AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
YazarMesaj
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:28

Iksir hakkinda
İksir yapabilmek için cadı veya farklı bir varlık olmak gerekmez,her insanın iksir yapabilme olasılığı vardır.Bunun nedeni her insanın içinde psişik güçlerin olmasıdır,sadece bazı insanlarda bu daha baskındır.İksir yapabilmek için içimizdeki psişik güçleri canladırmamız gerekir.Canlandırmamız için de odaklanmamız gerekir.hepimiz biliriz ki odaklanınca bir işi yapma olasılığımız artar aynı zamanda yapılacak olan iksir daha etkili olacaktır.Odaklanma yeteneğinizi güçleştirmek için 30 dakika boyunca hep aynı şeyi düşünün,bu kolay değildir çünkü,insan beyni çok karmaşıktır bu nedenle düşünceler birbirine karışır ve zorluk çekersiniz.Bunu yapabildiğiniz zaman iksir yapmaya hazırsınız demektir.İksir yaparken vücut düzeni için doğru malzemeleri bir araya getirmek gerekir.Ayrıca iksir yapmak büyü veya sihre girmez.

Hepiniz bir iksir içmişsinizdir,bir şişe alkol iksir bile insanı sarhoş eder ve doğruluk iksiri gibidir.İnsanın önceden düşündüğü tüm düşünceleri dışarı atar,sarhoşların söylediği hiçbirşey o an akıllarından geçen şeyler değildir önceden düşündükleri şeylerdir.


AŞK İKSİR TARİFİ

Malzemeler:
6 adet mum
yapılacak kişinin resmi ve kendi resminiz
şişe
6 adet gül yaprağı

Yapılışı:

6 adet mumu daire olacak şekilde diziniz,her mumun yanına bir gül yaprağı koyunuz.
İlk o kişinin sonrada kendi resminizi yatay 6 parçaya bölünüz.
İki resindeki parçaları birleştirip mumlarda yakınız.
Ardından gül yapraklarını ezip şişeye koyun.
Ve sonrada kulleride içine ekleyip karıştırınız.
O kişinin yüzünü aklınıza getirin ve üç kere adını söyleyip şişeyi kırın.

Farklı kişilerin resimlerini birleştirerek farklı insanlarıda birbirine aşık edebilirsiniz.
Unutmamalısınız ki insan duyguları içten değişmediği için bu durum sonsuza kadar sürmez,sadece gerçek duyguların önüne perde çekilir.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:28

Elementlerle yapılan çalışmalarda, bu elementlerle uygunluk gösteren bazı tezahürler vardır. Meselâ : renk, koku, taş, alet edevat, mekan... gibi. Elementlerle uyum halinde olan bu tezahürler birlikte ve/ya ayrı ayrı kullanılabilirler. Bu araçlar, çalışılacak olan elemente uygun mistik ortamı/havayı oluşturabilmek için gereklidirler.


HAVA :

RENKLER : Mavi, gümüşî, beyaz ve gri

SEMBOLLER : Çember, kuş, zil, hava perisi (sylph)*, flüt, çan, bulutlar

ALETLER : Âsâ, değnek, çubuk, sopa, sırık

BİTKİLER : Badem, katırtırnağı, süpürgeotu, yonca, tırfıl, lavanta, çam, gözotu

TAŞLAR : Ametist, safir, citrine, azurit

MEKÂNLAR : Gökyüzü, dağ zirveleri, ağaç tepeleri, uçurumlar, uçaklar

BURÇLAR : Kova, İkizler, Terazi

ZAMAN : Bahar zamanı, şafak vakti

MELEK : İsrafil

YÖN: Doğu

İLERLETİCİ YÖNLER : Düşünme, okuma, konuşma, dua etme, şarkı söyleme

*Sylph : hava perisi anlamına geliyor, havanın içine yerleşmiş ölümlü, ruhsuz ve genellikle dişi olarak tasvir edilen varlıklar. Latince orman anlamına gelen Sylva sözcüğü ile su perisi anlamına gelen nympha sözcüklerinin bir araya getiriilmesiyle oluşturulmuş bir sözcük, kaşifi Paracelsus'tur.


ATEŞ :

RENKLER : Kırmızı, turuncu-kırmızı (alev misali), amber rengi

SEMBOLLER : Üçgen, aydınlatma ilgili olan her şey, alev, semender

ALETLER : Kılıç, hançer, kama, bıçak, meşale, çift yüzlü balta (faşist)

BİTKİLER : Fesleğen, ejderkanı, zencefil, portakal, tütün

TAŞLAR : Rubi, lâl, elmas, kan taşı, çakmak taşı, güneştaşı

MEKÂNLAR : Yanardağlar, fırınlar, yangın mahalli, çöller

BURÇLAR : Koç, Aslan, Yay

MELEK : Mikâil

ZAMAN : Yaz zamanı, öğlen vakti

YÖN : Güney

İLERLETİCİ YÖNLER : Tutku, ihtiras, nefret, sürat, faal durum, enerji, güç



SU :

RENKLER : Yeşil, turkuaz

SEMBOLLER : Yarım ve hilâl ay, deniz kabukları, tekneler, kayıklar, sandallar, dümen, çapa, kadeh (kâse)

ALETLER : Kap kacak, kadeh, kazan

BİTKİLER : Aloe, salatalık, dulse**, gardenya, zambak, lotus, söğüt

TAŞLAR : Akuamarin, ay taşı, büyük inci (anne inci)

MEKÂNLAR : Okyanuslar, nehirler, göller, çeşme yalakları, göletler, şelaleler, sahiller

BURÇLAR : Balık, Yengeç, Akrep

MELEK : Cebrail

ZAMAN : Sonbahar zamanı, günbatımı

YÖN : Batı

İLERLETİCİ YÖNLER : Sevgi, terbiye, büyütme, hassasiyet, ruhânî yetenekler, iyileştiricilik

**dulse : yenebilen bir çeşit kırmızımsı kahverengi deniz yosunu. Lat : Rhodymenia palmata



TOPRAK :

SEMBOLLER : Kare, bereket boynuzu, iğ, tırpan, tuz

ALETLER : Kalkan, pentagram (pentakl), harman döveni (ortaçağda buna benzer bir silah kullanılmıştır), boru, boynuz

BİTKİLER : Alfaalfa, pamuk, yulaf, paçuli, kabe samanı, buğday

TAŞLAR : Yosun agat (yosun akik), jasper, malahit, peridot, turmailn

MEKÂNLAR : Mağaralar, ormanlar, tarlalar, bahçeler, kanyonlar

BURÇLAR : Başak, Boğa, Oğlak

MELEK : Azrail

ZAMAN : Kış, gece yarısı

YÖN : Kuzey

İLERLETİCİ YÖNLER : Toprakla bağlantılı her şey, pratiklik, bağlantı kurma (örgütleme), düzenlilik, sabitlik (değişmezlik), sorumluluk


KAYNAK : Exploring Wicca; The Beliefs, Rites and Rituals of the Wiccan Religion by Lady Sabrina

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:28

Tanrı ve Tanrıça isimleri
Tanrıçalar
Akhilandeshvari:Hindu Tanrıçası
Amaterasu:Japon Güneş Tanrıçası
Annapurna:Gıda ve Beslenme Hindu Tanrıçası
Afrodit / Venüs:Yunan aşk ve güzelik tanrıçası
Artemis / Diana:Yunan bekaret ve av tanrıçası ay ile bağlantılıdır
Astarte:Yunan bereket,cinselik ve savaş tanrıçası
Athena:Yunan bilgelik ve savaş stratejisi tanrıçası
Bast:Mısır güneş ve savaş tanrıçası
Baubo:Yunan neşe ve jestler tanrıçası
Brighid:Kelt şiir,el sanatları,kutsal kuyular ve ebedi ateşlerin tanrıçası
Cerridwen:Kelt peygamberlik ve ilham tanrıçası
Kibele:Yunan toprak ana
Danu:İrlanda ana tanrıçası
Demeter:Hasat ve tahıl tanrıçası (Yunan)
Durga:Hindu büyük tanrıça ilahi anne
Eos:Yunan şafak tanrıçası
Ereshkigal:Mezopotamya karanlık ve ölüm tanrıçası
Flora:Roma çiçek tanrıçası
Fortuna:Roma servet tanrıçası
Freya veya Freyja:İskandinav doğurganlık, cinsel özgürlük, bolluk ve savaş tanrıçası
Frigg: evlilik, ev yönetimi İskandinav tanrıçası, ve sevgi, Cennetin Kraliçesi, ve Odin karısı
Gaia / Toprak Ana - Yunan Tanrıçası Gaia toprak anne ve Titan, ilk nesil büyükanne ilkel tanrıçasıdır
Hathor:Samanyolu Mısır Tanrıçası, Ana Tanrıça, doğum ve ölüm Tanrıçası.
Hekate:Yunan büyücülük,majikal ve kesişen(4 yol)lar tanrıçası
Hestia:Yunan ev yaşamı tanrıçası
Hel:İskandinav tanrıçası Loki'nin kızı ölü kraliçe
Hera:Evlilik tanrıçası
İnanna:Sümer cinsel aşk,savaş ve bereket tanrıçası
Isis:Mısır ana tanrıçası,majikal ve doğananın tanrıçası
Ishtar:Mezopotamya cinsel aşk,savaş ve bereket tanrıçası
Juno:Evlilik tanrıçası Roma
Kali: Hindu Zaman Tanrıçası ve Ölüm, şeytanların avcısı, kadın koruyucu
Kore:Yunan evlenmiş genç kızların tanrıçası
Kuan Yin, Kwan Yin Ma, Quan Yin:Çin merhamet ve şefkat tanrıçası
Lakshmi:Hindu servet ve doğurganlık tanrıçası
Lalita:Hindu güzellik tanrıçası
Luna:Roma ay tanrıçası
Ma'at:Mısır denge,düzen,adalet ve hakikat tanrıçası
Maya:Hindu ilizyın ve gizem tanrıçası
Minerva:Roma bilgelik ve savaş tanrıçası
Morrigan:Kelt savaş tanrıçası
Somun:Mısır cennet ve tüm gökyüzü tanrıçası
Devam edicek

Parvati - Hindu İlahi Anne, evrendeki toplam enerjinin düzenlemesi, Güç ve Gece Tanrıçası

Pele - Hawai'ian yanardağ Tanrıçası
Persephone:Yeraltı Kraliçesi
Radha - Hindu İlahi Anne
Rhiannon - ayın Celtic Tanrıçası
Rosmurta - Celtic / bolluk Roma Tanrıçası. O da İş Başarı tanrıçasıdır.
Saraswati - Bilgi, Edebiyat, Matematik, Eğitim ve kozmik Bilgelik Tanrıçası Hindu
Sedna - Yeraltı Inuit Denizi Tanrıçası
Selene - Ay Yunan Tanrıçası
Shakti - Hindu ilkel kozmik enerji, Büyük İlahi Anne
Shekina - en saf haliyle şefkat İbrani Tanrıçası
Sita - Hindu Tanrıçası mükemmel kadınlığını temsil eder
Sol - İskandinav Güneş Tanrıçası
Sophia - bilgelik Yunan Tanrıçası
Örümcek Kadın - Teotihuacan Büyük Tanrıça
Tara - Hindu, Ana Tanrıça
Tara, Yeşil - Budist kadın Buda, Tibet Budizmi - şefkat, özgürlük, başarı. Aydınlanmış aktivite Rahman Buda
Tara, Beyaz - şefkat, uzun ömür, şifa ve huzur bilinen Budist Tanrıça
Tara, Kırmızı çeviri yapılamadı
Tara, Siyah - güçTara, Sarı - servet ve refahTara, Mavi - öfke dönüşümTiamat - Mezopotamya ejderha Tanrıça, ilkel kaos düzenlemesi (Kadife Karanlık)Uma - güç Hindu Tanrıçası, ışık ve güzellik kişileştirme, büyük güzellik ve ilahi bilgelik barındırır
Vesta çevrilmedi
Voluptas:Roma zevk tanrıçası
Yemaya - Yoruba'lı Ana Tanrıça, okyanuslar Tanrıçası



Tanrılar


Adonis:Çevrilmedi
Apollo:Yunan/Roma tıp,şifa,okçuluk,ışık,hakikat,müzik,şiir ve güneş tanrısı
Anubis:Mısır ölüm tanrısı
Aten:Mısır güneş tanrısı
Brahma:Hindu yaratıcı tanrı
Cernunnos:Vahşi avcı,doğurganlık ve eril enerji Kelt tanrısı
Dagda - İrlanda Baba Tanrı, biraz komik ve müstehcen
Dionysos:Yunan/Roma şarap,eğlence,tarım,müzik,tiyatro ve haberleşme tanrısı
Eros - cinsellik ve doğurganlık Yunan Tanrısı
Ganesh:Hindu fil tanrı
Gopala - eğlenceli Hindu Çocuk Tanrı,
Govinda:Koruyucu baba
Hades:Yeraltı ve ölüm tanrısı
Hephaistos:Yunan Tanrı, teknoloji, heykeltıraşlar,volkanlar,yangınlar ve ateşlerin
Hermes:Ticaret ve hırzızlık yunan tanrısı
Herne:İngiliz tanrı
Holly King
Horus:Mısır gök,güneş,ay ve savaş tanrısı
Devamı gelecek yarın uykum geldi epey fazla

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:29

Samhain Dilek Hamuru
Malzemeler
1 bardak un
2 cay kasigi nane
Ihlamur
Kekik
Kökadacayi
Tuz
Aycicegi
Balkabagi (rendeleyp atiyoruz bir tutam kadar)
2 çay kaşığı paçuli yaprağı, 1 çay kaşığı mür, ve 3 damla hindistancevizi yağını ezerek karıştırın.
Isteyen samhain ayininde kullanilan malzemeleride ekleyebilir
Hamuru 30 dk boyunca yogurun
Samhain ayinindeki sozleri tekrarlayip hamuru sunun
Samhain Hamuru nun Amacı;
Şeklini siz belirliyorsunuz ayni balkabaginda oldugu gibi
Bal kabagi yla hemen hemen ayni gorevleri gorur
Samhain Hamurunu dilek dilemek icin kullanabilirsiniz yapilis zamani 28-30 Ekim

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:29

Samhain için Ruh Keki
Malzemeler:

Sadece üzerine sürmek için:
*1 küçük yumurta(çırpılmış olmalı, dışı için)

Ana malzemeler:

*Yarım tatlı kaşığı tuz
*1 tatlı kaşığı yenibahar
*1 tatlı kaşığı hindistan cevizi
*3 bardak un
*Bardağın 1/4 kadarı tereyağı
*20 gram kuru maya
*2 yemek kaşığı esmer şeker ((Böyle bazıları yapışık, büyük parçalı oluyor, öyle olmasın. Normal şeker gibi olsun, toz gibide olabilir. Ama öyle büyük büyük parçalı olmaz.))
*1 buçuk bardak süt,
*2 yumurta
*Yarım bardak sarı kuru üzüm
*Yarım bardak siyah kuru üzüm
*1 bardak frenküzümü
*1 bardak kristalize meyve(( eğer bulamassanız isteğinize göre seçtiğiniz normal meyvelerinizi karamelize edip öyle de yapabilirsiniz))

Yapılışı:
Bir kaseye unu, hindistan cevizini, yenibaharı ve tuzu boşaltın. Sonra tereyağını koyun ve onunda ezilmesini sağlayın.Elinizle yaparsanız daha iyi olur. Sonrada bir tatlı kaşığı şeker ekleyip iyice karıştırın hepsini. Bunun hamur gibi olmasını beklemeyin, çünkü olmaz. Karışsın yeter. Sonra başka bir kaseyi alın ve ona esmer şekerle kuru mayayı boşaltın. Kaynamış sütü,- hatta siz boşaltırken bile kaynıyor olması lazım- bu kaseye boşaltın sonra hafifçe çırpmaya başlayın. Yumurtaları koyduktan sonra iyice çırpabilirsiniz. Tamamen çırpıldığından eminseniz ilk hazırladığınız kaseye boşaltın. Yani şu unlu kaseye. Artık elinizde olan tek kaseye sarı, siyah kuru üzümleri, frenküzümlerini ve kristalize meyveleri ekleyebilirsiniz. Sonra bunları hamur kıvamına gelinceye kadar karıştırın . Sonra bu hamuru yaklaşık 20 santim çapında yuvarlak şekle sokun. Sonra üzerini bir bezle örtün, hava akımının pek olmadığı ılık bir yerde yaklaşık bir ya da bir buçuk saat bekletin. Sonra çırpılmış küçük yumurtayı hamurun üzerine sürün ve önceden 200 derecede ısıttığınız fırına yerleştirin. Yaklaşık olarak 40 ya da 50 dakika pişirin. İyice emin olmak için keke bir şey batırın.Hiçbir şey yapışmadan çıkıyorsa pişmiş demektir.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:29

Hecate Günü..
Ölümü ve Doğumu , Başlangıcı ve Sonu , Karanlığı ve Aydınlığı getirsin bize Karanlıkların Annesi...

Beyaz mumlar sulak alanda yakılır anaya ve yakarma başlar , ardından dalarsın onun gerçek dünyasına...

Greklerin Hecate için ayırdıkları 13 Ağustos Hecate gecesi Kutlu olsun! Karanlığı aydınlatan ana sizinle olsun...

[video=youtube]https://www.youtube.com/watch?v=7pnU0wDEZBE[/video]

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:30

Bu egzersizler hem Cadılar hem de Wiccanlar içindir. Elementlerle olan bağınızı onlara olan inancınızı kuvvetlendirecektir.



Günün en güzel saatlerinde bahçenize yada çıkabileceğiniz bir toprak vb biyere gidin ve çoraplarınızı çıkarın.Çıplak ayakla toprağa basın ve hissedin.Gözlerinizi kapayın ve sanki görüşünüz birden en yukarıdan en aşağıya karşı iniyormuş gibi toprağın altına kendi bakış açınızdan indiğinizi hayal edin. Her bir taş parçasını imgeleyin ve bitkilerin köklerini gözünüzde canlandırın. Topraktan bağlayıcı ipler sizin ayaklarınıza ulaşsın.Hayal edin, siz toprağa basıyorsunuz ve toprak size güç yüklüyor. Yaklaşık bir 20 dakika konsantre olup bu egzersizi yapın. Kendinizi daha iyi hissedecek ve toprağa olan inancınız artacaktır .


Odanızda yada rahat edebileceğiniz bir yerde oturun ve uzanın. İçinizden yaklaşık 20 ye kadar (ben öyle yapıyorum ) yada gevşeyene kadar derin derin nefes alın ,bunu sakince yapın,alın,verin,alın verin.Hava tüm çiğerlerinize dolsun , kulaklarınızı odaklayın ve havayı vücudunuza alırken çıkan o sesi dinleyin. Sonra gözlerinizi kapayın ve kendinizi hayal edin .Her özelliğinizle,saç göz, üstünüzdekileri,burnunuzun yada elinizin üstündeki beni ,kısaca kendiniz zihninizde oluşsun. Ardından zihninizde etrafınıza bakın sarı çizgilerin gökyüzünden size doğru geldiği,önce ağzınızdan sonrada göğüs kafesine doğru çarpıp girdiğini hayal edin . Bu çizgiler önce saydam derecesinde olsun,fakat siz imgelemenizi her ilerlettiğinizi düşündüğünüzde,çizgilerde keskinleşsin. Zihninizde iyice odaklayın ,emin olduğunuz zaman yavaşça gevşeyin ve derin fakat ağır ağır nefes almaya başlayın. Önce düzensiz başlayıp sonunda düzene sokarcasına. Havaya olan inancınızda artacak.

Bir bardak su alıp önünüze koyun Gevşeyin ve gözlerinizi kapayın .Okyanusların ,denizlerin o coşkulu akıntısını , enerji veren görüntüsünü hayal edin . Dalgaların akışını ve yükselişini, denizlerde yaşayan canlıların deniz olmassa öleceğini hayal edin ve şükredin. Ardından gözlerinizi açın. Birkaç saniye sonra tekrar kapayın. Bu sefer bir çöldesiniz ve orada kalmışsınız. Kimse yok ,yanlızsınız .Susamışsınız ve gözlerinizde kum taneleri giriyor.O anı yaşayın ,iyice konsantre olun.Damağınızda o susuzluğu hissedeceksiniz.. Çöl arazisinde yürüdüğünüzü ve ayağınızı sertçe yere bastığınızı hayal edin. Birden yerden masmavi ışıklar süzülsün ve her yerinizi sarsın.Acele etmeyin, yavaş yavaş. Her anı hissederek, ışıkların bedeninizle temasını yavaşça yaşarak görün.Elementin rahatlatıcı ferahlığını hissedin,ağzınızdan burnunuzdan giren mavi çizgilerin sizi rahatlatmasını,susuzluğunuzu gidermesine izin verin ve şükredin.Su elementine olan inancınız artacak.


Kırmızı bir mum yakın ve bir süre onu izleyin. Elinizi hafifçe yaklaştırın ve verdiği o ısıyı hissedin.Mumun üstünde elinizi gezdirin ve sanki güç toplarcasına onun tüm enerjisini ve ısısını,ateş elementini elinize geçirdiğinizi hayal edin.Ama yavaş yavaş.Önce sağ tarafının üstünde gezdirin ,kırmızı ışınları toplayın.Sonra sol ve sonunda bir yumruk yapar gibi tamamlayın ve geriye yaslanın.Gözlerinizi kapayın.Elementin size verdiği gücü hissedin,ısıyı ve yakıcılığı.Ateş elementine olan inancınız artacak.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:30

Doğayla Bütünleşmek ve Ormanın Kuralları
Merhabalar.


Doğanın Ellerinde Bir Yaşam


Maalesef şehirleşme ve doğanın katli ile doğanın enerjisinden yararlanmak zorlaşmıştır. Bizler doğadan uzaklaşarak yoğun stresse, bunalıma ve çeşitli psikolojik rahatsızlıklara girmeye başladık. Bu tür psikolojik rahatsızlık içeren herkese doğaya gitmesi önerilir. Doğa başlı başına insanın yaralarını sarıcı ve onu tamamlayıcı bir özelliğe sahiptir. Hepimiz derin ve eski bir ormana girip orada birkaç saat kaldığımızda kendimizi çok daha güçlü, huzurlu ve mutlu buluruz. Ya da denize bakıp kendi bilincini denizin dalgalarının akışına bırakıp rahatlamayan kişi çok azdır.

Doğa, her parçasıyla bizi çevreler ve bizim ruhumuzdaki yaraları iyileştirir. Doğayla bütünleşmek, özümüzü keşfetmemizi sağlar ve özün keşfi ruhu yatıştırarak huzur sağlar. Ruhumuz sürekli kendini keşfetme dürtüsü içerisindedir. Kendi özünden uzaklaşan kişi, ruhun uyarıları anlamına giren huzursuzluk ve psikolojik sorunlara girer. Doğaya çıktığımızda ise bu özü yakaladığımız için ruh amacına ulaşarak dinginleşir. Uzun süreli doğa gezileri ve doğayla bütünleşme ise bu özü yakalamanın ötesinde özü keşfetmeye doğru bizi sürükler.


İşte bu sebepten sık sık doğayla bütünleşmeli ve doğayı olabildiğince hayatımıza taşımalıyız. Biz doğanın bir parçasıyız ve parça bütüne aittir. Haliyle doğa bizim asıl yuvamızdır. Doğanın zarar görmesi, insanlığın zarar görmesi demektir. Onu korumak, kollamak ve doğanın dengesine yardımcı olmak her bireyin birinci sorumluluklarından biridir.

meditasyon_gol_kenari_deniz_su_doga_orman_mavi_meditation.jpg


Doğayla Bütünleşmeyi Sağlayan Kurallar

Aşağıdaki kurallar Wiccanlar ve Paganlari için çok önemlidir.Doğayla bütünleşmek isteyen bir Wiccan bu kurallara uyarak bu kuralları severek yaparak Doğayla bütünleşebilir onunla bir olabilir.

Doğa her yaptığınıza karşılık verir.Ona her iyi davranın.''Ne yaparsan 3 katını alırsın '' yasasına benzer bir yasa doğada geçerlidir ona kötü davranırsan doğadan faydalanamazsın.Ama iyi davranırsan her daim onunla bir bütün olarak yaşarsın.


-Ormanın Kuralları -


Bu kurallar eski antik medeniyetlerde uyulması gereken çok basit ama önemli kurallardı. Bizim ormanla olan bağımızı ciddi anlamda güçlendirmeyi amaç edinen bilgeliklerdir. Bu kurallar aslında her insanın farkına varması ve doğanın özü ile irtibatta olması gereken elzem kurallardır. Bu kuralları ormana girmeden önce, ormana girildiğinde ve ormandayken unutulmaması gereken kurallar olarak sınıflandırmak mümkündür.


Ormana Girmeden Önce Yapılması Gereken 3 şey


1. Ormana her girdiğinizde ormanın bilincinden izin isteyin. Çünkü bizler iradeli varlıklar olarak bu dengede kaosa sebep olabiliriz. Bunun için izin istemek, doğayla bütünleşmenin ve doğaya –dolayısıyla kendinize- saygı duyduğunuzun niyetidir. Niyet, ruhsal olarak bir yola girmeden önce kapıyı açan temel anahtardır.

2. Ormana her girdiğinizde ormanın farklı enerjisel döngülerinde hizmet eden kozmik bilinçlerden izin isteyin. Yaratıcının izin verdiği ve eskilerin deva veya doğa ruhları dedikleri kozmik bilinçler bu döngünün işlemesinde katalizör görevi görmektedir.

3. Ormana her girdiğinizde ormandaki tüm canlılardan (ağaç, hayvan, bitki vb.) izin isteyin.

4.Eğer bir Wiccan'sanız doğadan her hangi bir bitkiyi koparmak ya da almak istediğinizde o bitkiden ve doğadan izin isteyin doğaya kendinizden bir parça verin.Kanınız olabilir ve enerjiniz.

doga_meditasyon.jpg

Ormana Girildiğinde Yapılması gereken 4 şey

1. Hafif bir meditatif konuma geçip, nefes alıp verin ve ormanla özünüzün bağlandığını imgeleyen. Ormanın her bir alanında muazzam bir enerjisel bağ imgeleyin ve sizinde bu bağın bir parçası olduğunuzu hissedin.

2. Ormandaki geziniz veya çalışmanız için yardımcı olacak kozmik güçlere selam verin ve seslenin.

3. Bir bitki koparacağınız zaman o bitkinin bilincinden izin isteyin. Zira her bitki kendi içerisinde bir döngünün parçasıdır ve onun bilincinden izin istemek o döngüye zarar vermeden, doğadan yararlanmanın sırrıdır. Bu bilgi eski antik doğa tabanlı birçok medeniyette görülür. Aynı şey hayvan avlamak için de geçerlidir.


4. Ormandan aldıklarınıza karşılık (bitki, çiçek vb.) ormana bir tohum ya da bitki dikin. Bir şeyler alacaksanız bir şeyler vermeniz gerektiğini unutmamak önemlidir. Çünkü bu doğanın ve evrenin denge yasasının bir tezahürü ve gerekliliğidir.


Ormanda unutulmaması gereken 5 şey


1. Ormanda ki her şey arasında muazzam bir enerjisel bağ vardır. İzinsiz öldürdüğünüz her canlıda ve izinsiz kopardığınız her bitkide bu enerji bağına zarar verirsiniz. Bu aynen örümceğin ördüğü muazzam ağa benzer. Bu ağın bir köşesinde yapacağınız etki, ağın en uç köşesini dahi etkiler. Bu yüzden izin almaya dikkat edin ve bu bağın farkında olun. Aslında bu dengenin enerjisel ve ruhsal olarak mevcut olmanın yanında ekolojik sistemde de mevcuttur. Bazı biyologlar tek bir sineği öldürmenin bile ekolojik sisteme küçük de olsa zarar verdiğini iddia etmektedir. Bu enerjisel bağı deneyimleyince bunun ne kadar doğru olduğu hissedilmektedir.


2. Her şeyi ama her şeyi sevin. Bilin ki; doğada var olan her şeyin bir sebebi vardır. Size gereksiz bile gelse, doğadaki her şey bir çemberde yer alır ve döngünün bir parçasıdır. Bu yüzden doğadaki tüm unsurlara saygı ve sevgi gösterin. Zira hepsi aynı zamanda kendi içinizde mevcuttur.


3. Doğadaki her şey canlıdır. Var olan tüm yaşam, içinde bir bilinci barındırır. Hepsi tekâmülün ve evrimin bir basamağında bulunur. Bu yüzden kozmik bilinç doğanın her yerinde mevcuttur. Taşlarda, dağlarda, bulutlarda, nehirlerde, ırmaklarda, minerallerde, hayvanlarda, böceklerde… Hepsinin canlı olduğunu bilin ve onlarla uygun şekilde irtibata geçilebileceğinin farkında olun.


4. Doğada tekâmül basamağında en yüksek seviyede olan canlı insanoğludur. Haliyle insan, doğanın tüm unsurunu keşfedebilir ve bu parçaları hediye edilmiş iradesiyle sorgulayabilir. Ama insanoğlunun tekâmülde olması, diğer canlılara karşı üstünlüğü göstermez. Tam tersine insanoğlu kendisine ait iradeye sahip olduğu için, diğer canlılar gibi doğanın özüyle tam olarak irtibata geçemez. Bu yüzden her hayvan ve her canlı, insanoğluna doğayla ilgili bir rehberdir ve hepsi doğa ile kendi iç dünyamızın bir yansımasını taşır.


5. Her insanın enerjisinin doğada bir yansıması vardır. Eski şamanların genel olarak “güç hayvanları” dediği bu yansıma ormanla bütünleşen insana rehber olan ruhsal güçlerdir. Güç hayvanları bizim alt dünyamızda keşfettiğimiz ve bize rehberlik ettiği söylenen hayvan formunda ruhlardır. Her bir hayvan bir kişiliği sembolize eder. Aynı şekilde rehber bitkiler ve ağaçlar da mevcuttur. Bilhassa druid inancında her insanın doğum gününe bağlı bir ağacı vardır. İşte bu ağaç ve bu güç hayvanları kişinin doğadaki ruhsal yansıması olarak karşımıza çıkar.

Yazılar alıntıdır ama arada benden kısa parçalarda var.


Bu açtığım konu umarım Doğayla bütünleşmeyi isteyen Wiccanlar,Majisyenler ve diğer tüm kişiler için faydalı olur.

Her Daim Sevgiyle Kalın.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:32

Kadim Bitki Ruhları
''Ağaçların Devrildiği Yerde Keder Hakim Olur''



=Bitki Ruhları=

Baharın mutluluk veren güzelliğine yeniden kavuştuğumuz bu günlerde, yaşam döngümüzün en önemli varlıklarından olan tüm bitkilere hak ettikleri değeri yeterince verebiliyor muyuz? Gerçekte onlar olmadan, sadece 45 dakika kadar hayatta kalabiliriz; o kadar. Dünyadaki tüm ağaçlar kesilse, insanlar 45 dakikadan fazla yaşam şansına ulaşamayacaktır. Her an, yaklaşık, toplam 50 milyon kilometre karelik yaprak yüzeyinin fotosentezi sayesinde oksijen ve besin kaynaklarımızı sağlayan bizler, tek bir tane yetişkin ve sağlıklı ağaç kesildiğinde veya yandığında, onun olağanüstü görevini bilseydik eğer, daha fazla üzülürdük eminim.

Ağaçların mesajı; ''beni incitmeyin''dir sadece ve karşılığında ne çok şey verirler.


Her bir ağaç; büyüklüğüne, yaşına ve yaprak yüzeyinin genişliğine göre belli sayıda canlının oksijenini temin eder. Mesela, bu olgun bir kayın ağacı olsaydı; ve gereksiz yere yaşamına son verilseydi, bilinçli olarak şöyle üzülürdük; “Bu ağaç, saatte 1,5 kg. oksijen üreterek, günde 64 kişinin oksijenini sağlıyordu ve bir yılda havadaki 300 kg. kadar toksik ajanı emerek dışarı süzüyordu, ayni ağaç güneşli günlerde 350 litreden fazla su harcayarak çevresini 3-4 dereceye kadar da serinletebilen bir varlıktı, ne var ki artık yaşamıyor.”


Bitkilerin bize ruhsal mutluluk veren renk, koku ve güzelliklerinin yanında, gizemli özellikleri de var elbette, onlar hissiz otomatlar değildirler. Morötesi ve kızılötesi ışınları seçip, duyamadığımız frekansta sesler duyarlar. Yıldızlar ve ayın hareketlerinden etkilenir, sinyaller alırlar. Duyguları vardır, acıyı da algılarlar. Evrende madenler dahil, her nesnenin kendisine has bir yaşantısı ve sezgisi bulunur. Bitkilerde de 5 duyu ötesi bir algı türü vardır, kök dokularında ise sinirsel merkezleri bulunur. Onlar da dinlenir, uyuyup, uyanırlar. Çeşitli huylara sahiptirler; Orkide ve Glayörler ise, sinirli ve çok hassas bitkilerdendir.


Bitkilerle çok özel ilişki kuran insanlar olmuştur, yani bir insanın hisleri yetiştirdiği bitkilerce de algılanır. Onlarla düşünsel iletişim kurulabilir. Şüphesiz ki, hücresel düzeyde bir ana algılama ise, tüm canlılar arasında paylaşılmaktadır.

Mistiklerin “Deva” inancına göre, insan ve hayvanların ruhları varsa, elbette bitkilerin de vardır. Ancak bunlar toplu haldedir. Örneğin dünyadaki tüm bezelyelerin bir ruhu vardır, bu da; “Bezelye Devası”dır. Bütün güllerin birleşen bir ruhu vardır, buna da o çiçeğin Deva’sı denir.


Deva, Sanskritçe’de ışık varlık anlamındadır. Dünyadaki tüm ceviz ağaçlarının; ayrı ayrı yerlerde bulunsalar da, tek bir ruhu vardır. Bu da, “Ceviz Ağacı Devası” olarak
adlandırılır. Her tür çiçek, yosun ve ağacın topluca bir ruhu olmalıdır, onlar bir bütünün parçalarıdırlar.


Bu inanışa göre, doğanın işleyiş planı gereği, vazifelendirilmiş yüksek varlıklar bulunmaktadır. Her şeyin birbiriyle irtibatlı olarak düzenle yürümesi için, insanların da, Bitki ruhları ve Ulu Ağaçlar’la düşünsel iletişim sağlama, onların şikayetlerini dinleme ve önerilerine kulak vermesi eski bilgeliğin bir parçasıdır. Gizemli bir öğreti olarak ele alınmış ve uygulanmıştır.


Kuzey Amerika Kızılderililerinden, Cree kabilesinde, son derece güzel bir totem geleneğinin varlığından belki çok iyi bilinse de, yine söz etmek isterim. Totem, o topluluğun yapısında hayati bir önem taşır ve yeni bir totem yapımı için ağaç kesilmesi, heykel oyulması işlerinde tören ve ayinler yönetilirdi. Bu işler başlamadan önce, yaşlı Kızılderililer toplanır, ağacı bulduklarında çevresinde oturur ve onunla konuşurlar; “Bak sevgili ağaç, tüm olacaklar için üzgünüz ancak biliyorsun totemimiz çok önemli, artık öylesine eskidi ki bir yenisini yapmalıyız, onu da senden yapacağız.”. Sonra hiç konuşmadan arkalarını döner ve onun aynı türü olan en yakındaki başka bir ağacı kesmeye başlarlar.


Bunu neden yaptıkları ve neden bir diğer ağaca açıklama yapıp, ötekini kestikleri düşünülecek olursa; bu, onların, toplu bitki ruhlarının ve hücresel düzeyde ana algılamanın ne demek olduğunu bildikleri anlamını taşır.


Avustralya’da yaşayan Aborijinler ise, doğa ile olağanüstü bir ilişki kurmuşlar ve bitki mesajlarını çözmüşlerdi.


Bu inancı benimseyenler, Doğa’nın bizi işittiğini biliyorlardı. Ya şimdiki bizler, ona ne denli kulak verebiliyoruz?

Eski Toplumlar Önemli Ağaçlar


Kuzey Amerika yerlilerinin, Ege’deki Helen Uygarlığı’nın ve Kelt’lerin Ağacı; Meşe idi. Meşe ağacına çok sık yıldırım düştüğünü gözlemleyen bu insanların büyük kısmı,
Tanrı’larından birinin yıldırımla yere inerek, Meşe ağacında oturduğu kanısına varmışlardı. Helenler ise, Meşe’nin yıldırım tanrısı olduğuna inandılar, bu ağacın gövdesine vurarak şanssızlıklarına karşı, Tanrıları ile iletişime geçebildiklerine candan inanıyor ve koruma istiyorlardı. Günümüzdeki toplumların çoğunda yaygın olan ve 3 kez tahtaya vurarak korunmayı sağlama amacını güden batıl bir inancın kaynağının kökleri de onlardan kalmadır. Çoğu zaman, istemsiz bile olsa bu davranışı hala sürdürür ve tahtaya vururuz.


Eski toplumların bir çoğunda, ağaç kültü önemli bir yer tutardı. Göktürklerde, Yakut ve Uygur Türklerinde, Kayın Ağacı ve Karaçam kutsaldı.


Her şamanın özel bir ağacı bulunurdu ve Şaman ile, ağacı arasında gizli bir bağ vardı. Uygurların Türeyiş Efsanesinde ise, kayın ağacının ortasından çıkan beş güzel çocuğun en küçüğü; Böğü Tekin, Uygur Hanı olmuştu.


Kırım Türklerinde Çınar, Anadolu’da Ladin, Köknar,Yörüklerde Kara Dut ağaçları kutsaldı. Hurma, zeytin, nar, incir, muz, meşe gibi ağaçlar da, kutsal ağaçlardandır.


Batı Sibirya kavimlerinde kutsal ağaç Sedir’di. Mısırlıların Mistik ağacı İncir, Almanların ise Dişbudak'tır.

Kaynak : 2006 Elite Dergisi

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:32

Tütsüler
Tütsüler hemen hemen her maji sisteminde kendine yer etmiş bir unsurdur.Herkesin de tahmin edebileceği gibi elementi havadır.Batı majisi bu elementin yönünü doğu olarak kabul eder ve sunaklarda tütsü yerini doğuda bulur.
Cadılarda tütsü direk bir büyü aracıdır ve hazırlanana tılsımlar çoğunlukla uygun tütsüyle tütsülenir her çalışmada özel tütsüler yakılır.Tütsülerin hazırlanması ise ayrı bir sanattır mesela elemental bir büyüde çalışılacak elemente ait tütsü karışımı hazırlanır ve bitkiler uyumlu olmalıdır.Niyetsel bir çalışmaysa (aşk tütsüsü gibi) bitkilerin ateş elementine dahil olması ve ayrıca birbirlerine uygun olmaları lazım şifa amaçlı bir bitki aşk tütsüsüne katılmaz katılsa bile o aşk büyüsünün etkisi daha yumuşak olur ve katılırken belirli oranda katılır.
Şamanlarda ise bir genelleme yapamayız çünkü şaman çalışmanın ilkelerini o an belirler Vudu'da da bu ilke görülür.ÇÜnkü ikisinde de "büyü öğretir!" inancı vardır.Yalnız Şamanlarda ve Vudu da eğer özel bir ruh üzerine çalışılıyorsa-mesela vududan örnek verecek olursak loa'lar- ona özel tütsü yakılır çünkü bu o ruhun hoşuna giden şeydir.
Havasta ve arap majisinde niyete uygun tütsüler pek yoktur tütsüler daha çok gezegenseldir ve çalışmaya uygun gezegenin(yıldız olarak geçer) tütsüsü yakılır.Eğer hiç biri bulunamazsa anber ve ya günlük kullanılır.
Hint ve Uzakdoğu majilerinde tütsü gene çok önemli bir yerdedir çünkü tütsülerin tanrılara duaları ulaştırdıklarına inanılır ve tütsü yakılırken muhakkak içinde duası da vardır.Bu inanç aynı şekilde Roma ve Yunan kültürlerinin doğuya açılmasıyla onların majisine de etki etmiştir sonra da Anadolu kültürüne etki etmiştir bunun en iyi örneğini anadoluda nazar için tütsü yakıldığında muhakkak tütsü dumanıyla kişinin okunmasıdır.
ewt şuan için verebileceklerim bu kadar yani ilk aklıma gelen ekoller.sorularınız varsa cevaplayabilirim
--------------------
bu arada söylemeyi unuttum tütsüler iki çeşittir bir tanesi esansların yakılmasıyla öbürü bitkilerin yakılmasıyla oluşur.Genel inanca göre bitki ateşle birleşince onun içindeki majikal güç ortaya çıkar

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:32

Gezegen tütsüleri
1)güneş
iyi:sandal,amber,gül ladeni,sandulis
kötü:safran,sarı bahar,karagünlük

2)ay
iyi:sandal,misk,kafur,öd ağacı
kötü:kaşirladen,karagünlük

3)satürn
iyi:misk,masteki,udu hindi,ödağacı
kötü:zift,katır tırnağı,keçi kılı

4)mars
iyi:sandal,karnfil,sakız,akgünlük
kötü:toprak,besbas,katran

5)venüs
iyi:sandal,misk,karanfil,menekşe
kötü:besbas,mistaki

6)jüpiter
iyi:sandal,ödağacı,günlük,kafur
kötü:cavi,mistaki

7)merkür
iyi:ödağacı,günlük,cavi,sümbül
kötü:çamsakızı,kuşdili

burada verdiğim tütsüler gezegen saatlerinde yapılan büyüler için mesela ay saatinde bir büyü yapacağınız zaman iyi ise misk kötü ise karagünlük tütsüsü olsun odada

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:32

Wicca bitki sözlüğü
A
Acacia:AKASYA
Allspice:YENİBAHAR
almond:BADEM
amber:AMBER
ambergriss:KARA AMBER
angelica root:MELEK OTU/KÖKÜ
anise:ANASON
apple:ELMA
apple blossom:ELMA ÇİÇEĞİ

B
balm of gillead:PELESENK YAĞI
bayberry: DEFNE MEYVESİ
bergamot:BERGAMOT
benzoin:ASELBENT
blessed thistle: DEVEDİKENİ
buckeye:atkestanesi

C
camphor:KAFUR
carnation:KARANFİL(ÇİÇEKLERİ)
catnip:KEDİNANESİ/YABAN SÜMBÜLÜ
cedar:SEDİR
cherry:KİRAZ
chamomile:SARI PAPATYA
cinnamon:TARÇIN
clove:KARANFİL(GONCA HALİ)
clover:YONCA
comfrey:KARAKAFESOTU/EŞEKKULAĞI
cooltsfoot:ÖKSÜRÜKOTU

D
dragons blood:EJDER KANI/KARDEŞKANI/İKİKARDEŞKANI

E
eucalyptus:OKALİPTUS

F
five finger grass:5 PARMAK OTU
frankincense:GÜNLÜK/SIĞLA

G
galangal:HAVLICAN
geranium:SARDUNYA
ginger:ZENCEFİL
giseng:GİSENG

H
heliotrope:VANİLYA ÇİÇEĞİ
hemlock:BALDIRANOTU
hibiscus:HATMİ ÇİÇEĞİ
hops:ŞERBETÇİOTU/AFYON
hyacinth: SÜMBÜL

J
jasmine:YASEMİN

L
lemon:LİMON
lemon grass:LİMON OTU
lilac:LEYLAK
lily of the valley:ZAMBAK
lotus:LOTUS

M
magnolia:MANOLYA
mandrake:ADAMOTU
marigold:KADİFE ÇİÇEĞİ
mistletoe:ÖKSEOTU
musk:MİSK
myrrh:MİRRA/SAKIZ
myrtle:MERSİN AĞACI/MURT/MURÇ

N
narcissus:NERGİS

O
orange:PORTAKAL
orange blossom:PORTAKAL ÇİÇEĞİ
P
passion flower:ÇARKIFELEK ÇİÇEĞİ
patcholi: PAÇULİ
pine:ÇAM
primrose:ÇUHA ÇİÇEĞİ

R
rose:GÜL
rosemary:BİBERİYE
rue:SDEFOTU

S
sage:ADAÇAYI
sandalwood:SANDAL
strawberry:ÇİLEK
sweet pea:BEZELYE

T
tangerine:MANDALİNA
tea.ÇAY
tanka beans:FASULYE

V
vanilla:VANİLYA
vervain:MİNE ÇİÇEĞİ
violet:MENEKŞE
wormwood:PELİNOTU

Y
yarrow:CİVANPERÇEMİ

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:33

Perilerin ve Çeşitleri
Bahçe Perileri genel bir toprak perisi cinsidir.

Doğa Ruhları devalar aleminin varlıklarıdır, hava ve rüzgar, büyüyen bitkiler, arazi şekilleri, su ve ateş gibi doğadaki farklı kategorilerle ilgilenirler.

Elemanteller, isimlerinin işaret ettiği gibi, element varlıklarıdır. Bu varlıklar Kabalistler' e göre dört element dünyasında evrilirler: hava, toprak, ateş ve su. Gnomlar (topraktan), silfler (havadan), semenderler (ateşten) ve su perileri/undine (sudan) olarak isimlendirilmişlerdir. Blavatsky The Theosophical Glossary / Teozofi Sözlüğü adlı kitabında dünyevi atmosferimizin beşinci, altıncı ve yedinci düzeylerinde vücuda gelmiş bütün daha alt görünmeyen varlıkların "elemantaller" denildiğini ve perilerin, devala*rın, cinlerin, silvanların, satirlerin, faunların, elflerin, lepreşonların, cücelerin (dwarf), trollerin, koboldların, gizlice ev işlerine yardımcı olan iyi huylu perilerin (brownieler), dişi su perilerinin, gülyabanilerin (goblin), yosunlarda yaşayanların, ufak adamların (manikinler) ve buna benzer diğerlerinin bu sınıftan olduğunu açıklar.

Gnomlar kayalarda yaşayan bir başka toprak perisi cinsidir.

Hava Perileri'nin üç genel tipi bulunur. Birinci tip bulutları işgal eden ve onlarla iş gören si1f benzeri varlıklardır. Bunlar periler dünyasının yontu ustalarıdır. İkincisi rüzgar ve fırtınalar1a bağlantısı olan perilerdir. Bu hava perileri genellikle 120 ile 150 cm boyundadırlar, çok biçimli ve güzeldirler. Ve sonuncusu çok büyük yüksekliklerde yaşayan, büyük başları, enlemesine uzun bedenleri ve uzun kuyruklarıyla büyük ejderhalara benzeyen devasa hava ruhlarıdır. Bunlar bir çeşit enerji ve kuvvet merkezleridir. Bu tiplerin hepsi.

Kaya Perileri'ne bazen gnom da denir. Bu periler yerin hem üstünde hem altında bulunurlar.

Melekler veya Devalar yüksek akıl sahibi, İlahi Plana vakıf oluşlarıyla doğaya önderlik etmede yardımcı olan ışık yayan varlıklardır. Doğanın enerjilerini yönetirler ve gözetimlerindeki ağaç ruhları ve rüzgar ve bulutlardan sorumlu olanlar gibi daha alt kademedeki perilere nezaret ederler.

Periler dört büyük bölüme ayrılmıştır: hava, toprak, ateş ve su. Boyutları bakımından minik kelebek boyutundan, otuz cm'Iik ve altmış cm'lik türlere ve büyük silflere ve ağaç ruhlarına kadar çeşitlilik gösterirler ..

Semenderler ateş perileri olarak da bilinir.

Silf bir hava perisi formudur. Boyutları büyüktür, ancak diğer büyük varlıklar olan devalar kadar gelişmiş değildirler..

Su Bebekleri kıyılara yakın yerlerde ve kıyalara çarpan köpüklü dalgalarda bulunurlar. Bir su perisi türüdürler, fakat hem okyanusun derin1iklerinde hem de akarsu, göl veya göletlerin yakınlarında yaşayanlardan farklıdırlar.

Toprak Perileri'nin başlıca dört tipi vardır ve bunların ikisi yerin yüzeyinde, ikisi yerin altında yaşar. Yüzeydekiler fiziksel olarak vücut bulmuş ağaç ruhlarından en küçük bahçe veya orman perilerine kadar geniş bir yelpazede yer alır. Kaya perileri ya da gnomlar ise yeraltı tiplerindendir.

Undineler'e su perileri veya su ruhları da denir. Undine bunların klasik veya Kabalistik adıdır.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:33

teş Varlıkları – Semenderler
Semenderler atletik, hızlı hareket eden, ateşli, saldırgan, istekli, kontrol edilmesi zor, bağımsız, bazen şiddete meyilli, çabuk kızan, fevri, dürüst, güdüsel, dobra, tartışmacı varlıklardır. İş yaptırmada çok iyi olabilirler, çünkü iş üstlenmede büyük bir enerjiyle hareket eder, zor işleri daha çok severler, ne var ki kendilerine emredilmesin sevmezler ve başladıkları işleri bitirmezler. Uzun süreli, sabır gerektiren işlerde iyi değildirler.

İnsan şekline büründüklerinde genellikle kızıl, kızıl sarı kıvırcık, parlak saçları, kırmızı bir yüzleri vardır. Delici bakışlara sahip olan gözler genellikle gri veya bal rengidir, nadiren açık mavi olur. Yüzleri üçgen şeklindedir, alınları geniş, çeneleri sivridir, küçük ve kalkıp bir burunları vardır, kulakları küçüktür, kaşları hilal şeklindedir ve kırmızı, etli dudakları vardır. Elleri ve ayakları küçük ama güçlüdür. Boyunları ince, omuzları dardır. Ama kaslı ve güçlüdürler. El kol hareketleri hızlıdır, sesleri kuru ve kısıktır. Kısa cümlelerle konuşur, meselenin hemen özüne girerler, konuşmakta acele ettikleri için kelimeleri hızla söyleseler de her kelime birbirinden ayrılmıştır.

Semenderin huzurunda, sureti kişiye görünmese de, havada her zaman bir sıcaklık duygusu ve güç hissedilir. Sanki odanın için tıpkı bir fırtına öncesinde olduğu gibi elektrikle dolar. Oda sıcaklığı düşük bile olsa kişi terlemeye başlayabilir.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:33

Dağ Perileri
Rocky Dağlarının gökyüzünde uzanan granit tepeleri karla kaplı zirveleriyle nefis bir manzaradır. Benim gibi buralara ilk kez gelen birisi için Rocky Dağlarına doğu kenarından yaklaşmak unutulmaz bir deneyimdi. Deniz seviyesinin binlerce metre yukarısına yavaş yavaş tırmanırken, çok aşağıda kalmış ağaç tepelerine baktıkça dünyanın çatısına çıktığımız hissine kapılmıştık ve buna rağmen karla kaplı zirveler kule gibi tepemizde dikiliyordu. Bu görkemli manzarayı gördüğümde hissettiğim ilk duygu, o dünyada saltanat süren güçlü kralların huzuruna çıktığımdı.

Rocky Dağlarında bazı erk sahibi melekler vardır ve iktidara yakışır bir güç duygusu iletirler. Bu güçte açıklık, netlik, yükseklik ve sarsılmaz bir bakış vardır. Uzun ve heybetlidirler ve belli başlı tepelerde yaşarlarken bir ortaklık oluşturmuşlardır ve birbirlerine benzerler. Binlerce yıldan beri oradadırlar, fakat taptaze bir canlılık, şevk, coşku ve güzelliğin nihai zafe*ri hakkında harika bir kesinlik iletirler. Güçlüdürler, sakindirler ve dingin bir şekilde neşelidirler. Genel renkleri karı hatırlatır ve çoğu zaman görebileceğiniz üzere koyu pembe bir ışıkla gölgelenmiştir. Grek özelliği taşıyan bir güzellikleri vardır. Çevrelerindeki perilerin çizgileri son derece ilginçtir, çünkü zirvelerin melekleri hava perileri, kar perileri, ateş hariç tüm peri cinsleriyle meşgul olurlar ve aslına bakarsanız ateşlede büyük bir derinlikte iş gördüklerini söyleme cüretinde bulunacağım.

"Elementaller" de denilebilecek sayısız minik peri karlı alanları canlandırırlar, fakat burada kar çok uzun süre kaldığı için perilerin çizgilerinin bir bölümünü almışlardır. On beş ile otuz cm arasında değişirler ve bedenleri tüylü bir görünümde olmayıp kar dokusundadır. Yüzleri, birbirine ilmiklenmiş üçgenlere benzer ve dolayısıyla yüzleri bir altıgen görünümündedir. Altıgen yıldızın uçları yanlara doğru çekildiğinden kulak imajı yaratır. Bir bütün olarak şekil daha çok kardan bir kozaya benzemektedir. Yapılarında havanın bazı unsurları ve aynı zamanda bazı su unsurları vardır. Zekaları çok değildir, ancak meleklerin görkemli saflığına uygun parlak, temiz bir duygu verirler.

Tepelerin meleklerinin çevresinde zaman zaman bulut kümeleri toplanır. Bu bulutlarda ikamet eden varlıklar zaman zaman dağların üstüne gelip dinlenirler ve meleklerin atmosferinde temizlenirler. Tepelerin melekleri, güçleri ve bilgelikleriyle her çeşit varlığı aydınlatan meşaleler gibidir. Gelen ziyaretçiler arasında genellikle açıkça hava topluluğuna ait bu bulut perileri de bulunur.

Bu sıradağlara adını veren kayalıklar geniş kitleler halinde kristalize ve metalik bir formasyona sahiptir. Bu metallerle .dost1uk kuran küçük bir gnom tipi burada şaşırtıcı bir renk çeşitliliği -parlak sarı, kırmızı ve hemen hemen siyah- gösterir ve yüzleri geometriktir. Çok yaşlı oldukları hissi verirler ve sert bakışlı, parlak, kuş gözü gibi metalik, anlaşılmaz ve gizemli gözleri vardır. Kim olursa olsun insanlara ilgi göstermezler ve gerçekte onları görmezler de, çünkü dağların içinde kapalı olarak yaşarlar ve atandıkları işlerini yaparken meleğin korumasında olduklarını hissederler. Dorukların yanlarında, karla kaplı bölgelerin aşağısında az çok daha sıradan, canlı renklerde minik kelebek tipleri ve pastel tonlarda güzel yüzlü, narin, yamaçlarda uçuşan perilerle karşılaşılır. Bunlar yereldirler, çünkü dağların daha yüksek yerlerinde yaşayanların karakteri olan saydamlık ve berraklık niteliğine onlarda sahiptir. Kuşkusuz daha aşağılarda, ekili alanlarda da kişi buraların yerlisi olan perileri görür. Fakat meleklerin özel karakterinin, daha yüksek seviyelerin varlıkları üzerinde özellikle baskın olduğu bellidir ve hepsinin arasında sevinçli bir uyum vardır.

Orta Roeky Dağları'nın zirveleri özel ruhsal güç merkezleridir. Melekler onların muhafızlarıdır ve etraflarındaki dün*yaya bu rahmeti yayıp dururlar. Ayrıca kayaların yüksek metal içeriği onlara kalıcı ve özel bir kaynak, ancak ruhsal manyetizma diyebileceğimiz bir kuvvet sağlar gibi görünmektedir. Melekler deneyimleri ve geleceğe yönelik planları paylaştıkları, kendilerine özel bir yaşam sürerler. Birbirlerini şahsen ziyaret ederler ve zaman zaman hepsi bir araya gelir. Daha büyük planlarına ek olarak, güneşle başlayan, doğuya döndükleri, enerjiyi içlerine çektikleri ve yenilenmiş kuvveti dağların dört bir yanına yolladıkları bir çeşit günlük programları vardır. Etkinlikleri öğleye kadar çoğalarak sürer, öğle vakti bir anlık mola verirler. Bu da günlük yaşamın ve çalışmanın yavaşlamaya geçme aşaması başlamıştır, güneşin batışıyla birlikte daha sakin, yumuşak bir yüksek bir iyilik durumuna girerler. Geceleri perilere ve dağlarına karşı görevleri hafiflemiştir ve birbirlerini ziyaret ve görüş alış verişi için zamanları vardır. Kıtasal Deva'nın (melek) rehberliği altında Amerika'nın biçimlendirilmesinde oynadıkları rolün bilincindedirler. Bu kapsamda çok önemli bir faktördürler ve çoğu zaman aynı şekilde bilinçli olarak bireylere de yardım ederler. Avusturalya'nın ünlü Mavi Dağları da oldukça özeldir.

Burası çok yaşlı bir ülkedir ve gözle görülmeyen yaşantısı da tıpkı hayvanları, bitkileri ve fiziksel özellikleri kadar benzersizdir. Bu da kitap boyunca, melekleri değil perileri anlatan bir kitap olmasına çalışmam nedeniyle zorlandığımı söylemeden geçemeyeceğim, diğer yandan hayatları öylesine içiçedir ki onları birbirinden ayırmak gerçekten mümkün olmuyor. Yine de peri öğesini daha çok vurgulamaya gayret edeceğim.

Her bir zirvede bir melek oturur. Belirli bir yamacın tabanında o arazinin yerlisi olan perilerin hayatı sürer. Mavi Dağları'nın durumu biraz değişiklik gösterir, çünkü orada her yer tek tip ağaçla -okaliptüsle- kaplıdır ve kendi içinde o kadar ilginç olmasaydı bu yere bağlanmış perilerin hayatı gerçekten tekdüze olurdu. Tabandaki genel çeşitlerin kahverengi yüzleri ve dolgun, dörtgenimsi, mavi bedenleri vardır ve altmış ile doksan cm uzunluğundadırlar ve dünyanın her tarafındaki bu cins periler gibi ince uzundurlar.

İnsana bir canlılık duygusu verirler ama aynı zamanda bir süregeliş, hayatta çoğu periden daha çok şey görmüşlük ve devam etmeyi daha çok öğrenmişlik izlenimi uyandırırlar. Zekaları çok yüksek değildir, bir bakıma ağırdır, fakat belli bir eylem yolu tutturmaya karar verdiklerinde epey azimli tiplerdendir. Bu mavi varlıklar yaşadıkları garip ülkeye çok iyi uymuşlardır. Burası kişide huşu uyandıracak kadar eskiden kalmışlık hissi verir ve dağların atmosferi öyle garip ve uzaktır ki sizi yalnızlık duygusuna sevkeder.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:33

Ates Perileri
Ateş perileri iki cinstir. Küçük olanları yedi ile altmış cm arası yüksekliktedir ve dumansı dış hat1ardan ibaret olduk1arından insan şeklinde değildirler. Küçükler daha çok mum alevine benzerler; elernental sınıfına aittirler ve gerçekte peri değildirler. Bazıları böceğe veya kertenkeleye veya hamam böceğine benzer. Küçük orman ateşlerinde ortaya çıkar ve ateşin ritrniy1e, ateş sesinin yarattığı son derece güçlü titreşim1e varoluşa davet olunurlar. Bu ritm harmonik bir dua gibidir ve ateş söndüğü zaman o da biter. Bu tanım ya1nızca ocak ateş1eri ya da açık hava ateşleri gibi küçük ateşlerde var olan en alt tipte ateş perileri için geçerlidir. Büyük türler 1.5 ile dört metre uzun1uğundadır; bun1ara "semender" de denilebilir İng.: salamander).

En büyük semenderler yanardağ1arda yaşar ve uzatılmış, zayıf insan şeklindeki bedenleri çoğu zaman alt tarafta ufalıp kaybo1ur. Bu büyük olanları orman yangın1arında da mevcutturlar; yangın ne kadar büyükse peri de o kadar biüyüktür. Bun1ar orada vücuda ge1meyip uzak mesafeden oraya çekilirler, çünkü bu ateş ruh1arı için merkez olan fiili yerler vardır ve bir yangın çıktığı zaman çağrı a1mış olurlar. Dolayısıy1a ateş perileri diğer perilerden daha çok yolcu1uk yaparlar, bunun özel bir nedeni de sayı1arının diğer türler kadar çok olmayışıdır. Ateş perileri bahçe perilerinden çok daha zekidir, fakat varoluş düzenleri insanlığa toprak perilerinden çok da*ha uzaktır. Aslında, pratik hayatta insanlıkla hiçbir ilişkileri yoktur. İnsanlık1a yegane gerçek bağlantıları müzik sevgileri sayesindedir. Özellik1e Wagner'in Ring adlı eserindeki "Fire Music" (Ateş Müziği) gibi pasajlara gelirler.

Geçmişte olasılıkla kişilerin sıradan olaylarda semenderler üzerinde yaptırımları vardı ve do1ayısıy1a i1işkileri çok da*ha fazlaydı, ancak insan varlık1arına karşı his1eri her zaman kayıtsızlık olagelmiştir, Çoğu periler hiç olmazsa meraklıdırlar, ama semenderler öyle değildir; insanlık on1arı ilgilendirmez. Bizden farklıdırlar ve birçok durumda bizim için fiilen tehlikelidirler. Aklımızda tutmamız gereken şey, her şeyden önce, güç1ü duygusal akımları uyandırma gücüne sahip olduklarıdır. Bunlar kendi başına veya semenderin doğası gereği kötücül duygu1ar değildir, fakat erkek ve kadın1ar için teh*likelidir çünkü olağanüstü uyarıcı duygu1ardır. Kişilerin bu perileri hakimiyetleri altına a1maları mümkündür, fakat onların bize hakim olmaları kötü oturdu ve kişi ne yaptığını bilmedikçe, en iyisi onlarla iletişim kurmaya çalışmamaktır.

Ateş perileri veya semenderler doğanın geri ka1anı tarafından tam an1amıy1a korku1an varlık1ar değildir, ancak ürkerek bakılırlar. Doğada ateş yıkıcı bir rol oynamasına rağmen, yıkım as1a çoğu kişinin düşündüğü gibi tesadüfi deği1dir. Ak*sine, zekice yönetilir. Ateş peri1erinin oynadık1arı ro1 doğanın kapsamındadır, fakat kendileri ortalama perilerden çok daha akıllıdırlar çünkü me1ek alemiy1e daha yakından ilişki1idirler. Yerkürenin derinliklerinde bulunurlar, fakat bulunduk1arı yerde sabit kalmaz1ar. Sürekli yerkürenin derinliklerinden yüzeye doğru ilerlerler. Bu şekilde, kendi bilinçlerinde ve varlıklarında ateş elementini temsil ettiklerinden dolayı, bir bakıma bir ateş sembolüdürler. Doğada ateş elementinin canlandırıcılığı anlatılacak gibi değildir. Yıkıcıdır ve aynı zamanda yaratışın sembolüdür. Ateş hepimiz için birçok yönleriyle gizemlidir ve bu elementin perileri bizim an1adığımız manada kelimenin tam anlamıyla olağanüstü zekidirler. Bütünde, semenderleri göz1emlemek için doğru dürüst bir fırsatı ancak büyük ateş1erde elde ederiz; en iyisi bunlardan bazı1arını basitçe tanımlayalım.

Bir volkan ya1nızca fiziksel dünyada değil, fizik ötesinde de kuşkusuz muhteşem bir manzara sunar. Volkanlar büyük çaplı enerji ve aktivite yerleridir. Bura1arda boy1arı iki metreden, üç buçuk dört metreye kadar değişen ateş perilerini bulabiliriz. Yüz şekilleri insan şeklinde olmakla beraber gelenekse1 Mephistopheles resimlerini anımsatır, ancak kötücül bir izlenim uyandırmaz1ar Mephistopheles Goethe'nin Faust eserindeki şeytan karakterinin adıdır). Aslına bakarsanız oldukça yakışıklıdırlar. Bu varlıkların a1ev1erin arasından gözüken yüz1eri vardır ve kararsız bedenleri vo1kanın içine gömülüp volkanın genel cevherine karışarak gözden kaybolur. Ayrıca volkanlarda birkaç büyük ateş me1eği bulunur, bunlar güzel insan yüzüne sahiptir ve yüz ifade1eri sert ve uzaktır. Hep hareket halinde, duyu1mayan bir ritme göre dans ederler, çünkü bu varlık1ar hareketleriy1e sürekli müzik üretir1er.

Bir vo1kan yerkürede depolanmış muazzam enerjiler -bizim için çok net olmayan bir şekilde doğanın yaratıcı hedefleri için gerekli ham enerjiler- için bir çıkış kapısıdır. Doğu Hint Ada1arında gördüğüm vo1kan1ar aktifti. Birkaç yı1lık bir dönemde bunlardan bir tanesine çeşitli kere1er baktım ve orayı yöneten dev cüsseli, güzel yüz hatlarına sahip meleği tanıdım. Yanardağ püskürmelerinin kudretli fiziksel güçlerine eşlik eden eşit derecede kudretli, süptil güç1eri kontrol eden bir me1ekti ve yönetirken soy1u1uğu etkileyiciydi. Yeryüzünde yalnızca yerkürenin kabuğu hayatı taşır ve bu kabuk incedir. Yüzlerce kilometre aşağıda sıradan fizikse1 hayat yoktur ve do1ayısıy1a bu muazzam e1emental enerji depo1arı yeryüzüne boşa1dığı zaman, rehberlik gerekir. Büyük me1ek, yo1daş1arı ve yardımcıları bunun1a i1gilenirler. Elemental enerji kompleks degi1dir; daha alttaki semenderler daha kaba elementleri kullanır ve melekler daha incelerini dönüştürür. Akım1arı kendi bedenlerinden geçirmeleri gerekir, bu yüzden iş1eri konsantrasyon ister. Bu yüzden yönetici meleğin kudreti ve soyluluğu yeterince doğaldır, çünkü elindeki iş büyük ve zordur. Tabii bu aynı zamanda büyük bir keyiftir ve hepsi de hareketten, müzikten ve sıçrayan ateşten öyle yoğun biçimde tat alırlar ki seyretmesi de güzeldir. Bir keresinde [ava'da çöl kum1arına oturan daha küçük bir yanardağın yakınında bulunmuştum. Bir zaman1ar burada insan kurban edilirmiş ve do1ayısıy1a buradaki semenderler başka yanardağ perilerine nazaran insanlarla daha ilgiliydiler. Grubumuza baktılar ve insan1arda on1arı da kendileri kadar hayat dolu hissettirecek bir cins tepki uyandırmaya çalıştılar.

Bu bazen kötü sonuç1ar doğurabilir, çünkü sonuçta bizim his1erimiz on1arınkinden çok farklıdır ve do1ayısıy1a biz insan1ar hiçbir şeki1de hoş olmayan bir tarzda reaksiyon gösterebiliriz,

Bir orman yangınında i1k baş1angıçlar doğal olarak küçük çaplıdır ve başlangıçta, diğer bütün benzeri ateşlerde olduğu gibi, sadece sürüngen benzeri, geçici ateş varlıkları vardır.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:33

Su Perileri
Çoğumuzun rüzgarın hareketlendirdiği mavi dalgalar ve balık sürülerini barındıran derinlikler olarak düşündüğü denizler türlü ve çeşitli binlerce deniz perisiyle doludur. Onlar da balık1ar kadar denize aittirler. Su yaratıklarıdır ve kalıcı olarak ancak suyla bağlantıları kesilmediği takdirde var olabilirler. Farklı su1arda birçok çeşitleri vardır ve ayrıca şekil ve renkleri de çok farklılık gösterir, fakat genel anlamda, benim bildiğim üç ana cins vardır.

İlki, okyanusların yüzeyinde boğaz ve limanlarda kıyıya yakın yaşayan perilerdir. Bunlara kendimce "su bebekleri" adını takmışımdır çünkü tombul, yuvarlak insan bebeklerine benzerler ve hayal edebileceğiniz en sevimli şeylerdir. Gözünüzün önüne fincan tabağı kadar yuvarlak bir yüz getirin; hemen hemen boyun diye bir şey yoktur, beden neredeyse çapı elli cm genişliğinde bir top gibidir, ayak namına pek bir şey olmayıp be1irsiz elleri palete benzer ve parmakları perdelidir, dokusu yumuşak parlak mavidir ve beyazımsı yüzünde cıvıl cıvıl neşeli gözler vardır, saç hiç yoktur, fakat bebek tüy1erini ima eden bir şey1er ve belirsiz kulak çıkıntı1arı görülür. İşte bu sevimli su bebeklerinin yak1aşık görünümü budur.

Değişik okyanus ve denizlerde renklerde ve boyutlarda biraz farklılıklar görülür ama en genel tanım böyledir. Birbirlerinin üstünden yuvarlanır, tak1a atar ve dalgalarda en mutlu zamanlarını geçirirler. Her zaman üçlü, dörtlü veya daha fazla sayıda gruplar halinde, bazende büyük topluluklar halinde kıyı boyunca yuvarlanır ve sürüklenirler. Gördüğüm tüm perilerin en mutlularıdır, çok ciddi ve ağırbaşlı oldukları için biraz acıdıkları insanlara karşı çok dostça, iyi hisler beslerler. Bir diğer özellikleri aşırı derecede sahip oldukları hayat enerjilerini bize verebilmeleri ve boşalan depolarımızı doldurabilmeleridir. Eğer çok yorgun olduğumuz zaman deniz kenarına gider, maksatlı olarak bu varlıkların bazılarını kendimize çekmeye çalışır ve canlılıklarının bir kısmını kendimiz için rica edersek, birkaç dakika içinde yepyeni kişiler olduğumuzu hisse*debiliriz diye düşünüyorum. Sidney' deyken, kendimi yorgun hissettiğimde limandaki rıhtıma gider ve birkaç dakika içinde tazelenirdim çünkü tüm kıyılar ve tuzlu su limanları su bebeklerinin barınak yerleridir; ayrıca Kaliforniya ve Florida sahillerinde özellikle boldurlar. Bu ya tekrar döneceğim.

Kişi kıyılardan ayrılıp açıklara doğru yol aldığında su bebeklerini geride bırakır ve onların yerini gerek görünümleri gerekse karakterleri oldukça farklı orta derinlikte suların perileri alır. Bunlar uzundur, 1.50 m. ile iki metre boyundadır ve daha ayrı bir insan görünümüne sahiptirler. Öyle zayıftırlar ki sanki canlı iskelettirler, ancak hiçbir şekilde çirkin değildirler. Bir bakıma vahşi bir güzellikleri vardır, sıska ama çekicidirler ve tavırlar ve bir ölçüde uzun yüzleri, insan görünümlerine rağmen, uzun burunları ve dar ve düz ağızlarıyla soylu Rus kurt köpeklerini andırır. Koyu mavi iri gözleri ve deniz yosunumsu, gece mavisi saçları vardır. Yüzleri solgun ten rengi veya bejdir, fakat bedenleri şifona benzer, etraflarında uçuşan ve dalgalanan çivit mavisi bir maddeyle kılıflanmıştır. Kollarının perdeli uzantıları yoktur ve bacakları genellikle belirsizdir. Sisli, uçucu etkilerini tanımlamak zordur ve kendimi onlara haksızlık etmiş gibi hissediyorum, çünkü gerçekten kendileri*ne özgü bir güzellikleri vardır.

Onların niteliği de mutluluktur, fakat denizin sakin olduğu zamanlarda bile (tercihleri olan) deniz fırtınasının şiddetli, yabani, çingene ruhunu da paylaşırlar ve bedenlerini denizin hareketlerinin ritmine uygun şekilde öne arkaya savururlar. İnsanlara ilgisizdirler. Her zaman yüzeyde kalmayıp ara sıra on kulaç veya daha derinden yüzeyin deneyimlerini seyret*mek için dışarı çıkarlar.

Üçüncü ana çeşit okyanusların büyük derinliklerinde bulunur. Onlar da büyüktür, fakat hayvana daha çok büyük gorillere benzedikleri için görünümleri hoş değildir. Koyu mavi kürkle kaplı oldukları izlenimini verseler bile elbette bu fizik ötesi bir maddedir.Bildiğim kadarıyla, suda yaşayan perilerin evrim çizgisinde en alt kademede olanlarıdır. Pratikte zekaları olmayıp yalnızca ilkel duyguları vardır. Ne güzel ne de hoşturlar. Yoğun maddeden yapılmalarına, öyle ki neredeyse fiziksel göz için görülebilir olmalarına rağmen, hemen hemen asla yüzeye çıkmadıkları için görülmeleri enderdir. Bununla beraber bazen kendi merakları yüzünden, bazen tıpkı yeni yerleri gezmeye götürülen turist kafileleri gibi sürü halinde üstlerinin rehberliğinde dışarı çıkarlar, çünkü yüzey onlar için yabancıdır. Genellikle gece ve ay ışığında ortaya çıkarlar, çünkü parlak güneş ışığı onları rahatsız eder. Avusturalya' da bir plajın meleğine onların ne olduğunu sormuştum ve oda bilgilendirmişti. Varlıklarından huzursuz olmuştum ve beni düş*manca süzüyorlardı. Genel prensip olarak insanları düşman gördükleri bellidir.

Su perileri kara perileri kadar akıllı değildir, fakat onların da tarifi son derece zor olmasına rağmen açıklamaya çalışacağım meşguliyetleri vardır. Genel olarak öncelikle diyebilirim ki, deniz perileri suya baktıkları zaman, geniş çaplı bir ritmik hareketin parçası olduklarını duyumsarlar. Tabii onlar da ba*lıklardan, bitkilerden ve denizdeki tüm diğer canlılıktan, gerçekte, hayat gücünün tüm akımlarından haberdar olmayı isterlerdi. Dolayısıyla, bu da onların genel veya soyut bir şekilde süregelen hayatın büyük bölümüyle bir yakınlık hissetmeleri anlamına gelirdi. Ancak, bir deniz perisinin hayattaki en büyük amacı işini yapmaktır ki bu da enerjiyi geliştirme diye adlandırılabilir. Bir deniz perisinin bedeni bir toprak perisi*ninkinden daha akışkandır ve farklı yapıdadır. Öyle görünmektedir ki kalp merkezi organdır ve onun atışını ya da bir nabız gibi atma hissini üretip değişken ritmini -ona her ne isim veriyorsak- kontrol edebilir, Deniz perilerinin işi bedenlerinin küçük yüzey organlarıyla güneşten çektikleri enerjiyi geliştirme ya da özellik kazandırma ve onu denize akıtmaktır. Diğer periler gibi onun da sayısız oyunları vardır, fakat zamanın çoğunda neşeyle takla atarlar. Her peri meleğine derin bir takdirle bağlıdır ve meleklerinin toplantılarını dört gözle bekler, çünkü deniz meleklerinin dolunayda büyük toplantıları olur. Bu hayatlarının önemli olaylarından olmalıdır, çünkü ev*rim seviyeleri çok yüksek değildir.

Bununla beraber bu periler bilincinde olmaksızın suyun kendisiyle ilgili önemli bir fonksiyonu yerine getirirler. Öyle görünmektedir ki bu varlıklar, tıpkı bazı kara perilerinin bitkiler için yaptığı gibi, deniz suyuna hayatla ilgili bir etkide bulunmaktadırlar. Kara perileri bitkilerde canlılığı birey bazında ayarlarlar, fakat deniz perileri su üzerinde bir bütün olarak işlem yaparlar ve bu şekilde orada yaşayan fiziksel canlı varlıkları dolaylı olarak etkilerler. Bedenleri bu görevi görmek üzere özel biçimde inşa edilmiştir. Söylediğim gibi, diğer periler gibi bir kalp merkezleri vardır, fakat ek olarak, bedenlerinin yüzeyi kalple bağlantılı ikinci merkezler olan birçok ışıklı yla kaplıdır. Periler hareket ettikleri zaman bu ışık larında bir cins emiş başlar; böylelikle hayatiyet bedenlerine çekilir. İşin içinde en az iki cins enerji vardır; biri güneş ışığından gelir, diğeri sudan. Perinin kalp merkezi bu iki cins hayat enerjisi için bir karışım yeri olma tabiatındadır. Denizde birbirine orantılı az çok sabit konumlarda girdaba benzer fizik üstü manyetik merkezler vardır. Peri bu karıştırılmış enerjiyi ihtiyacından çok daha fazla emdiği zaman, onu yüzeydeki merkezlerden dışarı akıtır ve bu enerji fazlası en yakındaki girdaba sürüklenir. Orada girdabın etrafında döner ve şarjın eşitlenmesi yoluyla bir girdaptan diğerine dağıtılır. Periler bütün gün bunu bilmeden yaparlar ve bu yolla denizin manyetizmayla yüklenmesi sayesinde içinde yaşayan tüm yaratıklara yardım ederler. Girdapların ayrıca daha ileride açıklamaya çalışacağım denizlerdeki fırtınalarla da bir ilgisi vardır. Bu merkezleri şarj etmek su bebeklerinin ana işidir. Derin denizlerdeki yüzey perilerinin görevi de aynıdır, ama sorumlulukları daha fazladır, çünkü belli bir alandaki derin deniz türünün sayısı daha azdır. Esas olarak daha alçak derinliklerde bir çeşit yoğun enerji çıktısı sağlamak için yararlanılan goril benzeri türüne nezaret etmekle yükümlüdürler.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:34

6 Adimda Cadi Olun
Öncelikle bu konularda bilgim ve tecrubem olmadigini tekrar tekrar belirtmek istiyorum, saadece yardim ve paylasim amacli arastirmaya calistigim, derleyip topladigim bilgileri sunmaya calisiyorum. Konularda bilgi ve tecrubesi olan arkadaslarin varsa yanlislarim duzeltmelme yardimci olmalarini rica ediyorum.
Saygilarimla


Bölüm 1: Elementlerle Bütünleşme

Öncelikle
iç ve dış dengenizi sağlayın.Davranışlarınız tutarlı olsun ve
düşünün.cadılık ve diğer bir çok mistik kültte kişi başlangıçta düşünür
nedenler,niçinler ve sonuçlar.neden cadı olmak istiyorsun?neden bu yola
girmek istiyorsun?ve cevaplara bakın ama dürüst olun kendinize.
Şimdi
eğer kararınız kesinse konsantrasyon çalışmalarına başlayın.meditasyon
yapabilirsiniz öncelikle çünkü meditasyon sizin iç dengenizi
kurmada,konsantrasyonu geliştirmede ve yolunuza nasıl devam etmeniz
gerektiğine karar vermenize yardımcı olur.örnek bir meditasyon tekniği
veriorum aşağıda
Rahatça oturun ve sözsüz hafif bir müzik koyun(ben
ney müziklerini tercih ediyorum).bir mum yakın ve mum alevine konsantre
olun.derin nefes alın nefesin içinizden geçişini hissedin.yavaşça verin
nefesi.zihninizi dinginleştirmeye çalışın.karışık düşünceler gelirse
onlarla savaşmayın onlar kendileri yok olacaklar zaten.nefes alıp
verirken bedeninizi gevşetin.her nefesinizde aldığınız nefesin beyaz bir
ışık olduğunu çıkarken bedeninizi temizlediğini düşünün.ilk çıktığında
kapkara olacak sonra daha siyah olacak ama önceki kadar değil.tamamen
beyaz olduğunu düşünene kadar nefes alın.Bu meditasyon yaklaşık 20 dk
sürecektir.
Ayrıca elementlerle,doğa ile bütünleşmelisiniz.cadılığın
temelinde doğa ile bütünleşmek,evrensel enerjiyi bu şekilde kullanmak
vardır.havayla,ateşle,toprakla,suyla bütünleşin.aydınlık ve karanlıkla
bütünleşin.bunun için kendi kullandığım çalışma aşağıda
Öncelikle bilmeniz gereklidir ki her elementin bir yönü ve temsil ettiği renk vardır.bunlar:
Doğu:hava:sarı
Güney:ateş:kırmızı
BatıConfusedu:mavi
Kuzey:toprak:yeşil
bunu öğrendiğimize göre çalışmaya başlayabiliriz
Rahatça
uzanın bedeninizi gevşetin günlük sıkıntıları unutmaya çalışın ve bir
element seçin bütünleşme çalışması için(öncelikle kendi burç grubunuzdan
başlamanızı tavsiye ederim).diyelimki suyu seçtiniz başlangıç
için.etrafınızın tamamen mavi ışıklardan oluştuğunu düşünün.ama her
tarafı kaplamış bunlar her yer masmavi.içinde herşey bir bütün hepsi
mavi yalnız siz mavinin içinde değilsiniz.ayaklarınıza konsantre olun ve
mavi yapın bedeninizi parmak uçlarından başlayarak.yavaşça çevrenizdeki
o maviliğe karışsın bedeniniz.ayaktan başa doğru.çalışmayı
bitirdiğinizde kalkın farkı hissedeceksiniz ve en az bir hafta bu
şekilde düzenli olarak çalışın.daha sonrada diğerlerini yapın her
elementinkini.
Ayrıca doğa içine hediyeler bırakın.mesela toprağa bir
elma gömün ve onu toprağa hediye ettiğinizi söyleyin.ateşe birazcık süt
veya şarap dökün hava için biraz tütsü yakın su için bir nehire denize
çiçekler bırakın
Evinize bir bitki ekin.mesela bir saksıya sevdiğiniz
bir çiçeği.bununa hergün konuşun ve onunla bir olun.suyunu verirken onu
ne kadar sevdiğinizi söyleyin,meditasyon yaparken onun yanında
yapın.yani onunla bütünleşin.

Bölüm 2: Çember Açma

Çember
açma cadıların ritüelleri için büyük bir öneme sahiptir. Çember büyünün
yapılacağı alanı negatif varlıklardan temizlemek kötü enerjileri uzakta
tutmak ve ritüel sırasında korunma sağlamak için çok önemlidir bu
yüzden her cadı nasıl çember açılması gerektiğini bilmelidir. Aşağıda
örnek bir çember açma ritüeli verilmiştir ancak benim kişisel tavsiyem
kutsama sözlerini aşağıdaki temaya sadık kalarak kendinize daha yakın
gelecek şekilde yeniden yazmanızdır.

Kişisel Solitary Çember Açma Ritüeli..

Öncelikle çemberi açmadan önce arınmada kullanacağımız temiz su ve tuzu kutsamamız gerekmektedir:

Su Kutsama:

Ufak bir kabın içindeki suyu alın ve altarınızın ortasına koyun ardından bu (veya buna benzer) duanızı okuyun:

Kutsamam
senin üzerine olsun ey su elementi! Hayallerin karmaşanın ve özgür
irade dışı olan her şeyin senin üzerinde bıraktığı kirliliği
alıyorum…kutlu olsun! (parmağınızla suyun üzerine bir pentagram çizin
suyu altarın batısına bırakın)

Tuz Kutsama:

Ufak bir kap içindeki tuzu altarınızın ortasına alın. Bu (veya buna benzer) duayı okuyun:

Kutsamalarım
senin üzerinde olsun ey toprağın varlığı olan tuz! Bütün şiddet ve
engellemeleri buradan uzak tut ve tüm güzellikleri yanında getir! Seni
kutsuyor ve çağırıyorum! Gel ve bana yardım et! Kutlu olsun (tuzun
üzerine parmağınızla bir pentagram çizin ve tuzu altarınızın kuzeyine
koyun)

Tuz ve Suyu Karıştırma:

bu bölümde tuz ve suyu karıştıracağız. bu kutsanmış karışım çemberin kutsanmasında kullanılacaktır:

“Ateşin
gücü ile kutsanmış toprağın tuzunu alıyorum; aklın fazileti ile
temizlenmiş suyun ruhunu alıyorum! Bunları sözlerimin gücü ile
karıştırıyorum (su ve tuzu aynı kaba boşaltın) ve tüm Kule'lere
adıyorum!



(aşağıdaki duayı okurken tuz ve suyu saat yönünde yavaşça karıştırın)
Ay’ın ve güneşin gücü ile
Ruh’un toprağın ve denizin gücü ile
Tanrı ve Tanrıça birleşti!
Kutlu olsun!

Çemberin açılması

(Bu
bölüm (çemberi mühürleme kısmına kadar olan) benim genel çember açma
eklediğim ancak birçok çember açma tarifinde göremediğim bir kısımdır.
Zorunluluğu konusunda bir şey diyemeyeceğim. Benim yazdığım bir çember
açma yöntemini verdiğimden dolayı bunu da çıkarmadım)

Altarın
önünde diz çökün ve atheme’inizi havaya kaldırın. Aşağıdaki duayı
okurken çemberi açmak istediğiniz alanın etrafında yavaş yavaş mor bilr
alev halkası oluştuğunu imajine edin.

“Seni çağırıyorum çemberin gücü!
Her Kule’yi çevreleyen güvenin neşe ve sevginin gerçek yeri
Kartalın şahinin ve güvercinin uçuşunu çevreleyen
Lord ve Leydi’nin güçlü kalkanı!
Düşüncelerin hareketin ve kelimelerin güçlü surları!
Barış içinde güçlü ve özgür çalışmak için
Ve iki dünya arasında yürümek için
Seni çağırıyorum!
Koruma ve kutsamanın gerçek sınırları
Burada güç asla kibirle büyümeyecek!
Tanrı ve Tanrıçanın adına seni çağırıyor kutsuyor ve takdis ediyorum!

Kutlu olsun!!!”

Çemberi Mühürleme (tuz ve su ile mühürleme):

Not:
bu ritüel altarınızın doğuya kurulu olduğu varsayımı ile yapılmıştır.
Altar olarak kuzey kullanıyorsanız mühür işleminde ona göre ayarlama
yapmanızı öneririm.


-Tuzlu suyu alın...işaret parmağınızı
suya daldırıp doğu yönüne 3 defa su serpin. Daha sonra güney yönüne
gidin ve şunları söyleyip aynı şekilde 3 defa su serpin:

“toprak ve suyun iksiri ile kutsal çemberi mühürlüyorum!
Hava Ateş’e bağlandı!”

-Batı yönüne gidip şunları söyleyin ve parmağınızla 3 defa suyu serpin:

“toprak ve havanın iksiri ile kutsal çemberi mühürlüyorum!
Ateş Su ile bağlandı!”

-kuzey yönüne gidip şunları söyleyin ve parmağınızla 3 defa suyu serpin:

“toprak hava ve ateşin iksiri ile kutsal çemberi mühürlüyorum!
Su Toprakla bağlandı!”
-Altarınızın önüne gelin ve şunları söyleyin:

“dört yön birbirine bağlandı
Tüm güçler tek noktada birleşti!”

Çember mühürleme (Tütsü ile mühürleme):

Mühürlemenin
bir diğer aşaması da çemberi koruma etkisi veren sizin seçiminiz olan
bir tütsü ile mühürlemektir. Bu mühürleme de su ve tuz mühürlemesine çok
benzemektedir.

Doğu yönünde tütsünüzü 3 defa hafifçe savurun
(dikkatli olun çok fazla savurmanıza gerek yok…sembolik olarak yapılan
hareketler olduğunu unutmayın yoksa gereksiz bir kazaya mahal
verebilirsiniz) ve güney yönüne geçin… aşağıdaki sözleri söyledikten
sonra aynı işlemi güney yönü için yapın(yani tütsüyü 3 defa hafifçe
savurun.)

“havanın ve zihnin tütsüsü ile
Doğuyu Güney’e bağlıyorum!”

Batıya gidin ve aşağıdaki sözleri söyledikten sonra aynı işlemi yapın:

“hava ve zihnin tütsüsü ile
Güney’i Batı’ya bağlıyorum!”

Kuzey yönüne gidin ve aşağıdaki sözleri söyledikten sonra aynı işlemi yapın

“hava ve zihnin tütsüsü ile
Batı’yı Kuzey’e bağlıyorum!”

Altarınıza gidin ve önünde durup şunları söyleyin:

“hava ve zihnin tütsüsü ile
Kuzey’i Doğu’ya bağlıyorum!”

Çember Mühürleme (mum ile):

Tütsü
ile mühürleme işlemi bittikten sonra bir diğer ve son element olan
ateşle mühürleme yapılır. Bunun için doğuda bulunan altarınızdan güneye
doğru gidin ve sözleri söyledikten sonra mumu o yönde 3 defa saat
yönünde çevirin:

“Duyguların ve isteğin ateşi ile
Doğu’dan Güney’e adamam gerçekleştirildi!”

Batı yönüne ilerleyin ve sözleri söyledikten sonra o yöne doğru mumu uzatıp saat yönünde 3 defa çevirin:

“Saygının ve isteğin ateşi ile
Güney’den Batı’ya sadakat gerçekleştirildi!”

Kuzey yönüne ilerleyin ve sözleri söyleyip aynı işlemi tekrarlayın:

“Sadakat ve isteğin ateşi ile
Batı'dan Kuzey’e kutsama gerçekleştirildi!”

Kuzey yönünden doğuya ilerleyin ve şu sözleri söyleyin ardından aynı işlemi gerçekleştirin:

“vaatlerin ve isteğin ateşi ile
Kuzey’den Doğu’ya bu ithaf gerçekleştirildi!”

Mumu sunağınızın önünde havaya kaldırın ve şunları söyleyin:

“bu çember içinde tüm isteklerim özgürdür
Çember mühürlendi! Kutlu olsun!”

Gözcü kulelerinin çağrılması

Çember
mühürlendikten sonra elementlerin güçlerini daha etkin kullanmak ve
elementlerden koruma ve güç talep etmek için her elementin Kule’si
çağırılır. Bunun için asanızı ya da atheme’inizi elinize alın;

-Doğu yönüne gidip asanızı (ya da atheme’inizi) havaya kaldırarak diz çökün ve şunları söyleyin:

“Doğu Kulesi’nin Lordları!
Ruhun hava Lordları!
Gücünüzün etkisini gösterin
Zihnimin odaklanmasına yardım edin!
Ritüellerime tanık olmanız ve çemberi korumak için sizi çağırıyorum!”

-Güney yönüne gidip asanızı (ya da atheme’inizi) havaya kaldırarak diz çökün ve şunları söyleyin:

“Güney Kulesi'nin güçlü Lordları!
İsteğin Ateş Ruhları!
Gücünüzün etkisini gösterin
Dualarım Kulenizin üzerine olsun
Güçleriniz bana yardım etsin
Ritüellerime tanık olmanız ve çemberi korumak için sizi çağırıyorum!”

-Batı yönüne gidin ve aynı pozisyonu alıp şunları söyleyin:


“Batı Kulesi’nin Lordları!
Ölüm ve inisiyasyonun Su Lordları!
Ritüellerime tanık olmanız ve çemberi korumak için sizi çağırıyorum!”

-Kuzey yönüne gidin ve aynı pozisyonu alıp şunları söyleyin:

“Toprağın Kuzey Lordları!
Yaptıklarımı kutsayın ve değerli kılın
Poyraz! Kuzey yollarının gardiyanı!
Ritüellerime tanık olmanız ve çemberi korumak için sizi çağırıyorum!”

sunağınıza gidin ve yine asanızı (ya da atheme’inizi) havaya kaldırıp diz çökerek şunları söyleyin:

“Tanrı’m ve Tanrıça’m
Kutsamalarınızı bana armağan edin
Bu benim gerçek ve özgür isteğimdir…
Kutlu olsun!!!”

Elementlerin Gücünü Çağrılması ve duası

“Hava Ateş Su Toprak
Astral doğumun elementleri!
Sizi çağırıyorum bana katılın!
Çember muntazam açıldı
Lantelerden ve yıkımdan azade kılındı
Sizi çağırıyorum bana katılın!

Mağaradan çölden denizden ve tepelerden
Asa Hançer ve Pentacle ile
Sizi çağırıyorum bana katılın!
Kutlu olsun!

Çemberin Kapatılması

Ritüelleriniz
bittikten sonra saat yönünün tersinde her Kule’ye teşekkürlerinizi
sunarak çemberinizi kapatınız (yani yukardaki işlemleri sondan
başlayarak yaparak ve çağırma bölümleri yerine teşekkür bölümleri
ekleyerek)


Çemberi açmadan önce bütün malzemelerinizin
çemberi açacağınız alanda olduğundan emin olun. eğer birşeyi dışarda
unuttuysanız elleriniz ile başınızın üzerinden yay çizecek şekilde
imajinasyon ile bir kapı açın ve çıkınca kapatın. içeri girerken
dışardan tekrar açıp içeri girerken kapatın.

Bölüm 3: Kişisel Cadılık İnisiyasyonu

Bu
ritüel bir rahip ya da rahibe yardımı olmaksızın kendinizi cadılığa
adamak için olan bir ritüeldir. Ve başlangıç için ihtiyacınız olan tek
şeydir. Daha sonra, elementlerle olan bağınızı artırmak için onları
hissetmek, dinlemek ve sevmek güçlerinizi daha da ileriye taşıyacaktır.
unutmayın; bu uygulama sizi cadı yapmaz, sadece kapısını açar...gerisi
size ve aklınızı kullanabilme sınırlarınıza kalmıştır.

1-sunağınızı
hazırlayın ve köşelerine her elementi simgeleyen mumlardan ya da
taşlardan koyun. Eğer sunak rüzgarlı bir yerdeyse taş daha uygun
olacaktır.

2- Çemberinizi açın ve kutsayın


3- Soyunun: üzerinizdeki tüm takıları, saatinizi vs. çıkarın

4-
Aşağıdaki dua (ya da aynı konseptte kendi yazdığınız bir dua) ile
gardiyanları çağırın ve adama için her elementi net bir şekilde imajine
edin ve sizin için önemini düşünün.

“Kuzey’in gardiyanları, toprağın kutsal ruhları,
Senin karanlık ve soğuk rahminin sessizliğine beni almak için lütfen ölümümü kabul et… eski "ben" in ölümünü...

Selamlar
olsun size, Doğu’nun Gardiyanları! Havanın kutsal ruhları! Doğudan
doğan güneşle birlikte benim cadı olarak başlayan yeniden doğumuma yön
ver…

Selamlar olsun size, Güney’in Gardiyanları! Ateşin kutsal ruhları! Yeni yolculuğumda benim koruyucum ol!

Selamlar
olsun size, Batı’nın Gardiyanları! Suyun kutsal ruhları! Şu andan
itibaren ruhumu yıkayın ve arındırın ve her daim saf kalmama yardım
edin!”

5-Sembolik ölümünüz için: yere sırt üstü uzanın.eğer
Tanrıça’ya daha yakın kalmak isterseniz başınız kuzeye doğru olsun,
Tanrı için ise doğuya doğru…daha sonra aşağıdaki sözleri (kağıttan
okumadan) söyleyin:

“Yaradılıştan önceki sessizliğe giriyorum,
Tanrıça’mın yanına.
Bedenim sabit kalacak,
Aklım ise özgür.
Kalbim buna hazır olacak”

6-
şimdi huzurlu bir biçimde pozisyonunuzu bozmadan kalın. Altınızdaki
toprakla bütünleştiğinizi hayal edin. Aşağıdaki sözleri bir süre mantra
gibi yavaşça ve hafif seste tekrar edin:

“Hecate, Cerridwin,
Karanlık anne beni al,
Hecate,Cerridwin,
Beni yeniden doğur”

Bunu Tanrıçanın içinde eridiğinizi hissedene kadar tekrar edin.


7- doğru zamanı hissettiğinizde, ayağa kalkın ve açtığınız çemberin içinde yürüyerek Tanrıça ilahisini mantra gibi tekrarlayın

“hepimiz Tanrıça’dan geldik,
Ve ona döneceğiz.
Okyanusa doğru akan,
Bir su damlası gibi…”

Bu
ilahiyi söylerken Çemberin içinde dönmeye devam edin. Zamanla hem
sözleri hemde hareketlerinizi hızlandırın. En sonunda başınız dönecek
seviyeye gelin ama durmayın…Ta ki yorgunluktan yere düşene kadar. Mantra
ve dans, psişik gücü yükseltir bu yüzden bunu yere düşene kadar devam
ettirmeniz önemlidir.

8- Yere uzanıp dinlenin ve kendinize gelin.
Daha sonra sunağınızın önünde durun ve kendinizi kutsal yağlardan biri
ile kutsayın (gül yağı, yasemin yağu veya diğer tanrıça yağlarından biri
ile). Bunun yapılış yönetmi şudur:

Parmağınızı yağa batırın ve
ilk olarak sol göğsünüze, sonra sağ göğsünüze en son olarak da göbek
deliğinizden 5 parmak aşağı sürün. Bu birinci derece cadı sigili olan
ters üçgendir. Daha sonra “kendimi eski din’in rahibi(ya da rahibesi)
adına kutsuyorum ve kendime ****** adını veriyorum!" diyin "*****"
olarak gösterilen kısım sizin cadı isminiz olacak ve bunu kimse
bilmeyecek…sadece ritüellerinizi yaparken kendinizi bu isimle
tanıtacaksınız Tanrı ve Tanrıça’ya

Daha sonra şunları söyleyin:

“Ben, (gerçek adınız), kutsal evrensel güçlerin karşısında,
Kendi özgür irademle ve ciddiyetle hareket edeceğim
Ve her zaman dinimin, aklımın ve büyü ilminin kuralları içinde kalacağım!
Öğrendiğim sırlarla dostlarıma ve diğer arkadaşlarıma zarar vermeyecek ve bunlarla böbürlenmeyeceğim.
Bu günden itibaren (cadı isminiz) olarak doğuyorum ve yeminimle birlikte onurumu taşıyacağıma and içiyorum”

9-
Sunak önünde diz çökün. Bir kadehe az miktarda şarap koyun ve kadehi
sunağın önüne koyun. İki elinizle hançerinizi alın ve kollarınız gevşek
biçimde, hançerinizin ucu yere bakacak şekilde tutun. Hançerin ucunu
şaraba batırın ve şunları diyin:

“Kadeh dişidir ve hançer erkektir, bu birleşme kutsallığı getirdi!”

10- Kendinize şunları söyleyin:
“Ben tekrardan doğdum. Ben bir cadıyım. Ben bir rahip/rahibeyim….(daha yüksek bir sesle) BEN CADIYIM”

11-Şarabı
ve bir parça keki kutsayın…kıyafetlerinizi giyin ve çemberi kapatıp
teşekkürlerinizi sunun. Kutsanmış kekiniz ve şarabınızı yiyip için ancak
bir miktarı toprağa dökmek ve gömmek için ayırın. Bu sizin adağınız ve
teşekkürünüzün karşılığı olarak Doğa Ana’ya verdiğiniz bir hediye
olacaktır.

Bölüm 4: Adanma Ritüeli

ADANMA RİTÜELİ

Ey anam, tanrıçam
Ey babam, tanrım
Sırlara cevaplar ve şimdiye kadar cevaplanmamış sırlar
Bu benim kendi gücüm
Senin sözün
Bu yer ve bu zaman, ben değiştirildim
Bundan sonra ben yolum olan cadılıkta yürürüm
Ben kendimi sana adarım yüce anam
Ben kendimi sana adarım yüce babam

(burada sessizce bekle biraz)
Ben sizin enerjinizle nefes alırım
Gelin, karıştırın, harmanlayın benim bedenimi sizinle
Benim ilahımdır doğaİlahi olan doğa
O beni ve her şeyi içine alan kuşatan

Ey büyük tanrıça
Ey büyük tanrı
Beni senin bedenine kabul et
Beni senin bedenine kabul et
Beni senin bedenine kabul et
Sonra kutsamak için bir yağ al parmağına batır ve kalbine Tanrıça Ve Tanrının simgesini çiz

Bölüm 5: Ritüel Araçlarını Kutsama

Bir
cadının ritüellerinin daha güçlü olması için ritüelinde kullanacağı
araçların temiz kalması, başkalarının dokunmaması ve sadece bu iş için
adanmış olması çok önemlidir. Araçlarınızı edindikten sonra onları
kutsayıp Tanrı ve Tanrıça’ya adamalı ve daha sonrasında gün ışığı
almayacak şekilde saklamalısınız. Aşağıda, bir adama ve kutsama ritüeli
örneği verilmiştir


Malzemeler:

- 2 adet Tanrı ve
Tanrıçayı temsil eden mum (mumların rengi Tanrıça için beyaz, yeşil ya
da gümüş rengi; Tanrı için kırmızı, sarı ya da altın rengi olmalı)

- Kibrit

- Ufak bir kap içerisinde deniz tuzu ya da temiz toprak (Toprak elementini temsil etmesi için)

- Tütsü (Hava elementini temsil etmesi için

- Kırmızı bir mum (Ateş elementini temsil etmesi için)

- Küçük bir kap içerisinde temiz su (Su elementini temsil etmesi için)


Sunağınızı hazırlayın ve çemberinizi açın.

Adanacak ritüel aracınızı elinize alın ve şunları söyleyin:

“Bu
kutsal çemberin içine, (ritüelin aracının adı)'nı arınması, kutsanması
ve Tanrı ve Tanrıça'nın hizmetine girmesi için getirdim!"


Daha
sonra, adanacak ritüel aracını elinize alın ve ateş elementinden
başlayarak her element için şunları söyleyerek elementi temsil eden
öğelere değdirin (ateş elementi kısmında dikkatli olun, mumun üzerinden
ateşe değmeden geçirmeniz yeterlidir. Aksi taktirde ritüel aracınıza
zarar verebilirsiniz)

“ (Elementin adı)’nın ruhu ve gücü ile (ritüel aracınız)’ı kutsuyorum!”

Tüm elementler için bu işlemi yaptıktan sonra, ritüel aracınızı elinize alın, sunak önünde diz çökerek şunları söyleyin:

“Kutsal
Tanrıça’m, bu (ritüel aracınız)’ı kutsa, verimli kıl ve senin gücüne
yaraşır hale getir! (Ritüel aracınız)'dan hiçbir varlığa zarar gelmesin.
Bu aracı senin hizmetine adadım, hizmetine kabul et!”

“Güçlü
Tanrı'm, bu (ritüel aracınız)’ı kutsa. O’nu ve onunla yapacağım işleri
kolla ve gözet. Senin hizmetin altındayken ondan hiçbir varlığa zarar
gelmesin. (Ritüel aracınız)’ı kutsal amaçlar dışında kullanmayacağıma
and içerim. Bu aracı senin hizmetine adadım, hizmetine kabul et”

“Kutlu olsun!!!”

Çemberi
kapatın. Daha sonra ritüel aracınızı güneş görmeyecek bir yerde
saklayın ve sizden başka insanların ona dokunmasına izin vermeyin.


Bölüm 6: Büyü Alıştırmalarına Geçiş

Artık belirli bir seviyeye geldiğiniz için basit büyü alıştırmalarına geçebiliriz.
Şimdi
enkleri kullanmayı anlamlarını öğrenmişsinizdir.Meditasyon sebebiyle
çakralar açılmış bilinç düzeyine ulaşılmştır.Bu yazıda ilk öğreteceğim
meditasyon enerji kanallarının açılmasını ve enerji aktarımını
sağlayacak.
Meditasyon halini alın ama sakın yatmayın oturun
bunda.Ellerinizi öne doğru uzatın.Şimdi gevşemeye başlayın,tüm günün
yorgunluğunu üstünüzden atın.Şimdi tepe çakranızdan bir enerji giriyor
bedeninize,gökten geliyor bu enerji.Alın çakrası ve kalp çakrasında
merkez buluyor.Kalp çakrasından ellere doğru koldaki enerji
kanallarından geçiyor ve ellerinizden dışarı çıkıyor.Yaklaşık 20 dk buna
konsantre olun.Ellerde karınca hissederseniz korkmayın normaldir.
Bu meditasyonu bir hafta uygulayın(en az süre bu enerjiyi hissedene kadar uygulamanız gerek aslında).
Sıra geldi renklerin kullanımına.Mesela bir yeriniz ağrıyor oraya şifa gönderelim hadi.
Ellerinizi
ağrıyan yerin üstüne doğru tutun.Gözlerinizi kapatın ve enerjinizi
yoğunlaştırın.Yeşil bir ışık akımı ellerinizden çıkıp sorunlu bölgeye
işlesin.enerjinin yeterli olduğunu düşündüğünüzde bırakın iyileşmeyi ilk
denemeden göremeyebilirsiniz yada etkileri ama pes etmeyin ve renk
majisini kullanın günlük hayatta(not kara büyüleri ve siyahı kullanmayın
beklein daha çok zaman var)
Şimdi altarınızı kurun ve açın(sitenin diğer bölümlerinde bulabilirsimiz)
elementleri
çağırın.Şimdi işiniz daha basit doğanın gücünü çağırdık ve dört
elementi invoke ettik.Şimdi ellerinizi sunağa doğru uzatın ve dileğinizi
3 defa söyleyin.Kısa bir dua ile elementleri invoke edin örneğin
Büyümün tutması için sesleniyorum toprağa
Süreci hızlandırsın hava
Ateş gibi parlasın
Dalgalarla derinlere işlesin
Sayınca elementlerin isimlerini
Göreceksin büyünün işlediğini
KUTLU OLSUN(burası kalıptır her büyüden duadan sonra söylenir)
Sırada
öğrenmeniz gereken mum majisi ona witchcraft bölümündeki diğer
yazılardan ulaşabilirsiniz o yüzden yazma gereği duymuyorum yalnızca
küçük bir bilgi vereyim
Mum majisinde mumlar iki şekilde kullanılır.
*Hedefe
enerjiyi iletmek:Mum yağla kutsanır.Dilek söylenir ve yanması için
bırakılır mumun tamamı bitene kadar söndürülmez kendi kendine
sönmelidir.
*Ortama niyetle ilgili enerjiyi çağırmak:Büyünün
yapılacağı çember içine veya etrafına gerekli mumlar yakılır.Yağla
kutsanmasına gerek yoktur.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:34

Terimler ve Tanımlar
-- A --

Athame
Cadıların Bıçağı ya da kılıcı.Geleneksel olarak 25 santimetre uzunluğunda çift ağızlı siyah saplı bıçak, athame elementleri ve diğer enerjileri çağırırken uzaklaştırırken kullanılır.Athameyle yalnızca hava ya da Nikah Akdindeki düğün pastası kesilmelidir


Ayin

Kendi içerisinde bir bütün olsa da çoğunlukla tek başına yapılmayan küçük bir ritüel, örneğin Şarap ve Kek Ayini. Bir arada yapılan ayinler dizisi bir ritüel oluşturur

--B--

Beş Köşeli Yıldız ( Pentagram )

Daire içerisinde olmayan beş köşeli yıldız. ( bkz. Daire içinde beş köşeli yıldız)

Bilgi ( Lore )

Nesilden nesle aktarılan bilgi. Başlangıçta sözlü bir gelenekken eski bilgilerin birçoğu artık kitaplarla aktarılmaktadır. İçinde bulunduğumuz bilimsel çağda batıl inanç olarak görülen birçok kadim bilginin doğruluğu yavaş yavaş kanıtlanarak kabul edilmektedir.

Boline

Beyaz saplı bıçak. Cadıların çalışırken ve bir şey , örneğin ot kesmesi ya da bir simge oyması gerektiğinde kullandığı bıçak.


Buhurdan

Yanan Kömür ateşini ve gevşek tütsüleri yakmak için tasarlanmış ateşe dayanıklı kap.

Büyük Ayin

Tanrıçayla Tanrının simgesel birliği. Cogunlukla kadeh ve athameyle gerçekleştirilir ama birlikte çalışan ortaklar bazı inisiyasyon türlerinde istisnai durumlar olabilir.

Büyüler ve Büyü Zanaatı

Büyü, belirli bir Majik niyeti gerçekleştirmek için tasarlanmış bir dizi davranış ve / veya sözlerdir. Büyü zanaatı, bu davranışların ne zaman ve nasıl yapılacağını bilme becerisi, bilgisi ve bilgeliğidir.
-- C --

Cadılar Meclisi

Üç ya da daha fazla cadıdan oluşan grup ( iki kişilik olsaydı ortaklık olurdu.) Bazıları " gerçek " bir Cadılar meclisi altı kadın , altı erkek ve bir Yüksek Rahibeden oluşmasını gerektiğini düşünse de Cadılar Meclisinde ki kişi sayısı değişir. Cadılar Meclisi, Cadıların aile grubudur.

Cadıların Rün Taşları

Bereket, birlik , çelişki , uzaklık, yaşam , yavaşlama, Güneş ve Ayı temsil eden ve fal bakmaya yarayan sekiz adet taş.

-- Ç --


Çalı Süpürgesi

Cadıların geleneksel süpürgesi. Nikah Akdi sırasında bir " yaşamdan " diğerine geçişi simgelemesi üzerine atlanılan bereket simgesidir. Ayrıca Çemberi simgesel olarak süpürmek içinde kullanılır.

Çember

Birbirine elementlerin yönünde bağlı olduğu dört ana yön - kuzey,güney,doğu,batı.
-- D --
Daire İçinde Beş Köşeli Yıldız ( Pentakl )

Uçları daireye değen ama daireden dışarı çıkmayan beş köşeli yıldız.
Çemberin gücüyle birlikte beş elementi bir arada oluşturduğunu simgeler.
Birçok Cadı beş köşeli yıldızı üzerinde taşır, ama bunu taşımak aynı zamanda moda olduğundan taşıyıcının zanaattan olup olmadığını anlamak zordur.

Değnek (Asa)

Sahibinin önkolu uzunluğunda bir tahta parçasıdır. Bazı geleneklerde Değnek yalnızca athamenin olmadığı durumlarda , başkalarında ise Değnek ve Athame dönüşümlü olarak kullanılır.

Deosil

Saat yönünde ya da Güneş yönünde Kutsal alanınızı kurarken ve içinde çalışırken bir şeyi çözmediğiniz sürece mutlaka deosil yönde hareket etmelisiniz

Dönüm Noktaları

Doğum, evlilik ve ölüm gibi yaşamın bir evrseinden bir diğerine geçişi belirleyen ayinler. Zanaatta ki adları - Ad koyma , Nikah Akdi ve Geri Dönüş - yaygın olarak kullanılanlardan farklıdır ve Cadıların bu olaylara verdikleri farklı önemi yansıtır. Başka Dönüm Noktaları da vardır ama bunlar günümüz Zanaatında bile fazla yaygın değildir.

-- E --

Elementler

Elementler' terimi çoğunlukla Toprak , Hava , Ateş ve Suyu belirtmek için kullanılır. Ancak Beşinci element olan ve Çembere kendimizin çağırdığı Ruhunda unutulmaması gerekir. Elementler Zanaatın yapıtaşlarıdır ve ayrıca, kendi görünüşümüzün yanı sıra çevremizdeki enerjileri ifade eder

Esbat

Cadıların Dolunay toplantıları ya da çalışmaları için kullandığı terim

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:34

Cadılık Dersleri 1.-2.-3. Bölümer
Cadılık Dersleri 1. Bölüm

Öncelikle iç ve dış dengenizi sağlayın.Davranışlarınız tutarlı olsun ve düşünün.cadılık ve diğer bir çok mistik kültte kişi başlangıçta düşünür nedenler,niçinler ve sonuçlar.neden cadı olmak istiyorsun?neden bu yola girmek istiyorsun?ve cevaplara bakın ama dürüst olun kendinize.
Şimdi eğer kararınız kesinse konsantrasyon çalışmalarına başlayın.meditasyon yapabilirsiniz öncelikle çünkü meditasyon sizin iç dengenizi kurmada,konsantrasyonu geliştirmede ve yolunuza nasıl devam etmeniz gerektiğine karar vermenize yardımcı olur.örnek bir meditasyon tekniği veriorum aşağıda
Rahatça oturun ve sözsüz hafif bir müzik koyun(ben ney müziklerini tercih ediyorum).bir mum yakın ve mum alevine konsantre olun.derin nefes alın nefesin içinizden geçişini hissedin.yavaşça verin nefesi.zihninizi dinginleştirmeye çalışın.karışık düşünceler gelirse onlarla savaşmayın onlar kendileri yok olacaklar zaten.nefes alıp verirken bedeninizi gevşetin.her nefesinizde aldığınız nefesin beyaz bir ışık olduğunu çıkarken bedeninizi temizlediğini düşünün.ilk çıktığında kapkara olacak sonra daha siyah olacak ama önceki kadar değil.tamamen beyaz olduğunu düşünene kadar nefes alın.Bu meditasyon yaklaşık 20 dk sürecektir.
Ayrıca elementlerle,doğa ile bütünleşmelisiniz.cadılığın temelinde doğa ile bütünleşmek,evrensel enerjiyi bu şekilde kullanmak vardır.havayla,ateşle,toprakla,suyla bütünleşin.aydınlık ve karanlıkla bütünleşin.bunun için kendi kullandığım çalışma aşağıda
Öncelikle bilmeniz gereklidir ki her elementin bir yönü ve temsil ettiği renk vardır.bunlar:
Doğu:hava:sarı
Güney:ateş:kırmızı
BatıConfusedu:mavi
Kuzey:toprak:yeşil
bunu öğrendiğimize göre çalışmaya başlayabiliriz
Rahatça uzanın bedeninizi gevşetin günlük sıkıntıları unutmaya çalışın ve bir element seçin bütünleşme çalışması için(öncelikle kendi burç grubunuzdan başlamanızı tavsiye ederim).diyelimki suyu seçtiniz başlangıç için.etrafınızın tamamen mavi ışıklardan oluştuğunu düşünün.ama her tarafı kaplamış bunlar her yer masmavi.içinde herşey bir bütün hepsi mavi yalnız siz mavinin içinde değilsiniz.ayaklarınıza konsantre olun ve mavi yapın bedeninizi parmak uçlarından başlayarak.yavaşça çevrenizdeki o maviliğe karışsın bedeniniz.ayaktan başa doğru.çalışmayı bitirdiğinizde kalkın farkı hissedeceksiniz ve en az bir hafta bu şekilde düzenli olarak çalışın.daha sonrada diğerlerini yapın her elementinkini.
Ayrıca doğa içine hediyeler bırakın.mesela toprağa bir elma gömün ve onu toprağa hediye ettiğinizi söyleyin.ateşe birazcık süt veya şarap dökün hava için biraz tütsü yakın su için bir nehire denize çiçekler bırakın
Evinize bir bitki ekin.mesela bir saksıya sevdiğiniz bir çiçeği.bununa hergün konuşun ve onunla bir olun.suyunu verirken onu ne kadar sevdiğinizi söyleyin,meditasyon yaparken onun yanında yapın.yani onunla bütünleşin.

Cadılık Dersleri 2. Bölüm

Evet sevgili cadı adayları umarım bol bol meditasyon yapmışızdır.Şimdi takın sepeti koluna hadi cadılar ormana.
Orman doğa ile bütünleşme meditasyonları için gayet uygun bir yerdir.Şimdi size benim ürettiğim ve ağaç meditasyonu adını verdiğim bir meditasyonu anlatacağım.
Ormana gidin.Üzerinizde rahat kıyafetler olsun.Bir ağaca yaslanın ve oturun.Gevşemeye başlayın.Ağacı hissedin,onun nefes alışını hissedin,salınışını hissedin.Onunla beraber nefes alın.Hışırtıya konsantre olun.Şimdi yavaş yavaş ağacın içine geçiyor onunla bütünleşiyorsunuz.Gevşeyin...Ayaklar ınız ağacın kökleriyle bütünleşiyor,gövdeniz gövdesiyle,kollarınız dallarıyla bütünleşiyor.Ağaçla bütünleşene kadar devam edin böyle(Gerçekten ağacın içine geçmiyorsunuz tabiki burada kastettiğim bunu hissedin.).Şimdi kökleriniz aracılığıyla bedeninizdeki negatif enerjiyi toprağa atın ve topraktan pozitif enerji alın.Kalktığınızda yeniden doğmuş gibi olacaksınız.
Şimdi aletlerinizle bütünleşmeniz onları kullanabilmeniz gerek.Önce atheme ile bütünleşin.Atheme siyah saplı,çift tarafı keskin ritüel bıçağıdır.Atheme ile hiçbir şey kesilmez,ona sizden başkası dokunmamalıdır.Atheme cadının iradesidir,gücüdür.Atheme ile enerji kontrol altına alınır.Elementi ateştir(bazı kaynaklarda hava der ben ateş olarak alıyorum).Ayrıca bir cadı ile olarak ateş olur.Ateş duygulardır.Ateş yaşam ve ölümdür,sevgi ve nefrettir.Ateş kontroldür.Bütün medeniyetler ateşle başlar.Ateşle ruhunuzda kendinize bile itiraf edemediğiniz yönlerinizi aydınlatın,kendinizi bulun,kabullenin,sevin.Ateşle sizin gelişiminizi engelleyecek olanları yakabilirsiniz,size yarar sağlayacakları ısıtıp koruyabilirsiniz.Ateşi kullanarak hem saldırabilir hem savunabilirsiniz.Ateş kontroldür.Duygularınızı kontrol etmelisiniz.
Şimdi bunları öğrendiğinize göre athemeyi kutsamayı öğreneceksiniz.Athemeyi kutsama ritüeli örneği veriyorum bir tane.İstediğiniz yeri size göre uygun olanla değiştirebilirsiniz ekleme yapabilirsiniz(hareketleri ve araşları değil ama sözleri değiştirebilirsiniz.Aynı anlam ve amacı taşısın yeter,aynı sözleri sevdiğiniz bir dile çevirip o dilde de kullanabilirsiniz).Malzemeler;
1-siyah mum
2-beyaz mum
3-pelin otu (toz halinde)
4-tuz
5-su
6-su kabı
7-atheme
8-pentakl
9-tütsü
10-kibrit(çakmak kullanılmaz)
Önce beyaz mumu yak ve de ki''Doğa Ana'nın gücünü çağırıyorum''.Sonra siyah mumu yak ve de ki''Kutlu olsun''.Tuzu su dolu kaba dökün deyin ki''Doğa Ana'nın gücünü çağırıyorum bu suya''.Sol elinizle saat yönünde karıştırın tuz eriyene kadar.Bu surada beyaz ışıkların suyu doldurduğunu düşün.Sonra bıçağı eline al.Kolunun uzanabildiği kadar yukarı kaldır ve de ki''Havanın,ateşin,suyun ve toprağın gücünü çağırıyorum''.Bıçağı suyun içine sokun ve deyin ki''Suyun ve toprağın gücüyle kutsansın''.Bıçağı tütsüye ve mumlara tutun(mumun alevine değip metali kararmasın dikkat!!!) deyin ki''Havanın ve ateşin gücüyle kutsansın''.Sonra bıçağı kalbinize yaklaştırın.Onunla beraber beyaz bir ışıkla dolduğunuzu düşünün.Deyin ki''Bu alete yaşamın gücünü çağırıyorum.Benimle beraber,irademle beraber.Kutlu olsun''.Sonra sunağın üzerine pelin otu ile bir çağrı pentagramı çizin üzerine bıçağı koyun.Avuçlarını bıçağın üzerinde tutun ve deyin ki''Doğa Ana'nın mührünün gücünü çağırıyorum.İrademle kutlu olsun''.Sonra bıçağı ay ışığı alabileceği bir yere koyun ve bütün gece orda bırakın.Diğer dolunaylarda üzerine birkaç damla tuzlu su damlatıp kutsanmasını dileyin ve dolunay ışığında bırakın.
Diğer aletlerinizi kutsama ritüellerinizi kendiniz oluşturabilirsiniz buna göre diğer aletlerin listesi;
*Kadeh(su elemntidir altarın batısında durur,Ana'nın rahmidir)
*Pentakl(Toprak elementinin sembolüdür.Altarın tam ortasında durur.Ana'nın gücüdür.)
*Mum(Ateş elementidir.Altarın birçok yerinde bulunabilir)
*Asa(hava elementinin sembolüdür.Altarın doğusunda bulunur)
*Süpürge(hava elementinin sembolüdür.Altarın doğusuda durur.Ortamdaki negatif enerjiyi yok ettiğine inanılır)
Şimdi diğer kendi öğrenmeniz gereken ritüeller.Bunları sizin araştırmanızı emek harcamanızı istiyorum çünkü hazırlop bilgilerin değeri pek bilinmez.
*Dolunay ritüeli
*yeniay ritüeli
*karaay ritüeli
*sabbats ritüelleri
Ayrıca renklerle çalışma ve renk majisini,renklerin majikal kullanımlarını araştırıp öğrenin.
Bu arada kendinize bir gölgeler kitabı yapın.Onu kutsayın.Ritüel notlarınızı,meditasyon notlarınızı yazın.


Cadılık Dersleri 3. Bölüm

Artık belirli bir seviyeye geldiğiniz için basit büyü alıştırmalarına geçebiliriz.
Şimdi renkleri kullanmayı anlamlarını öğrenmişsinizdir. Meditasyon sebebiyle çakralar açılmış bilinç düzeyine ulaşılmştır. Bu yazıda ilk öğreteceğim meditasyon enerji kanallarının açılmasını ve enerji aktarımını sağlayacak.
Meditasyon halini alın ama sakın yatmayın oturun bunda. Ellerinizi öne doğru uzatın. Şimdi gevşemeye başlayın, tüm günün yorgunluğunu üstünüzden atın. Şimdi tepe çakranızdan bir enerji giriyor bedeninize, gökten geliyor bu enerji. Alın çakrası ve kalp çakrasında merkez buluyor. Kalp çakrasından ellere doğru koldaki enerji kanallarından geçiyor ve ellerinizden dışarı çıkıyor. Yaklaşık 20 dk buna konsantre olun. Ellerde karınca hissederseniz korkmayın normaldir.
Bu meditasyonu bir hafta uygulayın (en az süre bu enerjiyi hissedene kadar uygulamanız gerek aslında).
Sıra geldi renklerin kullanımına. Mesela bir yeriniz ağrıyor oraya şifa gönderelim hadi.
Ellerinizi ağrıyan yerin üstüne doğru tutun. Gözlerinizi kapatın ve enerjinizi yoğunlaştırın. Yeşil bir ışık akımı ellerinizden çıkıp sorunlu bölgeye işlesin. Enerjinin yeterli olduğunu düşündüğünüzde bırakın iyileşmeyi ilk denemeden göremeyebilirsiniz ya da etkileri ama pes etmeyin ve renk majisini kullanın günlük hayatta (not kara büyüleri ve siyahı kullanmayın bekleyin daha çok zaman var).
Şimdi altarınızı kurun ve açın (sitenin diğer bölümlerinde bulabilirsimiz)
elementleri çağırın. Şimdi işiniz daha basit doğanın gücünü çağırdık ve dört elementi invoke ettik. Şimdi ellerinizi sunağa doğru uzatın ve dileğinizi 3 defa söyleyin. Kısa bir dua ile elementleri invoke edin örneğin
Büyümün tutması için sesleniyorum toprağa
Süreci hızlandırsın hava
Ateş gibi parlasın
Dalgalarla derinlere işlesin
Sayınca elementlerin isimlerini
Göreceksin büyünün işlediğini
KUTLU OLSUN (burası kalıptır her büyüden duadan sonra söylenir)
Sırada öğrenmeniz gereken mum majisi ona witchcraft bölümündeki diğer yazılardan ulaşabilirsiniz o yüzden yazma gereği duymuyorum yalnızca küçük bir bilgi vereyim
Mum majisinde mumlar iki şekilde kullanılır.
*Hedefe enerjiyi iletmek: Mum yağla kutsanır. Dilek söylenir ve yanması için bırakılır mumun tamamı bitene kadar söndürülmez kendi kendine sönmelidir.
*Ortama niyetle ilgili enerjiyi çağırmak: Büyünün yapılacağı çember içine veya etrafına gerekli mumlar yakılır. Yağla kutsanmasına gerek yoktur.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:35

"ens" yapımı
Ens
Paracelsus'e göre Ens en güçlü ve aynı zamanda yapımı en kolay ilaçlardan biridir. Ens, veya entia (çogul) bizi etkileyen bir tesir veya prensiptir ve somut ruhsal, psişik ve fiziksel bir cisimdir. Bu tür beş prensibin içimizde hastalığa neden olduğu söylense de, Bitki Aleminden yaratılan ens tentürü bu dengesizlikleri düzeltip, bize fiziksel ve psişik sağlık verirler.
Bir yazara göre: "Ens yapıldığı bitkinin en yüksek inisiyatik erdemini açığa çikarir."
Ruhsal İnisiyasyon
"Ruhumun tüm şevkiyle önerdigim tek inisiyasyon bizi Tanrının kalbine götürecek ve Tanrının kalbini içimize yerleştirip bizi sonsuz bir evlilikle İlahi Kurtarıcının dostu, kardeşi ve eşi kılan inisiyasyondur. Bu kutsal inisiyasyondan geçmenin başka hiçbir sırrı, esrarı yoktur, bu sadece öz varlığımızın dibine inerek diri, can veren özümüzü ortaya çikarmadan peşini bırakmamaktan ibarettir. Çünkü bundan böyle meyve içimizde ve dışımızda doğal bir şekilde oluşur" -Louis Claude de St.-Martin, 18. asır Fransız mistik ve filozof.
Dolayısıyla, belirli bir bitkinin Ens'ini imal edip sindirdiğimizde aradığımız onun inisiyatik yönüdür. Bu noktaya geldiğinde, bilginler spagirik ilacın özelligi konusunda bazı fikir ayrılıkları arz etmektedirler. En azından bir bilgin bu simyasal ürünün tek amacı inisiyasyon olduğunu iddia etmektedir. Diğer bazıları, özellikle Frater Albertus, Bacstrom ve Manfred Junius bu simyasal yöntemle fiziksel hastalıkları tedavi edici güçlü ilaçların imal edilebileceğini belirtmişlerdir. Bunların arasında orta yeri işgal eden bir görüşe göre ürünü imal eden biri daha çok ruhsal bir fayda görürken, diğer biri ağırlıklı olarak fiziksel bir fayda görebilir. Hermetik gelenekler ve öyküler de bunu ima etmektedir, ayrıca özellikle daha güçlü ve yüksek etkili metalik ve mineral ilaçlar durumunda, ürünün imalinde rolü olmayanların titreşimsel seviyelerinin ani yükselişiyle daha da şiddetli tepkiler gördüğü olasılığını dile getirmektedir. Esas itibariyle denilebilir ki, düzenli bir şekilde ruhsal veya ezoterik uygulamalarda bulunmayan herhangi biri, ya daha fiziksel bir tepki görür, ya da ilacın etkilerine karşi daha şiddetli bir şok yaşayabilir.
Eğer inisiyasyon Ens'in nihai amacıysa, o halde inisiyasyon nedir? Onu neden istemeliyiz?
İnisiyasyonun özelligi çogu zaman onu amaçlayan ve bazen de onu verdiklerini sanan veya intibasını veren kişiler tarafından yanlış anlaşilmaktadır. Bu bağlamda, inisiyasyonun içsel gelişmemizin yeni bir yönünün başlangıcı dememiz yeterli olacaktır. Birilerinin içsel deneyimleri olabilir, ama inisiyasyon bunları ayrı bir yere koyarak işlev, yoğunluk ve amaç açısından gelişken kılabilir. Dolayısıyla, diyebiliriz ki, inisiyasyonun tamamı gelişken içsel deneyimizi yaşamaya ve anlamaya yarar. Ancak burada bir engel yatmaktadır. Birçok okul, tarikat ve cemiyet belirli derecelere çesitli inisiyasyonlar vermektedir, bunların arasında çok güzel ritüeller, derece başlıkları vs. vardır. Ancak olası olarak simya ögrencisi simya etütlerine başlarken bu dışsal inisiyasyonların gelecek olan şeylerin sadece gölgeleri, vaatleri, imalarıdır ve gerçek, hakiki ve kalıcı inisiyasyon sadece içsel olanıdır.
Ancak sorarız, ikisi hep ayrı mıdır? Bütün dışsal ritüeller esas olarak içsel hallerin soluk kopyaları mıdır? Hayır, böyle bir mutlak kural yoktur. Maalesef, bir ritüel inisiyasyonun çalismasi için veya amaçladığı etkiyi başarması için inisiyatör veya kalabalık bir seremonide inisiyatörlerin psişik etkiyi alacak kişiden daha yüksek bir psişik titreşime sahip olması gerekir. Modern toplumumuzda da bu enderdir.
Simyanın Büyük Çalisma dışında kurulu ritüelleri, locaları veya gelişme yöntemleri olmadığı için, ezoterizmin bu şeklinde bütün inisiyasyonlarının içsel olduğu söylenir. Biz kendimizi Büyük Çalismaya inisiye ediyoruz ve Büyük Çalisma bizi daha yüksek (ve derin) şuur hallerine inisiye ediyor. Bu görüşe itiraz edecek olanlar, bu soru üzerinde tefekkür etsinler: "Biz hep kendi inisiyatörlerimiz değil meyiz?" Başka bir deyişle, Yolu başlama, gelişme ve tamamlamanın tek sorumlusu biz değil meyiz? Bizi ileriye doğru iten kendi Yüksek Benliğimiz değil mi? işte bu Yüksek Benliğimiz, meditasyon, rüya ve aniden gelen berrak ilhamlarla bizi inisiye etmektedir. Bu inisiyasyon bizi tekrar Gerçek Belleğimize, Varlığımızın merkezine ve menşeine getirmektedir.
Bu açıdan hiçbir ritüel ve seremoni unsuru olmayan bir inisiyasyondan da geçebiliriz. Bu yaşamımızı tamamen değiştiren ve içsel bir açılışa yol veren ani bir olay olabilir. Hatta etrafımızda oluşan bir kabalistik veya simyasal "yol çalismasi" da olabilir. Ancak sonunda, kelimenin ima ettiği gibi inisiyasyon sadece yeni bir gelişme evresinin başlangıcıdır ve o evre sadece İçsel Üstadimiz, Ruhumuzun kendisi bir sonraki evreye inisiye olduğumuz zaman tamamlanmaktadır. Üstatlik taslayan ve hatta gerçek üstatlardan bir sürü ritüel inisiyasyonları toplamamın hiç gereği yoktur, zira bunlar bir diploma gibi duvara asılacak şeyler değildir. En iyisi tek bir yol üzerinde dikkatimizi toplayıp onu tamamlamamızdır. Bu sürekli her yerde kestirme yollar arayıp hiç bir yere varmamaktan daha iyidir.
Böylece ruhsal içsel halleri arayan bizler, sadece kendimizi inisiyasyona hazırlayıp İçsel Mabedin kapı dibine gidip kapıya vurabiliriz. O ünlü söze anımsayalım: "Kapıyı vur ve açılacaktır; isteyin ve size verilecektir." Kapıya vurabiliriz, isteyebiliriz ve sessizce bekleyebiliriz, ama hiç bir zaman talep edemeyiz. Gerçek içsel inisiyasyon bir kere gelir ve bir kere yaşanır, çünkü gerekli olan bu kadardır, zira şuurumuzda daimi ve kalıcı değişiklikler yaratır. Bu hem geniş çapli, birleştirici, kapsamlı ve evrimsel özelliklere sahip bir değişiklik olacaktır. Bu Israel Regardie'nin Işik, Hayat, Sevgi, Kanun ve Özgürlük (Dört L: Light, Life, Love, Law, and Liberty) dediği spiralle giderek yükselip genişliyor.
Kaç inisiyasyon yaşayacağımız, ister simyasal, kabalistik veya her ikisi olsun seçtiğimiz yolla bağlı. Ama burada dahi, ayrılık fikri içsel farkındalığımızdan ziyada dışsal bilincimizin işleviyle ilgilidir. Boğazımızda takılması veya hazımsızlık geçirmemek için küçük porsiyonlar şeklinde hem ruhsal, hem de fiziksel gıda tüketiyoruz, ama yemeğin sonunda gelişmemiz ve hayatta kalmamız için gerekli olan bütün gıdalar tüketilmiş oluyor. İnisiyasyon aynı olup büyük bir Yaşam Şuurunun küçük lokmasıdır. İçsel inisiyasyon olarak tam gelişmemiz için gerekli olanı alırız, ne fazlasını ne de azını. Bu küçük yaşam kaşikçıklarından ne denli fazla yutacağımız seçtiğimiz içsel Yolumuza ve orada kat ettiğimiz mesafeye dayanıyor. Böylece tekrardan sorumluluk ve yükümlülük bize aittir.
Özet olarak, her bir Şuur planı ve ayrıca her bir alt planı için bir inisiyasyon yaşamaya bekleyebiliriz denilebilir. Bunun matematiksel olarak nasıl sonuç verebileceği tartışmaya açıktır. Bir ekolle göre 12 plan vardır ve bunların yedisi asli ve beşi talidir, ayrıca da her planın 5 alt planı olup, 60 Varlık seviyesi vardır. Oysa ne zaman bir inisiyasyon yaşarsak, aslında yaşadığımız tek bir Varlık vardır ve bizde o tek Varlığın bilinci genişler. Bize açıklanmadan önce, sayılar veya yaratılışta yerimiz konusunda ilgilenmek ruhu değil, egoyu beslemektir.
Kabalistik ekoller, aynı bazı Budist ekoller gibi, on şuur seviyesini tanımaktadır, ayrıca bunlardan her biri de sonlarında birleştirici bir alt plan ve altında dört alt plana bölünür. Böylece her kürenin Toprak, Su, Hava, Ateş ve Ruh yönleri olduğu söylenebilir. İlk iki plan hariç, her plan belirli bir gezegensel seviye, kalite veya güce tekabül eder. Kabala'da bunlar asli ve esas birliği ve yaratılışın ilk evresi olarak genişlemesi, bunları takiben de sırasıyla Satürn, Jüpiter, Mars, Güneş, Venüs, Merkür, Ay ve Dünya sembolik gezegensel değerleri alırlar.
Özellikle ens olmak üzere spagirik tentürlerin özelligi, yogadaki nadiler veya akupunkturdaki meridiyenlere benzer psişik yapı ve anatomimizdeki blokları temizlemektir. Bu ince anatomi yoğun fiziksel madde alem, mutlak alem ve uzantısı olduğu ince psişik alem arasında iletişim sağlar. Yaratılışta boşluk, aralık veya delik yoktur, bunlar sadece bizim doğa konusunda bildiklerimizde vardır. Çogu zaman eterik veya esir denilen bu ince ara seviyede değişiklik yaratmakla daha ince "üst" alemlerden "aşağıdaki" fizik aleme inen enerjinin akış ve kalitesini artırabiliriz.
Her yoğunluk artışında, bir inisiyasyonun gerçekleştiği söylenebilir, ama tabii enerjinin yüksek seviyeye geçici bir sıçrama şeklinde değil, daimi olarak bize açık olması şarttır.
W.E. Butler'e göre bu psişik sinir kanalları aynı zamanda gezegenimizde de "ley" hatları olarak mevcuttur. Doğal yaratılış gücü veya Sanskritçe'de denildiği gibi kundalini giderek daha ince seviyelere yüceltip, sürekli olarak tüm yaratılışı değiştiren güçtür. Spagirik ürünleri yaratıp yediğimiz zaman kişisel evrimsel işlevlerimizi hızlandırıp Doğa'ya yardımcı oluyoruz.
O şöyle demiştir: "Kundalini eterik seviyede madde öncesi nesne üzerine çalisir ve bütün madde ve elementlerin menşei bu madde öncesi nesne olduğu için, eğer Kundalini'yi nasıl ayarlanıp yönlendireceğini bilirsen bu açıdan onlara ulaşabilirsiniz."
Diğer bir yerde şöyle demiştir:
"Kundalini gücü cansız madde dediğimiz şey üzerinde hakimiyet kurmamızı sağlar. Aslında tabii ki, tam anlamıyla cansız madde diye bir şey yoktur. Bütün maddede can vardır, hiçbir şey ölü değildir. Sadece yaşam dereceleri vardır: taşta trans, bitkide uyku, hayvanda uyanma ve insanlıkta bilinçlenme olur. Herşeyin arkasında Tek Hayat vardır. O halde görüyor musunuz içimizde çok potansiyel taşimaktayız."
Ens'in Yapımı
Daha önce anlattığımız temel tentür gibi, her bir yedi gezegen gücü, haftanın her günü için bir Ens tentürü imal edilebilir. Dolayısıyla, belirli bir gezegen tarafından idare edilen otla o gezegenin idare ettiği küre veya dünyaya inisiye olmayı çalisiyoruz. Ama bir sonraki dersimizde anlatacağımız bitki taşina kıyasla Ens'in daha az bir inisiyatik gücü vardır, ama yine de etkilidir. Bitki taşinda dört element: Toprak, Hava, Su ve Ateş dengelenmiştir. Oysa, Ens'te şimdi açıklayacağım sebeplerden dolayı Ateş elementi hakimdir. Ancak burada avantaj, hazırlama usulünün basitliğindedir, zira deneyim derecesi ne olursa olsun herkes Ens tentürü hazırlayabilir.
Başka bir açıdan bakıldığında, Ens'i tentürün sürekli işlemle yüceltildiği ve kalsinlenen (yakılan/ısıtılan) Tuzların işleme ilave edilen iksirlere kıyaslamak da mümkündür. Ancak, ikisirler hemen hemen her zaman birkaç tür bitki de içerir.
Ens'i imal etmek için birkaç yöntem mevcutken, aşağıdaki yöntem basit, güvenilir ve hiç bir özel alet gerektirmemektedir.
Daha önceki çalismada sıralanan aynı malzemeler gerekli olacaktır. Bunlara ek olarak 700 gram potasyum karbonat ve en az 3 cm. derinlikte bir cam tabak gerekli olacaktır.
Potasyum karbonatı ince bir tabaka şeklinde 1-2 cm. kalınlığında can tabağa içine seriniz.
Potasyum karbonat hem kuruyken, hem de akşam üstü nemli havaya maruz kalıp sıvı haline geldiğinde çok dikkat etmek gerek, çünkü zehirlidir ve cildi tahriş edebilir veya burunda yanma hissi verebilir. Onunla çalistiktan sonra, göz veya diğer hassas bölgelerinize temas kurmasını önlemek için ellerinizi iyicene yıkayınız. Potasyum karbonat ayrıca deneyim sırasında kullandığınız tabağın kenarlarında iz bırakacaktır.
Tepsiyi akşam havasına maruz olacağa bir yere koyunuz. Potasyum karbonat (Tartar Tuzu) eriyip sıvılaştıkça akşam havasındaki nemi emer. Bu su veya nem Sanskritçe'de prana denilen Evrensel Ateşin aracıdır ve kolay şekilde ilk veya son bahar aylarında elde edilir.
Gerek kişisel, gerekse de gezegensel Kundalini'yi çesitli seviyelerde harekete geçiren bu Evrensel Ateştir.
Ritüel majiyle konusunda Kabalistik talim görenler, burada sunulan fikirler ile sözüm ona "majikal daire"deki elemental özelliklerle bir benzerlik görürler. Prana (İbranice'de Ruah, Latince'de Spiritus) Havanın (Doğu) taşidığı Dirimsel Yaşam enerjisidir, bundan dirimsel unsuru ayıklayıp çekeriz veya Su (Batı) aracılığıyla Ateş (Güney) olarak yaşarız ve onu Toprak (Kuzey) otunun fiziksel aracılığında yakalarız.
Her sabah sıvıyı içinden süzünüz, güneşe veya yağmur gibi direkt olarak bir su kaynağına maruz kalmasından sakının. Bunu yapmak için bir iğne, şirınga, büyük bir damlalık, kamışçık kullanınız.
Dikkat: Kamışçığı ağızla kullanmayınız!!
150-200ml sıvı süzüldükten sonra ilk Ens tentürüne başlayabilirsiniz. Elekten geçirmek suretiyle bu değerli sıvının fazla kaybını önlemek için onu önce bir kap veya şişede toplayıp sonradan toptan elekten geçirmek isteyebilirsiniz. Unutmayınız: İçinde saklandığı camda da iz bırakacaktır. Civardan daha fazla nem almasını engellemek üzere, sıvıyı bir kavanozda sıkı bir şekilde kapatınız.
50-60 gramlık ince bir toz haline gelecek şekilde dövülmüş otu başka bir temiz bir kavanoza koyunuz ve toplayıp elekten geçirdiğiniz sıvıyı üzerine dökünüz. Yine de önceki çalismadaki gibi bu çalismayi da otu idare ede eden gezegenin gün ve saatinde başlamanız çalismaya güç katacaktır. Bitkiyi tamamen örtecek kadar sıvı ekleyiniz ve sonra iyicene çalkalayiniz. Otun yeteri kadar örtülmesi, otun kuruluk derecesi ve emme kapasite göre ot başina 100 ml ve 200 ml toplanmış bu "Tartar Yağı" gerektirebilir. Eğer elinizde "Tartar Yağı" kalırsa onu ileride kullanmak üzere saklayınız.
İki sıvının karışmasını temin etmek için kavanozun içine eşit miktarda etil alkol (hububat ispirtosu) dökünüz, zira daha hafif alkol yüzecektir. Bu alkol, sıvı koyu kırmızı bir renk aldığında süzülüp çikarilacak olan Ens tentürü olacaktır. Unutmayınız: "Tartar Yağı" yakıcıdır ve yutulması hoş değildir.
Bu sıvının manyetik özelliginden dolayı, kavanozun kapağı metal olmaması önemlidir, veya kavanozun ağzı kapatılmadan önce plastik yiyecek sargısıyla kapatılabilir. Ayrıca, sıvının alacağı psişik teması azaltmak üzere kavanozu alüminyum folyoyla sarabilirsiniz.
Ens Nasıl Kullanılır
Söz konusu gezegen gününün güneş doğumunda başlayan gezegen saatinde tercihen kaynak suyu içeren bir bardağın içine 10 veya yirmi damla akıtınız, eğer bu mümkün değilse o gezegen gününde diğer üç gezegen saatinde de olabilir. Daha önceki deneyimdeki gibi, aynı bir tılsım için uygulandığı gibi, onu da kabalistik veya astrolojik ritüellerle kutsayabilirsiniz.
Ens inisiyatik bir ürün olduğu için, kullanıcının süptil veya astral bedeni üzerinde etkisi olacaktır. Rüyalarınızı dikkatli bir şekilde bir defterde kaydediniz, ayın konumu ve diğer psişik ve tesadüfi olayı da kaydediniz.
Bir Bitki Nasıl Seçilir
Yedi Ens'i aynı anda imal etmeye amaçlamayanlar, ilk kez bir bitkiyi seçerken aşağıdaki hususlara dikkat etmeleri önerilir:
Bir bitkiyi gezegensel etkisinden dolayı seçebilirisiniz, örnegin sizde eksik olan bir özelligi pekiştirmek için.
Ay Ens'i özellikle Yesod olmak üzere, Yetzirah'ın psişik dünyasını açar. Ayrıca, 32., 30., 28. ve 25. yollar gibi Ayla ilgili yol çalismalarinda kullanılabilir.
Alchemia Ens'i (Alchemilla Vulgaris - Lady's Mantle, Not: Turhan Baytop'un Türkiye'de Bitkiler ile Tedavi kitabı dahil Türk Şifalı Bitki kaynaklarında bu otun kaydı yoktur) Netzach-Venüs'ü açar, ayrıca bitki simyası konusunda bilgi verir resmi adı Alchemia bundan dolayı alır.
Güneş Ens'i sezgileri, oto-hakimiyeti geliştirmeye yardım eder, ayrıca Yetzirah'teki Tifaret küresini açar. Briatik aleme (Yüksek Zihin) yönelik açılımlara da meydan verebilir. Ayrıca Güneşle ilgili yol çalismalarda kullanılabilir.
Bir Satürn Ens'i, özellikle Atkuyruğu Otu (Herba Equiseti - Horsetail) 32. yol çalismasinda ve Yetzirah'te Briah-Satürnü açmak için kullanılabilir. Ayrıca Briatik aleme ve Sonsuzluğa yönelik açılımlara da meydan verebilir.
Paracelsus Tarafından Alınan Ens Hakkında Notlar
Franz HartmanIn yazdığı Paracelsus'in yaşam öyküsünde özel bir koleksiyonda bulunduğu iddia ettiği bilinmeyen bir eserde Paracelsus Melissa Ens'in hazırlanması ve erdemlerini anlatmaktadır.
"Esas Ens Melissa (Primum Ens Melissae) şu şekilde hazırlanır: 250 gram potas (potasyum karbonat) alınız ve eriyinceye dek havaya maruz tutunuz (havadan nem çekmek suretiyle). Sıvıyı elekten geçiriniz ve sıvı bitkiyi tamamen örtecegi kadar alabileceği kadar melissanın taze yapraklarını içine koyunuz. Sıkıca kapatılmış bir camda yirmi-dört saat ılık bir yerde kalsın. Sonra sıvıyı yapraklardan ayırıp yaprakları atabilirsiniz. Bu sıvının üzerini 3-5 cm örtecek şekilde etil alkol dökülür ve alkol derin yeşil bir renk alıncaya dek bir iki gün beklemeye alınır. Sonra alkol üzerinden alınır ve saklanır, sonra da kalan alkalin sıvının üzerine tekrar taze alkol konulur, bu işlem renkler alkol tarafından tamamen çekilinceye dek tekrarlanır. Uçan alkolün geride bıraktığı sıvı yoğun bir şurup şeklini alıncaya dek alkollü sıvı damıtılır. Bu kalan sıvı Esas Ens Melissadır, ama damıtılan alkol ve kalan sıvı potas tekrar kullanılabilir. Sıvı potas çok yoğunlaşmış ve alkol güçlü olmalıdır, yoksa karışırlar ve işlem başarısız olur."
Yukarıdaki metine bir not olarak, Hartman, Fransız Kralı Louis XIV'in hekimi Lesebure'un "Kimya Kılavuzu"ndan (Chemischer Handleiter, Nuremburg'de 1685 yılında basılı, sayfa 276) bir alıntı aktarıyor, burada Lesebure Esas Ens Melissa'in sürekli kullanımıyla ilgili şahit olduğunu iddia ettiği bir deneyi anlatmakta:
"En yakın dostlarımdan biri Esas Ens Melissa'yı hazırladı ve bu sırlı çalismanin (arcanum) sonuçlarını bizzat görmeden rahat edemedi, böylece hakkında duyduğu rivayetlerin doğru olup olmadığı konusunda emin olabilirdi. Dolayısıyla deneyleri ilk başta kendisi üzerinde, sonra da yetmiş yaşinda bir kadın hizmetkarı ve nihai olarak evin etrafında yaşlı bir tavuk üzerine uyguladı. Her sabah bu tentürün damlatıldığı bir kadeh beyaz şarap aldı ve on dört gün aldıktan sonra hiç acı çekmeden el ve ayak tırnakları döküldü. Bu deneyi devam edecek cesarete sahip değildi, ama yaşlı kadın hizmetkarına verdi, bu bayan on gün süreyle her sabah Ens'i aldıktan sonra tekrar eskisi gibi adet görmeye başladı. Bu onu çok korkuttu çünkü bir ilaç aldığını bilmiyordu ve sonuçta deneyi devam etmeyi reddetti. Bundan sonra arkadaşim tavuğun yediği yemleri tentürlü şarapla ıslattı, altıncı günde tavuğun tüyleri dökülmeye başlamış, sonunda hiç tüyü kalmamış, iki hafta sonra yeni tüyler büyümeye başlamış. Bunların renkleri çok güzelmiş, başindaki ibik tekrar dik durmaya başlamış ve tavuk tekrar yumurtlamaya başlamış.
Yine bir simya el yazmasını göre, melissa ile farklı bir süzme yöntemle daha az şiddetli bir sonuç alınarak verildiği tavukların yumurta sayısı ve ağırlığı artığı kaydedilmiştir.
Bunları her ne kadar tentürün düzenli kullanımını teşvik etmek için aktarmıyorsak da, bu tür hikayeler simya ürünlerinin şifa verici ve gençleştirici özelliklerini efsanesinin yayılmasına neden olmuştur.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:35

Büyüsel Esanslı Banyo Yağlar
Büyüsel Esanslı Banyo Yağları
Temel Ruhsal Ahenk/Psişik Kavrayış Banyosu Esansı:

Karıştırın:

1 Yemek kaşigi soda
5 damla esanslı yağ (lavanta gibi)
1 limonun suyu veya birkaç damla limon yağı
1 çay kaşigi yağ (tatlı bağdem, buğday, vb.)
10 gr. veya 1/2 fincan deniz tuzu

Aşk, Barışma, Psişik Rüyalar ve Başarı İçin Banyo Tuzları:

Renklerini ve kokularını çesitlendirerek, banyo tuzlarını belli bazı güçlerle donatabilirsiniz. Bol miktarda tuz edinip ihtiyaç duyduğunuz renk ve yağlar ekleyebilirsiniz. Karıştırma zamanı önemli olduğu için tuzu özel olarak odaklarla donatmak amacıyla bu işlemi banyodan hemen önce yapmanız en iyisidir.

Ana malzemeler deniz veya sofra tuzu, karbonat (soda) ve İngiliz tuzu (magnezyum sülfat)'dur. Ve hepsi bir süpermarketten edinilebilir.

3 ölçü ingiliz tuzu
2 ölçü karbonat
1 ölçü deniz veya sofra tuzu kullanın

Ortalama büyüklükte bir küvet için malzemelerden sırasıyla 1,5 yemek kaşigi, 1 yemek kaşigi ve 1/2 yemek kaşigi yeterli olur. Elinizle suyun cildinizi tahriş etmeyecek kadar yumuşak olup olmadığını kontrol edin. Güzel kokulu tuzlarınıza bir baz oluşturmak için beraberce karıştırın. Bunu yaparken, parlak beyaz ışığın, karışımı saf enerji ve maneviyatla kuşattığını görün.

Doğal besin boyası kullanın ve bunu tahta bir kaşikla damla damla karıştırın. İhtiyacınız olan gücü taşiyan uygun renkli ışığın parlaklığını gördüğünüz zaman doğru rengi bulmuşsunuz demektir. Tuzlar hafifce nemli olmalıdır. Renklerin tuza nüfuz edişini seyrederken o anki ihtiyacınızı veya arzunuzu gözünüzde canlandırın. Hayalin gittikçe parlak bir şekilde renklenmesini izleyin;

Pembe, sükunet, dostluk ve uzlaşma içindir
Mor, psişik anlayış ve psişik rüyalar içindir
Mavi, ögrenme ve profesyonel başarı içindir
Yeşil, aşk, duygular ve çocuklar içindir
Sarı, ögrenme ve her türlü iletişim içindir
Portokal rengi, sağlık ve bireysellik içindir.
Kırmızı, tutku ve ayakta kalma içindir.

Mutluluk Yağları

Son olarak esanslı yağları damla damla ekleyin ve bütün malzemeler nemlenene kadar bir kaşikla karıştırın. 1 Fincan tuz için 10 damladan fazla yağ kullanmayın. Pek çok insan 6 damlayı yeterli bulmaktadır ama siz kendi içgüdülerinize göre hareket edin. Aşağıda üç adet karışım ve karışım için ideal güvenli ve çesitli enerjilerle bağı olan esanaslı yağların bir listesi var. Hamileyseniz veya sağlığınız bozuksa bilmediğiniz ürünleri kullanmadan önce her zaman bir doktara, eczacıya veya bir alerji uzmanına danışmalısınız. Kural olarak, bir seferde üçten fazla esanslı yağ kullanmamalısınız. (eğer aynı çesittense, örnegin çiçek yağıysa en fazla dört tane). En iyi malzemeyi bulmak için denemeler yapın. Ölçülü olmak kaydıyla lavanta dışında yağları doğrudan cildinize sürmeyin. Esanslı yağları karıştırırken metal kap kullanmayın.

Psişik Korunma Banyosu için;

3 damla sandal ağacı
2 damla çam
1 damla lavanta

Yüksek Psişik kavrayış banyosu için

3 damla lavanta
2 damla nane
1 damla limon

Aşk Banyosu için;

3 damla gül
2 damla ylang ylang
1 damla neroli

İhtiyacınıza göre yağlardan birini sadece banyo için seçin. Etiketteki direktiflere uyun:

Şifa için: 5 damla okaliptus, lavanta, biberiye (hamilelikte değil), sandal ağacı veya çay ağacı kullanın

Öğrenme için: 5 damla bergamot, limon (ölçülü kullanın, serin ve karanlık bir yerde saklayın), lemongrass, nane (uyumadan önce kullanmayın) veya beyaz kekik (ölçülü kullanın, hamilelikte kullanmayın)

Aşk için: 5-6 damla yasemin, neroli, gül, ıtır veya yılang yılang

Psişik rüyalar ve anlayış için: 5-6 damla yasemin, lavanta, gül veya neroli

Başarı için: 5 damla papatya, buhur, portakal veya paçuli.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:35

Büyüsel Esanslı Banyo Yağlar
Büyüsel Esanslı Banyo Yağları
Temel Ruhsal Ahenk/Psişik Kavrayış Banyosu Esansı:

Karıştırın:

1 Yemek kaşigi soda
5 damla esanslı yağ (lavanta gibi)
1 limonun suyu veya birkaç damla limon yağı
1 çay kaşigi yağ (tatlı bağdem, buğday, vb.)
10 gr. veya 1/2 fincan deniz tuzu

Aşk, Barışma, Psişik Rüyalar ve Başarı İçin Banyo Tuzları:

Renklerini ve kokularını çesitlendirerek, banyo tuzlarını belli bazı güçlerle donatabilirsiniz. Bol miktarda tuz edinip ihtiyaç duyduğunuz renk ve yağlar ekleyebilirsiniz. Karıştırma zamanı önemli olduğu için tuzu özel olarak odaklarla donatmak amacıyla bu işlemi banyodan hemen önce yapmanız en iyisidir.

Ana malzemeler deniz veya sofra tuzu, karbonat (soda) ve İngiliz tuzu (magnezyum sülfat)'dur. Ve hepsi bir süpermarketten edinilebilir.

3 ölçü ingiliz tuzu
2 ölçü karbonat
1 ölçü deniz veya sofra tuzu kullanın

Ortalama büyüklükte bir küvet için malzemelerden sırasıyla 1,5 yemek kaşigi, 1 yemek kaşigi ve 1/2 yemek kaşigi yeterli olur. Elinizle suyun cildinizi tahriş etmeyecek kadar yumuşak olup olmadığını kontrol edin. Güzel kokulu tuzlarınıza bir baz oluşturmak için beraberce karıştırın. Bunu yaparken, parlak beyaz ışığın, karışımı saf enerji ve maneviyatla kuşattığını görün.

Doğal besin boyası kullanın ve bunu tahta bir kaşikla damla damla karıştırın. İhtiyacınız olan gücü taşiyan uygun renkli ışığın parlaklığını gördüğünüz zaman doğru rengi bulmuşsunuz demektir. Tuzlar hafifce nemli olmalıdır. Renklerin tuza nüfuz edişini seyrederken o anki ihtiyacınızı veya arzunuzu gözünüzde canlandırın. Hayalin gittikçe parlak bir şekilde renklenmesini izleyin;

Pembe, sükunet, dostluk ve uzlaşma içindir
Mor, psişik anlayış ve psişik rüyalar içindir
Mavi, ögrenme ve profesyonel başarı içindir
Yeşil, aşk, duygular ve çocuklar içindir
Sarı, ögrenme ve her türlü iletişim içindir
Portokal rengi, sağlık ve bireysellik içindir.
Kırmızı, tutku ve ayakta kalma içindir.

Mutluluk Yağları

Son olarak esanslı yağları damla damla ekleyin ve bütün malzemeler nemlenene kadar bir kaşikla karıştırın. 1 Fincan tuz için 10 damladan fazla yağ kullanmayın. Pek çok insan 6 damlayı yeterli bulmaktadır ama siz kendi içgüdülerinize göre hareket edin. Aşağıda üç adet karışım ve karışım için ideal güvenli ve çesitli enerjilerle bağı olan esanaslı yağların bir listesi var. Hamileyseniz veya sağlığınız bozuksa bilmediğiniz ürünleri kullanmadan önce her zaman bir doktara, eczacıya veya bir alerji uzmanına danışmalısınız. Kural olarak, bir seferde üçten fazla esanslı yağ kullanmamalısınız. (eğer aynı çesittense, örnegin çiçek yağıysa en fazla dört tane). En iyi malzemeyi bulmak için denemeler yapın. Ölçülü olmak kaydıyla lavanta dışında yağları doğrudan cildinize sürmeyin. Esanslı yağları karıştırırken metal kap kullanmayın.

Psişik Korunma Banyosu için;

3 damla sandal ağacı
2 damla çam
1 damla lavanta

Yüksek Psişik kavrayış banyosu için

3 damla lavanta
2 damla nane
1 damla limon

Aşk Banyosu için;

3 damla gül
2 damla ylang ylang
1 damla neroli

İhtiyacınıza göre yağlardan birini sadece banyo için seçin. Etiketteki direktiflere uyun:

Şifa için: 5 damla okaliptus, lavanta, biberiye (hamilelikte değil), sandal ağacı veya çay ağacı kullanın

Öğrenme için: 5 damla bergamot, limon (ölçülü kullanın, serin ve karanlık bir yerde saklayın), lemongrass, nane (uyumadan önce kullanmayın) veya beyaz kekik (ölçülü kullanın, hamilelikte kullanmayın)

Aşk için: 5-6 damla yasemin, neroli, gül, ıtır veya yılang yılang

Psişik rüyalar ve anlayış için: 5-6 damla yasemin, lavanta, gül veya neroli

Başarı için: 5 damla papatya, buhur, portakal veya paçuli.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:35

Wicca için bazı yağ tarifleri
Boynuzlu Tanrıyı onurlandırmak için
Malzemeler:

*2 tutam buhur
*2 tutam tarçın
*1 tutam defne ağacı
*1 tutam biberiye
*1 tutam misk

Küçük bir şişede karıştırın.Ritüeller sırasında Boynuzlu Tanrıyı onurlandrmak için kullanın.


Tanrıçayı onurlandırmak için
Malzemeler:

*3 parça gül yağı
*2 parça gardenya yağı
*1 parça limon yağı
*1 parça lotus yağı
*1 parça amber yağı

Küçük bir şişede karıştırın.Ritüeller sırasında Tanrıçayı onurlandırmak için kullanın.


Dolunay için
Malzemeler:

*13 damla sandalağacı yağı
*9 damla vanilya yağı yoksa vanilya özü
*3 damla yasemin yağı
*1 damla gül yağ

Arkadaşlar yukarıdaki yağların hepsi uçucu yağ olmalıdır.

Bu yağları bir dolunaydan önce temiz bir kap veya ufak bir şişe içinde karıştırın ve dolunay ışığında şarj edin.
Yağı koyacağınız kap mutlaka cam olmalıdır.

Bu yağı dolunay ritüelleri için veya ayın enerjisine ihtiyaç duyduğunuz zaman mumları ya da kendinizi yağlamak için kullanın.


Uyku yağı
Malzemeler:

*1/2 oz taşıyıcı yağ (kayısı çekirdeği kullanabilirsiniz)
*12 damla bergamot
*3 damla lavanta
*3 damla servi

Taşıyıcı yağın içine,bergamot,lavanta ve serviyi karıştırın.Uykunuzun yararını artırmak için,bir kaç damla kulaklarınızın arkasına ve tüm alt çene bölgenizin üzerine fazlaca yayarak sürün.Bunu yatmadan hemen önce yapın.Bu,geceleri zor uykuya dalan insanlar için iyi bir yağ karışımıdır.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   Salı Şub. 24 2015, 23:36

Büyü Ve Mum
majide mumların kullanımı çok önemlidir
nasıl kullanacksınız bakın bakalım

Kirmizi : Enerji,güç,hirs,ates
Mavi : Yaraticilik,iletisim,bilgelik,tedavi,kor unma,su
Mor : Ruhsal ve fiziksel güç,kapasiteyi arttirmak,kavrayis,tutku
Gümüs rengi : Rüyalar,Tanriça’nin mumu,telapati,sezgi,bayansal güç
Pembe : Sevgi,huzur,romantizm,heyecan
Altinrengi : Tanri’nin mumu,saglik,mutluluk
Siyah : Ruhsallik,korunma,negatifligi disari atma
Bakir : Para,büyüme
Sari : Zeka,hatira ve rüyalar,isiga ulasma
Yesil : Bereketlilik,para,büyüme,kariyer,yarat icilik
Kahverengi : Arkadaslik,iyilik,tarafsizlik
Beyaz : saflik,temizlik,ruhsallik,baris,Tanriça
Turuncu : Çekim gücü,harekete geçme,kisisel güç,otorite,güç,tesvik,uyum yetenegi,mutluluk,ani degisiklik
Civit mavisi(açik mavi) : Duygularin temizligi,korkulardan kurtulma.kötü enerjiye karsi korunma



Yönler
Kuzey: Yeşil
Doğu: Sarı
Güney: Kırmızı
Batı: Mavi



Burçlar ve Mumlar


Koç: Kırmızı
Boğa: Kırmızı/turuncu
İkizler: Turuncu
Yengeçc: Sarı/ turuncu
Aslan: Sarı
Başak:Sarı/yeşil
Terazi:Yeşil
Akrep: Mavi/yeşil
Yay: Mavi
Oğlak: Mavi/eflatun
Kova: Eflatun
Balık: Kırmızı/eflatun




Günlere göre mumlar
Pazartesi : Beyaz mum - gümüş cam/kristal kandil
Salı :Kırmızı mum - demir kandil
Çarşamba : Turuncu /eflatun mum - gümüş kandil
Perşembe : Koyumavi mum - kurşun kandil
Cuma İmageembe/yeşil mum - bakır kandil
Cumartesi :Siyah mum - kalay kandil
Pazar :Sarı/altın rengi mum - altın kandil








Mumlarla Maji nedir?
Mumlar belli bir amaç veya kisi için belli bir amaçla yakilabilirler,yukarida da görüldügü gibi
mumlar renklerine göre belli anlamalar tasir.Hangi amaca göre yakacaksaniz ona uygun bir mum seçersiniz.
Mumlar belli bir amaç veya kisi için belli bir amaçla yakilabilirler,yukarida da görüldügü gibi mumlar renklerine göre belli anlamalar tasir.Hangi amaca göre yakacaksaniz ona uygun renkte bir mum seçersiniz.




Malzemeler
Amaca uygun renkde mum
Mumu koymak için uygun bir kandil
Kibrit(yakmak için çakmak kullanilmaz)

Mumu avuçlarinizin içine alin,derin nefes alin,amacinizi gözünüzde canlandirin.
Kisisel enerjinizi avuçlarinizdaki muma verin,enerjinin muma geçdigini hissedin.
Olmasini istediginiz seyi tanimlayacak kelimeleri söyleyin.
Mumu mumluga yerlestirin.
Kibriti yakin ve mumun uzerinde tutun ve mumun ipi tamamen yanana kadar tutun.
Mumu söndürün ama bunu elinizi sallayarak yapin(üflemeyin)
Elinizi mumun atesinin etrafinda tutun ve enerjiyi hissedin.
Bir kere daha dileginizi göz önünde canlandirin.E n önemli detay,imgeleme yeteneginizdir.
Mumu islevini yerine getirmesi için yanar sekilde güvenli biryere birakin.




Bir mumu kullanılabilir hale getirmek için yapılması gerekenler:
Malzeme:
10 damla yağ (zeytinyağı/bebe yağı)
3 damla venus yağı, örneğin Cuma gününün mumu için.
Mumu sol elinize alın. Bu enerjiyi getirmeye yöneliktir.
Sol elin işaret parmağını yağa batırın ve mumun üst kısmından aşağıya doğru sürün ve mumunuzu kutsayın:
Mum güçle dolu,
Bu ritüele kırmızı rengi görene kadar devam edin ve bunu yaparken de şunları söyleyin:
Kutsallık ve kutsal tören için
Kutsallığın içinde ve Tanrı ve Tanrıçaların kutsal isimleri için
NOT:Fitili yağlamayın!

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gölgeler Kitabı-Books of Shadows Örneği
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 4 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Konu Dışı-
Buraya geçin: