AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kraliyet Meyveleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Kraliyet Meyveleri   Paz Ağus. 09 2015, 14:48

[center]
“ “Tebrik ederim ekselansları, bir ay gibi kısa bir sürede hamile kalmayı başardınız. Umarım bir prens aramıza teşrif eder.” Yarı reverans veren yaşlı bakan Yeong, fazlasıyla sinirini bozmuştu. Daha ilk günden o adamdan haz etmiyordu ve hiç sevmeyecekti. Asla o adamı affetmeyecekti. Artık onun için de potansiyel bir tehdit idi. Kızına rakip kesilmişti bu sefil kadın. Soo Ryeong, onun için bir sefildi. Artık her şey bir oyun olmaktan ziyade büyük bir tehlikeydi. Geri dönüşü olmayan bir yoldaydı. Ya canı, ya kanı denilebilecek tehlikeli sularda yüzüyordu. Müttefikleri düşmanları olmuştu. Soronlar için büyük bir tehlikeydim. Hamile olmam beni daha karmaşık ve zayıf biri haline getirmişti. Geceleri uykum kaçıyor, kabuslar görmeye başlamıştım. Kullandığım pahalı kumaşlar, şifalı bitkilerin haddi hesabı yoktu. Daha ketum ve daha aç gözlü ve daha paranoyak biri olmuştum. Hassalığıma diyecek söz bulamıyorum. Soğukkanlı bir seri katil gibi hissetmiyordum kendimi artık. Ben bambaşkaydım.  Hafifçe gülümsedim muşmula suratına. “ Sağulun Başbakan Yardımcısı Yeong.  Umarım bu iyi dilekleriniz kabul olur.” Çocuğumun erkek doğması için elimden geleni yapmalıydım. Evet yapmalıydım. Kral iki oğlunu da geçen sene kızamık yüzünden kaybetmişti. Benim yıldızımın parlaması sürekli ölüm getiriyordu zaten. Akan kanlar yıldızımı daha da parlatıyordu. Başvurmadığım şifalı bitki, büyü vs kalmamıştı. Vücudumun dengesini bozmuştum. Hamileliğim ilerledikçe eski ucube hallerine dönüyordum. İyice şişmanlamıştım. Ellerim, ayaklarım şişmeye başladı. Baş ağrılarım, bulantım, kansızlığım, tansiyonum… Hepsi alt üst olmuştu. Majesteleri de daha az uğrar olmuştu. Onu alıştırdığım sapıkça hazlar beni de etkilediğini yokluğunda fark etmiştim. Günbegün daha da halsizleşiyordum. Hele doğum daha da yaklaştığında tam anlamıyla bir canavara dönüşmüştüm. Hele de ana kraliçe Choi’nin uzaktan akrabası Choi So-Ui’nin beni zehirletmeye kalkması ve evlat acısına verilip hiçbir şey yapılmamasını hazmedemiyordum.  Choi So Ui’nin oğlunu kaybetmesi, Ana Kraliçe hazretlerinin akrabası olması bu durumu pasif ana kraliçenin özel ricası üzerine sineye çekmiştim. Bu durum beni her ne kadar daha güçlü yapsa da mağduru oynamak, elinde koz taşımak daha kazançlıydı kısa vadede benim için.

Saray son iki büyük entrikamdan ötürü epey sessizleşmişti. Bu bana birkaç yıl daha yeterdi.  Çocuklarımın ikiz olacağının ortaya çıkması beni daha da sevindirmişti. Bu demek oluyordu ki daha hızlı basamak atlayabilecektim. Üstüne üstlük zaman geçtikçe itibarım ve zenginliğim de artmıştı. Gösteriş için yaptığım hayır işleri bile artan servetimi eksiltmiyordu. Choi So Ui ‘nin ve Ana Kraliçenin servetinden pay almak da iyi bir şeydi benim için. Choi So Ui mücevherler, toprak ve birkaç küçük gelir kaynağını bana aktarmak zorunda kalmıştı.  Fakat sular gene durulmuyordu. Kraliçe’nin ani ölümüyle ve Choi So Ui’nin akıl sağlığını kaybedip intihar etmesiyle Bakan Yeong’un kızı Kraliçe olmuştu. Haliyle iyi halimden ötürü bizler de ikişer derece yükselmiştik. Doğum gelince daha fazla yükselecektim. Yoon Sook yeong olmuştum bir anda daha çocuklarımı doğurmadan. Bu arada Kral’ın Kraliçe Yeong’dan ve Kraliyet Asil eşi Park’dan birer oğulları kalmıştı. Ve bu süre zarfında hamile olan Lee Sook Ui’nin de bir kızı olmuştu.  Bu sevindirici haberler beni her ne kadar mutlu etse de bir türlü huzursuzluğum dinmiyordu.

Doğuma az bir süre kala iyice ucube olmuştum. Çatlaklarım, selülitlerim, dudak kuruluğum ve ölü beyaz tenimle dengesizliğimle tam bir ucubeye dönmüştüm. Hamile olduğum için çoğu bitkiden vs. uzak durmam gerektiği için de daha kötü olmuştu durumum. İlk suyum geldiğinde fazlasıyla paniklemiştim. Her ne kadar konağımda yatıyor olsam da doğumumun zorlu geçeceği içime doğmuştu. Saatler sonra kızım doğdu. Bu benim için büyük hayal kırıklığı olmuştu. Bir anda hayata küsmüştüm. Ama ikinci bebeğimin de doğacak olması ki başına bir şey gelememişse eğer. Erkek bebekler daha hassas oluyordu. Daha çabuk ölüyorlardı. Bunu bilmenin verdiği acı iyiden iyiye kahrediyordu beni. Birkaç gün sonra da oğlumu doğurdum. Artık kimse benim yükselişime dur diyemeyecekmiş, kendimi bir yarı tanrıça gibi hissediyordum. Küçük dağları ben yarattım havasındaydım. Ama bunu bir türlü dışarı vuramıyordum. Artık ailedeki konumumun ebedileştiğini hissediyordum. Oğlumun veya doğacak oğullarımdan birinin kral olacağı umuduyla yanıp tutuşuyordum. Hepsinden de öte artık iki çocuk annesi güçlü bir kadındım. Ben Yoon Sook Yeong’um.
[/align]

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kraliyet Meyveleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Fransisco Armani :: Krizantem Günlükleri-
Buraya geçin: