AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kuledeki Sır

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Kuledeki Sır   Cuma Ekim 04 2013, 01:08


Kızın tedirgin  hali yüzündeki karanlık ifadeyi daha da arttırıyordu. Kolunun hala acısını hissediyor olsa da bu bakışlarına yansımıyordu. Acıdan aldığı garip zevk yüzünden Isabel'e acı vereceği an için sabırsızlanıyordu. Ama henüz erkendi. Kızın açılan tenine olan bakışları içindeki arzuyu arttırırken onu altına aldı. Bir süre tadını çıkarıp kızın iç çamaşırları ile kalmasını sağladığında ayaklandı. Kısa açıklaması her şeyi anlatmasına yetiyordu. Kızın itirazla başlayan cümlesini ise tek bir bakışla engelledi. Kızın itiraz etmesini istemiyordu. Yoksa dediğini yapacak ona tecavüz edecek ve sonrasında bu bedenin yok oluşuna tanık etmesini sağlayacaktı. Kızın kabul sözleri sonunda dudaklarından dökülürken memnun bir gülümse ile ona baktı.

"Denemeni zevkle izleyeceğim, Isabel..."

Yatakta iyice yerleştiğinde ellerini iki yana açtı. Gözlerini kızın gözlerinden ayırmıyordu. Onun üzerine çıkması ile dudaklarına kapanmasını izledi. O kendisini öperken kızın öpücüğüne karşılık vermedi, baştan çıkmak istiyordu. Kızın dudakları boynuna doğru ilerlediğinde gözlerini kapattı. Bir şeyler hissetmek istiyordu ama baştan çıktığı söylenemezdi. Kızın zoraki yaptığı hareketleri sinirini bozarken onu üstünden iterek doğruldu.

"Denemen başarısız güzelim, bir tahtanın beni baştan çıkarması gibi hareket ediyorsun. Ben hala sevgilin Colinim onu mu başka birini mi hayal edersin beni baştan çıkartırken bilemem ama senden istediğim şey oldukça açık... Önümde soyunurmusun yoksa dudaklarını daha fazla mı kullanırsın... Vaktin azalıyor bilesin..."

_


En son Colin Dread tarafından Paz Ekim 06 2013, 15:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Cuma Ekim 04 2013, 02:27

Colin'e yaşananlardan dolayı ceza verme işi de arada kaynamıştı. Elinde değildi onu seviyordu. Yaptıklarının onun kontrolünün dışında geliştiği gerçeğini bilirken yapamamıştı işte. Şimdi sınıfta derse kendini tam olarak veremiyor oluşunun nedeni de o değil miydi zaten... Sevdiği adamın gözlerini ayırmaksızın kendisine baktığını bilirken, hissederken bir türlü o çok önem verdiği derslerine odaklanamıyordu. İç çekip dikkatini konuya vermeye çalışırken zil çalmıştı. Eşyalarını toplayıp sevgilisiyle eve giderken içindeki sıkıntı nedeniyle onunla konuşmak yerine dışarıyı izleyip bundan kurtulmayı denedi. Eve geldiklerinde yorgun, sıkıntılı ve düşünceli olduğundan yemek boyunca sessizliğe gömülmüştü. Sessiz geçen yemek sonrası kendini bir anda onun kollarında bulduğunda dudaklarına kapanan dudaklara karşılık verip geri çekildi. Gözleri boşluğa dalıp gitmişken colin'in gözlerini kapamasıyla kendine geldi. Soru sorar tarzda''Aşkım?'' dese de onun yönlendirmesine uyup onunla birlikte götürdüğü yere gitti. Gözlerini onun sesiyle açtığında karşılaştığı bakışlarla bir iki adım geriledi. Etrafa bakınırken sevdiği adamın sözleriyle ona bakıp gözlerini devirdi.

Şaşkınlık bir an için bedenini ele geçirse de sonrasında yerini saf öfkeye bırakmıştı. Sesini sakin tutmaya çalışarak''Karanlık yanın... '' dedi. Duyduklarına alayla gülümseyerek ''Bende neyin farklı olduğunu keşfedecek kadar zamanın olduğunu sanmıyorum çünkü ilk karşılaşmamızın aksine burada uzun süre kalmayı düşünmüyorum'' diyerek kapıya yöneldi. Artık yerinde olmayan kapıya ulaştığında ''Pekala gözler yanıltır hisler değil'' diyerek eskiden kapının olduğu alanı yokladı. Karşılaştığı zincirle''Kahretsin...'' diyerek geri döndü. Burnundan solur bir şekilde sudan iki baloncuk oluşturup ''Beni burada tutamazsın.'' dedi. Pencerelerin olması gereken yere bakarak ''Kapıda zincir var. Pencerelerinde halisinasyon olduğunu düşünürsek sence suya ne kadar dayanır? Ya da zincirlediğin kapı sudan oluşan güçlü bir hortuma ne kadar süre direnebilir dersin?'' diye sordu.  

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Cuma Ekim 04 2013, 13:08

Kızın hiç bir şüphe duymadan ona ayak uydurması hoşuna gidiyordu. Bu durum oltaya gelen balık avına benziyordu. Isabel'in gözlerini açmasını istedikten sonra kız bakışlarındaki değişikliği anında fark etti. Buna diyebilecek bir lafı yoktu, sonuçta sevdiği erkeği çok iyi tanıyordu. Ama sevdiği erkek burada değildi, en azından benliği... Kızın sarf ettiği kelimelerden sonra ona yapmak istediğini söyledi. Bunu gerçekten merak ediyordu. Isabel'in farklı olan yanı neydi? Geçen günkü kuzenler oldukça seksiydi ve Isabel'in aksine itiraz bile etmeden onlara istediği her şeyi kolaylıkla yapabilirdi. Ama bedeni deli gibi Isabel'i istemiş ve onunla birlikte olmuştu. Kızın alaycı tavırlarından sonra söyledikleri ile histerik bir kahkaha attı.

"Yanlışın var güzelim... Bugünü uzun zamandır planlıyorum ve istediğim senken seni almadan asla durmam..."

Kızın gitme çabalarını izlerken hiç bir tepki vermiyordu. Fırtına önceki sessizlik gibi kızın yaptıklarını izliyordu. Oluşan su balonlarını bile sadece izledi. Ne yapmayı planlıyordu? O su balonları ile ona zarar veremeyeceğini ikisi de çok iyi biliyordu. Isabel'in aşık kalbinin yanında çok iyi bir kalbi olduğunu biliyordu. Tüm kıskançlığına rağmen o iki kuzen için endişelenmişti. Bu durumda sevdiği erkek için endişe etmesi gayet normaldi.

"Bunu denemeni görmek isterim, güzelim... Ama şunu unutma bu odada gerçekten pencere yok... Artık işimize dönelim..."

Gücünü kullanarak odayı zifiri karanlığa çevirdi. Karanlığın içinde hızla kızın yanına giderek onu bir duvara yapıştırdı ve bileklerinden duvara sabitledi. Işık geri geldiğinde kızın gözlerine gözlerini dikti.

"Beni dinle güzelim hey şeyden önce eğer bu bedenin yaşamasını istiyorsan benim istediklerime ayak uydur... Ölmek umurumda değil ama senin Colin olmadan yaşamak istediğini sanmıyorum... Benden kurtulmak için ya beni yani bizi öldür... ya da... İstediğimi bana ver..."

Cümlesi bittiğinde kızın dudaklarına kapandı.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Cuma Ekim 04 2013, 16:25

Gözleri kapandığında tereddüt etmeden onunla gitmişti. Gözlerini açtığında ise karşılaştıkları onu hiç memnun etmedi. Baştan güzel bir süprizmiş gibi görünen olay hazin bir şekilde sonlanmıştı. Aslında bu durumun isabel'e gerçekten büyük ve kötü bir süpriz olduğu yadsınamaz bir gerçekti. Öfkeli gözleri onun gözlerinde birkaç söz söyledikten sonra gitmeye kalkmış kapının zincirlendiğini fark etmek sinirlerini daha da bozmuştu. Colinin kahkahasıyla dişlerini sıkarken duyduklarıyla gözlerini gözlerine dikti. Karanlık yanı kalpsizdi biliyordu. Merak ettiği neden kendisiyle uğraşmak konusunda bu kadar takıntılı olduğuydu. Duyduklarıyla  ''Ne? Ama... Ama olmalı. En son  girdiğimde vardı.'' diyerek pencerelerin olduğu yere gidip elleriyle yokladı. Olmadığını görünce  ''Yok artık... Bunu... Bunu uzun süredir mi planlıyorum demiştin?''  diye sordu. Gözlerini onun gözlerini diktiği esnada etraf zifiri karanlığa gömülmüştü. Birkaç adım artıp sendelediğinde olduğu yerde kalmaya karar verdi. Yüzüne vuran ılık nefesin ardından saniyeler sonra duvara yapıştırılıp bileklerinden sabitlendiğinde bileklerindeki baskı yüzünden acıyla yüzünü buruşturdu. Işık geri geldiğinde kaşlarını çatarak sevdiği adama baktı. İşittiği sözler şok olarak gözlerininin büyümesini sağlarken colin dudaklarına kapandığında tepkisiz kaldı.

Duyduklarını tam anlamıyla sindirdiğinde öpücüğe farkında olmadan karşılık vermeye başladığını görüp durdu. Onun elleri arasında çırpınmaya başladığında geri çekilip ona sorunu çözmeye çalışan gözlerle bakan kişiye öfkeyle bakıp  ''Bunu yapamazsın. Yaşamayı umursamadığına inanmamı bekleme benden... Eğer sevdiğim adam ölürse sende ölürsün.''  dedi. Kafa karışıklığıyla  ''Seni öldüremeyeceğimi ikimizde biliyoruz. Gücüm yetmediği için değil duyguları hissedebilen yanına aşık olduğum ve bir katil olmadığım için bunu yapamam. Diğer yandan şunu da biliyoruz şuan kalbin duygulara kapalı. Neden bunu yapasın? Bana aşık değilsin yani kalbin bana ait ama bunu hissetmiyorsun. Buna rağmen istediğini yapmadığım için neden kendine zarar veresin?''  diye sordu.

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Cuma Ekim 04 2013, 16:53

Kızın kaçma girişimlerine karşı tepkisiz kalıyordu. Isabel, bu iyi kalpli melek nasıl bir şeytanla birlikte olduğunu bilmiyordu. Acımasızlığın içinde nasıl bir zekata sahip olduğundan haberi bile yoktu, uzun süredir onunla birlikte olduğundan da... Pencerelerle ilgili kısmı ona anlattığında kızın kontrol etmesini seyretti. Histerik kahkahası odanın içinde yankılanırken gözlerini ona dikti. Kızın şaşkınlığından faydalanarak ortayı zifiri karanlık yaptı. Ardından kızı duvara sert bir şekilde yapıştırıp kısa açıklaması ile onun dudaklarını öpmeye başladı. Isabel'in karşı koymayarak ona karşılık vermesi zevk verirken kızın ani duruşu ile geri çekildi. Her ne kadar karşılık vermesi zevk verse de çaresiz çırpınışları onu tatmin ediyordu. Kızın öfkeli gözleri ile söylediklerine odaklandı. Kurduğu mantıklı cümlelerle yeni bir kahkaha döküldü, dudaklarından. Evet haklıydı, bu beden ölürse kendinde ölürdü. Ama ortada bir gerçek vardı ki eğer istediği olamayacaksa ve yaptığı bu şey Isabel'in kalbini kıracaksa canını pekte önemsemiyordu. Kızdan ellerini çektiğinde gözlerinin içine baktı. ondan uzaklaşarak yatağa oturdu.

"Bir konuda anlaştığımıza sevindim, güzellik... Sen beni öldüremezsin ama diğer yandan ben bu bedeni yok edebilirim... Senin neden farklı olduğunu bende bilmiyorum... Bu yüzden bana bunu göstermeni istiyorum"

Kafasında bin bir tilki dönüp dururken bir anda ayaklandı. Onlar için yiyecek ve içecekleri ayarlarken çatal ve bıçakları da unutmamıştı. En keskin bıçaklardan birini alarak yatağa geri oturdu. Duygusuz kişiliği yüzünden acı da hissetmediği bir şeydi ya da belki de hissederdi. Ama acı vererek zevk alan benliği acı çekerek de bir şeyler hissedebilirdi. Üzerindeki gömleğin düğmeleri açtı ve üzerinden çıkardı. Bıçağı sağ eline alıp sol kolunun ortasından başlayarak elinin olduğu yere kadar bir kesik açtı. Akan kan tahmin ettiği gibi hissettiği acıya rağmen ona zevk veriyordu. Kanı yerdeki halıya damlarken Isabel'e baktı.

"Şimdi bana inanıyor musun? Eğer istediğim olmazsa bu bıçak hayati organlarımın bir tanesine saplanabilir yada bir daha ki sefere boğazımı keserim. Bu sayede gücüm devre dışı kalır sende özgür kalırsın..."

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Cuma Ekim 04 2013, 19:12

Sırf isabel istediğini yapmadığı için kendini öldürmek... Bu... Bu deliceydi. Mantıksızdı, saçmaydı. Onun karanlık yanının kalpsiz olduğunu daha önce görmüşken bunu neden yapacağını çözemiyordu. Kalbi her zaman kendisine aitti. Bunu biliyordu ama şuan kendisine karşı hiçbir duygu hissetmediğini de gözlerinden görebiliyordu ilk karşılaşmalarındada görmüştü. Peki kendine olan bu takıntı neydi? Colin'in elinden ne kadar uğraşırsa uğraşsın kurtulamayınca çaresiz çırpınışlarına bir son vermişti. Öfkeli gözlerle ona bakarken söylediklerine karşılık duyduğu kahkaha çıldırtmıştı. Neye gülüyordu böyle? Söylediği her şey son derece mantıklıydı eğer güldüğü şey buysa diyecek lafı yoktu. Sevdiği adam onu bırakıp uzaklaştığında serbest kalan bileklerini ovalayıp ona ters ters baktı. Sevgilisinin karanlık yanının söylediklerine inanmayan gözlerle bakmakla yetindi. Onun hareketlerini sessizce izlerken aldığı bıçakla kendini kesişini şaşkınlıkla izledikten sonra endişeyle onun anına gitti. Sinirle azarlar tonda  '' Ver şunu bana'' diyerek elindeki bıçağı alıp elbisesinin eteğinden uzunca bir parça kesti.

İçeçekler arasında bulunan içkilerden birini alarak yarayı temizleyip özenle sararken  '' Alkolle temizlendiği için muhtemelen mikrop kapmayacak ama bu saçma durum son bulduğunda bir doktora göstermelisin''  dedi. Ses tonunu kontrol edemediği için endişeli çıkmıştı. İşini bitirdiğinde gözlerini onun gözlerine dikerek  '' Senden nefret ediyorum.''  dedi. Kanlı bıçak ve alkolü kaldırdıktan sonra sevgilisine bakıp  '' Ama ölmeni istemiyorum. Aslında sevdiğim adamla aynı bedeni paylaşıyor olmasaydın inan ölmen umurumda olmazdı. ''  dedi. Çaresizce onun yanına oturup iç çekerek  '' Pekala ne istiyorsan yapacağım. Makul istekler olduğu sürece...''  dedi.

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   C.tesi Ekim 05 2013, 15:11

Kızın ona inanmadığını gözlerinden net bir şekilde görüyordu. Meleğin kendisine inanması için bir gösteriye ihtiyacı var gibi duruyordu. Kafasındaki bin bir tilkilikle beraber ayaklandığında tüm hareketlerinin kız tarafından izlendiğinden emin oldu. Bıçağı tenine batırdıktan sonra boydan boya açtığı kesikten kanlar ayaklarının dibine damlamaya başladı. Kızın ani endişesi ile yanına gelişini seyretti. Kolundaki acıyan, kanaması devam eden yaraya rağmen yüzünde bir gülümseme vardı. Zevk aldığı gösteren ifade ile elindeki bıçağa baktı. Kız onu elinden hızla çekerken endişesini ve öfkesini izledi. Akan kanı durdurmak için yaptığı şey ne kadar da tatlıydı. Elbisesini yırtarak yarayı kapatması... Onun ilgi alanı ise farklıydı. Kesilen elbiseden kızın çıplak kalmış tenini süzüyordu. Kızın sözleri ile histerik bir kahkaha attı.

"Ah Isabel, işimiz bittiğinde beni elinden tutar bir doktora götürürsün..."

Kız nefretini kelimelere dökerken yarasız kolunu kaldırarak kızın yanaklarında ellerini gezdirdi. Endişeli hali ne kadar da tatlıydı. Onu şu an hem seviyor hem de ölesiye nefret ediyordu. Gerçi sevgi kısmının kendisine olmadığı ortadaydı. Ama bu yinede o sevgiyi kullanamayacağı anlamına gelmiyordu. Isabel'in tüm sözlerini bittiğinde yanına oturuşu ile elini kızın bacağına koydu. Mini elbise yüzünden tenini hissedebiliyordu.

"Yapma güzelim... Benimle bir asalakmışım gibi konuşmaktan vazgeç... Sanki bu bedeni kaplayan başka bir ruh gibiymişim gibi konuşuyorsun. Ama gerçek olan şu ki ben hep var olanım belki de gerçek Colin benim bunu hiç düşündün mü?"

Kızı yatağa iterek üzerine çıktı. Dudaklarını yumuşak bir şekilde öperken kızın yırtmaya başladığı kıyafetin geri kalanını yırttı. Kız iç çamaşırları ile kaldığında bir süre elleri teninde gezse de doğrularak kendini yan tarafa yattı.

"Şimdi güzelim beni baştan çıkartmanı ve benimle zevk alarak sevişmeni istiyorum. Şunu da bil eğer şu an bana hayır diyeceksen o bıçağı geri almamalıydın... Yani seni yatağa zorla bağlayıp tecavüz ettikten sonra çaresizce benim ölümümü izletebilirim... Bunu bir düşün."

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Paz Ekim 06 2013, 00:50

Colin'i izlerken gördükleri, olanlar kanını dondurmaya yetmişti. Gözlerinin önünde sevdiği adam kendine zarar veriyordu. O kendisini keserken izlemek şimdiye kadar yaptığı en zor şeydi. Kesik kendi bedeninde olmamasına rağmen canı oldukça acımıştı. Kalbi sızlarken endişeyle yaraya baktı. Saniyeler içinde harekete geçip kan kaybetmesine engel olmuştu. Sevgilisiyse bu süre zarfında kılını bile kıpırdatmamıştı. Onun dediğini yapabilecek biri olduğunu fark ettiğinden ölmesini izlememek adına durumu kabullenmişti. Colin elini bacağının üzerine koyduğunda rahatsızca kıpırdanıp onun gözlerinin içine baktı. Söyledikleri kafasını karıştırıp şok ederken kaşlarını çatarak ''Sen gerçek colin olamazsın... Olsan bile umurumda değil. Ben duygularını hissedebilen kişiye aşığım. Bu halindense nefret ediyorum.  '' diyip gözlerini kaçırdı. Onun tarafından yatağa itildiğinde derin ve sıkıntılı bir nedes aldı.

Dudaklarına kapanan dudaklara baştan karşılık vermese de sonradan cevap vermişti. Bedeninde gezinen ellerle kendini ona teslim ettiğinde sevgilisi bir anda üzerinden kalkmıştı. Afallamış bir halde duyduğu sözlerle hızla yerinden doğrulup kaşlarını çatarak konuşmaya başladı ''Bunu... Bunu benden isteyemezsin. Yani daha makul  ''   diye konuşmaya devam ederken durdu.

Gözleri onun kolundaki yaraya takıldığında gözlerine engelleyemediği bir üzüntü çöktü. Bir süre yaraya baktı.Duydukları beyninde yankılanırken gözlerini kapayıp ''Tamam. İstediğini yapacağım. Daha doğrusu en azından deneyeceğim.  '' diyerek üzerine çıkıp gözlerine bir süre baktıktan sonra dudaklarına kapandı. Elleri onun bedeninde gezerken dudakları boynuna kaydı. Göğüsleri onun bedenine sürtünürken pantolonunun düğmelerini kısa bir duraksamayla çözdü. Colin'in istediğini yapmaya çalışıyor olsa da duyguları içten içe kendisiyle ve yaptıklarıyla savaşıyordu.

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Paz Ekim 06 2013, 18:48

Kızın tedirgin hali yüzündeki karanlık ifadeyi daha da arttırıyordu. Kolunun hala acısını hissediyor olsa d bu bakışlarına yansımıyordu. Acıdan aldığı garip zevk yüzünden Isabel'e acı vereceği an için sabırsızlanıyordu. Ama henüz erkendi. Kızın açılan tenine olan bakışları içindeki arzuyu arttırırken onu altına aldı. Bir süre tadını çıkarıp kızın iç çamaşırları ile kalmasını sağladığında ayaklandı. Kısa açıklaması her şeyi anlatmasına yetiyordu. Kızın itirazla başlayan cümlesini ise tek bir bakışla engelledi. Kızın itiraz etmesini istemiyordu. Yoksa dediğini yapacak ona tecavüz edecek ve sonrasında bu bedenin yok oluşuna tanık etmesini sağlayacaktı. Kızın kabul sözleri sonunda dudaklarından dökülürken memnun bir gülümse ile ona baktı.

"Denemeni zevkle izleyeceğim, Isabel..."

Yatakta iyice yerleştiğinde ellerini iki yana açtı. Gözlerini kızın gözlerinden ayırmıyordu. Onun üzerine çıkması ile dudaklarına kapanmasını izledi. O kendisini öperken kızın öpücüğüne karşılık vermedi, baştan çıkmak istiyordu. Kızın dudakları boynuna doğru ilerlediğinde gözlerini kapattı. Bir şeyler hissetmek istiyordu ama baştan çıktığı söylenemezdi. Kızın zoraki yaptığı hareketleri sinirini bozarken onu üstünden iterek doğruldu.

"Denemen başarısız güzelim, bir tahtanın beni baştan çıkarması gibi hareket ediyorsun. Ben hala sevgilin Colinim onu mu başka birini mi hayal edersin beni baştan çıkartırken bilemem ama senden istediğim şey oldukça açık... Önümde soyunurmusun yoksa dudaklarını daha fazla mı kullanırsın bilemem ama vaktin azalıyor bilesin..."

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Ptsi Ekim 07 2013, 01:03

Öfkesi, nefreti bunlarla birlikle yaşananların görüntüleri şuan yapmaya çalıştığı şeyle çelişiyordu. Duyguları benliğiyle savaşırken aşık olduğu adama davrandığı gibi davranamadığı ortadaydı. Açıkçası bunu istemiyordu da çünkü o sevdiği adam değildi. O İsabel'in gözleri önünde ne hissedeceğine aldırmaksızın kuzenleriyle ilgilenen adamdı. Dudaklarını tutkuyla öpmeyi denediği colin kendisine tecavüz eden, canını yakan kişiydi. Beyninde bu düşünceler dönüp dururken ve duyguları kendisiyle büyük bir savaş verirken onun istediği gibi yapamadığının farkındaydı. Bunu gören tek kişinin kendisi olmadığını da sevgilisi onu üzerinden ittiğinde görmüştü. Duyduklarıyla gözlerini kapatıp derin bir nefes alarak  '' Hayır sen hala sevgilim colin değilsin. En azından benim aşık olduğum adam olmadığın ortada zaten bu yüzden bunda zorlanıyorum. Sana karşı hissettiğim şeyler hareketlerimi etkiliyor yani benden kendini öldürmemek için imkansızı istiyorsun.'' Sesinde bastırmaya çalıştığı belli olan bariz bir öfke, nefret ve endişe vardı. Gözlerini aralayıp direk onun gözlerine baktı.

İç çekip hafifçe doğruldu ve  '' Tamam. Madem ki senle birlikte olurken ve seni baştan çıkartırken onu ya da başka birini hayal etmemde bir problem yok o zaman yeniden deneyelim''diyerek doğrulup colin'i yatağa itti. Üzerine yerleştiğinde kendi üzerinde geriye kalan iç çamaşırlarından yavaş ve baştan çıkaran hareketlerle kurtuldu. Elleri onun bedeninde yeniden gezinmeye başladığında dokunuşları da değişmişti. Dudaklarına kapandığında öpücükleri yumuşak, sıcak ve baştan çıkarıcıydı. Az önceki haliyle şimdiki hali arasında büyük bir uçurum vardı. Hafif ve yavaş dokunuşlarla bedenini keşfederken erkekliğinin üzerindeki kalçalarını kışkırtıcı bir şekilde hareket ettirmeye başladı.Onun üzerindekilerden de yavaşça kurtulmuştu.

Odada ikisinin inlemeleri yankılanırken bacaklarının arasındaki sertlik istediğini elde ettiğini kanıtlıyordu buna rağmen hareketlerine devam etti. Onu baştan çıkartırken kendide son derece uyarılmıştı. Tüm bu süre boyunca gözlerini bir an olsun açmayışıysa o an sevdiği adamı hayal ederek hareket ettiğinin en büyük kanıtıydı.

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Ptsi Ekim 07 2013, 15:03

Kızın hareketleri hiçte baştan çıkarıcı gelmiyordu. Zoraki yapılan her hareketi sinirlerini bozarken onu üzerinden itmesi uzun sürmedi. Denemesinin başarısız olduğunu yüzüne vurduktan sonra kızın kaçma ihtimalini düşündü. Ama böyle bir ihtimalin olmadığını nefretin gölgesindeki aşkı çok net bir şekilde gösteriyordu.  Isabel'in konuşmasından sonra onun itişi ile kendini yatakta buldu. Sözcükleri istediğini alacağını gösterirken yüzündeki gülümseme daha da büyüdü. Kendini yatakta bulduğunda gözleri yine tek bir canlıya odaklanmıştı, Isabel... Kız gözlerini kapattıktan sonra sunduğu erotik gösteri ağzını sulandırırken dudaklarına kapanan dudaklara karşılık verdi. Artık konuşmadan sadece bu anın tadını çıkarabilirdi. Bedenindeki dokunuşlar içinin yavaş yavaş alevlenmesini sağlarken Isabel'in bir kez bile gözlerini açmadığını fark etti. Kız güzel bir hayale dalmıştı bu hayal ise ona istediğini verdiği sürece rahatsız etmiyordu. Bedenini saran kıyafetlerden kurtulmasını sağladıktan sonra kızın erkekliğine oturması ile inlemeye başladı. Kızda aynı şekilde bu baştan çıkarıcı dokunuştan etkilenerek inliyordu. Artık daha fazla dayanamadığını anladığında onu hızlı bir şekilde altına aldı. Az önce sadece görsel bir zevk veren bu bedenin dokunarak ve öperek tadını çıkaracaktı. Öpücükleri önce bedeninde gezmeye başlarken elleri göğüslerini kavradı. Her ikisi de acı verecek şekilde sertçe okşuyordu. Bir eli yavaşça kadınlığına gittiğinde sertçe dokunuşlarına orada da devam etti. Ağzına aldığı göğüsü ısırıp, emerken kızın elleri ve dudakları arasında kıvranışını izledi. Bacakları arasındaki yerini aldığında sertçe içine girerek bir müddet hareketsiz durdu. Kızın bileklerini yatağa sabitleyerek gözlerini içine baktı.

"Sevişirken bana bakmanı istiyorum, güzelim... Hayalin her kim ise bunu şimdilik askıya al... Sanırım sevdiğim dediğin adamı hayal etmiyordun, öyle olsa yüzüme bakar ve ona göre hareket ederdin..."

Konuşması biter bitmez yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Bu yavaşlık Isabel'in mahvolmasını sağlıyordu ve elbette kendi kontrolünü kaybetmesine de neden oluyordu. Hızlanmaya başladığı ilk dakika da Isabel'in bedeni rahatladı. Ama kendisi henüz  rahatlamanın eşiğinde bile değildi. İçinden çıkıp Isabel'i sırtını kendine çevirdiğinde yeniden içine girdi. Boynuna hafif öpücükler kondururken ısırmaya başladı. Elleri ise iki göğsünü sertçe sıkıyordu. Kız yeniden rahatladığında bir kaç saniye içinde oda geldi. Kızın bir süre üzerinde kaldıktan sonra kendini yana itti.

"İşte bu kesinlikle güzeldi... Isabel..."

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Ptsi Ekim 07 2013, 22:53

Sevgilisini kaybetmemek adına makul isteklerini yerine getirmeye karar vermişti lakin onu baştan çıkartmak konusunda baştan oldukça zorlanmıştı. Colin'in sözlerini duyduktan sonraysa her şey oldukça kolay olmuştu. Altındaki bedenin sevdiği adam olduğunu düşünerek hareket etmeye başladığında altındaki kişinin karanlık olduğu aklından tamamıyla çıkmıştı. Kendini onun altında bulduğunda bedenindeki dokunuşlarla acı ve zevkle inledi. Bir süre sonra zevkten kıvranmaya başlamıştı. Onu sertçe içinde hissettiğindeyse dudaklarından acı dolu bir inleme dökülmüştü. Bileklerinden yatağa sabitlendiğinde duyduğu ilk cümleyle derin bir nefes alıp gözlerini araladı. Sinir bozucu yeni kişilik sözlerini bitirdiğinde kaşlarını çatarak '' Sevdiğim adamdan başka kimseyi hayal etmiyordum. Bunu yaparken sana bir kez olsun bakmadım çünkü gözlerindeki karanlık ve boşluk o olmadığını unutmama engel oluyor'' dedi.

Colin hareketlerine devam etmeye başladığında alev alan bedeni kısa sürede gevşeyip rahatlamıştı. Sevgilisinin yavaşlığıyla tatlı bir işkence eşliğinde doruğa ulaştığında nefes nefese bir halde yorgunluğuyla başa çıkmaya çalışırken onunla daha değişik bir pozisyonda yeniden birlikte olmuştu. İki bedende tatmin olduğunda yorgunluktan kıpırdayacak hali kalmamıştı. Yatakta gözlerini kapamış bir halde nefesini düzenlemeye çalışırken kulaklarına dolan sözlerle iç çekip boynuna dokunarak  '' Isırılma olmasa daha güzel olabilirdi. Muhtemelen morarıcak ve ben senin yüzünden askılı elbise giyemiyeceğim.'' dedi.

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Salı Ekim 08 2013, 17:50


Isabel ile yaşadığı birliktelikten son derece memnun kalmıştı. Kızın baştaki isteksizliği dışında hiç bir sorun yoktu. O da şu an sonuca baktığı için başını pekte umursamıyordu. İçine sertçe girdiği zaman onu küçümseyen bir cümle kurmuştu ama o hala diğer benliğini düşündüğünü söylüyordu, gözleri ise buna inanmasını sağlıyordu. Zaten diğer türlü bir durum olsa birilerini hayattan silmek zorunda kalabilirdi. Çünkü o anlık umursamadığını söylese de gerçek olan bunun tam tersiydi. Nefesini düzenlemeye çalışırken kızın sözleri ile onu kolları arasına çekti.

"Bu güzel haber bebeğim, narin teninin ne kadar az yeri görünürse benim katliam yapma olasılığım aynı oranda düşer. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim çünkü yapacaklarım henüz bitmedi..."

Isabel'in yorgun halini umursamadan kızı yeniden altına aldı. Ama ikinci birleşmelerindeki gibi kızın sırtı ona dönüktü. Az önce vahşice ısırdığı tenine tatlı öpücükler kondururken kokusunu derin bir nefesle içine çekti. Ondaki farkı anlamaya çalışıyordu. Ama henüz bir şey bulabilmiş değildi. Elleri teninde gezerken kızla arasında olan bu şeyin sadece bir takıntı olamayacağına karar verdi. Onu istiyordu, evet kesinlikle istiyordu. Ama bu sadece sevişip kenara atmak istediği anlamına gelmiyordu. O an fark ettiği bir şey beyninden vurulmasına neden oldu. Isabel, farkında bile olmadan karanlık kalbini ele geçirmişti. Aslında bunda diğer benliğinin de katkısı olabilirdi. Ama sonuç olarak ona aşık olmuştu... Kendini bir süre toparlamaya çalışıp kızdan uzaklaştı. Kız ise masum öpücük ve dokunuşlar yüzünden yorgun olmasına rağmen inlemişti. Yataktan kalkıp şortunu altına  geçirdi. Isabel'i kendine ait kılmak isteyen vahşi aruzu düşüncelerine yayılmıştı. Onun kendine ait olduğunu gösteren bir işaret düşünürken bedenine bırakabileceği bir iz düşündü. Önce aklına kesmek geldi ama bu geçiciydi, yanık ise her zaman bedeninde kalırdı. Aklına eski mühürler geldiğinde hayal etmesi o kadar da uzun sürmedi. Sorun ise bunu ona nasıl yapacak olmasıydı? Ucu kızgın baş harfinin olduğu mühür yatağın yanındaki sehpa da ortaya çıktığında kıza yaklaştı. Bu kez onu normal olarak altına alarak gözlerinin içine baktı.

"Sonunda sendeki farkın ne olduğunu biliyorum Isabel, karanlık kalbimi sana aşık ettin. Seni seviyorum..."

Bununla birlikte kızın dudaklarına kapandı, oldukça yumuşak bir şekilde öperken kızın onu öpmesi ile onu sarmaladı. Öpücük derinleşirken mühür aklından uçup gitmişti.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Salı Ekim 08 2013, 22:23

Sevişme esnasında colin içine girdikten sonra gözlerini açsa da fazlasıyla baştan çıkan bedeni yüzünden bu seks olayına yansımamıştı. İkisi de rahatladığında oldukça yorgundu. Yatakta kıpırdayamıyordu bile öylece yüz üstü sere serpe uzanmıştı. Az önce sevgilisinin dişlediği yerler acımaya başladığında yüzünü buruşturdu. Onunla birlikte olurken bunu dert etmemişti ama anlaşılan orası moraracaktı. Bunu kelimelere döktüğünde kendini sevdiği adamın kollarında bulmuştu. Kulaklarına dolan sözlerle ''Biraz daha dinlenseydik? '' dedi. Bedenindeki tatlı öpücüklerle birlikte '' Ayrıca hiçbir şey hissetmediğin biri için katliam yapman çok saçma. '' demekten kendini alamadı. Yorgunluğu ses tonuna da yansımıştı. Ne kadar yorgun olursa olsun ona laf yetiştirme kısmıysa engel olamadığı bir şeydi. Tatlı öpücükler ve dokunuşlarla dudaklarından bir inilti firar ederken colin'in durmasıyla rahat bir nefes alıp kendini toparlamaya çalıştı. Biraz kendine geldiğinde yatakta dönerek sırt üstü yatmaya başladı. Nefesi tamamıyla düzeldiğinde sevgilisi üzerine çıkmıştı.

Gözlerini onun gözlerine diktiğinde duyduklarıyla şok oldu. Şaşkınlıkla ona bakarken dudaklarına kapanan dudaklara kafası karışmış bir halde karşılık verirken buldu kendini öpüşme kısa sürede derinleşmişti. Onun tarafından sarmalandığında kollarını onun boynuna dolayıp kendini ona teslim ettiği anda kendine gelip onu göğsünden iterek kendinden biraz uzaklaştırıp ''Co-colin sen... Sen az önce ne dediğinin farkında mısın? Bana olan takıntını sevgiyle karıştırıyor olmalısın '' dedi. Kafası karıştığı her halinden belliydi.

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Çarş. Ekim 09 2013, 13:46


Kalbinde hissettiği bu şeyin ne olduğundan habersizdi. Bildiği tek şey son derece rahatsız edici olduğuydu. Hepsi de tek bir noktada toplanıyordu, Isabel...  Onun gözlerine bakınca gerçek bir şekilde belirgin hale geldi. Ona olan bu takıntısının nedeni aşktı. Bu durum aslında takıntılı olmadığını gösteriyordu. Onu istiyordu, çünkü ona aşıktı. Bir anda kelimelerle bunu itiraf ettiğinde kızı öpmeye başladı. Vahşice değildi, yavaşça zevk alarak bunu yapıyordu. Kızın karşılığı öpücüğün derinleşmesini sağlarken bir anda kızın durması ile geriye çekildi. Isabel'in gözlerin de gördüğü şey ile söyledikleri onu öfkelendirdi.  Karanlık kalbinin bir kız tarafından ele geçirilmesi zaten haksızlıktı ve şimdi birde ona buna inandırması mı gerekiyordu? Yatakta doğrularak öfkeyle dişlerini sıktı. Bir elini yumruk yaparak yatağın demir başına sertçe vurdu. Elinin kanamaya başlamasını umursamadan kıza yeniden yaklaştı. Nefesi yüzüne değdiğinde durdu.

"Gerçek bu Isabel seni seviyorum... Bana inanman için ne yapabilirim... Belki kafamı kesebilirim.
Bu konuşmanın ardından onu öpmeye başladı. Öpücüğü öfkesine rağmen yavaştı ve bedeninde gezinen elleri de öyle... Göğüslerini yavaşça okşamaya başladığında dudakları boynuna ilerledi. Boynunu öperek emmeye başladığında bir eli kadınlığını okşuyordu. Oldukça yavaş ve baştan çıkarıcı bir şekilde Isabel'in yalvarmasını sağlamaya çalışıyordu. Göğüslerini öpmeye başladığında uçlarını emmeye başladı. Arada yalıyor, öpüyor Isabel'in bir arzu denizinin içinde kaybolmasını sağlıyordu. Kızın bacakları arasındaki yerini aldığında bir kez daha onu sevdiği söyleyerek ona sahip oldu. Oldukça yavaş ve tadını çıkararak... Doyuma ulaştığında onu kollarının arasına aldı, kızın başı göğsünde nazikçe saçlarını okşuyordu. Sanki aşık olduğu adam gibi... Durum ise bu değildi. Ortamdaki gücünü yok ederek odayı normale çevirdi.

"Yanımdan ayrılma, sevgilim..."

Cümlesinin ardından çok geçmeden uykuya daldı.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kuledeki Sır   Perş. Ekim 10 2013, 14:39

Seni seviyorum... Bu iki kelimeyi onun ağzından duymak daha doğrusu karanlık yanının ona söylemesi tüm dengesini alt üst etmişti. Duyguları olmayan benliğinden yaşanan onca şeyden sonra bu özel ve büyük anlamlar taşıyan sözcükler asla beklemediği bir şeydi. Bunu kabul etmekte zorlandığı herhalinden belli bir şekilde itiraz ederken gözlerini onun gözlerine dikmişti. Orada tanıdık bir şeyler görmeye çalıştı. Şuan üzerinde olan colin'in sevdiği adam benliğine geri döndüğünü gösteren en ufak bir şey... Fakat görebildiği tek şey kendisine olan aşktı. Sevgilisi yatağın başlığına yumruğunu geçirdiğinde kendine gelip endişeyle ''elin kanıyor '' dese de o bunu pek tekmayarak o iki kelimeyi tekrar etmişti. Duyduklarıyla iç çekip ''Beni sevdiğine inanmamı istiyorsan öncelikle kendine zarar vermekten vazgeç. '' dedi. Dudaklarına kapanan dudaklara bu kez kendisiyle savaşmadan karşılık verdi. Ondan hala nefret ediyordu ama sonuçta diğer benliğine aşıktı ve eninde sonunda ona teslim olacağı belliyken direnmenin bir anlamı yoktu. Elleri sevdiği erkeğin bedeninde gezinirken kendi bedenindeki donuşlar yüzünden inlemeye başladı.

Az önceki birleşmeleri yüzünden yorgun olan bedeni kısa sürede yeniden onunla olmaya hazır hale gelmişti. İnlemeleri odayı doldururken sınıra geldiğinde zorlukla ''yeter artık colin... lütfen... '' dedi. Bu sözlerinden sonra yeniden o özel sözcükleri duymuş ve onu içinde hissetmiştı. Zevkin dorukkarına çıkıp doyuma ulaştığında yorgunluktan gözleri kapanıyordu. Colin onu kolları arasına aldığında başını alışkanlıkla göğsüne koyarak ona sarıldı. Saçlarında hissettiği dokunuşlar ona sevdiği adamla olduğu hissini verirken duyduklarıyla gözlerini kapayıp bir süre sessiz kaldı. Birkaç dakika sonra uykulu bir sesle''Merak etme uyandığında yanında olacağım... Sevgilim '' dedi ve kendini uykunun tatlı kollarına teslim etti.

_

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kuledeki Sır
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Dread Malikanesi :: Kule-
Buraya geçin: