AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Yeniden Güç

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Yeniden Güç   Perş. Ağus. 27 2015, 10:54


Eskisinden bile güçsüzdüm. Bu da beni yeteri kadar çıldırtıyordu. Çocuklarımın üzerinde fazlasıyla kurduğum baskı ve otoriteden bahsetmek dahi istemiyorum. Fazlasıyla agresif ve çabuk öfkelenmeye başlamıştım. Kırklı yaşlarında idim artık… Vücudum eskisi gibi güzel değildi. Kırışıklarım belirginleşmeye başlamıştı. Döngülerimin düzensizliği, sarkmalarımla artık iyiden iyiye yaşlanıyordum. Eskisi gibi pahalı bitkiler alamıyordum. Koskoca kraliçeyim, gizli de olsa kenarda param var ama kullanamıyorum. Onlara hediyeler dahi alamıyordum. Eski kraliçelerin eski kıyafetlerini giyiyordum hala. Bu benim için fazlasıyla utanç vericiydi. Daha ne kadar dayanacaktım buna en ufak fikrim dahi yoktu. Bazen boşuna çırpındığımı düşünüyordum. İyiden iyiye rahatsızdım. Ama elimde bir güç vardı kraliçe olarak. Çocuklarımın eş seçimi hakkı bendeydi. Büyük oğlum Shin Goon’a ve kızım Hye Mi’nin evlilik yaşı gelmişti. Oğluma güçlü bir aileden eş almak zorundaydım. En azından ilk eş benim siyasi kariyerim için uygun bir isim olmalıydı. Bu yüzden Çalışma Bakanının kızı Choi Myeong Bin en uygun adaydı. Hem yaşı oğluma yakındı. Hem de istediğim özellikleri taşıyordu. Majestelerinin ve benim uzaktan akrabam olan bir isimdi. Ve ne yazık ki Soronlu idi. Kızımı da kendi mutsuzluğuma kurban vermek çok zor gelse de ben de majestelerine aşık bir kadın değildim. Güçlü bir aileye gelin gitmeliydi. Başbakan Yeong’un torunlarından biri uygun bir aday olsa da hanedan içi bir evlilik planlamak daha iyi bir plan olacaktı. Majestelerinin Amcası Büyük Prens Hyojang’ın küçük torunu Lee Jeong Hoon ile evlendirdim. Oğullarıma bir şey olsa bile en azımdan kızım kraliçe olabilirdi diye hesaplamıştım. Lakin farkında olmadan kendi ellerimle kızımın içinceki canavarı çıkartmıştım. Daha düğünü ve çeyizini büyük annesi olacak cadı kraliyet hazinesinden karşılamayı reddetmişti. Zar zor bulup buluşturup gizli servetimden yapmıştım her şeyi. Onlara büyük bir konak hediye etmişti majesteleri, babası olarak. Ve toprak bağışlamıştı onlara. En azından kızımın sessiz bir hayatı olmasını arzulamıştım.

Sarayda yeni müttefikler kazanmak zordu. Ama Çalışma bakanını kendi safıma çekmiştim. Bu bile kısa vadede yeterdi. Ana Kraliçe Choi’i saf dışı etmenin vakti gelmiş geçiyordu. Ama onunla uğraşmak gayet zor olacaktı. Verdiği emirleri değiştirttim ve onu bunak durumuna düşürdüm. İlaçlarına akıl sağlığını kaybetmesi için zehirler attırdım hiçbir işe yaramadı. Seksen yaşında bir tilkiydi resmen. Ona büyü yaptıramazdım. Korunduğunu biliyordum. Büyü işlemezdi o koca domuza. Suikast düzenlesem suç benim üzerime kalırdı. Tek çıkar yol bir kalp krizi geçirmesini sağlamaktı. Bu hem basit hem zordu. O zannettiğimden de kurnaz bir kadındı. Bu planım da ters tepti. Ben ana kraliçe ile uğraşırken hiç istemediğim bir şey oldu. Kocamın bir oğlu olmuştu. O çocuğa dokunamazdım. Sırf bana inat annesi Cariye Go’yu Kraliyet Asil Eşi ilan etmiş, ona Go Sook Bin adını vermşti. Son derece genç, tecrübesiz ve küstahtı. Zekası benimle boy bile ölçüşemezdi. Ama genç ve güzeldi. Yeni çocuklar doğurabilirdi. Ana Kraliçe Choi’den korkuma ona ve bebeğine zarar veremezdim. Bir de üstüne üstlük Kadınlar Meclisi toplantısında yanıma oturtuyordu onu. Sürekli gençliğini ve güzelliğini gözüme sokuyordu, iltifatlarlar yağdırıyordu, paraya ve değerli eşyalara boğmuştu gelinini. Benim kanlar akıtarak, tırnaklarımla kazıdığım yere sadece bir erkek bebek doğurarak gelmişti. Bunu hazmetmek zordu benim için. Fakat ben Kraliçe idim; ben Kraliçe Hye Kyeong idim.

Majestelerinin geçen zaman zarfında bir sürü kızı ve oğlu oldu. Bu durum benim için tehlike arz etse de Ana Kraliçe Choi’un yeğeni İç İşleri Bakanı Choi Doo Rim’in büyük yolsuzluğu ve Sonbahar Festivali’ndeki mezarlık seyahatinde küçük bir taşa takılıp düşmesi sonucu rahatsızlanınca iyiden iyiye gücünü kaybetti. Yerini Go Sook Bin’in vekalet etmesini istese de bu duruma ben engel oldum. Bir anda sarayın iç işlerinin başı ben olmuştum. Öncelikle fondaki israfı engelledmi. Ana Kraliçe Choi’un epey yolsuzluğu vardı. Ciddi bir kemer sıkma politikasına başvurdum. Bana yapılanı katbekat onlardan çıkardım. Ben gücü elime alınca krala hiçbir cariye almadım. Ana Kraliçe Choi hayata gözlerini yumunca da mutlak güç sonunda benim elim geçmişti. Oğlum Geum ve Seong’u birer yıl arayla evlendirdim. Oğlum Geum’u siyasi bir ittifağın parçası yapmayacaktım. Bu yüzden onu annesiz ve babasız bir kızla evlendirdim. Baba Yoon’un kardeşinin torunu güzeller güzeli Yoon Bo Young ile evlendirdim. Bu kız fazlasıyla kurnaz, zeki ve güzeldi. Hırslıydı ama güçsüzdü. Oğlum Seong’u da yine güçsüz bir ailenin kızıyla evlendirdim. Bütün özellikleriyle ortalama bir kızdı. O da Papyeong Han Klanından Han Baek Young ile evlendirdim. Malesefki evlendikleri için sarayı terk etmek zorunda kaldılar. Onlara fazlasıyla cömert davranmıştım.

Tüm güç elimdeydi artık. Fakat ciddi bir sorunum vardı. Veliaht prensin yani oğlumun hiç oğlu yoktu. İki tane kızı olmuştu. Halbuki benim hamilelik diyetimi uygulamalarına rağmen bu namümkündü.mAma gerçek yıllar sonra ortaya çıkacaktı. Büyük oğlum kısırdı ve Myeong Bin’in kızları da ensest meyvesiydi. Bunu öğrendiğimde gazabım ağır olacaktı. Kızım uzakta olsa da haberlerini alıyordum. Öğrendiğime göre istediğim gibi bir hayatı varmış. Onun da bir oğlu olmuştu. Ben fazlasıyla endişelenmiyordum. Çünkü diğer oğullarım vardı. Elbet onlardan birinin oğlu olacaktı da. Artık istediğimi bir nevi almıştım. Her şey benim kontrolümdeydi. Bu birkaç yıl daha devam etti. Birkaç torunum daha oldu bu süre zarfında. Ama büyük oğlumun hala bir oğlu yoktu. Bir kızı daha olmuştu. Ortanca kızını ise kızamıktan kaybetti. En küçük kızı zihinsel özürlüydü. Bunun nedenini daha bilmiyordum. Geum’un üç oğlu olmuştu. Bu beni fazlasıyla mutlu etmişti. Yerimi gayet sert bir şekilde sağlamlaştırmıştım. Hem ikinci oğlumun çocuklarından biri kral olursa Bo Young istediği kadar güçlü olamayacaktı. Daha bir sürü planlar yapıyordum inceden inceye.

Önce öz babamı kaybettim. Ardından birkaçyıl sonra da annemi. Ben ise Ellilerinin sonlarında altmışlara merdiven dayamış bir kadındım. Kral ise yetmişlerini yarılamıştı. Ölmesi yakın olduğunun farkındaydım. İşler yavaş yavaş karışmaya başlamıştı. Shin Goon ve Geum’un arası iyiyiden iyiye gerilmişti. İki kardeş de tahtta hak iddaa ediyordu. Bo Young ve Myeong Bin’in de öyle. Kadınlar meclisine Bo Young’u çağırmam ve ödeneklerinin eşit olmasını bir türlü hazmedemiyordu ikisi de. Bu süreçte Majestelerinin emriyle kızım Hye Mi ve kocası Jeong Hoon da Majestelerinin emriyle başkente gelmişti. Jeong Hoon’u yakınlarımda görmek istemiyordum. Kızımı özlediğim için de bu duruma itiraz etmedim. Ama damadım Jeong Hoon ve oğlum Seong arasındaki sapıkça yakınlaşmayı öğrendiğimde kan beynime sıçramıştı. Oğlum Seong’un bu sapıkça hazları yüzünden çocuğu olmuyordu. Kızıma bu kötülüğü yapamazdım. Damadım ve oğluma bu sapıkça hazları bırakması gerektiğini söyledim. Onları tehdit ettim. Pek bir işe yaramadı. Böyle bir skandalla ne kraliyet ailesi ne de ben boğuşabilirdim.
“Kocana sahip çık! Yoksa dul kalırsın. Başkenti terk edip Jeju’ya dönmenizi istiyorum.” Kızımla aramdaki ipler iyice gerilmişti. Bana düşman kesildi bir anda. “Ben her şeyi biliyorum efendim. Bu durumdan da şikâyetçi değilim. Kocamı başka kadınlarla paylaşmaktansa…” Lafını bile bitrimesine izin vermeden okkalı bir tokat indirmiştim sağ yanağına. “ Kendine gel! Kendini düşün, erkek kardeşini düşün! Hayatlarınızı karartmanıza izin veremem. Seong hakkında kısır diye dedikodu mu çıksın? İlişkileri duyulursa ne olur; hiç düşündün mü?” Nefretini üzerime çekmiştim. Bu durumu çözmek için her şeyi denedim. İkisini de ayrı ayrı bıkana kadar kafalarına maske geçirtip tecavüz ettirdim. Aynı anda iki tane uzuv sokturdum içlerine defalarca kez. Ama vazgeçmediler. Ben de duyulmaması için elimden geleni yaptım. En azından Han Baek Young’dan bir kızı olmasını sağladım.

Ben ise acınacak bir haldeydim. Günden güne yaşlanıyordum. Ben de kendime kapama tutmuştum. Artık istesem de anne olamayacağım için baya rahattım. Yaşlandıkça benim de isteklerim artıyordu. Genç erkekleri arzuluyordum. Gizli saklı işler yapma konusunda profesyoneldim de.Kızım Majesteleriyle konuşmuştu istemeyrek de olsa. Ama majesteleri kızını son kez yanında görmek istiyordu. Onca derdimin arasında kızım kocası ve oğlumun aşk üçgeniyle uğraşmak zorundaydım. Tüm bunlar olur iken Kahya Nam ölmüştü. Yerine Kahya Seong geçmişti. Kraliçelik dönemim son derece tutkuluydu. Sarayın ve ülkenin en güçlü ve en zengin kadını ben idim. Servetim ve ünüm hiç olmadığı kadar bendini aşmıştı. İstediğim her şeye sahip olduğum tek andı. Zenginlik, güç, para, saygınlık, torunlarım, gelinlerim, çocuklarım ve ailem. Ellinci yaş günüme buruk bir mutlulukla giriyordum. Ben krizantem tahtın mutlak güçlü koruyucusuydum. Ben güçlü bir tanrıçaydım. Ben Andong Yeong Klanından Yeong Kwi Bi’idim.


_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yeniden Güç
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Çocuklar Duymasın, Yeniden!
» 17 Yeniden Zac Efron

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Fransisco Armani :: Krizantem Günlükleri-
Buraya geçin: