AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Vampire Revenge

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Diana Maurice
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1163
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 25

MesajKonu: Vampire Revenge   Perş. Kas. 20 2014, 00:06



Akşamın bir saatinde marketin kapanmasına yarım saat kala koştura koştura ilerlemişti. Alışveriş yapar iken kalabalık sıralanmış rafların arasında kaybolduğunu hissetti. Büyük büyük rafların sanki üzerine geliyormuş gibi hissetmesi yetmiyormuş gibi içinde kötü bir his vardı. Başı dönmeye başladı. Kendisini halsiz hissediyordu. Gözleri kararmaya başladı. Alışveriş arabasını bıraktı. Geri geri adım atar iken ayağı yere takılıp geriye düşer iken iki güçlü kol, koltuk altlarından tutup tekrar ayağa kalkmasına yardım etti. İçindeki kötü his güçlü kollara dokunduğu an daha da güçlenmişti. Ne olduğunu anlamamıştı. Sadece yorgun ve aceleciydi. Dizi ve klip çalışmaları epeyce yormuştu. “Bastığın yere dikkat etmelisin Emily.”Tanıdık bir sesi tanıması bile zaman almıştı. Başını çevirdi. Dağılan saçlarını düzeltti ilk önce. Şaşkınlık ve korku yüklü bakışlarla Mike’a baktı. “Sen!” İsmini bile söyleyememişti. Şaşkınca gülümsedi önce. “Bunca yıldan sonra… ” Gülümsedi pervasızca. “Yardım ettiğin için teşekkür ederim Mike.” Gözlerini kaçırıyordu konuşur iken. Başını çevirdi ve alışverişini kaldığı yerden devam etmeye koyuldu. Raflardan birinden bal aldı. Reyondan çıkar iken kısa bir sürede Mike yeniden önünde bitince bu sefer korkmuştu. “Bir viskimi içmeden nereye?” Kendinden emin, ukala ve muzip kaçan bakışları altında ezildiğini hissetti. Hayır deme lüksü yoktu. Evet de demek istemiyordu. Büyük bir baskı altında olduğunu hissetti keskinleşen kötü hissin baskısı yetmiyormuş gibi.

‘Ne yapabilir ki bana? Ben güçlü bir cadıyım sonuçta.’ Şaşkın bir gülümsemeyle gülümsedi. “Baya hızlısın. Peki, evin yakınlarda mı? Alışverişimi bitirir bitirmez sana geçeriz.” İçindeki kötü his gitgide daha fazla keskinleşiyordu. Biraz da pişman olmuştu teklifi kabul ettiğine. Kalbi güm güm atıyordu ve elleriyle kollarında hafif bir titreme vardı. Alışverişini -yavaş yapmak istiyordu. Fakat marketin kapanmasına az bir süre kalmıştı. Alışverişini bitirir bitirmez aldıklarının parasını ödedikten sonra hızla kapıya yöneldi. Kendisini marketten dışarı atmıştı. Marketin içersi iki tezat duyguyu içinde barındırıyordu Emily için. Soğuk ve ürkütücüydü. Marketin otoparkına doğru ilerledi. Arabasına geldiğinde aldıklarını bagaja yükledi. Peşinden gelen Mike’a baktı. “ Evin nerede?” dedikten sonra arabaya yürüdü, arabayı çalıştırdı. Mike da hemen arka koltuğuna binmişti. Biraz yer yön tarifinden sonra dairesinin bulunduğu apartmana geldiler. Arabasını müsait bir yere park edip yavaşça apartmana girdi. Ayakları geri geri gidiyordu. İçindeki kötü his gitgide daha fazla baskı kuruyordu Emily’nin üstünde. Daireye girdiklerinde hemen salona geçti ve viskileri getirmesini bekledi. Mike’ı şüphelendirmemek adına her şey normalmiş gibi rol yapması gerektiğini düşündü. “Dairen güzelmiş.”

Viskisini yudumlar iken Mike’ın haşin ve sanki yiyecekmiş gibi tehditkar bakışları daha fazla ürkütmüştü. Gözü saate takıldı. “Baya geç olmuş gitmem gerekli sabah erkenden çekimlerim var. Nasıl olsa biraz daha Londra’dasın galiba.” Ayağa kaktı ve çantasını alıp kapıya doğru yöneldiğinde Mike var gücüyle Emily’nin sağ kolunu sımsıkıca sıktı. Kötü his daha da keskinleşmişti. Hissin kaynağının Mike olduğunu anladı. İtaat ediyormuş gibi yaptı. Çantasını bıraktı. Korkulu gözlerle Mike’a baktı. “Ne yapıyorsun gitmeliyim. Bırak kolumu.” Emily’yi omuzlarından tutup duvara doğru yapıştırdı. Canı yanmıştı fakat vücudunda pompalanan adrenalin acısını hafifletmişti. Korkulu gözlerle bakıyordu canavarlaşan Mike’a. “Nereye gidiyorsun Emily.” Emily’nin üzerindeki kıyafetlerin hepsini çıkardı. “Yatak odasına geç!” Gözlerinden bilmediği dalgalar beynine hücum etti. Karşı koyabiliyordu fakat korkusundan dolayı itaat etti. Hızlıca yatak odasına doğru ilerledi. Kalbi güm güm atıyordu.


“Sonunda!” diye fısıldadı arkasından. “Uzun zaman oldu.” Titremeye başladı Emily. Boynunu öper iken Mike konuşmaya başladı. “Ne istiyorsun benden?” Terk edilmesini hazmedemediği belliydi. “ Biliyor musun beni ömrümde tek terk eden kadın sensin.” Tek bir cümle her şeyi anlatmaya yetmişti. Emily’yi yatağa ittirdi. Bekaretini verdiği ve sevdiği adam o olamazdı. Tam karşısına geçti. Vampir dişlerini gösterdiğinde Mike, Emily gözlerini sonuna kadar açmıştı. ‘Demek ki vampirler gerçekmiş.’ Vampirleri hayal ürünü zannediyordu. Birden tehlike anında ne yaptığını daha doğrusu ne olduğunu hatırladı. Tam üzerine atlamak üzereyken ellerini sonuna kadar açıp Mike’ı hareketsiz bir biçimde duvara yapıştırdı. Basit bir baş ağrısı büyüsü yapmaya koyuldu. Mike’a çektirdiği acının fakında soğukkanlı bir vaziyette acı çekişini izliyordu. “Beni adeta bir eşya gibi kullanmana daha fazla müsaade edemezdim.” Yanına yürüdü. Biraz havalandı. Başını ve yanaklarını okşadı. Dudaklarına bir öpücük kondurdu. “Seni sevdiğim için ve senden ayrıldığım için pişman değilim.” Yere indi. Mike’ın boynunu kırdı ve yatağa yatırdı. Baygın bir vaziyette yatarken mutfağa koştu ve tuz aradı. Evinde 4 paket tuz buldu. Şaşırmıştı. Bu kadar çok tuzu ne yaptığını anlam veremedi. Son bir saati hafızasından silecekti. Duvara yapışmış yatağı öne doğru çekti. Tuzu daire çizecek şekilde döküp basit bir kalkan büyüsü yaptı. Kalkanın içine girdi. Ellerini başının üzerine koydu. “Delete memorium. “ Son bir saat film şeridi gibi gözünün önünden akıp gitti. Uyanmasına ramak kala salona doğru gitti. Başını yatak odasına doğru çevirdi. “Kalkan seni birkaç gün oyalar. Yarın senin icabına bakarım.” Giyindi ve dışarı çıktı.

Telefonun tuşlarını çevirir iken bile elleri titriyordu. Telefonu kulağına devirdi. Teyzesinin sesini duyar duymaz konuşmaya başladı. “Emma teyze acilen yardımına ihtiyacım var.” Duraksadı ve korkulu bir sesle konuşmaya başladı. “Bir vampir var teyze ne yapmalıyım sence? Şey bana musallat oldu. Hatırlıyor musun konservatuardan Mike?” Emma teyzesi şaşırmıştı. Emily için ne anlam ifade ettiğini biliyordu. “Emily hemen ondan kurtul. Vampirler kindar yaratıklardır tatlım.” Telefonu şaşkınlıktan bir anda kapadı. Teyzesinin bir anda kesip atar gibi direkt öldürmesini söylemesine üzülmüştü. Gözlerini yumdu ve ağlamaya ve başladı. Emily de öldürmesi gerektiğini biliyordu. Fakat başka bir yol arıyordu. Teyzesini de bu yüzden aramıştı. Merhametinden maraz doğacağı riskini göze almak da istemiyordu. Başını arkaya doğru çevirdi. “Bunu yapamam ki!” Sağ elini kaldırıp kapıyı bir büyüyle açtı. İçeri girdi. Salondaki sehpanın bacaklarından birini kırıp yatak odasına doğru ilerledi. Kazığı yatağın kenarına koydu. Mike’ın iki elini de yatağın başına bağladı. Üzerine çıktı. Son bir kez dudaklarına öpücük kondurdu. “Emily.” Başını kaldırdığında Mike’ın sesini son kez duydu. Ağlamaya başladı. “Üzgünüm!” Bütün gücünü toplayıp iki eliyle kazığı kalbinin tam ortasına sapladı. . “Ah!” Sesiyle irkilmişti. Saniyeler içinde cesedinin ölü hayalet rengini almasını bekledi. Kazığı kalbinin üzerinden çıkarıp kenara fırlattı. Yatağın üzerinden kalkıp bütün gücünü cesedin üzerine boşalttı ve ateşler içinde cesedin yanmasını seyretti. Dışarı çıktı. Evin dış kapısını da yakmaya başladı. Merdivenleri hızlı adımlarla iniyordu. Apartmanın girişindeki kamerasını yıllar önce yaptığı gibi bozmuştu. Arabasına bindi. Sokağın girişindeki kameraya da aynısını yaptı. Hızla olay yerinden kaçar iken hıçkırıklar içinde ağlıyordu.

-SON-



_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Vampire Revenge
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Fransisco Armani-
Buraya geçin: