülümsedi. Son sorusu ile sevdiği kadının elini sıkıca tutup kendine doğru çekerek dudaklarına kapandı. Evdeki tutkulu dakikaların yanında bu oldukça küçük ve kısa olmuştu. Nehrin kıyısını kaplayan çimenlerin üzerine oturduğunda, onuda yanına çekip oturttu. Eli Tiffany'nin belinde harika manzarayı izlerken onun sorusuna cevap verdi ve elbette diğer şeylere...

"Ömrünün sonuna dek burada kalmak istemeye bilirsin, bebeğim... Çünkü burası şu an harika görünüyor olabilir ama bu durum sadece güneş batana dek geçerli. Burayı ilk gördüğümde karanlığın esiri olmuş, yıkık bir yerdi."

Kızın bunu bir süre sözleri hazmetmesini bekledi, sonrasında ise gözünün önüne o günkü olayları getirerek konuşmasına devam etti.

"Buraya eski bir tanıdık ile görüşmek için gelmiştim. Aramızdaki savaşın sonucu onun kafasız kalmasına benimde derin yaralar almama neden olmuştu. O gece kabus gibi bir yerde gözlerimi kaparken, gözlerimi açtığımda bu harika manzara ile karşılaştım... Burası neden böyle bilmiyorum, belki de güçlü bir cadının lanetidir. Belki de bir şey anlatıyordur... Benim aklıma gelen tek şey her ışığın içinde bir karanlığın, her karanlıkta ise bir ışık olmasının canlı bir tasviri gibi..."

Tiffany'i kendisine çevirip başını ellerini arasına alarak gözlerine baktı.

"Tıpkı senin benim içimdeki ışığı bir şekilde bulman gibi, seni seviyorum ve burayı görmeni istedim... Hayatım..."

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Hazin Son   Ptsi Eyl. 02 2013, 00:55

Geçirdikleri harika saatlerin ardından bedenini yorgunluktan arındırmak adına bir büyü yaptı. İşlettiği cafeye gitmeliydi. Zavallı garsonlarına yardım etmesi gerekiyordu. Bunun içinde yorgun olmamalıydı. Onunla vakit geçirmek harikaydı. Kabul etmeliydi ki yanından bir an olsun ayrılmak istememesine rağmen ikisinin de bir sürü işi vardı. Kahvaltıdan hemen sonra üzerindeki kıyafetler dikkatini çekti. Hemen sonra gözlerinin kapatılmasıyla şaşırmıştı. Gözleri açıldığındaysa karşılaştığı manzara onu tek kelimeyle söylemek gerekirse büyülemişti. Burasının el dokunulmamış olması şaşırtıcıydı. Nehir her şeyiyle muhteşem görünüyordu. Manzaranın keyfini çıkarırken birkaç yorumda bulunmuş ve burayı nasıl keşfettiğini sorduktan sonra da etrafındaki güzelliğin tadını çıkarmıştı. Elinde onun elini hissettiğinde sevdiği adama döndü. Kendini onun kollarında bulduğunda mutlulukla gülümsedi. Tutkulu öpücüğe aşkla karşılık verdi. Öpüşme sonlandığında sevgilisinin çekmesiyle onun yanında çimenlerin üzerine oturup başını onun omzuna yaslayıp derin bir nefesle çiçek kokularını ciğerlerine doldurdu. Başı onun omzunda sevgilisine sarılmış bir şekilde manzarayı izlerken duyduğu ilk cümleyle başını kaldırıp gözlerine bakarak merakla  ''Neden?''  diye sordu.

Sorusunun cevabını hazmetmesi zaman almıştı. Buranın gece karanlık ve yıkık dökük bir yer olduğuna inanmak zordu. Her şey o kadar muazzamdı ki insanın inanası gelmiyordu. Onun burayı nasıl keşfettiğini dinledikten sonra iç çekip  ''İlginç… Ve son derece güzel bir yer. Kim bilir belki buranında bizim bilmediğimiz bir hikayesi vardır.''  Dedi. Onun son sözleriyle gülümseyip  ''Bende seni seviyorum aşkım…''  diyerek dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu. Uzun süre birbirlerinin geçmişlerinden geleceklerinden ve komik anılarından bahsederek günü geçirmişlerdi. Kısa bir manzara keyfi bir anda pikniğe dönüşmüştü. Birlikte gün batımını izlerken etrafın kararmaya başladığını fark etti. Her şey korkunç bir hal alırken etraftaki garip seslerle korkup sevgilisine sarılarak  ''Artık evimize gidelim bence sevgilim'' dedi. Korkudan sesinin titremesine engel olamamıştı.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Hazin Son   Salı Eyl. 03 2013, 12:48

Burası ile ilgili bir çok şey kafasını karıştırıyor olsa da, şu an yanında burada olmasını istediği tek kişi vardı. Tiffany, kalbinin sahibi, bir tanecik meleği...  Nehir ile ilgili gerçekleri öğrendiğinde tepkisi onu gülümsetmişti. Korktuğunu ise kelimelerinde ve hislerinde anlayabiliyordu. Onu nasıl suçlayabilirdi ki... Şu an harika görünen bu yer güneş battığında bir cehenneme dönüşecekti. Tiffany ise bu cehennemin tek ışık kaynağı olacaktı. Karanlığın son derece güçlü ve kalabalık olduğu düşünüldüğünde Tiffany'nin ışığını söndüreceği bir gerçekti. Korku yada başka bir şeyle... Şu an ise henüz güneş tepede olduğundan bir sıkıntıları yoktu. Onu sevdiği bir tek daha tekrar ettiğinde meleğinin dudaklarına kapanması ile onu uzun süre öptü. Yeniden konuşmaya başladıklarında bu küçük sürpriz bir pikniğe dönüştü. Gerçi bu durumdan rahatsız değildi. Sonuç olarak onunla yatak dışında vakit geçirmek istemişti. Kadınları sadece yatak ısıtan yaratıklar gören kendi, sevdiği ve değer verdi bu kadına farklı davranmak istiyordu. Küçük piknikleri birbirleri hakkında öğrendikleri yeni şeylerle devam ederken zaman çok çabuk geçti. Havanın yavaşça kararmasını Tiffany'nin ürkmüş tavırları ile fark etti. Sevdiği kadın ona doğru sokulurken sözleri ile kızın yanağını okşadı.

"Tamam sevgilim, merak etme birazdan eve gideceğiz..."

Bu kelimelerin ardından onun dudaklarına kapandı. Ürkek kalbini hissetmek garipti ve öpüşmesi çok çabuk derinleşmişti. Kız altına alıp dudaklarının tadını çıkarırken elleri harika teninde geziniyordu. Güneşin batması ile ay kendini göstermiş, etraftaki uçan kuşlar yerini yarasalara bırakmıştı. Etraftaki her şey çok hızlı bir şekilde değişirken tutkusu yüzünden dudakları kızın boynuna oradan da göğüslerine kaydı. Etraftaki hiç bir şeyi umursamadan ona burada sahip olacak kıvama gelmişti. Ama birden fark ettiği farklı auralar sayesinde sevdiği kadının üzerinden kalkması sadece bir saniye sürdü. O kendini toparlarken karanlığın içinde birden beliren cadılara baktı. Yüzlerini gördüğünde isimleri hemen aklına geldi. Brand ve Kyle... Öfkeli gözleri, onlarınki ile kesiştiğinde cadıların odak noktasının şu an kendi değilde sevdiği kadın olduğunu gördüklerinde öfkeden dişlerini sıktı.

"Kendine yeni bir çıtır bulmuşsun, Raven... Bu güzel seninle işimiz bittiğinde yorgunluğumuzu alacak seksi bir hemşire gerçekten işime yarar..."

"Sizinle işim bittiğinde bu kelimeleri keşke kullanmasaydık diyeceksin, Brand. Ama bunun için çok geç olacak..."

Cümlesi biter bitmez en güçlü koruma büyüsü ile sevdiği kadını korumaya aldı ama kendini korumak gibi hiç bir girişimde bulunmamıştı. Savaşmaya ise hemen başlamıştı. Kavga sürerken aldığı yaraları umursamamıştı, çünkü onların bedeninde daha fazla yara olduğunun bilincindeydi. Ama işi hala bitmemişti.

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Nelson
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
Cadı l Cafe Nova'nın Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 144
Kayıt tarihi : 03/06/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Lakap : Acemi Cadı

MesajKonu: Geri: Hazin Son   Çarş. Eyl. 04 2013, 16:10

Hava kararmadan kalkmaları gerektiğini aklına not etmesine rağmen güneşin muhteşem batışını izlemek istemişti. Tabi bunu isterken her şeyin çok hızlı bir şekilde değişebileceğini hesaba katmamıştı. Karanlık hızlı bir şekilde etrafa yayılırken korkuyla sevgilisine sokulup gitmek istediğini dile getirdi. Yanağında onun elini hissettiğinde derin bir nefes aldı. Ciğerlerine dolan egzotik koku ve ona bu kadar yakın olmak düşünmesini engellediğinden korkusu bir nebze azalmıştı. Sevgilisinin söylediklerine peki anlamında kafasını salladı. Burada daha fazla kalmak istememesine rağmen şuan etrafın değişiminden çok sevdiği adamın baştan çıkaran kokusu, insanın içine işleyen bakışları ve sakinleştirici dokunuşlarıyla ilgileniyordu. Ona bu kadar yakınken çevresindeki değişim aklından neredeyse çıkmıştı. Dudaklarına kapanan dudaklara tutkuyla karşılık verirken korku yerini heyecana bırakmıştı. Öpüşme giderek derinleşirken kendini onun altında bulduğunda zaman mekan kavramını çoktan kaybetmişti. Elleri raven’ın harika bedenini keşfederken boynuna oradan göğüslerine kayan öpücüklerle inledi. Nerede olduklarını umursamadan onun olmaya hazırken sevgilisinin üzerinden bir anda kalkmasıyla afalladı.

Saniyeler sonra başka cadıların aurasını hissettiğinde yattığı yerden kalkıp üzerini düzeltti. O sırada karanlığın içinden çıkan iki cadı dikkatini çekti. Auraları karanlıktı. Odak noktalarının kendisi olduğunu gördüğünde sevgilisine biraz daha yaklaştı. O arada dikkatini çeken bir diğer şey bulundukları yerin değişimiydi. Görünüşü, duyulan tuhaf seslerle tüylerini ürpertirken karşılaştıkları cadılardan birinin konuştuğunu ayrımsadı. Duydukları kaşlarının çatılmasını sağlarken sevdiği adama baktı. Anlaşılan bu iki cadıyla önceden tanışıyordu. Raven’ın ağzından çıkan kelimelerle ortalığın birazdan karışacağı kesinleşirken endişeli gözlerini sevgilisinin üzerinden bir an olsun ayırmadı. Etrafında hissettiği aura dikkatini dağıtırken kavga başlamıştı. Aşık olduğu adamın yaralanmasıyla ''Tanrım raven… '' diye fısıldadı. Korkulu gözlerle onları izlerken karanlık prensine bir şey olmaması için içinden dua ediyordu.  

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raven Aeron
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 01/06/13
Lakap : Kuzgun

MesajKonu: Geri: Hazin Son   Çarş. Eyl. 04 2013, 18:02

Tiffany'nin eve gitmek için aceleci davranan hali onu gülümsetirken, bu şekilde yakınında olması aklında daha farklı fikirlerin oluşmasını sağlıyordu. Kısa sürede bu fikirleri etrafı umursamayan bir tavırla ortaya koyduğunda onu öpmesi uzun sürmedi. Onu öperken adeta kendinden geçmişti ta ki iki cadı aurasını hissedene dek... O anda hemen toparlanıp etrafına baktı. Tiffany'nin de bir şekilde kendini toparlamasına fırsat tanırken auraların sahipleri ortaya çıktığında en başta normal davranmak istedi. Meleğinin yanında bir katliam olsun istemiyordu. Ama onların meleği ile uğraşması bardağı taşıran son damla oldu. Az önceki tutkulu aşıktan geriye hiç bir şey kalmamış, sadece saf karanlıkla bütünleşti. Onlarla giriştiği savaşta aldığı yarayı hiç önemsemedi. Ama aniden kulaklarına dolan tatlı sesle kendini biraz toparlasa da bu dikkat dağınıklığını biraz pahalıya ödedi. Göğsüne aldığı darbe yüzünden kısa süre nefesi kesilse de sonra ani bir hareketle tek bir seferde önüne gelen ilk cadının kafasını kopardı. Yanındaki cadının şaşkın halindne faydalanırken onunda işini hızlı bir şekilde bitirdi. Etrafta iki kafasız cesedin yanı sıra karanlığın hakimiyeti giderek daha da arttı. Şekilsiz ve isimsiz cehennem yaratıkları kendilerini gösterirken sevdiği kadına yaklaştı. Onu bir an önce buradan götürmesi gerekiyordu. Kanla kaplı bedeni ile Tiffany'nin yanına çöktüğünde önce onun tatlı dudaklarına kapandı. Ardından ise mırıldandığı büyü ile şatoya varmışlardı. Çok geçmeden de kendinden geçti. Ama daha önce hiç hissetmediği bir güven duygusunun içindeydi.

_


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hazin Son
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Recondite Nehri-
Buraya geçin: