AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Tutkulu Son

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Tutkulu Son   Çarş. Ekim 09 2013, 13:59

Bugün her günün aksine Reilly'nin kolları arasında uyanmamıştı. Akşam harika vakit geçirmiş olsalar da sabah işi olduğundan evden erken çıkmıştı. Avcı lideri olmak kolay bir iş değildi ve birde şu an baba olma derdi vardı... Her şeyden önemlisi ise Ruby ile ilgilenmeliydi. Hala ona söylemediği şeyler vardı. Psikolojisi ile ilgili onunla konuşmalıydı. Gerçi sihirbaz olduğunu öğrendikten sonra her şey allak bullak olmuştu ama bunun yanında öğrendiği bazı şeylerde vardı. Ona inanılmaz gelen her rüyanın aslında mantıklı olması gibi.  Tanımadığı insanların yaptıklarına tanık olmuştu, insan üstü yaptıkları şeyler... Eskiden bunları cadıların kafa karıştırıcı oyunları olarak düşünse de şu an geçmişi ile bağlantısı olduğuna neredeyse emindi. Öz ailesi de belki güçlere sahipti. Onların ölmeleri dışında hiç bir şey bilmiyordu. Yalnız yaptığı kahvaltıdan sonra duşa girdi, bedeni hala kesik içindeydi ve bunlara bir çözüm bulması gerekiyordu. Şimdilik en azından hamile olduğunu öğrendiğinden beri kendini kesmeyi bırakmıştı. Ama bebeği için bundan daha fazlasına ihtiyacı vardı. Yıpranmış bedenini bir an önce toparlamak zorundaydı. Bunun içinse yardım isteyebileceği tek kişi perisiydi. Ritüelden sonra onunla ne görüşmüş ne de konuşmuştu. İçindeki garip kıskançlık yüzünden onu görmeye bile gitmiyordu ama şimdi durum farklıydı. Bebeği için ona yardım da bulunacak tek kişi oydu, büyüleri iyileşme sürecini hızlandırarak onu iyi yapabilirdi. Tıpkı ritüelde yarı ölü bedenini canlandırması gibi...

Tüm hazırlığı bitirdiğinde sonunda evden çıkabildi. Hem artık ev yasağı gibi bir durum da  yoktu. Sonuçta o hamileydi. Canı sürekli bir şeyler isterken ve Reilly dışarıdayken kendi başına bir şeyler yapması gerekiyordu. Arabadan indikten sonra Jonathan'ın evini anımsamaya çalıştı. Buraya ilk olarak baygın halde getirilmiş ve sonrasında tek başına çıkıp gitmişti. Bu yüzden başta kafası karışsa da evi bulabildi ama tam köşedeki dondurmacı onu yolundan alı koydu. Canı deli gibi dondurma isterken karışık bir dondurma alarak afiyetle midesine indirdi. Eli karnında mutlu hamile bir sihirbazdı, ta ki Jonathan'ı görene kadar... Kapısına geldiğinde fazla bekletmeden perisi kapıyı açmıştı. Onu görmek içindeki bir şeyleri değiştiriyordu, tıpkı daha önce olduğu gibi...

"Merhaba Jonathan, yardımına ihtiyacım var..."

Bu cümleyi oldukça düz bir şekilde söylemişti ama kapı kapatılıp çektiği nefes Jon'un kokusu ile karıştığında hızla ona ilerleyerek dudaklarına kapandı. Bunun yardımla alakası bile yoktu ama onu öpme isteğini bastıramıyordu. Öpücük derinleşirken onu duvara  dayadı, dudakları ise aralıksız öpmeye devam ediyordu. Koku içine işlerken öpücükleri boynuna doğru kaydı, elleri ise bedeninde gezintiye çıkmıştı.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Perş. Ekim 10 2013, 15:37

Gecenin geç saatlerinde eve girerken oldukça sessizdi. Anahtarla kapıyı açıp içeri girdiğinde karanlık ve boş görünen evine şöyle bir baktı. Pencerelerden içeri yansıyan ışıkların aydınlatmayı doğru düzgün başaramadığı evinde dikkatle ilerledi. İçeriden hafif bir televizyon sesi geliyordu sevdiği kadının tatlı kokusuyla birlikte... Gülümsedi. Yine onu dinlememişti. Geç geleceği zamanlarda okulu olan sevgilisine kendisini beklememesi gerektiğini zamanında yatıp iyice dinlenmesini istediğini defalarca söylemesine rağmen o ısrarla kendisini beklemeye devam ediyordu. Hızlı adımlarla salona girdiğinde melekler gibi uyuyan güzelliğe bakıp derin bir nefes aldı. Rose'a yardım yüzünden tüm gün koşuşturduğu için ne kadar inat ederse etsin anlaşılan yorgunluğa yenik düşmüştü. Televizyonu kapayıp kalbini zamanla kazanmayı başaran kadını kucaklayarak yatak odalarına götürdü. Yatağa yavaşça bıraktığı halde scarlett uyanmıştı. Dudaklarına küçük bir öpücük kondurup geri çekilerek 'En azından düğün için koştururken sözümü dinleyip beni beklemeyerek erken yat' dedi. Baş döndüren kokusu kısa sürede beynini ele geçirmişti. Sözleri bittikten sonra kısa sürede dudaklarına kapanıp ona tatlı bir işkenceyle sahip olmuştu. Duş işini sonraya erteleyip günün yorgunluğuyla onu kolları arasına çekip uykuya daldı. Sabah uyandığında sevgilisi yanında yoktu. Sıkkın bir surat ifadesiyle yanındaki boşluğa bakarken yastık üzerindeki notu gördü. Phin'in onu rose'a götürmek için erken geldiğini ve kendisini sevdiğini söyleyen kağıdı yatağın içine atıp duşa girdi.

Dakikalar sonra belinde havluyla dışarı çıktığında kapı çalmıştı. Altına aceleyle siyah bir kot üstüne beyaz gömlek giyip kapıyı açmaya gitti. Gömleğin düğmelerini ilikleme fırsatı olmamıştı. Kapıyı açtığında gördüğü sihirbazını merakla süzdü. Duyduğu sözlerden sonra kapıdan çekilerek '' İçeri gel. ''  dedi. Kız içeri girdiğinde kapıyı kapatarak '' Sana nasıl yardımcı olabilirim avcı sihirbazım ''  diyerek cümlenin sonuna doğru sihirbazına takıldığında dudaklarına kapanan dudaklarla şok oldu. Kız tarafından duvara yaslandığında mantıken istememesine rağmen öpücüğe karşılık vermeye başlamıştı. Boynundaki öpücükler bedeninde gezen ellerle birleştiğinde inlemesine neden oldu. Kendini tamamen tutkuya bıraktığı anda evin dört bir tarafında yer alan scarlett'la çekilmiş resimlerden biri gözüne takıldı. Kendine gelmeye çalışarak '' Ruby bunu yapmamalıyız. ''  dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Cuma Ekim 11 2013, 01:48

Evden ayrılırken bebeği için endişeli avcı bir sihirbazdı. Hatta yolda aş erdiği için kendine dondurma bile almış, bunu da afiyetle mideye indirmişti. Peki geçen kısacık zamanda ne değişmişti?  Jonathan'ı gördükten sonra sanki tüm hücreleri farklı bir şekilde çalışmaya başlamıştı. Perisi onu buyur eder etmez içeri girmiş ve baş döndüren kokusuna, baş döndüren manzara da eşlik ettiğinde onu öpmeye başlamıştı. Çıplak bedenine dokunmak için yanıp tutuşan bedeni çıplak göğsünde ellerini gezdirirken Jon'un karşılık vermesi ile her şey daha da ilerlemişti. Öpücükleri perinin tatlı boynuna kaydığında onu öpüp, ısırıklar bırakırken çıplak göğsüne doğru ilerledi. Teni garip bir şekilde bağımlılık yaratıyordu. Tatmaya başladıktan sonra uyuşturucu gibi onu etkiliyor ve sürekli olarak onu istiyordu. Perinin bir anlık duraklaması ile geri çekildi. Ama hala elleri perinin çıplak göğsünde gezinmekteydi. Duyduklarından sonra durmayı düşündü hatta ağzında  kelimeler bile döküldü.

"Evet haklısın..."

Kelimelere döktüğü şeye inanıyor olsa da tutku yine galip geldi. Perinin önünde yavaşça eğilerek göbeğinden başlayarak dudaklarını yukarı doğru hareket ettiriyor, arada dilini gezdirerek daha fazla tadını almaya çalışıyordu. Yeniden dudaklarına ulaştığında perinin alt dudağını dişleri arasına alıp hafifçe ısırdı. Yeniden öpmeye başladığında dilini içeri sokarak daha fazla tadını aldı. Bir eli göğsüne dokunurken diğeri erkekliğine ilerledi. Onu hem eliyle hem de diziyle baştan çıkarıyordu. Perinin ona karşılık verişi ve inlemeleri başını döndürmeye yetmişti. Deli gibi perinin ona şu an burada sahip olmasını istiyordu. İstememesi gerektiğini bildiği halde... Perinin ellerini bedeninde hissettiğinde dudaklarından bir inilti firar etti. Neredeyse birbirlerini soymaya başlayacak kadar kendilerini kaybetmişlerdi. Bir anda karnına giren ağrı ile geri çekildi. Şaşkın bakışları Jon ile kesiştiğinde çok kısa konuştu.

"Jon ben... Ben üzgünüm..."

Tam o anda elini ağzına götürerek banyoya koştu. Önce kusmuş ardından yüzünü bolca suyla yıkamıştı. Bedeni uyarılmış ve Jon'u istiyordu. Ama buna bir son vermeliydi. Lanet olsun o Reilly'e aşıktı, üstelik hamileydi ve... ve Jon'un hayatında başka biri vardı. Derin bir nefes alarak kendini dizginlemeye çalıştı ve en az kendi kadar darmaduman olmuş perisinin yanına oturma odasına giderek koltuklardan birine yerleşti.

"Jon ben gerçekten üzgünüm... Benim buraya gelme nedenim... Seni öpüp baştan çıkarmak değildi... Ama tutku kontrolden çıktı... Benim asıl gelme nedenim... Ben hamileyim..."


_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Cuma Ekim 11 2013, 17:57

Kendisinden isteyeceği şeyi söylemesini beklerken dudaklarına kapanan dudaklar şok etmişti. Ne kadar karşılık vermemeye çalışsa da içindeki tutkunun gün yüzüne çıkması fazla uzun sürmemişti. İşler daha da derinleşirken gözüne aşık olduğu kadının resimleri takıldığında kendini dizginlemeye çalışıp zor olsa da bir cümle kurmuştu. Kızın kendisine katıldığını bildiren sözleriyle rahat bir nefes aldı.Aldığı bu nefesi ruby sayesinde veremeden kalmıştı. Göbeğinde hissettiği öpücükler ve bedeninde gezinen ellerle gözlerini kapadı. Buna karşılık vermemeliydi. Bunu scarlett'a bir kez daha yapamazdı. Ona aşıktı. Bu düşüncelerle kendini dizginlemeyi bir anlığına başarabildi. Kontrolü eline geçirmek üzereyken dudaklarına kapanan dudaklara bir süre karşılık vermedi ama bu fazla uzun sürmememişti. Bedeninde , erkekliğinde hissettiği dokunuşlarla kendini yeniden kaybedip öpücüğe büyük bir tutkuyla karşılık vermeye yeniden başladı. Dudaklarından inlemeler dökülürken elleri kızın bedeninde gezmeye başladığı esnada kız geri çekilmişti. Nefesini düzenlemeyi denerken ruby'yi anlamaya çalışır bir şekilde ona baktı. Kızın koşturarak banyoya gitmesinin ardından sızlayan erkekliğini görmezden gelip mini barına yöneldi. Ard arda birkaç kadeh devirip biraz olsun rahatlarken kız banyodan çıkmıştı.

Kendini koltuklardan birine atıp uyarılmış bedeninin ihtiyacını geri plana itti. Sihirbazını dinlerken boş gözlerini onun gözlerine dikip esas konuya girmesini bekledi. Duyduğu son cümle elindeki bardağın şaşkınlıktan yere düşmesini sağlamıştı. Ben hamileyim sözleri beynine kurşun yemiş etkisi yaratırken dehşete düşmüş bir şekilde  ''Ne? Hamilemisin... '' diye sordu. İçinde büyük bir suçluluk duygusu baş gösterirken  ''Peki babası kim? Lütfen sevgilinden olduğunu söyle. '' dedi. Duygusal açıdan tamamen dağılmış bir şekildeydi. Az önceki tutku ve şehvet yerini büyük bir kaos ile suçluluk duygusuna bırakmıştı. Baba olmak kelimesi bile normalde tüylerini diken diken ederken şimdi aşık olmadığı birinden çocuğu olma ihtimali onu mahvediyordu.   

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   C.tesi Ekim 12 2013, 00:08

Tutkusu tamamen kontrolden çıkmıştı. Yapmak istemiyordu, bunu biliyordu. Tüm benliği perisinden uzaklaşmasını haykırıyordu. Bunu dile de getirmişti ama tüm bunlar ondan uzaklaşması için yeterli olmamıştı. Onu öpmeye başladığında kendini yeniden kaybetmiş ve baştan çıktığı her halinden belli olan inlemeler dudaklarından dökülmüştü. Öyle bir hale gelmişti Jon'u deli gibi içinde istiyordu. Ona kendini zevkle teslim edeceği o anda karnına giren ağrı ile uzaklaştı. Söylediği bir kaç kelimenin sonu içini dışına çıkartan bir banyo serüvenine dönmüştü. Bol su ile kendini toparladığında perisinin yanına gitti. Lanet olası tutku hala vardı ve kanını kaynatan tek şey karşısındaki oldukça seksi bedendi. Elini karnına götürüp derin bir nefes aldı. Reilly'i ve doğacak bebeklerini düşündü. Odaya göz atarken resimler gözüne takıldı. Perisinin mutlu olduğu her halinden belli olan tüm fotoğraflar da sadece tek bir kız vardı. O an bunu düşünmeden cevabını buldu. O kız perisinin sadık kalmak istediği sevgilisiydi. İçindeki tutku ise onları yanlışa sürüklüyordu. Buraya neden geldiği konusuna bir an önce girmek adına konuşmaya başladı. Hamileyim dediği an Jon'un dehşete düşmüş tepkisi ile karşılaştı. Perinin sorusuna sadece başını salladıktan sonra elini karnına götürdü. Perinin sorusu ise onu dehşete düşüren şey oldu. Bunu daha önce hiç düşünmemişti. Yani Reilly ile yeniden başladıklarında neredeyse her gece birlikte olmuşlardı ama tüm bunlardan önce Jonathan ile de birlikte olmuşlardı. En son ritüel de yalnız kaldıklarında... Üstelik bir değil iki kez... Bu durumda belki de bebeği perisine aitti. Böyle bir şeyin düşüncesi bile onu rahatsız etti. Reilly'e aşıktı, onu seviyordu. Perisi ise ayrı bir dünyaydı onu seviyor muydu? Evet belki ama aşk kesinlikle yoktu.

"Bunu daha önce hiç düşünmedim, Jonathan... Ben, sevgilimle birlikteyim... Ritüelden sonra aramızdaki her şey düzeldi ve biz anlarsın işte... Bebek senden olabilir mi? Gerçekten bilmiyorum. Çünkü işin aslı sevgilim bir avcı olarak, avcılar nasıl bilirsin... Bende öyleydim, bir kontrol manyağı ve bebek olmaması içinde bir şeyler kullanıyorduk...

Konuşması bittiğinde mutfağa gitti, ev ile ilgili aklında hala bir şeyler vardı. Boğazının kuruluğunu gidermesi gerekiyordu. Dolapta meyve suyu bulduğunda biraz içti. Bardağı biraz daha meyve suyu ile doldurduğunda oturma odasına geri döndü.

"Her şey bir yana Jonathan ben, bebek için senden yardım istiyorum... Bunun için buraya gelmiştim. Bedenim iyice dengesiz olduğum zamanlarda çok fazla yıprandı biliyorsun. Kendimi daha iyi hissetmem için bir büyü yapar mısın? Bedenimin normalde daha hızlı bir sürede kendine gelmesi gerek bu bebek için önemli..."


_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Paz Ekim 13 2013, 17:42

Aralarındaki tek ciddi sorunun kontrol edilemeyen tutku olduğu aşikardı. Diğer peri ve sihirbazlara benzemiyordu onlar gerçi hepsinin sihirbazlarıyla bir kardeş edasıyla ilgilendiği söylenemezdi. Bazıları birbirine aşık olup sevgili oluyor, bazıları sadece yatak arkadaşı, bazıları tek gecelik bir eğlence bazılarıysa phin ve scarlett'ta olduğu gibi kardeş gibi... Onların arasındaki bu durumsa hiçbirine uymuyordu. İkisinin kalbi de bir başkasına aitti. Mantıken onları aldatmak istemiyorlardı. Kalpleri bu duruma direnmeye çalışıyor ama her seferinde aralarındaki bu karşı konulmaz tutkuya yeniliyorlardı. Ruby ile jon tabiri caizse ateş ve barut gibiydiler yani kesinlikle başbaşa kalmamaları gerekiyordu. Kız koşarak kendini banyoya atmasa onunla her şeye rağmen yeniden birlikte olacakları açıktı. Sihirbazı kendini kapattığı banyodan ne kadar geç çıkarsa çıksın son derece uyarılmış bedeni o sürede hala toparlanamamıştı. Kalbindeki aşka rağmen hala delice kızı arzuluyordu ama duygularını yönetebilen biri olduğundan bunu gözlerine yansıtmıyordu. Bu otokontrol kızın hamile olduğunu öğrenene dek sürmüştü. Sonraki anlarda yaşadığı duygularsa oldukça kötüydü. Kıza bebeğin babasını sorarken tek isteği bebeğin sevgilisinden olduğunu söylemesiydi.Duyduklarıysa hiç hoşuna gitmemişti. Derin bir nefes alıp sakinleşmeyi ve mantıklı düşünmeyi denedi ama lanet olsunki böyle bi durumda bu oldukça zordu.

Çocuk ondansa ne yapacağı konusunda hiçbir fikri yoktu dahası böyle bir şeyde bunu scarlett'a nasıl söyleyebileceğini de bilmiyordu. Onu kaybetmek istemiyor olsa da durum ortadaydı. Güzel sihirbaz bunu duyunca kendisini kesin terk ederdi. Kendini berbat hissediyordu. Pismanlık ile suçluluk duygusu birleşerek tüm hücrelerini yakarken aklına gelen şeyle kıza yaklaştı. Duyduklarından sonra elini onun omzuna koyarak ''Bu konuda sana yardımcı olabilirim ama önce bu bebeğin babasının kim olduğunu çözmeliyiz. Hem de hemen...'' dedi. Gözlerini onun gözlerine dikerek ''Uzan ve rahatla birazdan yapacağım büyü biraz sersemleticek ama böylelikle çocuğun babasının kim olduğunu öğreneceğiz. Merak etme kesinlikle ikiniz içinde zararsız bir büyü. Ters giden bir şey hissedersem zamanında müdahale edeceğimden emin olabilirsin ' dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Salı Ekim 15 2013, 23:12

Aralarında bulunan engellemez çekim, ciğerlerine dolan ilk nefeste kendini belli etmişti. Nasıl olduğunu bile anlamadan perisini öpmeye başladığında durum giderek içinden çıkılmaz bir hal aldı. Perisinin de kendisinin de bunu istemediğini biliyordu. Yani mantıken istemiyorlardı ama tutku her şeyin üzerini örtüyor ve iki beden alevler içinde birbirlerine sahip olmak için yanıp tutuşuyordu. Eğer karnında oluşmaya başlayan küçücük canlının kendini belli ettiren bulantısı olmasa şu an çırılçıplak bir halde Jon'un altına olacaktı. Bu kaçınılmazdı... Oturma odasına geçtikten sonra tutku hala kendini belli etse de bir şekilde yeni konularla bunu dizginlemiş ve daha ilk konu da büyük bir korku içinde oluştu. Ya karnındaki bebek aşık olduğu adamdan değilde perisine aitse... Bu durumda ne yapardı... Bunu bilmiyordu. Kafası karışmış bir şekilde düşünürken yaşadıklarını ve Reilly ile aralarında geçen özel anları düşündü. Sevgilisi tam bir kontrol manyağıydı ve bu konuda da oldukça takıntılıydı. Ama bunların dışında bir kere korunmayı unutmuşlardı. Peki bu tek seferlik olan şey bebek için yeterli miydi? Ya bu bebeğin nedeni ritüel de yaşananlarsa... Bu konu aklını kaçırmasını sağlayacak türdendi. Perisinin endişeli ses tonu ile sözlerine karşılık vermesini dinledi. Ona yardım edeceğini söylemişti ki bu konuda ona minnettar kalacaktı. Ama önce bebek ve babası konusu vardı. Duyduklarından sonra alt dudağını ısırarak derin bir nefes aldı.

"Yardımın için şimdiden teşekkürler bebek konusunu ise bir çözümleme oluşturacak bir büyünün olması da... Güzel..."

Sonra sırtını yaslayarak oturuşunu daha rahat bir pozisyona getirdi. İçindeki endişe ve hala çıkmaya çalışan arzu yüzünden bedeni alev almıştı. Ani sıcak yüzünden gömlek düğmesinin bir kaçını açtı, üzerindeki ceketi ise kenara koydu. Eli karnında Jon'un yapacağı büyünün sonucunu bekliyordu.


_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Cuma Ekim 18 2013, 16:46

Tutku hala varlığını sürdürse de panik diğer herşeyden daha baskındı. Ortada söz konusu olan şey jon'un asla istemediği, önündeki yıllardada istemeyeceği bir şeydi. Bu işe kesin bir çözüm bulmayı düşünürken aklına gelen büyüyle derin bir nefes aldı. Bunu daha önce hiç denememişti ama yan etkilerini kitaplardan okuduğu kadarıyla biliyordu. Büyü esnasında ters giden bir şey olup olmayacağından emin değildi o yüzden her ihtimale karşı tetikte olacaktı. Sihirbazının sözlerini ve hazırlaşını izlerken onun kendisine olan güvenini fark etti. Perisinin yapacağı büyüyle ilgili en ufak bir fikri yoktu sadece jon'a inanıyordu. Kendisine ve annelik iç güdüsüyle korumaya hazır olduğu bebeğine bir şey olmasına perisinin izin vermeyeceğini düşünüyordu üstelik birbirlerini iyi tanımıyor olmalarına rağmen... Güzel sihirbazına büyüyü uygulamadan önce onu şöyle bir süzdü. Gömleğinin verdiği frikik ağız sulandıran cinstendi. Kızın son derece seksi olduğundan bahsetmiyordu bile. Bunlardan etkilenmemeye çalışarak gözlerini kapayıp derin bir nefes aldı.

Ruby'nin baş döndüren kokusu ciğerlerini doldururken büyülü sözlere odaklanmayı denedi. Büyülü sözler dudaklarından döküldükten çok kısa bir süre sonra ortaya bir ayna çıkmıştı. Dakikalar sonraysa bebeğin babasının resmi o aynada görünmüştü. Tuttuğu nefesini vererek '' Güzel haber bebeğin babası senin sevgilinmiş....'' dedi. Onun görüntüsü hakkında hiçbir yorum yapma gereği görmeyerek gözlerini kapayıp yeni bir büyüyle kızın bedenindeki yaralara odaklandı. Olay çözüldüğüne göre sıra ona yardım etmeye gelmişti. Birkaç iyileştirme büyüsünün ardından gözlerini açarak '' Yaralarınla ilgilenildi. Umarım bir daha böyle delilikler yapmazsın.'' dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Cuma Ekim 18 2013, 18:13

Korkuyordu... Jonathan'a güveni sonsuz olsa bile sonuçlardan korkuyordu. Bebeğin perisinden olma ihtimali gerçekten berbat bir durumdu ve bundan onun da en az kendi kadar rahatsız olduğu ortadaydı. Üstelik hala ortada devam eden bir tutku vardı. Sanki en ufak bir harekette ve tek bir dokunuşta yeniden ortaya çıkacaktı. Tüm bunları kafasından uzaklaştırıp Jonathan'ın rahatlaması gerektiği ile söylediği sözlere odaklandı. Bir kaç saniye içinde üzerindeki ceketi kenara attı, gömleğinde açtığı bir kaç düğme rahat nefes almasına yardımcı olurken elini karnına götürdü. Büyü her ne ise ona hazırdı. Üstelik Jon'a güveniyordu. Hayatında onu hayal kırıklığına uğratmamış tek kişiydi. İlk tanıştıkları andaki atışmaları dışında, ona yardım etmekten başka hiçbir şey yapmamıştı. Hayattan vazgeçtiği anda bile yanında perisinden başka hiç kimse olmamıştı. Herkes onu hayattan silmeye çalışırken perisi onu hayata bağlayan tek kişi olmuş ve bunu başarmıştı da. Gözlerini kapattığında Jon'un mırıldandığını duydu. Büyüye başladığı açıktı, kendinde ise hiç bir gariplik hissetmiyordu. Bir anda oluşan sessizliğin ardından gözlerini açıp perisine baktı. Dudaklarının arasından gerçeği duyacağı an gelmişti ve kalbi fena halde hızlı çarpıyordu. Heyecan ve korku tüm bedenini ele geçirmişti. Jonathan'ın sözlerinden sonra yüzünde bir gülümseme oluştu.

"İşte bu güzel haber demek ki bebeğimin babası Reilly"

Mutluluğu yüzünden neredeyse çığlık atarak Jonathan'ın boynuna atlamayı düşünürken yaptığı yeni büyü ile yerinde hareketsiz bir şekilde kaldı. Yaptığı yeni büyü buraya asıl gelme nedeniydi. Bedenini bebeği için iyi hale getirmek zorundaydı ve bunun bir an önce gerçeklemesi gerekiyordu. İnsani yollardan ilaç da kullanamayacağı için bu oldukça uzun bir zaman alırdı. Bir büyü ise en kısa çözüm yoluydu ve bunu perisi gerçekleştirmişti. Bedenindeki yaralara baktıktan sonra derin bir nefes aldı kendini kesinlikle daha iyi hissediyordu. Bir anda heyecanı ve mutluluğu öylesine hat safhadaydı ki daha önce de olduğu gibi, tıpkı gücünü öğrendiği o an gibi Jon'un boynuna atladı ve ona sıkıca sarıldı.

"Ben gerçekten çok teşekkür ederim... Bu yaptığın büyü gerçekten harika kendimi çok iyi hissediyorum ve bir daha böyle davranmak yok, söz veriyorum..."

Konuşurken onu çok sıkı sardığı için bedenleri birbirine fazlasıyla yakındı ve her bir nefes baş döndürücü kokuyu almasını sağlıyordu.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 29
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   C.tesi Ekim 19 2013, 01:04

İçindeki karmaşa dinmiş gözlerinde büyük bir sakinlik görülmeye başlamıştı.Çocuğun babası olmadığını öğrenmenin üzerinden büyük bir yükü aldığını hissediyordu. Bu hayatının olduğu gibi kalabileceği anlamına geliyordu. Scarlett'a hiçbir şey söylemek zorunda değildi daha da önemlisi sorumluluk alma zorunluluğu yoktu. Canının istediğini yapabilir, gönlünce yaşayabilirdi. Bu harika haberi kızla paylaştıktan sonra onu iyileştirmişti. Sihrbazına aralarındaki çekimi görmezden gelmeye çalışarak birkaç cümle kurduğunda ruby sevinçle üzerine atlamıştı. Tatlı kokusu başını döndürürken dişlerini sıktı. Kendine hakim olmalıydı. Sevdiği kadını aklına getirmeye çalışarak kızın sırtında dostça ellerini gezdirmeye başlamıştı. Elbette bu dosthane sarılış karşı koyamadıkları tutkunun etkisiyle kısa sürede boyut değiştirmişti.

Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar ikiside buna engel olamıyorlardı. Kendini tutamayarak kızın boynuna birkaç öpücük ve ısırık kondurdu. Öpücükleri gömleğinin açık bıraktığı kadarıyla göğüslerine kaydı. Orada bir süre oyalandıktan sonra tekrar boynuna çıkarak kulak memesini öpüp ısırdı. Bir süre sonraysa dudaklarına kapanmıştı. Kızın tam bir teslimiyetle kendisine karşılık vermesiyle onu koltukta altına alması fazla uzun sürmedi. Elleri kızın her yerinde gezinirken kulaklarına dolan inlemeler onu kendinden geçiriyordu. Onun hamile olduğu gerçeğini anımsayarak bir ara durmaya çalıştı. Jon ciddi bir iç savaş vermişti buna son vermek için...

Kontrolü biraz olsun ele geçirdiğinde ''Tam da şu anda durmalıyız '' dedi. Tutku denen şeyle hala savaşırken gözleri scarlett'ın resmine takıldı. Bu kendini biraz daha toparlamasını sağlamıştı. Kızın yanından hızla kalkıp saçlarını sıkıntıyla karıştırarak ''Ruby bence işler daha fazla sarpa sarmadan gitsen iyi olacak. Biraz daha kalırsan kendimi tutamayabilirim''dedi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Tutkulu Son   Çarş. Ekim 23 2013, 23:21

Bebekle ilgili gerçeği öğrendikten sonra oldukça rahatlamıştı. Bebeğinin babası sevdiği adamdı ve bu gerçekten mutlu edici bir haberdi. Bedeni ile ilgili diğer ayrıntıyı ise perisi tek bir büyü ile çözmüştü. Bedenindeki yaraların sayısı azalmış ve kendini güçlü hissetmeye başlamıştı. Öyle ki hiç düşünmeden perisinin boynuna atlamıştı. Ona sıkıca sarılırken teşekkür etti. Ama bir anda burnuna dolan koku ve bedenlerin bu yakınlığı ile hata ettiğini fark etti. Burnuna dolan erkeksi baş döndürücü koku onu kesinlikle mahvediyordu. Az önce aldığı bir iki nefesle rahatlamışken bedeni yeniden alev almıştı. İşte bu iyi değildi, hemde hiç iyi değildi. Farkında bile olmadan periyi bedenine daha doğru çekmişti buna karşılık boynuna kondurulan öpücüklerle hoşuna gittiğini belli eden bir inleme döküldü dudaklarından. Sonra sanki dur demek ister gibi perisinin ismi döküldü dudaklarından ama çok geçmeden göğüslerine inen dudaklar ile inlemeye başladı, yeniden. Dudaklarına kapanan dudaklara tam bir teslimiyetle karşılık verdi. Kendini bir kaç saniye içinde koltukta bulduğunda perisi üzerinde bedeninin neredeyse her yerine dokunuyordu. Buna karşılık sadece inleyerek ellerini perinin bedeninde gezdirmeye başladı. Son mantık kırıntıları ile perisinin sözlerine kulak verdi.

"Şe... Şey... Bence de durmalıyız... Tam olarak burada..."

İniltilerinin arasında kelimeleri zar zor telaffuz etmişti. Bir yanı deli gibi üzerindeki periye açken, diğer yanı sevdiği erkeğe ihanet etmemesi gerektiğini söylüyordu. Üstelik karnında bebeği ile Reilly'i aldatamazdı. Yine de Jonathan'a henüz karşı koymuş değildi. Perinin aniden üstünden kalkmasından hemen sonra kendini toparlamaya koyuldu. Neredeyse çıplaktı, bu da açlığını arttırıyordu. Onun sözlerinin ardından alt dudağını ısırdı. Ceketini üzerine geçirdi.

"Evet haklısın ben... Ben gitsem iyi olacak... Yardımın için teşekkürler..."

Konuşmasının ardından kapıya ilerledi ama içindeki küçük bir his onu geri çevirdi. Perinin tam önünde durduğunda dudakları dudaklarına değecek kadar ona yaklaştı sonra hızla yön değiştirip yanağına masum bir öpücük kondurduktan sonra evden ayrıldı.

_



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tutkulu Son
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Arşiv-
Buraya geçin: