AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Aniden Gelen Acı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ofelya Forfeit
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 31/05/12

MesajKonu: Aniden Gelen Acı   Ptsi Haz. 17 2013, 12:26

Dünden beri evinde, perisinin yanında değildi. Verilen ödevi son ana bırakmanın sıkıntısını yaşıyordu. Neyse ki sınıftan bir arkadaşı imdadına yetişmişti ve okul çıkışı onların evine gitmişlerdi. Geceyi de arkadaşında geçirmişti. Bu kız okulda çok konuşan biri gözükse de iş başındayken gerçekten de tam bir inek haline bürünmüştü. Doğrusu bu Ofelya'yı biraz şaşırtmıştı. Arkadaşının bu performansını gördüğünde "Çok konuşmakta ne var ki? Bazen sen de çenene hakim olamıyorsun." diye geçirmişti içinden. Ertesi gün yine okuldan sonra arkadaşına gitmiş ödevin son halini tamamlamışlardı. Yarına hazır olan ödevlerinin yükü üstlerinden kalktığında kendini tüy kadar hafif hissetmişti. Arkadaşı ile rahatça geçirdiği zamandan sonra, akşama doğru eve dönmek için yola çıkmıştı. 
Şimdi arabada ilerlerken perisini düşünüyordu. Ödevini bitirdiği sırada Ruby'nin telefonunu almıştı. Bu akşam evde olmayacaklarını belki de geç gelebileceklerini söylemişti. Önemli değildi. Ruby'nin iyi olması ona yetiyordu ve iki peri ile yaşamaya başladığından beri Phin'e bu konuda daha çok güvenmeye başlamıştı.  Yine de Ruby'nin hamile olduğunu öğrendiğinden beri endişelenmekten kendini alı koyamıyordu. Bu düşüncelerle gözleri bir an yol kenarından uzakta görünen denize takıldı. O an ani bir kararla yolunu değiştirdi. Nasılsa eve gittiğinde de yalnız kalacaktı. 
Deniz kenarına vardığında gökyüzündeki son ışık demetleri de karanlığa gömülmüştü ve yıldızlar tamamen ortaya çıkmışlardı. Sahile girmeden önce arabasını uygun bir yere bırakıp denize doğru yürümeye başlıdı. Bir süre oturduğu yerde dalgaların sesi eşliğinde yıldızları seyire daldı. Üstündeki elbisesi ve açıktaki ayakları iyice kumlara bulanana kadar yıldızları izledi. Sonrasında ise denizin çağrısına daha fazla karşı koyamadı. Kalktığı yerde ayakkabılarını çıkardı ve eline alıp dalgaların vurduğu kıyıya kadar geldi. Kumlar artık tamamen ayaklarına yapışmıştı. Ama budan rahatsız olmadı ve kıyı boyunca yavaş adımlarla yürümeye başladı. Üzerindeki yükün kalkmasının tadını çıkarmaya çalışıyordu, daha çok da bu akşamın... Dalgalar kıyıya vurdukça denizin serin suyu tenine dokunuyordu. Bu irkilmesine neden olsada sular geri çekildiğinde kumların içine batan çıplak ayaklarına aldırmadan derin bir nefes alıyordu. Aslında deniz o kadar güzeldiki suya girmek istiyordu. Vücudu soğuk suya alıştığında sorun olmazdı herhalde. Ayrıca sahilde neredeyse kimse yoktu. Olan insanlar da ondan uzaktaydılar. Elbiselerini çıkarıp girse iç çamaşırları ile olduğunu kimse fark etmedi değil mi? Hem arabası vardı. Üstünü giyinip hemen arabasına koşardı. Suların geri çekilmesi ile derin bir nefes aldı yeniden ve başını sallayıp bu düşünceleri aklından attı. Daha önce de dediği gibi insanlar uzaktaydı ve boğulacak olursa kimse onun farkına varmazdı.Ayrıca bu düşüncelerinin onu korkuttuğunu da kendine itiraf etti.  Yüzme bile bilmiyordu. Ailesini kaybettiği kazadan sonra bu güzelliği ancak uzaktan seyretmekle yetinmişti. Her zaman sadece kıyılarda oyalanıp uzaklardaki derinliklere anlamadığı bir özlemle bakıyordu. 
Farkında olmadan biraz daha derinlere doğru yürümüztü. Gelen dalga elbisesinin eteklerini ıslattığında irkilerek geri kıyıya kaçdı. Su gerçekten soğuktu. Ancak Ofelya bunu bir oyun haline getimişti. Dizlerine kadar çıplak olan ayaklarını suya sokuyor soğuk suya dayanamadığında ya da bir dalga onu ıslattığında geri kaçıyordu. Yüzündeki gülümseme ile her şeyi unutup bu çocuksu oyununa, hiç bir şeye aldırmadan devam etti.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lucas Scott
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 60
Kayıt tarihi : 16/01/13
Lakap : Luke

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Ptsi Haz. 17 2013, 22:37

Geçmişini hatırlamıyordu. Ailesini, akrabalarını, çocukluğunu... Onlara ne olduğunu yada başlarına ne geldiğini bilmiyordu. Yetimhanede geçmişti hayatının çoğu. Yetimhane görevlilerinden öğrendiği birkaç bilgi dışında ailesi hakkında pek bir şey bildiği söylenemezdi. Onların sadece kendisini terk ettiklerini biliyordu. Ve o zamandan bu zamana da onlara karşı günden güne büyüyen bir nefret beslemişti. Hatta içinde yavaş yavaş yeşeren karanlığın ilk tohumlarını da onu terk ettiklerini öğrendiği gün ekilmişti bedenine. Bu karanlık şimdilik içinde saklı bir mücevherdi. Sadece Lucas tarafından açılacağı günü bekliyordu. Hediye paketini açması gereken kişi de kanla bağlı olduğu cadıydı. Onu bulmayı çok denemişti; ama aramaları hep sonuçsuz kalmıştı. Karanlığa teslim mi olmalıydı yoksa bu lanetten kurtulmanın bir yolunu bulmak için ondan yardım mı istemeliydi? Bu iki olasılık arasında kalmıştı. Henüz tam anlamıyla düşünmeye fırsat bulammıştı. Fakat cadısını bulamadığı su götürmez bir gerçekti.
Bu akşamüstü temiz hava almak için dışarı çıkmıştı. Kafasını şu iğrenç hayatından biraz olsun uzaklaştırmak için dağıtmalıydı. Bunu bara gidip bir kızla zevkli dakikalar geçirdiğinde yapabilirdi; ama bu gecelik içindeki sıkıntıya söz geçiremeyeceğini anlayınca temiz hava almanın en iyi seçenek olduğuna karar vermişti. Eskiden de uzun yürüyüşler yapardı;fakat hayatı iyice içinden çıkılmaz bir hal aldığında bir zamanlar hoşlandığı her şeyden vazgeçmişti. Hatta unutmuştu. Eski tadını alamıyordu. Şimdi ise belki de uzun zamandır yapmadığı için kendini bir nebze olsun daha iyi hissediyordu. Ayakları onu bir sahil kenarına getirdiğinde ise denizin huzur veren dalga seslerini bir süre dinledikgen sonra içinde yüzme isteği oluşmuştu. Hatta uçsuz bucaksız gibi görünen denizde olabildiğince derinlere dalmak istiyordu. Her seferinde daha da ve daha da fazla. Tişörtünü ve pantolonunu bir çırpıda çıkardıktan sonra hızlı adımlarla ilerleyerek denize atladı. Bir süre yüzdükten sonra içinde beliren ani bir istekle nefesini ne kadar çok tutabileceğini denemek istedi. Derin bir nefes alarak başını suyun içine daldı. Eskiden yaptığı ve yapmayı da sevdiği şeylerden biri de nefesini ne kadar fazla tutabildiğinin sayısal bir değeriydi. Saçma bir hoşlantı olabilirdi; ama Lucas saçma şeyleri denemeyi oldum olası severdi. Olabildiğince nefesini tuttuktan sonra başını sudan çıkardı ve elbisesinin etek kısmı ıslanmış güzel gözlü, seksi vücutlu bir sihirbaz gördü. Bugününün bonusu olabilecek bir kızdı. Hayatında hiç bu kadar güzel ve masum yüz hatları olan bir kızla karşılaşmamıştı. Ona sahip olmayı o kadar çok istiyordu ki! Fakat bu düşüncesini öncelikli olarak kıza belli etmemesi gerekiyordu. Kızı ürkütüp kaçırmak istemiyordu. Kıza yavaş adımlarla yaklaşarak her zamanki sıcak ve samimi gülümsemesini takındı.
"Bu kadar güzel bir kızın bu saatte sahilde ne işi var acaba? Söyleyebilir misiniz? Bu arada isminizi de söylersiniz çok makbule geçer."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ofelya Forfeit
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 31/05/12

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Salı Haz. 18 2013, 01:06

Akşam karanlığında denizin soğuk suları ile oynamak içini titretsede bu eğlenceli oyuna bir türlü son veremiyordu. En son ağzına arkadaşında dinlediği bir şarkıda dolanmıştı. Sözlerini bilmesede ritmini mırıldanıyor, arada da dalgalardan kaçmaya çalışırken şarkıyı unutup kendi kendine gülüyordu. 
Normalde sular ile arası hiç iyi değildi. Musluklar, fiskiyeler, havuzlar ya da arada sırada kapağını açmaya çalışırken üstüne devrilen su şişeleri hiç fark etmiyordu, hepsi bir şekilde başına bela olmayı başarıyordu. Perisinin de bir su perisi olması bu durumda büyük bir ironiydi. Ama Ruby ona bela olmaktan çok Ofelya bilmediği bu dünya ile onun başına daha çok sorun açıyor gibiydi. Yine de perisi onunla sabırla ilgileniyordu. O artık intikam ile kafayı bozmuş bir peri değildi. Ruby normal bir insan olsaydı onun için sorumluluklarının farkında olan olgun bir kadın olduğunu söyleye bilirdi, dahası bir anne adayıydı... 
Eğlencesi dalgalardan kaçarken rastladığı kıyafetlerle bölünmüştü. Az ileri de, kumların üzerinde sahipsiz kıyafetler vardı. Bunun anlamı sahibinin çok yakınlarda olabileceğiydi. Etrafına baktığında kimseyi göremedi. Belki de derinlere açılmıştı. Bir önemi var mıydı? Elbette yoktu. Geldiği  yola bir göz attığında biraz fazla ilerlediğini fark etti. Geriye dönmek en iyisiydi. Oyununa devam ederek daha bir kaç adım atmıştı ki bedeni yeniden irkildi. Ama bunun nedeni bu kez soğuk su değil arkasından gelen sesti. Denizden birisi çıkmıştı. Arkasını döndüğünde ona doğru birisinin geldiğini gördü. Çocuğun yaklaşması ile ıslak koyu sarı saçları ve akşamın karanlığına eşlik edercesine koyulaşmış mavi gözleri daha da netleşti. Ofelya hemen denizden çıkıdı. Ayakları ıslak kumlara temas ettiğinde çocuğun sorusu ile olduğu yerde durdu ve yeniden ona baktı. Su damlaları omuzlarından çıplak göğsüne doğru süzülürken bir an karşısındaki çocuğa gıpta etti. Bu saatte korkmadan yüzebilmek harika bir duygu olmalıydı. Gerçi Ofelya daha çok gökyüzü ile ilgileniyordu; ama deniz, gökyüzünün yeryüzündeki yansıması gibi değilmiydi? Belki de Ofelya'yı denize çeken şey bu duygulardı ve aynı şekilde denizden uzak tutan şeyde bir duyguydu, korku... 
Çocuğun biraz daha yaklaşması ile bir adım daha geriye çekildi. Birden karşısına çıkan birine adını söylemesine gerek yoktu. Ofelya çocuğun sorusunu cevaplarken karanlık denizi andıran gözlerine merak ve korku karışımı bir duyguyla baktı. "Bu sorunun cavabı açık değil mi? Sizinle aynı nedenden dolayı buraya geldim." dedi. Deniz kenarında ya da denizde zaman geçirmek güzeldi. Ama Ofelya için en uygun yer deniz kenarıydı. 

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lucas Scott
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 60
Kayıt tarihi : 16/01/13
Lakap : Luke

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Salı Haz. 18 2013, 19:45

Diğer günlerin aksine bugün sessiz ve sakin bir ortamda bulunmak istiyordu. Şu anlık yaşadığı bir sıkıntı yoktu işsiz olmasının dışında. Ama şu an hiçbir şeyle kafasını meşgul etmek istemiyordu. Bu nedenle de yalnız kaldığı hayatı için çoğu kez şükrediyordu. Böylelikle birilerine derdini anlatma mecburiyeti de taşımıyordu. Geçmişini son zamanlarda sürekli olarak düşünür olmuştu. Hatta bazı geceler kabus bile görüyordu. Sıkıntılarını eğlenceyle gölgelemeye çalışmasına rağmen pek başarılı olduğu söylenemezdi. Ailesinin onu neden terk ettiği, kafasındaki en büyük soru işaretini taşıma özelliğine sahipti. Neden? Ailesineden onu terk etmişti? Bu acımasız hayatta neden Lucas'ı tek başına bırakmışlardı? Ailesinin yüzünden her şeyiyle kendi ilgilenmek zorunda kalıyordu. Bu durum çocukluğundan beri devam ediyordu. Yetimhane, bir yere kadar Lucas'ın ihtiyaçlarını karşılıyordu. Çoğu ihtiyacını ise yine Lucas kendi sağlıyordu.
Ailesini her geçen gün daha da fazla düşünmek, Lucas'ı içten içe tüketiyordu. Onlara karşı o kadar çok öfkeliydi ki içindeki nefret günden güne Lucas'ın tüm benliğini sarıyordu. Aakları onu sahile götürdüğünde ise hiç zaman kaybetmeden kendini denize attı. Oldum olası yüzmeyi severdi. Biraz yüzmek hele de soğuk suda yüzmek beyninin uyuşmasını sağlayıp fazla düşünmesini engelleyebilirdi. Nefesini tutup suyun altında uzun bir süre kalmanın ardından su yüzeyine çıktığında güzel gözlü bir sihirbazla karşılaşmıştı. Sikıntısını unutabilmek için yüzmüştü ve şimdi de karşısına geceyi birlikte geçirebileceği bir kız çıkmıştı. Bugün şanslı gününde olmalıydı. İstese bu kadar nimeti bir arada bulamazdı. Denizden çıkıp hem kızla daha iyi sohbet etmek hem de ıslak bedenini kurulamak için sahil kenarına doğru ilerlemeye bşladı. Bu sırada da yüzünde her zamanki maskesini takınmıştı. Karşısındaki kahverengi uzun saçları olan kız Lucas'ı görünce denizden çıktı. Alalılan Lucas'tan biraz kokmuştu ya da bir tür belaya bulaşacğını sanıp burafan gidiyordu. Lucas onun gitmesini önlemek için ismini öğrenmeyi umarak soru sormuştu. Bu soruyla genç sihirbaz olduğu yerde kalmıştı. Lucas bunu fırsat bilerek sihirbaza biraz daha yaklaştı ve onun gitmesini istemediğini belli etmek için kızın bileğinden tuttu. Kızın korktuğunu ve şaşırdığını gözlerinden okuyabiliyordu. Aldığı cevap ise daha da gülmesine neden olmuştu. Hatta küçük bir kahkaha bile atmıştı.
"Benimle aynı nedenden ötürü demek! Yani sende yüzmeye geldin. O zaman birlikte yüzmeye ne dersin?"
Konuşması bittikten sonra kızın bileğini bırakmayarak denize doru koşmaya ve kızı da peşinden sürüklemeye başlamıştı. İstediği derinliğe ulaştığında ise genç sihirbazın çırpınışlarına tanık olmuştu.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ofelya Forfeit
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 31/05/12

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Çarş. Haz. 19 2013, 14:58

Verdiği cevaba çocuk gülmüştü. Gülümsemesi kısa sürede kahkahaya dönüşmüştü. Komik bir şey mi söylemişti? Ortalıkta kahkaha atılacak bir neden görememişti genç kız. Bazı zamanlar da insanlar Ofelya'nın sözlerine gülerlerdi. Farkında olmadan yaptığı komik yorumlar etrafındakileri gülümsetiyordu. İnsanları mutlu etmeyi seviyordu, o yüzden bu özelliğini seviyordu. Ama şimdi  yanına kadar gelen bu çocuğun neye güldüğüne anlam veremiyordu. 


Anlamayan boş gözlerle karşısındaki çocuğa bakarken bileğini kavraması ile kendisine geldi. Karşısındakinin konuşmasına tam cevap verecekken kendini onun peşinden sürüklenirken buldu. Ayakları yeniden denizin soğuk suyuna değdiğinde "Bekle. Aynı nedenden ötürü derken yüzmekten bahsetmemiştim. Sadece burada zaman geçirmekten bahsetmiştim." dedi. Ancak çocuk onu duymamış gibi ilerlemeye devam etti. Elbisesi çoktan beline kadar ıslanmıştı. Yanında başka kıyafette yoktu. Buradan çıkması gerekiyordu. "Bırak beni!" diyerek kolunu kurtarmaya çalıştı. Ancak kendini kurtaramamıştı. Su derinleştikçe hareket etmesi de zorlaşıyordu. Bir yandan dengede kalmak diğer yandan kurtulmaya çalışmak çok zordu. Birde buna soğuk suyun neden olduğu titreme eklenince kaçmak gitgide zorlaşıyordu. Ancak su çenesine geldiğinde nefesi kesilmişti. Kaçmaya çalışmaktan vazgeçmişti. Zira korku ve titreme vücudunun her yerini sarmıştı. Titreyen çenesi ile "Bekle." diye zayıf bir şekilde inlerken bu sefer kaçmaya çalıştığı çocuğun koluna daha da sıkı sarıldı korku ile. Soğuk suya aldırmadan rahat bir şekilde ilerleyen çocuk anlaşılan suya alışmıştı. Ofelya kendisini duymadığını düşünerek itiraz etmek için ağzını bir daha açmıştı ki suyun ağzına girmesiyle iyice panik yaptı ve çırpınmaya başladı. Ayakları çoktan yerden kesilmişti. Kısa bir süre çırpındıktan sonra çocuğu omuzlarından yakalamayı başarmıştı. Bu hareketi ile neredeyse ikiside denize batacaktı. Ancak çocuğun dengeyi kurması ile su üstünde kalmayı başarmışlardı. Ofelya farkında olmadan korkuyla çocuğun ıslak bedenine iyice sokulmuştu. Şu an etrafını saran bu su kütlesinde en güvenli yer burasıydı. İstem dışı olarak yüzünü çocuğun boynuna gömdü ve titreyen çenesini engellemek için onun omuzlarına bastırdı. Nefes alış verişleri düzelene kadar öyle kaldı. Islak elbisesinin altından çocuğun sıcaklığını azda olsa hissediyordu. Bu biraz daha ona sokulmasına neden olurken kokusunu içine çekti. Deniz suyu ile karışık bir toprak kokusu almıştı. Yağmurdan sonra etrafı saran o tatlı kokuya benziyordu. Çocuğun kokusunu ve sıcaklığıyla kısa sürede rahatlamaya başlamıştı. Uzaktan birileri onları görseydi akşamın tadını çıkarmaya çalışan iki sevgili sanabilirdi .Ancak onlar iki yabancıydı ve Ofelya ilk kez bir yabancı ile bu kadar yakınlaşıyordu. Sonunda nefes alış verişleri biraz da olsa düzene girdiğinde farkında olmadan sokulduğu bu yabancının kulağına cılız ve titreyen sesi ile fısıldadı.
 
"Ben yüzme bilmiyorum. Korkuyorum..."

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lucas Scott
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 60
Kayıt tarihi : 16/01/13
Lakap : Luke

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Çarş. Haz. 19 2013, 20:01

Gününün nasıl geçeceğini planlamamıştı. Sadece aklındaki düşüncelerden kurtulmak istiyordu. Evde kaldığı süre boyunca yaptığı hiçbir şey onları unutturamamıştı. Yıllar geçmesine rağmen onları unutması gerekirken hala aklının bir köşesinde yaşamaya cevam ediyorlardı. Geçmişinin büyük bir kısmını unutmuştu; ama hala aiçesinin onu terk ettiklerini öğrendiği günü unutamıyordu. Onları neden bu denli saplantı haline getirdiğinin çözüm yolunu bulamıyordu. Onları aklından söküp atmak için nelerini vermezdi. Gerçi vereceği değerli bir eşya da yoktu. Parasının çoğunu eğlenmeye harcadığından geride bir birikimi yoktu. Geleceğini düşünmediği için para biriktirme gibi bir baş ağrısıyla da uğraşma gereğini görmemişti kendinde. Para biriktirmeye çalışsa eğlence hayatını birazcık aksatması demekti ve Lucas gibi eğlence düşkünü biri için de bu oldukça zordu. Ama son günlerde parasız olduğu için de yeterince eğlenemiyordu ve malesef istemediği düşünceler de sürekli beynine nüfuz ediyorlardı. Evde kaldığı süre boyunca daha fazla düşünceyle boğulmamak için kendini dışarı attı ve yürümeye, ordan da sahile gelip denizde yüzmeye başlamıştı.

Karşılaştığı kız da oldukça güzeldi, onun meraklı ve korku dolu bakışları arasında ona doğru yanaşmıştı. Bir yandan da kızın cevabını merak içinde bekliyordu. Aldığı cevapla kızın bileğinden tutmuş, daha sonraysa kızın da aynı nedenle geldiğini söylemesi üzerine onun da yüzmek istediğini sanmıştı. Yüzdüğünden ötürü deniz karanlık akşamda onun titremesine neden olmamıştı. Ama kızın ne halde olduğunu düşünememişti bile. Başkalarının duygularını ya da ne hissettiklerini önemsemeyen biri olduğu için kıza üşüyüp üşümediğini sormamıştı. İstediği derinliğe ulaştığında kıza bakmayı ancak akıl edebilmişti. Gördüğü manzara ise küçük çaplı bir korku krizi geçirmesine neden olmuştu. Lucas için şu an bulundukları derinlik normal sayılırdı; fakat genç kız çırpınışlarıyla lucas'ı korkutmuştu. Madem yüzme bilmiyordu o zaman neden sahile gelmişti? Daha doğrusu ne yapmaya gelmişti? Genelde insanlar sahile yüzmek için gelirlerdi. Diğer sebeplerini ise şimdi düşünmeye zamanı yoktu. Kızı yaşadığı korku ve geçirdiği küçük çaplı boğulmadan kurtarmalıydı. Lucas'ın kızı fark etmesi, onun çırpındıktan sonra omuzlarına dokunan eller sayesinde olmuştu. İkisi de biraz da olsa denize batmalarına rağmen Lucas'ın iyi yüzme bilmesi ikisini de boğulmaktan son anda kurtarmıştı. Boğulmaktan kurtulmuşlardı; fakat hala tehlikeyi atlatamamışlardı. Tek eliyle ikisini birden suyun üstünde tutmaya çalışırken diğer eliyle kızı kendine doğru yaklaştırdı. Geriye sadece buradan çıkmak kalıyordu. Kızın kendisine gelmesi için biraz süre verdi. Kizın titrediğini bedeninin bedenine iyice sokulmasıyla anlayabiliyordu kolaylıkla. Sıcak bedeni bir nebze de olsa kızın soğuk ve ıslak bedenini ısıtabiliyorsa çok iyi olurdu. Bu soğuk sudan çıkmak için hareket etmeliydi. Aslında bu durumdan kendi çıkarı için faydalanabilirdi; ama kolları arasındaki bu yavru ceylana anlamlandıramadığı bir duygu besliyordu. Ond dikkatini çrken bir şeyler oluşmaya başlamıştı; ama ne olduğunu bilmiyordu henüz. Kızın bedenini ısınması için biraz daha kendine bastırarak kızın cümleleriyle neden bu halde oldukladıklarını daha rahat anlamaya başlamıştı. Onu daha fazla korktuğu bu yerde tutmanın manası yoktu. Bu nedenle elinden geldiği kadarıyla kıyıya doğru yüzmeye başladı. Ayakları yere basmaya başlayınca kısa süreliğine durdu ve kızı bu sefer kucağına alarak onu bedenine iyice bastırdı. Kizın kokusunu içine çekecek kadar birbirlerine yakındı bedenleri. Kadınlara yakıştırdığı çiçeklerden biri olqn lavanta kokusu içine dolduğunda kızın bedenini daha da yaklaştırdı kendine. Kiyıya vardıklarında ise ayrılmak istemediği bedeni kumların üstüne oturttu ve ceketini kızın omuzlarına örttü. Üşümesini engellemek için de kıza sıkıca sarıldı. Titremesi geçince de kızdan ayrılarak ona sorar gözlerle bakmıştı ve nedenini anlamasa da bu kı için endişelenmişti.

"İyi misin? Üzgünüm yüzme bilmediğini bilmiyordum. Ayın nedenden ötürü geldim dediğinde yüzmeye geldin sanmıştım. Neyse benim adım Lucas. Hayatını kurtaran biri olarak artık ismini söylersin heralde."

Kiz için endişelenmiş olsa da yeniden özüne dönmesi çok kısa sürmüştü.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ofelya Forfeit
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 31/05/12

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   C.tesi Haz. 22 2013, 00:11


Çocuğun yakınlığı birazdan olsa onu rahatlatmıştı.  Kokusu ve sıcaklığı bedenine yayılırken gözlerini kapattığının farkında bile değildi. Sonunda kendine geldiğinde kelimeler ağzından güçlükle çıkmıştı. Ofelya'nın söylediklerinden sonra çocuk onu biraz daha kendine çekti. Vücuduna değen sıcak bedeni artık daha iyi hissedebiliyordu. Normalde olsa onu hemen kendinden itebilirdi, ancak şu anda bu çok iyi gelmişti. Çocuğun yüzmeye başlaması ile ise omuzlarından tutan elleri acele ile boynuna kaydı. Sanki soğuktan hissizleşen bedeni bir anda çocuğun kollarında kayıp gidecekmiş gibi hissediyordu. Ama bedenleri aralarından hava bile geçmeyecek kadar yakınken bu mümkün değildi.
En sonunda ayaklarının denizin tabanına değdiğini hissettiğinde bedenini bir rahatlama aldı. Bu ödevden kurtulduğu zamankinden bile daha büyük bir rahatlamaydı. Her zaman uçmayı hayal etmişti ancak şimdi ayaklarının altında zemini hissettiği için seviniyordu. Kanatları olsa da uçmayı bilmeyen bir yavru kuş gibiydi genç kız.
Ayakları yere değdiğinde kollarını çocuğun boynuna sardığını fark etti utanarak. Tam geri çekileceği sırada ayakları yeniden yerden kesildi ve yeniden çocuğa tutunmak zorunda kaldı. Az önceki yakınlıklarından çok fazla bir fark yoktu aralarında. Kıyıya çıktıklarında çocuğun üzerine örttüğü cekete sıkıca tutundu ve onun sarılmasına sesini çıkarmadı. Şu an buna çok ihtiyacı vardı. Zaten karşı koyacak gücüde yoktu. O yüzden çocuğun garip şekilde huzur veren, toprağı anımsatan kokusunu içine çekti yeniden ve ısınmaya çalıştı. Çocuk kendinden ayrıldığında titremelerinin geçtiğini fark etmemişti. Akşam esintisi vücuduna değdiğinde titredi ve cekete daha sıkı sarıldı. Şu ıslak elbisesi bedenine yapışmışken çok ısınmak zorlaşıyordu. Ancak burası ondan kurtulmak için uygun bir yer değildi.
Çocuğun sorusunu duyduğunda başını sıkıca tuttuğu ceketin içinde ona doğru çevirdi ve gözlerini  dalgınca diktiği kumlardan çekerek Lucas'a döndü.
"Sence iyi miyim? Bak Lucas. Beni kurtarmış olabilirsin. Ama şu an bu durumda olmamın nedeni de sensin. Üzerimdeki elbise ile yüzmeye gelmiş gibi mi görünüyorum? Benim bildiğim insanlar yüzmek için bikini ya da mayo giyer." dedi. Titreyen çenesi ile kurduğu cümlelerin uzunluğuna içten içe şaşırırken gözleri Lucas'ın çıplak vücuduna kaydı gözleri ve "Senin gibi." diye ekledi. Çocuğun üzerinde sadece bir şort vardı. Saçlarından vücuduna damlayarak süzülüp giden su damlalarına rağmen nasıl üşümediğini anlamıyordu hala. Gözlerini Lucas'ın vücudundan ayırmayı başardığında yeniden gözlerine baktı.

"Seni rahatlatacaksa söyleyeyim. Adım Ofelya."


_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lucas Scott
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 60
Kayıt tarihi : 16/01/13
Lakap : Luke

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Çarş. Haz. 26 2013, 10:17

Kızın çırpınışları, onu kurtarmaya çalışması, başarılı olup da kurtardıktan sonra onu bedenine yaklaştırması... Hepsi de hesapta olmayan şeylerdi. Kızın yüzemediğini hesaba katmayarak birlikte biraz eğlenmek istemişti kızla. Daha sonra da belki bu eğlence yatakta son bulabilirdi. Fakat bu beklenmedik olayla biraz hayal kırıklığına uğramış ve kız için endişelenmişti. Başkalarının ne durumda olduklarını ya da ne hissettiklerini önemsemeyen biri için bu kızın titremesi karşısında korku içindeydi. Eli ayağına dolansa da kısa sürede kendini toparlayarak kızı denizden çıkarmıştı. Genç sihirbazın kokusu içine dolduğunda onu bedenine daha da çok bastırdı. Titrek ve korku dolu bedene sımsıkı sarılıp onu altına almamak için kendiyle bir iç savaş başlatmıştı. Ondan uzak durması gerekiyordu aslında. Genç sihirbaz şimdilik korkuyordu ve bir kız için de onu sırf yatağa atmak için dil dökemezdi. Denize girmeden önce ona sahip olmayı istiyordu; fakat şimdi ona dokunup da canını yakmak istemiyordu. Bu kızın büyük ihtimalle ilki olacaktı. Bunu rahat bir şekilde hissedebiliyordu. Bu nedenle de kızın nefretini kazanmak istemiyordu. Oldukça tatlı ve güzel olan bu kıza bu kötülüğü yapamazdı.

Onu denizden çıkarıp kumlara bıraktığında ısınması için ceketini omuzlarına örtmüştü. Kızın hala titriyor olduğunu gördüğünde ise ona sıkıca sarılıp titremesi geçene kadar bu şekilde bekledi. Lucas soğuk suda daha önceden de yüzdüğünden dolayı bedeni titremiyordu. Ama bu kızın alışkın olmadığını nasıl da akıl edememişti? İçinden kendine lanetler yağdırarak kızı en sonunda bıraktığında iyi olup olmadığını sordu. Aldığı cevap karşısında kızın boğulmasına neden olduğu için içten içe utanmıştı. Onun bu hale gelmesi Lucas'ın hatasıydı. Eğer denize girmeden önce kızın buraya gelme sebebini öğrenseydi şimdi kızla sahilden ayrılıp kendi hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyor olurlardı. Ama bir nedenden ötürü de iyiki de onu bu duruma düşürmüşüm diyordu. Böylelikle bu kızla belki de tanışma fırsatını kaçırmış olacaktı. Zira kızın ismini en sonunda öğrenebilmişti: Ofelya. Hayatında ilk defa böylesine bir isim duymasına rağmen yine de kızın ismini öğrenebildiği için memnundu.

"Benim hatam! Üzgünüm! Senin de benimle yüzebileceğini sanmıştım ama sonuç istediğim gibi olmadı. Dğer yandan tanıştığımıza memnun oldum Ofelya. Madem yüzmek için gelmedin. O zaman neden geldin buraya? Hava da kararmışken buralar senin için tehlikeli yerler. Mesela bir erkek karşına çıktığında sana kötü şeyler yapabilir. Benim gibi bir erkek örnek verecek olursak."

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ofelya Forfeit
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
Sihirbaz | Akademi Öğrencisi
avatar

Mesaj Sayısı : 333
Kayıt tarihi : 31/05/12

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Perş. Tem. 04 2013, 00:36

Genç kız bir taraftan omuzlarındaki cekete sımsıkı sarılmışken bir yandan da dalgın gözlerle kumları izliyordu. Üzerindeki bol ceket esen rüzgardan onu zor korurken içten içe karlısındaki çocuğun yeniden kendisine sarılmasını istiyordu. Çocuğun sıcaklığı onu rahatlatıyordu. Bu düşünceleri karşısında kendisinden utanmalıydı. Ancak bunu sadece ısınmak için istiyordu, sonuçta çocuğu yakışıklı bulduğu için kollarına atılan kızlardan değildi. Ayrıca bu düşüncelere bağlı kalmaya çalışarak az önce yaşadığı şoktan çıkmaya çalışıyordu. Boğulmamak için çocuğun omuzlarını yakaladığı sırada gözlerinin önüne ailesi gelmişti. Küçükken ailesi ile yaptığı kazada araba yoldan çıkmış ve uçurum kenarından denize düşmüşlerdi. Sıkışan kapılar yüzünden dışarı çıkamamışlardı. En son hatırladığı şey annesinin endişeli çırpınışlarıydı...

Bu kazadan sonra ise arası su ile hiç iyi olmamıştı. Yüzmeyi geçmişti ıslak kalmayı bile sevmiyordu ve şu an son derece ıslaktı! Üzerindeki elbiseyi çıkarmak için sabırsızlanıyordu. Böylece burnuna dolan tuzlu su kokusunun hatırlattığı anılardan kaçmak daha kolay olurdu.

Bakışları adının Lucas olduğunu öğrendiği çocuğun konuşması ile ona dönü. Gözleri buluşup sorusunu cevapladığında yeniden kendisine sarılmasını istiyordu. Hem cekette neredeyse tamamen ıslanmıştı. Bu yüzden ısınması zorlaşmıştı. Ancak çocuk konuşmaya devam etmişti. Lucas'ın özrünü kabul etti genç kız. Bakışlarından içten olduğu anlaşılıyordu. Ancak sonradan söyledikleriyle anlamayan gözlerle ona baktı.

"Biraz kafa dağıtmak için buradayım. Normal insanlar bu saatte deniz kenarına bu yüzden gelir. Ama 'Benim gibi bir erkek' derken ne demek istediğini anlamadım. Yoksa bana kötü bir şey mi yapmayı düşünüyorsun?" diyerek, yapmacık bir korku ile sonlandırdı konuşmasını. Ardından ayağa kalkıp ceketi üzerinden attı. ve "Sen beni boğmadan gitmeliyim artık. Yoksa bir dahakine kafa dağıtmak için deniz kenarına değil, ateşler içinde hastaneye gideceğim." dedi gülümseyerek. İyi geceler dileyip hızlı adımlarla arabasının olduğu tarafa doğru yürümeye başladı.

Lucas'dan biraz uzaklaşmıştı ki aniden gelen bir acı ile olduğu yerde kaldı. İçindeki acıyı bağırarak dışarıya atmak istemişti; ama bunu başaramamıştı. Nefesi kesilmişti. Ne adım atmak ne de sesini çıkarmak için nefes alamamıştı. Karnında başlayan bir sancı gitgide, bir zehir gibi vücuduna yayılıyordu. En sonunda dizleri üzerine düştüğünde gözlerinin önüne perisi gelmişti. "Ruby..." diye fısıldamıştı göz yaşları ile ıslanan nemli gözleri kapanmadan önce.

_
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lucas Scott
Toprak Perisi
Toprak Perisi
avatar

Mesaj Sayısı : 60
Kayıt tarihi : 16/01/13
Lakap : Luke

MesajKonu: Geri: Aniden Gelen Acı   Çarş. Tem. 10 2013, 23:10

Sonunda istediğine kavuşmuştu. Kızın hem hayatını riske atmış hem de kurtarmıştı; ama iyi yanından bakılırsa kızın ismini öğrenmişti: Ofelya. Oldukça değişik bir isimdi Lucas için. İsim eşsiz olduğu gibi kızın güzeeliği ve masumiyeti de eşsizdi. Masumiyet son zamanlarda unuttuğu bir şey olmuştu. Güzellik ilgilendiği çoğu kızda olan bir şeydi; ama masumiyet, öyle miydi? Yatağına girmek isteyen onca kız vardı; ama hiçbiri masum ya da bakire değildi. Hepsi daha nce başka erkekler tarafından kullanılmış bedenlerdi. Bunu iyi biliyordu. Çünkü hepsinin gözlerinden bunu anlayabiliyordu. Ofelya da ise bambaşka bir şeyler vardı bunu hissedebiliyordu. Lucas'ın daha önce hissetmediği bir şeyler... İlk defa böyle şeyleri yaşıyor olmak Lucas'ı korkutsa da yine de bu hislerin üstüne giderek ne gibi şeylerin olacağını merak ediyordu. Yeni şeyler keşfetmeye bayılırdı ve bu yepyeni hissi de denemek istiyordu. Belki bu, hoşuna gidebilirdi.

Yaptığı hatadan dolayı ondan zür dilemişti. Kızlara asla kaba davranan biri olmamıştı. Onların duygularını önemsiyor gibi görünme konusunda rol yapabilirdi; ama asla kaba davranmayı kendine yakıştıramazdı. Ofelya'dan özür dilerken bir yandan da neden burada gecenin bir saatinde sahil kenarında olduğunu merak ediyordu. Başına kötü şeyler gelebilirdi. Mesela sarhoş biri tarafından zorla alıkonulabilirdi. Bunu asla istemezdi. Aslında önemsememesi gerekirdi Ofelya'yı; ama önemsiyordu işte. Neden öyle bir şey yaşıyordu ki? Yan kendisiyle neden çelişkiye düşüyordu? Bunlara anlam getiremese de Ofelya'nın konuşmasıyla dikkati dağıldı ve dalan gözleri Ofelya'ya odaklandı.

"Benim gibi bir erkek derken sana kötülük yapacak birisi demek istemiştim. Tabi benden sana zarar gelmez. Sadece seni biraz korkutmak istemiştim. Bana güvenebilirsin."

Sonrasında olanlar ise birkaç saniyenin içinde gerçekleşmişti. Ofelya ceketi omuzlarından sıyırmış ve ayağa kalkarak Lucas'tan uzaklaşmaya başlamıştı. Lucas onun gitmesini istememesine rağmen onu özgür kılmanın en iyisi olduğuna karar vermişti. Oelya'nın gidişini izlerken bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı ve kızın dizlerinin üstüne çöktüğünü görünce koşarak yere düşmesini engellemek için onu kolları arasına aldı. Kokusu yeniden içine dolarken nemli gözyaşları arasında söylediği kelimenin anlamını kavramaya çalışmıştı; ama kaybedecek zaman yoktu. Ofelya'yı kendine getirmeliydi. Bunun için de tek yol onu hastaneye götürmekten geçiyordu. Sakince onu yere bırakarak üstünü giyinmek için sahil kenarına geri döndü. Kıyafetlerini giyer giymez de Ofelya'yı kucağına alarak en yakın hastaneye götürmek üzere bir taksi çevirdi.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Aniden Gelen Acı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» küresel ısınma (2070'ten gelen mektup

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sacrifice Sahili-
Buraya geçin: