AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Phin & Rose

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Phin & Rose   Cuma Ekim 04 2013, 15:13


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Cade, gittiğinden beri karanlıkta yaşıyordu. Bir yanı o gün Morgana'nın Cade'i alıp gittiği gün onunla birlikte yok olmuştu. Aşkına zaten çok geç sahip olmuşken bu olanlar kesinlikle haksızlıktı. Küçüklüğünden bu yana zaten lanetini yaşıyordu. Sihirbazına bile bulaşan laneti sonunda sevdiği adamın elinden alınmasına neden olmuştu. O günün ardından lanetin kurbanları ile ilgilenmiş ama sonra boşlukta kaybolmaya başlamıştı. Her günü neredeyse aynı şekilde yaşarken son bir kaç gün farklıydı. Serseri perisine verdiği sözü yerine getirmeye çalışıyordu. Phin ile Rose'u birlikte gördüğü ilk gün hayatlarının bir olduğunu anlamıştı ve sonunda bu tatlı çift birleşmeye karar vermişlerdi. Bunun yanında Rose'un hamileliği ise olaya başka bir boyut katıyordu. Aslında çoktan bir aile olmuşlardı, şimdi ise evlilikleri ile bu işe nokta koyacaklardı. Serseri perisinin en çok istediği şey Rose'u mutlu etmekti ve bu konuda onu hayal kırıklığına uğratmamak için bir kaç gün önceden hazırlığa başlamıştı. Su ve toprak perisinin evliliği kesinlikle mavi ve yeşilin örtüştüğü bir yerde olmalıydı. Bu yüzden aklına şelale geldi bu mekan oldukça güzeldi ve bir kaç büyülü kelimeyle onlar için harika bir düğün yeri olacaktı. Öncelikle davetlilerin oturacağı yerleri, ardından ise dans için yer ayarladı. Gelin ve damadın oturacakları mekanda hazırlanmıştı. Bir sürü görevliyi ayarlamıştı, pasta ve diğer her şey. Tüm yerle işi bittiğinde durumdan memnun olmuştu, peri kızının da bundan hoşlanacağını düşünüyordu. Düğünün olduğu gün tüm hazırlıklar bitmişti. Düğün saati yaklaşırken eksik olan tek şey davetliler ile genç çiftti.

Gelinlik_Damatlık
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]_[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

_Nedime ve Sağdıçlar_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]_[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

_Mekan_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Görünüş_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Rp Out:Başlıkta rp sıralaması yoktur. Başlık bitene kadar istediğiniz kadar rp yollayabilirsiniz.  Nadime ve sağdıçlar dışında görsellik olarak karakterinizin görünüşünü rplerinize ekleyebilirsiniz..

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Cuma Ekim 04 2013, 20:30

Caitlyn olmadan geçirdiği birkaç ay ona bir asır gibi gelmişti. Onu büyük bir suçluluk duygusundan kurtarmak için kabul ettiği anlaşma hayatını cehenneme çevirmişti. Morgana ile geçirdiği her saat bir ay, her gün bir ömür gibi geliyordu. Yaptıkları daha doğrusu yapmak zorunda kaldıkları asla hatırlamak istemeyeceğini kadar kötüydü. Kendi hayatından geriye kalmış birkaç güzel anıyı hatırlatan eski iyi dostlarının hayatına elleriyle son verdiği için cade kendisini asla affetmeyecekti. İyi taraftan mahvettiği perilerinse haddi hesabı yoktu. Bu olay canını sıksa da onu pek etkilemezken asıl moralini bozan şey bir cadının buyruğu altına girmekti. O anlaşmayı yaparken özgürlüğünü feda ettiğinin farkındaydı. Geçen sürede bunu daha iyi anlamıştı. İçini kor ateşler yakarken sessizce ve sabırla bekledi. Öfkesini intikam aldığı kişilerden çıkartarak kontrol altına tutmaya çalıştı. Cade kendinden büyük bir parça kaybedip karanlık aurası oldukça arttığında serbest kalmıştı. Her zamankinden daha sinirli,öfkeli, intikam ve ölüm isteyen biri olarak sahip olduğu tek iyi şey aşkıydı. Bu yüzden artık kullanmadığı Nathaniel malikanesine gidip bir süre dinlenip kendiyle ilgilendi. Muhbirlerini dışarı salıp bilgi toplattırırken artık iyi kötü savaşındada resmen yerini aldığını göstermek adına morgana'nın tarafındaki bir cadı grubunu katletti. İyi ve kötü taraftan birilerini öldürmek daha öncede yaptığı bir şeydi.

Tek bir farkla eskiden sadece intikam için öldürüyordu şimdiyse intikamla birlikte kötü tarafı tamamen yok etmek için... Kendine geldiğini hissettiğinde bir büyüyle üzerini değiştirip siyah takım elbise ve siyah bir gömlek giydi. Gravat genel olarak kullanmıyordu. Sevdiği kadının o çok değer verdiği perilerinin düğün hazırlıklarını yaptığını öğrendiğinden kendine şöyle bir baktı. Hazır olduğuna kanaat getirdiğinde gözlerini kapayıp sevgilisinin aurasına odaklandı. Bir büyüyle soluğu onun yanında aldığında yeni bir büyüyle romantik bir müzik başlattı. Onu süzerek   ''Her zamanki gibi büyüleyici görünüyorsun sevgilim.Bu halinle gelini gölgede bırakacaksın...''  dedi.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Cuma Ekim 04 2013, 23:16

Kafasını dağıtmak adına kendini serseri perisinin düğün işine verse de kafası hiçte dağılmış değildi. Her şeyin mükemmel olması için odaklandığı şey düğündü. Ama aklında hala sevdiği adam vardı. Onsuz günlerini yaşamından saymıyordu. Dahası o günler geçmekte bilmiyordu. Morgananın kalpsizliği ile ona neler yapacağını bilmiyordu. Tek bildiği hiç biri iyi şeyler olmayacaktı. Üstelik onun aşık olduğu adama bakışlarını hatırlıyordu. O görüntü zihnine kazınmıştı, tıpkı Cade'in gidişi gibi... Ona yapacağı diğer şeylerin yanında ona dokunacak olması gerçeği kalbini parçalara ayırıyordu. Bir anlık dalgınlığı ile garsonun sözlerini anlamadı ama sonra toparlandığında her şey tamamlanmıştı. Mekan ile ilgili her şey bittiğinde sonunda sıra kendine geldi. Mekana gelecek misafirlerden önce hazır olmalıydı. Kendine sade bir kıyafet seçti. Bir çeşit ev sahibi sayılırdı hatta Phin'in uzaktan akrabası bile sayılabilirdi. Rose'un teyzesi vardı yanında olacak Phin'in ise nefret ettiği bir ailesi. Hazırlandığı odada kendine bir süre baktıktan sonra Rose'un yanına geçti. Gelinliğinin içinde peri kızı harika görünüyordu. Karnında taşıdığı ikizler annelerinin güzelliği alırlarsa gerçekten şanslı olacaklardı. Gerçi babaları da son derece yakışıklıydı. Onu yeniden tebrik ederek mekana geçti. Ortam yavaş yavaş kalabalıklaşmaya başlamış ve misafirler yerlerine yerleşmişlerdi. Etrafta bir sürü çift varken düşünceleri ister istemez yeniden Cade'e kaydı. Onu ne çok özlemişti...

Kendine içecek bir şeyler almak için masaya ilerlerken hissettiği aura ile donup kaldı. Bir anda değişen müzik ile Cade'i gördüğünde anında gözleri dolmaya başladı. Kalbi deli gibi atıyordu. Bir şeyler söylemeliydi ama ne? Gerçi her şeyden önce onun gerçekten yanında olduğunu kabullenmesi gerekiyordu. Derin nefes alıp gözlerini bir kaç kez kapatıp açtı, Cade gerçekten buradaydı. Ona yakınlaşıp kollarının arasına alarak kokusunu içine çekti.

"Sevgilim... Sen gerçekten buradasın... Seni öyle çok özledim ki..."

Onu öpmek istiyordu ama bunun için kendini sıktı. Düğünün başladığına dair yaptığı ufak konuşmadan sonra sevdiği adamın yanına giderek gözden kayboldu. Şelalenin arka bölümünde gözlerden uzak bir bölgede onu kayaya yaslayarak dudaklarına kapandı.  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   C.tesi Ekim 05 2013, 15:06

[center]Sonunda beklediği gün gelmişti. Gerçek bir aile olmak için yapılması gerekeni bugün yerine getireceklerdi. Phin’in ikinci kez evlenme teklif etmesinin ardından hızlı bir şekilde hazırlık yapmaya başladılar.  Mekan ile ilgili her ayrıntıyı Caitlyn’in üsteleneceğini öğrendikten sonra o da bir gelin için en önemli şeyin arayışına girdi, gelinlik... Bu alış verişinde  Scarlett, Elise ve Stacy onu yalnız bırakmadı. Onlarda nedime olarak düğün öncesi hazırlıklar konusunda yardım etmeyi teklif etmişlerdi. O ise buna kesinlikle minnettardı. Hamile bir gelin adayı olarak bu işi tek başına yapması mümkün değildi. Üstelik her an aş erme gibi bir durumu vardı. Bu durum düğün günü olacakları hayal bile edememesine neden oluyordu. Yani çok isterse tüm düğün pastasını kesilmeden önce mideye indirebilirdi.  Bunun muzipliği ile gülümserken hayalindeki gelinlikle ilgili kızlarla bir süre plan yaptı. Ardından ise nedime kıyafetleri ve gelinlik hazırdı. Artık sadece hazırlanması gerekiyordu. Kızlar ile birlikte odada hazırlandıktan sonra gelinliği üzerinde kendine aynada baktı. Sevdiği adam henüz gelinliği görmemişti ve elbette oda damatlık içindeki yakışıklı prensinin nasıl göründüğünü bilmiyordu. Kızlar hazırlıklarını tamamlayıp teker teker odadan ayrılırken heyecandan kalbi durmak üzereydi. Phin’i beklerken Caitlyn’in gelişi ile ona gülümsedi Toz pembe elbiseni içinde harika görünüyordu. Onun tebriğini aldıktan sonra bugün için ona teşekkür etti. En başından beri o olmasa neler olabileceğini düşündü. Bugünü göremeden Daniel denen pislik yüzünden Phin’i kaybedebilirdi. Hatta ondan daha yakın bir tarihte bebeklerini kaybedebilirdi. Tüm bunlar için ona kesinlikle minnettardı. Heyecan karnını ağrıtırken canı çikolata istedi.   Makyajına beyaz gelinliğine aldırmadan çikolatalara saldırdığı için dudakları çikolata kaplanmış ve makyajı biraz bozulmuştu.  Tam o sırada Phin’in içeri girişi ile ayaklandı. Onu görmek içindeki her şeyin uyanmasını sağlıyordu. Üstelik damatlık içinde tam da ağzına layık görünüyordu.

“Hayatım, harika olmuşsun...”

Hızlı bir şekilde onun dudaklarına kapandığında çikolata tadına Phin’in tadı karıştı. Öpücük bir anda derinleştiği için neredeyse kendini tutamayarak onu duvara yapıştırıp kanının, teninin her yerinin tadına bakacaktı. Derin bir nefes alarak kendini telkin ettiğinde bir büyü mırıldandı. Çikolata ve öpücük izleri silindiğinde sevdiği erkeğin elini tutarak mekana geçti. Tüm sevdikleri yanlarında harika bir düğün olacaktı. Caitlyn’in konuşmasından sonra başlayan müzik eşliğinde açılış dansı için Phin ile alana geçti. Onunla dans etmeye başladığında mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

“Seni seviyorum, hayatım...”

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   C.tesi Ekim 05 2013, 22:45

Sonunda o büyük gün gelmişti. Rose'a yeniden evlenme teklif ettiğinden beri kızların girdiği uzun, zahmetli ve yüzlerini minimum süreyle gördükleri o işkence gibi günler sonunda bitmişti. Bugün resmi anlamda karı koca olup birlikte oluşturucakları ailenin en önemli adımını atmış olacaklardı. Sevdiği kadının Rose mary ruby Silent olacağını düşündükçe içi içine sığmıyordu. Heyecanlı ve gergindi. Gelecekleriyle, nasıl bir baba olacağıyla ilgili endişeleri vardı. Hayatının aşkıyla tanışmadan önce sadece karşı taraftaki perileri öldürmeye odaklanmış gününü kızlarla gün eden alalade bir adamdı. Sorumsuzdu ve de serseri... Gireceği bir kavgada sonunun ne olacağını asla düşünmezdi. Güzel peri kızı hayatına girdiğinde bunlar değişmişti artık bir şeye karar vermeden önce iki kez düşünmeliydi. Sorumlulukları artmıştı. Aynada karanlık aurasını geri plana itmeyi başarmış yerinde duramayan periye baktı. Damatlıklar içinde olan bu kişinin kendisi olduğuna inanmakta zorlanıyordu. Sadıçlarına baktı. Tüm hazırlıklar boyunca ona destek olan ortaklarına bakarak  '' Bu kravat denen şey beni boğuyor siz papyonlarınızdan memnunmusunuz bari?" diye sorup kapıya yöneldi. Son anda durup  '' Bu arada beyler nedime kıyafetleri hakkında en ufak bir fikrim yok ama ne olursa olsun sorunsuz bir düğün istiyorum. Yani mümkünse misafirlerimi öldürmeyin olur mu?" diyerek kapıyı açıp dışarı bir adım atmıştı ki boynuna atlayan sihirbazıyla sendeledi. Dengesini hızla bulurken  '' Bu güzel bir süprizdi işte " diyerek ona sarıldı.

Scarlett geri çekildiğinde onu süzüp ıslık çalarak  '' Vay be çok güzel olmuşsun ufaklık göz kamaştırıyorsun. Dikkat et seni çalmasınlar..." diyip durdu. Üzerindeki nedime kıyafetine bir kez daha bakıp  '' Anlaşılan nedimelerin hepsi çok güzel ve göz kamaştırıcı olacak" diyip iç çekti. Ortaklarına şöyle bir göz atıp gözlerini devirerek  '' İşimiz var... Neyse ben rose'u daha fazla bekletmiyim sonra görüşürüz" diyip koşar adım müstakbel eşinin yanına gitti. İçeri girdiğinde nefesi kesilmişti. Kalbi deli gibi atarken  '' Çok... Çok güzelsin ve muhteşem görünüyorsun" diyerek dudaklarına kapanan dudaklara karşılık verirken gülümsemesini bastırdı.

Az önce onu gelinlik ve makyaja aldırmaksızın çikolatara gömülmüş halde bulduğunda gözüne çok sevimli görünmüştü.Öpücük giderek derinleşirken düğünü hatırlayıp zorla geri çekildi. Onun elinden tutarak davetlilerin yanlarına gittiğiklerinde çalan müzikle dans etmeye başladılar .  Sevdiği kadının dudaklarından o büyülü iki kelimeyi duyduğunda gülümseyerek  '' Bende seni çok seviyorum sevgilim" diyerek yanağına küçük bir öpücük kondurdu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Çarş. Ekim 09 2013, 22:13

Sonunda bir şeylerin yoluna girmesinin tadını çıkarabilirdi. Hayatında karanlık yanı dışında neredeyse hiç bir sorun kalmamıştı. Küçük şeytan ile buluştukları gün bile olaysız geçmişti. Bu gerçekten iyiydi. Bir şekilde Elise'i mutlu ettiğini bilmek onunda rahat olmasını sağlıyordu. Bunun yanında her gecesi kısmen aynıydı. Ortakları ile çıktığı görevleri hala sürdürüyordu. Evde ise meleği ve yavru köpekleri ile ilgileniyordu. Gerçi son bir kaç gün diğerlerinden farklı olmuştu. Meleği Rose'a yardım için bütün gün koşuşturduğundan geceleri kendine pek vakit ayırmıyordu. Ama tüm hazırlıklar bitmiş olduğuna göre bu gece bir istisna olacaktı. Chiaki'nin ihtiyaçlarını görüp meleğini kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Sadece iki gecedir onun bedeninden uzak kalmış olsa da ona daha uzun gelmişti. Kıza saatlerce sahip olduktan sonra sonunda uykuya daldı. Ertesi gün kahvaltının ardından meleğini Rose'un yanına bıraktı oda Phin ve diğerleri ile olacaktı. Sağdıç olma işini daha önce hiç yapmamıştı. Ama giymek zorunda olduğu takımı gördüğünde sıkkın bir nefes alış verişine girdi. Ortağını damatlık içinde görmek ise daha da garipti. Rose ile olanların arasından ne kadar da uzun bir zaman geçmişti. Damadın konuşmasını duyduğunda sıkkın bir şekilde boğazındaki papyonla oynadı. Phin, odadan çıkar çıkmaz Elise'i bulmak için dışarı çıktı. Phin, nedime kıyafetlerini bilmediğini söylemişti işin aslı o da merak etse de o kısım tamamen Rose'un isteği üzerine olduğu için sessiz kaldı, ta ki Elise'i oldukça seksi mor elbisenin içinde görene dek...

"Sevgilim çok hoş görünüyorsun... Ama bu kadar seksi olmak zorunda değildin... Doğruyu söyle bu elbise seçme konusunda Rose'a öneride bulunmuş olabilir misin?"

Kızın cevabından sonra çalmaya başlayan müzik ile gelinlikler içindeki meleğini gördü. Bu hali ile gerçek bir meleğe benziyordu. Phin ile dansa başladıklarında oda Elise'i dansa kaldırdı. Elleri sevdiği kadının bedeninde onu kendine yaklaştırarak dansa başladı.

"Düğün boyunca benden fazla uzaklaşma bir tanem... Phin ve Rose'un mutlu gününün bir katliama ev sahipliği yapmasını istemezsin her halde..."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scarlett Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 759
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Katil, kan emici, dengesiz, psikopat

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Çarş. Ekim 09 2013, 23:26

Toplantıdan sonra mutlu olması gereken bir sürü gelişme oldu. Jonathan, kalbinin sahibi onun en büyük destekçisiydi. Bunun yanında Phin ile aralarındaki buzlar her geçen gün biraz daha erimiş ve sonunda tamamen düzelmese de ona yakın olmayı başarabilmişti. O gece ile ilgili içinde bir sürü karamsar düşünce filizlenmiş olsa da hepsini bertaraf etmeyi başarmıştı. İkizi ile oldukça fazla zaman geçirirken sevgilisi ile birlikte o görevde olmadığı zamanlarda güzel anılara sahip olmuştu. Hayatı öyle bir hale gelmişti ki sanki Morgananın yanında hiç bulunmamış gibiydi. Ama yine de her şeye rağmen içindeki karanlık kendini arada sırada hissettiriyordu. Her yalnız kalışında bedenini ele geçirmek için adeta pusuda bekliyordu. Zaten sırf bu yüzden Jon, yanında olmadığı zamanlarda kuzeni ya da ikizi ile takılıyordu. Bu aralar ise gündeminde başka bir konu vardı, perisinin düğünü... Rose'a bu konuda yardım edeceğini söylediği için düğün alışverişi yapmasında ona yardım etmişti. Rose'a bir şekilde minnettardı. Phin'in yumuşamasından en büyük katkı onundu. Eğer o tersini söylese emindi ki Phin ile asla bir araya gelemezdi.

Düğün sabahı sevdiği adamın çıplak göğsünde gözlerini açtı. Tüm gece onunla olmasına rağmen hala onu istiyordu ama bugün ne yazık ki yapılması gerekenler vardı. Rose'a edeceği yardımlar henüz bitmemişti. Gelin odasında onu bugüne hazırlarken kuzeni ve ikizi ile de kendi hazırlanıyordu. Gelin ile ilgili her şey bittiğinde henüz göremediğini damadı bulmak için odadan ayrıldı. Diğerlerinin aksine o işini daha çabuk bitirmişti ve heyecanlı perisini görmek için sabırsızlanıyordu. Damadın bulunduğu odanın önünde perisini bulduğunda içindeki mutluluğa engel olamayarak ona sarıldı. Geri çekildiğinde duydukları ile gülümsedi ama hemen ardından ona dil çıkardı.

"Sen de çok yakışıklı bir damat olmuşsun, Rose dikkat etsinde düğün günü kocasını çalmasınlar..."

Bir kaç gülücükten sonra mekana gitti. Jonathan'ı görmek için sabırsızlanıyordu. Nedime olarak düğüne daha erken gelmesi gerekmişti. Onun ise nasıl göründüğünü şimdiden merak ediyordu. Çalan müzikle gelin ve damat dansa başladığında gözleri hala sevdiği adamı görmemişti.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stacy Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 158
Kayıt tarihi : 05/06/13
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Perş. Ekim 10 2013, 00:07


Doyumsuz sevgilisi yüzünden bedenini oldukça yorgun hissediyordu. Hala çocuk ruhu olsa da ona karşı koymak imkansızdı. Ona hayır dediği anda dudaklarına kapanan dudaklara karşılık vermeden duramıyordu. İnlemeye başladığı zaman ise dur demek için artık çok geç oluyordu. Sabah yine çıplak bir şekilde sevdiği adamın koynunda açtı, gözlerini... Her ne kadar yatakta tembellik yapmak istese de ikizinin perisinin bugün düğünü vardı ve oda nedimeler den biri olmuştu. En başta hiç tanımadığı kişilerle yakınlık kurmaktan korksa da ikizinin hayatındaki herkesle tanışma fırsatı olmuştu. Her biri başta tereddüt etse de onu tanıdıkça sevmişlerdi. Çocuksu yanı belki de en çok bu durumda işine yaramıştı. Scarlett'ı sürekli olarak perisi hakkında konuşurken dinlemek hoşuna gitse de içten içe kıskanmasını sağlıyordu. Çünkü o da bir perisi olsun istiyordu ama yine de böyle de hayatından memnundu. Kalkıp bir duş yaptıktan sonra Dante'i uyandırıp kahvaltının ardından evden ayrıldı. Her ne kadar Dante'nin elleri yine yaramazlık peşinde olsa da bu kez kurtulmuştu.

Düğünün yapıldığı mekana geldiğinde hızla gelin odasına gitti. İlk kez bir düğünde geline bu kadar yakın bulunuyordu. İşin aslı daha önce hiç gelin ya da düğün görmemişti. Hayatının yok olan kısımlarında ikizi böyle bir şeyi tatmış olsa da onun haberi yoktu. Rose'un gözlerinde heyecan onu gülümsetirken saçı ve makyajına kendince yardımda bulundu. Sıra kendine geldiğinde ise nedime kıyafeti üzerine geçirdi. İkizi kıyafet konusunda ona yardımda bulundu. Böyle bir kıyafeti il kez giyiyordu ve işin aslı pek giyme taraftarı değildi. Ama gelini kıramazdı. Hazırlığı bittiğinde kuzeni ile odadan çıktı. Scarlett ise çoktan odadan ayrılmıştı. Mekana indiğinde açık büfenin olduğu yere ilerledi. Canı şekerleme istediği için bir çocuk edasında tatlı görünen her şeyden birer parça mideye indirdi. Tam sırada etraf biraz kararmış ve müzik eşliğinde gelin ve damat gelmişti. Onlar dansa başladıktan sonra yavaş yavaş dans pisti dolarken hiç tanımadığı biri tarafından dansa davet edildi. Adamı gülümseyerek reddederken sonunda asıl görmek istediği kişi ile göz göze geldi. Dante...

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elise Demon
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Kayıt tarihi : 23/10/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul
Lakap : yok

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Cuma Ekim 11 2013, 02:18

Güzel geçirilen bir akşamdan sonra Leon chiaki'nin ihtiyaçlarını karşılamak için kalktığında elinde olmadan esneyerek koltuğa yaslandı. Göz kapakları günün yorgunluğuyla yavaşça kapanırken sevdiği adamın kollarını üzerinde hissettiğinde gözlerini onun gözlerine dikti.Kendini bir anda onun kucağında bulduğunda başını göğsüne yaslayıp bu durumun keyfini çıkardı. Birkaç gündür gelir gelmez uyuduğundan birbirleriyle pek vakit geçirememişlerdi ve onu fazlasıyla özlemişti bu nedenle yatak odasına çıktıklarında sevgilisi dudaklarına kapandığında ne kadar yorgun olursa olsun öpücüğe tutku ve özlemle karşılık verdi. Öpüşme kısa sürede derinleşmiş, sevdiği adamla saatlerce birlikte olmuşlardı. Sabaha karşı uyuduklarından sabah düğün için uyanması sandığından daha zor olmuştu. Geç kalktığı için kahvaltısını aceleyle edip rose'un yanına gitti. Güzel peri kızını düğüne hazırladıktan sonra kendide hazırlanıp gelin odasından çıkıp misafirlerin arasına karıştı. İnsanın kulaklarına harika dolan harika müzik ve içkiler eğlencenin başladığını gösteriyordu. Üzerinde olan gözlere aldırış etmeyerek etrafa şöyle bir bakınıp sevgilisini aradı. Leon'un nerede olduğuna bakarken Stacy'i şekerlemelerin başında gördüğünde gülümseyip kendine bir içki aldı.

Scarlett'ı görememişti ama nerede olduğunu tahmin edebiliyordu. Gözleri sevgilisiyle buluştuğunda yüzünde tatlı bir tebessüm belirdi. Onu baştan aşağı süzdükten sonra gözlerini onun gözlerine dikip muzipçe gülümseyerek''Sende çok hoş görünüyorsun aşkım. Doğruyu söylemek gerekirse elbise konusunda hepimiz bir öneride bulunduk...Elbiseye ise rose karar verdi yani ben tamamen masumum'' dedi. Gelin ve damat içeri girip dansa başladıklarında Leon'un dansa kaldırmasıyla onlarda dans etmeye başlamıştı tek bir farkla aralarındaki mesafe normal dansta olması gerekenden daha azdı.Duyduklarından sonra gözlerini onun gözlerine dikip ''Kesinlikle hayır... Peki hayatım senden çok fazla uzaklaşmamaya dikkat ederim'' diyerek dans etmeye devam etti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Cuma Ekim 11 2013, 16:24

Düğün günü sonunda gelmişti. Rose'un evlenmesine seviniyordu ama scarlett'ı birkaç gündür doğru düzgün göremediği içinde şikayetçiydi. Perisinin düğünde nedimeler arasında olması kaçınılmaz olduğu için buna ses çıkaramıyordu. Hem kız bu durumdan memnundu. Uzun bir aradan sonra perisiyle bu kadar yakınlaşmasında büyük katkısı olan rose'u bir an olsun yalnız bırakmak istemeyerek ona yardım etmeye çalışmasının nedenini ise anlayabiliyordu. Ona olan özlemini bastırabilmek adına dışarıdaki görev süresini uzatsa da bu duruma kesin bir çözüm olmamıştı hayır ama en azından zamanın akıp gitmesine yardımcı olmuştu. Sonunda tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Geceyi sevdiği kadının kollarında geçirmiş sabahta onun enfes kokusuyla uyanmış olmanın verdiği huzurla güne başlamıştı. Kendisi sadıç olmadığı için düğüne erken gitme zorunluluğu olmasa da sevgilisini yalnız bırakmamak adına hazırlanıp onunla birlikte evden çıktı. Düğünün yapılacağı alana geldiklerinde jon etrafı güvenlik açısından kolaçan ederken scarlett ise rose'u hazırlamaya yardıma gitmişti.

Gelin ve damadın geldiğini anons ettiklerinde işini bitirmek üzereydi. Dans müziği başladığında sevgilisinin aurasına yoğunlaşarak bir büyü mırıldandı. Bu yerde, bu kadar kalabalığın içinde onu saatlerce aramak gibi bir niyeti yoktu. Gözlerini araladığında kızın birkaç adım gerisindeydi. Ona arkadan sarılıp boynuna küçük bir öpücük kondurarak  ''Çok güzel olmuşsun hayatım. '' dedi. Tatlı kokusunu derin bir nefesle ciğerlerine doldurup omzuna birkaç öpücük kondurduktan sonra  ''Gözlerimi senden alamıyorum... '' diyip kızı dansa kaldırdı.  
 
Kıyafet
:
 

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Cuma Ekim 11 2013, 18:45

O lanet günden sonra colin bir daha aşık olduğu adam benliğine geri dönmemişti. İsabel her gün sevdiği adamın düzeliceği umudunu biraz daha kaybederken kendisine aşık olan karanlık benliğiyle yaşamaya zamanla alışmıştı. Bunda kendisine aşık olduğunu itiraf ettikten sonra isabel'e olan tutumunu büyük ölçüde değiştirmiş olan sevgilisinin payı büyüktü. Ona karşı artık büyük bir nefret beslemiyordu. Hisleri şaşırtıcı bir şekilde değişmişti. Kalbini ona açmamak için diretse de yavaş yavaş bu savaşı kaybettiğini hissediyordu. Bu ise oldukça rahatsız ediciydi. Kendini aşık olduğu diğer colin'e ihanet ediyormuş gibi hissediyordu. Kendi iç karmaşasında boğulmaya başladığında duyduğu telefon sesiyle kendine geldi. Elindeki elbiseyi görevliye verip alacağını bildirdikten sonra telefonuna baktı. Arayan sevgilisi colin'di. Düğün için alışverişe çıkıp uzun süre dönmeyince merak etmiş olmalıydı. Sevdiği adamın yeni kişiliğinin hayal dünyası oldukça geniş olduğundan eve dönmemesiyle ilgili bir sürü fikir üretmeye çoktan başladığının bilincinde çok geçmeden cevap verdi.

İşibiraz uzadığı için onunla düğünde buluşmak konusunda zorda olsa anlaşıp telefonu kapatarak alışverişini tamamlayıp kuafördeki işini halletti. Yaklaşık bir saat sonra beyaz çantası ve siyah ayakkabılarına uyumlu elbisesiyle oldukça hazır bir şekilde düğün yerindeydi. İçeri girer girmez birkaç arkadaşını bulmasıysa en büyük şanstı. Dante ile kısa bir sohbetin ardından ayrılmışlardı. Dante sevgilisini aramaya koyulurken kendisi de etrafa bakınıyordu.Bir arkadaşının kendisine ettiği dans teklifini uygun bir dille geri çevirdikten sonra jeremmy adındaki arkadaşıyla koyu bir sohbete daldı.
 
Elbise
:
 

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rebekah Oswald
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 30/04/13

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Cuma Ekim 11 2013, 19:54


Kendindeki bu garip değişiklikler can sıkıcıyken bir tek birilerini katletme görevinde rahat bir nefes alabiliyordu. Eskiden kafa dağıtmak için yaptığı şeylerin artık işe yaramıyor oluşu en büyük problemlerinden biriydi. Görevlerden sonra bara gidip birkaç içki ardından birileriyle eğlenmek artık pek ilgisini çekmiyordu. En büyük zevklerinden biri erkeklerle oynamakken dokunduğu bedenden hiç bir zevk almamak, algıladığı tatların hepsini garip bir takıntı haline getirdiği o gıcık cadıyla kıyaslamak çok sinir bozucu olduğundan bütün bunlardan bir süre uzaklaşma kararı almıştı. Şimdilerde ilgilendiği tek şey işiydi. Görevlerin ne kadar tehlikeli olduğunu umursamadan sürekli bir şekilde koşturduğu günlerine bir yenisi ekleneceğinden derin bir nefesle hiç istemeyerekte olsa yatağından kalktı. Kendini duşa attığında düğün için ne giyeceğine hala karar verebilmiş değildi. Duş sonrası büyüyle bir iki kıyafet denedi.

Kendisine kalsa karşı taraftan birini baştan çıkartıp biraz oynadıktan sonra bilgi için işkence ettikleri görevlerden birine katılır ya da birilerini öldürmeye gönüllü olurdu ama işin içine caitlyn'in ricası girince düğüne gidip oluşabilecek bir saldırıda sihirbazları korumak için orada bulunmak mecburiyetinde kalmıştı. Aslında bu onun için bir değişiklik olacaktı. Uzun süredir böyle bir görevde yer almamıştı. Giyeceklerine karar verip düğün yerine gittiğinde etrafta kısa süre amaçsızca dolaştıktan sonra kendine bir içki aldı. Birkaç eski tanıdıkla karşılaştığında hoş bir sohbete dalmışlardı. Gelin ve damat geldikten sonra çalan dans müziğindeyse kendisine yöneltilen dans teklifini hiç düşünmeden kabul ederek eğlencenin tadını çıkarmaya çalıştı.  
 
Kıyafet
Spoiler:
 

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   C.tesi Ekim 12 2013, 00:55

Kendini affettirdiği gün daha doğrusu yeni bir cezaya maruz kaldığı günden sonra hayatında bir şeyler değişmeye başlamıştı. Hala dik kafalı olsa da elini kolunu bağlayan dövme yüzünden çoğu şey sadece düşünce de kalıyordu. O da bir şekilde günlerdir uzak durduğu erkek ile ilgilenerek vaktini geçiriyordu. Ondan uzak olduğu dönemden sonra Jared eve her zamankinden daha erken gelerek ona vakit ayırmaya başlamıştı. O da her gün Tegan ile derslere devam ediyordu. Kendini geliştirdiğini düşünse de artık Jared için iyi olmalıyım kısmı tamamen hayatından çıkmıştı. Çünkü bir şeyin farkına geçte olsa varmıştı. Ne yaparsa yapsın Jared için asla yeterli olmayacaktı. Evde de boş kaldığı zamanlarda çalışma odasında antrenman yapıyordu çünkü Jared evde kalmasını istemişti. Gitmek istese bile acı buna izin vermiyordu. Bir noktaya kadar dayanabiliyordu ama bu halde birilerini avlayan bir avcı yerine sadece avlaması kolay bir av olabilirdi. Günleri giderek rutinleşirken Phin ve Rose'un düğün haberi biraz farklılık katmıştı. Eğitimi nedeniyle Rose'a düğün alışverişinde yardımcı olamamıştı. Ama düğün günü için nedime olacağı konusunda söz vermişti. Diğer günler onunla olamasa da düğün günü ona her şekilde yardım edebilirdi.

Düğün günü uyandığında Jared'ın kendinden önce antrenman için kalktığını gördü. Ne olursa olsun kendini geliştirmekten asla vazgeçmiyordu. Amcası hala bir sorundu ve ölene dek de sorun olmaya devam edecekti. Jared ve kendisi için kahvaltı hazırlayıp evden biraz erken çıktı. En azından bugün evden çıkmak sorun olmamıştı. Üstelik o da sağdıç olacaktı. Gelin odasında diğer kızlar ile hazırlanırken yüzünde çocuksu gülümsemesi vardı. Peri kızı beyaz gelinliğin içinde bir melek gibiydi ve mutlu olduğu her halinden belli oluyordu. Hazırlıklar bittiğinde aşağı indi. Gözü hemen içkilerin olduğu yere kaydığında kendine bir bardak içki alarak kafasına dikti. Uslu kız olmak içindeki hırçın çocuğu delirtmeye başlamıştı. Müzik sesi ile gelin ve damat dansa başladığında bir köşe de sessizce bekledi. Henüz sevdiği adamın sağdıç kıyafeti içinde nasıl göründüğünden habersizdi.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ofelya Forfeit
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 31/05/12

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Salı Ekim 15 2013, 22:17

Uykusuzluktan ağrıyan bir başla üzerindeki nedime elbisesine hakim olmak zordu. Ancak tüm olanlardan sonra Ruby ve Phin'in yeniden gülen yüzlerini görmek bu baş ağrısıyla başa çıkmasını kolaylaştırıyordu. Mekana geçmeden önce Ruby'nin odasına uğradı ve ona kocaman bir gülümseme verdi. Perisi gerçekten çok güzel olmuştu. Düğün gününe kadar Ruby'nin heyecanına eşlik etmişti. Ama perisini gelinlik içinde görünce en az onun kadar heyecanlandırmıştı.

"Ruby! Harika olmuşsun!" deyip hızla ağzını kapattı. Yüksek sesle konuştuğunu fark etmemişti. Sesine ve heyecanına hakim olmaya çalışarak "Ben dışarıdayım hayatım. Yardıma ihtiyacın olursa yakınlarında olacağım." dedi parlayan gözlerle. Perisine hafifçe sarılarak mekana geçti ve ters giden bir şey olup olmadığına bakmak için etrafı dolandı. Bugünü hiç bir şeyin mahvetmesine izin veremezdi. Neyseki bir sorun yoktu. Caitlyn her şeyi çok güzel hazırlamıştı. O gerçekten harika bir cadıydı. Ruhunun Morgana gibi karanlıkta kaybolmasına i,zin vermeyecek kadar da güçlüydü. O korkunç cadı yüzünden olanları düşündükçe gözleri kararıyor ve nefes alıp verişleri hızlanıyordu. Tam da bu düşünceler sırasında Scarlett'i görmesi büyük bir tesadüf olmalıydı. Morgana'nın sihirbazı... O kız ile ilk karşılaştığı günden beri ona güvenmiyordu. Phin'in sihirbazı olduğunu öğrendiğinde onunla aralarındaki soğukluğa son vermeyi düşünmüştü. Ancak Lenoir de olanlardan sonra bunu yapabileceğini sanmıyordu. Hele Morgana'nın elinden nasıl kurtulup buraya geldiğini düşününce şüpheli gözlerle ona bakmaktan kendini alamıyordu.

Düşüncelere daldığı bir sırada Scarlett gözden kaybolmuştu. O sırada Caitlyn'in başlayan konuşması ile bunu önemsememişti. Konuşmadan sonra güzel bir müzik mekana hakim olmuştu. Dans başladığında kısa bir süre Ruby ile göz göze geldi. Ona göz kırpıp sıcak bir gülümseme yolladı ve tanıdık yüzlerin olduğu kalabalığın arasına karıştı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Drake
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Kayıt tarihi : 01/11/12
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Çarş. Ekim 16 2013, 00:22

Hayatı rutin düzeninde devam ediyordu. Okul ve işten arta kalan zamanlarını sevgilisiyle geçiriyordu. Scarlett ile karşılaşmamaksa günden güne zorlaşıyordu. Kız hayatlarının neredeyse her anında yer almaya başlamıştı. Sevgilisinin görevde olduğu an soluğu dante'nin evinde alıyor akşam geç saatlere kadar durmakla kalmayıp bazen stacy ile birlikte kalıyordu. Bu konuda scarlett'ı suçlayamazdı çünkü çocuksu güzellik onlarla sürekli vakit geçirmesi için kıza baskı yapıp duruyordu ve dante henüz bu durumu çözebilmiş değildi. Eski sevgilisiyle aralarında olan tutku ise kendini günden güne hissettiriyordu. Buna bir çözüm bulmaya çalışmaktan yorulmuştu. Bir süreliğine her şeyi zamana bırakma kararı alarak başladı güne... Bugün günlerdir süren koşuşturmacanın tatlıya bağlandığı gündü. Düğünün yapılacağı mekana halletmesi gereken işler olduğu için biraz gecikmişti. İçeri girdiği andan beri gözleri sabah ellerinden kurtulan yaramaz sevgilisini aramaya başlamıştı. Onu bulduğundaysa gördüğü manzaradan hiç hoşnut olmamıştı.

Ona doğru gülümseyerek ilerlerken normalde asla yapmayacağı şeyi yapıp gücünü adamın üzerinde kullandı. Vücudundaki hücrelere odanlanıp onlarla ilgilenirlen sevgilisinin dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu. Gülümseyerek ''Harika görünüyorsun aşkım.'' dediği esnada adam acılarla kıvranmaya başlamıştı. Stacy'i elinden tutup dans pistine çekiştirerek ''Hadi dans edelim'' dedi. Onunla dans etmeye başladıklarında gücünü kullanmayı bırakmış, sonuçtan memnun bir halde kalbinin sahibine odaklandı. seni seviyorum

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Çarş. Ekim 16 2013, 01:39

Başına gelen onca şeyden sonra daha kötü ne olabilirdi? Nedense bu günlerde bu soru ile karşılaşmak bile istemiyordu. İçindeki karanlık taraf, onu kaçıran periler, kuzenler ve diğerleri... Şu an hayatında meleği dışında hiç iyi bir şey yoktu. Aslında zaten hayatında iyi olan tek şey Isabeldi. Onun dışında kendini mutlu etmek bir nevi tatmin etmek için tüm yaptıkları insanları kullanmaktı. Bu yüzden de hiç bir zaman dostu olmamıştı. Belki tek dostum diyebileceği kişi Danteydi ve oda Isabel ile bağlantılıydı. Başta sevgilisini ondan kıskanmış olsa da sonradan aralarındaki tek gecelik konuşmada arkadaşım diyebilecek birine sahip olmuştu.  Kafası karmakarışık düşüncelerle dolu bir halde evin içinde turluyordu. Isabel yoktu, nerede olduğundan habersizdi. Belki de sonunda kendisinden kaçmanın en doğru fikir olduğunu düşünerek kaçmayı seçmişti. Bunun için onu suçlayabilir miydi? Elbette suçlayamazdı sadece onu kaybettiği için üzülürdü. Daha fazla yoldan çıkararak bu hayattan yok olmakta bir seçenekti.  Sonra aklına gelen şeyle bir anda durdu, bugün bir perinin düğününe davetlilerdi. Sevgilisi büyük ihtimalle hazırlanıyordu ve bunu öğrenmenin tek yolu onu aramaktı. Yaptıkları kısa konuşmanın ardından gerçeği öğrendi. Şimdi Isabel'i normalken yanında görmek istediği için eve çağırdı ama o çok fazla ısrar edince sonuç istediği gibi oldu. Mecbur bir şekilde hazırlanırken son derece özensiz davranıyordu. Üzerine geçirdiği koyu renkli takım elbisenin ardından düğünün yapılacağı mekana gitmek için arabasına bindi.

Mekana geldikten sonra biraz geç kaldığını fark etti. Gelin ve damat çoktan dansa başlamıştı ve bir çok çiftte onlara katılmaya başlamıştı. Kalabalık yüzünden meleğini bulmak zor olacaktı ama yinede onu bulacaktı. Eline bir içki kaparak bir dikişte bitirip mekanı turladı. Biraz sonra Isabel'i biriyle sohbet ederken gördü. Kıskançlık tüm bedenini esir almaya başlarken sakinleşmek pek kolay olmasa da bunu başardı. Kötü duygular karanlığı beslerdi ve bu şimdi olmamalıydı. Olursa o gelir ve her şeyi mahvederdi. Oldukça normal davranmaya çalışarak Isabel'e yaklaşarak elini tuttu.

"Biraz geciktim sevgilim... Dans etmek ister misin?"

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kenn Earle
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 09/02/13

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Salı Ekim 22 2013, 14:19

Aklı son zamanlarda bir sürü şeyle meşgulken Daphne'nin onu aramasıyla her şey bir rafa kaldırılmıştı. Sihirbazını koruyor olması hayatının büyük çoğunluğunu kaplayan şeydi. Bunun yanında kendini geliştiriyor olması, Daphne ile aralarında geçenler, onun aniden ortadan kaybolması, Nathan ile yaşadıkları gerginlikler, aile sorunu... Hepsi de ayrı yerlere sahipti kafasında ve hepsiyle teker teker uğraşmak bunaltıcı oluyordu. Birkaç gün boyunca ise aklını meşgul eden en önemli şey Daphne olmuştu. Onun hiçbir şey söylemeden ortadan kaybolması, aradan 1 ay geçtiğinde ise sadece Kenn'i aramış olması. Kenn bu durumdan ne gibi bir sonuç çıkarmalıydı, bilemiyordu. O an için Daphne kendini yakın mı görmüştü Kenn'e de, sadece onu arıyordu. Her şey sarpa sarmışken sevmediği şeylerden olan bir düğün davetine gitmek zorunda kalacaktı Daphne yüzünden. Daphne ona konuşmaları gereken önemli şeylerin olduğunu ve Nathan'ı da özellikle getirmesi gerektiğini söylemişti. Alexis hakkında ise hiçbir şey dememişti. Üçü arasında geçebilecek önemli meselenin ne olduğunu çok merak etse de düğün gününü beklemesi gerekiyordu.

Düğün günü gelip çattığında işe ilk olarak duş almakla başladı. Nedense bugün Daphne için özel olarak hazırlanmak istiyordu. Öğrendiği kadarıyla da Daphne gelinin nedimelerinden biri olacaktı. Onu elbise içinde ilk defa görecek olması bir yana anlamlandıramadığı bir heyecanda onu takip ediyordu. Duştan çıkar çıkmaz takım elbisesini giyindi ve saçlarını da özenle yaptıktan sonra düğünün olacağı yere doğru yola çıktı. Yol boyunca etrafı seyrederken Daphne'yi görecek olması ve o ana yaklaşıyor oluşu kalbinde farklı bir heyecanın ortaya çıkmasını sağlamıştı. Düğün yerine geldiğinde spor arabasından atlayarak etrafını izlemeye başladı. Gözleri Daphne'yi arıyordu. Nathan da vardı işin ucunda tabi; ama şu an için onu düşünecek halde değildi. Araları zaten yeterince gergindi Alexis yüzünden. Birde onu şu anda düşünecek olması düğün başlamadan keyfinin kaçmasına neden olacaktı. Düşüncelerinden gelin ve damadın anons edilmesiyle sıyrıldı. Gelin ve damadı tanımıyordu; fakat birbirlerine yakıştıklarını söyleyebilirdi. Kısa bir süre onların dansını izledikten sonra gözleri yeniden Daphne'yi aramaya koyuldu. Tanıdık aurayı hissettiğinde gülümseyerek ufak baş belasının yanında aldı soluğu. Bir şey demesine fırsat bırakmadan bileğinden yakaladığı gibi dans pistine sürükledi genç sihirbazı. Daphne nedime kıyafetinin içinde hiç olmadığı kadar enfes görünüyordu. Ona olan hayranlığı bir kat daha artarken bedenini bedenine bastırarak dans etmeye başladılar.

"Bu kıyafetin içinde çok hoş görünüyorsun, Daphne. Bu akşam benden ayrılmasan iyi olur. Zaten seni kolay olay bırakmaya da niyetim yok."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Phin & Rose   C.tesi Kas. 02 2013, 21:46

Artık özgürdü. Tek başınaydı, ailesiyle görüşmüyor, arkadaşlarına nerede olduğunu söylemiyordu. Evden kaçtığı bir gün ilk aşkının ölümünü araştırmak için diğer tarafa geçmişti ve maalesef bir perinin kölesi olmuştu. Kölelik boyunca acı çektiği bir gerçekti. Ancak gün boyu evde tek başına kalmak gibi bir lüksü de vardı. Jace nadiren evde oluyordu ve bunda da emir vererek Daphne’nin tüm enerjisini tüketiyordu. Yine de ayrılmaları tatlı bir şekilde sonuçlanmıştı. İkinci kez biriyle beraber olmuştu; ama hala aklında olan tek kişi vardı: Kenn. Aklı karışıktı aslında. Kenn’i aklını meşgul etmesine rağmen nasıl olur da bir başkasıyla beraber olmuştu. Açıklaması son derece basitti, birine daha aşık olmak istemiyordu ya da o kişiyi sevmek. Yine sevip aynı kaderi yaşamak istemiyordu. Kenn’in de ellerinden kayıp gitmesini istemiyordu. Aşk acısını bir kez daha yaşamak istemiyordu. İlki zaten çok ağır olmuştu, ikincisinde büyük ihtimalle kalbi dayanamazdı. Aşkı bir kenara bırakırsa hala güçsüzdü özgür kalmasına rağmen. Güçlerini perisinden bir şekilde alması gerekecekti ve araya birilerini sokmadığı sürece Nathan güçlerini asla geri vermezdi. Aklına tek isim geliyordu: Kenn. Her ne kadar istemese de onu araya sokmanın en iyisi olacağını biliyordu. Buluşacakları yerin ise kalabalık bir ortam olması işine gelecekti. Nathan’ın bir arkadaşının düğünü bu iş için mükemmel bir buluşma noktası olacaktı.

Düğün günü gelip çattığında düğünün yapılacağı yere diğer davetlilerden önce gitmesi gerekmişti. Sonuç olarak bir nedimeydi. Gelin odasına geçtiğinde sandalyenin üzerindeki elbisesini aldı ve diğer nedimelere ve geline aldırmadan üzerini değiştirip saçlarını yaptı. Aynadaki yansımasına bakarken soluğu kesilmişti. Kesinlikle harika görünüyordu. Gelin ve diğer nedimelere göz ucuyla baktığında onların da harika olduklarını gördü; ama bu akşam hiçbirisiyle muhabbete dalamazdı. Onun yapması gereken başka işler vardı. Güçlerini geri almak gibi… Gelin odasından çıkıp düğün salonuna geçtiğinde gözleri Kenn ve Nathan’ı arıyordu. Her isini de bulamıyor oluşu sinirlerini gererken acaba ile başlayan sorular da aklını kemiriyordu. Gelin ve damadın dans edişini izlerken bir iç çekmekten kendini alıkoyamadı. Çiftin birbiriyle uyumunu seyrederken kolundan birinin çekmesiyle dans pistinde buldu kendini. Dans etmeye başladıklarında onu sürükleyen kişiyi de seçebilmişti. Kenn tam karşısında ona bu kadar yakın ve smokin içinde nefes kesici görünüyordu. Kalp ritmi hızlanırken ondan uzaklaşmanın en iyisi olacağına karar vererek uzaklaşmak istemişti Kenn’den. Fakat güçlü eller bunu engellemişti. Onun sözleriyle gözleri Kenn’inkilere sabitlenmişken gülümsemeden edemedi.

“Seninle olmak istemiyorsam ne yapacağız peki? Bütün gece bana sabredebilecek misin? O kadar dayanabileceğini sanmıyorum. Farz edelim ki dayandın. O zaman istediğini yapacağım. Anlaştık mı?”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared/Keiro
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 164
Kayıt tarihi : 10/02/13
Yaş : 29
Lakap : Jared

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Çarş. Kas. 13 2013, 22:44

Geçirilin onca hadise, yaşanan onca şeyden sonra sonunda phin ve rose evleniyordu. Evlilik kararını duyurdukları günden bu yana herkes iyi ya da kötü bir çok şey atlatmıştı. Bedeller ödenmişti, canlar alınmıştı, en nihayetinde bir şekilde mutlu bir aile oluşturdukları bu güne bir şekilde ulaşmışlardı. Jared hala Mutlu aile kısmının tartışmaya açık olduğunu düşünse de phin'in heyecanı görülmeye değerdi. Uzun sayılabilecek bir süredir onunla yan yana savaşmış biri olarak en öfkeli hallerine tanıklık etmiş, en karanlık yanlarını görmüştü. Şu an karşısında olan perininse onun tanıdığı phin'le hiçbir alakası yoktu. Ona sadıçı olacağı konusunda söz verdiği için şuan içinde bulunduğu kıyafetten şikayetçi olma hakkı omadığını biliyordu ama bu papyon meselesi gerçekten can sıkıcıydı. Damadın kurduğu birkaç cümlenin ardından gelinin yanına gitme telaşını izleyip derin bir nefes alarak sevgilisini aramaya koyuldu. Onu karşısında ne tür bir elbiseyle bulacağını bilmediğinden içinde ufak bir merak vardı. Gözleri onun gözleriyle karşılaştığında kızı baştan aşağı süzdü. Gördüğü seksi varlık içinde öfke ve öldürme isteği uyandırmıştı.

Kıskançlık hücrelerinde sinsi bir yılan gibi yavaşça dolaşırken kendine hakim olmaya çalışarak sevgilisinin yanına gitti. '' Çok güzel görünüyorsun aşkım... Tam anlamıyla göz kamaştırıyorsun '' diyerek sevgilisini dansa kaldırdı. Onunla dans ederken kulağına '' Bu arada söylemeyi unuttum. Bensiz adım bile atmak yok. Yanımdan ayrılmayacaksın '' dedi. Bu bir rica gibi görünse de aslında emirdi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caitlyn
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 386
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: Phin & Rose   Cuma Kas. 15 2013, 01:03

Bunun gerçek olduğuna hala inanamıyordu. Cade, ilk ve tek aşkı karşısındaydı. Morgana'nın onu almasının ardından bir daha asla birlikte olamayacakları düşünmüştü. Sonuçta ikizinin nasıl olduğunu biliyordu. Birbirleri ile var olan savaşta bir çok şey olmuştu. Şimdi en değerli varlığı ikizinin elindeyken onu kolayca sevdiğini geri vermeyeceğini biliyordu. Onu aklından bir an bile çıkarmadan verdiği sözlere devam etmek bu hayatta yaptığı en zor işlerden biriydi. Ama şimdi bunları düşünmenin sırası değildi. Cade, o buradaydı. Yaptığı kısa konuşmanın ardından onu kuytu bir köşeye çekti. Onun gerçekten var olduğunu bilmek için görmek yetmiyordu onu hissetmeliydi. Şelalenin arka bölümünde bir yerde onu duvara dayayarak öpmeye başladı. Aşkı ona karşılık verirken öpüşme çok çabuk derinleşti ve bunun dışında sürdü de sürdü. Ne kadar süredir o halde olduklarını bilmiyordu. Dudakları, dudaklarını sömürürken elleri de boş durmamıştı. İsmi anons edildiğinde ise kendini zar zor geri çekti. Hala bitirilmesi gereken bir düğün vardı. Üstüne başına çeki düzen verdikten sonra sevdiği adamın gözlerine baktı.

"Sevgilim görevim henüz bitmedi, serseri perim ve Rose'un aşklarını mühürlemeliyim..."

Yeniden kalabalığın içine karıştığında az önce alev almış bedenini dizginlemeye çalışıyordu. Rose ve Phin'in hiç olmadıkları kadar mutlu olduklarını görebiliyordu. Onları herkesin önünde ortaya çıkardığında herkes yerlerine oturdu. Genç çiftin aşklarını mühürleyecek kelimeler dudaklarından döküldükten hemen sonra ışıldayan gözlere baktı.

"Sonsuza kadar mutlu olmanızı diliyorum, birbirinizi hak ediyorsunuz... Herkese iyi eğlenceler"

Yeni bir müzikle, dans başladığında pist yenide çiftler ile doldu. Onun ise tek bir hedefi vardı, Cade. Sevdiği adamı kolları arasına alıp sıkıca sarıldıktan sonra kokusunu içine çekti. Eve gitmek için de bir büyü mırıldandı. Ona doyabilmek için yalnız olmalarına ihtiyaç vardı.

[

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mirai.1forum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Phin & Rose   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Phin & Rose
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Finem Mortuorum Şelalesi-
Buraya geçin: