AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Ava Giden Av

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Ava Giden Av   Ptsi Ağus. 11 2014, 00:39

Lexi onlara taşınalı birkaç gün olmuştu ve neredeyse her şey yolundaydı. Altını çizerek neredeyse diyordu çünkü anlamlandıramadığı bir şeyler olduğunu hissediyordu. Bunlardan biri de amcasının bu gün ortağını elinden almasıydı. Güya tüm gün onunla antrenman yapacaklardı ama onlar daha kapışmaya başladıktan birkaç dakika sonra trey kızı altına aldıktan ve lexi bu durumdan kurtulduktan birkaç dakika sonra sevgili amcası lexi’nin kendisini geliştirmesi gerektiğine karar vererek kendisiyle antrenman yapmasına karar vermiş yeğenini de deyim yerindeyse sende çık bir keşif yap bakalım diyerek kapı dışarı etmişti.

Trey burnundan soluyarak evden çıkarken kendisinin olması gereken yerde amcası ortağıyla savaşıyordu. Bu haksızlık diye düşünüp sinirlenerek gaza daha çok yüklenmiş arabayı deli gibi kullanarak olması gereken yere yani ormana varmıştı. Son zamanlarda aldıkları duyumlara göre burada garip şeyler oluyordu. Gidip bir bakma kararı almışlardı. Şimdi ise göreve tek geliyordu. Arabayı park ettikten sonra bagajdan silahlarını çıkartıp kuşandı. Her şeyi aldığından emin olduğunda ormana bakıp derin bir nefes aldı. Tamam o baş belası olmadan da eğlenceli olabilir diye kendisini teskin ederek yürümeye başladı. Etrafa bakarken ‘En kötü ne olabilir ki?’ diye düşünüyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Ptsi Ağus. 11 2014, 13:35

İçindeki nefret gün geçtikte daha da büyüyordu. Önce onu öldürmeye karar veren ailesi, ardından sevdiği adam tarafından terk edilişi...  Hepsi canını öylesine yakmıştı ki... Önce onların istediği gibi ölmeye karar vermişti. Ama o kadar da zayıf olmadığını perisinden öğrenmişti. Yeniden güçlenebilirdi. Biraz yardıma ihtiyacı vardı. O yardımı da alabileceği tek bir kişi kalmıştı, Jonathan... Artık ondan başka hiç kimsesi kalmamıştı. Aralarında geçen bazı şeylerin ise üstü çoktan kapanmıştı. Onun yardımı ile normal insanların arasında yaşayabiliyordu. Hayatta kalmak içinse ona bir söz vermişti. Ama son günlerde perisi ile de görüşmeyi kesmişti. Sonuçta onunda kendi hayatı ve sevdiği bir kız vardı. O da sevilmek isterdi, aslında sevildiğini sanmıştı. Ama Reilly ona böyle bir şeyin hiç var olmadığını en acı şekilde göstermişti. Sihirbaz olduğunu ona söyledikten sonra onu yatağına bile almamıştı. Bir kadın olarak bile değersiz olduğunu bakışları ve hareketleri ile en acı şekilde göstermişti. Öyle garip bir psikolojideydi ki... Başka bir erkeğin koynuna girdiğinde bile aynı şeyleri duyacağını düşünmeye başlamıştı. Asla sevilmediği gibi beğenilmeyecek biriydi. Zaten birinin sadece koynuna girmekte onu tiksindiren bir diğer şeydi. Bu düşünce de erkek defterini tamamen kapatmıştı. Artık sevgi de istemiyordu. İçindeki nefreti kusmak, hayatını mahvedenler den intikam almak istiyordu. Bunun içinde ailesinin ve kendisinin eskiden ait olduğu klanla, Reilly'nin liderlik yapmaya başladığı klanı hedef olarak görmüştü. Avcı dövmesi ve perisinin ona verdiği tılsım sayesinde avcılar içinde rahatça hareket ediyordu. Sonuçta bir yıl öncesine kadar oda sadece bir avcıydı. Şimdi ise tek hedefi her iki klanı da yok etmekti. Bunu da ilk önce acemi avcıları avlamaya başlayıp onları tedirgin ederek yapmaya karar vermişti. Eskiden ailesi olan insanları bile gözünü kırpmadan öldürebilirdi. Sonuçta onlar itirafından sadece bir saat sonra kendi evinde ölüm emrini vermişlerdi.

Erken bir saatte kalkıp antrenman yapmaya başladı. Avcıyken her sabah yaptığı klasik eğitimi biraz daha zorlaştırmıştı. Terli bedenini duşa atıp rahatlattıktan sonra ise sihirbaz yeteneğini geliştirmek için çalışıyordu. Bu işte de giderek daha iyi olmaya başlamıştı. Bedeninin hala belirli yerlerinde, özellikle giysinin kapattığı kısımlar kesiklerle doluydu. Ama bunlar kan çıkması için değil, ona zevk vermesi içindi. Kesiklerden de o denli kan akmadığından onu zayıflatmıyordu. Gücünün demir olan her maddeye etki ettiğini öğrendikten sonra kendinden kan çıkarmak zorunda bile kalmamıştı. Demir silahları ile çalışıyor bir avcının canını alabilecek ölçüde kendini geliştiriyordu. Kullandığı kanda çoğu zaman öldürdüğü avcıların oluyordu.  Günlük eğitimini tamamladığında yemekten sonra güneş batarken silahlarını kuşanmaya başladı. Avcıların sık sık takıldığı Rapax ormanı genel olarak avlandığı yerdi. Klanları ayırmak ise kolaydı, sonuçta her klanın başka bir dövmesi vardı. İşaretleri ise çok iyi biliyordu. Ormana varıp, derinliklerine doğru ilerlediği sırada uzun zamandır olmayan bir şey oldu. İlaçlarını almayı uzun süredir ihmal ettiği için muhtemel olan ama onun tamamen aklından çıkan şey... Etraf silikleşmeye başladıktan saniyeler sonra zihninin ona göstermeye başladığı şeyleri görür olmuştu. Biraz ilerde ise öldürmek istediği adam duruyordu. Hızla yanına yaklaştığında gözlerinden nefreti okunuyordu.

"Sonunda seni buldum Reilly... Aşağılık, pislik..."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Çarş. Ağus. 13 2014, 22:58

Ormanda ilerlerken hala sinirinden kurtulmuş değildi. Lexi yi paylaşamıyormuş gibi görünebilirdi ama o daha çok amcasının kendisine dışlanmış gibi hissettirmeyi başarmasına kızgındı. Oda orada kalıp onları izleyebilir ve fırsat kalırsa ikisiyle de antrenman yapabilirdi. Ama hayır amcası ona görev vermeyi tercih etmişti ve trey ilk kez bir göreve mırın kırın ederek gelmişti.

Sakinleşebilmek adına derin bir nefes aldı. Bu konuya neden bu kadar taktığından emin değildi fakat ikisinin de peşinde dolananları itina ile kovaladığı için onları paylaşamadığını söyleyebilirdi. Düşüncelerinden ama en çokta ikisinin kendisini bir kenara attığı fikrinden uzaklaşmayı denerken duyduğu dal kırılma sesi dikkatini çekti. Kafasını çevirip baktığında karşıdan kendisine doğru gelmekte olan bir kız gördü. Yoluna devam edip etrafına bakınırken kızın önüne geçmesiyle durmak zorunda kaldı. Bir kaşını kaldırıp kızı süzdü. Oldukça güzel ve dikkat çekiciydi.

Onun gibi bir kızın burada ne işi vardı? Kaybolmuş olabilir mi diye düşünürken duyduklarıyla önce sağına sonra soluna dikkatle baktı. Etrafta kendisinden başka kimseyi göremeyince kızın o sözleri kendisini söylediğini anlayarak ona birkaç dakika anlamayan gözlerle baktıktan sonra ''Kafan mı güzel senin? Ben o dediğin kişi değilim '' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Perş. Ağus. 14 2014, 00:39


Her zamanki çalışmalarını sürdürürken içindeki öfke yüzünden bir kum torbasını daha patlatmayı becermişti. Aslında normal bir insan olsa bunu yapamayabilirdi. Ama kanayan elleri yüzünden, yeteneği devreye girdiğinde keskin metaller torbanın yırtılmasını neden oluyordu. Çöpe çıkardığı diğer kum torbalarının arasına parçaladığı materyali bırakıp sihirbaz yeteneklerini çalışmaya başladı. Eskiden çok daha iyi olduğunu her gün keşfetmek hoşuna gidiyordu. Bunun yanında avladığı avcılarda vardı. Odasına iki klanın isimlerinin olduğu farklı kağıtlar asmıştı. Bu sayede her öldürdüğü kişiyi oraya not ediyordu. Şimdiye dek öldürebildiği avcı sayısı sadece on beşti. Yakında, çok yakında iki klanda da hiç kimsenin kalmadığına emin olacaktı. Tüm hazırlıkları bittiğinde sonunda beklediği av zamanı gelmişti. Bu aralar sıklıkla Rapax ormanında çalışıyordu. Ama çok kısa bir süre içinde artık burayı kullanmaması gerektiğini biliyordu. Sonuçta ölümlerin artması ile dikkatleri üzerine çekeceğini biliyordu. Bu gecelik buradaki son avı olacağına karar verdiği sıra da gözüne inen perde her şeyi alt üst etti. Yanına yaklaştığı kişiyi Reilly sanması ile beraber ipler elinden tamamen kopmuştu. Öfkesi ve yok etme arzusu ile ona yaklaşıp bağırmaya başladı. Duyduğu şeyleri ise beyni algılamakta zorlanıyordu. Gördüğü Reilly'di ve kendi olmadığını mı iddia ediyordu? Ona yaşattığı onca pisliğin ve adiliğin ardından nedense şaşırmaması gerektiğini düşündü.

"Beni aptal yerine koymuş olabilirsin, Reilly... Ama artık sana aşık aptal kız değilim... Nefes almadığından emin olmam gerek..."

Silahlarını çıkarıp ona doğru saldırıya geçti. Yaralanarak kurtulmasını bile istemiyordu. O bu dünyada yaşamayı hak etmeyen gereksiz bir yaratıktı. Yaptığı ilk hamle yüzünde bir kesik oluşmasını sağladı. Derin değildi, en azından henüz...

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   C.tesi Ağus. 16 2014, 00:02

Derin bir nefes aldıktan sonra ailesi yerine koyduğu iki kişiden de uzak duramamakla birlikte onlara yaklaşanları bir şekilde uzaklaştırmayı görev edinmişken onların başkalarıyla vakit geçirmesi yerine birlikte antrenman yapmalarının daha az rahatsız ettiğini fark etti. Aynı evde yaşıyor olduklarını, şimdi olmasa da daha sonra birlikte bolca vakit geçirebileceklerini düşündü. Bu onu biraz olsun yatıştırmıştı. Odaklanıp etrafa bakarken karşısına çıkan ve beğenisini kazanan kızın sözleriyle birkaç saniye afallasa da sonradan kendisini toparlayıp onunla dalga geçmişti.

Kız tek kelimeyle anlatması gerekirse sarhoştu. Bu ormanda olmanın nedeniyle birlikte kendisini birileriyle karıştırma nedenini açıklardı. Duyduklarından sonra sıkıldığını belli ederek ofladı. Tam cümle kuracakken çıkardığı silahlarla şaşırdı. Durumu idrak etmeye çalışırken yüzünün çizilmesi deliye dönmesini sağlamıştı.

Bu kadarı yeterdi. Berbat başlayan bir gün içinde fazlasıyla şeye katlanmıştı bunaysa kesinlikle sessiz kalmayacaktı. Kendi silahlarını çıkarıp onun ölümünü garantilemeyi kafaya koyduğu bir savaşa girişti. Kısa bir süre sonra onu silahsız bırakıp bir çelme ile dengesini kaybetmesini sağladı. Toparlamasına izin vermeden onu tek hamleyle yere yatırıp üstüne çıkarak öfkeyle ''Ben o bahsettiğin kişi değilim. Adım trey lanet olası. Ama artık kim olduğumun senin için bir önemi yok sen bana kısaca celladım de’'' dediği esnada kızın boğazına bıçağı dayayıp hafif bir şekilde çizdi. Bu anın tadını çıkartmak istiyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   C.tesi Ağus. 16 2014, 00:28


Aklında sıradaki kurbanları varken  kendini kaybetmesi hiç iyi olmamıştı. Ama bu durum elinde değildi. Küçüklüğünden beri bu sanrılar sürekli olarak ortaya çıkıyordu. Psikologa gittiği zamanlar,  azalma göstermiş olsa da bunun tek nedeninin ilaçlar olduğu barizdi. O ilaçlar beynini uyuşturuyor ve olası sanrıların gözükmesine engel oluyordu Uyuşuk bir beyinle mal mal gezmek istemediğinden çoğu zaman ilaçlarını unuturdu.  Şimdi ise unutacağı ilaçlara bile sahip değildi. Yaşadığı şeylerin ağırlığı altında ezilirken, psikolojisi oldukça bozulmaya başlamıştı. Kendini her zaman en iyisi olmaya zorlarken şu an kendini oldukça eksik hissediyordu. Kendisini eksik hissetmesine neden olan yegane kişi karşısındayken onu öldürme arzusu duyularını harekete geçirip zirveye taşımıştı. Silahlarını kuşanıp onun bedenine zarar verirken, onu vereceği karşılık için hazırdı. Ama aldığı karşılık Reilly'nin yaptığı hareketlerden farklı olurken bir anlık afallaması silahlarına mal olmuştu. Dengesini kaybettiğinde toparlamayı denerken kendini çok öncesinde aşık olduğunu sandığı adamın altında buldu. Kurtulmaya çalışırken onun sözlerini dinledi. Yine aynı anlamsız kelimeler kulaklarını dolduruyordu. Neden böyle davranıyordu? Daha da önemlisi nedeni umursuyor muydu? Elbette hayır... Boğazındaki çizin canını yaksa da sesini çıkarmadı, acıya bedeni çoktan alışmıştı. Akan kan damlalarının keskin kokusu burnuna ulaşırken küçük bir bıçak oluşturdu. Bıçak ufak bir hamle ile üzerindeki erkeğin bileğine çizik attığında dizi ile bacaklarına vurup  onu altına aldı. Gözlerinin içine öfkeli bir şekilde bakıyordu.

"Neden böyle davrandığını bilmiyorum, Reilly. Ama benden kolay kurtulamayacaksın... Seni öldüreceğim. Ama ondan önce nefret ettiğin şeyle tanıştıracağım... Tadımla..."

Yüzünü onun yüzüne yaklaştırıp dudaklarını, dudaklarına değdirdi. Sadece dudaklarının ona göre iğrenç tadını algılamasını istiyordu. Dilini hafifçe dışarı çıkardığında dudaklarına sürüp tadını algıladı. Lanet olsun ki güzel gelmişti. Neden o kendisinden iğrenirken, tadı onun hoşuna gidiyordu?

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Salı Ağus. 19 2014, 23:49

Trey o an kendisine şansına ve şom ağzına bolca küfretti. Bundan sadece saniyeler önce amcası ile lexi ye olan kızgınlığı ile daha kötü ne olabilir ki diye sormuştu cevabı ise altındaki bu güzel, baştan çıkarıcı ama çatlak kızın kendisinde bulmuştu. Kendisini reilly adındaki bir salağa benzettiği yetmiyormuş gibi birde onu öldürmeye kalkmıştı. Silahları ve iyi dövüşmesinin kendisini etkilediğini inkar edemezdi ancak şuan öncelikleri farklıydı.

Normalde bu kokusu beynini uyuşturan güzelliği etkilemeye çalışabilirdi hareketleri onu yok etmek istemesini sağlamasaydı tabi… Onu tadını çıkara çıkara öldürmeyi istediğinden ona göre hareket ederken kızdan hiçbir tepki görememek şaşırtmıştı. Acıya dayanıklı görünüyordu. Bakalım ilerleyen saatlerde de bu sessizliğini koruyabilecek miydi? Derin birkaç nefes aldı. Bu güzelliğe yazık olacak diye düşünürken elinde hissettiği kesikle yüzünü buruşturdu. Olanları anlamlandırmaya çalışırken kendisini kızın altında bulmuştu. Sözleriyle şok olurken ‘Ne saçmalıyorsun sen? ‘ diye sormuştu.
Dudaklarına kapanan dudaklarla kısa bir donukluk yaşadı. Öldürmekten bahsederken öpmüştü. Bu kız gerçekten dengesizdi. Bunun yanında tadı da enfes diye düşündü. Algıladığı tadı severken öpücüğe karşılık vermesi gecikmemişti. Öpüşme kısa sürede derinleşirken ellerini kızın bedeninde gezdirmeye başladı. Elinin altındaki hatları beğenmişti. Bedeni yavaş yavaş alev alırken nefesi kesildiğinde geri çekilmek zorunda kalmıştı. Nefes nefese kıza bakarak ‘Tam bir çatlak olsan da oldukça tatlısın güzelim. Bedenini ve tadını sevdim’ diyerek onu yeniden öpmeye başladı. Tişörtünün askısını kısa sürede omzundan aşağı indirerek öpücüklerini boynuna ve göğüslerine doğru indirdi.Teninin tadını beğenmişti. Bu dudaklarına yeniden kapanmasını sağlarken onu daha çok istemesini sağladı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


En son Trey Letalis tarafından Cuma Ağus. 22 2014, 22:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Çarş. Ağus. 20 2014, 00:27


Reilly'nin başından beri neden saçmaladığını anlamıyordu. Bu da ona karşı oynadığı oyunun başka bir versiyonu olabilir miydi? Gerçi neden yaptığını düşünmeyi bırakmıştı. Kendini onun altında bulduğunda ise kendi acizliğine kızdı. Bu işi çok çabuk bitirmek isterken kendini nasıl oldu da bu duruma sokmuştu? Neyse ki sahip olduğu güç keskin kan kokusu ile kendini hatırlatmış ve işler tersine dönmüştü. Altın da hayatını mahveden adam varken onun gözlerinin içine baktı. Onu yok edecekti bunda kararlıydı. Ama diğer yandan onu sadece öldürmek almak istediği intikamı tam olarak veremezdi. Kendi eksikliğini acımasızca yüzüne vuran bir adam cezayı hak ediyordu. Bunu da tiksindiği dudaklarını ona tattıracak yapacaktı. Belki saçma bir düşünceydi ama bunu uyguladı. Ama sonrası daha büyük bir saçmalıktı, çünkü tadını beğenmişti. Afallayan hali ile kendini geri çekmeye çalıştığında ise onu öpen dudaklar ile şok oldu. Reilly, onu öpüyordu. İtiraz etmeden, tiksindirici bulmadan... Sonra bir yerlerde kontrolünü kaybetti, algıladığı tadın sarhoşluğu eşliğinde onu delice öpmeye başladı. Reilly den nefret ettiği hala bir gerçekti ama bu tat sanki farklıydı, çok farklı... Ve... Ve kesinlikle mükemmeldi... Bedenindeki ellerle oda altındaki bedeni okşamaya başladı. Aklının derinliklerinde bir yerler de onun Reilly olmadığını keşfetmişti ama öpüşmeyi istese de kesemiyordu. Nefes alamaz bir hale geldiğinde dudaklarının boş kalması ile söylenen kelimeleri anlamaya çalıştı. Ama daha ne olduğunu kavrayamadan tatlı dudaklar yeniden onu öpmeye başladığında dudakların sahibinin tişörtünü kavradı. Niyeti onu uzaklaştırmaktı ama baş döndürücü tat yüzünden parmak uçlarında kanlardan arta kalan bıçaklarla onun tişörtünü parçaladı bunu neden yaptığı bilmiyordu. Ama ona dokunmak istiyordu. Ellerini bedeninde gezdirdikten bir süre sonra da hareketleri yavaşladı. Sanrı, yavaş yavaş kayboluyordu, öpüşmeyi kesse de hala öpüldüğü için bir anlığına dondu. Olanları algılama yetisi kendine geldiğinde ise hızla doğrulup altındaki kişi ile göz göze geldi. Bulundukları pozisyon dehşete düşmesini sağlarken acele ile ondan uzaklaştı.

"Sen... Sen Reilly değilsin. Sen de kimsin?"

Ellerini dudaklarına götürdüğünde yaptıkları yavaşça beynine doldu.

 "Be... Ben seni öptüm. Dahası üzgünüm seni öldürmeye çalıştım... Özür dilerim... Lanet olası kafam..."

Derin nefesler alarak kendine gelmeye çalışırken bir yandan da çocuğu izliyordu. Kesik olan tişörtü dövmesinin görünmesini sağlarken, dövmeyi inceledi. Yok etmekte kararlı olduğu iki klanında işaretini taşımıyordu. Bunu anlamış olmasına rağmen bakışlarını onun teninden uzaklaştıramamıştı. Pürüzsüz tenini süzmeye başladığını fark ettiğinde yüzü kızardı. Başını başka yöne çevirip üzerini düzeltmeye koyuldu.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   C.tesi Ağus. 23 2014, 00:14

Belayı çeken biri olduğunu hep biliyordu. Lexi ile ne zaman dışarı çıksalar her seferinde bir kavgaya,  ava ya da en olmadı klanlarla kapışmaya giriyorlardı ki ikisinin de bu konuda mıknatıs görevi gördüğünü artık kabullenmişlerdi ama bu seferki biraz farklıydı. Başta sadece sarhoş olup kafayı bulduğunu düşündüğü bu kızla nasıl bu noktaya gelebildiklerini bilmiyordu.

Kesin olan şey bir şekilde tadı onu fazlasıyla etkilemeyi başararak öfkesini görmezden gelmesini sağlamıştı. Kızın tadını, onu öperken aldığı zevki daha öncekilerle kıyaslayamıyordu bile o… o harikaydı. Aklını başından almayı başarmıştı. Elleri onun bedeninde gezerken ise içten içe bu dokunuşların ona yetmediğini düşünmeye başlamıştı. Bedenindeki dokunuşlar inlemesini sağladı.

Çıplak tenine dokunma ihtiyacı artarken elini tişörtün altına daldırıp göğüslerinden birini avuçladı. Hissettiği dolgunluk memnun etmişti. Gömleğinin yırtılmasını önemsemeden onun tadını daha fazla algılayabilmek adına onu altına almayı düşündüğünde kız önce durmuş sonra da geri çekilmişti. Duyduklarıyla derin bir nefes aldı. Konuşmak istemiyordu ama anlaşılan bu gerekliydi. En azından onun ne derdi olduğunu öğrenebilirdi. Aklında onunla ilgili oluşan çeşitli fantezileri görmezden gelmeyi deneyerek kızı önce bir süzdü. Ses tonunu ayarlayabildiğinden emin olduğunda ''Sonunda fark edebildin güzelim. Reilly ahmağın tekiymiş  senin gibi enfes bir tadı elinden kaçırmakla kalmayıp kendisine düşman ettiğine göre ’'' dedi. Ayağa kalkıp üzerini silkeledi.

Kızın utangaç tavrıyla gülümseyip hızlı adımlarla onun yanına gitti. Ellerini kızın belinin iki yanına ellerini dayayıp dudaklarına kapandı. Bir süre tadını çıkardıktan sonra geri çekilerek ''Adım trey tatlı şey. Şimdi sen söyle adın ne ve ne içtin? Uyuşturucu falan mı? ’''diye sordu.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Paz Ağus. 24 2014, 21:45


Reilly'nin onu itmesini, yeniden boğazını kesmesini ya da iğrenerek hakaret etmesini bekliyordu. Ama onu öptüğün de bulduğu tek şey aldığı karşılıktı.Bu inanılası zor birşeyken tadının güzel gelmesi onu çileden çıkarmıştı. Tabi bu çileden çıkma sanrı ortadan kaybolana dek sürdü. Sanrı bittiğinde başka bir çileden çıkma durumu vardı. Altında olan bu kişi Reilly değildi.  Kim olduğundan bir haber olduğu adamı öldürmeye çalışmış, bu da yetmezmiş gibi birde öpmüştü.Şaşkınlığı ve dudaklarında hissettiği harika tatla adama baktı. Bir anda bir sürü şey söylemişti. Aldığı cevapta ise takıldığı tek şey enfes tadı ile ilgili şeylerdi. Şaşkınlıktan kekelemeye başladı.

"E... Enfes, ta... Tat mı? Benim tadım mi? "

Cümlesi biter bitmez, durduğu rahatsız edici pozisyondan kaçar adımlarla kurtuldu. Bir ağacın dibinde dağılan üstünü düzeltmeye çalıştı. Bir yandan da en azından avcı olduğunu bildiğini adamın hangi klana ait olduğunu anlamak için işaretini aradı. Işareti bulmak kolay olsa da, gözlerini oldukça hoş görünen kaslı bedenden uzaklaştırmakta zorlandı. Kızaran yüzü durumu daha da kötüleştirirken başını başka yöne çevirdi. Ta ki ona atılan adımları duyana kadar... Her iki yanına konan ellerle, adamın nefesini hissederek ona baktı. Bir kaç cümle bekledi. Ama kelimeler yerine adamın dudaklarını hissetti. O anda donarken, kafasının içi düşüncelerle doldu.Neden kendisini öpüyordu? Çoktan iğrenç olduğumu söyleyerek gitmesi gerekmiyormuydu? Algıladığı tadın büyüsü ile ona karşılık verirken, öpücük adamın çekilmesi ile durdu. Iyi ki de durmuştu. Çünkü kendisi yanlış olduğunu bilse bile duramayacak gibiydi. Çocuğun sesi kulaklarına dolarken bakışları hala dudaklarına odaklıydı.

"Be... Benim adım da Ruby..."

Yine kekelediği için kendinden nefret etti. Ama bu elinde değildi. Uyuşturucu ile ilgili soru ise onu neredeyse gülümsetiyordu. Tabi ki uyuşturucu ya da başka birşey almamıştı. Diğer yandan sanrıyı nasıl anlatacaktı? Nedeni gerçek ailesine kadar uzanan hastalığı... Üstelik Trey bir avcıydı. Avcılara da güvenmiyordu.

"Uyuşturu yada başka birşey kullanmadım. Bu bir hastalık, ne olduğu ve nedeni çok uzun hikaye... Ayrıca tekrar özür dilerim. Yaptığım herşey için. Şimdi işe gitsem iyi olacak"

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Çarş. Ağus. 27 2014, 23:15

Zıtlıklarla dolu dakikalar onu deli etmeliydi ama daha çok eğlendiriyordu. Kız önce arsızlığın dibine vurmuş sonra ise son derece utangaç bir şeye dönüşmüştü ve bu… Nasıl tarif edilirdi tam bilmiyordu fakat kendi tabiriyle anlatmayı denerse galiba tatlıydı. Ya da ilginç. Ondaki bu tutarsızlık rahatsız etmek yerine treyi kıza resmen çekiyordu.

Derin bir nefesle onun nadir rastlanan çiçeksi kokusunu içine çekti. Belki de ilgisini çeken tek şey tadıydı. Söylediklerinden sonra onun cevabını beklerken elinden geldiğince dudaklarına kapanmamaya çalışıyordu. Konuşmaya başlamasıyla biraz daha ona yaklaştı. Bu kıza yakın
olmak hoşuna gitmeye başlamıştı. Kekelemesi gülümsetti.  

Saçlarından bir tutamı eline alıp oynarken ''Adında tadın kadar güzelmiş ruby…''  dedi.

Cümlelerin devamını duyduğunda bir süre ona baktı. Demek hastaydı. Aklındaki ihtimallerin arasında  bu hiç yoktu. Bu kötü bir şey olmalıydı. İkili bir hayat… Şimdiki zamandan kopuk bir şekilde hayallerle yaşayıp yaptığı şeylerin sonucuna kendine geldiğinde katlanmak zorundaydı. Birkaç dakikalığına onun için üzülüp kıza acıdı. Kendisini öldürmek istediğini bile göz ardı etmişti. Onunla olmak istese de kızın yaptığı her hareketin bilinçsizce yaptığını bilerek kendisini  zorlukla dizginleyip geri çekildi.

Ellerini cebine sokup ondan birkaç adım uzaklaşarak ''Seni eve bırakmamı ister misin? Orman tehlikeli ve sen… Şey… Hastasın. Yeniden beni ya da başka birini reilly sanmadan eve gitsen daha iyi olur. Ya da seni hastaneye bırakabilirim.''  dedi.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Perş. Ağus. 28 2014, 22:02


Yaptığı onca aptalca hareket bir yana karşısındaki avcıyı gerçekten anlamıyordu. Kendi içinde yaptığı her şeyin nedeni belliydi. Trey'i, Reilly sanmış ve her şey kontrolden çıkmıştı. Onun için şu an en anlamsız olan şey avcının ona söyledikleri ve öpücüklerine karşılık vermesiydi. Sahip olduğu iğrenç tada böylesine yakışıklı biri nasıl bu şekilde karşılık verebilirdi? Bunu anlamıyordu, gerçekten anlamıyordu. Hala içinde ona karşı öpme arzusu ise durumu daha da karıştırıyordu. Reilly, hayatından çıktığından beri hiç bir erkekle şu anki kadar yakın olmamıştı. Öptüğü bir kaç avcı olmuştu, ama hepsi avına düşürmek içindi. Bundan onların zevk aldığını bile düşünmüyordu. O pisliklerin tek derdi, tatmin olmaktı. Bunun içinde bacaklarını açmış bir kadın yeterliydi. Tadı, görünüşü nasıl olduğu önemli değildi. Kekelemesinin ardından Trey'in gülümsemesi ile bir anda onun yüzüne odaklı, kaldı. Öylesine yakışıklı görünüyordu ki, içindeki öpme isteği daha da artıyordu. Ondan duyduğu yeni iltifat sonrası ise bir anda yüzü asıldı. Aslında mutlu olmalıydı, ama duydukları ona yalan geliyordu. Belki de oda diğer avcılardan diye düşündü? Ama sonra onun çekilmesi ile farkı anladı. Eğer niyeti burada onun bedenine sahip olmak olsa, yeniden dudaklarına kapanabilirdi. O an acaba onu durdurur muyum? Sorusu sinirlerini daha da bozdu. Çünkü dakikalar önce o dudakların tadının esiri olmuştu.  Sessizliği sürerken üzeri ile ilgilenmeye çalıştı. Onun yeni sözleri ile birlikte içinde ona karşı küçük bir güven duygusu oluştu. Hastalık için ona ucube gibi davranmamış, üstüne birde yardım etmek istemişti. Derin bir nefes alarak karar vermeye çalıştı. Belki de avcı olarak Trey'e güvenebilirdi. Ama sihirbaz olduğunu bilse ne yazık ki onunda diğerleri gibi davranmayacağının hiç bir garantisi yoktu. Kıyafet işi bittiğinde ayağa kalkıp ağaca yaslandı.

"Şey... Trey, öncelikle lütfen o ismi tekrar söyleme... Hastaneye gidecek bir durumum da yok... Tekrar deminki gibi kendimi kaybetmem için en az bir yirmi dört saat geçmesi gerek... Kafamın bir bölümünün kendi başına buyruk çalışması için yani... Şe... Şey her neyse..."

Kalbi hızla çarparken yine kekelemeye başlamıştı. Bu durum yeniydi. Aslında yeni olduğundan da emin değildi. Bu garip heyecanının bedenini ele geçirmesi mantıklı da gelmiyordu. Kafasını toplamaya çalıştığında Trey'in gözlerine baktı.

"A... Aslında... Yapacak işin yoksa... Be... Benim sana kendimi affettirmem gerekir. Senin için ne yapabilirim?"

Ağzından kelimeler çıkarken kontrolsüzce adım atıyordu. Tam önünde durduğunda ise dudaklarına yanaşarak küçük bir öpücük kondurup geri çekildi. Sadece o tadı biraz daha tatmak istemişti. Bu ise büyük hataydı, çünkü fazlasını istiyordu. Yine de bir şekilde kendini dizginledi.



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Cuma Ağus. 29 2014, 17:32

Kızı hala delicesine istiyordu ancak kendisini tutmayı bir şekilde başarıyordu. Onun hasta olduğunu öğrenmişken kızın daha çok üzerine gitmek istemiyordu. Garipti. Bir şekilde ona sempati beslemiş olmalıydı bu yüzden de ruh halini önemseyip ona acıyarak yardım etmeyi teklif etmişti. Baştan çıkmış bedenini dizginleyebilmek adına derin birkaç nefes aldığında burnuna dolan koku beynini uyuştururken kızı süzmekten kendisini alamadı. Oldukça güzeldi. Vücut hatları her erkeğin başını döndürebilirdi.Başını iki yana sallayıp düşüncelerinin farklı yerlere kaymasını engellemeyi denedi. Farklı şeyler düşünmesi amcasını kendisine her zaman örnek almış birinin bile kontrolünü yitirmesini sağlayabilirdi. Ruby konuşmaya başladığında kendisini konuşulanlara zorlukla vermeyi başardı. Söylediklerinin arasından dikkatini çeken şey reilly adındaki o çocuğun isminin söylenmesine bile katlanamıyor olmasıydı. Gözlerini kızın gözlerinden ayırmayarak ''Anladım. Tamam sen nasıl istersen.'' dedi.

Bu konuyu uzatmak onun hayatını ilgisini çektiği için öğrenmek istese de gün içinde yeterince şey olduğuna karar vererek susmayı tercih etmişti. Gözleri karşısındaki baştan çıkaran güzelliğin  gözlerinde onun teklifine vereceği cevabı beklerken onun yeniden kekelemeye başlaması gülümsetti. Bu durum gözüne giderek daha sevimli görünmeye başlamıştı hatta onun bu utangaç halinden hoşlandığını söyleyebilirdi. Onun sözleri bitiminde aklı ister istemez yeniden farklı yerlere kaymıştı. Bu elinde değildi onu istiyordu. Diğer yandan amcasını örnek alan biri olarak daha fazla ileri gitmemesi gerektiğinin ise bilincindeydi. Yine de kız dudaklarına masumane sayılabilecek bir öpücük kondurduktan sonra kendisini tutamayıp onu belinden yakalayıp dudaklarına kapandı.

Nefesi kesilene kadar uzun ve yavaşça tadını çıkararak öptü. Geri çekildiğinde onun elleri arasında tutmaya devam ederse inandığı her şeye ters düşecek bir şey yapacağının farkında olarak zorlukla geri çekildi. Gözlerini kızın gözlerine dikerek '' Affedersin tadın o kadar güzel ve sen o kadar enfessin ki kendimi senden uzaklaştıramıyorum. Her… Her neyse. Kendini bana affettirmek için bir şey yapmana gerek yok. Bunun yanında merak ettiğim bir şey var hastalığın tam olarak nasıl bir şey?'' diye sordu.



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Cuma Ağus. 29 2014, 23:08


Onun karşısında kekeliyor olmaktan nefret etmişti. Ama bu elinde değildi. İşin aslı şu an onun karşısında durarak elinde olmadan yapmak istediği o kadar çok şey vardı ki... Tabi bunların yanında yaptıkları da vardı. Kekelemek düşününce neredeyse en basit olan dürtüydü. Çünkü içinde çok başka bir dürtü vardı. Onu öpme isteği, ona dokunma isteği, çok daha fazlasını yapma isteği... Düşünceleri yüzünü kızartırken, kekelemesi daha da artmıştı. Bunun yanında ona doğru attığı kontrolsüz adımlar vardı. Onu öptüğünde tüm gücünü kullanarak kendini geri çekmişti. Aslında hiç çekmek istemediğini biliyordu ve bu durum kendine lanetler okumasına neden oluyordu. Lanet olsun ne düşünüyordu ki? Trey bir avcıydı. Ailesi ya da Rielly'nin klanın da olmasa bile sihirbaz kimliği ile onu yok etmek için eğitilmişti. Üstelik öğrendiğin de aralarındaki bu tatlı diyaloğa rağmen onu öldürmeye çalışabilirdi. Sevgi göstermesi gereken insanlar bile onu öldürmeye çalışmışken bir yabancı için bu iş daha kolaydı. Belinde hissettiği elle Trey'in bedenine yaslanırken dudaklarının öpülmesi düşüncelerini dağıttı. Bu da ne demek oluyor diye düşünemeden onu öpmeye başlamıştı. Elleri onun tenine kaymak üzereyken zoraki bir şekilde kendini sıktı. Ama sonuç yine eli onun omuzlarını kavramış ve onu kendine çekmeye başlamıştı. Öpücük bittiğinde Trey'in mavi gözlerine baktı, hala onun kollarındaydı. Duyduğu ilk kelimelerle şaşkınlığı gözlerine yansıdı. Bu, bu inanması zor bir şeydi. Reilly'nin onda bıraktığı güvensizlik duygusu hala yerli yerinde duruyordu.

"Trey... Se... Sen gerçekten ciddi misin? Be... Ben güzel ya da enfes olduğumu sanmıyorum. A... Ayrıca ismi lazım olmayan kişi demişti ki... Her neyse..."

Ne yapıyordu? Reilly'nin onda yarattığı travma etkisindeki sözleri Trey'e mi söyleyecekti. Kendini toparlamak adına derin bir nefes aldı. Aldığı nefesin ise onda oluşan tek etkisi Trey'i daha çok arzulamak olmuştu. Erkeksi kokusu hoşuna gidiyor, adeta onu davet ediyordu. Reilly'nin ardından hiç bir erkeğe yaklaşmamakta kararlıyken bu durum kafasını karıştırıyordu. Kendini toparlamak adına hastalığı ile ilgili sorusuna odaklandı. Sihirbaz kimliğini gizleyerek bu konuya bir açıklık getirebilirdi.

"Hastalığım beş yaşımda geçirdiğim bir kazadan dolayı... Ta... Tam olarak neler olduğunu hatırlamıyorum... Tedavi görüyordum, ama o durum karışıklık yüzünden yarım kaldı. Hastalık psikolojik ve sanrılara neden oluyor. Be... Ben o yüzden seni başkası sanarak öldürmeye çalıştım... A... Ayrıca ısrar ediyorum kendimi affettirmem gerek...Senin için ne yapabilirim?"





_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   C.tesi Ağus. 30 2014, 00:18

Kızın kendisine ettiği iltifatlara uzaylı görmüşçesine bakmasına bir anlam verememişti. Neden bu kadar şaşırmıştı? Onu beğeniyor, istiyor ve bunu utanmadan kelimelere dökebiliyordu. Eğer şaşırdığı şey trey’in bu kadar rahat olmasıysa onu anlayabilirdi. Ne diyebilirdi ki? Bu konu da ne yazıkki amcasına çekmemişti. O daha bir kibar ve kadınların ruhuna hitap eden cümleler kurup ona göre davranırdı. Trey ise bu konuda beceriksizdi. O amcasının aksine ne düşünüyorsa onu o an söylerdi. İnce ya da nazik değildi işin aslı süprizlerden de  pek anlamazdı ama biriyle eğlenceli vakit geçirmeyi iyi bilirdi. Tam anlamıyla odun olduğu söylenemezdi. Ortağı ile vakit geçire geçire bir kıza dokunmadan onla nasıl iyi zaman geçirilebileceğini biliyordu. Derin bir nefes alıp gözlerini kızın gözlerine dikti. Etkilenmesi için süslü sözlere ihtiyacı olanlar arasında yer almamasını isterdi.

Kendi dünyasında kaybolmuş bir şekilde dalgınca ona bakarken kızın sesiyle arınıp kendisine gelip onu dinlemeye başladı. Duyduklarıyla kaşlarını çatarak cevap vermek üzereyken onun devam etmesiyle susmak zorunda kalmıştı. Hastalığının nedenini öğrendikten sonra ona daha da acımıştı.

Ruby’nin affettirmek için bir şeyler yapmak istemesi kısmını daha sonraya saklayarak ''Ben şaka yapmıyorum ruby… Sen güzel ve enfes birisin. Senden uzak durmakta ne kadar zorlandığımı bilemezsin. O aptalın neler saçmaladığından haberi bile yoktur eminim.''  Dedi. Dudaklarına küçük bir öpücük daha koyup geri çekilerek ''Tadın insanı büyülüyor.''  Dedi. Saçlarını okşama dürtüsünü bastıramayarak onun saçlarıyla oynarken ''Kendini affettirmek konusunda bu kadar ısrarlıysan bunu beni bir yemeğe çıkararak yapabilirsin. Baştan çıkarıcı bir güzellikle yemeğe hayır demem doğrusu''  diyerek göz kırptı.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 23
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   C.tesi Ağus. 30 2014, 00:56


Yakışıklı biri tarafından iltifat edinmek... Bu çoğu kızın hayali ve oldukça hoşlanacağı bir şeydi, onun dışında tabi. İçinde oluşan güvensizlikle bu sözler ona anlamsız geliyordu. Gerçi Trey'in sadece bedenini almakla ilgilenmediğini fark etmişti. Ama yine de güvenemiyordu, işte. Hissettikleri ve istedikleri ise daha fazla kafasını karıştırıyordu. Onun kolları arasında düşüncelere dalmışken kendince bu iltifatların nedenini anlamaya çalıştı. Aklına gelen ilk şey ise oldukça rahatsız edici bir şeydi. Acıma... Trey, ona hastalığı nedeniyle acımış olmalıydı. Bu neden yardım etmeye çalıştığını açıklardı. İltifatlar ise belki de sadece onu rahat ettirmek istiyordu. Hasta bir kıza sadaka vermek gibi... Bu düşünce kısmende olsa kendisini geri çekmesini sağlamıştı. Ama yine de onun kollarındaydı. Uzaklaşmak için basit bir hareket yeterdi, peki hareket etmek... İşte bu hiçte basit bir şey değildi. Kekeleyerek saçmaladığı cümleden sonra yeni bir iltifat gelmişti. Ruhuna işlemesi gereken kelimeler taş kalbine takılıyor ve etkilenmesine izin vermiyordu. Dudaklarına kondurulan öpücüğe bu kez karşılık bile vermedi. Zaten öpücük kısa sürmüştü.

"Lü... Lütfen Trey... E... Enfes yada ta... Tatlısın gibisinden sözler duymak istemiyorum..."

Başını yavaşça önüne indirip alt dudağını ısırdı. Bu da dudaklarında kalan Trey'in tadını hissetmesine neden olmuştu. Ama bu kez etkilenmeyi göz ardı ederek isteyeceği şeyi duymayı bekledi. Sonunda kendini affettirmek için yapacağı şeyi duymuştu. Bir yemek, kulağa hoş geliyordu. Onunla yemeğe çıkarak uzun zaman sonra doğru düzgün bir şey yiyebilirdi, belki...

"Yemek iyi fikirmiş... Bunu yapabilirim..."

Cümlesinden sonra bir kaç saniye düşündü. Artık gitse gerçekten iyi olacaktı. Kalmak tehlikeliydi. Üstelik sorun sadece ona güvenmemesi de değildi. Kendine de güvenmiyordu. Tekrar onu öperse sonunun ne olacağını bilmiyordu.

"Ka... Karar verdiğimize göre... Ben artık eve gitsem iyi olacak... Beni eve bırakmana gerek yok... Buraya ne için geldiysen senide işinden ettim zaten..."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Ava Giden Av   Paz Ağus. 31 2014, 00:48

Ona kendince iltifat etmeyi kesmeliydi belki de ama kendisini tutamıyordu. Kızın düşünceleri elbette umurundaydı. O istemediği sürece bundan daha fazlasını düşünmüyordu. Ruby’nin etkisinden kurtulmaya çalışırken dudaklarına yeniden kapanmıştı. Kızın ona karşılık vermemesi gözünden kaçmazken öpücüğü kısa tutup geriye çekildi. Birden değişen bu tavrına bir anlam verememişti. Daha birkaç dakika önce oda kendisini büyük bir tutkuyla öpüyordu. Tek kaşını kaldırıp kızı süzerken birkaç cümle kurmuştu. Karşılığında duyduklarıyla derin bir nefes aldı.

Anın büyüsü uçup gitmiş gibiydi. Yani kendisi için olmasa da kız için öyle olmuş olmalıydı. Dudağını ısırması ve kekeleyişi hala tatlı gelse de ondaki bu tavır gerilemesini sağlamıştı. Kızın hislerini görmezden gelip ona burada hırsla sahip olmak cazip bir fikir olsa da amcasından aldığı eğitimle kendisini dizginliyordu. Yemek fikrini kabul etmesi ile sakin kalmaya kendisini zorlarken onu bırakarak birkaç adım geriledi. Kafasını tamam anlamıyla salladığında ortamdaki gerginlikle saçlarını karıştırıp etrafa baktı.

Seksi güzelliğin konuştuğunu fark ettiğinde gözlerini onun gözlerine dikip söylediklerini dinledi. Duydukları sinirini zıplatmıştı. Ne yani birkaç dakika öncesinde onunla öpüşecek kadar ileri gidebiliyordu ama konu evine bırakmak olunca istemiyordu öylemi? Neydi bu şimdi? Özellikle o istemeden aralarında hiçbir şey olmayacağını göstermişken ona hala güvenmiyor muydu? Burnundan soluyarak ona bakıp dişlerini sıktı. Oto kontrolünü sağlayıp sesini birkaç öksürükle ayarlayarak ''Tamam o zaman numaramı veriyim ''diyerek bir kalem çıkartıp cebinden kızın elini tutarak numarasını yazdı ve çekildi. Ona bakarak ''Seni eve bırakmamı istemediğine eminsen iyi akşamlar. ''diyip gitti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ava Giden Av
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rapax Ormanı-
Buraya geçin: