AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Yaralı Ruh

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Yaralı Ruh   C.tesi Eyl. 13 2014, 22:23

Evden çıktığında arabayı kimsesiz sokaklarda deli gibi sürerken nereye gideceği konusunda kararsızdı. Aslında tam olarak düşünemiyordu da… Aklında hep aynı görüntü ve sözler dönüp duruyordu. Aptallığı yüzünden ailesinden biri olarak gördüğü, değer verdiği, sevdiği kişiyi neredeyse kaybedecekti. Lexi’nin kanlar içinde kalarak yerde hareketsiz bir şekilde yatışı gözlerinin önünden bir türlü gitmiyordu. Kendisine olan öfkesi artarken direksiyona sert bir yumruk geçirdi. Onun ölümle burun buruna gelmesine nasıl izin verebilmişti. Ya… Ya onu kaybetseydi. Amcasından sonra lexi onun en yakınıyken bunu kaldıramayacağının bilincinde gözleri doldu. O küçük cadıyı koruyamamıştı.

Üstelik o… O hamileydi. Amcasından. O ikiliyi hep yan yana yakıştırsa da bunun olabileceğini hiç düşünmemişti. Hayatında en değer verdiği iki kişi birlikteydi. Anlaşılan trey onların peşindekilerden duyduğu garip kıskançlıkla kurtulurken hiç farkında olmadan ikisini birbirine yakınlaştırmıştı. Bunu sindirmekte hala zorlanıyordu. Kız kardeş yerine koyduğu lexi müstakbel yengesiydi.

Düşünceler onu ele geçirmişken direksiyon hakimiyetini kaybetti. Araba yalpalayarak hızla sağa giderken kendisine gelip toparlamaya çalıştı. Önündeki arabaya çarpmadan ya da bariyerlere dalmadan son anda kaza yapmamaya başarmıştı. Arabayı sağa çekip hızla aşağı indiğinde geldiği şehre baktı. Burası aklını savaşta meşgul eden güzelliğin yaşadığı yerdi. Ruby’nin. Gözlerini kapayıp derin bir nefes aldı. Gözünden bir damla yaş hızla akarken acıyla yüzünü buruşturdu. Yaraları acırken aklını dağıtmak adına onun yanına gitmeye karar verdi. Arabasına atlayıp kızın evine gitti. Kapıyı çaldığında amcasından yediği dayak yüzünden bitkindi. Kapı açıldığında gözlerini onun gözlerine dikerek '' Misafir kabul ediyorsundur umarım’''  diyerek öksürdü.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   C.tesi Eyl. 13 2014, 22:56


Trey ile aralarında geçen yakınlaşmadan sonra henüz iki gün geçmişti. Ama içinde bir yerlerde ona karşı büyük bir özlem besliyordu. İçinden bir ses hata ediyorsun , dese de kalbi bu durumla pek hem fikir değildi. Tamam sevişmeleri çok ateşli geçmişti, aslında fazlaca ateşliydi ve o mükemmeldi. Ama yine de bir ilişki için hazır mıydı? Hem zaten bu ilişki bile sayılmazdı ki... Sadece, sadece tek bir gecelik özel anları olmuştu. Gerçi telefon çalmasa bir yenisine hayır demeyecek bir durumdaydı. Lanet... Onu düşünmeyi bırak dedi kendi kendine... Bir türlü konsantre olamıyordu. Her zaman yaptığı antrenmanı ilk kez sarkıyordu. Derin bir nefes aldı. İntikamına geri dönmeliydi. Yeniden çalışmaya konsantre olduğunda sadece bir kaç yumruk atmış ve kafası yine başka yerlere gitmişti. Sonunda pes ederek mutfağa gitti. Bir şeyler yemek iyi gelecekti. Dolabı hala ona yapmayı düşündüğü muhtemel yiyecek malzemeleri ile doluydu. Bir kısmını buzluğa koymuş bu sayede bozulmayacak olmalarından emin olmuştu. Hay lanet... Şimdi de ona yapamadığı yemeği düşünüyordu. Bu iyi değildi, hem de hiç iyi değil. Aptal bir aşık gibi davranıyordu. Aşık da değildi ki... Sadece onu arzuluyordu, hepsi bu... Çünkü o, içindeki kadınım denen her bir hücreyi yeniden hayata döndürmüş kişiydi. Yeter artık diyerek kendini toparlamaya çalıştı. İlk kez evinde yapacak bir iş bulamıyordu. Evi ilk kez ona hiç olmadığı kadar boş görünmüştü. Burayı evden çok karargah gibi kullandığından sadece silahlarının eksiksiz olduğuna dikkat ediyordu. Onun dışında yattığı bir yatak... Salonunda üç kişilik tek bir koltuk ve televizyon vardı. Zaten evi de eşyalı almıştı, sırf uğraşmamak için... Şimdi ise kendinden bir şeyler katmak istedi. En çok da ailesinin resimlerini... Günler sonra öz ailesi ilk kez aklına gelmişti. Öz ailesi... Onlara ne olduğu hala meçhuldü. En kötüsü de onları hatırlamıyordu. İçine düşen garip sıkıntı eşliğinde kendini yatağına attı ve ağladı. Göz yaşları başını koyduğu yastığı sırılsıklam edene dek ağladı. Sonunda tükendiğini hissettiğinde banyoya gitti. Bugün de ava çıkamayacaktı. Zaten Trey'e yakalandığı günden bu yana ava çıkmamıştı.

Banyonun ardından atıştırmalıkları ile sıradan bir insan gibi televizyon karşısına geçti. Aklına yapacak başka hiç bir şey gelmemişti. Kapının çalması ise onu korkuttu. Evine kimse gelmezdi ki... Mutfaktan kaptığı bir bıçak ile kapıya doğru ilerledi. Bu hareketi düşününce komik gelmişti. Çünkü çok daha keskinini gücüyle yapması mümkündü. Kapının gözetleme deliğinden Trey'i gördüğünde bıçağı bırakıp hemen kapıyı açtı. Berbat görünüyordu. Kanı akıyor, bedeni morluklar içindeydi. Onun lafına cevap dahi vermeden onun koluna geçip olabildiğinde hızlı yatağına götürdü.

"Misafir sen olduğun sürece kabul ediyorum... Şimdi neler olduğunu sormamdan önce ilk yardım çantasını almalıyım... Berbat görünüyorsun..."

Salona gidip televizyonu kapattı ve ilk yardım çantasını aldı. İçinde bir sürü malzemesi vardı. Antrenman ve avları sırasında yaraları için bu çanta şart görünmüştü. Trey'in gömleğini yavaşça çözerken yeniden öpmeye can attığı göğsün üzerindeki morluklar onu hem üzmüş hem de canını yakmıştı. Bedenindeki yaraları temizlemek için yara bezi ile uğraşırken gözlerini ona dikti.

"Nasıl bu hale geldin, Trey..."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Paz Eyl. 14 2014, 00:24

Tam olarak onların ilişkisi hakkında ne hissettiğini bile bilmiyordu. Bütün duyguları birbirine girmişken içlerinden en baskını suçluluktu. Altında ezildiği gerçeklerle acıyan bedensel yaralarına aldırmaksızın yoluna devam edip kızın evine varmıştı. Amcasının acımasızca olan saldırısı etkisini yavaş yavaş daha fazla gösterirken kızla karşı karşıya gelmişti. Kendisini biraz zorlayıp konuşmayı başardığında nefes nefese kalmıştı. Kabul edilip edilmeyeceğini beklerken kolundan tutulmasıyla kendisini tamamıyla ona bıraktı. Yatağa yatırıldığında gözlerini kapayıp derin bir nefes aldı. Duyduklarıyla dişlerini sıkarak ''Ruby… Gerek yok. İyiyim ben'' dedi ama kız onu dinlememişti. Gözlerini aralayıp tavana baktı.

Hiçbir ilaç onun ruhunu iyileştiremez ya da vicdanını rahatlatamazdı. Fiziksel yaralarının ise bir önemi yoktu. Hak etmişti ve cezasını çekmeye razıydı. Lexi’yi hatırladıkça şuan çektiği acının az olduğunu bile düşünüyordu. Tadı bağımlılık yapan güzellik yanına gelip gömleğini çözerken ''Beni kabul ettiğin için teşekkür ederim''dedi. Onun sargı beziyle uğraşmasını izlerken olanları düşünmemeye uğraşıyordu.

Kızın sorusuyla hüzünle ''Aptallığım yüzünden…  Ailemi kaybettiğim günden beri amcam haricinde hayatıma kabul edip kardeşim gibi gördüğüm tek kişinin neredeyse ölümüne neden oluyordum. Savaştaydık ve benim birden dikkatim dağıldı. Lexi beni kurtarmak için silahın önüne atlayıp yaralandı'' dedi.  Gözünden bir damla yaş akarken ''Onu koruyamadım… Üstelik kız amcamdan hamileymiş. Bir ilişkileri varmış. Babam gibi gördüğüm kişiyle ailemden saydığım ortağım uzun süredir birliktelermiş. Amcam lexi’nin yaralanmasına neden olduğum için biraz hırpaladı. Haklıydı. Dayağı çoktan hak etmiştim ama baba olacağını öğrendiğinde işler biraz çığırından çıktı.'' Dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Paz Eyl. 14 2014, 01:30


Evine perisi hariç hiç kimse gelmemişti. O da gelmeyi uzun bir süre önce kesmişti. Perisini elbette anlıyordu. Onun sevdiği kıza olan aşkına tanıklık etmişti. Üstelik ona verdiği söz hala geçerliydi. Başı belada ve ihtiyacı olduğunda onu mutlaka arayacaktı. Şimdiye dek aramamıştı. Bu yüzden de kapının çalması onu korkuttuğu için tedbirli davranırken Trey'i görmek hem mutlu etmiş, hemde dehşete düşürmüştü. Yakışıklı yüzü, güçlü bedeni fena halde hırpalanmıştı. İlgilenmek adına onu yatağa yerleştirirken itirazlarına kulak asmadı. Onunla ilgilenmeyi kendide istiyordu. Neler olduğunu öğrenmekte tabi.. Gömleğinin bir kaç düğmesini çözüp kan lekeleri temizlerken ona sorusunu yöneltti. Sessizce dinlerken bir yandan da işine devam ediyordu. Gömleğin geri kalan düğmelerini de çözdüğünde önü tamamen çıplak kalmıştı. Gördüğü manzara yaralara rağmen hala harikaydı, alt dudağını ısırıp sapıkça düşünceleri geri plana iterek Trey'e olanları öğrenmeye odaklandı. Onu dinlerken hüznü kendi hüznüne eklendi. Gözünden akan yaşı eliyle silerken sessizliğini korudu. Onunda tıpkı kendisi gibi ailesi yoktu. Ama en azından şanslıydı ki ailesi yerine koyabileceği kişilere sahipti. Amcası ve ortağı kısmında biraz kafası karışsa da onun ihtiyacı olan şeyi anladı. O bir hemşire değil, konuşacağı birini istiyordu ve Ruby buna gönüllü olabilirdi. Kendi acısının bir kısmını saran Trey'e bu kadarını borçluydu. Eli yavaşça kızarmış ve biraz da kan bulaşmış yanağında gezerken gözlerinin içine baktı.

"Dinle Trey... Ailesiz olmanın ne demek olduğunu bildiğimi biliyorsun. Anlattığın bu olayda dikkatsizliğin yüzünden bir hata yapmış olsan da kendine bu kadar yüklenme... Bazı şeyler gerçekten de insanın elinde olmuyor... Seni tanıdığım kadarıyla normalde böyle bir şey olmasına asla izin vermezsin, o yüzden şimdi biraz iyileşmene odaklan sonra uzun uzun konuşuruz... Seni dinlerim..."

Kekelemeden cümlesini tamamladığına sevinirken daha fazla kendini tutamayarak onun dudaklarına küçük ateşli bir öpücük kondurdu. Bunu yapmamalıydı, belki ama onun bu hali bilmiyordu, sadece etkileniyordu. Kendini geriye çektiğinde elleri pantolon düğmesine gitti. Bu yaralar silmekle geçmeyecekti. Bu yüzden utana sıkıla kendini geriye çekti.

"Şe... Şey... Trey... Yaraların sadece bezle silinerek temizlenecek gibi değil... Üstelik kıyafetlerinde batık durumda... Ba... Banyo yapmak ister misin? E...Eğer kendini halsiz hissediyorsan... Be... Ben seni yıkarım..."



_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Ptsi Eyl. 15 2014, 22:34

Berbat duygular içerisinde niye ruby’e geldiğini bilmiyordu. Soğuk bir otel odası, yalnızlık, yanından ayırmadığı 45’lik cold’u ve bir şişe viski onun ihtiyacı olan şeylerken savaşta dikkatinin dağılmasını sağlayan kızın yanında olması garip geliyordu. Onunla birkaç kez karşılaşıp sonunda da yatmışlardı. Şimdi neydiler? Bu sorunun cevabını henüz veremiyordu. O an gözlerinin önünde lexi’inin vuruluş anı, kulaklarında amcasının söyledikleri, içindeki derin karmaşadan daha baskın olan kaybetme korkusu dışında hiçbir şey yoktu.

Acı çekiyordu. Bunun bedenindeki yaralarla hiçbir ilgisi yoktu. Trey’in içi acıyordu. Yaralarının iyileşmesi ile de ilgilenmiyordu. Olanları beklemediği bir rahatlıkla kıza anlatırken dayanamayıp ağlamıştı. Onun göz yaşlarını silen güzel sihirbaza baktı. Yanağını okşayışı ile derin nefes alarak sözlerini dinledi. Elini tutarak''Elimdeydi… Düşüncelere dalmayıp daha dikkatli olabilirim… O silahtan çıkan kurşun sadece birkaç santim kaysaydı onu kalbinden vurabilirdi'' dedi. Gözünden bir damla daha akmıştı.

Kızın elini bırakıp gözlerini kapadı. Dudaklarına kapanan dudaklara hiç düşünmeden karşılık verirken düşünceleri birbirine girmişti. Öpücüğü derinleştirip bir elini kızın beline sardığında ruby’nin geri çekilmesiyle gözlerini onun gözlerine dikti. Duyduklarından sonra kızı hiç düşünmeden kendisine çekip biraz daha öptükten sonra durup ona baktı acıyla yüzünü buruşturarak''Ah… Banyo iyi fikir ama halsizim… Sana zahmet vermek istemem.'' Dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Ptsi Eyl. 15 2014, 22:53

Trey'i böylesine kırılgan bir şekilde görmek oldukça şaşırtmıştı. Sadece yaralarından bahsetmiyordu. Yaraların önemi yok sayılırdı. Tamam canı yandığı için kendi canının da yandığını hissetmiş olsa da göz yaşları onu daha çok etkilemişti. Öylesine kırılgan görünüyordu ki... Halbuki avcının güçlü olduğuna emindi, hatta o gücünü kendi üzerinde de denemişti. Onun kendinden emin tavrı kendi içindeki korkusuna rağmen onun olmasını sağlamıştı. Bu yanı onun tadını aklına getirmişken üzgün yüzüne daha fazla dayanamayıp onu öpmüştü. Öpüşme karşılık ile derinleşirken kendini geri çekti. Üzüntüsü henüz taze iken sadece yaraları ile odaklanmaya karar verdi. Sonuçta konuşmak isterse yanında olacağını dile getirmişti. Banyo fikrini utana sıkıla dile getirirken onun çekmesi ile yeniden dudakları onun ateşli dudakları ile birleşti. Onun öpücüğüne ise hemen karşılık vermişti. Başka türlüsü mümkün olamazmış gibi... Banyo fikri için sözlerini duyduğunda alt dudağını ısırdı. Tamam sonuçta yaparım demişti, geri adım atmayacaktı.

"Halsiz olman önemli değil, Trey... Kendini bana bırak..."

Gömleğini sessizlik içerisinde üzerinden çıkartıp onu hafifçe doğrulttu. Banyoya onunla birlikte yavaş adımlarla gittiğinde duvara yaslanmasını bekledi. Trey, pantolonu ile uğraşırken onun bir kaç saniye içinde çırılçıplak olacağı gerçeği ile daha da kızardı. Suyu hazırladığında avcı çoktan soyunmuştu. Onu dikkatli bir şekilde küvetin içine yerleştirip lifle yaralarını temizlemeye başladı. Kirin akması ile morlukları daha da belirgin bir hal almıştı. Amcası gerçekten de onu fena halde hırpalamıştı. Onun güzel bedenini bu hale getirdiği için adama büyük bir öfke duydu. Yüzü ile ilgilenirken gözlerini içine baktı. Aralarında oluşan bu garip şeyin ne olduğu hala meçhuldü. Tek gecelik olduğunu düşünse de Trey güvenip ona gelmişti. Bedenini biraz daha özenle yıkarken konuşmaya başladı.

"Bana güvendiğin için teşekkür ederim, Trey... Yani güvenmemiş olsan buraya bu halde gelmezdin... Be... Belki de hakkımda araştırma yapmışsındır..."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Salı Eyl. 16 2014, 00:12

Öpücük düşüncelerini biraz olsun geri plana iterken kız kendisinden ayrıldığında yeniden onu çekip dudaklarına kapanmıştı. Olanları artık düşünmek istemiyordu ve ruby bunu kısmen dudaklarının tadıyla vermişti. Bir süre bunun tadını çıkardıktan sonra onun geri çekilmesine izin verdi. Her şeyden ve herkesten kaçmak istese de bunu yapmaya hakkı yoktu.

Lexi’yi yeni tanıştığı biri yüzünden kaybetmiş olabilirdi. Ailesinden vereceği yeni bir kayıpı kaldıramazdı. Histerik bir şekilde gülümsemek istedi. Ailesinden biri…. Ortağı artık gerçekten de resmi bir şekilde onlardan biriydi. Karnında saevus letalis’in bebeğini taşıyordu. Anne olacaktı. Amcasıyla evlenir miydi bilmiyordu ancak o kızın peşinde hamile olsa da dolaşacak kişilerin olacağını biliyordu.

Klan lideriyle olduğunu bilmediğinden onunla evlenip bebeğine baba olmayı teklif edecek birkaç salak mutlaka çıkacaktı. İşin aslı bu duyulduktan sonra bile lexina helix soyadını taşıdığı sürece klanındaki beyinsizlerin umutlarını yitirmeyeceklerini bildiğinden şimdiden amcasına bol bol sabır dilediği esnada ruby’nin konuşmaya başlamasıyla kendisine geldi. Gözlerini onun gözlerine dikip tamam anlamında kafasını sallayıp kıza yardım ederek banyoya girdi. Onun yanında olması, kıza derdini anlatabilmek ve ruby’nin ilgilenişi garip bir şekilde iyi gelmişti. Küvette onun kendisiyle ilgilenmesini izlerken kızdan giderek daha da etkilendiğini fark etti. Sözlerinden sonra kızı kendisine çekip dudaklarına kapandı. Gözlerini gözlerine dikerek ‘Güveniyorum… Sana yeniden kendini kaybedip beni öldürebilme ihtimaline rağmen geldim. ‘ dedikten sonra derin bir nefes alarak ‘Diğer yandan sana yalan söyleyemem. Klanımın ve ortağımın güvenliğinden emin olmak adına küçük bir araştırma yaptım ancak sözlerine zaten inanmıştım.’ Dedi. Kızın yanağını okşayarak ‘Bir şekilde beni diğer kızlardan daha farklı etkiliyorsun. Savaş esnasında dikkatimi dağıtacak kadar…’ dedi

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


En son Trey Letalis tarafından Salı Eyl. 16 2014, 00:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Salı Eyl. 16 2014, 00:13

Bir anda yardımsever birine dönüşmüştü. Bu yeni hali için farklı bir durumdu. Hiç kimseye, hiç bir şeye değer vermemeyi öğrenmiş ve acımasızca katil olmaya başlamıştı. Şimdi ise karşısında göz yaşı döken bu erkek her bir hücresini etkilemiş ve onun acısını dahi hisseder hale sokmuştu. Onu az önceki ateşli öpücüğe rağmen banyoya götürürken olabildiğince sakindi. Kafasında hiç bir art niyet olmaksızın avcı ile ilgilenecekti. Onun saniyeler içinde çıplak kalacağı gerçeği ise yeni yeni dank etmişti. Sessizlik içinde onu temizlerken tişörtü de ıslanmıştı. Aslında belki de üstünü çıkarsa ve onunla suda olsa işi daha kolay olabilirdi. Ama o bu şekilde olmasına karar vermişti. İki bedeninde çıplak olması gerçekten tehlikeliydi. Onu yıkarken sessizliğin içinde memnun olduğu bir gerçeği dile getirdi, güven. Çekilmesi ile göğsü küvete yaslanırken dudakları Trey'in ıslak dudakları ile birleşmişti. Onu öperken hareketsiz kalmak imkansız gibi geldiğinden o da avcıyı öptü. Üstü ise daha fazla ıslanmıştı. Öpücük sonrası gözleri ona kilitlendiğinde sözlerini dinledi. Cümle başta hoşuna gitse de devamı ihmal ettiği bir şeyi hatırlattı, hastalığını... O konuda hala bir şey yapmamıştı. Kafası dağıldığı anda ise onun yanağına kondurulan eli ile kendine geldi. Sonraki cümleleri ise taş kalbine gerçekten de ulaşıyordu. Aslında kalbi taş değildi. Kırılganlığı onu cansız bir şeye dönüştürmüştü. Trey ise ona bir şekilde hayat veriyordu. Son sözler dudağını ısırmasını sağlarken derin bir nefes aldı.

"Se... Sende beni e... etkiliyorsun... Sana kadar hi... hiç kimse ile yakın olamayacağımı düşünmüştüm. Ama sen bana de... değerli olduğumu hissettiriyorsun..."

Gözlerini kaçırıp banyo işiyle ilgilenmeye koyuldu. Gerçekten de kıpkırmızı bir haldeydi. Bu kadar banyo yeter diye düşünüp aniden ayaklandı. Trey hala çıplak ve küvetinde bulunuyordu. Dolaptan bir havlu alarak ona doğru yanaştı.

"Bu... Bu kadar banyo keyfi yeter... Hadi gel yaralarını saralım..."

Onu sudan çıkarmak ise çok kötü gelmişti. Yeterince seksi değilmiş gibi sırılsıklam bedeni daha da hoş görünüyordu. Gözlerini kaçırıp onu sararken neredeyse yaralarına dokunup canını yakacaktı. Odaya geçtikleri anda ise yatağa sadece bir kaç adım varken yerdeki bir şeye takılıp Trey'i yatağa düşürdü. Ama daha önemli bir şey vardı kendisi de Trey'in üstüne düşmüştü. Büyük ihtimalle de canını yakmıştı. El ve ayaklarını onun üzerinden yan tarafına hızla çekti ama henüz üzerinden inmiş değildi.

"Be... Ben çok üzgünüm... Ca... Canını yaktım, değil mi?  Sakar... Kötü... Aptal ben...

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Salı Eyl. 16 2014, 01:10

Trey kendini kıza karşı dürüst olmak zorunda hissederek savaş esnasında neden dikkatinin dağıldığını söylemişti. Bunun yanında sana güveniyorum da demişti. Doğruydu. Sihirbazın hangi tarafta olduğu kesin değildi. Ama bir şekilde onun karanlık olamayacağını hissediyordu. Nasıl olduğunu bilmiyordu. Kızla aralarındaki şeyin ne olduğunu da… Onunla sadece birkaç kez karşılaşmış olmasına rağmen oturmuş en derin sırlarını döküyor,derdini anlatıyordu ki kendisinin lexi haricinde her haltını bilen biri daha hayatında olmadığı için bu tuhaftı. Ortağıyla olan durumda ise küçüklükten beri tanışmalarının, kızın inatçılığıyla birlikte kader ortaklığının payı vardı dahası onu hiç kadın olarak görmemişti. Onunda aynı şekilde olduğunu biliyordu.

Bu yaşına kadar ise normalde kızlarla geçirdiği en uzun vakit tek geceydi ancak kızla yatağa girmeden önce birkaç kez karşılaşmışlardı da üstelik trey onu yatağa atmak istese de işini bitirip gitmeyi hiç düşünmemişti. Bunu da birlikte oldukları gün göstermişti. Aklındaki bugün olan şeyler bir parça geri plana düşerken kızı dinledi. Duydukları gülümsetirken‘ Çünkü öylesin… Gücün muazzam. Bunun yanında oldukça güzel bir kızsın da tadın ise bağımlılık yapabilecek kadar güzel…’  dedi.

Kızın utangaçlığının tutması hoşuna giderken onun banyoya devam etmesine sessizce izin verdi. Söylediklerini onayladığını belirten bir baş hareketiyle sudan çıkıp havluyla sarıldığında kıza bakıp yanağına masumane bir öpücük kondurarak‘ Teşekkür ederim’  dedi. Ona biraz yaslanarak içeri geçtiklerinde kızın bir şeye takılmasıyla dengelerini korumaya çalışsa da başaramayıp yatağa düşmüştü. Kızda üzerine düşünce acıyla inlemesine engel olamadı. Derin birkaç nefesle sızlayan yaralarını yok saymayı başardığında kızın sözlerini duydu. Eliyle yanağını okşayarak ‘ şşşş… sakin ol güzelim. İyiyim ben. Canımı çok yakmadın. İnan bana savaşta çok daha kötülerini yaşadım. Bu üstesinden gelemeyeceğim bir şey değil. Ayrıca sen aptal ya da kötü değilsin. ’  diyerek onu çekip dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu. Geri çekilerek‘ Son derece zeki, iyi ve tatlısın. Tek kötü yanın güzelliğinle başımı döndürüyor olman’  deyip göz kırptıktan sonra onu yeniden öpmeye başladı. Bu kez elleri teninde geziniyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Salı Eyl. 16 2014, 12:18

Kırılgan avcı ile elinden geldiğince ilgilenirken aklını onun çıplak bedeninden uzak tutmaya çalışıyordu. Bu ne kadar da garip bir durumdu. Güvensizliği benliğini ele geçirdiğinde bu tür bir yakınlaşma onda alerji etkisi yapıyordu. Ama Trey, onu arzuluyordu ve yeniden istiyordu. Şu an tek sorun onun yaraları ve kendi utangaç halleriydi. Kendini uzun zamandan sonra onun güveni ile değerli hissederken kekeleyerek bunu dile getirdi. Diğer yandan Trey'in bu halinin kendisinden de kaynaklandığını öğrenmişti. Derin bir nefesle yeni iltifatları dinlerken yeniden kızardı.

"Be... Bence sen beni, bi... Biraz abartıyorsun..."

Sıcak buhar ve onun hala giyinik olması kafasındakilerle birleştiğinde bedenine ter basmasını sağlarken onu bir an önce banyodan çıkarmaya karar verdi. Yanağında hissettiği basit öpücük bile bedenini titretiyordu. Odaya geçtikleri vakit ise tam bir aptala dönüştü. Onun üzerine düşmüştü. Trey'in acı dolu sesi gözlerini doldururken el ve dizlerini bedeninin iki yanına yerleştirip ona baktı. Canını yaktığı için çok kötü hissediyordu. Yanağındaki yumuşak dokunuş ile onun gözlerine baktı. Neden böyle davranıyordu? Neden böylesine iyiydi? Hayatında iyi hiç bir şey kalmamışken Trey nasıl oluyor da böylesine anlatamıyordu tek bildiği onun mükemmel bir ruhu olduğuydu ve garip bir şekilde onunla ilgileniyordu. Gözleri daha da dolarken dudaklarına kondurulan öpücüğe tepki bile veremedi. Sonra diğer sözler duydu, göz kırpmasından sonra bu kez ateşle öpülmeye başlanmıştı. Öpücüğü kafasındaki her şeyi uzaklaştırıyordu. Onu tutkuyla öperken bedenindeki ellerle yoldan çıkarak onun ıslak bedenine dokundu. Trey'in yaraları aklına geldiğinde ise onun ellerini yakalayıp başının üstüne koyarak teması kesti.

"Ba... Bana karşı neden bu kadar iyisin?"

Sonrasında alev almış bedenini görmezden gelmeye çalıştı. Canını yakmak istemiyordu. Bu yüzden de onunla olmak istese de buna izin vermeyecekti.

"Ayrıca el...Ellerini kendine sakla... Çü... Çünkü bi... biz bunu yapmamalıyız... Se... Sen yaralısın ve ben dokunarak da fa...fazla canını ya... yakmak istemiyorum...."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Salı Eyl. 16 2014, 23:24

Kızın kendisine saydığı hakaretler onu neredeyse gülümsetecekti.  Onun evine geldiğinden beri ruby’nin kendisine olan ilgisi, tavrı sanki farklıydı. Gözlerini gözlerine dikerek onun yerle bir olduğunu bildiği öz güvenini daha fazla yerin dibine sokmasına müsaade etmeyerek yanağını okşamaya başladı. Bu acının kendisi için problem olmadığını belirtirken dayanamayıp ona kendince birkaç güzel söz söyleyip onun için nasıl biri olduğunu tarif etmeyi denemişti. Üzerindeki güzelliğin sözleriyle derin bir nefes alıp düşündü. Güzel soruydu. Bir süre düşünüp cevap kendi tabirince bir cevap bulamayınca  ''Peki sen? Sen neden bana bu kadar iyi davranıyorsun?''   diye sordu.

Onu yeniden öpmeye başladığında kızın bu kez karşılık verip ellerini teninde gezdirmesi hoşuna gitti. Dokunuşlar aklını başından alırken onun kendisini engellemesiyle ona baktı. Sözleri çapkınca sırıtmasını sağlarken kendisini biraz zorlayıp ellerini onun hakimiyetinden kurtarıp kızın belinden kavrayarak kendine çekti. Gözlerini onun gözlerine dikerek  ''Canımı yakmazsın… Seni istiyorum güzelim. ''   diyerek dudaklarına kapandı. Bir eli bedeninde gezerken diğer eli tişörtünün altına kayarak onun göğsünü tatlı sert  bir şekilde sıkıp okşamaya başladı. Üzerindeki ıslak kıyafet fazlalık olarak görmeye başladığında Ruby’nin üzerinden tek bir hamlede çıkarıp boynuna oradan göğüslerine öpücükler kondurdu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Salı Eyl. 16 2014, 23:49

Trey'in üstüne düştüğünde kendine bir ton hakaret etmişti. Onu iyileştirmek için uğraşırken, onu döven adama nefret duyarken, kendi elleriyle canını yakmıştı. Bu... Bu kesinlikle affedilmezdi. Trey ise ona hala iyi davranıyordu. Bunun nedenini merak ederek cümlelere döktüğünde cevap yerine soru ile karşılaştı. Ona neden iyi davranıyordu? Şey... Tadını beğeniyordu. Ama bunu dile getiremezdi, sonra aklına bir şeydi geldi.

"Sana söyledim, bana kendimi değerli hissettiriyorsun... Üstelik... Kapıma gelmişken ve bana güveniyorken... Be... Ben güvenini boşa çıkaramam, çünkü bunun acısını biliyorum..."  

Sonrasında ise kendini sıkmaya çalıştı. Onunla birlikte olamazdı, çünkü canı yanardı. Bu lafına bile ondan farklı bir tepki almıştı. Önce beli kavranıp ona çekilmiş, ardından istediğini söylemişti. Ama bu olmaması gereken bir şeydi. Uslanmaz dudaklarını dudaklarında hissettiğinde bir an durdu, hareket etmiyordu. Tişörtünün içine giren el ise mantıklı düşünmesini zorlaştırıyordu. Göğsü okşanırken onu öpmeye de başlamıştı. Trey bunu nasıl yapıyordu? Bedeni onun dokunuşları ile çok çabuk alev alıyordu. Üstündeki tişört çıktığında onun gözlerine baktı. Bakışları göğüslerine dikilmişken dudaklarını göğüslerinde hissetti. Dudaklarından iniltiden farksız sesler dökülürken saçlarını okşamaya başladı. An ve an kontrolden çıktığını hissediyordu.

"Pe... Peki sen kazandın... A... Ama canını yakarsam bana laf etmeyeceksin..."  

Onun yatağa uzanmasını sağladığında gözlerinin içine baktı bir süre... Yapmak istediği şeyler vardı. Onun tadını çıkarmak istiyordu. Önce dudaklarına küçük öpücükler kondurmaya başladı. Ama sonra merakı başka yerlerine geçti. Boynunu yavaşça öpmeye başladığında göğsüne doğru bir yol izledi. Yaraların olduğu yerlere dikkat ederek onun bedeninin tadını çıkartıyor ve bedenini öpücükleri ile keşfediyordu. Algıladığı tadı ise tarif etmek imkansızdı, kesinlikle bayılmıştı.


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Çarş. Eyl. 17 2014, 00:57

Amcası, Lexi, yaralanışı, aralarındaki ilişki ve bir kuzeninin olacağı gerçeği  onu öperken zihninin derinliklerine gömülmüştü. Trey bunu fark ettiğinde şaşırıp derin bir nefes aldı. Bu iyi gelmişti. Her şeyden biraz uzaklaşmak. İstediği buydu. Kızla ise konuşabileceğini düşünerek buraya gelmişti muhtemelen ama şuan istediği şey bambaşkaydı. Onun harika tenini, baş döndüren kokusunu doyasıya hissedip bağımlılık yapan tadıyla kendisini kaybetmek istiyordu. Onun sorusuna verdiği cevabı duymazdan gelip istediğini söyleyerek inatla yeniden dudaklarına kapandığında bu kez üzerindeki tişörtten kurtulup okşamasıyla sertleşen göğüslerinin tadına baktı. Kızın kulaklarına dolan sesi bir melodiden farksızken onun geri çekilip söyledikleriyle zaferle gülümsedi.

Yanağını okşayarak'' Etmeyeceğim…  Dokunuşların canımı yakmaktan çok zevk verir.'' Dedi. Dudaklarına kapanan dudaklara karşılık verdi. Boynuna kayan öpücükler alev alan bedenini daha da harlarken inleyip kızın bedeninde ellerini gezdirdi. Bunu sevmişti. Kızın sevişme esnasında aktif rol alması güzeldi. Ancak oda kızın özlediği teninin tadını çıkarmak istiyordu. Onu yukarı çekip yeniden dudaklarını öpmeye başladığında diğer yandan kızın şortundan kurtulup iç çamaşırlarına yöneldi. Onu altına alıp bir süre vücudunun her yerine öpücüklerle kondurup ara sıra ısırarak tadını çıkardıktan sonra ruby’i tamamen çıplak bırakıp üzerine aldı. Halsizliğini onun üzerindeyken daha fazla hissettiğinden onun üzerinde olmasını tercih etmişti. Bir eli kadınlığıyla ilgilenip diğer eli göğüslerine yakından alaka gösterdikten sonra kızın kalçalarından tutup erkekliğinin üzerine oturtarak içine yerleşti.

Kız üzerinde hoplamaya başladığında inlemeleri hırıltılara dönüşürken uzun bir süre sonra zevkin sınırlarına ulaşıp kızla birlikte tatmin olduğunda üzerinde uzanan kıza sarılıp saçlarına öpücük kondurarak  ''Aklımı başımdan alıyorsun ve… ve seni paylaşmak istemiyorum'' dedi.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


En son Trey Letalis tarafından Çarş. Eyl. 17 2014, 21:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Çarş. Eyl. 17 2014, 01:21


İçindeki arzuya daha fazla direnememişti. Üstelik Trey de dokunuşları ve dudakları ile arzusunu besliyor, içinde zaten alev almaya hazır ateşini harlıyordu. Onun tatlı dudaklarını sertleşen göğüslerinde hissetmek inlemesine neden olurken o saniye kendini içindeki şehvete teslim etti. Yatağa yatırdığı erkeğin çıplak teninin her bir köşesini dudakları ile keşfetmeye başlamıştı. Elleri de dudakları ile iş birliği yaparken göbeğine değen sertlik dikkatini çekerken ona dokundu. Böyle bir şeyi ilk kez yapıyordu, yani böylesine tutkulu bir şekilde... Sertlikte dudakları ve dokunuşlarından nasibini alırken çekilmesi ile dudakları birleşti. Tutkulu öpüşmeleri ile kendini onun altında bulurken bedenini ona sundu. Her bir dokunuş, öpüş içindeki tutkuyu alevlendirirken bir süre sonra kendini onun üzerinde buldu. Bu şekilde onu içinde hissetmek garipti ama o içindeydi. Göğsünden destek alıp yukarı, aşağı hareket ederken başta canını yakmamaya dikkat etse de arzunun esiriyken kendini çok çabuk kaybetti. Tatminlik duygusu bedenini ele geçirdiğinde nefes nefese bir halde kendine gelmeye çalışırken başı Trey'in göğsüne düştü. Bacakları ağrıyor ama yine de zevkin tenini kavurması devam ediyordu. Saçlarındaki dokunuşun ve küçük öpücüğün ardından duyduğu sözlerle bir anda doğruldu. Şaşkındı, çünkü bu sözlerin devamı sadece birbirlerine ait olacakları konuşmaya gidiyor gibiydi. Çünkü kendisi de onu paylaşmak istemiyordu. Elini onun yaralı yüzünde gezdirirken gözlerinin içine baktı.

"Se... Senle tanıştığımız dan beri sadece se... seninim zaten... Bende yarattığın bu his sadece seni istememi sağlıyor... A... Ayrıca bende seni bir başkası ile paylaşmak istemiyorum..."

Kekeleyerek söylediği kelimelerden sonra bacaklarına biraz kuvvet geldiğinde kendini yatağın diğer yanına attı. Söylediği kelimelerden sonra ona bakabileceğini sanmıyordu...


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Çarş. Eyl. 17 2014, 22:38

Onunla kendisini kaybederek yeniden birlikte olduğunda algıladığı zevkten gayet memnun, doymuş olmasına rağmen yine de onu arzulayabilmesini şaşırmıştı. Yorgunluk bedenini ele geçirip sızlayan yaralarıyla birleştiğinde kaşlarını çattı. Düşünceleri karman çorman bir şekilde dinlenmeye çalışırken kokusu beynini uyuşturan güzelliği kendisine daha da çekip bedenini bedenine yasladı. Nefesi tenini yalarken bu harika varlığın onda uyandırdığı etkilere odaklandı. Hiçbir şey düşünmemek tarif edemeyeceği kadar güzeldi. Üstelik o farklı hissettiriyordu. Tam olarak nasıl hissettirdiğini anlatamazdı ancak diğer kızlar gibi değildi işte bunu söyleyebilirdi. Birden aklına onun başka erkeklerle olabilme ihtimali geldi. Engelleyemediği bir kıskançlık sinsi bir yılan gibi bedeninde gezinmeye başladığında öfkeyle dişlerini sıktı. Bu düşünceden hoşlanmamıştı. Onun başkalarıyla olmasını istemiyordu. Buna katlanamazdı.

Bir kızı daha önce hiç kendisine istemediği halde ona karşı bencilce duygular beslemesi şaşırtsa da bunu kelimelere dökmüştü. Ruby’nin vereceği karşılığı beklerken onun çıplak bedenine olan arzusu yine ortaya çıkmaya başlamıştı. Derin bir nefes alıp sabırla onun dudakları arasından çıkacak sözleri dinlerken başka şeylere odaklanmaya çalıştı. Sonunda kız konuştuğunda duyduklarıyla gülümsedi. Öğrendikleri memnun etmişti.

Kendisini biraz zorlayarak kızı kendisine çevirip altına aldı. Dudaklarına kapanıp nefesi kesilene kadar tadını çıkardıktan sonra geri çekilerek ''O zaman bundan sonra sadece birbirimize ait olalım… '' dedi. Kendisini yana atıp onu yeniden kollarına alarak derin bir uykuya daldı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Paz Eyl. 21 2014, 21:18

Onun yaralı olduğu gerçeğini bile bile içinde var olan tutkuyu dizginlemeyi başaramamıştı. Trey, onu öylesine bir ateşle ele geçiriyordu ki... Buna itiraz edemiyordu. Onunla olduğu harika andan sonra nefesi oldukça düzensizdi, duydukları ise kalbinin ritim kaçırmasına sebep oldu. Onun paylaşmak istemiyor oluşu, kıskanıyor olduğunu gösteriyordu. Diğer yandan o da avcıyı sadece kendisi için istiyordu. Kırılmış darmadağın haldeki kalbi sadece onun yanında atıyordu. Kekeleyerek söylediği sözlerden sonra yüzüne basan sıcaklık ile yine ondan uzaklaşmıştı. Başını yastığa gömmüş ne yapmaya çalıştığını bilmese de yüzünü gizlemeye çalışıyor gibiydi. İş duygular olduğundan korkaklığı ve utangaçlığı davranışlarını kontrol ediyordu. Yine de buna rağmen Trey'in ellerini hissettiğinde itirazsız ona döndü. Kısa sürede kendini onun altında bulduğunda öpüşmeye başladılar. Tadını çıkara çıkara tutkuyla onu öperken onun geri çekilmesi ile gözlerine baktı. Duyduklarından sonra gülümseyerek ona baktı.

"Beni ne kadar mutlu ettiğini bilemezsin... Benimsin... Bende senin..."  

Onun kollarına yerleştiğinde Trey'in düzenli nefesi ile karşılaştı. Görünen o ki uyumuştu. Yaralı bedeni fazla yorgunluğu kaldıramamıştı. Onu uyandırmadan yanından kalkıp kan sızması muhtemel yaralarını bandajladı. Ardından banyo yapıp mutfağa geçti. Treyin uyandığında oldukça aç olacağını düşünüyordu. Üstelik beslenmeye de ihtiyacı vardı. Dolaptaki malzemelerle etli bir yemek hazırladı. Buzdolabına yerleştirip sadece kısa sürede pişmesi gerekecek yemekten memnun bir şekilde yatağa döndü. Trey'in başını göğsüne koydu. Ona sıkıca sarılarak derin bir uykuya daldı. Sabah gözlerini açtığında Trey hala uyuyordu. Gece ona daha sıkı sıkı sarılmıştı, dudakları göğüs ucuna değerken nefesi tenini gıdıklıyordu. Bu bile içinde garip bir haz oluştururken saçlarını okşamaya başladı. Ona sevgilim deme konusunda kararsızdı, bu yüzden ismini söyleyerek uyandırmaya çalıştı. Bunu yaparken de yerinden kıpırdamamıştı. Bunun tek nedeni ise Trey'in daha önce evinde kaldığı söylediği sözleriydi. O uyanmadan yataktan çıktığı için tatlı bir sitem etmişti.

"Trey... Hadi uyan... "  


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Ptsi Eyl. 22 2014, 01:43

Bedeni yaşadığı onca şeyden sonra hissettiği yorgunluğu göz ardı edemeyecek raddeye geldiğinden trey farkında bile olmadan uykuya dalmıştı. Rüyaları ise hiç iç açıcı değildi. Beyni ona bilinci kapalıyken bile oyunlar oynuyordu. Vicdanın onu rahat bırakmayacağı açıktı. Sıkıntıyla kolları arasındaki güzelliğe daha da sarıldı. Amcası ve lexi… Sürekli birbirlerine yakıştırmalar yapsa da onların birlikte olabileceğini hiç düşünmemişti.  Çünkü onlar farklıydı. Lexi uçarı  bir kızdı.Aklına eseni  yapar kimseye hesap vermeyi sevmezdi. Yaşam tarzı: eğlenmek için etrafındaki erkeklerle oynamak, barda vakit geçirmek ve kendisine sataşmakken  avcı kimliği ile oldukça acımasız birine dönüşebiliyordu. Birazda kırılgandı. Amcası ise tam bir centilmendi. Ciddi bir kişiliği vardı. Her zaman ileriyi düşünür ve ona göre hareket ederdi. Uzun uzadıya düşünmeden karar vermezdi.

Kısaca ortağıyla oldukça zıttı ama birliktelerdi. İlişkilerini trey’e söyleyecek kadar aralarındaki durum ciddileşmişken birde bebekleri olacaktı… Paylaşamadığı iki insan birlikteydi ve ailelerine yeni biri katılıyordu. Küçük, baş ağrıtıcı şey diye düşünürken kaşları çatılmıştı. O sırada farkında olmadan başını kızın saçları arasına gömmüştü. Burnuna dolan koku onu biraz olsun rahatlatırken elinin altındaki tenin varlığını hissettiğinde rüyaları değişti. Ruby ile ilgili bir rüya görmeye başladıktan kısa süre sonra her şey daha da kötü olmuştu. Onunla baş başa başlayan güzel bir gün diğer klanların saldırısıyla son bulmuştu. Kaşları çatıldı. Dişlerini var gücüyle sıkarken sinirden duyduğu sesle uyandı. Her şeyin bir rüyadan ibaret olması rahatlatırken derin bir nefes aldı.

Halsizliği bariz olsa da içindeki dürtüyü bastıramayarak gözlerinin önündeki göğüsleri ağzına alıp bir süre emdi. Bir eli onları okşarken ikisiyle de eşit oranda ilgilendikten sonra geri çekilip onun gözlerine baktı ve '' Günaydın bebeğim…''  dedi.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Bianca Howlett
Avcı / Sihirbaz
Avcı / Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 09/06/12
Yaş : 24
Lakap : Benliksiz

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   Ptsi Eyl. 22 2014, 18:52

Trey'in düzenli nefesi ile uyuduğunu fark etmiş ve aklındakileri gerçekleştirmek için yataktan ayrılmıştı. Banyodan sonra giyinip yemek işini hallettiğinde ise odaya dönmüş uyuyan prensini biz süre izlemişti. Yokluğunda bile kolu yattığı yerde duruyordu ve üstelik o çıplaktı. Yanına kıyafetleri ile girmek istemediği için üzerindeki kıyafetleri çıkarıp yanına girdi. Bu sayede onun sıcaklığını daha iyi hissederdi. Onun kollarında olmanın verdiği mutluluğu tarif edemiyordu, üstelik ona tamamen sahip olmuştu. Sabah onu uyandırmaya kıyamasa da saçlarını okşayarak uyandırmaya çalıştı. Uyandığını fark ettiğinde ise nefesi kesildi. Göğüsünü ağzına alan dudağın verdiği haz bedenine uyarılar gönderirken her iki göğsü ile ilgilenen dudak ve ellerin verdiği hisle inlemeye başladı. Baş döndürücü temas bittiğinde onun tutku dolu gözlerine baktı.

"Sana da günaydın, yakışıklı... Çok ama çok yaramazsın..."  

Trey'i üstünden atarak altına aldı. Erkekliğinin üzerine oturup dudaklarına kapandığında onu ateşli bir şekilde öptü. Dudakları göğsüne inerken bazı yaraların çok çabuk iyileştiğini gördü. Yine de yaraların yerleri belli oluyordu. Dudaklarını yaraların üstünde gezdirerek diliyle bir süre yaladı. Kadınlığına değen sertlik Trey'i baştan çıkardığının göstergesi olurken mutlulukla gülümsedi. Bir erkeği böylesine heyecanlandırabilmek güzeldi ve o bunun asla mümkün olmayacağını düşünmüştü. Onun üzerinden hızla kalkıp üzerine sadece gecelik geçirdi.

"Bu kadar oynaşmak yeter yakışıklı... Söz verdiğim yemeği hazırlayıp hemen geliyorum..."  

Mutfağa koşturarak gittiğinde yemeği ısıttı. Bir tepsiye onun için bir tabak yemek koydu, bir kaç meyve ve içecek... Sonrasında tepsi ile yatak odasına döndü. Harika prensi yatakta onu bekliyordu. Onun gözlerinin içine bakarak tepsiyi önce komidinin üzerine yerleştirdi. Trey'i istediği şekilde oturtup dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu.

"Şimdi sana yemek yedireceğim... Bakalım beğenecek misin?"  

Tepsiyi kucağına alıp Trey'e kaşık kaşık vermeye başladı. Beğenmesini umut ediyordu.


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trey Letalis
Avcı
Avcı
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Kayıt tarihi : 22/07/14

MesajKonu: Geri: Yaralı Ruh   C.tesi Eyl. 27 2014, 23:59

Gözlerini açtığında  yanında baştan çıkaran güzelliği görmenin verdiği garip hisle ufak bir gülümseme belirdi yüzünde kendisini tutmak gibi bir girişimde bulunmadan gördüğü dolgun baştan çıkartıcı göğüslerin bir süre tadını çıkarmıştı. Kızın tadını bir süre çıkarıp aklına üşüşmeye çalışan düşünceleri, kendisini hatırlatmaktan geri kalmayan hisleri bastırmayı denedi. Yaraları biraz sızlamasına rağmen çoğunluğu iyileşmişti. Geri çekilip kıza günaydın dediğinde onun kendisini itmesiyle yatağa yattı. Ruby’nin üstüne çıkması ile çapkınca gülümsedi. Dudaklarına kapan dudaklara karşılık verirken bedenindeki öpücükler vücudunun baştan çıkmasını sağladı. İnleyip onu altına alarak sahip olmayı düşündüğü esna da kızın kalkması ile homurdanıp ona baktı. Duydukları ile derin bir nefes alarak ''Yemek bekleyebilirdi…''   dese de onun gitmesine engel olmadı. Kızın geri dönüşünü beklerken yine dün geceye gitmişti.

Lexi’nin vurulup kanlar içinde kaldığını hatırlayıp öfkeyle dişlerini sıktığı esnada kız elinde tepsiyle içeri girmişti. Seksi güzelliğin kendisiyle ilgilenmesiyle gözlerini onun gözlerine dikti. Sözlerinden sonra yemekten birkaç kaşık alıp ''Ellerine sağlık güzelim her şey harika olmuş’ diyerek''   birlikte yemek yediler… Aklı ortağında olduğundan yemek bitiminde lexi’yi aradı. Onun sesini duymaya, iyi olduğunu bilmeye ihtiyacı vardı. Telefona merak ettiği, endişelendiği ortağı yerine amcası çıkınca birkaç dakika duraksadı. Direk konuya dalıp lexi’nin uyanıp uyanmadığını, nasıl olduğunu sordu. Tek kelimelik bir cevapla amcası telefonu kapattığında sinirle dişlerini sıktı. Öfkeyle kalkıp hızlıca giyindikten sonra silahlarını kuşandı. Ruby’nin dudaklarına küçük bir öpücük kondurup geri çekildi. Gözlerini gözlerine dikerek ''Eğer sorun olmazsa bir süre sende kalabilir miyim?''   diye sordu. Aldığı cevapla ''Şimdi çıkmam gerek kapatmam gereken bir hesap var…''   dedi. Kapıya doğru ilerlerken kızın onunla gelme teklifine şaşırıp tereddüt etse de onun ısrarıyla kabul ederek evden birlikte ayrıldılar.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yaralı Ruh
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Nezih _ Yüreğim Ağır YaraLı Derinden

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Infinity Şehrinde :: Ruby'nin Dairesi-
Buraya geçin: