AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Maurice Klanından Diana

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fransisco Armani
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 1161
Kayıt tarihi : 30/07/14
Yaş : 24

MesajKonu: Maurice Klanından Diana   Çarş. Ağus. 02 2017, 17:43

“Maurice klanından Diana…”Bu isim fısıldadığında kendini kötü hissetmişti. İsmim Ritüeli ve kabul ritüeli ve adanma ritüelinin ardından artık tam bir Maurice idi. Rosalinda’nın yani Eclipsa’nın psikopat planı işliyordu. En kötüsü de ne istediğini neler yapacağını artık biliyordu. En akıl almaz şekilde hayal gücünün hudutlarını zorlayan bir şekilde Armani klanından intikamını almakla kalmıyor, Maurice klanının üzerindeki laneti lehine çeviriyordu. Artık kabul etmeliydi kaçtığı savaşı kaybetmişti. Armani klanı tarihe gömülmüş, Maurice’lar ise tekrar yükselişe geçecekti.  Büyük Babası’nın aptalca gururu yüzünden yaptığı lanet Fransisco’nun yani Diana’nın eski hayatına mal olmuştu. Yüzlerce yıl tutsak olarak kalacak, bir sürü bebek doğuracak ve en kötüsü de bunu Fransisco iken ki spermleriyle yapacaktı. Mide bulandırıcı bir şeydi. Tüm bunların sebebi ise Armani klanının kanıyla yapılan lanetti. Düşünüyordu, klan reisi olan ölmüş büyük babası sırf intikam amaçlı bütün klanı büyüyle kısırlaştırması kadar saçma bir şey olamazdı. Armani klanı güçsüz bir klandı ve yapabileceği tek şey böyle süründürücü bir şeyden öte olmayışından da öte bir şeydi. Eclipsa’nın  yani Rosalinda’nın anıları her şeyin cevabıydı aslında. Ama anlamadığı tek şey, son derece duygusal, fevri, gürültücü ve barışçıl insanlardı Armani klanı. Eclipsa’nın bilmediği şeyler vardı besbelli. Ama neydi? Asıl önemli olan soru buydu.

İsim ritüelinin ardından Eclipsa’nın hayatının şoklarını atlatmak günlerini almıştı. Maurice klanının kutsal yerinde hayat son derece sıkıcıydı. Sınır büyüsü yüzünden kutsal mekandan çıkamıyordu. Yalnızca güçlerinin de küçük bir kısmını kullanabiliyordu. Aslında eskisinden katbekat bile güçlü olması gerekirken Mirai taşı büyüsünü güçlendiren bir büyü yapılması onu güçsüz kılmıştı. Diana gibi antik bir ritüelle ilk cadıların yaratılışına benzer bir ritüelle sonradan yaratılan cadılar bir antik cadı kadar güçlü sayılırdı. Maurice klanının hırsının kurbanı olmak eskisi kadar meledromik gelmiyordu. Huyu suyu da değişmişti. Şüpheci, sinsi, içten pazarlıklı, hırslı ve karanlık yönü artmaya başlamıştı. Daha önce hiç olmadığı gibi biri olmaya başlamıştı. Bu onu biraz ürkütse de alışıyordu sanki gerçek doğası buymuş gibi.
Bayıltıcı ve geçici felç geçirici toz üzerine doğru üflendiğinde başına geleceği çoktan anlamıştı. Gözler, kararıp hissizleşmeye başlayınca güçlü bir erkeğin kollarına çoktan düşmüştü. Son hissettiği şey bu kollardı. Gözlerini açtığında ise çoktan iş bitmişti. Üzerinde bir uyuşma hissetti. Ayağını kıpırdatmak istiyor fakat yapamıyordu. Fakat Fransisco olduğu haldeki spermiyle döllendirildiğini anladığında ki bunun olacağını zaten biliyordu. Bütün öfke hissi başına toplanmış kıpkırmızı kesilmişti. Sağ gözünden birkaç damla yaş taş zemine düştüğünde Güçlükle de olsa ayağını hafifçe kıpırdattı. O lanet olası toz yüzünden sabaha kadar kıpırdayamayacaktı.

Sabah olduğunda güçlükle de olsa yürümeye başlamış, yarım saat gibi bir sürede kendisine gelmişti. Eclipsa’nın şeytani gülümsemesiyle burun buruna geldiğinde öfkeden kudurması gerekirken bile ona karşı sıcak hisler benziyordu. Kızamıyordu, sanki aralarında akrabalarmış gibi karmik bir bağ vardı. Bu bağa odaklandı. Gülümsediğinde Eclipsa’nın yüzündeki şaşkın ifade çok hoşuna gitmişti. Birden anlamaya başladı. Bu klandan biri olarak yeniden doğmuştu. Yani bu da demek oluyordu ki artık bu yeni bedende Maurice kanı taşıyor demekti. Bu düşünceye iyice tutundu. Eclipsa, Dönüşüm ve Yeniden doğuş ritüelini yaparken kendi saç,deri, tırnak örneğini ve yumurta hücresini kullanmıştı Maurice klanında soy anneden devam ederdi ve anaerkil bir topluluktu. Şeytani bir şekilde gülümsedi.  Hızlıca Eclipsa’nın yanına doğru yürüdü. Koluna yavaşça girdi. “Benimle gel.” Genelde iksirlerin yapıldığı yere geldiğinde hızla küçük bir havan alıp büyüsünü yapmaya koyuldu. Eclipsa’nın hafızalarından çaldığı bir büyüydü. Orada dişil enerjiyi çağrıştıran birkaç bitkiyi karıştırıp kutsanmış ay suyu ile karıştırdığında iki farklı lam alıp baş parmağının ucuna hafif bir iğne batırdı. Daha sonra da aynı şeyi Eclipsa’yı yaptı.  Sonra büyüsüyle kutsal sudaki bitkisel karışımı ısıttı. “Mater, mater, mater…” Büyülü sözleri söyleyerek kanın üzerine doğru yöneltti. İkisinin de korktuğu şey olmuştu. Artık

Kan parladığını gördüklerinde anne- kızlardı. Eclipsa’nın şaşkınlığı Diana’yı mutlu etmişti. v“Ava giderken avlandın gene. Hep bir şeyleri yanlış yapıyorsun. Sürekli hesap edemediğin, gözden kaçırdığın şeyler var. Kabul et! Bu senin kaderin…” Başını öne eğdi. “Şimdi intikamının tadına bak anne!” Son sözünü imalı ve altına basa basa söyledikten sonra büyük, kötücül bir kahkaha attı. Ellerini bağlayıp yavaş ve gıcık sayılabilecek adımlarla Eclipsa’nın yanında uzaklaşırken yeni soğuk ifadesini çoktan yüzüne takınmıştı.

_
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Maurice Klanından Diana
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Vulneribus Ormanı-
Buraya geçin: