AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Ceza Görevi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Serenity Lea Flair
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 23/12/12
Yaş : 27

MesajKonu: Ceza Görevi   Ptsi Eyl. 29 2014, 22:24

Caitlyn ile son görüşmemin üzerinden sadece bir kaç gün geçmişti ki yeniden çağrılıyordum.  Henüz o günü bile unutamamıştım. Bir ton azar dinledikten sonra başıma ağrılar girmeye başlamıştı. Ama ne yapabilirdim?  Olanlar tamamen bana bulaşan avcı yüzünden olmuştu. Salak adam... Hala ne dediğini çözememiş olsam da başarırız olan işi üstüme atması sinir bozucuydu. Tabi yanlışlıkla yaptığım bir büyü vardı ama yine de yeni yeni bu tür şeylere adapte  olan ben zor bir zaman dan geçiyordum. Canım sıkın ve suratsız bir halimle Caitlyn ile yeni görüşmemi tamamladım. Ona verdiğim söz neredeyse lanet edecektim. Tamam hayatımı kurtarmıştı, ama bu beni çalıştırmasını açıklamıyordu. Bildiğim tek şey gücümün özel olduğu ve işe yaraması gerektiğiydi. Hoş şimdiye tek büyü yeteneğim sayesinde arkamda enkaz bırakarak işleri tamamlıyordum. Yeni ortağımın nasıl biri olacağını düşünerek geçen seferki adam olmaması için dua ederken hazırlıklarımı yaptım. Eğer yine o adam olursa bu kez enkazın altında kaldığından emin olacaktım. Üzerimde savaş kıyafetim ve gizli silahlarla söylenen adrese doğru yola çıktım. Palmy Caddesinin batısında bulunan barın önünde gelecek kişiyi beklerken bardan duyulan müziğe kulağımı vererek ayağımı yere vurarak ritim tutmaya başladım.

_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Cuma Ekim 10 2014, 22:13

Farklı ve hızlı bir hayatı vardı. Sürekli bir şeyler peşindeydi. Farklı zevkleri ve maceracı yönü onu bambaşka yerlere götürse ve burnu sürtse de akıllanmayacaktı. Bu sefer farklıydı. Bir şeye inanan ve kendi türünden gelenler tarafından inandıkları bir dava için hizmet ediyordu. Kendi türünün içindeki hainliğe ve kaypaklığa rağmen bir yola girmek ve hayatını anlamlandırmak güzel bir duyguydu Fransisco için. Güzelce hazırlanmak için giysi odasına geldiğinde rahat ve savaş moduna sokacak güzel bir kıyafet seçti. Ne yapacağını bilmiyordu ona söylenen sadece bir caddeye hazırlıklı bir şekilde gitmesi söylenmişti. Bu durum her ne kadar merak uyandırıcı olsa da Fransisco gibi temkinli sayılamayacak biri için bile güvensizlik hissi yaratıyordu. Fazlasıyla ruhsuz ve soğuk davranmak da istemiyor, hatta bazı zamanlar da bundan nefret ediyordu. Karmaşık düşünceler beynini sararken giysi dolabının karşısında soyunup vücudunu inceledi. Her zamanki gibi kusursuzdu. Rahat bir iç çamaşırı, siyah bir kot ile kırmızı bir gömlek giydi. Odanın gizli bölmesine geçerek büyülü silahlardan seçkiler yaptı. Bir yüzük ve kol saati taktı. Bir de silah arkasına geçirdi. Üzerine mavi ince bir mont geçirip dışarı çıktı. Söylenen yere birkaç adım kala uzaktan aptalca sayılabilecek şekilde dans eden tanıdık bir sima gördüğünde her zamanki gibi sinsi ve ukalaca bir şekilde gülümsedi. Ellerini montunun cebine koyup biraz da artiz diyebileceğimiz adımlarla Lea’ya doğru ilerledi. Kendinden emin ve alaycı bir şekilde gene lafını soktu. “Selam dans etmeyi beceremeyen ürkek ördek yavrusu.”

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serenity Lea Flair
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 23/12/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Paz Ekim 19 2014, 23:49

Bu işler canımı sıkıyordu. Neden buradaydım? Evde oturup yatağımda pineklemek, çikolatalarımı yemek ve anime izlemek dururken ben yine bir görevin içine düşmüştüm. Dilimi ısırıp koparmak istiyordum. O lanet sözü vermeyecektim. Sadece minnettarlığın verdiği hisle Catlyn'e ne isterse yaparım demiştim ve işte buradaydım... Hop selam bebek Lea, katlet karanlığın içindeki yaratıkları... Aslında yaratık sayılmazlardı. Yani bazıları cadı, bazıları peri diğerleri de avcıydı. Belki sihirbazları da dahil etmek mümkündü. Ama güzel olacak günümü mahvettiklerini düşünürsek onları yaratık olarak adlandırmak hoşuma gidiyordu. Bardan duyduğum sesle ayağımı yere vururken saati kontrol ettim. Ortağım olacak kadın ya da adam neredeydi? Bir an acaba sıkkın halimle doğru düzgün dinlemediğim görevi düşünerek yanlış yerde miyim diye düşünmeden edemedim. Ama burası olmak zorundaydı. Yani pek bar gezmeyen biri olarak barları karıştıracak değildim. Sabrımın sınırında olduğumu hissettiğim anda göz göze geldiğim adamla dondum. Hay lanet... Yine o aptal adamdı. Geçen seferki azarı yememe sebep olan... Üstüne üstlük birde laf sokuyordu.

"Selam boyu uzun aklı kıt herif... Seni niye gene bana verdiler..."

Sinirimden en yakın duvara tekme atmak üzereydim ki bunun yerine adamın bacağına tekmeyi geçirdim.

"Eee... Görev ne biliyor musun? Ben o kısmı tamamen duymazdan gelmiş olabilirim. O yüzden görev ne bilmiyorum..."

_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   C.tesi Ekim 25 2014, 22:31

Fazlasıyla laçkalaştığını düşündüğünde biraz kendini toparlama ihtiyacı hissetti. Lea’ya sert, ciddi ve haşin bir bakış attı. Laf sokmaya devam edeceğini biliyordu. Derin bir nefes aldı. Kızgın olduğunu karşısındaki kadına hissettirme gereği duydu. “Öncelikle ben senin gibi görev alan bir emir eri değilim. Caitlyn’inin ricası üzerine buradayım. Senin görev diye tabir ettiğin şeyi istediğim her an bırakabilirim ve senin gibi başarısız olduğunda yaptırıma maruz kalmam.” Ellerini bağlayıp sağ omzuyla direğe dayandı. Ağzını kıpırdatmadan bir tür telepatik bir iletişim yoluyla konuşmaya başladı . “Öncelikle bir cadıdan mirai taşı çalacağı alacağız ve Caitlyn’e ettiği ihanetin bedelini ödeteceğiz. Bir nevi bir ceza görevi…“ Aynı soğuklukla ve küçümseyici bir bakışla Lea’ya baktı. “Umarım bunu da elini yüzüne bulaştırmazsın. Senin beceriksizliklerini temizlemek isteyeceğim son şey.”

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serenity Lea Flair
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 23/12/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Paz Ekim 26 2014, 10:03

Sinirime bir çocuk gibi sahip çıkamıyordum. Zaten yeterince de çocuksu davranıyordum. Yaptığım hareket sonucu adamın sert bakışı ile biraz sindim. Bunun nedeni korku değildi. Ama yapmamız gereken bir iş vardı. Adamın gıcık sesi kulaklarımı doldurduğunda onu sinir ettiğimi ses tonundan fark ederken sinir olmuş tavrı ile alaylı gülümsememek için kendimi zor tuttum. Sözleri ise beni sinir etmeyi başarmıştı. Of deli oluyordum, bu adamdan gerçekten nefret ediyordum.

"Beni dinle ukala bende bir emir eri değilim... Sadece... Sadece bir minnettarlık işi hepsi bu..."

Sonrasında adama dil çıkarmıştım. Hay lanet olur olmaz zamanda çocuksulaşma huyum... Derin bir nefes alıp görevi öğrendiğimde bir kaç şey düşünmeye çalıştım. Caitlyn belki de bu görevi bana söylemişti. Ama o an cidden de cadıya odaklı sayılmazdım. Diğer yandan bu iş ne kadar erken biterse ukala cadıdan da o kadar çabuk kurtulurdum.

"Pekala hani gidelim, o halde... Burada olduğumuza göre cadı barda olmalı..."

Ardından duyduklarım beni deli etse de sesimi çıkarmadım. Bu işi bitirip o cadıyı hallettiğimizde adamla özel olarak ilgilenecektim. Bara giderken cadının gelip gelmediğini kontrol ettim. Bana çarpan bir kız yüzünden cadıya çarptım. Neredeyse düşecektim ama neyse ki koluna tutunup kendimi toparladım.

"Eee... Bay emir eri olmayan arkadaş... Cadımız nerede? Bu işi berbat etmem konusunda bu kadar endişeli isen atağı sen yapmalısın..."

_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Paz Ekim 26 2014, 10:19

Gözlerindeki nefret ve kızgınlık duygusu hiç de anlamsız gelmiyordu Fransisco’ya. Fakat kendisine hakim olmak zorundaydı. Sevmediği insanlarla bir sürü ş yapmıştı. Güçlü ve yetenekli bir cadı olmanın gerekliliğiydi belki de. Neden buradaydı? Geç de olsa bu soruyu sormuştu. O şişkin egosu başarısızlığı ve kurnazlığı da salakça kaprisleri kaldıramazdı.
Çocuksu davranışları gitgide belirginleşmesi onun biraz hoşuna gitse ve biraz da seksi bulsa da kız onun gözünde hala şapşaldı. En sonunda az kalsın Lea’nın sakarlığı yüzünden ikisi birlikte yerde yuvarlanacaklardı.’Ne kadar şapşal ve çocuksu…’ Diye iç geçirdi. İşinin zannettiğinden de zor olacağını düşünüyordu. Lea’nın sözleri üzerine hafifçe kulağına doğru eğildi. Gözleriyle hafifçe işaret etti. “Şurada kırmızı tişörtlü adamı görüyor musun? İşte orada. Sen gidip dikkatini dağıtacaksın. Ürkek ve salak bir kızı oynarsan işime gelir. ” Hafifçe alaycı bir şekilde gülümsedi. Fısıldamaya devam ediyordu. “Bence zorlanacağın bir rol olmayacak. Neyse kadınlara düşkün bir adammış hemen seni eve atmak isteyecektir. Gerisini anladın sen ve bana bırak.”

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serenity Lea Flair
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 23/12/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Paz Ekim 26 2014, 11:25

Çocuksu davranışım yetmezmiş gibi birde kız yüzünden sakarlık yapmıştım. Gerçekten harikaydı. Yani tamam adama sinir oluyordum ama neden rezil olan ben oluyordum. Gözünde küçülme fikri beni gerçekten delirtirken kendime gelmek adına göreve odaklandım. Ona söylediğim sözlerin ardından kulağıma eğilen Fransisco'a odaklandım. Gösterdiği cadıya baktığımda yanımdaki cadıdan daha beter kişilerin varlığını kabullenmiş oldum. En azından yanımdaki ukala olsa da yakışıklıydı. Yani evet bunu yüksek sesle asla dile getirmezdim ama cadının kendine bakan bir erkek olduğu belliydi. Tam sözlerini onaylayıp harekete geçecekken son kelimeler beni çileden çıkardı. Yanaklarımı şişirip kısa süre nefesimi tutup ona baktım.

"Seni var ya... Üf tamam neyse tipsiz ile ilgileneyim..."

Cadının yanından ayrılırken görevim olan adama baktım. Adamın yanında zaten iki ayrı kız vardı. Bana odaklanmasını sağlamak biraz zor olacaktı. Bardan pipetle bir likör alıp adama doğru adımlar attım. Kıyafetimi kimseye fark ettirmeden biraz daha dekolteli bir şeye dönüştürüp adamın masasına gittim. Hafif sarhoş davranıp adamdan oturmak için izin istedikten sonra yanına yanaştım. Başımı adamın omzuna koyarken içime çektiğim koku midemi bulandırırken zoraki iltifatlar ile onun ilgisini üzerime çektim. Adamın küçük bir kaç tacizi canımı sıkarken beni götürmeye hazır bir şekilde ayağa kalkmıştı. Belimi tutup beni kendine daha fazla çekerken barın kapısına doğru yürümeye başladık. Bardan çıkarken Fransisco'nun bir an önce gelmesini umuyordum.


_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Paz Ekim 26 2014, 12:30

Uzaktan göz ucuyla ara ara sakar kızı izliyordu. Diğer yandan da şüphe çekmemek için içkisini yudumlayıp dans ediyordu. Hatta bir iki kere de yanlışlıkla yapmış gibi bir iki kızı da fordlamıştı. Kabaran uzvu birkaç güzelin arkasına değerken kan yanaklarına hücum etmişti. Kısa süre sonra Lea dişiliğini kullanıp cadıyı hemencecik kafalamasına biraz da olsa şaşırmıştı o sakar kızın bunları yapabilmesi hala içinde birazcık da becer olduğunun kanıtıydı. İçkisine gizlice barmene rüşvet verip cadı güçlerini zayıflatan bir iksir vermişti. Kız ve cadı bardan çıktıktan yaklaşık yetmiş saniye sonra da arkalarından dışarı çıktı. Basit bir kamuflaj büyüsüyle ikisini takip etti. Hafızasını kaybetmiş Lea hiç de zannettiği gibi biri değildi. Hatta fettan bile sayılırdı. Cadının üzerine başını yaslaması olda dahi cadıyı mıncıklaması ve sürekli tetikte tuttuğunu gördü. Muhtemelen evine götürmeyecekti. Cadının gizli bir sığınağı olduğunu biliyordu. Muhtemelen bardaki hatunları da oraya atıyordu. İkisi de içeri girdikten yaklaşık iki dakika sonra güçlü ve basit bir büyüyle kapıyı kırıp içeri daldı. Ani bir hareketle yarı çıplak cadıyı hareketsiz bir biçimde duvara yapıştırdı. Cadı güçsüzdü. Ve karşı koyamıyordu. “Selam Albert nasılsın?” Bir saniye dahi beklemeden saatinin gizli bölmesindeki bayıltıcı tozunu iki eliyle basit bir büyü daha yaparak cadıya doğru üfledi. Hemen Lea’ya baktı. “Yardımların için teşekkür ederim sana gerek kalmadı. İstersen gidebilirsin istersen kalabilirsin sorun değil. Yeter ki ayak bağı olma.” Hızlıca etraftan bulduğu bir iğne ile cadının işaret parmağına batırıp camın üzerine akıttı. Aldığı kan ile bir büyük bir daire çizdi. Basit bir büyü hareketiyle dairenin ortasına baygın cadıyı yerleştirdi. Cadının üzerindeki bütün kıyafetleri çıkardı. Değişik bir işkence anlayışı vardı. İki elini de “Aporte Caro Mio Moertinum.” Kan, daha belirginleşip dairenin etrafında birkaç saliselik bir ateş yanıp söndü. Sandalyenin başına oturdu ve bacak bacak üstüne attı. “Günaydın Albert!” Ani bir hareketle Fransisco’nun üzerine yürümeye çalışsa da başarısız olmuştu. Cık cık diye başını salladı alaycı bir şekilde. “Buraya neden geldiğimi biliyorsun? Beni fazla uğraştırma.” Küçümseyici bir şekilde yerdeki cadıya bir sinekmiş gibi davranıyordu. Albert, Fransisco’ya küfürler yağdırıyordu. Sonunda morali bozulup cadının kanına doğru odaklandı. Ona tarif edilemez acılar çektiriyor, adeta yerde süründürüyordu. Bunu yaparken de en ufak bir acıma duygusu yoktu. Kendi türüne karşı bu kadar acımasız ve duyarsız olabiliyordu. Durup dururken aklına daha eğlenceli ve dahiyane sayılabilecek bir fikir geldi. Gözlerini Lea’ya doğru çevirdi. “Lea yanıma gelir misini?”

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serenity Lea Flair
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 23/12/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Paz Ekim 26 2014, 17:19

Fransisco'nun isteğini yerine getirmiş ve adamı tavlamayı becermiştim. Hoş normalde bunu yapamayabilirdim. Çünkü bu etkileme ve kadın erkek ilişkilerinde pek de deneyimi olan biri sayılmazdım. Daha bir adamı bile öpmüş değildim. Hoş öpmüş olsam bile hatırlamıyordum. Sarhoş cadıya ise zar zor katlanıyordum. Bardan onunla ayrılırken Fransisco'nun bir an önce gelmesini ummaktan başka çarem kalmamıştı. Adam ise işleri daha da ileri götürmek için kalçamı tuttuğunda neredeyse ona tokat atacaktım. Kendimi zor zaptediyordum. Adamın mekanı olduğunu düşündüğüm yere geldiğimizde adam tarafından duvara yapıştırılmıştım. Dudakları bana yaklaşırken öğürmemek için canla başla savaşırken onu biraz iterek gülümsedim. İşleri biraz daha ağırdan almayı teklif ettiğimde ise adam soyunmaya başlamıştı. Bu hiç iyi değildi. Neyseki kırılan kapı sesi ile rahat bir nefes aldım. Şu an öyle bir haldeydim ki Fransisco'u öpebilirdim. Rahatlamış bir şekilde olanları izlerken onun sözleri mutluluğumu yine gölgeledi.

"Hiç bir yere gitmiyorum... Sonuçta bu iş ikimizin sonuna kadar yanında kalıcam..."

Ayağımı sertçe zemine çarpıp duvara yaslanarak olanları izlemeye başladım. Cadının büyüsü ve diğer her şeyi görürken belki bir iki şey öğrenirim diye dikkatimi ona vermiştim. Yaptığı büyünün detaylarını izlerken sonraki olanlarla cadının yüzüne baktım. Albert denen adam uyandıktan sonra işler giderek iğrençleşmeye başlamıştı. Adamın acı dolu sesleri kulaklarımı doldururken ellerimle kulaklarımı kapattım. Bunu yapmamın nedeni sadece sesinin başımı ağrıtmış olmasıydı. Onun dışında adamın acı çekmesi umurunda bile olmadı. Hatta garip bir zevkle bunu izliyorum diyebilirdim. Belki de bir kaç büyü de ben yapıp ona acı vermeliydim. Ben bunu düşünürken Fransisco'nun sesi ile ona odaklandım. Ne isteyeceğini merak eder bir şekilde cadının yanına yaklaşıp tam dibinde durdum.

"Evet geldim, ne istiyorsun?"


_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Çarş. Ekim 29 2014, 09:21

Biraz önce yaptığı şeyleri ve aklından geçen muziplikleri düşündü. Çin işkencesinden beter işkenceleri kuracak fanteziler nerende geliyordu aklına. Genç yaşına rağmen sanki yüzlerce yıl yaşayan görmüş geçirmiş bir cadı kadar bilgiliydi ele geçirdikleri ve türünün ona hem de kendisinin türüne ihaneti sayesinde. İhaneti hiç sevmiyordu. Eskisi gibi hazmedememezlik de yapmıyordu. Alışmıştı. Kendi türüyle içli dışlı olmayı sevmiyor, geri de kalmak istemiyordu. Kendi türüne olan güveni dip seviyelerdeydi. Hayatta kalmak için de bir aile ya da bir cadı grubuna üye olmak zorundaydı da. Ailesi olmadığına göre diğer seçeneği ister istemez seçiyordu. Ufak bir öksürük ve boğaz temizleme seansının ardından Lea’nın kulağına doğru eğildi. “Basit bir rüya büyüsü yapmanı istiyorum. Adama cinsel rüyalar gördüreceksin. Ben de tam kıvama geldiği an ben de bildiğim bir işkence büyüsü yapacağım. Anlaştık mı?” Der demez geriye çekildi. Konuşurken suratına yerleşen her zamAnki sinsi ve muzip ifade besbelli ki cadıyı korkutmuştu. Ayrıca Lea’nın cevabı ve vereceği tepkiyi de az buçuk bilmesine rağmen merak da etmiyor değildi.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serenity Lea Flair
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 23/12/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Çarş. Ekim 29 2014, 10:42

Cadının böylesine acımasız olmasını beklemiyordum. İşin aslı görevde tam olarak ne yapacağımızı da anlamış değildim. Hay lanet kendimi tavşan deliğinden girmiş alice gibi hissettim, bir anda... Neden buradayım soruları kafamda dolanırken adamın çığlıkları düşünmeme bile izin vermemişti. Derin bir nefesle cadının bana odaklandığını fark ettiğimde adımların kontrolsüzce ona doğru ilerledi. Kulağıma fısıldanan kelimeleri garip bakışlarla dinliyordum. Cinsellik dolu rüyalar derken? Böyle bir büyüde mi vardı gerçekten? Peki nasıl yapılırdı? Fransisco'a aynı sesli tonda cevap verdim.

"Seni hayal kırıklığına uğratmak istemem ama... Ben bu dediğin ci cinsellik olayını ile bilmiyorum, rüyasını nasıl göstereceğimi de bilmiyorum... Belki bana öğretirsen yapabilirim..."

Utana sıkıla söylediğim şeylerden sonra derin bir nefes aldım. Cadı yine büyük ihtimalle benimle kafa bulacaktı. Bu kez ise kendimi savunacak kelimelerim bile yoktu.



_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Çarş. Ekim 29 2014, 11:10

Biraz şaşırmıştı. Lea denen eski sürtük bozmasının bu çocuksu tavrından sıyrılıp ateşli bir ergene gitme yolunda büyük bir adımdı. Biraz da alaycı kacak şekilde gülümsemeye devam etti. ‘Sürtüğe bak sen! Eski günlerinde olsaydın. Hepimizi cebinden çıkarırısın.’ Lea’ya biraz ciddi bir şekilde baktı. Geçmişi düşünmüştü sadece. Biraz laçkalığı bırakıp ciddileşti. “Aslında basit bir şey, büyüyü nasıl yapacağını ben sana göstereceğim. Gerisini sen zaten getirebilirsin.” Aslında geçmişten bir görüntü gönderecekti Lea’ya. Bunu çaktırmak istemiyordu. Lea’nın arkasına geçti. Başparmaklarını Lea’nın başına diğer parmaklarını da birleştirerek Lea’nın gözlerini kapattı. Hızla görüntüleri Lea’ya; Lea da adama gönderiyordu. Acayip bir şekilde zevke gelmişti. Ziplenmiş bir erotik bir film izler gibi hissetti. Biraz daha Lea’ya yaklaştı. Sertleşen uzvu kızın arkasına değdiğinde bir kere hafifçe sürttü. Ürkmüş gibi geri çekildi. Lea’yı karakter olarak sevmiyordu ve öyle kalmalıydı. Ayrıca yaptıkları işe odaklanması gerektiğini düşündü. Geri çekildi ve Lea’nın yanına gelip başını ona doğru çevirdi. Gayet sinsi ve ciddi bir ses tonuyla konuşmaya başladı. “Aferin, güzel gidiyorsun.” Sonra da büyüsünü yapmak için Albert’e odaklandı. Adamın kılcal damarlarında ve özellikle şaha kalkan erkekliğindeki kana odaklandı. Damarları sıkıyordu. James’in uzvu kıpkırmızı olmuş ve dayanamayıp büyük bir çığlık kopardı. Fransisco da bunu fırsat bilip büyüsünü daha da şiddetlendirdi ve konuşmaya başladı. “Hadi James bize yerini söyle.” Gözleri işkenceden zevk alan ahlaksız ve psikopat ustasına benzeyen bir yüz ifadesine büründü. “Tamam söyleyeceğim.” Albert’in pes etmesi üzerine suratındaki ifade her zamanki sinsi ve muzip ifadeyi almıştı. “Ha şöyle yola gel.” İşini şansa bırakmamak adına adamın kafasının içine girdi ve yerini öğrendikten sonra hızla taşın olduğu yere doğru gitti. Adam taşı yatağının altında saklıyordu. Şifreyi yani kilit büyüsünü kaldıracak büyülü sözcükleri mırıldandıktan sonra küçük bir kutunun içindeki mirai taşını gördü. Kutuyu açıp taşa bakarak sinsice gülümsedi. Kutuyu tekrar kapatarak Lea’ya doğru yürüdü. “Lea biraz geri çekil.” Kız geri çekildikten sonra kutuyu sol eline aldı. Sağ elini adama doğru çevirdi. Demin yaptığı büyüyü daha şiddetli bir şekilde yapıp adamın her tarafı kıpkırmızı olmuş büyük bir çığlık eşliğinde ruhunu teslim etmişti. Soğukkanlı bir seri katilin ürkütücü ifadesiyle Lea’ya baktı. Kızı korkutmak istiyordu. Ani bir hareketle kızı hareketsiz bir biçimde duvara yapıştırdı. Hızlıca yanına doğru sokuldu. “Sen de ister misin?” Nefesini kulağına doğru bıraktı. Daha sonra da büyük bir kahkaha atıp kızı serbest bıraktı. “Yüzündeki ifadeyi görmeliydin.” Diye kahkahalar atıp hiçbir şey olamamış sanki kendi türünden hemcinsi bir cadıyı öldürmek gayet normal bir şeymiş gibi davranıyordu.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serenity Lea Flair
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 208
Kayıt tarihi : 23/12/12
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Çarş. Ekim 29 2014, 13:19

Adamdan bana büyüyü öğretmesini istemiştim. Tamam aklımı kaçırıyor olabilirdim. Çünkü cinsellik konusu bana yabancıydı. Daha çok çocukluğuma odaklı yaşadığım ve genel olarak herkesten uzak durduğum için başıma her hangi bir şeyde gelmemişti. Cadının açıklamasının ardından başımı salladım. Önümde işkence görmüş cadı arkamdan ise Fransisco vardı. Fazlaca arkama yakın olduğundan bedenini hissediyordum bu garip bir şeydi ve ürpertici... Derin bir nefes alarak büyüye odaklanmaya çalıştım, rezil olmak istemiyordum. İşkence çeken cadıya odaklı bir şekilde zihnimdeki görüntüleri ona göndermeye başladım. Gördüğüm şeyler ise hiç hoşuma gitmemişti. Arkamda hissettiğim anlık sertlik ise bedenimi ürpertti. Cadının uzaklaşması ile rahatlamış olsam da görüntülerin sinir bozuculuğu üzerimden gitmiş değildi. Büyüyü bırakıp kenara çekilirken kafamı toparlamaya çalıştım. Fransisco ise işini yapmaya başlamıştı. Kısa sürede mirai taşını ele geçirmişken cadının bana gereksiz bir eşya gibi davranması sinirimi daha da bozarken yaptığı son hareketle kendimi duvarda buldum. Yaptığı beni sadece şaşırtmıştı, gerçi biraz korktuğumu itiraf etsem de ona korkumu gösterecek değildim. Yaptığı hareketin bedeli olarak adama sert bir tokat geçirdim.

"Seni uyuz, ukala, sapık, pislik... Komik olduğunu mu düşünüyorsun? Neyse iş bittiğine göre artık gidebiliriz... Gerçi bana gerek yok Mirai taşını Caitlyn'e sen götür ben evime giderim..."

_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Ceza Görevi   Çarş. Ekim 29 2014, 14:04

Yediği tokat her ne kadar hoşuna gitmese de biraz şımarmış ve hak etmişti. Korkuya güveni sonsuzdu. Kendisinden korkmasını istiyordu. Ölümün soğuk nefesini ve ecel terlerini hissettirmişti cadıya ukala davranmayı seviyor, adeta bunu savunma mekanizması olarak görüyordu. Gördüğü şey aslında tam bu olmasa da yine yapacağını yapmıştı. Kendisine uşak gibi davranmasından hoşlanmasa da hele de bir de uşak gibi davranmasına müsaade etmeyecekti. Elindeki mirai taşı kutusunu tutması için Lea’ya verdi. “Bir dakika şunu tutar mısın?” Kutudan kurtulur kurtulmaz telefonuna sarıldı. Mesajlaşmaya başladı. Biraz ciddi bir ifade aldıktan sonra yüzü daha sonra her zamanki uyuzluk derecesindeki muzip ifade yüzüne yerleşti. “Üzgünüm canım Caitlyn senin getirmeni istiyor. Anlaşılan sana güvendiği kadar bana güvenmiyor.” Lea’nın yanağından sanki küçük bir kızmış gibi makas aldı. “Görüşürüz tatlım.” Der demez elini cebine atarak gecenin karanlığında karanlık sokakta ilerledi.
RP SONU

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ceza Görevi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» 50-51 anahtar görevi bugu......!!!!!!
» CEZA & DOĞA

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Palmy Caddesi-
Buraya geçin: