AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Umut Kırıntıları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Umut Kırıntıları   C.tesi Kas. 22 2014, 23:03

Tegan adlı periyi öldürmek istemişti. Onu gördüğü ilk anda içinde oluşan tek istek buydu. Zaten artık hissettiği tek şey de buydu. Yok etmek... Tanıdığı bir kaç kişi dışında karşısına çıkan her canlıyı yok etmek istiyordu. Sanki onları öldürmek Elise'i geri getirebilirmiş gibi... Geri getirememesi bir yana hala hiç bir şekilde ipucu bulamıyor olmaları onu daha da mahvediyordu. Ortaya çıkan periler ise ödülü oldu. Onları yok ederken Phin'in sözleri canını sıksa da bunca periden bir tanesini yaşatabilirdi, diye düşündü. O kişiyi sonradan da öldürebilirdi. Tüm periler yok edildiğinde Tegan'ın sözleri ile yumruğunu sıktı. Haklı olmasını istemiyordu ama başka bir ihtimalde kalmamıştı. Karargah olarak kullandıkları Lenoir malikanesinde toplanma fikrini Phin söyledikten sonra derin bir nefes aldı.

"Tamam ben Lenoir'i ayarlarım... Uzun zaman sonra yeni bir felaketle yeniden orada olmamız gerçekten ironik..."

Mırıldandığı büyü Lenoir girişlerini açarken Phin'in büyüsü ile malikaneye gelmişlerdi. Burası bir çok berbat olaya tanıklık etmiş, karanlık geçmişinin saklı olduğu yerdi. Akıl sağlığını korumak adına derin bir nefes aldı. Üstü başı kan içindeydi. Bu sorgu işine ise şimdilik bulaşmak istemiyordu. Çünkü son sorguda adamı öldürmesi sadece iki dakika sürmüştü.

"Beyler bu sorgu işini size bırakıyorum ben kanlı kıyafetlerden kurtulup biraz içmek istiyorum... Yoksa aklımı kaçırıp duvarlara tekme atmaya başlayacağım..."

Yanlarından ayrılıp üst kata çıktı. Elise ile daha önce birlikte olduğu odaya... Duvara sert bir yumruk geçirirken gözünden bir damla yaş aktı. Buna daha nasıl katlanacaktı? Onsuz her gün biraz daha yok olduğunu hissediyordu.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Paz Kas. 23 2014, 22:08

Orada yaşananlara rağmen herkesin güvenliği için kullanılabilecek tek yer lenoir malikanesi olduğu için phin çokta detaylı düşünmeden tegan’la orada buluşmayı karar vermiş bir büyüyle hepsini eve götürmüştü ancak şuan bunun doğru bir karar olup olmadığını sorguluyordu. Onları buraya getirirken aklında sadece rahatlıkla sorgulama yapabileceği ve izlerinin bulunmayacağı bir yer düşünmüş aklına ise leon’un kullanmadığı evi geldiğinde kararını vermiş hepsini itirazsız bulundukları yere getirmişti. Kahretsin… Elise ile bu evde iyi kötü bir dolu anılarının olduğunu nasıl da düşünememişti. Lanet. Kendine bir dolu küfür ederken içinde kızı aynı zamanda bu evde leon’un bir kez kaybetmekle karşı karşıya geldiğini hatırlayınca öfkeyle yumruğunu sıktı. Herkes kötü şeyler yaşamıştı ancak onun rose’u yanındaydı ve iyiydi. Jon’un bu evde bir anısı yoktu. Leon ise görebildiği kadarıyla perişan durumdaydı. Derin bir nefes alıp onun odaya çıkışını sessizce izledikten sonra telefona sarıldı.

Sabırsızca eşinin açmasını beklerken ortağı için gittikçe endişelenmeye başlamıştı. Sonunda açtığında''Rose hayatım nasılsın? Biz fiziksel olarak iyiyiz. Lenoirdeyiz ve leon oldukça kötü hemen gelsen iyi edersin  " dedi. İç çekip''Başka seçeneğim yoktu. Gözlerimi onun üzerinden ayırmam sen gelene kadar merak etme  " diyerek telefonu kapattı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Paz Kas. 23 2014, 22:38

Sıkıntılı bir dönemin içine girmişlerdi. Sevdiği adam sihirbazı için dışarıda görevdeyken o evde oturmak zorundaydı. Bu gerçekten çok canını sıkıyordu. Ama iyice şişen karnı yüzünden başka bir seçeneği de yoktu. İkizlere hamile olmanın kötü yanı sıradan hamilelerden daha fazla kilo alıyor olmasıydı. Elbette doğumdan sonra iki minik canavara bakmakta çabası... Böyle düşünmek bir korku filminde karakter olmasını düşündürse de diğer yandan çok mutluydu. Hayatının aşkı, kocası Phin ve doğacak bebekleri... Ama ne yazık ki masallar dışında mutluluklar sonsuza dek sürmüyordu. Sevdiği adamdan öğrendiğine göre Scarlett ve kuzeni kayıptı. Sonradan aralarına katılan Jared adlı peri de... Bu kötü durumdan dolayı Phin daha sık gitmek zorunda kalmıştı. Çünkü aşık oldukları kadınları kaybeden ikiliye bakacak aklı başında biri gerekiyordu ve bu kişi kocasından başkası değildi. Kendisi ise işin iyileştirme yanını üstleniyordu. Her arayış sonrası Phin iki yaralı kalbi kırık aşığı evlerine getiriyordu. İkisini böyle görmek acı vericiydi, özellikle Leon'u... Hayatına yön veren güçlü kişiliği ile Rose'u kendine hayran bırakan adam bir yıkıntıya dönüşmüştü.

Yeni bir günde Phin'i yolcu ettikten sonra evinde günlük işlere koyulmuştu. Doymak bilmez bebekleri yüzünden çok fazla yemek yiyordu. Tüm işlerini bitirdiğinde ise koltuğa geçip karnını ovmaya başladı. Karnına atılan tekme ile gülümsedi. Acaba buna neden olan ufaklık kızı mıydı yoksa oğlu mu? Dalgınlığı çalan telefonla sağılırken telefonu açtı, duydukları sindirmeye çalışırken dostunu düşündü.

"Lenoirdeyiz de ne demek? Leon... Lanet olsun geliyorum..."

Saniyeler içinde malikaneye geldiğinde yaralar içindeki Jon'u görerek Phin'den önce onunla ilgilendi. Jonathan her ne kadar yaraları için bir şey istemiyorsa da bu konuşmayı oldukça sık yaptıkları için bertaraf etmeyi başarıp kocasına yaklaştı.

"Aşkım... Hangi akla hizmet buradasınız ve Leon nerede?..."

Üst kata çıktığını öğrendiğinde erkeğinin dudaklarına öpücük kondurup üst kata çıktı. Adım atmak zoraki olduğu için büyü ile gitmeyi tercih etmişti. Kapıyı tıklatıp içeri girdiğinde banyodan yeni çıkmış Leon'u gördü. Gözleri kızarmıştı, yaşlarını tuttuğu için olsa gerekti. Sadece şortu ile gördüğü dostunun görüntüsünü umursamayarak elinden tutup yatağa oturttu ve ellerini arasına aldı. Aynı anda iyileştirici element büyüsü yavaşça parmaklarından onun bedenine akmaya başladı.

"Leon... Başına gelenin ne denli kötü olduğunu biliyorum, Phin kayıp olsa aklımı kaçırırdım. Buna eminim... Ama güçlü olmak zorundasın ben hep yanındayım ve eminim ki kızları en kısa sürede bulacağız..."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Salı Kas. 25 2014, 00:01

Lenoire geldiklerinde derin bir nefes aldı. Sinirini tam olarak çıkarabilmiş değildi. Yıkıp yok etme arzusu oldukça fazlaydı.Ona kalsa bir süre daha peri avlardı ancak phin buna izin vermemişti. Kızlar ortalıktan kaybolduğundan beri üzerlerinde oldukça fazla söz sahibi olmuştu. Bunu anlayabiliyorlardı. Başta sorun çıkartsalar da artık onların kendilerine ebevyn gibi davranmasını kabullenmişlerdi. Ne yaparlarsa yapsınlar o iki inatçı anne ve babayı vazgeçiremeyeceklerinin bilincinde pes edip bakıcılık işinin iyi yanlarını fark etmişlerdi. Phin ve rose insana değerli olduklarını hissettiriyor, her şeyin daha iyi olacağı ile ilgili umut veriyorlardı. Doğrusunu söylemek gerekirse karanlığa gömüldükleri şu sıralar buna fazlasıyla ihtiyaçları vardı. Leon’un gidişi ile kendi kabuğuna çekilip phin’in telaşını izledi.

İçinden bir kez daha değer verdiği iki kişiyi koruyamadığı için lanet okudu. Kalbinin sahibi olmadan akıl sağlığını daha ne kadar koruyabilirdi bilmiyordu. Üstelik o çok sevdiği, dertleştiği, korumaya yemin ettiği değerli elise’ini de kaybetmişti. Kahretsin. Öfkeyle yumruğunu duvara geçirdiğinde rose’un sesi kulaklarını doldurdu. Her zamanki gibi yaraları ile ilgilenmesini istemediğini dile getirdiğinde olan tartışmayı alışkanlık olduğu üzere hamile olduğu halde tam bir cadı olabilen tatlı peri kızı kazandı. Kendisini iyileştirdikten sonra kocasına gösterdiği ilgi sevgilisini hatırlattı. Gözleri doldu. Dişlerini sıkıp esaslı bir küfür savurdu. Kızları ellerinden alan adamları parçalarına ayıracaktı. Rose’un gidişiyle zindana ilerlerken'' Ben adamı biraz hırpalıyım sen de misafirimizi bekle.'' Dedi. Gitmeden önce iç çekerek'' Öldürmek yok merak etme. Fia geldiğinde burada olacağım.'' Dedi ve gitti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tegan O'connor
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 157
Kayıt tarihi : 27/10/12
Yaş : 27
Lakap : Ukala

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Perş. Kas. 27 2014, 22:12

Periler ona bir hayli zorluk çıkarmıştı. Gerçi onları kim suçlayabilirdi ki... İyi ve kötü arasındaki savaşta kime güvenebilirdiniz? Bir gün önce iyi tarafta olduğunu bildiğiniz birinin ertesi gün karanlık tarafa geçmesi imkansız bir şey değildi. Kendisi de çoğu zaman böyle biri olmuştu. İşine geldiği gibi istediği tarafta takılıyordu. Elbette bu durum Jared'a kadar sürmüştü. Onunla dostluğu başladıktan sonra ondaki bir şey kendisindeki bu durumu değiştirmişti. Sonunda perilerle anlaştığında Phin'in teklifini kabul etti. Periler ona isimlerini bile söylememişti, birbirlerine bağırmalarından isim konusunu kendi çıkarmak zorunda kalmıştı. Evine döndüğünde tatlı sevgilisini ve Fia'ı mutfakta buldu. Fia'nın gözlerinde hala hüzün olsa da Anya ona bir şekilde iyi gelmiş gibiydi.

"Selam güzeller... Hadi hazırlanın gidiyoruz... Jared'ın ortaklarını buldum Fia onlarla Lenoir denen yerde buluşcaz orayı sen biliyormuşsun."

Peri kızından onay aldığında Anya ile odasına çıktı. Sırf Fia'nın acısını gözüne sokmak istemediği için genelde hemen yapacağı şeyi geciktirmişti. Şimdi ise Anya ile baş başayken onu kolları arasına çekip dudaklarına ateşli bir öpücük kondurup bedenini kısa bir süre keşfetti.

"Bebeğim... Fia'a yardımın için minnettarım... Aşağıda seni kollarıma almamış olmamın  tek nedeni o... Jared'ın yokluğunu gözüne sokmak istedim... Şimdi hazırlan ama çok seksi olma lütfen yeni ortakları ilk günden boğazlamak istemiyorum"

Kızlar hazırlandıktan sonra Fia'nın tarifi ile malikaneye geldiler. Karanlık havası olan bu yer tam karargah için yaratılmış gibiydi. Anya'nın elini tutup kapı açıldıktan sonra içeri girdiler. Karşılarında Phin ve hatırladığı kadarıyla Jon denen adam vardı.

"Selam beyler... Bu arada sevgilim, Anya... Oda toplantımıza eşlik edecek..."


[

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anya Showalter
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 06/10/13

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   C.tesi Kas. 29 2014, 22:55

Anya hamilelik denilen olaya az çok alışmış gibiydi. Kusmaları hafiflediğinden beri daha rahattı. Duygu değişimlerini kontrol edemiyor olsa da dikkatini farklı yerlere verip melankolik ruh halinden çıkmayı öğrenmişti. Tabi bazen beceremediği zamanlarda oluyordu. Bebeği ile yaşamayı, anne olmanın inceliklerini benimserken sevdiği adamla birlikte olmanın tadını çıkardığı zamanların yanında fia ile ilgilendiğinden günleri dolu dolu geçiyordu. Tatlı peri kızının elinden geldiğince yanında olup onunla araştırma yapıyor uzun süredir görüşmediği eski dostlar, ortaklar, peşlerinde olanlar hatta tek gecelik aşıklar kısaca işlerine yarayıp muhbir olabilecek, onlara bilgi sağlayacak herkesi sorguluyorlardı. Tatlılıkla ya da zorla... Elbette zorla olan kısımda aşık olduğu adam teganda  devreye giriyordu. Anlaşmalarına uyuyor olsalarda bazen sevgilisine haber veremeden başlarını belaya soktukları da oluyordu neyseki aşkı onların bu durumuna anlayışla yaklaşıyordu. Bütün gün süren pekte verimli olmadığını düşündükleri araştırmanın ardından mutfakta fia ile geçmişlerinden bahsedip şimdiki zamandan biraz soyutlandıkları esnada erkeğinin gelmesiyle gülümsedi.

Heyecanla onun boynuna atlama dürtüsünü bastırmayı denerken duydukları ile  peri kızına bakarak'' Vakit kaybetmeyelim o zaman'' dedi. Tegan ile odaya çıktıklarında onun kolları arasında olmanın mutluluğu ile özlemle öpücüğüne karşılık verdi. Duydukları ile tatlılıkla gülümseyerek '' Haklısın fia etraftayken daha dikkatli olmalıyız onun daha fazla üzülmesini istemem.'' dedi.

Dudaklarına bir öpücük daha kondurup'' Elimden geldiğince normal giyineceğim söz veriyorum aşkım. Seni seviyorum'' diyerek hazırlandı. Sessiz geçen yolculukları sonunda malikaneye varıp içeri girdiklerinde tegan’nın onu tanıtmasının hemen ardından fark ettiği kişi ile dondu. Şaşkınlıkla '' Silent…'' dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   C.tesi Kas. 29 2014, 23:37

Tegan'ın evine geldiğinden ve Anya ile tanıştığından bu yana kendini biraz daha iyi hissediyordu. Ama yine de yalnız kaldığı gecelerde göz yaşlarına boğulmuyor değildi. Aşık olduğu adamdan habersiz geçen günler sanki hayatını kısaltıyordu. Eski neşeli hali neredeyse kalmamıştı. Sadece hamile peri kızı ile geçirdiği bazı özel anlar yüzünde tebessüme yol açıyordu. Geri kalan zamanlar ise sevdiği adamdan haber alma umudu ile geçirilen zamanlardı. Tegan'a verdikleri söz yüzünden başlarını minimum seviyede belaya soktuklarından birilerini döverek de rahatlamıyor bu da sinirine sinir katıyordu. Hoş Anya'nın kafa dengi olması yüzünden bir kaç adamla Tegan dan gizli buluşmuşlardı. O zamanlarla da peri kızına bir şey olmamasını sağladıktan sonra adamlardan sinirini çıkartmıştı. Tegan bunu anlayamazdı, aslında anlardı ama sevdiği kadına bir şey olacak korkusu bu düşüncenin önüne geçiyordu. Anya'a ise ufak sırları konusunda gerçekten minnettardı. Verimsiz geçen bir günün ardındansa elinde içki bardağı, Anya ise meyve suyu içiyordu. Kafasını dağıtmak için sohbet etmeye başlamışlardı. Bu sohbetler hoşuna gidiyordu. Sohbetin ortasında ise Tegan gelmişti. Verdiği haberlerin ardından yüzünde küçük bir tebessümle ona verilen odaya gidip hazırlanmaya başladı. Hazırlığı biraz uzun sürmüştü, elbette insani yoldan giyinme alışkanlığı yüzünden... Arabaya bindiklerinde Lenoir malikanesini tarif etti. Kısa sürede ise malikaneye gelmişlerdi. Bu malikane felaketi çağrıştırıyordu. Sonuçta gerçek bir felaketi yaşamışlardı. Ama bugünkü konu sevdiği adamdı. İçeri girdikten sonra tanıdık yüzleri görmenin verdiği rahatlıkla hareket etti.

"Selam beyler..."

Tegan, Anya'ı tanıştırdıktan sonra peri kızın silent demesi onu şaşırtsa da buna tepki veremeyecek kadar kafası doluydu. Tek isteği bir an önce sevdiği adam hakkında konuşmak ve onu bulmaktı.


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Paz Kas. 30 2014, 22:32

Malikaneye geldiklerinden beri kendini daha kötü hissediyordu. Diğerlerinden ayrılıp kendini odaya kapattığında duvarlara yumruk geçirmeye başlamıştı. Kemiklerinin seslerini, açılan yaraları, sızan kanlarını umursamıyordu. İçindeki öfke ve umutsuzluk tüm zihnini ele geçirmişti. Her geçen gün umudu azalırken aynı şekilde yaşama isteği de tükenmeye başlamıştı. Banyoya girip suyun bedenine iyi gelmesini bekledi. Aslında bu bile iyi gelmiyordu, tek iyi yanı bedenindeki kirin akmasıydı, hepsi bu... Havlusu ile dışarıya çıkıp çamaşırını ve şortunu girdi. Saçlarını havlu ile kurutmaya başladığı sırada kapının çalınması yalnız kalmak isteyen yanını öfkelendirse de meleğini gördüğünden öfkeli tek bir kelime etmedi. Karnı burnunda peri kızı şişen göbeğine rağmen hala oldukça güzeldi. Ellerini tutan yumuşak ellerin yönetiminde yatağa oturdu. Rose'un elini tutması ile yapacağı şeyi anlarken elini çekmek istedi ama onun sert bakışları ile durdu. Peri kızını üzmek istemiyordu. Tatlı sesi kulaklarını doldurduğunda ise onun varlığının rahatlığı ile ağlamaya başladı.

"Rose... Ben artık dayanamıyorum... O yüzden bırak yaralar kalsın onsuz yaşamak da istemiyorum..."

Göz yaşları daha da artarken başını peri kızının omzuna koydu. Hayatında ilk kez böylesine ağlıyordu. Kendini peri kızının sözleri ile teselli etmeye çalışırken elini Rose'un karnına koydu. Bir kaç kere okşadığı göbeğinde hissettiği hareketlilik saniyelik de olsa gülümsemesine neden oldu. Anlaşılan bebekler de onu teselli etmeye çalışıyordu.

"Varlığın için minnettarım, Rose... Her neyse toparlanmam gerek misafirlerimiz gelecek..."

Üzerine çekmecelerden bir tişört geçirip Rose'un elini tutarak yataktan kaldırdı. Yorulmasını istemediği için bir büyü mırıldandı. Elini elinden çekmeden misafirler de gelmişti. Fia, Tegan ve tanımadığı peri kızı... Kız ise Phin'i tanıyor gibiydi. Gereksiz konuşmaların uzamasını istemediğinden tok bir sesle konuştu.

"Gereksiz konuşmaları bırakıp asıl konuya geçelim Jared ve kızlar..."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Ptsi Ara. 01 2014, 23:13

Sevgili eşinin telefonda attığı fırçadan sonra içindeki endişe daha da büyürken kafasını duvara vurma istediğini zorlukla zapt etti. Kafa dağıtacağını söyleyen jon’a bakarak derin bir nefes aldı. Bu pek akıllıca değildi ama onun bir şekilde rahatlaması gerektiğini biliyordu. Birilerinin omzunda ağlamak da bir seçenek olsa da perinin o denli içli dışlı olduğu elise kayıp rose ise leonla olduğundan bu imkansızdı. Bu nedenle sessizce adamın can güvenliğini sağlayıp esirlerini hayatta tutacak birkaç büyü mırıldandıktan sonra ortağına tamam anlamında bir baş hareketi ile onay verdi. Jonathan’ın gidişini izledikten sonra kendini içki barına attı. Acilen molaya ihtiyacı vardı aşık olduğu kadın leon’u teselli etmekle meşgul olduğu için geriye tek bir seçenek kalıyordu kendisini alkole vermek. Birkaç kadehi tek bir dikişle bitirirken zindandan gelen çığlıklar kulaklarını doldurdu. Kapının çalması malikaneyi sessizliğe gömdü. Ağır adımlarla misafirlerini karşılamaya gitti.

Levitt’in aralarına katılması birkaç dakikalığına dikkatini dağıtırken içeri giren tegan’ın sesi ile durumu toparladı. Gözlerini onun üzerine diktiğinde gördüğü kişi ile kalakaldı. Eski ortağı, aşık olmaya başladığı kız karşısındaydı. Yıllar önce anya’nın gidişi ile her şey yarım kalmıştı. Kızı bir süre aramış bulma konusundaki umudunu yitirdikten sonra hayatına devam etmişti. Sonra şuanki kalbinin sahibi ile tanışıp ona sırılsıklam aşık olarak evlenmişti.

Konuşma yetisini geri kazandığında '' Anya. Anlaşılan dünya yeteri kadar büyük değilmiş." Dedi. O sırada hissettiği leon ve rose ile derin bir nefes alıp ortalıktaki şaşkın insanlara bir açıklama yapma gereği duyarak'' Rose hayatım. Eski ortağım anya ve onun sevgilisi tegan. Anya bu da eşim rose"diyerek kısa bir bilgilendirme yaptı. Leon’un sözlerini hatırlayıp onlara bakarak'' Tanışma faslı bittiğine göre ortağımın da dediği gibi konumuza odaklanalım. Kızlar kayıp jared ortalarda yok ve tek bir tezimiz var jasper. Peki asıl soru şu nasıl oldu bu? Nerededirler ve durumları ne?" diye sorup hepsinin dikkatini konuya verdi.  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Salı Ara. 02 2014, 22:39

Phin'in bu yaptığına inanamıyordu. Tamam normal şartlarda burası karargah olarak kullanabilecekleri tek yerdi. Ama burada yaşanan felaketin yanı sıra birde Elise ve Leon'un birlikte yaşadığı özel anlar vardı. Leon, Elise'in kaybolduğu günden beri evine gitmemişken onu tutup buraya getirmişti. Onun ne kadar kötü olduğunu sadece tahmin edebilirken malikaneye varmıştı. Önce yaralı ile ilgilenmiş, kocası ile kısa bir süre görüşüp hızla Leon'un yanına gitmişti. Darmadağın dostunu ilk kez böylesine görüyordu. Gençliğinin kahramanı tamamen harabeye dönüşmüştü. Onu iyileştirmeye çalışırken ölüm kelimesini dudaklarından duymak kanını dondurdu. Bu olamazdı, onun ölmesini istemiyordu. Kızlar bulunacaktı, her iki peri de umutlarını kaybetmemek zorundaydı. Parmağını onun dudaklarına kondurup daha fazla saçma şeyler söylemesini önledi.

"Böyle konuşmak sana yakışmıyor Leon. Güçlü ol onları bulacağız buna inanmak zorundasın... Ayrıca bebeklerime harika bir dayıları olduğunu göstermek istiyorum..."

Onun karnını okşaması ile gülümserken biraz daha iyi olduğunu düşündüğü dostunun sözlerine uyarak oturma odasına geçti. Misafirler de gelmişti. Gelen peri kızının kocasının soy adını söylemesi içindeki kıskançlığı doruğa çıkardı. Hormonları zaten son sürat çalışırken böylesine güzel bir kızın gelir gelmez kocasına odaklanması canını sıkmıştı. Phin'de aynı şekilde ona odaklıydı. Neler oluyordu? Leon'un sözlerini duyduğunda dostunun elini daha sıkı tuttu. Yeni kızın sevgilisi, Phin'in eski ortağı olması yeterli değildi. Eşler arası kavga için daha uygun bir zamanı bekleyebilirdi. O yüzden sessizce koltuğa yerleşti. Onlar gibi dışarıdan bilgi toplamadığı için kocasının sorularına vereceği bir cevap yoktu. Diğer yaralı aşığı da diğer yanına oturması için işaret etti.


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jonathan Levitt
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 172
Kayıt tarihi : 17/04/13
Yaş : 28
Lakap : ----

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Çarş. Ara. 03 2014, 21:46

Beyninin içinde scarlett’la birlikte geçirdikleri son günün anıları, kalbinde derin bir sızı, içinde onu bulamama korkusuyla aklını kaybetmenin ya da kendini öldürtmenin kıyısında gezerken dostu olarak kabul ettiği elise haricinde kendisine yakın olarak gördüğü tek kadınla göz göze geldi. Rose… Tatlı peri kızı olayın başından beri onların yanında olup yaralarını sarmaya çalışmış ve fiziksel yaralarını iyileştirmişti ancak ruhsal çöküntülerinin içlerinde ta derinlerde kalplerinde oluşan yaralarına merhem olamamıştı. Olamazdı da onların tek ilacı kızlardı ancak iki kızda kayıptı.

Öfkeyle dişlerini sıkıp rose’un telaşla yıları çıkmasının ardından kısa bir açıklama ile phin’inde onayını alarak zindana indi. Esirle göz göze geldiğinde bedenindeki bütün duyularını yitirmişti. Hissizlikle karanlığın kontrolünde ona saldırdı. Karşısındaki perinin kendisini koruyamıyor oluşu umurunda bile değildi. Tek istediği zarar vermekti. Bu doğrultuda hareket ediyordu. Zil sesini duyduğunda nefes nefese bir şekilde durup bir büyüyle üzerindeki kandan kurtuldu. Gram rahatlamış değildi ama ortağına fia geldiğinde orada olacağına dair söz vermişti.

Bir büyüyle yukarı çıktığında kendisini garip bir tablonun içinde bulmuştu. Konuşmalara sessizce tanıklık ederken nezaket icabı '' Hoş geldin fia ve anya. Adım jon tanıştığımıza memnun oldum'' dedikten sonra leon’un sözlerine katıldığını belirterek '' Bence de artık konuya odaklanalım'' dedi. Phin’in eşinin yanlış anlamasını engellemek için nasıl çırpındığını görürken gözleri doldu. Lanet olsun onu… Aşık olduğu kadını özlemişti. Göz yaşlarına engel olarak rose’un gösterdiği yere oturup phin’in konuşmasını dinledi. Derin bir nefes alarak'' Perileri bir şey hissetmedi yani kızlar tehlikede değildi yine de bu jasper’ın elinde olmadıklarını göstermez. Bir yol bulmuş olmalı ancak nasıl?'' diye sordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tegan O'connor
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 157
Kayıt tarihi : 27/10/12
Yaş : 27
Lakap : Ukala

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Cuma Ara. 05 2014, 23:17

Anya'nın varlığından haberi olmayan perilerin fazla tepki vermemesini umuyordu. Anya'ı istemiyor olmaları gibi bir durumun söz konusu olmasına izin veremezdi. Kadını yardım etmek istemiş ve oda onu kırmamıştı. Malikaneye girdiklerinde ise şaşırdığı başka bir durumla karşılaştı. Grubun en normal adamına Anya bakışlarını odaklamıştı, işin kötü yanı adamında kadınından farkı yoktu. Boştaki elini yumruk yapıp sakin kalmaya çalışsa da kıskançlık bedenini ele geçirmeye başlamıştı. Ona dokunduğu için bir muhribin kafasını koparan kendisi Phin'in de kolunu yada bacağını kopartabilirdi. Phin'in konuşması ve  hamile olduğunu gördüğü kızın onun eşi olması ile sakinleşmiş sayılırdı. Ama bu sadece dıştan böyle görünüyordu. Eve gittikleri zaman Anya ile özel olarak ilgilenecekti. Yaralı aşıkların sözlerini onaylarken gücüne odaklanıp ortamda olmayan ama hissettiği mahzendeki perileri salonun orta yerine getirdi.

"Hayatım... Bu zavallıları konuşacak kıvama kadar iyileştirir misin? Bu sayede sorguya başlayabiliriz..."

Kadını gücünü kullandığında perilere öldürücü bakışları ile baktı. Ortamdaki kimse ayaklanmadığı için ilk sorgu kendine düşüyor gibiydi. Sorusu belliydi, Jared ve kızlar... Periler zaten yeterince hırpalandıkları için konuşmaları daha kolay olmuştu. Tabi kendi özel bir kaç işkence metodu eşliğinde... Perilerden öğrendikleri ise saniyelik donmasını sağladı. Jared... Gerçekten Jasper'ın elindeydi.  

"Lanet olsun... Haklı olmaktan nefret ediyorum. Jared, gerçekten amcasının elinde... Daha kötüsü onun kontrolünde... Bu durumda kızların neden tehlikede olduklarını hissetmediğiniz de anlaşılmış oldu. Kızlar ona güvenirken tehlike sinyali vermemiş olmalılar..."

Kendi çapında yaptığı bilgi fırtınasını yüksek sesle dile getirirken söyledikleri kendini endişelendirmişti. Şimdi sorunu biliyor olsalar da çözmeye yakın bile değillerdi. Jasper'ın dikkatini çekmeleri, dahası onu ortaya çıkarmaları gerekiyordu. Yoksa kızlara asla ulaşamazlardı.

"Son teklifim beyler... Sorunumuz belli olduğuna göre bana güvenmenizi ve yirmi dört saat vermenizi isteyeceğimiz... Bu sayede Jasper'ın inine çomak sokup onu dışarı çıkartabilirim...  Bu sayede sizlerle beraber  onları geri alabiliriz..."

_
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anya Showalter
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 06/10/13

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Çarş. Ara. 10 2014, 23:51

Eski ortağını daha da önemlisi eskiden aşık olmanın kıyısına geldiği sonrada hiçbir şey söylemeyip bir anda sırra kadem basarak terk edip kaçtığı adamı bir anda karşısında görmek şaşırtmıştı. Tegan’a aşık olması birlikte bir mucizeyi bekledikleri doğruydu fakat ona bildiği her şeyi öğreten, hala saygı duyduğu, bir aralar kurtarıcısı ilan ettiği yakışıklı peri ile uzun zaman sonra bir araya gelmek büyük sürpriz olmuştu. Şuan elini tutan kalbinin sahibine bakıp gülümsedi. Hiçbir pişmanlığı yoktu. Silent’tan kaçtığı için kendisini suçlu falan da hissetmiyordu. Sadece phin sarışın, hamile bir bayanı eşi olarak tanıştırana kadar geçmişten bolca bahsedeceklerini düşünüp canı sıkılmıştı ama tatlı eşini gördüğünde rahatlama hissiyle birlikte onun için sevinmişti. Karnı burnunda, şişmanlamasına rağmen hala oldukça zarif ve güzel görünen peri kızına gülümseyerek ''Memnun oldum'' dedi. Onlara hoş geldin deme nezaketinde bulunan periye başı ile selam verirken rose’un bakışlarını umursamadı.

Eski ortağı konuya daldığında sesizce sevgilisinin yanına ilişti ve destek olmak adına fia’ya yanına oturmasını işaret etti. O da yanında yerini aldığında endişeli peri kızının elini güven verici bir şekilde sıkıp konuşulanları dinledi. Esirler bir anda salonda belirince sevgilisinin gözleri üzerine ''Elbette aşkım'' diyerek onları iyileştirdi. İşkence uzamaya başladığında iç çekerek ''Bir an önce konuşmanız sizin hayrınıza olur beyler. Sürekli olarak iyileşip bildiğiniz her şeyi söyleyene kadar yeniden işkence görmek istemiyorsanız tabi.'' dedi. Adamlar uzun bir süre sonra çözüldüğünde duydukları ile üzgün bir şekilde fia’ya baktı. Erkeğinin son sözlerinden sonra gözleri dolan peri kızına sarılarak ''Merak etme onları geri alacağız. En azından artık kimde olduklarını biliyoruz. Yakında bulacağımıza da inanıyorum az kaldı.'' Dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fia Polyxena
Ateş Perisi
Ateş Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 28/12/12
Lakap : Küçük cadı, seksi peri

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Paz Ara. 14 2014, 20:07

Herkesin toplandığı Lenoir içinde bir parça umudun filizlenmesine neden olmuştu. Buna ihtiyacı vardı. Diğer türlüsünü düşünmek Jared'ı bir daha göremeyecek olması anlamına geliyordu ve Fia bunu asla kaldıramazdı. Hayatında kendi ailesine bile değer vermezken sadece iki adama değer vermişti. İkisi de birbirinden farklı değerlerdi. İlki onu büyüten insandı. Gerçek babasının yapamadığı babalığı yapmıştı. Fia'da onu sevmiş ve onun kızı olarak yaşamıştı. O zamanki mutluluğunu hala hatırlıyordu. Adam birlikte geçirdikleri bir kaç yılda onu mutlu etmişti, belki de çocuksu yanının böylesine içinde kalmasına da o sebep olmuştu. Yine de onu çok çabuk kaybetmişti. Yeniden yalnızlığı hissettiğinde Jared hiçte normal olmayan bir şekilde hayatına girse de vazgeçemediği aşık olduğu adama dönüşmüştü. Eğer ona bir şey olur da tekrar görüşmezlerse yaşamayacağını biliyordu. Bu yüzden ortamdaki tüm diğer konuşmaları es geçmiş sadece kurtarma konusundaki olaylara dahil olmuştu. Leon'un sözleri ile onunla göz göze geldiğinde başını memnun bir şekilde salladı. Tegan'ın zeki kafası ile söyledikleri inanmak istemese de tek gerçek gibi görünürken onun isteğini duyduğunda bakışlarını ona çevirdi.

"Tegan, ben..."

İtiraz edecekti, hiç bir şey yapmadan beklemek istemiyordu. İşin aslı Jonathan ve Leon da kendi gibiydi. Diğer yandan Tegan'a güveniyordu. Bu odada aşık olduğu adamı ondan fazla tanıyan yoktu, kendisi de dahil. Onun bakışları ve Anya'nın teselli edici sözleri ile durdu. Göz yaşlarını durdurmaya çalışarak derin bir nefes aldı.

"Tamam, nasıl istersen Tegan... Bu durumda sizde kalır haber vermeni beklerim..."



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon S. Dekker
Hava Perisi
Hava Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 264
Kayıt tarihi : 22/10/12
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Paz Ara. 14 2014, 23:29

Hayatında ilk kez göz yaşları kontrolsüzce yanaklarından süzülüyordu. Kalpsizliği ile nam salmış, yıkılmaz Leon aşkı için göz yaşı döküyordu. Bunun tek tanığı ise meleğiydi, Rose... Peri kızının sözleri bir an olsun toparlanmasını sağlarken minnettarlığı ona göstermek adına yanağına bir öpücük kondurdu. Göbeğini bir süre sevip kendine geldikten sonra oturma odasına gitmek için bir büyü mırıldandı. Kimin kimi tanıması umurunda olmadığı için odaklandığı tek konu Elise'di. Bu yüzden bunu dile getirmekte hiç bir sorun görmedi. Fia ile göz göze geldiklerinde onun da kendisi gibi düşündüğünü anladı. Odadaki iki kişi dışında kendisini tam olarak anlayan hiç kimse yoktu. Tegan tutsaklarla ilgilenmeye başladığında kendini öne atmamak için zor tutmuştu. Elise'i kaybettiğinden beri onlarca belki yüzlerce periyi elden geçirmişti ama içindeki öfke bir an bile azalmamıştı. Tegan'ın sözlerinden sonraysa derin bir nefes aldı. Lanet... Lanet... Lanet... Kızlar korumaya çalıştıkları adamın elindeydi öyle mi? Onu koruyamadığı gerçeği ile beceriksizliğine küfürler etti. Perinin söylediklerinden sonra ellerini yumruk yaptı. Günlerdir tüm uğraşları boşuna giderken Tegan'ın istediği yirmi dört saat gözünde çokta büyük gelmemişti ama yine de evde oturacak hali yoktu.

"Tamam, Tegan... Yirmi dört saat... Senden haber bekleriz ama yinede bu evde oturacağımız anlamına gelmiyor... Sende bize onları bulduğun ilk anda haber vereceksin... Beklemeye artık tahammülüm yok..."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   Ptsi Ara. 15 2014, 00:16

Aklında binlerce soru, kızlar için endişeli olan yanına birde ortakları eklenince geçmişinden gelen sürpriz kişiyi hazmetmesi biraz zaman almıştı ancak aşk acısı çeken ortağı leon toparlanması konusunda oldukça istekli bir konuşma yapınca derin bir nefesle profesyonel kişiliğine bürünüp sorulması gereken soruları yöneltmişti. Havada asılı kalan sözcüklerden sonra esirlerin odada belirmesi şaşırtıcı olmamıştı. Tegan’ın sorguyu devralmasını izlerken bir gözleri önce üzgün fiaya ardından sevgili olduğunu öğrendiği anya’ya takıldı. Demek yıllar sonra yeniden birilerine güvenip kalbini açabilmişti. Bu sevindirici diye düşünürken duyduğu çığlıklar olaya odaklanmasını sağladı. Öğrendikleri sinirine sinir katsa da sessiz tavrını bozmadı. Gözleri önce tatlı eşiyle ardından iki yaralı aşıkla buluştuğunda leon’un sözleri üzerine derin bir nefes alarak ''Tamam. Sana bol şans. Bir şey bulursan hemen haber ver lütfen " diyerek konuya son noktayı koydu. Ortaklarına bakarak ''Beyler siz bu gece dışarıda avlanma kısmını unutun bize gelip dinleniyorsunuz savaşta size bütün gücünüzle ihtiyacım var. Kızları geri alabilmek için bu gerekli " dedi.

Anya, fia ve tegan’a bakarak''Görüşürüz "dedi. Bir büyüyle Rose’u, leonu ve jon’u kendi evlerine götürüp ortaklarını bir başka büyüyle uyuturken içinden bu gecenin oldukça uzun olacağını söyleyen sesi bastırmaya çalışıyordu ancak aşık olduğu kadının somurtan ifadesini ve çatık kaşlarını gördüğünde bundan vazgeçti. Gece hiç ummadığı kadar uzun olacaktı.  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Umut Kırıntıları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Umut Kırıntıları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» şehitlerimizin anısına 18 full albüm asker şehit şarkıları
» Kelaynak Kuşları
» IPTABLES ile DDOS Saldırılarını Engelleme
» Burçların aşk uyumu
» Jensen Ackles Şarkıları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Lenoir Malikanesi :: II.Kat-
Buraya geçin: