AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Lanetli Melek

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Lanetli Melek   Çarş. Eyl. 23 2015, 23:25


Güne sevdiğim erkeğin kollarında başlarken onun çıplak göğsüne ufak öpücükler kondurduktan sonra yataktan kalktım. Hala büyü güçlerim olmadığı için peri olmaktan bir o kadar uzak olsam da insan olmaya da yaklaşmış sayılmazdım. Yine de ilk günkü halsizliğim yoktu. Ama buna rağmen tüm gece enerjimi sömüren bir kocaya sahipken kendimde olduğumu da sanmıyordum. Mutfağa inip kahvaltıyı hazırladıktan sonra masaya son kez göz gezdirdim. Tam o sırada da bana doğru gelen Phin ile ona ilerleyerek dudaklarına tatlı bir öpücük kondurdum. Kalçalarım da hissettiğim eller yemeği ateşli dakikalara çevirecek gibi görünse de ellerine vurarak hızla elinden kurtuldum. Bebeklerimi görmek için sabırsızlanıyordum. Ama Phin hala konu bebekler olduğunda oldukça katıydı. Hala ne kızını ne de oğlunu kucağına almış değildi. Bunu denemiştim. Ama her seferinde bana davranışları yüzünden sonunda vazgeçtim. Yaptığım seçimin bedelini ödüyordum, gerçi bedeli ben değil bebeklerim ödüyordu. Beni asıl üzen de buydu. Babalarının yakınlığını hissetmeden büyüyorlardı. Hala bebek olsalar bile onların anlayabildiğini düşünüyordum.
Yemek bitiminde en tatlı gülümsememle Phin'e bakmaya başladım. Önce aldığı derin nefesten sonra bebeklerim için hazır olan odaya ilerledim. Phin'in yaptığı büyü ile önce Nestor'u kucağıma aldım. Bebeğimi kucağıma almamla beraberde Phin odadan çıktı. Onlarla aynı odada olmak bile istemiyordu. Üstüne gittiğimde ise kavga çıkıyordu ve ben onu üzmeye devam etmemek için sessiz kalıyordum. Bebeğimin kokusunu içime çekerken odadaki sandalyeye oturup emzirmeye başladım. Yarım saatin ardından onun doyduğunu anladığımda kucağımda bir süre sallayıp uyumasını sağladım. Sonra da Phin'e tekrar seslendim. Dakikalar sonra ise bu kez Narcissa kucağımdaydı. Geçtiğimiz bir hafta içinde onlarla hep aynı şekilde ilgilenmiştim. Oğlum ile ilgilenmek kolaydı. Asıl sorun kızımdı. Hem doyumsuzdu hem de Nestor'a göre daha çok ağlıyordu. Onu emzirmeye başladığımda saçlarını okşadım bir süre... Uyutmak için göğsüme yatırdığımda normalden daha yüksek ateşini hissettiğim de ne yapacağımı bilemedim. Sonrasında da Narcissa odayı inleten şekilde ağlarken bende kızımla birlikte ağlamaya başladım. Hızlı odadan çıkıp yatak odasına gittiğimde Yatağa uzanmış Phin ile karşılaştım.
"Phin, lütfen bir şey yap kızımız... Ateşi var lütfen..."
Konuşurken hıçkırmaya başlamıştım. Narcissa'nın her acı dolu ağlamasında bende hıçkırıklara boğuluyordum.



_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Lanetli Melek   Paz Ekim 04 2015, 23:06

Silent rose’un yaşadığını öğrendiğinde tarifi imkansız bir mutluluğa boğulsa da bebekler yüzünden onu neredeyse kaybedeceği gerçeğiyle deliye dönüyordu. Bu nasıl olabiliyordu hala anlayabilmiş değildi. Nasıl birini bu kadar çok severken aynı zamanda aşklarının meyvesi ile neredeyse öldürebiliyordu?

Ondaki bu lanet sadece kendi hayatını değil etrafındaki herkesin hayatını mahvederken kahretsin ki elinden hiçbir halt gelmiyor olması ayrıca sinirlendirip içindeki karanlığı körüklüyordu. Hala o derin uçuruma yuvarlanmamış olmasının tek nedeni ise hayatının anlamı olan güzel kadındı. Rose onun kendinde olmasını sağlıyor bir şekilde phin’e iyi geliyordu. Bebekler konusunda olan fikri hala değişmese de sevdiği kadının üzülmemesi için günün belirli aralıklarında o veletleri yaşadıkları eve getiriyor varlıklarına katlanamadığı içinse kendini onların evde olduğu sürelerde ya odaya kapatıyor ya da büyüyü daha geniş kapsamlı yapıp güncel haberleri öğrenebilmek adına dışarda ufak bir keşfe çıkıyordu. Bu sabahta onlardan farklı olmamıştı. Doyamadığı kadınını mutfakta gördüğünde o enfes dudaklarına yapışmış ancak peri kızının sabırsızlığı ile ufak bir kaçamak planını iptal edip direk kahvaltı aşamasına geçmişlerdi. Yemeğin bitmesine yakın gördüğü gülümseme ile gözlerini devirip iç geçirdi.

Her gün yaptığı büyüyü yeniden yaptıktan sonra sevgilisinin kucağında beliren bebekle mutfağı terk edip odasına gitti. Bundan sonrasına tanık olması gerekmiyordu sonuçta… Kendini yatağa atıp gözlerini kapayarak olanları düşünmeye başladı. Yine. Hatırladığı her bir detay gözlerine ve içine büyük bir karanlığın çökmesini sağlarken rose’un hıçkırıklarıyla hızla gözlerini açıp yerinden fırladı. Ona bir şey oldu korkusu ile ağzına gelen yüreği kızı baştan aşağı süzüp iyi olduğuna kanaat getirdiğinde bir parça yatışırken neler olduğunu çözmeye çalıştı. Duydukları birkaç saniyeliğine donmasını sağlarken kadınının daha çok ağlamasıyla kendine gelip ''Tamam… Tamam hayatım. Sakin ol. Ona bir şey olamayacak tamam mı? Bunu halledeceğiz. " Diye teselli etti.
 

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Lanetli Melek   Ptsi Ekim 05 2015, 00:01


Bebeklerimle ilgilenirken çoğu kez zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum. Bu durum Phin'i daha çok sinir edebiliyordu. Bunu biliyor olsam da pek düzeltme gibi bir şansım olmuyordu. Çünkü onların masumlukları içinde kaybolmaya sahiden de değiyordu. Keşke bu masum anları kocam da tatsa diye sürekli düşünüyordum. Belki o zaman kendi içindeki o derin karanlıktan bebekler sayesinde daha kolay kurtulurdu. Ama o tek kurtuluşunu ben olarak görürken, benim kararım yüzünden kendini ve bebeklerimi cezalandırıyordu. İlgi sırası Narcissa'a geldiğinde her zaman beni yoran meleğimle ilgilenirken fark ettiğim şey içimden bir şeyler kopmasına neden oldu. Teninin böylesine sıcak olması asla normal değildi, üstelik her zamankinin aksine acı çektiği belli olan ağlaması kısa sürede beni de ağlatırken kendimi Phin'in yanına zar zor getirmiştim. Büyü güçlerim olmaması bir yana element yeteneğimden de mahrum olduğum için tek başıma hiç bir şey yapamazdım. Tek yaptığım ağlamaktı, onunda hiç bir faydası yoktu. Sevdiğim adamla bakışırken onun Narcissa'a kayıtsız bakışları beni daha fazla üzerken daha yüksek sesle ağlamaya başladım.
"Neden... Neden... Onun için endişe etmiyorsun. O daha küçücük bir bebek ve... ve ateşi var... Eğer ona bir şey olursa bende ölürüm bunu göremiyor musun? Bir şeyler yap Phin, kızımıza bir şey olmasın..."


_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Lanetli Melek   Ptsi Ekim 05 2015, 19:19

Rose’un hıçkırıklarıyla gözlerini  açtığında hala düşüncelerinin içinde yarattığı karanlıkla boğuşuyordu. Gözlerinin rengi daha koyu bir halde olayları anlamaya çalışırken sorunun aşık olduğu kadında değil de onu neredeyse öldürecek olan veletlerden kız olanın başına gelen bir şey olduğunu fark etmek rahatlatmıştı evet ama uzun süreli bir rahatlama değildi bu. Şimdiye kadar yabancı olduğu bir duygu bedenini ele geçirirken babalık iç güdüsünün korumacı yanıyla baş etmeye çalışırken sevgili eşinin sözleri ile kendine geldi. Lanet olsun… Gördüğü göz yaşları onu üzerken ne yapacağını şaşırmış durumda durumu değerlendirdi. Bir şekilde kadını susturup bu işe çözüm bulmalıydı. Ama nereden başlayacağını bilmiyordu. Gözlerini kapayıp derin bir nefes aldı. Eğer ona bir şey olursa ölürüm demişti değil mi? Gözlerini aralayıp acı bir tebessüm etti.   ''Onlara bir şey olursa ölürsün biliyorum… Benim için yaşamayı değil onlar için ölmeyi daha önce de seçmiştin. "   Dedi. Hala onun bu seçimi yüzünden acı çekiyordu ama şuan bunun sırası değildi. Rose daha fazla üzülmesin diye bir şeyler yapmak zorundaydı. Kendini zorlayıp bebeğe uzandı. Elleri kısa bir an havada kaldı.

Tereddütle karısına bakıp iç geçirdi. Bunu yapabilirim diye kendini telkin ederek   ''Tamam onu bana ver… kötü bir şey olmasına izin vermeyeceğim "   deyip bebeği kolları arasına aldı. Phin’in gözleri kızını kucağına aldığı anda tamamıyla simsiyah olurken hissettiği karanlığın içinde kısa bir anlığına kayboldu. Bebek babasına geçtiğinde önce acı çekercesine ağlaması yavaşlamış phin ufak bir iyileştirme büyüsü yaptığında da yavaşça susup gülümsemeye başlamıştı ancak silent bütün bunları fark edemeyecek kadar kendi karanlığında boğulmuş durumdaydı.
 

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Lanetli Melek   Çarş. Ekim 07 2015, 10:39


Narcissa için deli gibi endişelenirken Phin'in bu kayıtsızlığı beni mahvediyordu. Her geçen saniye biraz daha ağlarken çocuğuna bir şey olmuş her anne gibi düşündüğüm tek şey o olmuştu. Ne sözlerimi, ne de davranışlarımı kontrol edebiliyordum. Önemli olan tek şey kızımın iyi olmasıydı ve bu yüzden de söylediğim cümlenin çok geç farkına vardım. Phin'in acı dolu tebessümü ile söylediklerini duyduğumda daha fazla ağlamaya başladım. Her şey benim yüzümdendi. Benim yüzümden Phin çocuklarımızı istemiyor ve çocuklarımızda baba sevgisinden mahrum kalıyordu. Her şeyin suçlusu bendim her şeyin... Narcissa daha fazla ağlarken tek bir kelime bile edemedim. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama Phin bebeğimizi istediğinde kendime geldim. Tereddüt etmeden kızımı ona uzatırken içimde hiç bir şüphe yoktu, elbette olamazdı. Çünkü ona güveniyordum. Narcissa'nın ağlaması yavaşlarken yanaklarımı sildim, artık ağlamıyordum. Kızımın yüzünde gördüğüm o tatlı tebessümden sonra bende gülümsedim. Gözlerim Phin'i bulduğunda ise gülümsemem soldu. Tekrar karanlığa çekilmişti, kucağında kızımız varken bile... Kızımı onun kucağından alıp yatağa yatırırken uyku saati gelen bebeğimin yatakta hissettiği baba kokusu ile uyuduğunu gördüm. Sonrada Phin'in yanına geldim. Ellerimi yanağına kondururken yavaşça okşadım. Dudaklarına küçük bir öpücük kondurup karanlığına inat gülümsedim.

"Özür dilerim, sevgilim. Çok özür dilerim, beni affetmeyeceksin biliyorum ama sen harika bir babasın. Kızımıza baksana..."

Yatakta uyuyan meleği ona gösterirken onun elini tutup yatağa götürdüm. Onu da kızımızın yanına uzatıp arkasından ona sarılarak bende yanına uzandım. Ona daha sıkı sarılarak boynuna bir kaç öpücük kondurup kulağına fısıldadım.

"Narcissa normalde bu kadar kolay uyumaz, ama babasının yanında hemende uykuya daldı. Bana olmasa da en azından ona bir şans verebilir misin?"

_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Phin Silent
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 13/06/12
Nerden : İstanbul
Lakap : Serseri peri

MesajKonu: Geri: Lanetli Melek   Perş. Ekim 15 2015, 23:22

Aurası yavaş yavaş değişirken gözleri de tamamıyla siyahla kaplanmıştı. Derin bir nefes alıp benliğini ele geçiren öldürme arzusuyla boğuşurken dişlerini var gücüyle sıktı. Az önce rose’a söylediği her bir sözün doğruluğunu bildiğinden sinir kat sayıları gittikçe artıyordu. Durdurmak ise elinde değildi. Bu phin’in hem en güçlü yanı hem de en kötü lanetiydi. Kendini karanlığa teslim edip gücünü bir kez serbest bırakırsa eğer yenemeyeceği hiçbir peri ya da sihirbaz topluluğu yoktu fakat buna izin verirse eğer kendi benliğine geri dönebileceğinin bir garantisi de yoktu. Bu yüzden kendini hep kısıtlayıp kontrol altında tutmaya çalışıyordu. Tıpkı şimdi olduğu gibi… Yalnız şuan diğerlerinden daha farklıydı. Karanlık kucağına minik bebeğini aldığı anda daha yoğun, daha inatçı, daha kararlı ve güçlü bir şekilde onu ele geçirebilmek adına büyük bir savaş veriyordu. Lanetiyle bütün hayatı boyunca savaşmak zorunda kalan silent kendini hareketsiz kalmaya ikna etmek konusunda hiç bu kadar zorlandığını hatırlamıyordu. Gerçek dünyadan zihnini ele geçirmeye başlayan yeni arzularla daha çok soyutlanırken bebeğin kıkırdamalarını duydu. Ardından zorlukla kollarının arasından alındığını ayrımsadı. Yanağında hissettiği dokunuş zihninde ufak bir ışık belirmesini sağladıysa da bu sadece birkaç saniye sürdü.

Ne aurasın da ne de simsiyah olan gözlerinde bir değişiklik olmamıştı. Dudaklarına kondurulan öpücüğe kayıtsız kalırken içinden ‘O seni terk etmeyi seçti… Unutma!’ diyen sesi görmezden gelmeye çalıştı. Rose’un yönlendirmesiyle yatağa uzanıp onun ince kollarını bedeninde hissedince en azından her şeyi yok edip öldürme arzusunu bastırmayı başarmaya başladığını fark etti. Boynuna kondurulan öpücüklerle gözlerini kapadı. Kulaklarına ulaşan anlamsız kelimelerin normal bir cümleye dönüşmesi biraz zaman almıştı. Simsiyah gözlerini aralayıp soğukça gülümsedi. Sesini normal tutmaya uğraşarak  '' Haklısın… Sanırım benim için yaşamak yerine ölmeyi tercih etmeni asla hazmedip affedemeyeceğim…"    dedi. Miniğe bakarken eli kontrolsüzce onun eline dokunurken ondaki bir şeyin phin’i çektiğini fark etti. Duygusuzca  '' Galiba bunu deneyebilirim…"    dedi.
 

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rosemary Ruby Silent
Su Perisi
Su Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 01/06/12
Yaş : 25
Lakap : Peri kızı

MesajKonu: Geri: Lanetli Melek   C.tesi Ekim 17 2015, 20:56


Aşk... Bazen her şeyi toz pembe görmeyi sağlayan bazen de seni en derinden yaralayan şeydi. Şu an ben ne kadar toz pembe bir haldeysem Phin'de yaraların en büyüğünü yaşayarak acı çekiyordu. Değiştirmeyeceğim bir şeyin en azından kalıntılarını düzeltmeye çalışırken büyük uğraş veriyordum. Ama tüm bunların yanında bebeklerimi de düşünmek zorundaydım. İki masum meleği birinin düşünmesi gerekiyordu. İşte tam da bu yüzden onlara bir şey olacak endişesi ile düşünmeden o lanet kelimeleri bir araya getirmiştim. Geriye almam mümkün değildi diğer yandan aklıma gelen yeni kelimeleri dile getirdim. Phin'in kızı ile yakınlaşmasını istiyordum. Onları yatağa koyduktan sonra olanları izledim. Phin'in soğuk gülümsemesi kalbimi acıtırken kelimeleri yaralar açmaya başladı. Affetmeyeceğim... Evet affetmeyecekti, artık aklıma yapabileceğim hiç bir şeyde gelmiyordu. Onun kızına yakınlaşmasını ise küçük bir gülümseme ile izledim. Evet acı çekiyordum ama yine de en azından kızımla babası yan yanaydı. Onları öyle görünce gitme ihtiyacı hissettim. Başka ne yapabilirdim?

"Tamam, o halde kızımız ile iyi şanslar..."

Ardından yorgun bedenimi banyoya attım. İnsan bedenim çok çabuk yorulduğu için bu duruma hala alışmaya çalışıyordum. Ama enerjimi çalan iki küçük melek yüzünden toparlanmam zaman alıyordu. Yine de şikayet edemezdim. Bedenimi ılık suyun altına bırakırken az önce akmasına izin vermediğim göz yaşlarımı serbest bıraktım. Phin'in yaralı olduğunu bildiğim için yanında ses çıkarmamıştım. Ama şimdi yaram ile baş başaydım.


_


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Lanetli Melek   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Lanetli Melek
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Silent Malikanesi :: III.Kat-
Buraya geçin: