AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 İntikamın Şehveti

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Serena Meldex
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Kayıt tarihi : 06/12/12
Yaş : 23

MesajKonu: İntikamın Şehveti   Ptsi Mart 02 2015, 18:06

Güne hiç olmadığım kadar erken bir saatte başladım. Dün öğrendiğim bilgilerden sonra uyuyabileceğimi bile sanmıyordum ama uyumuştum. Tabi sadece dört saat... Fazlasına şimdilik ihtiyacım bile yoktu. İçimi yakan öfke damarlarımı ele geçirdiğinden bedenim enerjiyi sahip olduğum öfkeden alıyordu. Sekiz yıl... Koskoca sekiz yıl geçmişti ailemi anlamsızca kaybettiğim o geceden beri... On yaşında küçücük bir kızken ailem yok edildi. O zamanlar bunun bir cinayet olduğunu kimse bilmiyordu. Esrarengiz yangın olarak gazetelere bile haber olmuştu. Tabi ben bu bilgileri biraz daha büyüdükten sonra öğrenmiş on altı yaşımda ise kazanın aslında uydurmaca olduğunu öğrenmiştim. O günden bu yana da ailemin katili yada katillerini arıyordum. Tito amca her ne kadar beni bu işten uzak tutmaya çalışmış olsa da bildiğimi okuyordum. Hatta en yakın dostum oğlu Ricardo'u bile başıma musallat etmişti sırf uzak durmam için ama yapamazdım. Uzak duramazdım. On sekizinci yaş günümden sadece bir hafta sonra gerçek hediyemi alıştım. Bunu yapanların kim olduğunu öğrenmiştim. Dread ailesiydi ve benim ailemden ayıran... Bende onların hayatlarını karartmaya yemin ettim. Bugün ise ödeşme zamanıydı. Her şeyi Brett Dread planlamıştı yada onun onun ortakları ya da bağlantıları, umurumda bile değildi kim olduğu... İntikamı almak zorundaydım. Şu an öğrendiğim şirketin başında Colin Dread vardı, Brett Dread'in veliahdı. Onlar benim hayatımı mahvetti ise bende onların oğullarının hayatını mahvedecek ve intikamımı alacaktım.

Uzun bir banyonun ardından seksi mini bir elbise giydim. Vücut hatlarımı belli eden seksi bedenimi silaha çeviren türden bir kıyafet. Spor arabama atladığımda şirkete gitmem fazla uzun sürmedi. Oraya sıradan bir ortak gibi gidecek hatta şirkete ortak olacak ve sonrasında onun hayatını karartacak ve bundan sonuna kadar zevk alacaktım. Buluşma saatinden bir kaç dakika sonra şirkete gidip patronun odasına girdikten sonra gülümsedim. Beklediğimden yakışıklı bulduğum Colin'e gülümseyip sandalyeye oturdum.

"Merhaba bay Dread. Umarım Colin demem de sakınca yoktur. Adım Serena buraya Montay şirketi adına konuşmaya geldim..."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Perş. Mart 05 2015, 23:16

Üzgün güzeline yaptığı sürprizden bu yana ona aldığı yüzüğün eşini bir an olsun parmağından çıkarmıyordu. Isabel'in gözlerinde gördüğü hüzün yüzünden kendine olan nefreti hala olduğu gibi duruyordu. Yaptığı bazı şeyleri tam olarak idrak bile edemiyordu. Ona nasıl zarar verebiliyordu. Ona böylesine aşıkken... Akıttığı her göz yaşında canından can eksildiğini hissederken üstelik. Kahretsin bir cevabı yoktu. Daha önce zarar verdiği onca kişiye neden zarar verdiğini çok iyi biliyordu. Bu yapısında vardı, gücünün karanlığı... Üstelik o insanlar umurunda bile değildi. Her birine bilerek isteyerek hatta bundan haz alarak zarar verdiğini biliyordu. Her gece gördüğü kabuslar kafasını daha fazla karıştırıyordu. Isabel ile hatırlamadığı birliktelikleri görüyordu, ağlattığı farklı zamanları gerçeklikten uzak olsa da rüya deyip geçemeyeceği anları... Canı sıkkın olsa da Isabel'e yansıtmamaya çalışıyordu. Zaten günler sonra Isabel eskisi gibi olmaya başladığında kendi içindeki sorunları da yok saydı. Isabel iyi olduğu sürede gerisi umurumda değildi. Üstelik onu koruması gereken çok farklı bir konu daha vardı. Perisi olduğunu söyleyen o herifi tekrar görmedi ama bu durum tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyordu. Bu yüzden gücünden olabildiğince uzak durmaya çalışırken kendini insani işlere yönlendirdi. Bay Dread'den zorla aldığı şirket bu işini göreceğinden son günlerde düzenli olarak yaptığı bir işe dönüşmüştü.

Sabah şirkete geldiğinde sekreter kız tarafından günlük planını aldı. Eskiden olsa bu sekreterle ofis fantezisi yapardı. Ama Isabel den sonra hayatı daha düzenliydi hatta sekreteri de eski kızıl değildi. Yeni kızı ise fiziğinden çok çalışkanlığına bakarak seçtiğinden işleri yolunda gidiyordu. Toplantı saatinde kapısı çalındığında başını dosyalardan kaldırıp giren son derece seksi kıza baktı. Kıyafeti düzgün fiziğini adeta gözüne sokarken ağız sulandırıyordu. Eskiden olsa kızla konuşmak yerine dillerinin dans etmesini tercih ederdi ama hiç bir şey eskisi gibi değildi. Kız konuştuktan sonra gülümsedi.

"Elbette Colin diyebilirsin, Serena... Şirketinize gelecek olursak bende dosyanızı inceliyordum. Eğer ortak olursak karlı bir ortaklığın bizi beklediğini söylemek zorundayım. O yüzden ortaklığa sanırım onay vermeliyim."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serena Meldex
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Kayıt tarihi : 06/12/12
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Cuma Mart 06 2015, 19:49

Nefretim benimle birlikte büyüyen yegane şeydi. Ailemin benden çalındığı o günü uzun süre rüyalarımda tekrar ve tekrar yaşamıştım. Benim ise onlarla ölmemiş olmamın tek nedeni oldukça basit hastalıktı. O gün sırf hasta olduğum için anne ve babamın yanında değildim. Onları hastalıktan dolayı doğru düzgün bile göremediğim bir günün sonunda kaybetmiştim. Eğer onları kaybedeceğimi bilsem onlara doya doya sarılırdım. Hatta gitmelerine bile izin vermezdim belki de beni de yanlarına almaları için onlara yalvarırdım. Ama o gün bunlardan hiç birini düşünmüyordum. Küçücük bir çocuktum sabah yeniden annemin tatlı sesi ile uyanacağını düşünen... Peki şimdi neydim? Aynadaki yansımama bakarken gözlerimdeki karanlığı görebiliyordum. Çoğu insan ise o karanlıktan habersizdi. Sadece en yakın dostum bu bakışların anlamını bilirdi. İntikam için yanan yüreğimi... Kısa bir süre daha kendime baktıktan sonra derin bir nefesle odaklandım. Saniyeler içinde yine göstermek istediğim kişiliğe bürünerek evden ayrıldım. Şirkete gitmem oldukça kısa sürdü ve Dread denen adamın oğlu ile olan görüşmem de başladı. Seksi hareketlerimi ve bakışlarımı kullanıyor olsam da zekice cümleler kuruyordum. Sonuçta sarışın olabilirdim ama aptal değildim. Üstelik yaptığım planlar küçümsenmemeliydi. Çünkü gerçekten de can yakacaktı. Karşımdaki kişi hakkında bir çok bilgi edinmiştim. Bir çok kızın kalbini kıran Colin Dread... Çoğu kişinin adından bile korktuğu adamdı. Şimdi ise en büyük zaafı ile birlikte yaşıyordu, Isabel... Babasının intikamını colinden alacaktım ve onun canını yakmak içinde Isabel'i kullanacaktım. Kelimelerime karşılık duyduklarım ile gülümsedim.

"Ortaklığı kabul ederek doğru bir karar vermiş olursun, Colin. Bence de bu ortaklık iki şirket içinde iyi olacak..."

Sonrasında hafifçe gülümseyerek bacak bacak üstüne attım. Bacaklarım görülmeye değerdi ve Colin'in bakışlarını saniyelik de olsa çekebildiğin için gülümsedim.

"Ortaklık işini hallettiğimizi düşünürsek sıkıcı iş konuşmak yerine istersen sohbet edelim... Tabi bir şeyler ikram edersen memnun olurum. Mesela bir kahve..."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   C.tesi Mart 07 2015, 14:44

Sıradan iş yapmayı düşündüğünde aklına gelen ilk şey şirket olmuştu. Şirkettin başındayken korkunun efendisi kimliğinden biraz daha uzaklaşabiliyordu. Evet hala korkulan biriydi bu gücü içinde olduğu sürece böyle olacaktı. İçindeki güç etrafındaki herkesi o istemese de tedirgin edebiliyordu. Kullandığı zamanlar ise ufak çaplı kalp krizlerine ve ölümlere sebep oluyordu. Korku filminin canavarı olarak devam ettiği yaşamında sadece tek bir ışığa sahipti, Isabel... Bazen hala inanamıyordu. O kız kendisini nasıl olmuştu da bağlamayı başarmıştı. Onunla olduktan sonra hiç bir beden den haz almamıştı. Hatta şimdi bile dışarıdaki kızlar umurunda olmuyordu. Toplantı yaptığı kıza bir kez bile alıcı gözle bakmamıştı ama buna rağmen son derece seksi olduğunu ona bakan herkes gibi kabul etmek zorundaydı. Ortaklığı kabul ettiğine dair bir ışık yaktığında kızın memnun gülümsemesini gördü. İşin aslı anlaşma ciddi anlamda karlı bir işti. Kızın sözleri ile hareketi gözlerini saniyelik de olsa bacaklarına kaymasına sebep oldu. Açıkçası önceki hayatında o bacakların beline sarıldığını ve içinde gidip geldiğini hayal etmesi kolay olurdu ama artık değil.

"A! Gerçekten kalabalık etmişim Serena... Hemen kahve söylüyorum..."

Telefonu arayıp asistanından iki kahve istedikten sonra kıza döndü. Bugün kafası oldukça karışıktı, toplayamıyordu. Az önceki kabalığını unutturmak adına sohbet açmaya çalıştı. Sırf normal olmak adına nazik olmaya çalışıyordu. Kahveler geldiğinde kahvesinden bir yudum aldı.

" Artık sohbete başlayalım. Tito Montay'in bir kızı olduğunu hatırlamıyorum. O yüzden işteki konumu merak ettim. Böyle bir ortaklıkta patronlar asistanları yerine kendileri görüşmek isterler..."


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serena Meldex
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Kayıt tarihi : 06/12/12
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   C.tesi Mart 07 2015, 18:53

Colin Dread... Sayemde hayatının hatasını yapıyordu. Anlaşmayı kabul etmiş olmasından son derece memnun olduğumu yüzüme yansıtırken içten içe gösterdiğim den daha mutluydum. Anlaşma sadece bir aracıydı, onun hayatına daha fazla dahil olabilmem için... Düşmanıma ne kadar yakın olursam o kadar fazla zarar vereceğimi biliyordum. Onun bacaklarıma saniyelik başının ardından bende onu süzdüm. Son derece yakışıklıydı, tıpkı söylendiği gibi... Bir çok kızın altına neden girdiğini anlayabiliyordum. İşin aslı bende altına girmekten memnun olabilirdim. Eğer dedikleri kadar zevk veriyorsa kendimi neden bundan mahrum edecektim? Hem şu anki durumda böyle bir gece ona vereceğim zarar için gerekli bile sayılırdı. Gerçi içten içe alacağım zevke daha çok odaklandım. Kahve istediğimi söylediğim de karşılaştığım mahcup tavırla gülümsedim. Bu iş giderek daha eğlenceli oluyordu.

"Önemli değil, Colin. Yeni ortak olmuş olsak da aynı zamanda şimdiden arkadaş olduğumuzu düşünüyorum kesinlikle sorun değil..."

Söylenen kahveler geldiğinde yudumlamaya başladım. Çok sıcak olduğundan sadece bir kaç yudum alabildim. Açtığı sohbetle gülümsedim. Zekice birden konu açıyordu ve ne diyebilirdim ki kişisel bir soru sorduğu için minnettar olabilirdim.

"Bay Montay beni büyütmüş olsa da öz babam değil. Aile dostlarının kızıyım, şirket konularında bana güvenir o yüzden ben bu işe gönüllü oldum. Hem açıkçası sizinle tanışmak da istiyordum. Hem genç bir patron çok sık karşılaşılan bir durum değil. "

Hafifçe gülümsedikten sonra yeniden kahveden yudum aldım. Sakarlık gibi gösterdiğim üstüme dökme girişiminden sonra ufak çaplı bir çığlık attım. İnleme gibi... Kahve göğüs dekolteme döküldüğü için ellerim hemen o bölgeye gitti elimle serinletmeye çalışırken konuşmaya da başladım.

"Lanet! Çok sakarım, elbisem mahvoldu daha kötüsü yanıyorum..."


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   C.tesi Mart 07 2015, 22:28

Colin’in hayatına karşılık verdiği ödün oldukça ağır gelmişti. Bunun için bir çok kez ölmek istemiş, sevdiği adamdan uzaklaşmaya çalışmış ancak başaramamıştı. Her seferinde ya kalbine yenilmişti ya da sevgilisinin her hareketini anlayışla karşılayarak nazik davranmasına… Onun üzüldüğünü görmeye daha fazla katlanamadığından kendini toparlamak için büyük çaba sarf edip sonunda psikolog yardımı almaya başlamıştı. Süreç zorluydu lakin colin’e olan aşkı başarmasını sağlıyordu. Gün geçtikçe suçluluk hissinden kurtulup kendini arındırarak o bilindik halini geri kazanmaya devam ediyordu. Günleri okul bittiği için psikolog seanslarından sonra sevdiği adamla birlikte geçerken  arada kitaplara olan ilgisi nedeniyle kendini ya bir kitapçı da ya da bir kütüphanede buluyordu.  Sabah erkeği şirkete gittikten sonra kendisi de  öncelikle  psikologuna uğrayıp uzun bir görüşme yaptı. Ardından tazelenmişlik hissiyle biraz gezip alışveriş yaparak kendine yeni güzel mini ve özellikle seksi kıyafetler alarak özlemle  hem korkulan hem de saygı duyulan bay dread’ın yanına gitme kararı alarak şirkete gitti. Onun sevgi dolu kalbini bir tek kendisinin görebiliyor olduğu gerçeği ile gülümseyerek parmağındaki yüzüğe baktı. Colin’in ofisine geldiğinde sekreteri bir görüşmede olduğunu söylediğinden dışarıda bekleme kararı aldığı esnada içeriden gelen çığlıkla kıskançlık ve öfke duygularına teslim olarak içeri daldı.

Kızın yanında duran sevgilisini gördüğünde birkaç dakika duraksadı. Elindeki buz dikkatini çektiğinde tatlılıkla gülümseyerek''Aşkım... Böyle daldığım için üzgünüm. Seni özlediğim için görmeye gelmiştim aslında bekleyecektim görüşmenizin bitmesini ama çığlığı duyunca  kötü bir şey olduğunu düşünüp endişelendim. '' Dedi.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Paz Mart 08 2015, 16:45

Dalgınlığı yüzünden kıza bir ikramda bile bulunmadan direk şirket işlerine yönelmişti.  Normal olmak istiyordu sıradan... Gücünü ise hiç bir şekilde belli etmemek. Sırf bu yüzden kibar olması gerekiyordu. ama bünyesi Isabel dışında herhangi birine kibar davranmaya alışık değildi. Her ne kadar başardığından emin olamasa da mahcup tavırlarla kahve işini halletti. Sonrasında açtığı sohbetle kızı dinlemeye başladı. Serena'nın arkadaş olmaya çalışır tavrını fark ettiğinde bundan memnun oldu. Diğer türlüsünü düşünmek içindeki karanlığı ortaya çıkarırdı. O yüzden arkadaş olmayı memnuniyetle kabul ederken gülümsedi. Kızın açıklamalarını dinledikten sonra kahvesini masaya bıraktı.

"Anladım bu ikimiz içinde iyi olmuş bende yaşıtım biri ile iş konuşmuş oldum. Hem ortaklığın arkadaşlık ile pekişmesi güzel bir durum..."

Konuşmasından sonra yeniden kahvesine odaklanmıştı ki kızın attığı çığlık ile ona odaklandı. Kızın çığlığı inleme gibiydi. Sonraki sözleri ile aceleyle yerinden ayaklanarak mini barın yanında hazır duran buz küplerinin bir kaç tane alıp kızın yanına ilerledi.

"Tenine buz değdir iyi gelir, keşke kahve yerine soğuk bir şeyler isteseymişim..."

Ukala gülümsemesi yüzüne yerleşti.  Pat diye içeri giren kişiyi azarlamak için hazırlanırken Isabel'i görmesi ile aniden dondu. Onun açıklamasının ardından elindeki diğer buzu da Serena'a verdikten sonra sevdiği kadının yanına giderek elinden tutup Serena'nın yanına getirdi. Isabel'in yanağına ufak bir öpücük kondurduktan sonra konuşmaya başladı.

"Sadece ufak bir kaza oldu hayatım. Serena daha iyi misin? Bu arada sevgilim Isabel ile tanış... Hayatım gördüğün kişi de Serana... Şirketimizin yeni ortaklarından Montay şirketi adına burada..."



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serena Meldex
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Kayıt tarihi : 06/12/12
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Perş. Mart 12 2015, 20:57

Colin'in merakı ve sohbet açmaya çalışını memnun bakışlarımla izledim. İntikam olayı olmasa onu şu an öpmeye başlayabilirdim. Dudakları oldukça ilgi çekiciydi, fiziği de öyle... Kesin spor yapıyor diye düşünmeden edemedim. Çünkü giydiği gömleğe rağmen kasları kendini belli ediyordu. Ama tüm beğenilerim onun düşmanım olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Yine de içten içe onu arzuladığımı itiraf etmem gerekiyordu. Kahveleri yudumlarken sakarlık adı altında acı ile inledim. İçten içe onun altında inlediğimi hayal ederek... Kendime laf ederek acımı anlatırken Colin'in hareketlerini gözlemledim. Mini barına giderken onu arkadan görme şansı da elde ettim. Kasları gerçekten güzeldi ve poposu da öyle... Getirdiği buzu alırken elbisemin açık yakasına buzu değdirdim.

"Teşekkür ederim..."

Soğuk buz sıcak tenimde erirken suyu göğüslerime doğru akıyor ve bu tahrik edici bir görüntüye neden oluyordu. Bana yakın durması nefeslerimizin karışmasını sağlarken onu öpmek istedim. Adım atacağım sırada ise gelen kişi ile arzumu bastırdım. Kızla göz göze geldiğim ilk anda onun Isabel olduğunu anladım. Araştırma yapılırken dosyalarda resmini görmüştüm. Colinin koşarak onun yanına ilerleyişini ve kızın bakışlarındaki kıskançlığı izledim. Bu iş sandığımdan daha kolay olacaktı. Kız fazla kırılgan görünüyordu. Colinin verdiği diğer buzu alırken bu kez buzu yanan dilimle emdim. Görüntü hala baştan çıkarıcı olsa da cazibeli olmaktan ziyade yardıma muhtaç kız görüntüsü çiziyordum.

"Şimdi daha iyiyim, Colin. Buzlar için teşekkürler ve tanıştığımıza memnun oldum Isabel... "

Kıyafetimi biraz daha düzelttikten sonra çantamı aldım. Bugünlük bir zafer kazanmıştım hatta iki... Anlaşma yapılmış ve ürkek güzelle tanışmıştım. Her şey plana uygun gidiyordu, harika.

"Anlaşmamız tamamlandığına göre ben artık gideyim. Tanıştığımıza tekrar memnun oldum, görüşmek üzere."

Konuşmamdan hemen sonra ofisten ayrıldım. Bedenimin ateşini biran önce düşürmem gerekiyordu.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Ptsi Mart 16 2015, 23:50

Colin ile olan ilişkileri bir çok sınavdan geçmişti. Üzerine atlayan kız kuzenleri, içinden çıkan karanlık yanı, jace ve aklına gelmeyen daha bir sürü şey vardı. Teyzesi yüzünden her gün aldığı tehditleri ise artık alışmıştı. Ünlü bir modacı olmanın yanında katıldığı bütün ihaleleri alması fazlasıyla göze batıyordu. Olanları görmezden gelip günlük hayatına devam ederken tek dayanağı olan sevgilisini özlediği için soluğu onun yanında almıştı. Duyduğu kadın çığlığı içindeki kıskançlığı körüklerken aklına kötü düşünceler dolmuştu. Hızla odaya daldığında gördüğü kız sinirlerini tepesine çıkartırken öfkeli kelimeleri sevdiği adamın elinde gördüğü buzla sekteye uğrarken kıza daha bir dikkatli baktı. Kıyafetinde gördüğü leke bir şeylerin yanlış gittiği izlenimini verirken odaya dalma nedenini gayet masumane bir şekilde açıkladı. Erkeğinin yanına gelişini sessizce izlerken kıza kötü bir bakış attı. Durum ne olursa olsun ondan hoşlanmamıştı. Eline değen elle dikkati karanlık prensine kayarken yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi. Kontrolü tamamen ona bırakıp yönlendirişiyle kızın yanına gittiklerinde kaşlarını çatıp kıza baktı. Onda isabel’i huzursuz eden bir şey vardı.

Colin’e sarkması durumunda onu zevkle gebertebileceğini düşünürken duyduğu kelimelerle yüzüne gayet masumca duran bir gülümseme yerleştirdi. Psikolog ona normale dönmesi için yardımcı oluyordu evet ve isabel gün geçtikçe eskisi gibi oluyordu lakin görmezden gelmeye çalışsa da  kesinlikle bir parça değişmişti. Her zamanki ses tonuyla  ''Tanıştığımıza bende memnun oldum serena. Umarım iyisindir '' dese de kız açıkçası umurunda değildi.  Onun gidişiyle rahatlayıp sevgilisine döndü. Odaya girdiğinden beri ilk defa gerçekten gülümseyerek  ''Merak ediyorum bay dread programınızda bana ayırabileceğiniz bir boşluk var mı acaba? '' diye sorup muzipçe baktı.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Paz Mart 22 2015, 23:03

Serena'nın çığlığından sonra kendini ona yardım ederken buldu. Bu hiçte normal bir şey değildi. Birine yardım etmek, ama bir gerçek vardı. Bunu bile Isabel'i düşünerek yapıyordu, eskisi gibi olamazdı. Jared isimli o perinin söylediklerinden sonra dikkatli olmak ve sıradan olmak zorundaydı. Serena'a buz verirken aralarındaki ani yakınlıkla kızın parfümünün kokusu genzini doldurdu ve parfümün gizlediği kendi kokusu. Güzel kokuyordu ve bu yakınlık kafa karıştırıcıydı. Arzu olmadığı acıktı sadece erkeklik hormonlarını uyarıyordu. Kapının anide açılması ile kendini toparladığında karşısında kadınını gördü. Olan tüm açıklama ve konuşmalardan sonra Serena'nın gidişi ile gözleri Isabel'i incelemeye başladı. Uzun zamandan sonra onu ilk kez iş yerinde görüyordu. Normalde randevularından sonra eve döner ve kitaplarını okurdu. Bu bazı şeylerin düzeldiği anlamına mı geliyordu? Eğer öyleyse buna gerçekten memnun olurdu. Isabel'in son adı kullanarak mesafeli cümlesinden sonra onu bileğinden tutup kendine çekti.

"Senin için her zaman bir boşluğum vardır, bebeğim. Ama önce bir saniye."

Hızla gidip kapıyı kilitledikten sonra telefonla sekreterini aradı. Kıza tüm işlerini iptal edip rahatsız edilmemelerini söyledikten sonra sevdiği kadının yanına gitti.

"Artık seninim."

Ardından cevap hakkı bile beklemeden Isabel'in dudaklarına kapandı. Onu ite ite masaya götürdükten sonra masaya oturttu. Elbise askılarını indirip göğüslerini öpmeye başladığında elleri de kalçalarını sıkıyordu. Bir eli kadınlığına ilerleyip çamaşırın içine girdiğinde okşamaya başladı. Islaklığını hissederken daha sertçe okşamaya başladı. Pantolonundan hızla kurtulup içine yerleştiğinde gel git yapmaya başladı. Kalçasını sıkarken dudaklarını öpüyordu. Sonrasında boynuna yöneldi ve hareketini kesmeden fısıldadı.

"Seni çok seviyorum, Isabel..."



_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   C.tesi Mart 28 2015, 00:22

Baş başa kaldıkları ilk anda derin bir nefes alıp onun için yapamayacağı hiçbir şey olmayan, kalbinin ritmini değiştiren adama odaklandı. Artık her şeyi geri de bırakmak istiyordu buraya gelmekle ise ilk adımı atmıştı. Aldığı kararların arkasında durmakta ısrarlıydı. Bu günden sonra hayatını kaldığı yerden yaşamaya devam edecekti. Evinde kitapları arasında boğulup kendine düşünceleri ile işkence ettiği zamanların yerine sevgilisiyle vakit geçirecekti. Bu belki colin’i işlerinden uzaklaştıracağı anlamın geliyor olabilirdi lakin umursamıyordu. Yavaş yavaş o bilindik isabel olmaya başladığını gözlerindeki muzip pırıltılarla belli ederken gülümseyerek kurduğu cümleden sonra sevdiği adamın onu kendine çekmesiyle bedenini ona yasladı. Bir elini yaramaz bir şekilde göğsünde gezdirirken duydukları ile kıkırdayarak ''Buna sevindim aşkım… Çünkü artık eve kapanmak yerine seninle daha sık vakit geçirmek istiyorum… Şimdiden birkaç plan yaptım bile.''  Dedi. Onun gidip kapıyı kilitlemesini sessizlikle izlerken farkında olmadan heyecanla alt dudağını dişledi.

İlk kez pişmanlık duygusundan uzaktı ve onu fazlasıyla özlemişti. Yaptığı görüşme sonrası yanına gelip artık seninim dediğinde bir şeyler söylemek için araladığı dudakları karanlık prensinin dudakları ile mühürlenmişti. Tutkuyla ona karşılık verirken elleri bedeninde gezmeye başladı. Masaya ne ara geldiklerini fark etmemişti. Sevgilisinin çıplak tenine dokunma arzusu ile gömlek düğmelerini çözerken hissettiği her bir dokunuş baştan çıkarttığından inlemeleri kısa sürede odayı doldurmuştu. Erkeği içine girdiğinden dudaklarından bir inilti şeklinde adı döküldü. Dudakları boş kaldığında boynuna kondurulan öpücüklerin arasında duydukları ile aşkla ''Bende seni çok seviyorum sevgilim''  dedi. Dudaklarını hafifçe ısırıp onun tadını çıkartırken ''ve düzelmem bu kadar zaman aldığı için üzgünüm… Ama söz veriyorum bunu telafi edeceğim''  diyerek baştan çıkarıcı dokunuşlarının dozunu arttırdı.  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Çarş. Nis. 01 2015, 21:45

Hayatının aşkı ile tek kaldığı ofis ilk kez gözüne böylesine güzel göründü. Isabel'in tüm o kötü olduğu zamandan sonra burada olmasının ne kadar değerli olduğunu bildiğinden anın tadını çıkarmaya karar verdi. Onun soy adını kullanarak kurduğu cümlenin ardından gerekli bir kaç ayarlama sonrası sevdiği kadını kolları arasına aldı. Sürekli kitaplara gömülen, en ufak şeyde gözleri dolan güzeline uzun süredir rahatça dokunamamış olmanın yarattığı özlemle öpücüğü giderek ateşlendi. Onun karşılığı her şeyi daha iyi bir noktaya taşırken gömlek düğmelerini açmaya çalışan elleri fark ettiğinde çapkınca gülümsedi. Masaya çıkardığı güzelliğin tadını çıkarırken daha fazla dayanamayarak içine yerleşti. Tek beden oldukları o anda bedeni arzudan kıvranıyor olsa da gözlerinde sadece meleğine olan saf aşkı bulunuyordu. Bunu bazen gerçekten anlamıyordu. Ne tür bir kalpsiz olduğunu biliyordu yine de varlığını unutmayı seçtiği kalbi sadece kadınının yanında atıyordu. Aşkı kelimelerle süslenirken Isabel'in sözleri ile gözlerinin içine baktı.

"Özür dileme bebeğim, böyle olmanın nedeni benim yani benim karanlık yanım. Elimden gelse seni bırakırdım, Isabel sırf benden zarar görme diye ama yapamam sana aşığım."

İçine vuruşlarının hızını arttırdığın da tatmin olana dek hareketine devam etti. Sonunda kendini serbest bıraktığında başını meleğinin göğüslerinin arasına koydu. Bacakları hafifçe titriyordu. Kendini onu mutlu etmek için uzun süre kasmış, Isabel'in bir kaç kez tatmin olmasını sağlamıştı. Şimdi biraz kendine geldiğinde kadını kollarına alarak odadaki koltuğa götürüp göğsüne yatırdı. Saçlarını zarifçe okşarken konuştu.

"Biraz dinlenip eve gidip temizlenelim, sevgilim. Sonrasında bugünü kutlamalı ve bence gece dışarı çıkmalıyız ne dersin?"

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   C.tesi Nis. 18 2015, 23:56

Tutkudan koyulaşmış gözleri ile ona bakıp kaybettikleri zamanı telefi edeceklerini dile getirdiğinde duydukları kalbini sıkıştırdı. Bu olanlar onun suçu değildi. Bunu ona açıklayamıyordu ancak vicdan azabı duymasına da izin vermeyecekti. Kendini bir parça ona doğru ittirdiğinde inledi. Sözcükler aklının bir köşesinde cümlelere dökülmek için can atsa da o an içini dolduran erkekliğin neden olduğu ihtiyaç ve duyduğu özlem daha ağır basmıştı. İnlemeleri odayı doldurup sayamadığı kez tatmin olduğunda yorgunluktan ölüyor  olsa da mutluydu.  Sevdiği adamla birlikte yeniden doyuma ulaştığında bedeni infilak etmişti. Nefes nefese bir halde kendine gelmeyi denerken koltukta olduklarını ayrımsadı.

Saçlarındaki dokunuşlar kalbini ısıtırken duyduklarıyla başını kaldırıp gözlerini sevgilisinin gözlerine dikti. Dayanamayıp dudaklarına ufak bir öpücük kondurduktan sonra ''Harika olur derim ama önce senin biraz daha tadını çıkarmak istiyorum. '' dedi. Aklında oluşan değişik fikirlerle tatlı bir şekilde gülümserken ''Fakat öncesinde bir konuda anlaşmamız lazım. Kendini suçlamaktan vazgeçmeni istiyorum çünkü toparlanmamı sağlayan şey sendin. Senin sevgin ve ilgindi. Yanımda olmasaydın bunu başaramazdım. '' Dedi. Üzerinden kalkıp onun elinden tutup ayağa kaldırdı. Muzipçe bakarak ''Şimdi sıra eğlenceli kısımda '' diyerek colin’i sandalyeye oturttu. Odaya girdiğinde boynunda düzenlice duran şimdiyse yerlerde sürünen kravatı alıp erkeğinin ellerini bağlarken ''Güç kullanmak yok.  ''diye belirtti. Onun hayal ederek her şeyi yapabileceğinin bilincinde olarak.

Kendi saçlarını bir arada tuta kumaşı da duyularının hassasiyetini arttırmak adına gözlerine bağladıktan sonra onun kucağına yerleşti. Çıldırtıcı bir yavaşlıkta onu okşayıp dudaklarını teninde gezdirse de bu ona yetersiz gelmeye başladığında bedenini bedenine sürterek kalçalarını hareket ettirmeye başladı. Odaya dolan inlemeler kıkırdamasını sağlarken kulağına  ''Yaramazlık yapmayı sanırım seviyorum'' diyip kulak memesini dişledi. Boynuna inip o bölgeye dişlerini geçirdi. Ardındansa emmeye başladı. Kendini bir parça uzaklaştırmayı başardığında ''Seni bütün kalbimle seviyorum ve istiyorum '' diye fısıldayıp özlediğini belli edercesine dudaklarına kapandı.   

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Ptsi Nis. 20 2015, 00:32

Isabel'in yanındaki varlığı ile günler sonra yeniden mutluluğu tatmıştı. Ona duyduğu saf aşk ve dinmeyen arzu ile ona sahip olurken koltukta dinlenmeleri için güzelini üzerine yerleştirmişti. Bacakları hala sevişmenin etkisi ile titriyordu. Ama şikayetçi değildi hem de hiç. Saçlarını sevgiyle okşarken kadının sesi sessizliği bozdu. Onun düşüncelerini onaylaması ile ardından söyledikleri çapkınca sırıtmasına neden oldu. Onu az önce yeterince tatmin ettiğini düşünüyordu ama Isabel oyun istiyorsa onunla oynamaya her zaman hazırdı. Sonraki sözleri suratındaki ifadenin asılmasına neden oldu. Kendini nasıl suçlamazdı? Kendini kaybederek yaptığı her şeyi hatırlıyordu. Lanet olsun onun yanında neredeyse kuzenlerini becermeye kalktığını da hatırlıyordu. Yine de bunları dile getirip birazcık iyi olan güzelini üzmek istemiyordu. Bu yüzden suçluluğunu kendi içinde yaşarken ona gülümseyip dudaklarına tatlı bir öpücük kondurdu.

"Her zaman yanındayım bebeğim. Söylediğim gibi senden uzak durmaya dayanamam. Seni çok seviyorum."

Kadını üzerinden kalkarken onun yönlendirmesine izin verdi. İçindeki suçluluğu dışa vurmadan onu mutlu etmek adına sessiz kaldı. Oturduğu sandalyede merakla olacakları izlerken kravatı ile bağlanan bilekleri şaşırmasını sağladı. Isabel genel olarak utangaç güzeliydi, fantezileri genelde kendisi yönetirdi. Ama şu an elbette şikayet edemezdi.

"Tamam, hayatım güç kullanmak yok."

Gözleri de bağlandığında bu işin sonunu görür gibi oldu. Isabel aç bir canavar istiyorsa bunu ona seve seve verebilirdi. Bedenindeki öpücükler ve dokunuşlar onu baştan çıkartırken tahrik olmaya başladığını hissetti. Gözleri bağlı olduğu için tüm hisleri en uçta hissediyordu ve bu sınırlarını zorluyordu. Kısa süre sonra hırıltılı bir şekilde inlemeye başladığında ona dokunmak istedi, derinliklerine gömülmek. Ama bağlı elleri elbette buna izin vermedi. Kulağına fısıldanan sözlerden sonra bulunduğu sınırda geçildi.

"Sevgilim beni deli ediyorsun, bende seni istiyorum. Çöz beni, Isabel."


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Isabel Flecther
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 29/05/12
Yaş : 26
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Ptsi Nis. 20 2015, 23:41

Colin’in kendini suçlamaması konusunda yaptığı konuşmadan sonra artık her şeyin geride kaldığını, düzelmeye başladığını göstermek istediği için depresyondayken sık sık okuduğu kitaplardan öğrendiği şeylerin bir kısmını onun üzerinde denemeye karar vermişti. Üstelik bu tür konuları yöneten taraf her zaman o olmuştu. Şimdiyse bunu yapmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyordu. Sandalyeye oturttuktan sonra aldığı söz muzipçe gülümsemesini sağladıktan sonra vakit kaybetmeden işe koyulmuştu. Sevgilisinin bedeninin verdiği tepkiler her zamankinden daha fazla hoşuna giderken kitaplardan okuduklarını daha fazla denemesi gerektiğini düşündü. Kalbini n sahibinin sözleri ile gülümseyerek dudaklarına kapandı. Elleri teninde bir süre daha gezerken ''Hım…  Aslında bu durumu sevdim''  diyerek kalçalarının hareketini hızlandırıp onun kıvranışını izleyip''Kitaplardan öğrendiklerimi daha sık uygulamalıyım kesinlikle zevkli oluyor''  diyerek güldü. Baştan çıkartan hareketlerine devam ederken erkekliğini okşamaya başladı. Onu çözmeyi bir an için düşündüyse de sonradan vazgeçti. Kontrolün elinde olmasını sevmişti. Hem kitaplarda okuduklarının bir kısmında bunun farklı bir deneyim olduğunu öğrenmişti. Bir parmağı sevgilisinin bedeninde yavaşça tahrik edici şekilde gezerken kulağına eğilip nefesinin tenine çarpmasına izin vererek derin bir nefes aldı ve ''Sanırım çözmeyeceğim. Bu sefer rolleri değiştirelim bence''  diye fısıldadı.

Bu konuşma süresi boyunca erkekliğini okşamayı kesmemişti. İkisinin de yeterince baştan  çıktığını düşünüp daha fazla dayanamayarak onu içine aldığında erkeğinin adını inlercesine söyleyip hareket etmeye başladı. Bir süre sonra yorulduğu için onun omuzlarına tutup ondan destek alarak inip kalkışlarını hızlandırdı. İkisi de zevk denizinin içinde kaybolup kendilerinden geçerek rahatladıklarında fazlasıyla yorgun bir şekilde başını onun omzuna yaslayıp nefesini düzenlemeye çalıştı. Biraz toparladığında colin’in gözlerindeki bağı çözdü. Dudaklarına tatlı bir öpücük kondurup geri çekildiğinde gözlerine bakıp ''Sözünü tuttuğun ve okuduklarımı denememe izin verdiğin için teşekkür ederim sevgilim.Bu çok güzeldi. Seni seviyorum''  diyerek gülümsedikten sonra bileklerini çözdü.

Gördüğü kızarıklık ve morluklar içinin acımasını sağlarken üzüntüyle ''Colin be… ben''  diye konuşmayı denedi. O merakına kendini o kadar kaptırmıştı ki böyle bir şeyin olabileceğini görememişti. Bileklerini okşayıp öptükten sonra iç çekerek''Ben böyle olacağını düşünemedim üzgünüm. Özür dilerim. ''  dedi.  

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Colin Dread
Sihirbaz
Sihirbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 23/02/13
Yaş : 26
Lakap : Fear

MesajKonu: Geri: İntikamın Şehveti   Salı Nis. 21 2015, 23:13

Isabel'in şu an burada olmadı bile şaşkınlık yaratırken şimdiki hareketleri kesinlikle afallamasına neden olmuştu. Daha önceki hiç bir sevişmelerinde sevdiği kadından böyle bir hareket görmemişti. Ama şimdi elleri ve gözü bağlı bir şekilde onun bir nevi seks kölesi olmuştu. Her dokunuş, öpücük kıvranmasına neden olurken çözünmeyi diledi. Aşık olduğu kadın ise kesinlikle  aynı fikirde değil gibi görünüyordu. Duyduklarından sonra adını söyleyerek hırlamasına engel olamadı. Arzudan gözü dönmüş olsa da mantıklı bir yanı karşı çıkmaması için yalvarıyordu. Isabel günlerdir karamsar ve kendi yaptığı pislikler yüzünden duygusal olarak acı çekiyordu. En azından bunu bir cezası olarak düşünerek katlanması gerektiğine karar verdiğinde erkekliğinin üzerindeki dokunuşlar yüzünden neredeyse tahrik sınıra ulaşmıştı. Kendini onun içine hissettiğinde arzusu kat ve kat daha da arttı. Kadınının hareketleri ona az geliyordu, daha hızlı olmalıydı. Dişlerini sıkarken konuştu.

"Bebeğim daha hızlı..."

Bu cümle ile omuzlarında hissettiği ellerle Isabel hızlanmış o ise arzusunun içinde kaybolmuştu. Her hareketle bileklerindeki kravattan daha çok kurtulmaya çalışırken zevkin içinde acısını hissettirmiyordu. Ama er hareket tenini tahriş ederken ruhunu karanlığa sürüklüyordu. Kadını nefes nefese tatmin olurken bedeni onun izinden gitti. Hafif kıpırtısından dolayı duyduğu acı ile alt dudağını ısırdı. Bileklerinin mosmor olduğunu hissediyordu. Aynı şekilde acı da tatmin olan bedeninin arzusu dindiği için daha fazla kendini belli etti. Gözleri açılırken yavaşça gözlerini kırpıştırdı. Gözünü ışığa alıştırması zamanını alırken gözleri karanlıktı. Garip bir trans halinde kadınının ipleri çözmesi ile gösterdiği sevgi biraz kendine gelmesini sağlasa da yeterli olmadı. Isabel'in saçlarını kavrayıp sertçe kendine çekti.

"Oyununu sevdim bebeğim, şimdi giyinip evimize gidelim. Sıra benim oyunumda..."

Gözlerindeki karanlık etrafını sararken gücü kontrolünden çıktı. İstemese de aura kendini hissettiriyor ve etrafında bulunan her canlıyı ölümüne korkutuyordu. Isabel giyinirken oda giyindi. Arabalarına bindiklerinde ise son sürat evine sürdü.


[

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İntikamın Şehveti
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Şehir Meydanı-
Buraya geçin: