AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Karanlık Efendi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Karanlık Efendi   Cuma Eyl. 06 2013, 12:20

Karanlık her bir hücresini ele geçiriyordu. Tüm gece boyunca Isabel kollarının arasındayken sürekli kabuslarından uyanmaya başladı. Kabuslar onu asla korkutmaya yetmemişti, bu zamana kadar... Çünkü onu her hangi bir şeyin korkutması mümkün değildi. Ama şu an herkesi korkutan kişi ile karşı karşıyaydı, kendisiyle... Kendi gözlerinde gördüğü derin karanlığı daha önce hiç böylesine yakından görmemişti. Kurbanlarının bir çok kez korkudan titremesine neden olan bakışlarla baş başaydı. Kabusun içinde yanındaki bedene sarıldı. Isabel'in kolları arasında olduğunu biliyordu. Onun sıcaklığının kendisine iyi gelmesini umuyordu. Ama artık onun tatlı teni bile hiç bir işe yaramıyordu. Gözlerini aniden açtığında saate baktı. Saat gecenin üçüydü. Ortada ne güneş vardı ne de geceyi aydınlatacak bir şey... Ay bile sanki olsa bile odaya uğramıyordu. Zifiri karanlığın içinde gözün kapalı ve açık halinin arasında hiç bir farkın olmadığı bir durumdaydı. Karanlığın içinde elleri Isabel'in teninde gezdi bir süre sonra dudaklarını öpmeye başladı. Bu karışıklık geçsin istiyordu ama değişen hiçbir şey yoktu. Gözleri yeniden uykuya yenik düştüğünde gördüğü kabusların değişmemesine rağmen uykusunu devam etmeyi sürdürdü.

Öğlene yakın bir saatte gözlerini açtığında Isabel yanında yoktu. Muhtemelen kız çoktan kahvaltısını bitirmiş, alt katta ya kitap okumaya başlamış ya da televizyona dalmıştı. Bedenini yatakta esneterek kısa bir duşun ardından mutfaktaki tezgahta ağzına bir kaç parça bir şey atıp, güzel yatak arkadaşını aramaya koyuldu. İçindeki derin karanlık tüm duygularının önüne bir set koymuştu. Sevgi, değer bunların hiç birinin yeri bu benliğinde yoktu. Gece sürekli olarak gördüğü kendi kabusu ile bütünleşmiş, karanlık aurası iki katına çıkmıştı. Televizyon odasının ardından ikinci kattaki kütüphaneye gittiğinde seksi güzeli elinde bir kitapla buldu. Seri adımlarla kızı yanına gidip önce elindeki kitabı aldı, ardından onu kaldırıp kitaplıklardan birine dayadığında dudaklarına kapandı. Uzun tutkulu bir öpücüğün ardından geri çekildi.

"Günaydın, güzel ve seksi şey..."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   C.tesi Eyl. 07 2013, 01:20

Colin'in geçirdiği öfke krizinden sonra onun söylediklerini bir çok kez düşünmüştü. Hayatına kendisi girmeden önce ne kadar kötü olduğunu ve diğer şeyleri aklı karışmıştı. Duyguları da öyle... Bir süre ne yapacağını bilemez halde ortalarda dolanıp normal davranmaya çalışmış sonraysa ona olan duygularının değişmediğini görüp olayı kabullenmeyi denemiş sonunda da bunu başarmıştı. Sevdiği adamın kendisine karşı değişmeyen tutumununda işini kolaylaştırdığını söylemek zorundaydı. Onun gözlerinde gördüğü sevgi, duyduğu sözler, birlikte geçirdikleri zaman durumun üstesinden daha çabuk gelmesini sağlamıştı. Herşey tam yoluna girdi derkense kaçırılmışlardı. Jace'in o gün gelip onları kurtardığına tam olarak sevinemiyordu bile ne kadar unutmaya çalışırsa çalışsın o lanet günde onunla birlikte olmuştu. Belki sevgilisinden başka bir erkekle yatmamıştı ama birlikte olduğu kişinin tam anlamıyla sevdiği adam olduğunu da iddia edemezdi. İçinde jace'in ruhu varken colinin bedeni bir giysi vazifesi görürken bunu diyemezdi hayır bu da az da olsa bir suçluluk duygusuna neden oluyordu. Sorun sadece bu da değildi o büyük öfke krizinden sonra sevgilisinin gözlerinde gördüğü karanlık bazen yok denecek kadar azalsa da asla ordan gitmemişti. Bazen çoğalmış bazen azalmış ama hep orda kalmıştı. Bu da onu ürkütüyordu. Yeni bir krizde ne yapacağı konusunda en ufak fikri yoktu. Hayatları bilinmezliklerle doluydu ve bu hiç hoşuna gitmiyordu. Yarının ne getireceği belirsizdi ve bu belirsizlik onu endişelendiriyordu.

Şimdilik onu rahatlatan tek etken perisinin o günden sonra hayatından tamamıyla çıkmasıydı. Sabah gözlerini araladığında saate baktı. Saat sekizdi. Her zamanki gibi erken kalkmıştı. Sevgilisinin dudaklarına küçük bir öpücük kondurup üzerine değiştirerek sabah koşusuna çıktı. Döndüğünde duşunu alıp kahvaltı hazırlama konusunda çalışanlara yardım etmişti. Karnını doyurduktan sonraysa kütüphaneye çıktı. Çalışkan bir öğrenci olmasının yanında kitaplara düşkün biriydi. İçlerinden birini seçip okumaya başladığında kendini o kadar kaptırmıştı ki colin'in geldiğini elindeki kitabı çekip aldığında fark etti. Birkaç saniye sonra onun yönlendirmesiyle kendini kitaplığa dayalı bulmuştu. Dudaklarına kapanan dudaklarak karşılık verdi. Öpücük sonlandığında nefes nefese bir haldeydi. Sevdiği adamın gözlerinde gördüğü saf karanlık tüylerini ürpertirken duyduğu kelimelerle şaşkınlıkla ona baktı. Sevgilim ya da aşkım yerine güzel ve seksi şey? Colin ne zamandır kendisine böyle hitap ediyordu? Sesini normal tutmaya çalışarak  ''Günaydın sevgilim.'' dedi. Bir müddet sessiz kaldı ardından  ''Farklı... görünüyorsun'' dedi kafa karışıklığı sesine de yansımıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   C.tesi Eyl. 07 2013, 13:59

Uzun zamandan sonra ile kez öğlene kadar uyuyordu. Tıpkı gördüğü kabuslar gibi buda hayatına yeni girmişti. Yanında seksi güzeli görememek canını sıksa da guruldayan karnı ile mutfağa gitti. Sonuçta güzelliğin hala evde olduğunu biliyordu. Bilmek için görmesine gerek bile yoktu. Kızın gözlerinde gördüğü sevgiden emindi ve aynı şekilde bir zamanlar kalbinin ona ait olduğunu da hissediyordu. Aslında kalbi hala bu kıza aitti. Tek fark duygularından yoksun olmasıydı. Yine bu kızın tenine olan ilgisini değiştirmemişti. Kız sadece tadıyla bile onu kendisine çekiyordu. Kütüphaneye girdiğinde durum farklı olmadı. Önce burnuna dolan tatlı kokuyla ciğerlerini doldurdu. Ardından kızın elindeki kitabı alarak onu kitaplığa dayadı. Öpüşmeye başladıkları ilk anda tadı onu kendine bağlamış, karşılık bulan öpücükse giderek derinleşmişti. Nefesi kesildiğinde gözleri harika gözlerle buluştuğunda ona duygudan yoksun bir günaydın dedi. Kızın karşılık olarak ona sevgilim demesi oldukça tatlıydı. Ama şu an bu kelime onda tamamen anlamını yitirmişti. Kızın son sözleri ile bakışlarını onun gözlerine dikti.

"Farklı değilim, seni istiyorum..."

Duygudan yoksun ses tonu ile kızın elini tuttu. Kütüphanede bulunan bir koltuğa onu oturttu. Tek bile kelime dahi etmeden kızın dudaklarına kapandığında eli tişörtünün askısı aşağı indirmekle meşguldü. Öpücükleri dudaklarından çenesine inerken göğüslerine yaklaşmaya başladı. Aynı anda kızı kendine biraz daha çekerek altına aldı. Eli kızın şortunun içine girip kadınlığını okşamaya başladığında kulağına dolan iniltiler dudaklarında ukala bir gülümseye neden olurken omzuna değen bir el ile durdu. Başını çevirdiğinde iki seksi kuzeni karşısında duruyordu. Oldukça mini ve dar olan kıyafetler tüm vücut hatlarını gözler önüne seriyordu.

"Eğlenceye bizsiz başlamışsın, kuzen... Bence birazda bizimle ilgilenmelisin."

"Olabilir"

Kısa konuşmalarının ardından kız onu kendine çekip dudaklarına kapandı. Kızın ani bir şekilde göğüslerini sıkmaya başladığında kız inledi. Onun ise gözleri Isabel'e kaydı. Bu görüntü onun kaçmasına neden olurdu ve elbette böyle bir şeyi istemiyordu. Gücüne odaklandığında bedenini saran karanlık aura kütüphaneyi karanlık bir ormana çevirdi. Çıkışı olmayan ıssız bir yer... Bulundukları yer hariç ışık yoktu. Eğer gitmeye karar verse bile asla çıkamazdı. Tam o sırada beline dolanan eller ile arkasındaki kuzene döndü. Onun dudaklarını öperken üzerindeki kıyafetleri çekiştirip dolgun göğüslerini avuçları arasına aldı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   C.tesi Eyl. 07 2013, 22:36

Elinde onun elini hissettiğinde sevdiği adamın kendisini yönlendirmesine izin verdi. Koltuğa oturduktan sonra dayanamayarak ''Bir problem yok yani?  ''diye sordu. O sırada dudaklarına kapanan dudaklara tereddütsüz karşılık vermeye başladı. Öpüşme giderek derinleşirken kendini onun altında buldu. Bedeninde gezinen eller inlemesini sağlarken oda üzerindeki harika vücudu keşfe çıkmıştı. Kadınlığında hissettiği dokunuşlarla inlemeleri giderek arttı. Colinin'in bir anda durmasıyla gözlerini araladı. Gördüğü kızlarla alev alan bedeni anında soğumuş, onlardan birinin sözleriyle hızlı bir şekilde toparlanarak koltukta oturur pozisyona geçmişti. Kaşları durumun sıradışılığı ve duydukları yüzünden çatılırken öfke ve kıskançlık duyguları kendini göstermekte gecikmemişti. Onlara bir şeyler söyleyecekken sevgilisinin ağzından duyduklarıyla şok olmuş bir şekilde ona baktı. Üzüntü, hayal kırıklığı, öfke, nefret duygularını aynı anda yaşarken hışımla ayağa kalktı. O duyduklarının yanlış olmasını tüm kalbiyle dilerken gördükleriyle gözleri doldu. Nefesi kesildi. Kalbinin acısıyla başa çıkmaya çalışırken çaresizlikle donmuş bir şekilde colin'in kuzenleriyle ilgilenişini kısa bir an izledi.

Kendini toparlayabildiğinde etrafın değişmesine aldırmadan sevdiği adamı kendine çevirip yüzüne güçlü bir tokat attı. Göz yaşlarını zapt etmeye çalışırken ''Sen iğrenç birisin. Bitti. Herşey bitti. Artık kuzenlerinle gönül rahatlığıyla eğlenebilirsin sadık kalman gereken bir sevgilin yok çünkü  '' diyerek hızlıca eskiden çıkış kapısının bulunduğu yere gitti. Az önce söylediklerini canını yakmıştı ama gördüğü manzaradan daha çok acıtmamıştı. Göz yaşları yanaklarından süzülürken kapı kulpunun olduğu yeri elleriyle yokladı çünkü bu molly ye yaptığı gibi sadece İsabel'in görebileceği colin'in yarattığı ilizyonlardan biri olabilirdi.Sonuç ise tam bir hüsrandı. Anlaşılan o kalpsiz sihirbaz bu sefer gücünü tam anlamıyla kullanmıştı.

Öfkeyle geri dönerken yolda telefonunu kullanıp jeremmy adındaki arkadaşından kendisi için uçak bileti almasını istemişti. Şu saatten sonra bu ülkede kalmaya hiç niyeti yoktu.Her şeyden ama özelikle o duygusuz varlıktan uzaklaşmak istiyordu. Görüşmeyi yaparken birkaç dakika önce sevgilisi olan adamın yanından geçerken söylediklerinin çoğunluğuna kulak misafiri olmasını umursamayarak ormanın derinliklerine daldı. Bir an önce buradan çıkıp gitmek istiyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Paz Eyl. 08 2013, 14:11

Isabel'in harika teni ile ilgilenmeyi seviyordu. Onu öperek, baştan çıkarmaya başladığında omzunda hissettiği el ile toparlandı. Seksi kuzenleri bir adım ötesinde görmek yüzünde çapkınca bir ifadenin belirmesine neden oldu. Genel anlamda Isabel'den önce tek gecelik kızlarla idare etse de kuzenler bu konuda diğer kızlardan bir adım öndeydi. Onları buraya her gelişlerinde yatağa atmıştı. Üstelik oldukça ateşli dakikalar yaşadıkları da gerçekti. Zaten kızların peşinde olmasının ve yeniden yeniden ilgi istemelerinin nedeni de buydu. Kızlarla ilgilenmeye başladığında ona aşkla bağlı olan kadına kaydı gözleri... Onu etrafındaki iki seksi güzele rağmen hala istiyordu. Gitmemesi için oluşturduğu güçle birlikte kuzenlerle ilgilenmeyi sürdürdü. Onlarla şu an ilgileniyor olabilirdi ama asıl istediği onlara acı çektirmekti. Kızların her ikisiyle de ilgilenirken dolgun göğüslerini sıkarak, kadınlıklarını okşayarak onları delirtiyordu. Kıyafetlerini üzerinden çıkartmaya başladığında Isabel'in telefon konuşmasını duydu. Bu yüzündeki çapkınca ifadenin şeytani bir ifade dönüşmesine yetmişti. Seksi güzel buradan gitmek istiyordu ama bilmediği bir şey vardı. Bu kabusun içinden o istemeden kimse çıkamazdı. Yarı çıplak kuzenler zevkten inlerken ona yalvarmaya başlamışlardı. Kızlar onlara sahip olması için yalvarmaya başladığında ellerini kızların üzerinden çekti. Üzerindeki sadece şort olana dek kıyafetlerden kurtulduğunda kızlara baktı.

"Sizinle ilgilenmemi istiyorsanız, nazlı güzeli bana getirmelisiniz..."

Kızlar Isabel'in peşinden gittiğinde beynindeki görüntülerle oynamaya başladı. Az önce sonu olmayan karanlık ormanın yerini dört duvar arasına bırakmıştı. Ortada bir yatak vardı, etrafta ise işkence aletleri... Cam kafeslerinde içinde Isabel'in korktuğu hayvanların olduğu garip bir yerdi. Mekanın değişmesi Isabel'in kızlar tarafından bulunmasını kolaylaştırmıştı. Kızın sihirbaz olduğu gerçeği ile kuzenlerin eline ip verdi. Isabel' ise hızlı ve seri adımlarla yaklaştığında onu yatağa sürükleyerek yatırdı. Bileklerini sıkarak onu bedenin altına sabitlerken kuzenlerde el ve ayaklarını bağlıyordu.

"Benden nefret edebilirsin, güzelim. Ama seni arzu etmememi sağlayamazsın yada buradan gidersin. Gerçek şu ki ben istemeden buradan asla gidemezsin ve onlara rağmen ben seni istiyorum..."

Kızın dudaklarına kapandığında elleri bedeninde gezmeye başladı. Kızın öfkesi karşılık vermesine engel olsa da içindeki tutku direncini kırana dek devam etti. Onu deli gibi öperken karşılığını aldığında öpücükleri aşağı doğru inerken üstünü parçaladı. Göğüslerine öpücükler kondururken eli çamaşırın içinden kadınlığını okşuyordu. Kızlar onu Isabel'in üzerinden çektiğinde onlara bir bakış attı. Bu kızlardan artık sıkılmıştı. Bedenleri baştan çıkmış alev almış olsa bile o Isabel ile tatmin olmak istiyordu. Yinede buna rağmen kızlarla onun gözleri önünde ilgilendi, sanki onlara değer veriyormuş gibi öpücüklerle baştan çıkartıp bedenlerinin çırılçıplak olmasını sağladı. Tam o anda ise kızların gözlerinin içine bakarak onları derin kabusları içinde çığlıklar atmaya başlamış şekilde bıraktı. Hiç bir şey olmamış gibi başını çevirirken gözleri yataktaki seksi güzele odaklandı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Salı Eyl. 10 2013, 17:39

Yerinde olmayan kapıya, içinde bulundukları duruma, coline, kuzenlerine ve ona aşık olacak kadar aptal olan kendisine sayarak ormanın içine daldığında göz yaşlarını serbest bıraktı. Görüşünün bulanıklaşmasını umursamadan ordan gitmek için bir çıkış yolu aramaya devam etti. Nereye gittiğini bilmiyordu ya da bu ormanda onu nelerin beklediğini lakin karşısına çıkabilecek hiçbir şeyin az önce gördüğü şeyden daha kötü olamayacağını düşünüyordu. Bulanıklaşan görüşü yüzünden takılıp düştüğünde etraf bir anda değişmişti. Gözlerini silip etrafa baktı. Dikkatini çeken ilk şey camdan kafeslerin içinde korktuğu hayvanların bulunmasıydı. Ortadaki yatağı gördüğünde biri kolundan tutup onu ayağa kaldırmıştı. Kolundaki kişinin o kızlardan biri olduğunu fark ettiğinde kızı hızla itip ondan uzaklaştı. ''Colin seni istiyor. Hadi ama işimizi zorlaştırmada bizimle gel'' dediğinde sinirle '' İnsan her istediğine her zaman sahip olamaz '' dedi. Kızlar yaklaşmaya başladığında sudan iki hortum oluşturarak '' Yaşamayı seviyorsanız denemeyin derim ''diyerek geri geri yürürken bir şeye çarpmıştı. Kızların korkulu yüzleri sinsi bir hal alırken arkasını döndüğünde aşık olduğu adamla karşılaştı. Onun tarafından yatağa sürüklenirken elinden kurtulmaya çalışırken '' Senden nefret ediyorum bırak beni '' diye bağırdı. Gördükleri yüzünden öfkeli olmasına ve hatta ondan nefret ettiğine inanmasına rağmen gücünü onun üzerinde kullanamıyordu. İçindeki lanet olası sevgi buna engel oluyordu.

Yatağa yatırıldığında gücünü colin'in üzerinde kullanamadığından ondan normal yollarla kurtulmaya çalıştı. Bu durum bileklerinden yatağa sabitlenene kadar sürmüştü. Duyduklarına karşılık öfkeli gözlerini sevdiği adama dikti. Yatağa bağlandıktan sonra kızlar çekilmişti. Sinirle '' Sen... '' diye cümle kurmaya başladığında dudaklarına kapanan dudaklarla susmak zorunda kaldı. Bedenindeki tanıdık ve baştan çıkaran dokunuşlara tepkisiz kaldı.Dudaklarındaki dudaklara karşılık vermemeye çalışsa da bir süre sonra öfkesi yerini tutkuya bırakmış ve onu öpmeye başlamıştı. Gögüslerindeki öpücükler ve kadınlığında hissettiği dokunuşlarla inledi. Kızlar onu üzerinden çektiğinde uçup giden mantığı geri gelmiş tutkusuysa hızla yerini öfkeye, kıskançlığa,üzüntüye bırakmıştı. Gözlerinin önünde gerçekleşen olaylarla göz yaşlarına boğulurken bir süre sonra bu durumdan kurtulmak için çabalamaya başladı. Gördüğü neşteri su gücüyle hareket ettirmeye çalışırken duyduğu çığlıklarla dikkati dağılmış iplerin üzerine zorlukla getirebildiği alet hızla yere düşerken colin'le göz göze gelmişti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Çarş. Eyl. 11 2013, 01:23

Kendini tamamen karanlığa teslim etti. Artık geri dönüşü yoktu, biliyordu. Zaten artık mantıklı düşünmeyi de bir kenara bırakmıştı. Kalbi tamamen taşlaşmıştı, soğuktu ve karanlık... Gerçi doğduğu andan itibaren kalbi böyleydi ama o kalp Isabel sayesinde aşkı tanımıştı. Şimdi ise kızın ne düşüneceğini umursamadan kuzenleri ile ilgileniyordu. Kızın kaçış girişimlerini büyük bir soğuk kanlılıkla kuzenlerini kullanarak engellediğinde onu yatağa attı. Üzerine çıktığı andan itibaren kızın kokusu benliğini ele geçirmeye başladı. Bu kızda ne vardı bilmiyordu ama karanlık ruha sahipken bile ondan vazgeçemiyordu. Onu tatmin etmeye hazır iki ateşli bedeni, kızın üzerindeyken arzu etmiyordu. Kızın konuşmaya başlama çabalarını dudaklarına kapanarak engellediğinde bedenini keşfe çıktı. Kız ondan nefret etmeye başlasa bile direncini kırmak uzun sürmemişti. Kendini tamamen altındaki bedene adadığı anda kuzenlerin yeni girişimi onu delirtti. Kızlarla ilgileniyormuş gibi yaptığı oyun onların kabusları ile baş başa kalmasını sağladı. Kızların korku dolu çığlıkları ona zevk verirken gözleri yataktaki güzele takıldı ve aynı anda yere düşen neşter sesini duydu. Isabel'in kaçma girişimi yüzüne şeytani bir gülümse oluştururken yatakta yeniden onun üzerine yerleşti. Elini göğüslerinin üzerinde gezdirirken konuşmaya başladı.

"Sanırım seni boş bırakmamalıyım, güzelim... Kaçmayı aklının ucundan bile geçirme seni istiyorum ve alacağımı ikimizde biliyoruz. Bu yatakta sen ve ben uzun saatler geçireceğiz..."

Konuşması bitiminde yeniden dudaklarına kapandı. Elleri altındaki bedeni çırılçıplak bıraktığında göğüslerini sertçe okşamaya başladı ve aynı sertlikle kadınlığını okşuyordu. Kızın dudaklarını boş bırakıp aşağılara doğru indiğinde dudakları kızın göğüsleri ile tek tek ilgilendi. Her bir öpücük oldukça baştan çıkarıcıydı. Isabel'in zevk dolu iniltilerinin arasında kuzenlerin acı çeken çığlıkları birbirine karışıyordu. O, ise bu durumdan garip bir zevk alırken kızın içine sertçe yerleşti. Giderek hareketlenen hızı ile birlikte o mükemmel ana ulaştığında kendini serbest bırakıp kızın üzerine yığıldı.

"Çok tatlısın, bebeğim"

Ortamdaki ani sessizlikle gözü kızlara kaydığında baygın olduklarını gördü. Üzerine acele ile giydiği bir kaç parça kıyafetle kızların üstünü toparlayıp, bir telefon etti. Kızlar artık burada olmasa daha iyi olacaktı. Bunları yaparken ufak bir güç denemesiyle Isabel'in hayalleri ile oynadı. Ellerini iplerle değilde yılanlar ile bağlı  görüyordu. Aynı şekilde odanın her yeri de yılan doluydu. Bu sayede o aşağıdayken kızın buradan gitmesini engellemiş oluyordu. Hem kalksa bile çıkışı asla bulamazdı. Kızı yalnız bırakıp kuzenler ile ilgilendiğinde yeniden hızla yukarı çıktı. Hala bağlı olan güzeline yaklaşırken az önce yere düşen neşteri eline aldı. Odadaki kabusu düzenledi, sadece yatak odası gibi görünüyordu, her şey...  Ama kapıdan çıkmak kabuslara davetiye çıkarıyordu. Üzerindeki kıyafetleri fırlatarak sadece şortla kaldığında Isabel'e  yaklaştı. Neşteri göbeğinden başlayarak sadece bir milim mesafede tutarak yukarı doğru ilerlemeye başladı. Tene değdiği anda kesmesi kaçınılmazdı. Sonra neşterle kızın iplerini kesti ve onu fırlatarak üzerine çıktı.

"Sana henüz doyamadım..."

Bu kelimelerden sonra dudaklarına kapandığında elleri yeniden bedeni keşfe çıktı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Çarş. Eyl. 11 2013, 19:41

Hissettikleri arasından öfke baskın olsa da ondan daha ağır basan şey kalp kırıklığının oluşturduğu hüzündü. İçindeki sevgi yüzünden colin'e karşı gücü etkisiz kalırken çırpınışları da bir sonuç vermemişti. Yatağa bağlandıktan sonra olanlar ağlamasını şiddetlendirip buradan bir an önce gitme isteğini körükledi. Burada daha fazla kalıp kalbini parçalayan bu iğrenç olaylara tanık olmak istemiyordu. Sevdiği adamın kendisini umursamadan kuzenleriyle son derece yakından ilgilenmesi canını daha çok yakarken ağlaması daha da şiddetlenmişti. Kızları öldürmek için tam kapasite planlar yapan beyninin yönünü bulunduğu durumdan kurtulmaya çevirdiğinde oda değiştiği anda gözüne çarpan neşterle iplerinden kurtulmayı denemeye karar verdi. Kızların inlemeleri arasında odaklanmak çok zor olasa da öfkesi bunu yapılabilir kılmıştı. Neşteri iplerin üzerine getirmeyi başardığı esnada duyduğu acı dolu çığlıklar dikkatini dağıtmış alet yere düşerken sevdiği adamla göz göze gelmişlerdi. Colin üzerine yerleştiğinde öfkeli gözlerini onun gözlerine dikti. Duyduklarından sonra dişlerini sıkarak  ''Öyle mi dersin? Bence hemen üzerimden kalkmazsan sen suyla başbaşa uzun dakikalar geçireceksin...  '' dedi. Konuşmasının hemen ardından dudaklarına kapanan dudaklarla tehdit amaçlı oluşturduğu küçük su baloncuğu kaybolup gitmişti.

İçindeki öfkeyi kullanarak ona karşılık vermemeye çalışsa da bir süre sonra bedenindeki baştan çıkaran öpücüklere ve dokunuşlara daha fazla dayanamayıp tutkunun esiri oldu. Dudaklarındaki dudaklara karşılık verdikten kısa süre sonraysa onun olmuştu. Nefes nefese bir halde devre dışı kalan mantığı geri gelmeye başladığında duyduklarına öfkeyle  ''Sende tam bir pisliksin.''  dedi. Ona karşılık verdiği ve herşeyi unutup onunla zevkle birlikte olduğu için kendine kızarken colin üzerinden kalkıp baygın olan kuzenleriyle ilgilenmişti.

O kapıdan çıkar çıkmaz gitmeyi düşünsede oldukça yorgun olduğu için gücünü kullanıp iplerle ve etraftaki yılanlarla uğraşamayacak olduğundan çaresizce sevdiği adamın dönmesini bekledi. Colin dönüp neşterle üzerine çıktığında korkmuş olsa da tek kelime etmeyip olacakları beklemişti. İplerden kurtulduğunda dudaklarına kapanan dudaklara karşılık vermeyerek çırpınmaya başladı.Onu kendinden biraz uzaklaştırmayı başardığında ''Bırak beni  '' diye bağırdı. Dudaklarında hissettiği dudaklarla söyleyecek çok şey olmasına rağmen susmuştu. Bedeninde hissettiği ellerle bir süre sonra çırpınmayı bırakmış ve mantığı tamamıyla tersini söylese de duygularının ve tutkusunun esiri olarak ona teslim olmuştu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Perş. Eyl. 12 2013, 19:46

Isabel'e sahip olduktan sonra kuzenlerden kurtulmanın vaktinin geldiğini düşündü. Elbette henüz kız ile işi bitmemişti. Sadece ortalıkla bulunan fazlalıklardan kurtulmak istiyordu. Kızı en büyük korkuları ile başa bıraktığında kısa sürede baş belası kuzenlerden kurtuldu. Gerçi düşününde iki ateşli beden heba olmuştu. Ama Isabel bir şekilde ilgisini daha fazla çekiyordu. Onun tadını kızlarla kıyaslayamıyor, onu arzu etmeye devam ediyordu.  Belki de bunun nedeni kızın ilk ve tek erkeği olmasıydı. Ona, ondan başka hiç kimse dokunmamıştı. Diğer kızlar ise bundan farklıydı. Her ne kadar zevk için kapısına dayansalar da hayatlarında başka bir erkek her zamandı vardı. O da bunu hiç bir zaman umursamamıştı. Bir gerçek daha vardı ki o da karanlık haliyle bile Isabel'i başka bir erkekle paylaşamayacak olmasıydı. Kızın yanına döndüğünde neşterle oynadığı küçük oyun sonrası onu yeniden altına aldı.

"Seni bırakamam, çünkü senden kopamıyorum ve seni istiyorum..."

Kızı öpmeye başladığında bedeni ile onu hapsetti. Ama kısa sürede öpücüğüne karşılık bulması ile durum değişti. Kızın bedenini öpmeye başladığında inlemeleri onu daha fazla tahrik ederken, göğüslerine öpücükler bırakmaya başladı. Tüm bedeninde öpülmeyen yer kalmayıncaya dek dudaklarını teninde gezdirdi. İnlemeler daha da artarken bir eli kızın kadınlığını okşamaya başladığında kızın bedenine ısırıklar bırakmaya başladı. Özellikle göğüslerini canını acıtacak şekilde ısırıyordu ama aynı şekilde çok fazla zevk veriyordu. Bedenini ona sürterken onu uzun süre kıvrandı. Artık dayanamayacak bir noktaya geldiğinde hızlı bir şekilde içine yerleşti. Sert hareketlerinin arasında onu bileklerinde kavradı. Isabel'in bedenindeki gerginlik canını yakarken zevkten uçmasına neden oluyordu. Sonunda rahatladığında kızın üzerine yığıldı. Onu kolları arasına alıp sarmaladığında şefkatli bir sevgili gibiydi. Öyle ki kız yorgunluk ve rahatlığın etkisi ile kısa süre uykuya daldı.

Kızı kucaklayıp gücünü kapattı. Son bir gayretle onları yatak odasına götürdüğünde kızı yatağa yatırıp yanına uzandı. Yorgun olmasına rağmen ellerini onun çıplak teninden çekemiyordu. Kızın göğüslerine başını koyduğunda bir eli göğsünün üzerinde uykuya daldı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Cuma Eyl. 13 2013, 16:46

Tüm hissettiklerine rağmen ona teslim olmuş olmak kendisini sinirlendirse de elinden bir şey gelmiyordu. O iki kızla yaptıkları yüzünden öfkeliydi, kalbi kırılmıştı, üzgündü ve ondan nefret ettiğini düşünüyordu ama kalbinde olan sevgi yüzünden ona karşı çıkamıyordu. İkinci kez onun olduğunda tüm gün yaşadıklarının üzerine bu yorgunlukla göz kapakları ağırlamış ve hiç istemese de onun kolları arasında baş döndüren kokusunu içine çekerek uykuya dalmıştı. Aklı ve duyguları karmakarışık bir şekilde rahatsızca uyurken her şeyin çözümünü sonraya bırakıp iç çekti. Kızlar rüyasına bile girmişti ve colin bu sefer yarım bıraktığı şeyi yapıp gözleri önünde onlarla birlikte olmuştu. Dakikalar sonra ter içinde gözlerini hızla açıp yataktan doğrulduğunda nefes nefese bir haldeydi. Yanında yatmakta olan sevgilisine rüyanında etkisiyle daha bir öfkeli bakarken onun kolları arasında olduğunu fark edip hızla yataktan kalktı.  Kendini banyoya atıp kısa bir duş aldıktan sonra üzerine rahat edebileceği mini bir elbise giydi. Her zamanki elbiselerinin aksine bu daha bir kısa olmakla birlikte dekolteside fazlaydı. Gördüklerinin hayalmi yoksa gerçekmi olduğuna henüz karar veremese de bunun gerçek olma ihtimali  üzerine ne yapacağıyla ilgili uzun uzun düşünmüş lakin bir karar verememişti. Öncelikle bunun kabusmu gerçekmi olduğunu anlamak adına odadan sessizce çıkıp kütüphaneye gitti.

Her şey eskisi gibiydi. Kütüphanede hiçbir değişiklik yoktu. Yerdeki cep telefonu gözüne çarptığında alıp son arananları kontrol etti. Jeremmy'i gerçekten aramıştı. Ondan sonra da yakın arkadaşı onu bir sürü kez aramış ama hiçbirine cevap vermemişti. Sesli mesajının olduğunu bildiren mesajı gördüğünde gerekli numarayı ararken araşı indi. Yatak odalarına geldiği sırada duyduklarıyla cep telefonu elinden düştü. Jeremmy kendisine ulaşamayınca açık bir bilet ayırttığını istediği an gidebileceğini bildiren bir mesaj bırakmıştı. Olanlar gerçekti. Lanet olsunki gerçekti. Gözleri dolarken hızla odaya girip bavulunu çıkardı. İçine eşyalarını düzensizce atarken colin'e de ağzına geleni sayıyordu. Eşyalardan bir kaçını sinirle devirince gürültüye uyanan sevgilisine bakarak''Uyandırdım mı çok pardon. Güzelim uykunu böldüm ama olanlardan sonra onu kafana atmadığım ya da seni serin sularda boğmaya kalkışmadığım için şanslısın. '' diyerek bavulunu kapayıp kapıya yöneldi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   C.tesi Eyl. 14 2013, 13:05

Kuzenlerin onu baştan çıkarmasına izin vermiş olsa da, hatta o da onları son derece baştan çıkarsa da sonuç olarak bırakmıştı. Isabel'in tadını düşündüğünde kızlardan kurtulup ona sahip oldu. Kızın tek başına kaldığı sürede yaptığı kaçma girişimi ise onu öfkelendirirken kıza yeniden son derece acı verici bir şekilde sahip olmuştu. Üstelik bu kez elleri bağlı bile değildi. Kızın her şeye rağmen ona karşılık veriyor olmasından memnundu. Isabel, uyuduktan sonra onu yatak odasına çıkardığında düşünceli bir sevgiliye benziyordu. Çünkü onu kollarının arasına alarak sarıp sarmalamış ve kokusunu içine çekerek uykuya dalmıştı. Rüya ise görmemişti. Zaten bugünlerde gördüğü tek şey kabuslardı. Ama kabusu başkalarına yaşatan zihni onun kabus görmesine engel olmuştu. Kollarının arasında olduğundan emin olduğu meleğe sarılarak uykusuna devam etti. Öğleye yakın bir saatte duyduğu ses ile gözlerini açtı. Hızla yataktan doğrulduğunda Isabel'in ne yapmaya çalıştığını merak etti. Kızın konuşmaları onu öfkelendirirken yataktan kalkması uzun sürmedi. Onu kolundan tutup yatağa ittiğinde, onu baştan aşağı süzdü. Üzerindeki elbise oldukça tarik ediciydi, bu halde nereye gittiğini sanıyordu. Her halde bu tatlı meleğe bir şeyler öğretmesi gerekiyordu. Üzerine çıkıp onu bileklerinden canını yakacak şekilde kavradığında delici bakışlarını gözlerine dikti.

"Beni bırakıp hiç bir yere gidemezsin, güzelim. Sen benimsin... Dünden beri fark etmemiş olabilirsin ama sen bana aitsin..."

Kızın dudaklarına sertçe kapandığında onu uzun süre öptü. Hala direnç gösterebiliyordu ama fazla uzun sürmeyeceği de ortadaydı. Elleri bedeninde gezmeye başladığında, seksi kıyafeti parçalara ayırdı. Onunla dışarı çıkıp başkalarının onu böyle görecek olmasının ihtimali bile öfkelenmesine yetiyordu. Bu durum hala anlamsız geliyordu. Kalbi kapalıydı, aşkını hissetmiyordu. Ama hala onu istiyor ve kendine ait kalmasını istiyordu. Hem diğer kızlarla da henüz olmaya başlamıştı. Elbette kuzenleri ile oynamak dışında hiç bir şey yapmamıştı. Elbisenin ardından iç çamaşırlarını parçaladı. Eli hızlı bir şekilde kadınlığına gittiğinde sert bir şekilde onu okşamaya başladı. O sırada dudakları boynuna yönelmiş, ısırıklar bırakmaya başlamışken bir eli sertçe göğüslerini sıkıyordu. Kızın artan inlemeleri ona son derece zevk verirken gözleri tutkudan kararmaya başladı. İki eli göğüs Dudakları gö

"Seni istiyorum, Isabel... Sendeki bu durum garip ama sana deli oluyorum... Sevgilim..."

Son kelime de garip hissettirmeliydi ama hissettirmedi, neden böyle olduğunu bilmiyordu. Ama bu bir anda durmasına neden oldu. Tek hareketle ona sahip olacakken şu an hiç bir şey yapamıyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   C.tesi Eyl. 14 2013, 16:44

Telefonunu bırakılan sesli mesajı dinlediğinde dünyanın başına yıkıldığını hissetti. Olanların hepsi gerçekti. Oysa her şeyin basit bir kabustan ibaret olmasını ne kadar çok istemişti... Sinirle yatak odalarına girdiğinde ne yapması gerektiğine hala karar verebilmiş değildi. Onu terk etmeye hazır olduğunu sanmıyordu lakin tüm olanlardan sonra onun yanında kalmaya da devam edemezdi. En iyisi her şeyden ve herkesten uzaklaşıp bir süre kendini dinlemekti. Böylelikle ne yapacağına karar da verebilirdi. Eşyalarını toparlarken sinirlerine hakim olamayıp birkaç eşyayı devirmişti. Sese uyanan sevdiği adamaysa öfkeyle birkaç kelime söylerek gitmeye kalkmıştı. Daha kapıya ulaşamadan kendini yatakta bulduğunda burnundan soluyordu. Kalkmaya çalışırken colin üzerine çıkmıştı. Bileklerinin acısıyla yüzünü buruşturarak '' Ahh canımı yakıyorsun ''  dedi. Gözlerini onun gözlerine diktiğinde duydukları yüzünden kaşlarını çattı. Olanlar gözlerinin önüne geldiğinde göz yaşlarına hakim olamadı. Sesini normal tutmaya çalışarak '' Biz birbirimize aittik ama sen bunu kendi ellerinle mahvettin. Gözlerimin önünde kuzenlerinle yaptığın onca şeyden sonra hala seninle kalacağımı nasıl düşünebilirsin? ''  diye sordu sesi son derece üzgün çıkmıştı. Elleri arasından kurtulmaya çalışarak '' Ben senin yatağa attığın diğer kızlar gibi değilim. Bu tarz şeyleri kabullenemem ya da hiçbir şey olmamış gibi davranamam. ''  diye isyan etti.

Dudaklarına kapanan dudaklara tepkisiz kaldı. Öpücük canını yakıyordu ama oldukça da tatlıydı. Bedeninde gezinen eller ve öpücük her geçen saniye biraz daha direncini kırıyordu. Ona karşılık verdiğinde üzerindeki kıyafetlerin yırtılmasını umursamadı. Elleri sevdiği adamın bedeninde gezerken onun sert dokunuşları can acıtıcı olmakla birlikte oldukça baştan çıkarıcı olduğundan inlemelerine engel olamıyordu. Boynundaki ısırıklarla inlemeleri artarken nefes nefese kalmıştı. Colin geri çekildiğinde gözlerini onun gözlerine dikti. Söyledikleri arasında takıldığı tek şey sevgilim lafıydı. Hüzünle gülümseyerek '' Sevgilim? Korkarım biz o kelimenin büyüsünü çoktan kaybettik... ''  dediğinde gözünden bir damla yaş süzüldü.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Paz Eyl. 15 2013, 13:23

Kızın gitme kararı ile beyninden vurulmuşa döndü. Öfke ise tüm benliğini çoktan ele geçirmişti. Isabel'in gidişi onu kaybetmesi ile aynı şeydi. Dahası onun başka bir erkeğe ait olma ihtimali... O ise böyle bir şeye izin veremezdi. Isabel, onundu, ona aitti. Bu bencilce istek karanlık ruhuna ve kalbine rağmen değişmemişti. Onu yatağa attıktan sonra söylediği hiç bir cümleye cevap vermedi, hatta canını yaktığını bile umursamadı. Kısa sürede kapandığı dudaklarla birlikte kıza acı verici bir zevk yaşattı. Hareketli sertti ve can yakıcı. Kızın iniltileri arttıkça ne kadar çok zevk verdiğini gördü. Altındaki beden alev almış, ona sahip olması için delirmiş bir haldeydi. Gözlerinin içine bakıp söylediği cümlede sevgilim kelimesine takıldı. Bir anda hareketleri durdu, neler olduğunu ise bilmiyordu. Isabel'in sözleri ile ona bakmayı sürdürdü.

"Bakışlarına bakılırsa büyü hala sende var ve bende de sana sevgilim diyecek kadar... Aslında bu garip gerçekten sana neden böylesine deli oluyorum... Üstelik bu haldeyken."

Aniden sustu ve gözlerini kapattı. Birden hissettiği ağrı ile nefesi kesildi. Kızın üzerine yığılması ise çok uzun sürmedi. Kendini onun üzerinden atacak gücü bile bulamıyordu. Kalbindeki acı giderek daha katlanılmaz bir hal alırken kenara doğru dönüp kızın üzerinden çekildi. Elini kalbine götürdü, bir şey oluyordu. Kızın aşkı bir zehir gibi ona zarar veriyordu. Dahası ortaya çıkan her bir duygu kalbini parçalara ayırıyordu. Dudaklarından acı içinde iniltiler döküldüğünde nefesi daha da kesildi. Bedeni solmaya başlamış ve rengini kaybetmeye başlamıştı. Sanki hayattan kopuyor gibiydi... Buna istemiyordu ama engel olamıyordu da. Zoraki aldığı nefeslerin arasında sadece tek bir isim döküldü, dudaklarından.

"Isabel..."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Paz Eyl. 15 2013, 22:59

Kulaklarına sevgilim sözcüğü dolduğunda gözlerini onun gözlerine dikti. Orada onun colin'e bakarken gözlerine yansıyan duyguların hiçbirini görememek canını yakmıştı. Gözlerindeki tek şey bariz karanlıktı ve bu gözlerinin dolmasına yetmişti. Artık onu tanıyamıyordu. Kalbi acıdığı için birbiri ardına düşünmeden kurduğu cümlelerden sonra gözlerini kapayıp derin bir nefes alarak alev alan bedeniyle başa çıkmayı denedi. Sevdiği adama tamamıyla hazırken onun bir anda durması anotomisini ters düz etmeye yetmişti. Birkaç derin nefesin ardından biraz olsun düzeldiğinde gözlerini açtı. Colin'in sevgilim sözcüğünün büyüsüyle ilgili söylediklerine lafı yoktu. Ona hala aşıktı. Duygularında bir değişme yoktu sadece öfkeliydi ve kalbi kırıktı.Birde gurur denen şeyin onu son derece rahatsız ediyordu. Sessizce söyleyecek bir şeyler ararken onun bir anda üzerine düşmesiyle şaşkınlık ve endişeyle  '' Colin...''  dedi. Ses gelmeyince endişesi en üst düzeye ulaşmıştı. Telaşla  '' İyi misin?''  diye sordu.

Sevdiği adam üzerinden çekildiğinde yatakta hızla doğrulup ona neler olduğunu anlamaya çalışırken  '' Neyin var? Doktor çağırmamı ister misin?''  dediği esnada onun elini kalbine götürerek acıyla inlemesiyle  '' Do-doktoru arıyorum....'' diyerek yatağın ucunda dolan sabahlığını üzerine geçirdikten sonra koşarak telefonunu alıp sevgilisinin yanına geri döndü. Colin acıdan kıvranırken  '' perim... perim sana yardım edebilir''  diyerek jace'i aradı. Ard arda onu birkaç kez aradıktan sonra açmayan perisine kızarak  '' Lanet olsun jace''  diyerek telefonu kapatırken sevdiği adamın renginin solmaya başlamasıyla ağlayarak '' Lütfen dayan sevgilim.Lütfen...''  dedi. Dudaklarına küçük bir öpücük kondurup geri çekildiğinde'' Seni seviyorum. Beni bırakma... '' diyerek telefonu alıp doktoru aradı. Kısa görüşmesi bittiğinde onun yanağını okşayıp  '' Doktor birazdan burada olur. Sana ne olduğunu bilmiyorum ama yaşamalısın... Benim için. Bizim için hayatta kal... lütfen''  diyerek ağlamaya devam etti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Ptsi Eyl. 16 2013, 21:34

Kalbindeki yara geçen her saniye biraz daha da katlanılmaz oluyordu. Nefes almak bile zorlaşmaya başlamışken zar zor hareket etti. Kendini Isabel'in üzerinden attıktan sonra yatağa geçti. Buna bir anlam veremiyordu, neden böyle olmuştu? Bir kaç saniye önce kızı baştan çıkartan kişi kendi olsa da onun bedeni de Isabel'e sahip olmaya hazırdı. Dahası her hangi bir hastalığı da yoktu. Anormal olan şey ise hissetmeye başladığı duygulardı. Sevgi, sözcüğünün anlamında saklı, onun içinse anlamsız olan şeyler... Kızın yaptığı onca şeye rağmen endişeli sesine cevap vermedi. Zaten ne durumda olduğu belliydi. Kendini nefes almaya programlamış iken konuşmak en son düşündüğü şeydi. Onun bir şekilde çırpındığının farkında olarak kendini toparlamaya çalıştı. Lanet olası kızın derdi neydi? Onu paylaşamıyor olabilirdi. Ama yine de kesinlikle aşık olduğu adam da değildi. Doktor kelimelerini duyduğunda tıslayarak öfkeli bir şekilde konuştu.

"Doktor istemez, lanet olası..."

En koyu karanlığında, korku efendisinin son çırpınışlarıydı bunlar... Yine bir şekilde onu karanlığa çekmeye çalışıyordu. Ama o bunu istemiyordu, normal olmak istiyordu. Isabel'in sıcaklığının onun üzerindeki önceki etkilerini anımsadı. Onun sıcaklığı teni kendine gelmesine neden olan en önemli şeydi. Kızın şefkatli dokunuşları ve dudağındaki öpücük bir zehir gibi onu etkiliyordu. Aslında iyi yönde bir zehirdi ama çok acı vericiydi. Sevgiyi her hissettiğinde kalbine bıçaklar saplanıyordu.  Kızın göz yaşları tenini ıslatırken bir şekilde kendinden geçti.  Sadece saniyelik bir şeydi. Aslında ölüm gibiydi ama pek öyle görünmüyordu. Çünkü gözlerini açtığında meleği karşısında duruyordu. Yataktan hızla doğrulup olan biteni kafasında toparlamaya çalışırken gördüğü şeyler den nefret etti.

"Isabel, ben... Neden böyle oldu, bilmiyorum... Yaptıklarım lanet olsun ne düşünüyordum ben ne yapmaya çalışıyordum... Kuzenler, olanlar, sen... Sana beni bir kez bırakma demiştim Isabel, ama karanlığı kontrol edemiyorum... O yüzden bunu hiç istemiyor olsam da ana bu kez kal demek. Cellatın ile yaşamalısın demekle aynı şey..."
"

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Salı Eyl. 17 2013, 22:48

Colin acı içinde kıvranırken mantığı devre dışı kalmış tamamıyla kalbiyle hareket etmeye başlamıştı. 5 dakika öncesine kadar ona tüm olanlara rağmen hala aşık kalabildiğine inanmak istemezken şimdi durumu kabullenmiş bir şekilde ona yardım etmeye çalışıyor endişeden ne yapacağını bilemiyordu. Korkuyordu. Onu sonsuza dek kaybetmekten korkuyordu. Solan ten rengi de bu tarz düşüncelerinin yersiz olmadığını gösteriyordu. Aklına son çare perisi gelmişti ama o gıcık perisi ise telefona bakma zahmetine girmemişti. Umutsuzca doktoru arayıp sevgilisine kalbinden geçenleri söyledi. Hıçkırarak ağlamaya devam ederken ona bir şey olmamasını umuyordu. Colin kendinden geçtiğinde endişeyle onun adı döküldü dudaklarından sadece saniyelik bir kendinden geçiş olsa da o kısacık zaman diliminde onun öldüğünü düşünerek kahrolmuştu. Nefesi kesilmişti ve hayat o an durmuştu. O gözlerini araladığındaysa rahat bir nefes aldı. Yaşadığını görmek içinde tarifi imkansız bir mutluluk yaratırken eliyle göz yaşlarını sildi. Gözleri hala dolu olsa da artık ağlamıyordu. Sevdiği adamın gözlerinde yeniden duygularını görebilmek hem şaşırtmış hem de sevindirmişti. Bu onun nefret ettiğini düşündüğü duygusuz colin değildei aşık olduğu adam olduğunun en büyük göstergesiydi. Tuttuğu nefesini vererek  '' Tanrıya şükür yaşıyorsun.... İyi misin?''  diye sordu. O sırada duyduklarıyla gözlerini bavuluna dikip iç çekti. Bunu kötüleşmeden önce söylese bir an bile düşünmeden çekip giderdi ama şimdi kararsızdı. Sevgilisinin gözlerinin içine bir süre baktıktan sonra saçlarını karıştırıp ayağa kalktı.

Bavulunu alıp içinden eşyalarını çıkararak üzerini değiştirdi. Üzerine az önceki elbisenin bir benzerini giymişti. Yatağa giderek colin'in karşısına oturdu. Gözlerini onun gözlerine dikerek  ''Gitmek en mantıklısı olsa da kalmaya karar verdim. Karanlıkken bile kalbin bana aitti. Bu yüzden gitmemi engellemeye çalışmak ve beni zorla baştan çıkartarak sahip olmak dışında bana herhangi kötü bişi yapmadın ve şimdi de normale döndün. Birlikte bence bu sorunun üstesinden gelebiliriz. ''  dedi. Gülümseyip dudaklarına kapandığında elleri onun bedeninde gezmeye başlamıştı. Onu altına alıp bir süre baştan çıkardıktan sonra geri çekilerek  '' ama bu yaptıklarını unutucağım anlamına gelmiyor. Önümüzdeki günlerde bunun cezasını çekeceksin sevgilim.''  diyerek çalan telefonuna ekrana bakmadan cvp verdi. Duyduklarından sonra yüzünde sinsi bir gülümseme oluştu.  '' Jeremmy... Evet vaktim var konuşabiliriz.''  diyerek üzerinden kalktı. Arkadaşıyla konuşmaya devam ederken sevdiği adama zaferle gülümseyip göz kırpmayı ihmal etmemişti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   Cuma Eyl. 20 2013, 23:00

Yaptıkları gözünün önüne geldiğinde kendini kötü hissediyordu. Isabel'in canını yaktığı gerçeği sinirlerinin harap olmasına yetiyordu. Aslında kuzenlerine yaptıkları daha kötüydü. Ama onlar için gram suçluluk duymuyordu. Kızları uzun zamandır tanıyordu ve yatağına alıyordu. Gördükleri kabuslar ise yeni değildi. Daha öncede buna benzer bir şeyi sadece bir güç denemesi olarak onların üzerinde denemişti. Ama Isabel, onlardan tamamen farklıydı, onu üzdüğü için kendine kızıyordu. Onsuz olmak istemese de ona isterse uzaklaşabileceğini söyledi. Tabi içten içe kızın bunun tersini yapmasını istiyordu. Derin bir nefes alarak sessizce bekledi. Ona oldukça uzun gelen dakikaların sonunda Isabel, konuşmaya başladı. Duyduklarından sonra yüzünde yarım bir gülümseme oluştu.

"Kalbimin sahibi tek kişi her zaman sensin, Isabel ve bu durum hiç değişmeyecek... Diğer durum ise nasıl düzelirim kesinlikle bilmiyorum..."

Sonunda rahat bir nefes aldığında düşünmeye çalıştı. Bu karanlık yanından kurtulmanın bir yolunun olduğunu hiç sanmıyordu. Ama belkide bir şekilde daha kontrol edilebilir, olabilirdi. Çünkü bir gerçek vardı ki karanlık ve bu hali ikisi de birbirlerine bağlıydı. Biri olmadan diğeri asla var olamazdı. Dudaklarına kapanan dudaklar ile onu öpmeye başladığında bedeninde hissettiği baştan çıkarıcı dokunuşlar hafif bir inilti çıkarmasına neden oldu. Onun da elleri Isağbel'in bedeninde gezerken onun bir an da duruşu ile afalladı. Sonraki sözleri ile ona düşünceli bir şekilde bakmaya başladı. Meleği ona ceza vermekten bahsediyordu, hoş bu ceza konusunda haklıydı. Ama yine de  o hala Colindi. Isabel'e aşık karanlık tarafı uzakta olsa da o kesinlikle evcilleştirebilecek bir erkek değildi. Buna tamam anlamında başını salladığında sessizce bekledi. Çalan telefon sesi sessizliği bozduğunda onun telefonla konuşmasını izledi. Söylediği ilk isim içindeki kıskançlık denen yeşil şeytanın uyanmasına yetti. Isabel, vakti olduğunu söylüyordu ama çok yanılıyordu. Ne konuştuklarını umursamadan telefonu eline alarak duvara fırlattı.

"Beni bu şekilde cezalandıramazsın, Isabel... Az önce başlattığın şeyin mutlaka bir sonu olmalı bebeğim..."

Kızı altına alır almaz kıyafetlerini parçalara ayırdı. Tüm bedenini baştan çıkarıcı öpücük ve ısırıklarla doldururken, bir eli kadınlığını okşuyordu. Öyle sert ve baştan çıkarıcı bir şekilde hareketlerini sürdürüyordu ki Isabel'in ona sahip olması için yalvarmasına çok az bir süre kaldığına emindi ve o an için sonuna kadar bekleyecek, hareketlerine devam edecekti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 27
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   C.tesi Eyl. 28 2013, 17:47

Sevdiği adamı öperken içindeki tutku ortaya çıkmış böylelikle colin'i altına alıp baştan çıkarmaya başlamıştı. Telefon çalana kadar amacı onunla yeniden zorla baştan çıkarma olmadan tamamen kendi isteğiyle birlikte olmaktı. Öpüşme esnasında gün boyu yaşadıklarını hatırlayarak geri çekilip olanların onun üzerinde ceza yaptırımı olacağını söylemişti. Sevgilisinin bunu karşı çıkmaksızın sessizce kabullenmesiyle gülümseyerek yeniden dudaklarına kapandı.İşler giderek değişirken çalan telefona bakmak hiç istemese de çalması sinirlerini bozmaya başladığı için cevap verdi. Arkadaşının sesi kulaklarını doldurduğunda baştan canı sıkılsa da aklına sevgilisine verecek harika bir ceza gelince keyfi yerine gelmiş ve gülümsemeye başlamıştı. Colin'in üzerinden kalkıp jeremmyle uzun bir konuşmaya başladığında sevdiği adamın yataktaki haline bakarak gülüyordu. Gülümsemesi telefon elinden alınana dek sürmüştü. Kaşlarını çatarak  '' Hey telefon... '' diye cümleye başlamıştı ki telefonun duvara fırlatılıp parçalara ayrılmasıyla sözleri havada asılı kalmıştı.

Kollarını birbirine bağlayıp burnundan solur bir şekilde gözlerini kalbinin sahibine dikti.  '' Bu yaptığın şey çok çocukça. Arkadaşımla konuşuyordum''  diyerek sitem etti. Sonradan duyduklarıyla gülümsemesini bastırmaya çalışarak  ''  hım tüh gözüme oldukça güzel bir ceza olarak görünmüştü oysa'' dedi.Siniri ona nasıl bir ceza vermeye çalıştığını hatırladığında tamamen geçmişti bunun içinde yatağa götürülürken hiç itiraz etmedi. Sevdiği adamın altında baştan çıkarılırken halinden memnun bir şekilde inliyordu. Bu öpücükler ve dokunuşlar baştan son derece zevkli olsa da sonradan bir işkenceden farksız hale gelmişti.İnlemeleri giderek artıp sınıra geldiğinde nefes nefese bir şekilde kendini konuşmaya zorladı. Ağzından zar zor  '' Sevgilim. Lütfen... artık dayanamıyorum.''  kelimeleri döküldü. 

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 27
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Karanlık Efendi   C.tesi Eyl. 28 2013, 21:50

Isabel'in ona ceza vermek istemesine tamamen sessiz kalmıştı, çünkü bunu hak ettiğini biliyordu. Sevdiği kadına olan aşkına rağmen onun gözlerinin içine bakarak kuzenleri ile ilgilenmişti. Onlarla birlikte olmasa bile Isabel'in kalbini nasıl kırdığını görebiliyordu. Aslında sırf bu yüzden ondan uzaklaşması için ona bir seçenek verdi. Hiç gitmemesini istemesine rağmen... Tüm işler hallolmuş gibi görünürken dudaklarına kapanan dudaklarla kendini Isabel'in ellerine bıraktı. Kısa süre sonra bedeni tamamen baştan çıkmıştı. Tüm olanlardan sonra bu bir çeşit ödül gibi geliyordu, ta ki çalan telefon sesine kadar. Bu olduğunda Isabel ellerinin arasından kayıp gitti. Telefonda söylediği erkek ismi bile kıskançlığın bedenini ele geçirmesine yetti. Telefonu duvara fırlatıp parçaladı. Isabel'in buna tepkisini ise umursamadı. İçinde yeniden bir şeyler uyanıyordu, Isabel'e zarar verecek olan kişi ise yavaşça gün yüzüne çıkıyordu. Kıskançlık öylesi bir şekilde onu körü etmişti ki ona engel olmayı deneyememişti bile... Kızı altına alarak yalvaracak hale getirene dek onu baştan çıkardı. Altındaki bedeni çıplak bırakarak dudaklarının her yeri ile detaylı ilgilenmesine izin verdi. Kızın dudaklarından dayanamadığına dair çıkan kelimelerle hafifçe doğruldu. Onu bileklerinden yatağa sabitledikten sonra gözlerinin içine baktı.

"Bana karşı koyamadığını biliyorum, bebeğim... Bunu aklından çıkarma sen sadece bana aitsin, her şeyinle..."

Bunu aslında söylemesine gerek olmadığını biliyordu. En azından Colin bunu biliyordu, karanlık ise Isabel'e bunu öğretme ihtiyacı duyuyordu. Kızın yalvarmasını görmezden gelerek bir eli ile onun bileklerini tuttu. Boşta kalan eli kadınlığı ile oldukça yakından ilgilenirken dudakları göğüslerinin üzerindeydi. Isabel, artık sınıra gelmişti. Bedeni neredeyse infilak etmek üzereydi. Aldığı sık nefesler bunu belli ederken kızı yenide bileklerinden kavrayıp yatağa sabitledi. Oldukça hızlı ve sert biçimde içine yerleştiğinde Isabel'in çığlığı kulaklarını doldurdu. Her itişte kızın çığlıkları ve inlemesini duyuyordu. Bu ona garip bir haz verirken hareketlerini sert ve hızlı bir şekilde sürdürdü. Ta ki iki beden infilak edene dek... Sonunda rahatladığında kızın üzerine yığıldı. Vahşi sevişme ardından nefesini kızı kollarına alarak düzenlemeye çalıştı. İçten pazarlıklı karanlık efendi kendini belli ettirmek istemediği için gayet normal davrandı sevişme sonrası... Birlikte aldıkları duşun ardından akademi için evden ayrıldılar.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Karanlık Efendi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ekrem düzgünoğlu karanlıktan güneşe 2007 full albümü

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Dread Malikanesi :: II.Kat-
Buraya geçin: