AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Krizantem İsyanı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Krizantem İsyanı    Çarş. Ağus. 26 2015, 18:33



”Nasıl öz yeğenini öldürebildin? Bunu kız kardeşine nasıl yaparsın? Sen öz yeğenini bile öldürebilecek eli kanlı bir katilsin. Bugüne kadar sana göz yumdum. Daha kaç can alacaksın, daha ne kadar kan dökeceksin? İstediğin yere asla gelemeyeceksin. Ben yaşadığım müddetçe veliaht prensin annesi olarak kalacaksın! Şimdi kaybol, suçun ortaya çıkana kadar konağından dışarı çıkamayacaksın Hwa Bin!” O pasif kadın esip gürlemişti adeta. Torununa büyü yaptığımı düşünüyordu. Hiçbir şey ispatlayamayacaklarını biliyordum. Ama sahte kanıtlar yaratmaktan kolay ne vardı? Her ne kadar üzerinden uzun yıllar geçse de ben eski müfettiş şefiydim. Hala müfettişlik bürosunda adamlarım vardı. Sarayın neredeyse yarısı bana hizmet ediyordu. Naminler ve Soronlar kapıştırıp kan dökmek iki dudağımın arasındaydı. Bu gücümü bildikleri halde çekinecekleri yerde beni azarlayıp suçlu ilan ediyorlardı. Geri geri selam vererek Ana Kraliçenin maiyetini terk ettiğimde kendi leydilerime ek olarak Ana Kraliçe’nin muhafızları bana eşlik etmişlerdi. Kahyamdan başka herkesi göndertmişler resmen konağımı muhafızlarla dolu bir hapishaneye çevirmişlerdi. Akıllarınca elimi kolumu bağlayacaklarını zannediyorlardı. Baba Yoon dışarıda idi. Çoktan her şey hazırlanmıştı. Birkaç güne kalmaz sarayda isyan çıkacaktı.
On gün bekledim. Çocuklarımı dahi görmeme izin yoktu. Daha fazla bekleyecek ne sabrım ne gücüm vardı. Ama o gece kan gövdeyi götürmüştü sarayda. Öyle büyük bir isyandı ki neredeyse her şeyimizi ortaya koymuştuk Naminler olarak. Kanın gövdeyi götürdüğü bir dolunay gecesinde adeta gökyüzünde yıldızım bütün ihtişamıyla parlıyordu. Akan her damla kan ile adeta yıkanıyordu. Krizantem çiçekleri bütün ihtişamıyla açmıştı. Ben ise konağımda sadece bekliyordum. Sabah olmasını bekledim. O gece hiç uyumamıştım. Kan, ateş ve yanık ceset kokuları kaplamıştı tüm sarayı. Dışarı çıktığımda leydilerim geri dönmüştü. Yüzümde hafif bir tebessüm oluştu. Ama bu sadece sahte bir tebessümdü. Olanlar hakkında hiçbir fikrim yok iken saray meydanına götürüldüm. Gördüğüm cesetler karşısında şok olmuştum. Naminli Bakanlar ve Başbakan Yardımcısı Baba Yoon’un cesetlerini görünce önce üzerime bir titreme geldi. Ardından gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Hıçkırıkları söylemek dahi istemiyorum bile. Kraliyet Sekreteri yüksek sesle Majestelerinin emrini okumaya başladı. Baba Yoon başta olmak üzere bir sürü Namin grubundan isimler saydılar. Namin Grubunun siyasetten azline dair bir emir ilan ettiler. Yıllarım, yaptığım her şey bir anda boşa gitmiş gibiydi. Sonra saray sekreteri Choi benim ile ilgili emri okumaya koyuldu.


“Leydi Yoon Hwa Bin Majestelerinin emriyle bütün servetiniz saptanmış olup hepsine el konulmuştur. Bundan sonra Yoon soyadınızı taşımayacaksınız. Doğumdan gelen hakkınız size iade edilmiştir. Anneniz Choi Young Roh, öz babanız Başbakan Yeong’un ilk eşi olarak bütün hakları ve itibarı iade edilmiştir. Bundan sonra adınız Andong Yeong Klanından Leydi Yeong Hwa Bin dir. “

Benim yüzümden Baba Yoon her şeyini kaybetmişti. Başbakan Yeong ise sadece görevini kaybetmekle yetinmişti. Bu durumu günlerce hazmedemedim. Canım yanıyordu. O adama baba demekten ise ölmeyi yeğlerdim. Hala aklanmış değildim. Sadece herkes baba Yoon’un tüm suçu üstlendiğini düşünüyordu. Artık noron celladıydım. Ne Namin kalmıştı Ne Noron. Tüm gücümü o an kaybetmiştim. Sadece Veliaht prensin ve diğer üç çocuğumun annesiydim. Başka bir gücüm yoktu. Ana Kraliçe Choi bana son kazığını atmıştı. Maiyetim ve adım eski ihtişamında değildi. Kraliçe olsam bile hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Saray dışına giriş çıkışlarım yasaklanmıştı. Annemle bile görüşemiyordum. O yaka paça kovulduğu konakta bir sığıntı ve hapis hayatı yaşıyordu. ‘Zavallı annem!’ Diye üzüldüğüm günler bile olmuyor değildi. Çocuklarımın ve kendi canından endişe ediyordum. Ama Veliaht prensin annesiydim sonuçta. Her ne kadar sevmesem de istemesem de Soron grubunun oğluma ve bana ihtiyacı vardı. Kız kardeşim Kraliçe Yeong’un yerine alternatiftim. Bu düşünce beni rahatlatıyordu. Ama Ana Kraliçe Choi ve Kraliçe Yeong beni korkutmaya başlamıştı. Kahya Nam’ın Ana Kraliçe Choi’nin Majestelerinin yeğenlerini sık sık görmeye gittiğini söylemesi beni biraz korkutmuştu. Yapmak istemediğim fakat çocuklarım ve kendim için yapmak zorunda kaldığım şeyi yaptım. Artık soron lideri öz babam değil, amcam Soronlu yeni Başbakan Yeong idi. Ona bu haberi ilettim.
Her şey umduğum gibi gitmedi tabi ki. Bunu duyan kızkardeşim Kraliçe Yeong bana cephe aldı. Gölün kıyısında bir yerde beni yakaladı. Hastalığı gitgide ilerliyordu. Üzüntüden verem olmuştu. Son demlerini yaşadığını bilmiyordum. Onu o halde görmeye daha fazla dayanamadım. Bacaklarımın çözüldüğünü hissettim ve yere yığıldım. Daha fazla dayanamıyordum tüm bu olanlara.
“Jungjeon Mama!” Ağlıyordum içten içe ve konuşmaya ağlamaklı devam ettim. “Ne oldu size? Ne zaman bu kadar hastalandınız.” İyice öfkelendiğini fark ettiğimde epey üzülmüştüm. Ağlamaklı gözlerle bakmaya devam ettim. “Kes artık bu ucuz oyunları! Hak ettiğini bulacaksın. Oğlun Kral olsa bile ben “Dae Bi” ben olacağım. Hatta ne yapacağım biliyor musun? Seni öldürtüp çocuklarını evlat edineceğim. Seni de öldüreceğim anlıyor musun öldüreceğim.” Tüm nefretini kusuyordu. “Kendi ellerimle hem de. Artık çekilebilirsin.” Ağlayarak oradan uzaklaştığımda ilk defa kızmıştım. Hiç olmadığım kadar anne gibi hissediyordum kendimi. Ben artık yıldızı parlayan bir cariye değil bir katil, bir cadıydım insanların gözünde. Ben artık çocuklarını korumaya çalışan bir anneydim. Ben artık güçlü Yoon Hwa Bin değil Yeong Hwa Bin’idim.


_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Krizantem İsyanı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Fransisco Armani :: Krizantem Günlükleri-
Buraya geçin: