Yalanla Başlayan AŞK II Mm-3_zps38d4803f
Yalanla Başlayan AŞK II Mm-3_zps38d4803f
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.



 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  Latest imagesLatest images  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 Yalanla Başlayan AŞK II

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir




Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimeSalı Ocak 08 2013, 18:43

Alexis o olayı düşünmekten o gece hiç uyuyamamıştı. Sağa, sola dönüp durmuştu. Sıkıntılı bir gecenin ardından nihayet sabah olmuştu Alexis sıcak yatağından kalkıp Daphneyi uyandırmaya gitmişti. Amacı birlikte kahvaltı hazırlayıp kahvaltı etmekti böylelikle biraz eğlenip o olayı bir nebze olsun aklından çıkarabilirdi. Ama Daphne evde yoktu Alexis gidip dolabı açtı ve kahvaltıda yenilecek hiçbir şey kalmadığını gördü. Daphne kahvaltılık almaya gitmiş olmalıydı.

Alexis yatağına geri dönüp Daphneyi beklemeye başladı. Bir yandan dışarıdaki kar yağışını izliyordu. Bu oldukça keyifliydi, bunu dahada keyiflendirmek için mutfağa gidip kendisine bir kahve aldı ve tekrar yatağına döndü. Ama bu ortama rağmen hala gergindi o olay, o olay bir türlü aklından çıkmıyorduki. Dışarıda usulca yağan kar huzur veriyordu ona; bembeyaz, biraz ıslak, birazda tatlı bir huzur. Alexis dalmıştı karın masumiyetine. Bir yandan ne yapacağını düşünüyordu. Ne yapmalydı şimdi? Nathanın özürlerini kabulmü etmeli yoksa hiç dinlemeden onu silmelimiydi. Silse ne olacaktıki? Peki ya affetse, peki affetse ne olacaktı? Nathan yoktuki şimdiye kadar onsuzda aynıydı hayatı, değişen ne vardıki? Ama, ama o içindeki ses... O içindeki ses affet diyordu ona. İkinci şansı vermelisin diyordu. Neden? Neden peki böyle diyorduki? Ne yapmıştı Nathan affedilecek? Neydi Alexisin bu içindeki sesin nedeni? Ne oluyordu ona? Alexis bu düşüncelerin istemediği bir noktaya varacağını anlayınca hemen onlara bir son verdi.

Evet Alexis aşık olmaktan yani aşık olduğunu anlamaktan korkuyordu. Ama bu olamazdı o Nathana aşık olamazdı. İmkansızdı bu. Hem o başkasını seviyordu. Nathan bunu söylemesede Joanneyi seviyordu Alexis anlamıştı bunu. Aşık olamazdı bu yüzden Alexis Nathana. Değildide kendince. Kapı zilinin sesiyle sıyrıldı bu düşüncelerden. Kimin geldiğini merak ederek kapıya doğru ilerledi ve açtı...


En son Alexis Rogers tarafından Paz Şub. 10 2013, 14:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nathan Dwight
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Nathan Dwight


Mesaj Sayısı : 125
Kayıt tarihi : 30/11/12
Lakap : The Rock

Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimePerş. Ocak 17 2013, 21:21

Alexis ile aralarında geçen olaylardan ötürü kendini hala kötü hissediyordu. Ondan bir özür dilemeyi kendine borç bilmişti. Yılbaşında ve o gün alışveriş merkezinde ondan defalarca özür dilemek istemişti ve dilemişti de; ama Alexis hiçbir şekilde yumuşamamıştı Nathan’a karşı. Nathan’ın yaptığı şey çok kabaydı ve Nathan da bunun farkındaydı. Peki Alexis kendisini affedip neden arkadaş olmuyordu Nathan ile? Bu çok zor bir şey miydi? İlk defa birisine gerçek bir arkadaşlık teklif etmişti ve maalesef geri çevrilmişti isteği. Belki de Alexis’i boş verip her şeye kaldığı yerden devam etmeliydi. Nasıl olsa yalnız olmaya alışmıştı ve bu halinden de son derece memnundu. Peki neden içindeki ses tam tersini söylüyordu? Alexis’i neden bu kadar çok umursuyordu? Kendisi değil miydi kızlardan nefret eden? Onlara karşı artık hiçbir şey beslemeyen ve onlardan olabildiğince uzak duran! Neden şimdi bir kıza kendi benliğini göstermek istiyordu? Bir türlü çözemiyordu neler hissettiğini. Sadece Alexis ile barışıp onunla arkadaş olmak istiyordu o kadar. Alexis’i düşündükçe içinde hiç anlamlandırmadığı kıpırtılar duyuyordu. Bu duyguyu daha önce de hissetmişti ve neticede hayal kırıklığından başka bir şeye neden olmamıştı bu his. Şimdi ikinci kez birini sevme düşüncesine alışamazdı Nathan. Bir başkasını daha sevip sonrasında ikinci bir hayal kırıklığı yaşayamazdı. Bu yüzden kızlardan uzak duruyordu hep. Birisine aşık olma düşüncesi, sonra onunla sevgili olma evresi ve neticede de ayrılık… Bunları bir kez daha yaşayamazdı. Joanne’e olan hisleri hala devam ediyordu ve onu görmeye tahammülü yoktu daha fazla. Fakat ikinci bir Joanne vakası da olamazdı. Birisiyle zaten zor başa çıkıyordu. Birde ikinci birine daha farklı hisler beslemek Nathan’a çok ağır gelebilirdi. Kalbi çok acıyordu. O kabuklaşmış yara Joanne’i görmesiyle yeniden kanamaya başlamıştı. Joanne’i bir kez daha görmek Nathan’ın kendisini bu sefer zapt edememesine neden olabilirdi. Ona olan hislerini haykırabilirdi ve yeniden bir araya gelmelerini isteyebilirdi. Nathan bunu yapamazdı. Joanne’e ikinci bir şans daha veremezdi. Aklını Joanne’den uzaklaştıracak bir şeyler yapmalıydı; ama ne olduğunu bir türlü bulamıyordu. Alexis de aklına yeniden girmişti anında. Ondan en azından bir kez daha özür dileyebilirdi. Bu sayede gönlü rahat edebilirdi biraz olsun.

Aniden verdiği bu kararla deri ceketini alarak Daphne ve Alexis’i oturduğu eve gitti. Zile uzun süre bastıktan sonra kapı açıldı ve Alexis’i gördü. Kalbi hızlı bir şekilde atmaya başlamıştı. Nathan bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Yavaş yavaş Alexis’e aşık olmaya başlamıştı. Belki de şimdi gitmeliydi ordan. Ama bedeni kendisini dinlemiyordu. Ayakları bir adım bile ileri ya da geri gitmiyordu. Sadece Alexxis’i izlemekle meşguldü, başka hiçbir şeye dikkat etmiyordu. Bir şeyler söylemek için dudaklarını araladı ve “Daha ne kadar beni dışarıda tutmayı düşünüyordun? İçeri almayacak mısın beni?” Özür dilemek yerine ilk bunlar çıkmıştı ağzından. Aslında haklıydı da. Kapıda kuru kuru özür dilemek hiç hoş olmazdı. Hem içeride her şeyi açıklayarak özür dilemek daha mantıklı olurdu. Alexis’in bir şeyler demesini bekliyordu. Bir yandan da gözlerini gözlerinden ayırmıyordu. Elle tutulur bir cevap bekliyordu ve umutla..


En son Nathan Dwight tarafından Paz Şub. 10 2013, 13:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir




Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimeC.tesi Ocak 19 2013, 14:14

Alexis kapıyı açtı ve karşısında Nathanı gördü. Ne yapacağını bilemedi. İlk olarak kapıyı açtığı gibi suratına kapatmayı düşündü ama bunu yapamadı. Beyninin verdiği bu komutu kalbi ve elleri tersliyordu. Adeta kitlenmişti, hareket edemiyordu.

Bir süre birbirlerine bakındıktan sonra Nathan oldukça kaba bir şekilde içeri girmek istediğini söyledi. O kadar kabaydıki Alexis Nathanın suratına bir kere daha vurmamak için kendini zor tuttu. Bütün bu olayların ardından hala bu kadar sinir bozucu, gıcık ve ukalaca davaranması bir sihirbazın katlanamayacağı derecedendi. Kısa bir süre daha bakıştıktan sonra Alexis kolunu yasladığı kapıdan kolunu çekti, kaşlarını çattı ve: "Sen kendini ne sanıyorsun? Prens falansında benim mi haberim yok? Onca yaptığın şeylerin ardından nasıl bu kadar kaba davranabiliyorsun? Gerçekten bunu nasıl yaptığını merak ediyorum? Eğer içeri girme meselesine gelirsekte Giremessin! Hatta senin şu an durduğun yer bile beni rahatsız etmeye yetiyor bunun için git burdan!" dedi.

Alexis bu öfke fışkıran konuşmasının ardından nihayet sustu. Bir süre Nathanı izledikten sonra biraz sakinleşmiş haliyle "Git burdan." diye tekrarladı. Daha sonra kapıyı kapatmak için sert bir şekilde onu itti...


En son Alexis Rogers tarafından Paz Şub. 10 2013, 14:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nathan Dwight
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Nathan Dwight


Mesaj Sayısı : 125
Kayıt tarihi : 30/11/12
Lakap : The Rock

Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimeC.tesi Ocak 19 2013, 20:55

Alexis’in bu inatçı tavrı gülümsemesine neden olmuştu. Onda çok farklı bir şeyler vardı. Sürekli eskiden bahsetmek istemiyordu Nathan; ama geçmişle şimdiki halini kıyaslarken buluyordu her defasında kendini son zamanlarda. Eski hali olsa bu inatçı tavra katlanabilirdi. Şimdi ise dayanamıyordu artık bu tür davranışlara. Bir insandan özür dilemek bu kadar zor olmamalıydı. Ama söz konusu kızlar olunca direttikçe diretiyorlardı genel olarak. Sürekli nazlanıyorlardı, sanki çok önemlilermiş gibi. Onların peşinden sürüklenen erkeklere acıyordu. Gerçi kendisi de şu an o durumdaydı; ama hiç olmazsa sevgilisi için özür dileyenlerden değildi o. Kızlar daha da nazlanıyordu sevgililerine karşı. Erkekler ise ya buna katlanacaklardı ya da ayrılacaklardı şu kızlardan. Nathan sevgilisinden özür dilemiyordu. Sadece sıradan bir kızdan özür dileyecekti; ama Alexis inatlaştıkça Nathan’ın sinirleri de daha fazla geriliyordu. Bundan yeterince sıkılmıştı artık. Olaya bir an önce müdahale etmeliydi. Ya kolay yoldan hallolacaktı bu iş ya da zor yoldan. Ama bu gidişle zor yola başvurması gerekecekti. Ayrıca Alexis Nathan’a hala kaba diyordu. Oysaki içeri girmek için izin istemişti. Eğer Alexis bunu da kaba davranışlardan biri olarak görüyorsa bir an önce kulak burun boğaz doktoruna gidip kulaklarını temizletse iyi olurdu. Hiç hayatında kaba davranış görmemişti anlaşılan. Tamam, onu istemediği bir şekilde zorla öpmek çok kaba bir davranıştı ve onur kırıcıydı; ama yine de affedilmek bu kadar zor olmamalıydı. Kendisini affettirmek için başka ne yapabilirdi ki? Amuda mı kalkmalıydı yoksa kendini bir köprüden mi atmalıydı? Amuda kalkma işini halledebilirdi. İkincisini ise yapmaya hiç niyeti yoktu. Bu aksi davranışlarla Alexis büyük ihtimalle ikinci seçeneği yapmasını isterdi Nathan’dan.

Nathan daha fazla dayanamayarak Alexis’in kapıyı kapatmasına fırsat bırakmadan ayağını kapı aralığına kıstırdı. Alexis’in kapıyı sertçe kapatırken aralığa ayağını koymak canını çok yakmıştı. Ayağı sızım sızım sızlıyordu. Bu kız da neyin nesiydi böyle? Nathan’ı her geçen saniye daha da fazla sinirlendirmeyi başarıyordu. Nathan daha fazla kötü şey olmasını istemiyordu hayatında; ama Alexis sayesinde edindiği öfkeyle her an her şeyi yapabilirdi Nathan. Kapıyı sertçe geriye iteleyerek zorla da olsa içeri girmeyi başarmıştı. Kapıyı da ardından kapatarak Alexis’e koltuğa oturmasını işaret etti. Kendisi koltuklardan birine oturarak: “Sana bir açıklama yapmama izin ver. Senden binlerce kez özür dilerim; ama böyle davranmakla nereye kadar benden kaçacağını sanıyorsun? Artık özrümü kabul et lütfen. Sana kendimi affettirebilmek için ne yapmam gerekiyor daha?” Bu konuşmanın ardından gözlerini Alexis’ten ayırıp evin içinde dolaştırmaya başladı. Alexis’ten elle tutulur bir cevap bekliyordu. Artık kendisini affetmesini bekliyordu Alexis’in. Çünkü bu hırsız polis oyunundan sıkılmaya başlamıştı. Sabrı tükeniyordu ve eğer Alexis bu sefer de kendisini affetmezse daha fazla üstelemeyecekti ve üstüne gitmeyecekti Alexis’in.


En son Nathan Dwight tarafından Paz Şub. 10 2013, 13:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir




Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimePtsi Ocak 21 2013, 20:28

Alexis kapıyı itsede Nathan kapının kapanmasına izin vermedi ve ayağını kapı aralığına koydu. Nathan canının yandığını her ne kadar belli etmemeye çalışsada Alexis anlamıştı yüz ifadesinden. Nathan kapıyı sertçe geri itmişti Alexis birkaç adım geri gitmiş onu izliyordu.

Daha sonra Nathan Alexise koltuğa oturmasını işaret etti ve hemen ardından kendisi bir koltuğa geçip Alexisin oturmasını bekledi. Alexis bu sırada siniren dişlerini sıkkıyordu. Bunun dişlerine zarar vermesi o an umrunda bile değildi. Nathanın içeri girip kendi kafasına göre oturmasının ardından Alexis oldukça yavaş bir şekilde gidip koltuğa oturdu. Sırtını yasladı ardından bir süre konuşmadan bekledi. Sonra: "Tamam seni dinleyeceğim Nathan. Her ne kadar fikrimin değişeceğine inanmasamda seni dinleyeceğim. Ama bu seni affettiğim anlamına gelmiyor. Sadece bir şans veriyorum." demesinin ardından : "Ama önce biraz sakinleşmeye ihtiyacım var. Bence bir süre sakinleşelim ondan sonra sakince konuşuruz. Bence bu ikimiz içinde daha mantıklı."diye konuşmasını sürdürdü. Bunun ardından ayağa kalktı ve: "Kahve bizi biraz daha yatıştırır en azından kendim için bunu söyleyebilirim bunun için kendime sert bir kahve yapacağım. Bence sende içmelisin. Eğer içmek istersen bana seslen mutfaktayım" dedi.

Bu konuşmasının ardından Alexis ağır adımlarla mutfağa gitti. Önce suyu açıp yüzüne biraz su çarptı. Bunun ardından bir sandalyeye oturarak sakinleşti. Bir süre gözlerini kapatıp aklındaki bütün düşünceleri sildi. Sonra Nathana: "Karar verebildin mi? Kahve içecekmisin?" diye sordu ve kahveyi yapabilmek için Nathanın cevabını bekledi...


En son Alexis Rogers tarafından Paz Şub. 10 2013, 14:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nathan Dwight
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Nathan Dwight


Mesaj Sayısı : 125
Kayıt tarihi : 30/11/12
Lakap : The Rock

Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimeSalı Ocak 22 2013, 21:35

Alexis’in bu kadar çabuk konuşmasını beklemiyordu. Yine somurtup Nathan’ı umursamaz bir tavırla izleyecek sanıyordu; ama yanılmıştı. Alexis kendisine bir şans vermişti her şeyi açıklaması için. Buna sevinmişti. Zira artık hiç ümidi kalmamıştı. Alexis’e içten içe teşekkür ediyordu. Hatta Alexis onunla sadece konuşmakla kalmayıp bir de kahve isteyip istemediğini sormuştu. İçinde Alexis’in kendisini affedeceğine dair küçük de olsa bir umut ışığı belirmişti. Alexis mutfağa gittiğinde neler diyeceğine karar vermek için düşünme fırsatı bulmuştu; ama aklına en ufak bir şey gelmiyordu. Alexis en sonunda salona geldiğinde ve Nathan’a seslendiğinde kendisine gelebilmişti. Kahve ister miydi? Kahve o adar da bağımlısı olduğu bir şey değildi ve şu an için düşündüğünde istemediğine karar verdi. Alexis’e: “Hayır istemem. Yine de teşekkür ederim. Ama bir bardak su getirirsen hayır demem. Bu arada hazırsan artık konuya geçmek istiyorum. Şu an bana çok kızgınsın biiyorum ve kendimi sana nasıl affettireceğimi bilemiyorum gerçekten. Ama şuna inan ki ben uzun süredir hiçbir kızdan ne özür diledim ne de onunla konuştum. Geçen gün alışveriş merkezinde gördüğün eski kız arkadaşımdı ve hayatımın aşkıydı. Ama o, beni en yakın arkadaşım diyebileceğim biriyle aldattı ve o zamandan beri de hiçbir kıza güvenim yok. İlk defa sana söylüyorum bunları ve yine uzun aradan sonra ilk defa birinden af diliyorum. Nedenini bilmiyorum. Neden ilk senden başladığımı? Ama şuna eminim ki bir yerden başlamam gerek. Yine eskisi gibi iyi ve neşeli bir insan olmak istiyorum. Benim arkadaşlığımı kabul eder misin? Lütfen!” Söylediği her sözde samimi ve içtendi. Belki de Alexis’in kendisini affetmesi uzun sürecekti; ama yine de en azından arkadaş olarak Nathan’ı kabul etse çok mutlu olacaktı.

Dediği gibi bir yerlerden başlaması gerekiyordu hayatını düzeltmeye. İlk iş olarak da Alexis’i seçmişti. Nedenini bilmiyordu. Kendisini Alexis’e karşı yakın hissediyordu. Onunla sağlam bir dostluk kuracağına inanıyordu. Eğer böyle bir şey olursa çok mutlu olacaktı. Alexis ile takıldığında belki de kızlara karşı yeniden nazik davranabilecekti. Eğer Alexis bu arkadaşlığı kabul ederse Nathan’a nazik olmayı yeniden öğretebilirdi, insanlara özellikle de kızları alaya almamayı öğretebilirdi. Aslında Nathan’ın kimseyi alaya aldığı yoktu. Sadece Daphne’ye karşı böyleydi. Onu sinirlendirmek hoşuna gidiyordu. Belki Alexis ile barıştıktan sonra onunla da barışması gerekiyordu; ama aralarındaki mesafeyi de korumalıydı. Zaten kızlara karşı davranışlarını yavaş yavaş düzeltme kararı almıştı. Bir de Daphne ile arasına mesafe koymazsa neler olurdu bilemiyordu. Heralde Nathan büyük bir ihtimalle şoka falan girerdi. Çünkü Daphne ile aralarında sihirbaz-peri bağı vardı, yani çok özel ve kırılması güç bağlardan biriydi. Sihirbaz ve peri birbirlerinin her hissettiğini anlayabiliyorlardı. Ama kime ya da neye karşı besleniyordu bu duygular belli değildi. Bu yüzden de hemen bir şok dalgası yaşamak istemiyordu. Her ne kadar zor olsa da ondan olabildiğince uzak kalmaya çalışıyordu. Tekrardan Alexis’e odaklandığında “Eğer arkadaş olursak bana yardım edebilirsin belki de. Kızlara karşı nasıl davranacağımı bilmiyorum Hatta bir kızla doğru dürüst konuşmayalı bayağı bir zaman oldu.” “Lütfen Alexis yardım et bana!” diye geçiriyordu içinden ve devamında da: “Eğer bana yardım etmezsen neler olur bilemiyorum.”


En son Nathan Dwight tarafından Paz Şub. 10 2013, 13:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir




Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimePerş. Ocak 24 2013, 13:02

Alexis Nathanın cevabını bekliyordu. Nathan özrünü bir an önce dilemek istiyor olmalıydıki Alexis daha kahvesini yapmadan, ayaktayken hemen konuşmaya başlamıştı. Nathanın konuşması bayağı bir uzun sürmüştü. Nathan daha önce kızlarla çok iyi ilişki kuramadığını, Joanneyi çok sevdiğini fakat ihanete uğradığını bununsa kızlarla olan ilişkisini oldukça derinden sarstığını söylemişti.

Alexis buna üzülmüştü. Ama bu Nathanın Alexisi öpmesini açıklamıyordu. Nathan kahve istemediğini fakat bir bardak suya hayır demeyeceğini söylemişti. Alexis Nathanın uzun konuşmasından sonra mutfağa tekrar gidip kahvesini yaptı ve Nathana da bir bardak su koydu. Sonrada Nathanın suyunu hemen yanındakini sehpaya koydu. Ardından koltuğa oturup kahvesini yudumladı. Nathanın konuşmasına devam etmesini bekliyordu. Nathan bir süre düşündükten sonra Konuşmasına devam etti. Alexisten onu affetmesini ve ona kızlarla olan ilişkisinde yardım edebileceğini söyledi. Alexis Nathanın özürlerinden sonra bir süre onun gözlerine baktı. Sanki gözleri "Beni affet!" diye haykırıyordu. Alexis düşünmeye başlamıştı. Ne yapmalıydı? Affetmeli mi? Affetmemeli miydi? Alexis bunu düşünürken adeta halının DNAsını çözmüştü. En sonunda bir karar vermişti. Alexis şimdiye kadar çok uzattığını ve abarttığını düşünmüştü. Artık bu duruma bir son vermeliydi. Onu affetmeliydi. Ama içinde hala tereddüt vardı ve bunun sebebinide çok iyi biliyordu.

Kısa bir süre daha düşündükten sonra aniden : " Peki Nathan seni affediyorum. Belki yaptığın şey saçmaydı ama ben seni yaptığın hatayı farkettiğini düşünüyorum. Bunun için de seni affetmeye karar verdim. Umarım doğru bir karar vermişimdir." dedi. Ani bir kararla yapmıştı bu konuşmayı kararının doğru olduğundan emin değildi. Hatta konuşurken neler söylediğini bile hatırlayamıyordu o an. Bu kısa konuşmanın ardından Alexis başını kaldırdı, Nathaın gözlerine baktı ve onun vereceği tepkiyi beklemeye başladı.


En son Alexis Rogers tarafından Paz Şub. 10 2013, 14:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nathan Dwight
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Nathan Dwight


Mesaj Sayısı : 125
Kayıt tarihi : 30/11/12
Lakap : The Rock

Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimePtsi Şub. 04 2013, 19:33

Alexis'in cevabını merak içinde bekliyordu. Alexis konuşmaya başladığındaysa gülümsemesi farkında olmadan daha da belirginleşmişti. Alexis kendisini affedeceğini söylüyordu. Ona sımsıkı sarılmamak için kendini zor tutuyordu. Hatta onu öpmemek için. Bu hataya ikinci kez düşemezdi. Alexis zaten inatçıydı ve zar zor da olsa bir arkadaş edinmişti. Bunu bozmaya niyeti yoktu. Bir facia daha yaşamak ve Alexis tarafından da tekrar affedilmek zorunda kalmak istemiyordu. Sadece başını salladı ve "Kesinlikle doğru bir karar verdin. Bu kararına asla pişman olmayacaksın. Sen beni affedene kadar o kadar gergindim ki ne diyeceğimi, nasıl davranacağımı bilemedim. Çok korkuyordum beni affetmeyeceğinden. Şİmdi kızmazsan eğer bir kahve alabilir miyim acaba?"

Artık rahatlamıştı ve bir şeyler yiyebilir ya da içebilirdi. Birkaç gündür yaşadığı stresten dolayı hiçbir şey yapamaz olmuştu. İçi içini yiyordu sürekli ve Alexis'in kendisini affetmesinden başka bir şey düşünemiyordu. Büyük bir yük vardı omuzlarında. Ama şimdi omuzlarındaki yükten kurtulmuştu. Alexis artık affettiğine göre şiimdi ne olacaktı? Ne konuşacaklardı? Uzun zamandır kızlarla doğru dürüst bir sohbeti olmadığından ne konuşacağını da bilemiyordu. Nereden başlamalıydı konuşmaya? Hiçbir şey gelmiyordu aklına. Sadece Alexis'in davranışlarını izliyordu. Verdiği tepkileri! Bütün gün onu seyredebilridi. İçinde anlam veremediği bir heyecan dalgası vardı. Çok ılıktı, bu hisse tutunmak istiyordu; ama yapamazdı işte. Kızlar dünyasına adım atarken her şeyin yavaş yavaş gelişmesini istiyordu. O yüzden bu duygulara şimdilik dur demesi gerekiyordu. Zaten Alexis de hemen sevgilisi olmaya dünden razıydı ya hemen Nathan'ın kollarına koşardı. Böyle bir şeyin olması çok nadir gerçekleşecek bir olaydı. Hem kendine hem de ona zaman tanımalıydı. Şimdilik bu yeni arkadaşı tanımakla işe başlamalıydı. Evet, işte bulmuştu. Konuşmaya onunla ilgili şeyleri öğrenerek başlayabailirdi.

"Arkadaşlık teklifimi kabul ettiysen eğer birbirimizi daha yakından tanıyarak işe başlayabiliriz. Mesela ben ailemle yaşıyordum buraya gelene kadar; ama maalesef buraya gelince onlardan ayrılmak zorunda kaldım. Ya senin ailen nerede? Onları çok özlüyor olmalısın. Bir de sevdiğin ve sevmediğin şeyler nelerdir?"Belki de konuşmaya daha genel şeylerle başlamalıydı; ama o da merakına yenilmişti. Yavaş yavaş Daphne'ye benzemeye başlamıştı. Sihirbazından zaten hoşlanmıyordu. Bir de onun özelliklerinden birkaçoı Nathan'a bulaşınca Daphne'den daha da soğumaya başlamıştı. Aralarındaki mesafeyi korumalıydı; fakat o özel bağ yüzünden Daphne'nin neler hissettiğini kendinde de hissedebiliyordu maalesef. Bu kadar Daphne'yi düşündükten sonra Alexis'e uzun süre baktığını anladı ve bakışlarını başka yöne çevirdi hemen. Gerçekten de Alexis Nathan'ın sorularını cevaplayacak mıydı?


En son Nathan Dwight tarafından Paz Şub. 10 2013, 13:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir




Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimeÇarş. Şub. 06 2013, 01:13

Alexisin ani kararla yaptığı bu konuşmanın ardından Nathan çok şaşırmışa benziyordu. Çok değişik görünüyordu Alexisin gözünden sanki bir şeyler yapmak istiyor da yapamıyormuş gibi. Bir süre bu değişik durum hüküm sürdükten sonra sessizliği Nathan bozdu ve Alexisin bu kararının kesinlikle doğru olduğunu söyledi. Bir de bir kahve alıp alamayacağını sordu.

Alexis Nathana belli etmese de içten içe gülümsüyordu. Nathana: " Elbette." cevabını verdikten sonra: "Hemen geliyorum." diyerek mutfağa gitti ve zaten az önce yapmış olduğu ve hala oldukça sıcak olan kahveyi fincana koyup içeri götürdü ve suda da yaptığı gibi kahveyide Nathanın yanındaki sehpaya koydu. Sonra koltuğa oturdu. Nathan biraz düşündükten sonra Alexisi daha yakından tanımak için olsa gerek onunla ilgili birkaç soru yöneltti. Ancak Nathanın sorduğu ilk soru onun yüzünde kalmış gülümseme kırıntılarını yok etti. Hatta bunun yerine oldukça sevimsiz, karşısındakini dahi üzebilecek bir ifade yerleşmişti. Soru Alexisin ailesiyle ilgiliydi, sırlarla dolu ve yok olmuş ailesiyle... Alexis her ne kadar istemesede kısılmış, ağlamamak için kendini zor tuttuğu belli olan bir sesle Nathana: "Benim bir ailem yok. Yani yaklaşık on yıl önce onları kaybettim. Benim bu okula gelmemdeki amaçta bu zaten anne ve babamın ölümünün sırrını çözmek. Aslına bakarsan anne ve babamın ölümünün nedenini biliyorum ancak bundan emin olmak istiyorum ve bu nedenin başka birisinin daha canını yakmasını da istemiyorum. Bunun için bu nedeni yok etmeliyim. Her neyse anne ve babam olmadığı için uzun süre yurtta kaldım. Daha sonrada buraya geldim. Sanırım hayatımla ilgili şimdilik bilmen gerekenler bu kadar. Zaman geçtikçe zaten kalanlarıda öğrenirsin." diyerek hayatını kısaca özetledi.

Alexis yüzündeki sevimsiz ifadeyi kaldırdı, yerine sahtede olsa küçük bir tebessüm koydu ve: "Ben boş zamanlarımda genelde sahilde oturup denizi izlerim ve onun o yorgunluk alıcı, rahatlatıcı kokusunu içime çekerim. Sonra öylesine, kaybolma korkusu olmadan koşmaktan, hiç düşünmeden delice şeyler yapmaktan, bazen sadece huzurun içinde kaybolmaktan, özgürlüğü derinliklerine kadar hissetmekten, tatlı sabah güneşinin ve sert karayel rüzgarlarının yüzüme çarpmasından, adrenalinden, bazen aşırı yavaştan, bazen yüksek hızdan, aşık olmaktan, aşkı dibine kadar yaşamaktan, kahveden, acı, tatlı, mayhoş, değişik lezzetlerden ve bunun gibi çoğu şeyden aşırı hoşlanırım. Müzik olmassa olmazımdır. Ama müzik deyince kesinlikle profesyonel stüdyolarda ve herhangi bir enstrumanla olması gerekmiyor. Hayatta çoğu şeyde bir ritim ve melodi saklıdır bence ve bana bunlar yetiyor. Bunların haricinde yapmacıklıktan, acıdan zevk alanlardan, başkalarının hayatını mahveden insanlardan nefret ederim. Peki sen? Sen nelerden hoşlanır veya nefret edersin?" diye ağzından çıkanlara hakim olamadığı bir konuşma yaptı. Sonra konuşmaktan uyuşan ağzını kapattı ve Nathanın cevabını beklemeye başladı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nathan Dwight
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Ateş Perisi l Pastane sahibi
Nathan Dwight


Mesaj Sayısı : 125
Kayıt tarihi : 30/11/12
Lakap : The Rock

Yalanla Başlayan AŞK II Empty
MesajKonu: Geri: Yalanla Başlayan AŞK II   Yalanla Başlayan AŞK II Icon_minitimePaz Şub. 10 2013, 19:28

Kahvesini adıktan sonra ondan koca bir yudum almıştı. Kahve çok sıcak olduğundan ağzı biraz yanmıştı; ama olsundu, hiç dert etmiyordu bunu. Çünkü şu an zevkten dört köşe olmuş bir halde Alexis’i düşünüyordu. Üstelik kendisini de affetmişti ve ikisi artık arkadaştılar. Uzun aradan sonra ilk defa bir kız arkadaş edindiği için mutluydu. Bu yeni arkadaşı sayesinde artık düzelebilirdi ve hatta eskisi gibi yine neşeli ve kibar bir insana dönüşebilirdi. 2 yılı aşkın süredir insanlara özellikle de kızlara karşı hep kaba davranıyordu ve onların kalbini kırıyordu. Ama artık her şeyin geçmişte kalmasını istiyordu. O sadece normal bir hayat kavuşmak istiyordu o kadar. Tekrardan gerçek dünyaya geri döndüğünde kahvesinden bir yuddum daha alıp Alexis’e birtakım sorular sormuştu. Ama bunlara karşılık ailesiyle ilgili öğrendiği gerçeklere üzülmüştü. Küçük yaştan beri yetimhanelerde yaşama ve tek başına hayatta kalma savaşları sonucunda buraya kadar gelmişti. Nathan hep ailesiyle yaşamıştı ve ailesi tarafından da çok seviliyordu. O da ailesini çok seviyordu. Bir insanın ailesinin olmasının ne büyük bir hediye olduğunu ondan başka kimse bilemezdi. Joanne’den ayrıldıktan sonra ailesi ona çok büyük bir destek vermişti. Gerçi ailesine ne denli büyük acı çektiğini hissettirmemişti ya neyse. Onlar Nathan’ın acısının geçtiğini sanıyorlardı; ama oysaki hala acı çekiyordu. Alexis’in yanında olması içindeki acıyı biraz olsun unutturuyordu ve de Joanne’i. Ama yine de duyuyordu o acıyı. Daha fazla Joanne’i düşünmemeye çalışarak Alexis’e odaklanmaya çalıştı. Söyledikleri nedense ilgisini çekiyordu. Uzun zamandır hiç kimsenin ne dediğini umursamıyordu; ama Alexis’in söylediği her sözü kafasına kazımaya çalışıyor gibiydi. Onunla ilgili her türlü bilgiyi ve detayı öğrenmek istiyordu. Kısacası onu yakından tanımak istiyordu.

Alexis’in de kendisine soru yöneltmesiyle: “Ben mi? Bilmem ki! Daha önce hiç düşünmemiştim bu konu hakkında. Mesela ailemi çok seviyorum. Daha sonra… Mmmm! Hah buldum. Yüzmeyi, denizin kıyıya vururken çıkardığı sesleri, uzun yürüyüşleri, kafa dinlemeyi, kitap okumayı ve buna benzer şeyleri severim. Nelerden nefret ettiğime gelince! Öncelikle yalandan, aşırı gürültüden, beni çabuk sinirlendiren kişilerden, güvendiğim insanların bana ihanet etmesinden nefret ederim. Daha vardır belki de nefret ettiğim şeyler; ama şu an aklıma gelmiyor.” O konuşurken kahvesini de bitirmişti. Bunun hiç farkına varamadı bile. Şurada oturup Alexis’i daha yakından tanımak ve onun yanında daha fazla zaman geçirmek istiyordu; fakat şimdi gitmesi gerekiyordu. Yapılması gereken birtakım işleri vardı ve önemli işlerdi bunlar. Koltuktan hızlı bir şekilde kalkarak kapıya doğru yönelmeden önce Alexis’e zarar veririm korkusuyla elini ürkekçe sıktı. “Artık gitmem gerek. Daha sonra tekrar buluşabiliriz istersen yeni arkadaşım.” Göz kırptıktan sonra konuşmasına devam etti. “Seninle arkadaş olduğumuza gerçekten de çok sevindim. Bana kızlar hakkında birtakım şeyler ve kibar olmayı öğretirsen çok minnettar olurum sana.” Kapıya yöneldi ve onu açtıktan sonra son bir kez Alexis’e bakarak evine doğru yol aldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yalanla Başlayan AŞK II
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Yalanla Başlayan Aşk
» Mutlu Başlayan Felaket
» Berbat başlayan bir gün ve sonrası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Arşiv-
Buraya geçin: