AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kanın ardındaki giz

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lexina Helix
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Kanın ardındaki giz   Salı Eyl. 09 2014, 00:48

Akşamları saevus’la uyuyup sabah gözlerini açtığında yine ilk onu görmek harikaydı. Zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlardı. Her zaman son derece katı ve iş kolik olan sadece yeğenine anlayış gösteren bir liderle bu kadar güzel zaman geçirebileceklerini hiç düşünmezdi ama o o kadar farklıydı ki ne yapıp edip insanı kendisine hayran bırakmayı başarıyordu.  Onun sevgilisi olduğuna inanmakta hala zorlanıyordu. Bu elinde değildi. Yıllardır ne kadar istese de ona dokunamayacağını düşünmüştü şuan ise onun kadınıydı. Ona dokunma hakkı olan tek kişi kendisiydi. Ortağı olmadan geçen günlerde saevus birkaç klan toplantısı dışında evden çıkmayıp lexi ile zaman geçirmiş birlikte bol bol sevişseler de normal şeyler yapıp birbirlerini daha çok tanımaya da özen göstermişlerdi.

Kısaca her şey hayal bile edemeyeceği kadar güzelken trey kısmı hala problem olduğu için içinde bastırmaya çalıştığı bir endişe vardı ancak rahat rahat birlikte olacakları bir hafta kadar kısa bir süre içinde bunu düşünüp günlerini mahvetmeme kararı aldığından elinden geldiğince bu konuyu görmezden geliyordu.

Seavus’la geçirdiği yeni ve güzel günün ardından uykuya dalıp farklı rüyalar görürken sabah çalan telefon sesiyle zorlukla gözlerini araladı. Gece yanındaki baş döndürücü erkekle zevk dolu saatler geçirdiği için oldukça yorgundu ama arayanın trey olduğunu  gördüğünde cevap vermekte gecikmemişti. Uyku sersemi duydukları ile hızla kendisine gelip telefonu kapatarak yataktan tek kelimeyle anlatmak gerekirse fırlayıp üzerini giyindi. Silahlarını kısa sürede kuşanıp hoşlandığı adama küçük bir not bırakarak evden çıkmıştı. Ortağının yanına varmayı başardığında saldırı kısmının çoktan başladığını gördü. Dikkatini tamamıyla onu korumaya verip lexina da olaylara dahil olduğunda işler daha da büyüdü. Adamları tek tek halledip işin sonlarına geldikleri esnada trey’in dikkatsiz davrandığını fark etti onun arkasındaki adamı attığı bıçakla öldürürken ateşlenen silahtan kurtarmak için pek düşünme fırsatı olmadı. O da o an yapabileceği tek şeyi yapıp hiç düşünmeden ortağının önüne geçmişti. Duyduğu nefes kesen acıyla yere düşerken bilincini kaybetti. Karanlık ve sessizlik zihnini ele geçirmişti.  

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Salı Eyl. 09 2014, 01:47

Ruby. O tatlı, utangaç ve son derece leziz güzellik bir türlü aklından çıkmıyordu. Birlikte geçirdikleri o ateşli dakikalar aklını sürekli olarak meşgul ediyordu. Dokunduğu teni hala hissedebiliyordu. İnleyişi ise kulaklarından bir türlü silinmemişti. O günden sonra kızı yeniden görmek istese de bir türlü başaramayışı öfkelendiriyordu. Daha önce hiç böyle olmamıştı. Beynini dinlendirebilmek adına tamamen kendisini işe vermişti. Geceleri rahat uyuyabilmek adına içiyor gündüzleri ise o uzun listenin peşinde milletin canına okuyordu. Kızla olanlar bir yana evdekileri de özlemişti. Bu işin bir an önce bitmesi için elinden geleni yapıyordu.

Günler sonra kendilerine düşmanlık besleyip harekete geçmeye hazırlanan bir grubun varlığını öğrendiğinde sonunda beni kendime getirecek bir şey bulduğunu düşünerek ortağını arayıp haber verdi. Onun gelmesini beklemeyi düşünse de adamların kendisini fark etmesiyle savaş başlamıştı. Hepsine yetişmeye zorlanıp yorulduğunu hissetmeye başladığı anda ise lexi gelip durumlarının eşitlenmesini sağlayarak onu kurtarmıştı. Önündeki adamlarla savaşırken aklına bir anda yine o geldi. Ruby… Onun savaşma şekli ve avcıları katledişi…

Kendisine beynine üşüşen düşünceler yüzünden pek dikkat edemezken duyduğu acı dolu sesle kendisine geldi. Lexi nin yaralandığını görüp küfürler ederken ona bir şey olmamasını umarak önündeki adamları hızlı ve acımasızca öldürüp onun yanına koştu. Korkuyla onun yanına giderken yaptığı aptallık yüzünden lanetler okuyordu. Ortağını kucaklayıp hızla arabasının arka koltuğuna yerleştirdi. Arabayı elinden geldiğince hızlı ama lex’i yi sarsmamaya çalışarak kullanırken içinden ona bir şey olmaması için dua ediyordu. Eve vardıklarında ani bir frenle arabayı park edip kapıyı açtı. Kıza kucağına alıp eve soktuğunda gözüne çarpan koltuklardan birine yerleştirdi. Yarasına bastırıp daha fazla kan kaybetmesini engellerken '' Kahretsin nasıl dikkatsiz davranabildim.''    Diye söylendi.


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


En son Trey Letalis tarafından Salı Eyl. 09 2014, 22:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Salı Eyl. 09 2014, 16:43


Yalnız kalmayı planladıkların bir haftanın, her anını Lexina'a ayırmış onunla geçirdiği güzel zamanların yanında ateşli dakikalarda geçirmişti. Onunla vakit geçirmeye başladıkça onu daha da yakından tanımış buna rağmen bir an bile sıkıldığından şikayet etmemişti. Kız kesinlikle onun için harikaydı. Belki de asla sahip olmaması gereken yasak elma... Çünkü o daha genç birini hak ediyordu, hatta daha iyi birini... Ama bu düşünce de kötü hissettirmişti. Onu başka biri ile görmeye asla katlanamazdı. Onunla geçirdiği ateşli dakikaların ardından derin bir uykuya dalmıştı. Antrenman yapan bedeni zinde olsa da kız ile geçirdiği ateşli dakikaların sıklığı uyku ihtiyacını arttırmıştı.

Sabah uyandığında ise onu görememek canını sıkmıştı. Okuduğu not ise moral bozucuydu. Tamam kız ilk kez göreve çıkmıyordu. Üstelik Trey'in başı dertteyken Lexi yapması gerekeni ve ortağına yardım etmeye gitmişti. Onunsa içi içini kemiriyordu. Saatler geçerken yemeği bile bir kaç parça atıştırmalıkla geçirmişti. Kütüphane de kendini işlerine vermeye çalışırken duyduğu fren sesi ile acele ile aşağı indi. Trey normalde asla böyle araba kullanmazdı. Aşağı inip kadınını kanlar içinde gördüğünde ise kan beynine sıçradı ve o anda Trey'in sözlerini işitti. Dikkatsizlik yapmıştı, öyle mi... Derin bir nefes alarak lider gibi düşünüp klan doktorunu aradı. Trey'in yüzündeki ifadeden doktor bile çağırmadığı belliydi.

"Trey..."

Adını söylediği esnada onu yakasından tutup kendine çevirerek yüzüne sert bir yumruk geçirdi. Sersemleyen Trey yere düşerken gözleri Lexina'nın üzerinde gezindi, gerçekten çok kötü görünüyordu. doktorun hızlıca buraya geleceğini bildiğinden biraz olsun rahatlamayı deneni ama Trey'e öfkesi körüklendikçe körüklendi. Onu yeniden eline geçirecekken kapının çalması ile hızlı adımlarla kapıyı açtı. Doktor ve yanındaki adamlar Lexi ile ilgilenmeye başladıklarında malikanedeki özel hasta odasına götürdüler... Acil yardım gerektiğinde klan doktoru direk geldiğinden vakit kaybetmemek adına hastanedeki tüm araç ve gereçlerin bulunduğu odada Lexi'nin iyi olacağını umut ederek yeniden Trey'e odaklandı. Onun yakasına yeniden yapıştı.

"Nasıl böylesine dikkatsiz olabildin, Trey... Dua et Lexina'a bir şey olmasın yoksa seni elimden hiç bir güç kurtaramaz..."

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Çarş. Eyl. 10 2014, 18:25

Lexi’yi kanlar içinde yerde gördüğünde nefes alamadığını hissetti. Endişe ve korkunun yanında bedenini ele geçiren öfkeyle birlikte adamları öldürdükten sonra onun yanına koşmuş hala hayatta olduğunu gördüğünde bir parça rahatlayıp kızı kucağına aldığı gibi arabaya bindirerek güvende olacakları tek yere, evine götürmek için yola çıkmıştı.Savaş esnasında ruby’i düşünme aptallığını yapıp ailesinden biri gibi gördüğü ortağının yaralanmasına neden olduğu için kendine kızarken bir yandan da ona bir şey olmamasını umarak delice araba kullanıyordu. Aklı yaptığı hata ile o kadar meşguldü ki doktora haber vermeyi akıl edememişti.

Kızı eve getirip koltuğa yatırdıktan sonra ise eli ayağına dolanmış ne yapacağını şaşırmıştı. Yakasından çekilip ayağa kalktığında amcasıyla yüz yüze geldi. Üzüntüyle ''Amca ben '' demişti ki yediği yumrukla sendeleyerek yere kapaklandı. Neye uğradığını şaşırmıştı. Kendisini toparlayıp ayağa kalktığı esnada kapı çaldı. İçeri giren doktoru gördüğünde bunu unuttuğunu fark edip sinirle dişlerini sıktı. Kendisine içinden bolca küfür ederken amcasına da sesiz bir teşekkür etti. O olmasaydı ne yapardı bilemiyordu.

Doktorlar ortağını götürürlerken gözlerini yere dikip ''Üzgünüm… '' diye mırıldandı. Yumruğunu sıkarak ''Eğer ben savaş esnasında düşüncelere dalıp gitmeseydim daha dikkatli olacaktım ve sen beni kurtarmak için silahın önüne atlamak zorunda kalmayacaktın. '' Diye kendi kendisine söylenirken amcasının yakasına yapışmasıyla ona baktı. Duyduklarından sonra üzüntü ve öfke karışımı bir sesle ''Lanet olsun ben böyle olsun istememiştim sadece… ben sadece… aptallık ettim. Umarım ona bir şey olmaz yoksa kendimi hiç affetmeyeceğim '' dedi.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Çarş. Eyl. 10 2014, 21:28


Lexina'ın bıraktığı notu okuduğundan beri içinde bir sıkıntı sürekli olarak büyümüş onu neredeyse nefessiz bırakmıştı. Bunun onunla daha yakın olmaları ile bir alakası olduğunu düşünmek istese de daha çok felaketlerden önce hissettiği bir ön sezi gibi gelmişti. Bir kaç saat içindede sıkıntısının kaynadığını gördü. Lexina, kadını kanlar içinde ve yaralıydı. Trey'in mırıldanmalarını duyduğunda kan beynine sıçradı. Ona geçirdiği sert yumruğun ardından yapmak istediği daha fazla şey varken doktorun gelmesi ile biraz sekteye uğrasa da odada yalnız kaldıkları anda onun yakasına yapışmak adına yanına yaklaştı. O sırada mırıldandığı yeni sözler daha fazla öfkelenmesine sebep oldu. Şu an Lexina'nın bu durumda olmasının tek nedeni dikkatsiz yeğenini kurtarmaktı. Kadınının çektiği acıyı çekmesi gereken Trey'e hak ettiğini vermek adına yakasına yapışıp öfkeli kelimelerini sıraladı. Duydukları ise onu bir an olsun sakinleştiremiyor, aksine daha çok öfkelendiriyordu. Bir elini yumruk haline getirip Trey'i yeniden yumruklarken boştaki eli düşmemesi için yakasını tutmaya devam ediyordu. Attığı ikinci yumruktan sonra da onu bıraktı.

"Evet sen aptalsın... Hem de koca bir aptal... Eğer Lexina'a bir şey olursa bende seni asla affetmeyeceğim... Duydun mu beni? İyi bir haber gelse iyi olur... Yoksa... Yoksa!..."

Odada bir kaç tur döndü. Trey'i hastanelik etmek hiç bir işe yaramayacaktı. Tam o sırada doktorun yanlarına gelmesi ile bakışlarını ona dikti. Soru sormasına gerek bile yoktu. Bakışı doktorun konuşmasını işaret ederken onu dikkatle dinlemeye başladı.

"Merak etmeyin.. Kan kaybetmiş olsa da hayati bir tehlikesi kalmadı... Hemen müdahale edildiği için.. O da bebekte gayet sağlıklı durumda... Ama bana göre hamile halde böylesine hırpalanacağı bir görevde bulunmamalıydı..."

Doktorun ilk kelimeleri onu rahatlatmış derin bir nefes almasını sağlamış olsa da son kısımda donup kaldı...

"Bebek mi?"



_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Perş. Eyl. 11 2014, 23:57

Suçluluk tüm hücrelerini sinsi bir yılan gibi ele geçirirken üzüntünün yanında birazda korkuyla ortağı ile elinden geldiği kadar ilgilenip gözlerinin dolmasını engellemeye çalışırken amcasının tepkisi şoka uğratmıştı. Onun muhtemelen kendisinin dikkatsizliği yüzünden kızdığını düşündüğü için attığı yumruğa tepkisiz kaldı. Hak etmişti. Eğer lexi önüne atlamasaydı onun yerine kanlar içinde yatıyor olan kişi kendisi olacaktı ama her şeyden önemlisi kurallara sadık kalmamıştı. Savaşta kendini koruduğun gibi ortağını da koruman gizli bir şarttı ancak o bunu becerememişti. Üzüntüyle sarf ettiği kelimelerin arasında amcasının yeniden yakasına yapışarak söyledikleri ile ona baktı. Gözünden bir damla yaş akmıştı. Duydukları kendisine olan öfkesini artırırken amcasının aşırı tepkisine yine karşılık vermemişti. Şuan amcası mı yoksa liderimi olduğuna karar veremediği adam kendisini bırakıp odada anlamlandıramadığı bir endişeyle turlarken o da karma karışık duygularla kapıya baktı. İçinden ‘Seni de kaybedemem…. Lütfen lexi dayan.’ Dedi.  Geçen dakikalarda içi içine sığmazken sinirle duvara yumruk atıp '' Lanet olsun…''  dediği sırada doktoru gördü.

Hızlı adımlarla ona yaklaştı. Duydukları rahatlatırken sonradan söyledikleriyle birkaç dakika önce kaldı. Gözlerini doktorun gözlerine dikerek '' Ne saçmalıyorsun sen? Lexi evli değil ve ciddi düşündüğü bir sevgilisi yok. Tek gecelik eğlencelerindense hamile kalmayacak kadar zekidir. Yani bu söylediğin imkansız''  dedi. Onun yakasını tutup kendisine çekerek''  Bana bak doktor içkili falan mısın? Eğer öyleyse ve ortağıma yanlış bir müdahale yaptıysan seni öldürürüm.''  Dedi. Doktor elinden kurtulmaya çalışıp başaramayınca sinirle "Lütfen çekin ellerinizi üzerimden bay letalis. İçkili falan değilim ve ne dediğimi gayet iyi biliyorum. Ortağınız hamile. Bebek henüz iki haftalık olduğundan bayan helix’inde bunu fark etmeme ihtimali var. "demişti. Trey duyduklarıyla karmakarışık duygularla kalakaldı.


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Cuma Eyl. 12 2014, 01:40

Trey'e ne şekilde acı çektirse bilemiyordu. İşin aslı onun canını yakmanın hiç bir işe yaramayacağını da biliyordu. Üstelik o her hangi biri de değildi. Onun tek ailesiydi. Başka biri ona zarar verse dünyaları yıkardı. Ama şimdi böylesine değer verdiği kişiyi parçalara ayırmak istiyordu. Sırf daha fazla zarar vermemek adına salonun ortasında volta atmaya başladı. Doktor geldiğinde ise tüm dikkati ondayken öğrendiği son şeyle dondu. Bebek... Lexi... Bebek... Beyni algılama sorunu yaşıyor gibiydi. Trey'in doktorun yakasına yapışması ile birlikte kendine geldiğinde yeğeninin söylediği sözlere takıldı. Lexi'nin eskiden beri erkeklerle birlikte olduğunu bunu birde Trey'in ağzından duymak içindeki kıskançlığı arttırsa da şu anki durumu değerlendirmeyi denedi. Baba olmanın gerçeği onu bir kurşun gibi vururken kafasını toparlamaya çalıştı. Doktor yeniden yanlarından ayrılırken algıladığı yeni gerçekle Trey'e öfkeyle bakmaya başladı. Lexi onun yüzünden kanlar içindeydi, bu bir... İkincisi ise ateşlenen silahın yanlış bir yeri vurması ile daha doğmamış bebeklerinin yok olma ihtimali... Şimdi ikisi de iyi durumda olsa da onun öfkesi sınırlarını zorlamışken Trey'i yeniden yakasına yapıştı.

"Sen... Sen... Lexina'nın vurulmasına neden olmakla kalmayıp... Birde doğmamış kuzeninin ölümüne sebep olacaktın... Peki bu konuda gösterdiğin bahane ne? Dikkatsizlik... Sana şimdi dikkatini toplayacak bir şey vereceğim..."

Onu yeniden yumruklayıp bu kez yere düşmesine izin verdi. Düştüğü yerde Trey'e tekme atmaya başladığında az önceki kuzen lafının onda yarattığı şok etkisini umursamadı. Onu yeniden yerden kaldırıp karın boşluğuna yumruk atarak odanın diğer köşesine fırlattı. Seri adımlarla ona ilerlerken derin nefeslerle sakinleşmeye çalıştı. Buna biraz daha devam ederse kesinlikle Trey içinde bir doktor gerekecekti. Onun yanına çöküp yakasını kavrayıp öfkeli gözlerini Trey'in dağılan suratına dikti.

"Şimdi bir şeyi açıklığa kavuşturalım... Bir kaç saat daha bekleseydin... Lexi ve benim birlikte olmaya karar verdiğimizi öğrenmiş olacaktın... Ama senin hareketlerin bunu böyle öğrenmene sebep oldu... Şimdi daha fazla canını yakmamam için bu evden defolup gidiyorsun... Bende kadınım ve karnındaki küçük canlı ile ilgileniyorum... Bilirsin lafımı ikiletmem o yüzden ben sakinleşene kadar toz ol, Trey..."


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   C.tesi Eyl. 13 2014, 00:03

İçerideki ortağı için endişesi hat safhadayken amcasının hareketleri aklını karıştırıyordu. Lexi’ye değer verdiğini biliyordu. Bu yüzden yaptığı aptallığı da düşünecek olursa ona kızması gayet normaldi. Dayağıysa kesinlikle hak etmişti fakat sanki daha farklı bir şeyler vardı. Amcası trey’in ortağı için sanki daha önce hiç olmadığı kadar çok endişeli gözüküyordu. Buna bir anlam veremeden çaresizce doktoru bekledi. Sonunda o ortaya çıkıp açıklama yaptığında söyledikleri oldukça rahatlatırken son sözleri önce şaşırmasına sonra öfkelenmesine neden oldu.

Bebekle ilgili söylediği şeyin imkansız olduğunu düşündüğünden yakasına yapışmıştı. Trey’e göre adamın bu dedikleri içkili olmasından kaynaklanıyordu. Bu düşünceyle ortağına yanlış müdahalede bulunabileceği ihtimali ile yakasını yapışıp sözlerini sıraladı. Duydukları aklını karıştırmıştı. O kadar kesin konuşuyordu ki ona inanmaktan başkasını yapamadı. Şok olmuş bir şekilde lexi’nin hamile olduğu gerçeğini kabullenmeye çalışırken yakasına yapışan amcası ile kendisine geldi. Duyduğu sözler şoka girmesini sağlarken dili tutulduğu için hiçbir şey söyleyemedi.

Kuzen demişti yani le…lexi amcasından hamileydi. Yediği yumrukla kendisini yerde bulduğunda hala şoktan kurtulamamıştı. Şoktayken yediği dayakla yerde kıvranırken yakasından tutulduğunda kendisini geri çekmeye çalışsa da başaramayınca kaşlarını çatıp amcasına baktı. Duyduklarıyla derin bir nefes aldı. Birkaç kez öksürüp kendine gelmeyi denerken olanları sindirmekte zorlanıyordu zorlukla ayağa kalktı. Kapıya doğru yürürken ''Lexi’yi birkaç saat sonra arayacağım. Telefonu yanında olsun. " dedi. Onların ilişkisi hakkında bir şey demedi ya da o an için o kadar dağılmıştı ki sorgulamadı. Evden çıkıp arabasına atladı ve son sürat gaza basıp oradan ayrıldı.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   C.tesi Eyl. 13 2014, 00:42


Baba olacağını öğrendiğinde şaşkınlığının ardından mutlu olması gerekiyordu. Yani normal biri böyle hissetmeliydi. Ama o her ikisini kaybedeceği gerçeği ile daha da öfkelenmiş ve tüm sinirini onların bu duruma gelmesine neden olan yeğeninden çıkarmaya başlamıştı. Ona vurduğu tekme ve yumruklar son derece acımasızken kelimeleri de şoka girmesine neden olmuştu. Kendini bildiğinden çok daha kötüsünü yapacağını da biliyordu. Bu yüzden Trey'i göndermeliydi, büyük bir zarar vermeden hemen önce... En son böylesine öfkelendiği zaman abisi ve onun karısının öldüğü zamandı. Şu anki durumda bundan farklı sayılmazdı. Değerli kadını ve bebekleri hayatta olsa da Lexi artık onun ailesinden bir parçaydı. Yarı bitik yeğeni kapıya ilerlerken duyduğu sözlerle derin bir nefes aldı.

"Merak etme sana haber veririm... Ayrıca benimle güvende olacaklarını biliyorsun..."

Trey'in gidişinin ardından doktorla görüşüp onları yolcu etti. Öfkesi yavaş yavaş azalırken asıl konuya odaklanabilirdi. Bebek... Lexi ve onun bir bebeği olacaktı. Kızın bunu bilmediğine emindi, çünkü bilse yalnız oldukları süre de bunu ona söylerdi. İşin aslı bebek hangi ara olmuştu? Tamam normalde korunuyor olsalar da aklına gelen şeyle garipçe gülümsedi. Ani arzularının bedenlerini ele geçirdiği ve Trey'in olmadığı kısa zamanlar da korunmayı unutmak oldukça kolay olmuştu. Odada yatan güzelliğin yanına ilerleyip elini sıkıca tuttu. Lexina, hayatının tamamen bir parçası ve bundan sonra hayatında var olacak tek kadındı. Onun yanaklarını bir süre okşayıp dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdu. Doktor bir kaç dakika sora uyanacağını söylediği için sabırla bekledi. Gözlerini açan güzelliğin yüzüne bakarken konuşmaya başladı.

"Lexi... Kendini nasıl hissediyorsun, güzelim... Seni kaybedeceğim için öyle korktum ki..."

[

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lexina Helix
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   C.tesi Eyl. 13 2014, 23:17

Saevus’la geçirdiği harika günlerin ardından eski hayatına en tepeden ani bir dalış yapmak zorunda kalarak sabah kahvaltı bile yapmadan silahlarını alıp evden çıkmıştı. Yorgun, uykusunu alamamış bir şekilde delice araba kullanırken trey’in nasıl oluyor da  sürekli kendisine bir aksiyon yaratıyor hala anlamış değilim diye düşünürken aklına gelen şeyle gülümsedi. Sanki kendisi çok farklıydı. Hayatında değişen tek şey uzun süredir çocukluğundaki beyaz atlı prensinden başka kimseyle olmayışıydı. İlk kez uzun süreli bir ilişkiye başlamıştı. Sevgilim demek istediği ama trey öğrenene kadar ismiyle hitap etmek zorunda olduğu adamı düşünerek geçirdiği yolculuk sonrası aklındakilerden uzaklaşarak savaşa dalıp ortağını kurtarmak için silahın önüne düşünmeden atlamıştı.

Kendisini uçsuz bucaksız derin bir karanlıkta bulduğunda aklında iki şey vardı. İlki trey’in o savaştan sağ kurtulmasıydı. İkincisi hoşlandığı adamı yani saevus’u bir daha görebilecek miyim sorusuydu? Sonsuz bir girdabın içinde kaybolmuşken hayatında yaptıklarını düşündü. Sanırım pişmanlık duymayacağı tek kısım saevus ile olan o kısacık zaman dilimiydi.

Kendisiyle bilincini kaybetmiş bir şekilde uğraşırken aniden hissettiği sıkıntıyla gözlerini aralamaya çalıştı. Uzun uğraşlar sonucu başarıp uyandığında aldığı nefes ciğerlerini yaktı. Yüzünü acıyla buruşturarak ‘Kahretsin.’ Diye mırıldandı. Elinde hissettiği el onu rahatlatırken aklını toparlamayı denemişti. Seavusla göz göze geldiğinde duyduklarıyla iç çekerek ‘Korkuttuğum için üzgünüm. Seni yeniden görebildiğime sevindim’ Dedi. Kendisini biraz zorlayarak yatakta doğrulup elindeki serumu çıkartarak ayağa kalktı. Ancak bir adım atmıştı ki başı döndüğü için sendeledi. Saevusa yaslandığında gözlerini kapayarak ‘Akşamdan kalmış gibiyim. Başım dönüyor… ve kahvaltı  yerine sabah kurşun yediğim için öfkeliyim. Tüm bunları yok sayarsak iyi olduğumu söyleyebiliriz.  Nerede o şapşal?’ diye sordu. Gözlerini yeniden onun gözlerine dikmişti.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Paz Eyl. 14 2014, 01:05


Lexina'nın uyanmasını beklerken giderek daha da sakinleşiyordu. Olması gereken de buydu. Trey, hala aklındaydı. Ona gözünde hak ettiği kadar ceza vermemişti. İşlerin daha da kötü olacağını ona komaya sokacağını bildiğinden gözünün önünden kaybolmasını söylemişti. Bir sonraki karşılaşmalarında ise onunla uzun uzun konuşacakları kesindi. Sonuçta o ailesinin bir üyesiydi. Lexi, gözlerini açarken kızın hareketlerini gözlemledi. Aslında ona sıkıca sarılmak, öpmek, koklamak, yaşadığını hissetmek istiyordu. Canını yakmamak içinse sabırla bekledi. Onun ağzından çıkan kelimeleri dinlerken gülümsedi. Hemen ayaklanmasına karşı olsa da sedye de onu daha fazla görmek istemediğinden ayaklanıp yanına durdu. Hala biraz halsizliği ile kızı kolları arasına alıp yeni kelimelerini dinledi. Trey'in adının geçmesi ile önce dişlerini sıksa da sonradan derin bir nefes alarak kızı kucakladı ve odasında bulunan özel banyosuna doğru adım atmaya başladı.

"O şapşal, bir süre bu evde olmayacak... Sadece sen ve ben yine yalnızız... Şimdi şu üzerindeki kanlı kıyafetlerden kurtulup temizlenmeye ihtiyacın var... Sonrasında seninle özel olarak uzun uzun konuşmalıyız..."

Banyoya vardıklarında kızı duvara yaslanır halde bırakıp küveti ılık su ile doldurup, duş jeli sıktı. Kızı yavaş yavaş soyup bedenine göz attı. Gerçekten göz kamaştırıyordu ama şu an istediği en son şey onu cinsel yönden arzuluyor olmaktı. Çünkü öncesinde onunla ilgilenmeliydi. Kızı zarif bir hareketle küvete sokup, kendi üstündekilerden de kurtularak yanına girdi. Lifle kızın tatlı tenini temizlerken daha fazla dayanamadığı için dudaklarına ateşli ama kısa bir öpücük kondurdu. Ardından onu yıkamaya devam etti.

"Kendini nasıl hissediyorsun, bebeğim... Banyo iyi geliyor mu?"

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lexina Helix
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Ptsi Eyl. 15 2014, 23:16

Gözlerini açmayı başardığında kesif bir acı bedenini ele geçirmişti. Dudaklarını ısırıp sessiz kalmaya çalışırken eğitimlerini hatırlayıp acıyı görmezden gelmeye çalıştı. Yaptığı aptallık yüzünden kendisine ne kadar kızgın olsa da trey’in çektiği vicdan azabını tahmin ettiği için daha fazla üzülmesini istemiyordu. Ortağını iyi tanıyordu. Lexina bir kez ölümden dönmüştü onun ise dışarıda duyduğu pişmanlıkla binlerce kez ölüğünü ,kendini yiyip bitirdiğini biliyordu. Bu onu azarlayıp birkaç tane çarpmayacağı anlamına gelmese de ona çokta acımasız davranmamaya özen gösterecekti. Lexi  kendisini toparlamayı başarıp trey ve saevus’u görmeyi bekleyerek etrafa baktığında karşısında sadece hoşlandığı adamı bulmak sevindirmekle birlikte şaşırtmıştı. Onun dudaklarına kapanmak istese de o an rahatsızlık duyduğu sedyeden kalkmaya odaklandı. Ayaklarının üzerinde durmayı başardığında yarası sızladığı için elinde olmadan acıyla inleyip hafif bir denge kaybı yaşadı.

Saevus onu kollarına aldığında derin bir nefes alıp çocukluğunun beyaz atlı prensine baktı. Kokusu başı dönüyor olmasına rağmen büyülerken kendisini dizginlemeyi başarıp ortağını sormuştu. Kendisini onun kucağında bulduğunda başını boynuna gömdü. Duyduklarıyla iç çekerek ‘ Lütfen yeni bir keşif görevine göndermediğini söyle… Birkaç gün sahalardan uzak kalacağımı düşünürsek başını belaya sokmasa iyi olur.’  Dedi.  Banyoya giderlerken gözlerini onun gözlerine dikerek ‘ Bu arada seninle yalnız kalacağımıza sevindim. Banyo ise oldukça cazip bir fikir’  dedikten sonra yanağına küçük bir öpücük kondurdu.

Banyoya vardıklarında duvara yaslanıp onun hazırlığını izlerken gülümsedi. Kendisiyle ilgilenmesi hoşuna gidiyordu. Küvete girdiğinde su yarasını biraz sızlatsa da kısa sürede bedeni rahatlayıp gevşemişti. Bedeninde gezen eller harika hissettirirken dudaklarına kapanan dudaklara karşılık verdi. Yakışıklı liderlerinin geri çekilerek söylediklerinden sonra nefesi yüzüne çarparken ‘ Oldukça iyi hissediyorum. Hatta bunu sana gösteriyim’  diyerek onun dudaklarına kapanıp ellerini bir süre teninde gezdirip geri çekildi.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Salı Eyl. 16 2014, 12:45


Lexina'ı kucağına bir bebek gibi alırken hamile olduğunu ona nasıl anlatacağını düşünüyordu. Onun aklı ise şapşal yeğenine takılmıştı. Trey'i öyle bir halde evden göndermişti ki... Yeni bir göreve çıkmayacağına neredeyse emindi. Tabi ölmek istemiyorsa... Yoksa o yaralı haliyle bu iş kolay olurdu. Diğer yandan onun güçlü kişiliğini de biliyordu. Ona savaşmayı öğretmişti, bu yüzden de bir şekilde içi rahattı.

"O küçük şapşalı kafana takma... Göreve falan göndermedim sadece bir süre uzaklaştırdım... Bir tatil eminim ona iyi gelecektir..."

Kızla küvete girdiklerinde ise işler biraz değişmişti. Onu arzulayan bedenini kontrol altına almak daha da zorlaşmıştı. İşin ucunu biraz kaçırdığında onun dudaklarına kapandı. Lexi'nin karşılığı işi biraz daha derinleştirirken zorla kendini geriye çekti. Kızın kelimeleri ise çapkınca sırıtmasına neden olurken yeniden ateşle öpüşmeye başlamışlardı. Ellerini teninde hissettiğinde onun ıslak bedenine dokunmaya başladı. Kız geri çekilse bile onu yeniden kendine çekti. Biraz daha tadını çıkardığında öpüşmeyi kesti.

"Hadi artık yatağa geçelim..."

Kendisini kurulayıp Lexi'i havluya dolayıp kuruttuktan sonra yeniden kucaklayıp çıplak halde yatağa yatırdı. Kızın bedenini ağırlığı ile ezmemek için yanına uzadığında onu üzerine alıp saçlarını okşayıp gözlerine baktı. Biraz öpüp çıplak teninde ellerini gezdirdiğinde durdu ve geri çekildi.

"Şimdi biraz konuşalım güzelim... Sen yaralı ve baygın halde yatarken bir kaç şey oldu. Öncelikle Trey, bizi öğrendi. Çünkü senin o halin tamamen kontrolden çıkmamı sağladı. Trey'i biraz hırpaladıktan sonra bizi ona anlattım. Ama benim asıl kontrolden çıkma nedenim sadece yaralanman değildi. Bizim bir bebeğimiz olacak sevgilim... Sen hamilesin... İkinizi de kaybetme ihtimali gerçekten berbat bir şeydi..."


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lexina Helix
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Perş. Eyl. 18 2014, 23:07

Gözleri seavus’un gözlerinde ortağının nerede olduğunu duymayı merakla beklerken biraz endişeliydi de şayet trey yeni bir göreve gittiyse kendisinin de içinde bulunacağı yeni bir belaya bulaşmaları an meselesiydi. Lexi’nin o şapşalın başı dertteyken yaralı olmasına aldırmayacağı açıktı. Bunu henüz sevgilim demeye alışmaya çalıştığı adam da oldukça iyi biliyordu.

Trey’in tatile çıktığını öğrendiğinde rahat bir nefes alıp itirassız onunla banyoya girdi. Onun soyunuşunu izlerken yaralı ve halsiz olmasına rağmen saevus’u arzulamıştı. Yakışıklı liderleri kendisiyle ilgilenirken dudaklarına kapanmamak için kendisini zor tuttu. O anın tadını oldukça çıkarmak istiyordu. Dudakları müstakbel sevgilisi tarafından örtüldüğünde dayanamayıp onu öperek bir süre bedenini keşfetti. Geri çekilmeyi başardıktan sonra onun çekmesiyle bir süre daha zevkle karşılık verdi.

Banyodan çıkıp yeniden onun kucağında yatağa geçtiğinde yüzünde tatlı bir gülümseme vardı. Saçlarındaki dokunuş huzur verirken gözleri bir an olsun seavus’un gözlerinden ayrılmamıştı. Tadına bağımlı olduğu dudakları öpüp yarasının izin verdiği kadarı ile ona karşılık verdikten sonra duyduklarıyla dondu. Şaşkınlıkla ‘ Ne? Sen… t-trey… bebek?’ diye kalakaldı. Duyduklarını algılamakta zorlanıyordu. Beynindeki film tam olarak şuan kolları arasında olduğu adamın yeğenini hırpalaması kısmında kopmuştu. Kendisini cümle kurmaya zorlayarak ‘ Sen… Sen trey’i mi hırpaladın? Tanrım… Bizi öğrenince ne tepki verdi?’ diye sordu. Sonrasında heyecan, şaşkınlık ve inanamaz bir şekilde ‘ Üstelik be... benim hamile olduğumu da nereden çıkardın?Be... ben hamile olamam. Biz korunuyorduk’ dedi.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Perş. Eyl. 18 2014, 23:36


Değerli kadınını banyoda şımartırken bunu hak ettiğini biliyordu. Trey, onu yardım için çağırdığında gözünü kırpmadan gitmişti. Elbette bir ortağın yapması gerekeni yapıyordu ama yine de kendi ailesinden birini koruyordu.Hoş o saygı değer aile üyesini Lexi uyanmadan önce oldukça hırpalanmıştı. Kendisi tarafından... Ama şimdilik Trey'i düşünmek istemiyordu. Lexina ile konuşması gereken şeyler vardı. En önemlisi de bebekleri... Onu yatağa taşıdığında her ne kadar içten içe onun teninin tadını çıkarmak istese de kendini sıktı. En iyisi her şeyi bir anda anlatmak ve sonrasında altındaki güzelliğin tadını çıkarmaktı. Her şeyi söylediğinde güzelinin şaşkınlığını seyretti. Elleri kızın saçlarını okşarken Trey kısmında biraz daha detay vermeye karar verdi.

"Senin bu halde olmanın nedeninin o şapşalın dikkatsizliği olduğunu öğrendiğimde biraz yoldan çıktım evet... Sinirimi ondan çıkardım ama daha fazla zarar vermemek adına onu gönderdim... Bize tepki verecek pek zamanı olmadı..."

Sırada bebek vardı. Asıl konu buydu aslında... Baba olacaktı. Hem de Lexina gibi harika bir kadından... Hep abisi gibi olmak istemişti. Ama onun eşi ile ani ölümü kendini tamamen Trey'e adamasını sağlamıştı. Ama şimdi gerçek bir aileye sahip olabilirdi, seveceği bir kadın ve ikisine ait en özel şey... Meleğinin inanmaz hallerini gördüğünde onu hem susturmak hemde arzusunu bastırmak için dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdu.

"Kabul etmek zorundasın, tatlım... Hamilesin... Seni tedavi eden doktor söyledi... Hem Trey konusunda saklambaç oynayıp geçirdiğimiz bir kaç ateşli dakika da korunmadık biliyorsun... Hatta sana ders vereceğim günün tamamı ve gecesinde de... Şimdi bir gerçeğe odaklan ikimizin bir bebeği olacak... Sen bana hayatımın en özel hediyesini verdin, Lexi..."

Kızın tatlı dudaklarına kapanıp elleri çıplak teninde gezdiğinde göğüslerini avuçladı. Bir eli yavaşça bacak arasına inerken kadınlığını okşamaya başladı. Parmakları onu kendi için hazırlarken öpücükleri boynuna doğru kaydı. Duyduğu inilti onu memnun ettiğinde nefes nefese konuştu.

"Seni istiyorum, bebeğim..."

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lexina Helix
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Ptsi Eyl. 22 2014, 01:26

Lexina helix bebek lafını duyduğu andan itibaren dünya durmuştu sanki… Mantık o an kendisinde bulunmayan bir şeydi. Girdiği şokun etkisinden kurtulmaya çalışıyordu çaresizce üstelik onun bu durumunun tek nedeni saevus’un hamile olduğunu söylemesi değildi. Trey’i hırpalaması da vardı. Yeğenine onun için dünyayı yok edebilecek kadar çok değer verirken acımadan dövmüş müydü? Lexi o an tam olarak ne hissettiğini algılamakta zorlanıyordu. Ortağı kendisi yaralandığı için vicdan azabı çekip kendisine kızarken amcasıyla onun olan ilişkisini öğrenmenin üstüne birde dayak yemişti. Bu onun için üzülmesini sağlarken gözlerini sevgilisinin gözlerine dikti. Duydukları onun kendisini bu kadar benimseyip değer verdiği için mutlu etse de olanlar aklını karıştırmıştı. Olayları biraz sindirmeyi başardığında derin bir nefes alarak ‘ Ben… ya-yani…’  diye cümle kurmaya çalıştı ama yapamadı. Biraz endişeyle ‘ Umarım çok sert davranmamışsındır zaten eminim dikkatsizliği yüzünden pişmandır’  dedi.

Sonraki birkaç dakikayı hamileliğini sindiremediğinden inkar etmekle geçirmişti. Dudakları onun dudaklarıyla örtüldüğünde susmak zorunda kaldı. İç çekip onun öpücüne karşılık verdi. Saevus geri çekilip bir bebeklerinin olacağını güvenilir kaynaktan öğrendiğini söyledikten sonra heyecan, sevinç, endişe üçlüsünden hangisini daha baskın hissettiğini anlamayı denedi. Bir eli farkında olmadan dümdüz karnının üzerine gitti. Kendisinin bile duymakta zorluk çektiği kadar kısık ve cılız sesle ‘ ha… hamileyim’  dedi. Anne olacaktı öyle mi? Bir gün bunun olacağını hiç düşünmemiş olmasına karşın hoşlandığı adamdan bir bebeğinin olması garip hissettirmişti. Üstelik o bu duruma lexi’den daha çabuk alışmış gibiydi.

O düşünceleri arasında boğulurken dudaklarına kapanan dudaklarla kendisine gelip ona hiç düşünmeden karşılık verirken bedenindeki dokunuşlar inlemesini sağladı. Sevgilisinin sözlerinden sonra ona bakarak ‘ Bende…’ dedi ve onu öpmeye başladı. Hamilelik gerçeğinin etkileri arzusu ön plana çıkınca geri planda kalmıştı. ,

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Çarş. Eyl. 24 2014, 17:46


Kızın bebek ve Trey meselesini bir an önce atlatmasını istiyordu. Gerçi ona atlatacak pek bir zaman vermemişti. Kendi de aslında şaşkındı. Ama korkunun gölgelediği mutluluğu, öfkenin gizlediği şaşkınlığı ile normal olmaya çabalıyordu. Baba olma hissi bugüne dek istediği bir şey miydi? Bunda şüpheleri vardı. Trey ile yalnız kaldıklarında erken yaşta baba olmuştu. Bunda başarılı olduğundan bile emin değildi. Yine de Trey'i iyi yetiştirdiği bir gerçekti, gerçi onu bir kaç dakika önce gayet güzel hırpaladığı da bir gerçekti. Kızı öperken o küçük baş belası ile ilgili biraz daha bilgi verdi.

"Merak etme... En azından verdiğim tılsım onu iyileştirir şimdi onu bir kenara bırak... Ben yeni anneyi mutlu etmek istiyorum ve tabi elbette onun babayı mutlu etmesini...

Sonrası baştan çıkarıcı öpüşmeler ve dokunuşlardan ibaretti. Onun tadı başını döndürüyor ona sahip olmak istediği tek şeye dönüşüyordu. Bunu kelimelere döktüğünde kızın kabulü ile yumuşakça içine yerleşti. Baştan onun yaralı bedenini de göz önüne alarak oldukça yavaştı. Ama tenini kavuran ateş benliğini ele geçirdiğinde hızlanmaya başladı. Hızlı ve sert darbeleri Lexi'nin çığlıkları ile karışırken aldığı haz doruğa ulaştı. Kızla birlikte tatmin olurken kendini yana atarak kıza arkadan sarılıp bir elini göbeğine koydu. Nefesi tenini gıdıklarken biraz olsun kendine geldiğinde yumuşakça öptü. Eli karnını yavaşça okşarken konuşmaya başladı.

"Sonunda gerçek bir aileye sahip olabileceğim... Sen, ben ve bebeğimiz... Tabi elbette ailemizin olmazsa olmazı Trey..."


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lexina Helix
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   C.tesi Eyl. 27 2014, 22:26

Trey ile ilgili öğrendiği son bilgiler rahatlatırken bebek olayına odaklandı. İlişkileri bu kadar yeniyken, henüz birlikte olduklarını ortağına bile doğru düzgün söyleyerek millete duyurmalarının hemen ardından ilk defa hayallerindeki adamla uzun süreli bir beraberliğin nasıl olabileceğini denemeye kalkışamadan planlarında hiç olmayan bir detayla karşı karşıya kalmıştı. Hamileydi… Saevus’un bu çocuğu istediği açıkken derin bir nefes alıp tutkusunun esiri olarak bedenin istediklerine önem verip müstakbel sevgilisiyle birlikte zevkin doruklarına ulaştı. Nefes nefese bir halde onunla dinlenirken kolları arasında olmanın huzuru karnının okşanmasıyla son buldu.

Garip hissediyordu. Her şeyden önemlisi duyduğu sözler onu mutlu etmesi gerekirken saevus’a emri vaki yaptığını düşünerek rahatsızlık vermişti. İkisinin de böyle bir plan yapmadıklarını biliyordu. Aralarındaki bu şey küçük kaçamaklardan yeni yeni ciddi bir şeye dönüşürken pek ileriyi düşünmemişlerdi. Bu davetsiz misafir ise onu resmen kendisine mecbur bırakıyordu. Bu düşünce kötü hissettirirken ani bir şekilde saevus’a dönerek gözlerini gözlerine dikti. Söyleyeceklerini uygun kelimelere dökmeyi deneyerek ‘Bir aile istediğinden emin misin? İlişkimiz oldukça yeni biliyorsun… Daha sevgili olmanın nasıl bir şey olduğunu bile bilmezken bir bebek planlarımızda yoktu. Yani demek istediğim…’ diyerek durdu. Derin bir nefes alarak ‘bir bebeğimiz oluyor diye hiç düşünmediğin şeyleri yapmak zorunda değilsin’dedi.

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Saevus Letalis
Avcı Lideri
Avcı Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   Paz Eyl. 28 2014, 00:21


Değerli kadını ellerinin arasındayken nefesini düzenlemeye çalışıyordu. Şu an hissettiği mutluluğunu hayatının hiç bir aşamasında hissetmemişti. Lexina'nın dümdüz karnında ellerini gezdirirken içeride büyümekte olan canlıyı düşündü. Baba olmanın verdiği mutluluk ve bunun yanında birde endişe... Trey'e çocukluğunda abisinin yokluğunu hissettirmemek adına baba gibi davranarak yetiştirmişti. Ama yine de tam olarak baba değildi. Şimdi ise kendi çocuğu ile ilgili garip bir endişe hissetti. Gerçi ondan öncesi Lexi ile aralarındaki durum vardı. Sevgili olmaya yeni karar vermişlerdi, ona değer verdiğini biliyordu. Hatta ona fazlasını hissettiğini de kabul ediyordu. Ama ona henüz seni seviyorum bile dememişti. İşin aslı artık sadece sevgilisi olmasını da istemiyordu. Gerçek bir aile olarak onu karısı yapmalıydı. Bu düşüncelerin yoğunluğu içinde planlar yaparken Lexi'nin kendine dönmesi ile onun gözlerinin içine baktı. Kızın yüzündeki ifade bir tersliğin habercisi gibi gelirken cümlelerini duyduğunda hafifçe gülümsedi. Kızın böylesine ince düşünmesi hoşuna gitse de kendisine emri vaki hissettirdiğini düşünmesi kendisinden şüphe duyduğunu hissettirdi. Kızın tatlı dudaklarına küçük bir öpücük kondurup geri çekildi. Bir eli saçlarını okşuyor diğer ise hala karnında geziniyordu.

"Bana istemediğim hiç bir şey yaptırmıyorsun, Lexi... Senden önce hiç bir kadını bencilce kendime istememiştim... Kıskançlığın gözümü kör ettiği hiç bir zaman olmamıştı. Sen ise bana bunları yaşattın... Sana değer veriyorum ve sen bana bu dünya da verebilecek en güzel hediyeyi verdin... Sahip olmak istediğim tek aile sensin..."

Onun güzel dudaklarına bir süre daha kapanıp elini bedeninde yavaşça gezdirdi. Onunla yeniden sevişmek istiyordu ama şimdilik arzusunu dizginlemeye karar verdi. Kadını henüz kendini tam olarak toparlamış sayılmazdı. Lexina'nın başını sol göğsüne koyup yavaşça saçlarını okşamaya başladı. Lexi kısa sürede uykuya dalarken kendisi de bir süre sonra uykuya teslim oldu.


_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kanın ardındaki giz   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kanın ardındaki giz
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» asp ile asp.net arasındaki farklar
» 12 yaşındaki Talabani Üyesi çocuk kafa kesiyor
» bill ve tomun arasındaki 9 fark

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Letalis Malikanesi :: Zemin-
Buraya geçin: