AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kan Ter ve Gözyaşı Gecesi.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Kan Ter ve Gözyaşı Gecesi.   Paz Ağus. 09 2015, 13:18

[align=center]Kan Ter ve Gözyaşı Gecesi.
Hafif sayılabilecek bir ilk gece sarmıştı içimi. Chaekbi,Chingyeong,Sangyeo süreçlerini geride bırakmıştım.Şimdi sıra en zor olanda  idi benim için Choya… Son derece kusursuz olmalıydı her şey. Artık Yoon Sook Won’idim. Olduğumdan daha fazlası olmak değildi tüm meselem. Tüm meselem ayakta kalmak kadar basit ve yerini korumak isteyen veyahut savunmaya geçen bir asker de değildim. Saf ve genç bir hırsım vardı. İçimde yanan ateş beni yaktığı gibi herkesi yakmalıydı. Olduğumdan daha fazlası, yükseklerin yükseği olmalıydım. İki-üç büyük çaplı entrikayla kralın yatağını süslemek olmamalıydı büyük ödülüm. Çektiğim onca acı nedendi. Güç müydü, para mıydı, hırs mıydı? Bunların hiç biri beni tanımlamaya yetmezdi. Ben hepsinden de fazlasıydım. Benim hikâyem kan, ter ve gözyaşıyla yazılan ve sanıldığından karmaşık bir hikâyeydi.

Çıplak bedenim yer yatağında uzanırken bacaklarımın arasındaki olgun ve heybetli adamı daha da zevklendirmeliydim. Ona yaşamadığı, daha önce tatmadığı hazları tattırmalıydım. Ve yapmaya başlamıştım çoktan. Kral her ne kadar istemese de en başta etraftaki afrodizyak koku ve içirilen iksirlere karşı koyamamıştı. Kısık sesli inlemelerimin tınısı adamı daha da baştan çıkartıyordu. Ellerimi erkeğin kalçasına doğru getirdim. Ve üzerindeki son kumaş parçasını da çıkarmaya koyulunca hafifçe yerinden doğruldum. Öğrendiğim gibi davranmanın da ötesine geçmeliydim. Yapmamam gereken ve normalde de hoş karşılanmayacak gelenek dışı ve hedonistçe şeyler yapmalıydım. Yasak olan uzvu ellerimle avuçladım ve daha da heybetli bir hale getirdim. Öpücüklerin ardından dudaklarımın arasından içeri süzülmesine izin verdim. Tutkulu ve haz olan gözlerle de diğer bir yasağı çiğneyip gözlerimi gözlerine diktim. Hazzım gözlerimin içinden fışkırıyordu. Kuduran adamın içindeki canavarı dışarıya çıkartmıştım. Sertçe geriye doğru itti ve beyaz sıvısını üzerime fışkırttı. Göğüsüm, boynum, yüzümün bir kısmı beyaz bir sıvıyla kaplanmıştı. Sonra onları diliyle temizledi. İyiden iyiye öpücüklere boğdu, göğüslerimin arasında boğulacağını zannettim bir an. İçimdeki gıdıklanma hissinin ardından Hafifçe dizlerimin üzerine kaldırdı. Ve sertçe Zümrüdüanka kuşunu mahrem bölgeye girdi. Seriydi giriş çıkışları ve arkama inen güzel sesler çıkartan şaplaklar kıpkırmızı yapmıştı. Dizlerimi sertçe kırıp yere yatırdı. Sesli bir şekilde içime girip çıkmaya başladı. Sonra hızını alamadı sanki yılların acısını bir gece de çıkartıyordu. Sonra ters çevirdi. Dizlerimden tutup yaptı aynı işlemi. İyiden iyiye pert olmuştum. Sonunda üste geçmeme izin verdi. Sertleşen göğüslerimin üzerinden geçerek kalçalarımı kavradı ve üzerinde hoplattıktan sonra yataktaki kan ile karışan sıvıdan biraz yüzüme sürdü sonunda içimde patlayan bombayla gecenin sona erdiğini düşünmüştüm. Ama durmadı ve defalarca kez denedi aynı şeyi.

Sabah uyandığımda iyiden iyiye pert olmuştum. Üzerimden sanki at arabası geçmiş gibi hissediyordum. Ama erken uyanmak rutinime sıkı sıkıya bağlı idim. Erkenden kalktım ve güzelce yıkandım. Suyun tenime her dokunuşu beni daha da güzelleştiriyor ve bana hayat enerjisi veriyordu. Kurulandım ve esvapçılarım beni giydirdi. Artık kahyalarım, yaverlerim, esvapçılarım, aşçılarım, leydilerim, hizmetçilerim ve muhafızlarım vardı. İlk gece hediyelerim biraz sönük olsa da kraliyet hazinesinden az ödenek ayrılmış olsa da artık majestelerini kendime bağladığıma inanıyordum. Onu öyle sapıkça hazların müptelası etmiştim ki her şeyin lehime döneceğini düşünüyordum.  Kanlı çarşafım ana kraliçeye gittikten sonra her şeyin değişeceğini umuyordum. O geceden sonra kral sık sık yanıma uğrar olmuştu. Bir ay gibi bir sürede hamile kalınca bütün eşler kıskançlıklarını benden alamamıştı. Artık en zor aşamaya geçmiştim. Doğacak olan bebeğim erkek olmalıydı ve doğacak olan bebeğimi her türlü tehlikeden korumalıydım. Artık yalnızca Yoon Sook Won değildim. Artık Kraliyet tohumları içime karışmış, kraliyet kanı taşıyordum. Doğacak bebeğim sayesinde kraliyet kanı kanıma karışmıştı. Kralın tohumlarıyla kutsanmışlığım, kralın kanıyla taçlanacaktım. Artık en asil kanı taşıyordum. Artık basit Soo Ryeong değil, hepsinden de öte hamile bir kadındım.
[/align]

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kan Ter ve Gözyaşı Gecesi.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Fransisco Armani :: Krizantem Günlükleri-
Buraya geçin: