AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Lanetli Kedi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lisbeth Lichee
Cadı l Tılsım Profesörü
Cadı l Tılsım Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 11
Kayıt tarihi : 05/06/13
Lakap : Lili

MesajKonu: Lanetli Kedi    Ptsi Kas. 04 2013, 19:46

Hızlı adımlarla bardaki kalabalıktan sıyrılmaya çalışıyordu. Bu aptal lanet yüzünden kül kedisi gibi, hep gecenin en eğlenceli saatlerinde ortamı terk etmesi gerekiyordu. Bu yüzden düzenli bir hayatı da kalmamıştı. Şimdi olduğu gibi... Bir an önce çantasına ulaşması ve sakin bir yerde içindeki iksiri çıkarıp içmesi gerekiyordu. Yoksa laneti ortaya çıkacak ve kediye dönüşecekti. Bu nedenle, bu geceki partnerini dans pistinde öylece bırakmıştı. Büyük ihtimalle o da diğerleri gibi bu geceden sonra onu aramayacaktı.
Çantasına tam ulaştığı sırada biri kolundan tuttu. O ana kadar partnerinin peşinden geldiğini fark etmemişti.

"Nereye gidiyorsun Lili? Gece daha bitmedi. Yoksa öpücüğümden mi hoşlanmadın?" dedi genç adam Lisbeth'i kendine çekerek.

"Bak, sorun bu değil. Benim gitmem gerekiyor. Acil bir işim çıktı." diye geçiştirmeye çalıştı, telaşla.

"Bu saatte birden ne işin çıkmış olabilir? Seni gideceğin yere bırakabilirim." diyen adamın gözlerine bezgin bir şekilde baktı ve daralan zamanının geçmesini engellemek ister gibi derin bir nefes aldı. Ancak bir işe yaramıyordu. Şimdiden vücudunda değişimlerin başladığını hissedebiliyordu ve burada az daha durursa eteğinin altından çıkacak olan kuyruğu nasıl saklayacağını bilmiyordu. Tüm bunlardan habersiz olan adam ise inatla Lili'yi bırakmıyordu.
"Maden öyle istiyorsun." diyerek adamın boynunu okşadı ve mırıldandığı büyülü sözcüklerle adam olduğu yere yığıldı. "Sanırım çok içtin hayatım." diyerek gülümsedi genç cadı ve çantasını aldı "Ben taksi çağırayım." diyerek oradan uzaklaştı. Ama şu anda ne taksi çağırmayı ne de orada yığılıp kalan yapışkan adamı düşünüyordu. Şu an önemli olan uygun bir yer bulup çantasındaki iksiri içmekti. Bu amaçla tuvaletlerin olduğu tarafa doğru yürürken bir yandan da çantasındaki iksiri arıyordu. Acele etmesi gerekiyordu. Çünkü saç diplerindeki karıncalanma birazdan kedi kulaklarının çıkacağını söylüyordu...

Not: İsteyen gelebilir.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
David Collins
Cadı l Felsefe ve İmitasyon Profesörü
Cadı l Felsefe ve İmitasyon Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 118
Kayıt tarihi : 24/06/12
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Lanetli Kedi    Çarş. Kas. 27 2013, 15:33

Hayatının garip bir dönemine girmişti. Eski ve yeni olan tüm duyguların bir şekilde kesiştiği noktadaydı. Hangisinin daha baskın olduğunu ise söylemek güçtü. Aradan geçen duygusuz yılların ardından bazı şeyler ona yabancı gelmeye başlamıştı. Yinede emin olduğu bir kaç şeyin olması da ayrı bir olaydı. Canı sıkılmış bir halde yürürken  nedense eve gitmek istemedi. Gerçi neredeyse ilk kez bir görev sonrası kendini iyi hissetmiyordu. İntikamın bir getirisi olan ceset ve kan dolu mekanlar genelde ruhunu beslerdi. Bu halini düşündükçe kara büyü cadılarına aslında ne kadar benzediğini fark etti. Ama yine de onun derdi hiç bir zaman daha fazla güç ve bunun dışında canları önemsiz görünen peri ve sihirbazlardı. Hoş sihirbazları özellikle eğitmek zorunda kaldığı kesime gereksiz gözüyle bakıyordu. Ama yine de şimdiye dek hiç birini öldürmeyi denememişti. Gözüne takılan barın ışığı ile yönünü değiştirip bardan içeri girdi. Bir şeyler içmek  ona iyi gelecekti. Aklında hala çıkmayan geçmişi yüzünden içinde bulunduğu ikilemi içki bir süre kafasından uzaklaştırabilirdi.

Bara yerleştikten sonra ortamı ısıtan dans eden kızları seyretti. Bunu yaparken de içkisini yudumluyordu. Kızların etrafları onlara yiyecek gibi bakan erkeklerle doluydu. Gerçi bir kaç gün evvel oda o erkeklerin arasında olabilirdi, ama şimdi değil... Aklını ve kalbini karıştıran tek bir cadı vardı, şu an... En çokta geçmişini düşünmeyi bırakmayı onunla planladığı şeylerin gerçekleşmesi için istiyordu. Önceleri gerçekten mutluydu, mutluluğun ne olduğunu, birini sevmenin nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyordu. Şimdi ise... Lanet... İçmeye başladığı içki bile bir işe yaramazken burada durmanın hiç bir mantığının olmadığına karar vererek çıkışa yöneldi. Hissettiği tanıdık aura ile başını çevirdiğinde eski bir dostu gördü. O ise henüz onu fark etmemiş başındaki erkekten kurtulmaya çalışıyordu.  Onun neden kaçtığını ise çok iyi biliyordu. Yere yığılan adama baktıktan sonra cadıya yaklaştı. Kızın yakınına geldiğinde  Ona dokunmamaya  özellikle önem gösterdi.


"Lisbeth"

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisbeth Lichee
Cadı l Tılsım Profesörü
Cadı l Tılsım Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 11
Kayıt tarihi : 05/06/13
Lakap : Lili

MesajKonu: Geri: Lanetli Kedi    Cuma Ara. 06 2013, 23:49

Yalnız kalmayı başardığında çantasından iksirini aramaya başladı. Ancak yalnızlığı kısa sürdü. Daha iksiri bulamadan biri yanında belirmişti. "Böyle bir gecede yalnız mısın bebeğim?" diyen kalın bir sesle arayışı son bulmuştu. Tam önünde dikilen ve Lili'ye yıllanmış bir şaraba bakar gibi, aç gözlerle bakan adam ona bir kadehle beraber şarap uzatıyordu. Lili kendini benzettiği şeye güldü. Büyük ihtimalle yaşı, adamın elindeki şaraptan daha da büyüktü. Cadı olmanın faydalarından da yararlandığı da düşünülürse, bu da Lili'yi daha tatlı kılıyordu. Adamın bakışlarından da aynı şeyi düşündüğünü hissetti ve o an gülümsediğini fark etti. "Lanetler..." diye geçirdi içinden; ama gülüşünü bozmadan, kısalan zamanın verdiği stresle dişlerinin arasından konuştu.

"Teklifiniz için teşekkür ederim, ama yalnız değilim." dedi nazik olmaya çalışarak. Evet yalnız değildi. Bu adam gidip kendisini yalnız bırakmadığı sürece ya da kediye dönüşüp bir ağacın tepesine tırmanmadığı sürece... Ki adam Lili'ye dokunacak olursa gecesinin bir ağacın tepesinde sonlanacağı kesindi.

"O zaman ikimizin yalnız kalacağı bir yere gidelim." dedi adam içkinin verdiği uyuşuk sesi ile. Lili derin bir iç çekti. İlk olarak yalnızlık iki kişi için değildi. İkincisi ise bir an önce bu adamdan kurtulması gerekiyordu. Tam bunun için bir şeyler yapacaktı adamın ona uzattığı kadeh yere düşerek parçalara ayrıldı. Adam "Sanırım fazla içtim, kedi kulakları görüyorum." diyerek boşalan eliyle gözlerini ovalamaya başladı. "Beni burada bekle bebeğim, yüzümü yıkasam iyi olacak." deyip kendisi için aldığı kadehi de Lili'nin eline tutuşturdu. Genç cadı onun ne demek istediğini anlamaya çalışırken saçları arasından firar eden kedi kulaklarını fark etti ve eline tutuşturulan diğer kadehi hızla bıraktı. Onun yerle teması sonucu dağılan parçalara aldırmadan hızla arayışına kaldığı yerden devam etti.

Arkasında ona seslenen birini duyduğunda çantasını hızla başına koyup kedi kulaklarını gizledi ve korkuyla arkasına döndü. Tanıdık bir yüzle karşılaşınca rahatladı. Hızla çantasını başından indirip karşısında dikilen adamın eline tutuşturdu. "David! Beni korkudan öldürecektin! Bıyıklarım çıkıp, pençelerime kavuşmadan iksirimi içmem lazım." diyerek tam bir karmaşanın hakim olduğu çantasını karıştırmaya devam etti. Bu küçük çantayı büyü ile genişletmenin iyi bir fikir olmadığını şimdi daha iyi anlıyordu. "Tanrım! Kuyruğum çıkacakmış gibi..." derken iksir şişesini elinde hissetti ve heyecanla şişeyi çantasından çıkardı. Stresten titreyen elleri ile iksir şişesinin ince kıvrımlı ağzını dudakları arasına götürdü.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
David Collins
Cadı l Felsefe ve İmitasyon Profesörü
Cadı l Felsefe ve İmitasyon Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 118
Kayıt tarihi : 24/06/12
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Lanetli Kedi    Perş. Ocak 02 2014, 20:25

İçkinin çözüm olduğunu kim iddia ediyorsa kesinlikle yanılıyordu. Bu bara kafasını boşaltmak, içkinin etkisiyle o cadıyı unutmak için gelmişti. Ama içkinin etkileri ortay çıkarken hala olan biten hiç bir şey yoktu. Barda ki kızlar bile ilgisini çekmiyordu. Onun neyi vardı? Tamam gençler gibi her gece bir başka dişi ile yatağını ısıtma gibi bir derdi yoktu. Ama elbette bir sürü dişiyi yatağına attığı da bir başka gerçekti. Şimdi ise konu yatak olduğunda en küçük hücresine kadar sadece tek bir kişiyi arzuluyordu, Rebekah. Derin nefesler alırken hiç bir işe yaramayan içki bardağını bıraktı. Gidip birilerine işkence etse daha iyi olabilir gibi bir düşünceye kapılmışken bu kez de bir esmer güzeli yanaştı yanına... Giydiği kıyafet ütü vücut hatlarını belli ederken, her hareketinde göğüslerini gözüne sokuyordu. Oldukça diri ve tadılmayı bekleyen göğüsleri üzerine atlaması gerekirken reddetti. Hemen ardından da içinden kendine sövmeyi ihmal etmemişti. Bar çıkışında tanıdık bir yüzle karşılaşmayı beklemediğinden önce şaşırsa da cadının yanın ilerledi. Ondan mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışıyordu. Lisbeth'in lanetinden haberdardı, eğer kedi şeklinde bir cadı istemiyorsa kesinlikle ona dokunmaması gerekiyordu. Cadıya daha dikkatli baktığında bunun için biraz geç olduğunu fark etti. Saçlarının arsındaki kedi kulakları bir temasın çoktan gerçekleştiğini gösteriyordu. Cadının tepkisi ise onu gülümsetirken eline tutuşturduğu çantayı kavradı.

"Biliyorum, biliyorum... Ayrıca korkmana gerek yok şimdilik yalnızız..."

Cadının hal ve hareketleri onu güldürmeye devam ederken duyduğu cümle ile neredeyse kahkaha atacaktı. Derin bir nefesle bunu bastırdıktan sonra iksirini içmiş cadıya baktı ve çantasını ona uzattı.

"İksiri içtiğine göre artık sorun yoktur... Rahatla, Lisbeth... Lanetini bile bile buralarda ne işin var, bar kadınların üzerine atlamaya hazır erkeklerle dolu..."


_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rebekah Oswald
Cadı l Admin
Cadı l Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 30/04/13

MesajKonu: Geri: Lanetli Kedi    Cuma Ocak 03 2014, 21:57

Görevler... Aklındaki düşüncelerden uzaklaşıp daha az düşünmesini sağlıyordu bu yüzden önüne gelen her görevi hayati tehlikesinin ne kadar büyük olduğuna bakmaksızın kabul ediyordu. Ne yazık ki bunlardan sonuncusu pekte iyi geçmemişti. Görevi bir oda dolusu cadıyla ilgiliydi. Bir toplantıyı basıp cadılardan birkaçını canlı ele geçirerek sorgulamak... Yanına ortakta verdikleri için %100 başarı gözüyle bakılan bir görevdi. Tahmin edilemeyen iki şey vardı. Birincisi rebekah ortak fikrine hiçbir zaman sıcak bakmadığı için ondan kurtulmanın bir yolunu bulmuştu. İkincisi tahmin edilenden daha fazla cadı ile karşılaşmak zorunda kalmıştı. Eğer cade son anda ortaya çıkıp ona yardım etmiş olmasaydı çoktan ölmüş olacaktı biliyordu ve bu yüzden ona minnettardı lakin orada durup onun durup eski dostunun daha dikkatli olması gerektiğiyle ilgili nutkunu dinlemek istemediği için zaman kaybetmeden bir bara ışınlandı onunda peşinden geldiğini gördüğünde onun kendisine seslenişine aldırmaksızın kalabalığın arasında ilerlemeye başladı.

Ondan kaçarken gözüne konuşan bir ikili takılmıştı. Ayaklarının yönlendirmesiyle o tarafa giderken ikisininde tanıdık olduğunu fark etti. O an için cade'i unutup liz'in boynuna atıldı.  '' Lizzz seni gördüğüme çok sevindim'' diyerek geri çekildi. Yakışıklı cadıya  bakarak  '' Naber david?'' diye sorduğu esnada cade'i gördü. '' Opss sonra görüşürüz'' diyerek yanlarından gitmek için harekete geçtiğinde kızgın bir ses ortalığı inletmişti. 

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cade
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 07/01/13
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: Lanetli Kedi    Cuma Ocak 03 2014, 22:32

Morgana'nın esiri olması eski dostlarına göz kulak olmayacağı anlamına gelmemişti. Bir çoğunu kaybetmiş, bir çoğunu da lanet cadı yüzünden kendi katletmek zorunda kalmıştı kabul ediyordu ve bu... berbat bir şeydi. Bunun için asla kendini affetmeyecekti. Olanları değiştiremezdi bunun için elinden bir şey gelmezdi ama en azından hala hayatta kalanları koruyabilirdi. Tıpkı az önce rebekah'ı koruduğu gibi... Düşündükçe çıldırıcak gibi oluyordu o deli kız nasıl olmuştu da o göreve tek başına gitmişti? Kendine olacakları hiç mi düşünmüyordu? Ya geride bırakacağı sevdiklerini? Caitlyn ve cade gibi onu seven insanları? Ne zaman bu kadar düşüncesiz olmaya başlamıştı? Ya bu kadar umursamaz? Şuan öfkeden çıldırıyordu. Onu dinleme zahmetine bile girmemiş dahası konuşmasına bile izin vermeden bir teşekkürle lafları ağzına tıkıp gitmişti. Sanki ondan kurtulabilirmiş gibi... Bu işten bu kadar kolay kurtulabileceğini sanıyorsa kesinlikle yanılıyordu.

Onun aurasına odaklanıp bir büyüyle gittiği yere ışınlandığında bir barda olduğunu fark etti. Küfrederek insanların içine dalıp zorlukla ilerlerken sonunda onu görmüştü. Biraz ileri de iki cadıyla konuşuyordu. Onu görünce gitmeye kalkmıştı. Sinirle ''Rebekah Oswald olduğun yerde kal '' diye bağırdı. Adımlarını daha da hızlandırıp onu tanımadığı iki cadının yanında kolundan yakalayarak kendine çekti. Bir elini kızın beline dolayıp kızın bedenini kendi bedenine hapsetti. Yanlarında oldukları iki cadıyı umursamadan kızın hareketlerini engellemiş olması sinirlerini bir gıdım eksiltmemişti. Kolları arasındaki kıza bakarak ''Bana bir açıklama borçlusun rebekah ve sakın yeniden ışınlanıp benden kaçmaya kalkma yoksa seni ilk yakaladığım yerde dizime yatırır döverim. '' dedi.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lisbeth Lichee
Cadı l Tılsım Profesörü
Cadı l Tılsım Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 11
Kayıt tarihi : 05/06/13
Lakap : Lili

MesajKonu: Geri: Lanetli Kedi    Cuma Ocak 10 2014, 03:05

Sonunda kediye dönüşmeden iksir içmeyi başarmıştı. Bu lanet yüzünden bir erkek ona arzu ile temas ettiğinde kediye dönüşüyordu. Temasın derecesine göre de lanetin devreye girme hızı artıyordu. Bundan kurtulmanın tek yolu ise ona bu laneti yapan cadıyı öldürmekti...

Yoğun ve soğuk sıvı boğazından akıp giderken yüzünü ekşitti. Bu iksirin tanı her defasında değişiyordu. Bu sefer limon gibi ekşi bir tadı vardı. Ağzına yayılan ekşi tadın etkisinden kurtulmaya çalışırken David'in sesini duydu yeniden. Yalnız kalamadığı tüm o anlardan sonra gayet rahatlamış hissediyordu. Aslında David'e rastladığı içinde şanslı hissediyordu. David'in konuşmasının devamı gülümsemesine neden olmuştu.

"Bir lanetim var diye dört duvar arasına mı kapansaydım? Senin burada ne işin var? Yoksa sen de mi avının üzerine atlamak için buradasın David?" dedi alayla gülümseyerek. Elbette öyle olmadığını biliyordu. Ama kelime oyunları hoşuna gidiyordu. Fırsatı yakaladığında kelimelerle oynamadan duramıyordu.

O sırada biri boynuna atlamıştı. İsminin bir çok kısaltması vardı. Liz,Lili,Beth... Bu seslenişi tanımıştı. Gelen Rebekah'ydı. "Reb! Bende seni gördüğüme sevindim. Ya üzerime atlayan sen değil de bir erkek olsaydı?" dedi şakaya vurarak ve o da arkadaşına sarıldı. Ancak genç cadı telaşlı görünüyordu. Buna neden olan kişi de çok geçmeden yanlarında belirdi. Rebekah kaçamadan onu yakalayan adam da bir cadıydı anlaşılan. Ancak onu tanımıyordu. Yanlarına yeni gelen cadının dedikleri ise onu güldürmüştü. Dayanamayıp bir kahkaha attı. Anlaşılan arkadaşı tekrardan iş başındaydı.

"Reb, yine ne yaptın?" dedi nefes alabildiğinde.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
David Collins
Cadı l Felsefe ve İmitasyon Profesörü
Cadı l Felsefe ve İmitasyon Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 118
Kayıt tarihi : 24/06/12
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Lanetli Kedi    Salı Ocak 14 2014, 11:59

Karşısındaki eski dostunu süzerken kediye dönüşmesinin an meselesi olduğunu görebiliyordu. Şimdiye dek onu bir çok kez kedi olarak görmüştü ama hiç birine kendisi sebep değildi. Lisbeth'in lanetine rağmen neden böyle bir yere geldiğini merak ediyordu ve bunu dile getirmişti. Gerçi şu an onun burada olmasına memnundu. Cadının kendi açısından kötü bir durum yaratıyor olsa da bu duruma kendi açısından baktığında cadının yanında olması hoşuna gidiyordu. Düşünmemesi gereken bir çok şey beyninden onun varlığı ile uzaklaşmıştı. Hatta kızın sözlerini işittiğinde gülümsemesi ile aklı tamamen cadı ile meşgul olur bir hale geldiğinde biraz esprili bir dille yanıt verdi.

"Aslında bakarsan evet bende buraya bir kaç kızla takılmak için geldim. Ama gel gör ki şu an tutkulu dokunuşlarla kediye dönüşen bir cadı ile birlikteyim... "

Yüzündeki gülümse yayılırken ciddi anlamda rahattı. İçkiler de bulmayı deneği huzur şu an onunla birlikteydi. Bununsa uzun sürmesini istiyordu, ama ne yazık ki bu durum istekleri karşısında gerçekleşmiyordu. Sadece bir kaç saniye içinde hissettiği cadı aurası gülümsemesini yok ederken aynı anda huzurunu da ondan uzaklaştırmıştı. Rebekah neden hiç olmadık zamanla ortaya çıkmak zorundaydı? Onu her gördüğünde içinden ettiği küfür ve lanetlerin hattı hesabı yokken şu an da farklı bir durumda değildi. Kızın Lisbeth'e sarılmasının ardından yönelttiği soru acı acı gülmesine neden oldu. Ne durumda olduğu aslında belli gibiydi, diğer yandan cevap verme gibi bir girişimde de bulunmadı. Bir an Rebekah'ın gidişi ile rahatladığını hissetti ama bu seferde başka bir cadı ortaya çıkmıştı. Bu gece o cadıdan uzak içki ile kafa bulmak isterken bir anda ufak da olsa bir topluluğun içinde olmak can sıkıcıydı. Üstelik o topluluğun bir parçası Rebekah olurken daha da sinir bozucu oluyordu. Yeni cadının Rebekah ile aralarında geçenler içindeki yeşil şeytanı uyandırsa da diğer yanı bir şekilde mutlu olmuştu. Cadı başkası ile ilgilenirken kendisinden böylece uzak dururdu. Lisbeth'in sözleri o cadıyı tanıdığı gösterirken o sessiz bekleyişini sürdürdü.

_

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Lanetli Kedi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kedi Aşı Takvimi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Bar Syreni-
Buraya geçin: