AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Gösteri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jace Light
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 276
Kayıt tarihi : 08/07/13
Yaş : 26
Lakap : Kalpsiz, Sapık, Bencil

MesajKonu: Gösteri   Ptsi Eyl. 23 2013, 14:53

Daphne'i bu gece evde tek başına bırakmaya karar vermişti. Bu gece kölesi ile uğraşmak yerine kendi gücünün ona nereye götüreceğini test etme şansı olacaktı. Gitmeden önce ise kölesi ile uğraşmadan duramadı. Kızın dudaklarına tutkulu bir öpücük bırakıp olanları anlattığında kölesinin sözleri ile gülümsemeden edemedi. Bu sihirbaz, üstelik güçleri bile yokken onunla gelmek istiyordu. Gerçi direk savaşmak istediğini dile getirmemişti, sadece izlemek istemişti. Yine de Jace, Daphne'nin uslu bir kız gibi kenarda oturacağını hiç sanmıyordu. Çünkü ondaki inatçılığı test etmişti. Acı çekmesine rağmen ona karşı çıkmasınında nedeni buydu, zaten. Kendi içinde yaptığı planlar doğrultusunda onun dudaklarına kapanarak kıyafetlerini değiştirdi. Onu kolları arasına alıp, gitmek istediği yeri mırıldandığı bir büyü sayesinde kendilerini bir gölün kenarında buldular. Etrafa kısa bir göz attığında gözlerini şu an da oldukça seksi görünen kölesine çevirdi. Ona bir ceket vermişti ama şu an aklında başka fikirler dönüyordu. Burası cadılara kölelik eden perilerle kaynıyordu ve şu an her biri başı boş bir sihirbazın üzerine atlama girişimde bulabilirlerdi. Tam o anda ise Jace ortaya çıkar ve onları daha ne olduğunu anlamadıkları bir anda yok ederdi. Planı gayet basit olsa da Daphne'nin onların dikkatini çekmesi gerekiyordu. Aurası bile yeterince dikkat çekici olsa da onlara ikna olacakları bir şey verecekti, sihirbaz işareti... Daphne'i yeteri kadar çıplak gördüğü için dövmesinin yerini çok iyi biliyordu. Kızı göz ucuyla bir süre süzdükten sonra ona doğru yaklaştı ve yavaşça ceketini çıkardı. Ceketi yere attıktan sonra kızı kendine yasladı. Dudaklarını tutkulu bir şekilde öpmeye başladığında bedeninde gezinen eller yeniden kıyafetin değişmesini sağladı. Sırtı açık oldukça seksi görünen bu hali tamamladığında giderek derinleşen öpücüğe son verdi. Yanağını yavaşça okşarken kızın gözlerinin içine bakıyordu, diğer eli ise bedenindeki keşfi henüz kesmemişti.

"Şimdi Daphne, senin görevin kaybolmuş, zavallı bir sihirbazı canlandırman... Hemen ardından ise köle perileri yanıma getirmen. Eğer bunu başarırsan onlarla ilgilendiğim gösteriyi zevkle seyredebilirsin, güzelim..."

Ellerini kızın üzerinden çektiğinde kölesinin verdiği emre uymasını bekliyordu. İtiraz edeceğini ise hiç sanmıyordu.

_



Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Gösteri   Salı Eyl. 24 2013, 19:10


Bir şekilde kabul görerek Jace onu savaşacağı yere götürmeye karar vermişti. Dışından belli etmese de canlı olarak yakından bir savaş izlemek uzun zamandır istediği bir şeydi. Perisi Nathan da keşke böyle biri olsaydı! Cesur, savaşçı ruhlu ve güçlü… Ne yazık ki sadece Daphne’nin güçlerini almakla ilgileniyordu. İkisi de birbirlerinden habersiz ayrı dünyalarda yaşıyorlardı. Ne kadar ritüelle bağlanmış olsalar da asla bir araya gelmeyecek iki kişilerdi. Ritüel sayesinde ikisi de güçlenmişlerdi. Sonrasında ise Daphne karanlık taraf tarafından çekilmişti. Orası için çalışmıyordu; fakat günleri plan yapmakla geçiyordu. Karanlık tarafta bir köle olarak çalışmayı istemiyordu. O, sadece Andrew’un intikamını almak ve en güçlü sihirbazlardan biri olmak istiyordu. Ne yazık ki bu planları son zamanlarda yerle bir olmuş vaziyetteydi. Nathan’ın onun gücünü kapattığı yetmiyormuş gibi birde hiç tanımadığı birinin kölesi olmuştu. Daphne için ne kadar da mükemmel bir hayattı ama. Güya burada özgür ve özel olduğunu hissettirecek bir hayatı olacaktı; ama tam aksine her şey Daphne’ye karşıymış gibi hayat yüzüstü bırakmıştı küçük sihirbazı.

Jace onu kolları arasına aldığında nereye gittiklerini merak etmiyor değildi. Büyük ihtimalle bir ormana gideceklerdi, gelecekleri yere vardıklarında ise etrafa göz gezdirdi. Geldikleri yer bir göl kenarıydı. Uzun zamandır bu tarz yerlere gelmediğini fark ettiğinde iç geçirdi. Bir öl kenarında üstündeki kıyafetlerle ne kadar rahat edebileceğini kestirmeye çalışırken Jace’in ona yaklaşıp ceketini çıkarması ve aniden dudaklarına kapanmasıyla bu sorunu kafasından uzaklaştırmıştı. Öpücüğe karşılık vererek anın tadını çıkarıyordu, diğer yandan ukala peri ellerini bedeninde gezdiriyordu. Öpücük sonlandığında sırtında esen rüzgarı hissetti. Kıyafetine yeniden göz atarken değişmiş olduğunu görünce sorar gözlerle Jace’e baktı. Ondan uzaklaştığında kıyafetini biraz çekiştirmişti. Arkasına bakabildiği kadarıyla da üzerindeki kıyafetin sırt dekoltesi olan bir elbise olduğunu anladı. Her ne kadar bu tür şeylere alışık olmasa da elinden bir şey gelemezdi. Zaten görev icabı giyiyordu böyle bir şeyi. Ve bir daha da asla giymeyi düşünmediği bir elbise türü olacaktı üstündeki kıyafet. Gıcık efendisinin söylediklerine başını sallayarak karşılık verdi ve yüzüne yerleştirdiği gülümsemeyle Jace’den uzaklaşarak düşman perileri aramaya başladı. Bir grup periyle karşılaştığında gülümseme yerini üzgün bir surat ifadesine bırakmıştı. Kaybolan bir sihirbazı canlandıracaktı.

“Merhaba! Burada kayboldum. Acaba buradan çıkmama yardım eder misiniz?”

“Tabiki de güzelim! Sen yeter ki iste! Ama önce biraz eğlenmeye ne dersin?”

“Eğlenmek mi? Bu pis yerde eğlenmek yerine daha iyi bir yere gitsek sizce nasıl olur?”

Tamam olur! Vücudun harika bakalım tadın da öyle mi?”

Peri grubunun başının söylediği bu son kelimelerle siniri tavan yapmış olsa da görevi gereği bir süre patavatsızlığa katlanması gerekecekti. Onlarla birlikte ilerlerken istediği noktaya gelmeyi dört gözle bekliyordu. Hepsinin ölmesini izlemek istiyordu hele de kendisine sulanan kişinin. Ölmeyi en başta o peri hak ediyordu. Yüzüne yerleştirdiği sinsi gülümsemeyi hiçbirinin görmediğinden emindi. Jace’in ortaya çıkacağı yere geldiklerinde arkasını dönerek ukala perisinin gelmesi için gereken işareti yaptı. Boş gözlerle ona bakan periler ne olduğunu anlayamadan ölüme mahkum olacakları için bir kahkaha atmadan da duramadı.


En son Daphne Warner tarafından Çarş. Eyl. 25 2013, 19:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jace Light
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 276
Kayıt tarihi : 08/07/13
Yaş : 26
Lakap : Kalpsiz, Sapık, Bencil

MesajKonu: Geri: Gösteri   Çarş. Eyl. 25 2013, 18:49

Daphne’e oldukça basit bir görev vermişti. Elbette öndekilerin aksine... Buraya gelme konusunda fazla ısrarcı olan kölesi, kendini buna hazırlamış mıydı? Jace, sürekli olarak istekleri olan biriydi. Gerçi küçük kölesinin bunu çoktan anlamış olduğunu tahmin ediyordu. Çünkü elinde köle gibi bir unsur varken istekleri en üst seviyeye çıkmıştı. Sürekli olarak kızdan bir şeyler istiyordu. Bunun yanında onun karşı çıkarak acı çekmesinden de oldukça zevk alıyordu. Bir şekilde, bu sihirbazı istediği şekilde kullanıyordu. Zaten bir kölenin de yapması gereken bu değil miydi? Gerçi şu an Daphne ile ilgili fikirleri değişmişti. Belkide içindeki alışkanlık benzeri şey kızı kendine yakın hissetmesine neden oluyordu. Kızın gidişinin ardından ona baktı. En son üzerine geçirdiği elbise ile fazlasıyla seksiydi. Görevi bir kaç periyi buraya çekmekti, hepsi bu... Bu kıyafetin tek nedeni dövmesini ortaya çıkarıp köle perileri çekmek olsa da kızın aurasını ve dövmesine dikkat edeceklerinden şüphe etmiyor değildi. İşin aslı Daphne'i bu şekilde göndermek ne kadar doğruydu? Bu düşünce karşısında gülmesine engel olamadı. Yani kendini tanımıyor olsa onun için endişelendiğini düşünürdü. Ama durum kesinlikle bu değildi. Sadece kölesini kaybetmek istemiyordu, en azından şimdilik...

Sevgili kölesinin gelişini fark ettiğinde fark edilmemek adına gizlendi. Kölesi beklediğinden daha fazla peri ile dönmüştü. Ama bu önemli değildi. Şu an perilerin aklını okuyor gibiydi. Hiç birinin en azından şu an sihirbazı bir cadıya götürmek istemediği belliydi. Daha çok onu yemek istiyorlardı. O an bir öfke belirdi, yüzünde... Belki de kıskançlık... O bile henüz Daphne'e tam olarak sahip olamamışken bu pisliklerin ona dokunmaya kesinlikle hakkı yoktu. Kızın kolundaki damganın da belirttiği gibi Daphne ona aitti. Kanını kaynatan öfke ile gizlendiği yerden çıktı. Suratında oluşmuş ifade bir katilinki ile aynıydı. Dövüşmeye başladığında kendini güç ve öfke denizinde kaybetti. Bunun yanında her zamankinden farklı hareketler kullanıyor ve yeni şeyler deniyordu. Periler teker teker yok olurken, özellikle bir tanesini sona saklıyordu. O peri ise burada olmasa kölesine dokunacak ilk kişi olacaktı. O peri ile başlattıkları teke teke karşılaşmada onu zevkle can çekmesine neden olacak şekilde öldürdü. Etraf peri cesedi ile doluyken nefesini düzenlemeye çalışıyordu. Bedeni yara içindeydi ama elbette ölü periler kadar çok değildi. Kıza yaklaşırken yüzünde bir zafer gülümsemesi vardı.

"Eee güzellik, gösteri seni memnun etti mi? Şimdi ise yapman gerekeni biliyorsun, sahibinin ilgiye ihtiyacı var.”



_



Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Gösteri   Perş. Eyl. 26 2013, 20:54

Üzerindeki elbiseye alışkın olmasa da üzerinde fazla durmayarak peri arayışına koyuldu. Kısa süren bir arayışın ardından bir grup periyle karşılaştı. Onlara doğru yaklaşarak kurduğu birkaç diyalogdan sonra kendine yiyecekler gibi bakan gözlere aldırmayarak onları peşine taktığı gibi Jace'in ortaya çıkacağı yere geldiler. Yol boyunca yüzünde beliren gülümsemeyi hiçbiri fark etmemişti. Çünkü Daphne küçük peri grubuna liderlik yapan bir edayla en önde ilerliyordu. Muazzam gösteriyi izleyeceği yere geldiklerinde duraksamadan arkasını döndü. Yüzündeki gülümseme yerini şeytani bir ifadeye bırakarak ona boş gözlerle bakan peri grubuna bakıyordu. Jace'in ortaya çıkacağı zamanı beklerken istediği an gelerek ağaçlardan birinin arkasına saklandı. Bulunduğu noktadan ukala perisinin küçük gösterisini rahatlıkla izleyebilirdi.

Efendisinin küçük gösterisini izlemek çok keyifliydi. Onun perileri acımadan öldürüşü ve hızlı hareketlerde bulunarak rakiplerini ezişi kesinlikle görülmeye değer bir deneyimdi. Bugün olmasa bile bir gün Daphne de düşmanlarını ve rakiplerini bu şekilde alt etmek istiyordu. Oldukça güçlü bir yapıya ve kıvrak bir vücuda sahipti. Şu an olmasa bile iyi güçleri vardı ve aynı zamanda bir uzakdoğu dövüşleri ustasıydı. Kısacası dövüşmeyi biliyordu. Jace'in sona sakladığı peri kendisine sulanan kişiydi ve ilk olarak ölmesini istediği kişi. Sona kalmasına rağmen acı dolu bir ölümle son bulmuştu hayatı. Ona doğru yaklaşan efendisine gülümseyerek karşılık verdi ve gösteriyi beğendiğini ima etmek adına başını salladı. İlgilenme kısmına gelince yanında getirdiği ilk yardım malzemeleriyle Jace'e pansuman yaptı. Her ne kadar ondan nefret etse de yaralandığında onun için endişelenmişti. Neden endişelendiğini anlayamıyordu. Belki de her gece birlikte uyudukları için ona alışmıştı. Pansuman işlemi bitince Jace'in gözlerine bakarak derin bir iç çekti. Gözleri güzel olmasına rağmen neden böyle acımasız biriydi?

"Tedavin tamamlandı. İyi gösteriydi. Ama konuşmak istediğim bir iki şey var. Öncelikle son öldürdüğün periyi neden sona bıraktın? İkinci konuysa şu kıyafet yerine eşofman versen çok iyi olur. Üzerimdeki kıyafetten rahatsız oldum ve üşüyorum"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jace Light
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 276
Kayıt tarihi : 08/07/13
Yaş : 26
Lakap : Kalpsiz, Sapık, Bencil

MesajKonu: Geri: Gösteri   Cuma Eyl. 27 2013, 13:01

Kölesi yanından ayrılırken kafasının içinde bir sürü düşünce belirdi. Perilerin kıza yapmak istedikleri şeyler gibi... İçinde neden garip bir kıskançlık olduğunu bilmiyordu. Bildiği tek şey kız tamamen ona aitti. Biri ona sahip olacaksa bu ondan başkası olamazdı. İçinde garip duygular ile beklerken çok geçmeden kölesi bir kaç peri ile döndü. Perilerden bir tanesinin bakışları öfkesini körüklerken onu sona bırakacak şekilde bir kavgaya girişti. Son periye özellikle işkence etmişti. Perinin cansız bedeni bile öfkesini yatıştırmadığı için gözlerini Daphne'e dikti. Kızın şu an kendisi ile ilgilenmesini istiyordu ve bunu rica ile emir arası bir şekilde dile getirdi. Onun gözlerinde gördüğü endişe garip bir şekilde hoşuna giderken olduğu yerde diz çöktü. Kız yaraları ile ilgilenirken oda onu baştan aşağı süzüyordu. Elbise yüzünden her hareketi ayrı bir frikiğe neden olurken ağzının sulanmasına engel olamadı. Zaten engel olmak gibi bir niyeti de yoktu. Bu kız ona aitti en azından kolundaki harf silinene kadar... Pansuman tamamlandığında koluna baktı.

"İyi iş çıkardın güzellik..."

Ayağa kalktıktan sonra onunla eve gitmeyi düşündü. Gösteri onu biraz yormuştu. Kölesi ise ona masaj yaparak kendine gelmesini sağlayabilirdi. Bu düşünce yüzünde çapkın bir ifade oluştururken Daphne'nin konuşması ile ona döndü. Söyleyecek şeylerinin olmasına sadece başını salladı. Onu dinlemeye hazır görünüyordu. Sözlerinden sonra o peri aklına gelerek içinde öfkeye neden olan yan duyguları ortaya çıkardı. Daphne'e duyduğu tutkuyu... Kıza doğru adımlar atarak onu en yakın ağaca dayadı, konuşmadan hemen önce... Bir eli yanağında diğeri çıplak omuzunda dolaşıyordu.

"O pisliğin sana bakışlarından hoşlanmadım diyelim, güzellik. Kıyafete gelirsek seni seve seve ısıtabilirim..."

Nefesi onun yüzünü yalarken kızın dudaklarına kapandı. Elleri bedeninde gezerken en başta elbisenin çıplak bıraktığı teninde dolaştı. Ama öpüşme derinleşirken kızın göğüsü kavradı. Dudakları boynuna doğru ilerlerken dokunuşları biraz daha sertleştirdi. Kızın dolgun göğüslerinin sertleşmesi ile dudaklarından iniltiden farksız sesler çıkarken bir eli yavaşça aşağı inerek bacak arasını okşamaya başladı. Bedeni oldukça alev almış bir haldeydi. Daphne'nin bedeni de aynı şekilde yanıyordu. Kızın kulak memesini hafifçe emip kulağına fısıldadı.

"Seni ısıtabildim mi? Güzellik..."


_



Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Gösteri   Cuma Eyl. 27 2013, 19:14

Efendisinin pansumanını yavaş ve nazikçe yapıyordu. Onun canı yansın istemiyordu. Nedenini bilmediği bir şekilde onun için endişelenmişti. Belki de bu endişe her gece birlikte yattıklarından dolayı onu kendine yakın görmesinden kaynaklanan bir şeydi. Her şey karmaşık durumdayken birde duygularına gereken önemi veremeyecek vaziyetteydi. Endişe, aşk, nefret, pişmanlık… Hiçbirine şu an için hayatında yer yoktu. Güçleri olmayan, hiçbir işe yaramayan, elinde kölelikten başka bir şeyi kalmayan bir sihirbazdan başkası değildi. Onu umursayan kimse yoktu hayatta. Belki ailesi onu özlüyor olabilirdi; ama onları da çok üzdüğünden dolayı konuşmuyorlardı ki. Artık hayatta yapayalnız bir sihirbaz için kölelikten başka yapacağı bir şey kalmamıştı. Jace hiç olmazsa şimdilik hayatının büyük çoğunluğunu kaplayan biriydi. Zaten ona alışmıştı. Verdiği emirleri de hiçbir duygu belirtisi göstermeden yerine getiriyordu. Tabi sapıkça emirler dışındaki her şeyi. O tür emirler verildiği zaman içindeki kaplan ortaya çıkarak karşı geliyordu Jace’e. Fakat bugün Jace bir farklı davranıyordu ona. Sebebini merak etmesine rağmen sormaya cesareti yoktu. Pansumanı bitirir bitirmez Jace’in dediklerine gülümseyerek karşılık verdi.

Üzerine doğru yürüyen ukala perisine karşılık olarak geriye doğru adımlar atıyordu. Efendisi eski haline geri dönmüştü anında. Dudaklarının sömürülmesinden bıkmıştı artık. Direnci kırılıyordu her seferinde ve bundan ötürü kendinden nefret ediyordu. Ama böylesine yakışıklı ve güçlü bir perinin etkisinden kurtulmak da maalesef zordu. Bir ağaca dayandığında Jace’in beden hapsine girmişti. Yanağında ve sırtında dolanan ellerle bir ürperti bedenini kaplamıştı. Ama onu bundan da çok şaşkınlığa uğratan bir şey olmuştu ki o da Jace’in korumacı tavrıydı. Acımasız ve sapık bir perinin kıskacındayken ona hayranlık duymak için bir aptal olmak gerekirdi. Ve maalesef Daphne de o aptal oluyordu. Onu öpen dudaklara anında karşılık vererek onu hapseden bedene iyice sokuldu. Bedeninde hissettiği dokunuşlar onu cezp ederken öpücükler boynuna doğru ilerlemişti. Uyarıldığını hissederek ellerini Jace’in bedeninde gezdirmeye başladı. Bir hata yaptığını biliyordu, ancak Jace işini iyi bildiğinden Daphne’yi tahrik edebiliyordu her dokunuşunda. Her dokunuş Daphne’yi inletirken bedeninin alev aldığını hissedebiliyordu, aynı zamanda Jace’inkinin de. Alev alan bedenlerinin birbirine kavuşamayacak olması ne kötüydü. Jace daha ilk günden ona sahip olmak için geç olduğunu ve çok şey kaçırdığını söylemişti. Buna karşın her bedenine dokunuşunda ukala perisinin tahrik olduğunu ve kendisine sahip olmak için çıldırdığını biliyordu. Isıtma lafı karşısında küçük bir kahkaha atarak bedenini Jace’e biraz daha bastırdı.

“Isıtmayı başardın ve ayrıca beni kıskandığını görmek de beni mutlu etti. Ama şunu biliyorsun ki bana sahip olmayacaksın. Bir gün belki bu gerçekleşecek ama şu an ya da şimdi değil. Bana her dokunuşunda tahrik olduğunu hissedebiliyorum, Jace. Başka kızlarla ilgilendiğinde beni düşünüyor musun hiç ya da bana az önceki periler dokunsaydı neler hissederdin?”


Bu sefer Daphne Jace’in dudaklarına tutkulu bir öpücük kondurdu, daha sonra ise onun beden hapsinden kurtularak yere fırlatılan ceketini giydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jace Light
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 276
Kayıt tarihi : 08/07/13
Yaş : 26
Lakap : Kalpsiz, Sapık, Bencil

MesajKonu: Geri: Gösteri   Cuma Eyl. 27 2013, 23:02

Kızın sorularından sonra ona doğru ilerlemiş ve kısa sürede onu ağaca dayayıp asla kaçamayacağı bir kıskaca almıştı. Bu kıza dokunmaktan hoşlanıyordu. Teni garip bir şekilde alışkanlık yaratmıştı. Asıl garip olan ise kızın henüz içine girmemiş olmasıydı. Günlerdir, aynı evde kalıyorlardı. Ama ona zoraki verdiği görevler dışında ve dahası teninin tadına bakmasına rağmen daha ilerisi yoktu. Bu durum ikisi içinde bir işkenceydi ama o daha çok Daphne'nin işkence çekmesini istiyordu. Kız kaçırdığı zevkin ne olduğundan bir haberdi. İçindeki kıskançlığı kelimelere döktükten sonra tutkusu giderek daha da alevlendi. Sihirbaz üşüyordu, onu ısıtmak içinse aklında mükemmel planlar vardı. Kapandığı dudakların ardından, elleri bedeninde gezmeye başladı. Bu tenin üzerinde ellerinin gezmesinden çok hoşlanıyordu. Kölesinin itirazsız karşılığı öpücüğün daha da derinleşmesine neden olurken hareketlerini daha da sertleştirdi. Sanki onun sadece kendine ait olduğunu, kıza da göstermek istiyordu. Boynuna kondurduğu öpücüklerle kızın iniltileri, tatlı bir melodiden farksızdı. Bu durum çok hoşuna gidiyordu. İki beden alev almışken kıza sahip olmak hiçte zor değildi. Kadınlığındaki dokunuşu bastırdıkça ıslaklığı hazır olduğunu gösteriyordu. Öpücükleri boynuna kaydığında kulağına fısıldadı. İşini iyi yaptığını biliyordu ama bunu kölesinin dudaklarından da duymak iyi olurdu. Kızın kahkahası mest olduğunu gösteriyordu. Kızın hareketi ile ona daha fazla yaklaştığında bedenlerindeki temas maksimuma çıktı. Kızın konuşmalarını dinlerken gözlerine baktı. Sözleri kafasını karıştırmıştı. Onu mutlu etmişti demek, üstelik içine bile girmeden... Bir kızı daha önce sadece tatmin ederek mutlu etmişti ama Daphne sadece bir kaç kelimesinden mutlu olmayı başarmıştı. Bu durum köle efendi bağını garip bir çıkmaza sürüklüyordu. Daphne'nin başlattığı yeni bir öpücükle onu öptükten sonra kızın ellerinden kayıp gitmesine izin verdi. Ona cevap vermesi gereken şeyler vardı. Yüzünde çapkın gülümsemesi ile ona bakıyordu. Mavi gözleri içindeki tutkuyu gizlemiyordu.

"Evet güzellik şu an bu olmayacak. Ama bir gün ben istediğimde bana ait olacaksın bunu aklına sok ve son periye yaptığımı gördün. O peri henüz sana dokunmamıştı, dokunsa bundan daha kötü olurdu."

Kıza giderek yaklaştıktan sonra tek bir hamlede yere yatırıp üzerine çıktı. Bedenini bedenine bastırırken, Daphne'nin nefes alış verişinin değiştiğini hissetti ve aynı zamanda heyecanını...

"Ve ayrıca güzellik, bu durumdan sadece ben etkileniyormuşum gibi konuşma. Çünkü şu an seninde benden etkilendiğini ikimizde biliyoruz. Başka kızlara ise kafa yorma şu an sadece seninle ilgileniyorum..."

Yeniden öpüşmeye başladıklarında bu kez elbisenin üst kısmını hafifçe ortaya çıkarıp göğüslerini açıkta bıraktı. Elleri onlarla ilgilenirken öpüşmelerinin arasında kızın dudaklarından yeni bir inilti yükseldi. Nefes almasına izin ermek adına dudaklarını boş bıraktığında göğüslerinden birini ağzına aldı. Emmeye başladıktan sonra tek eli yeniden kadınlığı ile ilgilendiğinde her iki bedende oldukça baştan çıkmış bir haldeyken ani bir şekilde ayaklandı. Yaptığı büyü Daphne'nin pantolon ve tişört giymesini sağladı.

"Başka misafirlerimiz gelmeden buradan gitsek iyi olacak..."


_



Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Gösteri   C.tesi Eyl. 28 2013, 17:44

Jace’in beden hapsine girmiş ve dudakları sömürülmüştü. Ateşle oynadığının farkındaydı. Eli her seferinde bu ateş oyununda yansa da karşılık vermeden de geri duramıyordu. Neden hayır diyemiyor ya da onu itekleyemiyordu? Onun öpücüklerine alışmıştı; fakat ya bedeninde gezinen ellere… Daha öncede birisi ona sahip olmuştu ve bu yaptığından ötürü pişmanlığı hala devam ediyordu. Ancak Jace, onu kışkırtan peri, ona sahip olmak yerine bedenini keşfetmekle bırakıyordu her şeyi. Neden hala sahip olmuyordu Daphne’ye sanki? Bu yaptığı işkence de neyin nesiydi? Onun her dokunuşunda bedeni alev almaya başlıyordu. Arzu onu kavuruyordu. Diğer yandan ise bedenine sahip olmadığı için de minnettardı. Zira bedeni sahip olduğu yegane şeydi. Kimsenin görmemesini istemesine rağmen kolundaki lanet damgadan dolayı Jace sürekli kendisine dokunuyordu ve istemediği duygular gün yüzüne çıkıyordu. Ona alışmaya başlamakla beraber yavaş yavaş ondan etkilenmeye de başladığını biliyordu. Bir gün Jace onu bıraksa hiç tereddüt etmeden gidebilirdi; ama bedenine değen her bir dokunuş ondan etkilenmesine neden oluyordu. Sürekli olarak Tanrı’ya dua ediyordu kölelikten kurtulmak için. Bir gün Jace elbet sıkılıp onu serbest bırakacaktı. O günün gelmesini ise Daphne dört gözle bekliyordu. Yoksa hiç istemediği şeyler olabilirdi.

Kısa konuşmasının ardından Jace’in beden hapsinden çıkarak efendisinden uzaklaştı. Ceketini aldığı sırada yeniden yere yatırıldığında Jace’in karanlık gözlerine baktı. Temasları gitgide yakınlaşırken kalbi hiç beklenmedik bir şekilde Daphne’ye ihanet ediyordu. Kalp ritmi hızlanmakla beraber gözlerini Jace’den başka bir yere yöneltmişti. Onun konuşmasıyla yeniden gözleri onunkilerle buluşurken ne diyeceğini bilemedi.

“Benden etkilendiğini kabul ediyorsun demek. Aynı şekilde evet ateşle oynadığımı bile bile senden etkileniyorum. Ama bu durum geçici. Sen beni azat ettiğinde senden yeniden nefret ederim merak etme.”

Ona dil çıkararak karşılık verdi ve efendisinin yeniden onu öpmeye başlamasıyla Daphne de öpmeye başladı. Bedenindeki eller inildemesine neden oluyordu. Kadınlığında ve göğüslerinde hissettiği dokunuşlar ise iniltilerin yükselmesine neden oldu. Bedeni çok alev almasına karşın Jace’in aniden ayaklanmasıyla şoka uğrayarak ona öfkeli gözlerle baktı. Üzerindeki kıyafetler değişmiş olup da rahatlamasına karşın Jace’e hala öfkeliydi. O kadar olan şeyden sonra onu yine yüzüstü bırakmış ve Daphne ile yine oyun oynamıştı. Ondan tarafa bakmayarak gitmek istediğini söyleyen birkaç kelimeden sonra yolculukları evde son buldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gösteri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Lunae Gölü-
Buraya geçin: